21 Ekim 2020 Çarşamba

SA8911/TG311: Ekonomik Güç, Ulusal Güvenlik ve Amerikan Devlet İdaresinin Geleceği-I

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Atlantic Council'in üç yazarı David H. McCormick, Charles E. Luftig, James M. Cunningham'ın ortak çalışmasıdır ve Amerikan rüyasının aşınmasına, Amerikan liderliği noktasında algılanan başarısızlıklara ve Amerika'nın görece güç kaybına odaklanmaktadır. Yazarların, "Şimdi, trajik bir uluslararası krizden muzdaripken, insanların geleceğin ne getireceğini merak etmesi doğaldır. Herhangi biri bu endişelere katılsın veya katılmasın, birçok Amerikalının ülkelerinin geleceği konusunda tedirgin olduğu inkar edilemez." şeklindeki tespitleri, ABD'nin Çöküşü'nün tescili anlamına gelmektedir.  Analizdeki şu itiraf Amerikalıların yaşadığı büyük kaygıyı yansıtması açısından önemlidir: "Yapay Zeka (AI) ile ilgili teknolojiler ve kuantum bilimleri gibi ABD'nin lider olmaya devam ettiği diğer teknolojik sektörlerde, bu liderlik garanti değil. Bu teknolojilerin büyük olasılıkla önemli ekonomik ve ulusal güvenlik sonuçları olacaktır." ABD'yi dikkatle izleyen yayınlarımızla Türkiye'nin ve Dünya'nın geleceğine yönelik projeksiyonların doğru tasarlanması ve uygun stratejilerin belirlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye ABD'yi ve NATO'yu bir kaldıraç olarak kullanarak küresel arenada kendisine benzersiz bir alan açma fırsatına 'şimdi' sahiptir ve bu fırsatı değerlendirmek zorundadır.
Seçkin Deniz, 21.10.2020

Economic might, national security, and the future of American statecraft

I. Giriş

Amerika'nın bugün karşı karşıya olduğu birçok önemli zorluk göz önüne alındığında - yüksek düzeyde borç, siyasi anlaşmazlık, Çin'in yükselişi ve Asya ekonomilerinin küresel büyümenin itici güçleri olarak ortaya çıkması dahil - ülkenin büyük güç önceliğini koruma planı nedir? Bu makalede yazarlar, ekonomi ile ulusal güvenliğin kesişme noktasında bulunan gücü inceliyor ve ülkenin ekonomik gücünün nasıl daha iyi sürdürüleceğini ve Amerikan önceliğinin hizmetinde bu güçten nasıl yararlanılacağını inceliyorlar.

SA8910/SD1843: (ABD için) Orta Doğu Artık O Kadar Önemli Değil

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Cumhuriyetçi ve Demokrat yönetimlerde Dışişleri Bakanlığı Orta Doğu analisti, danışmanı ve müzakerecisi olarak hizmet veren, 2005-2015 yılları arasında Dışişleri Bakanı’nın Politika Planlama Ofisi üyesi ve ABD'nin Ortadoğu'da yaşadığı başarısızlığın mimarlarından biri olan Aaron David Miller'e aittir ve ABD'nin Ortadoğu'ya ilgisinin neden azalması gerektiğine odaklanmaktadır. Analistin, Ortadoğu'da yaşanan her türlü kötülükten sorumlu olan ABD'nin sorumluluğunu maskeleyerek, "Mezhepsel, etnik, bölgesel ve kabile rekabetleri; liderlik, hukukun üstünlüğü ve temel özgürlüklerin eksikliği; zayıf yönetişim ve zayıf kurumlar; şeffaflık eksikliği ve insan haklarına ve cinsiyet eşitliğine saygı; ve yaygın yolsuzluk, Amerika'nın kapasitesinin ötesinde, tamir etmek bir yana parçalanmış ve işlevsiz bir bölge üretti." şeklindeki ikiyüzlü ifadeleri az sonra gerçek bir itirafla ABD'nin şeytanî sorumluluğunu tescil edecektir: "ABD, Orta Doğu'da bir muammayla karşı karşıyadır: Orada çıkarları, müttefikleri ve düşmanları olduğu için dönüşemeyeceği ve ayrılamayacağı bir bölgede sıkışıp kalmıştır. Hayatta kalmanın ve başarının anahtarı, yalnızca Amerikan etkisinin sınırlarını anlamak değil, aynı zamanda hayati ve çevresel çıkarlar arasında ayrım yapmaktır. Hayati çıkarların güvenliğimizi, refahımızı ve yaşam biçimimizi doğrudan etkileyen ve bir başkanın adına güç konuşlandırmaya, savaş riskine, ciddi kaynakları harcamaya ve Amerika'nın prestijine ve güvenilirliğine yatırım yapmaya hazır olduğuna inanıyoruz." Aaaron David Miller, dilinin altındaki baklayı çıkarırken iğrenç yüzünü görmemizi de sağlamaktadır: "Orta Doğu, yıllarca karmakarışık kalacak. Elbette, Amerika'nın hiç beklemediği anlarda krizler çıkarabilecek öngörülemeyen bir bölge. Ancak gerçekçi olmayan tutkuların peşinden koşarak, tedbirsiz davranarak ve bölgeye gerçekte olduğu gibi değil, olmasını istediğimiz şekilde bakarak kendimizi başarısızlığa hazırlamamıza gerek yok." Türkiye'nin gelecek projeksiyonlarında ABD unsurunun çıkarlarını dikkate almayacak, ancak geleneksel hegemon yaklaşımlarını da asla ihmal etmeyecek bir strateji izleyerek 21. yüzyılı inşa etmeye devam etmelidir.
Seçkin Deniz, 21.10.2020

The Middle East Just Doesn’t Matter as Much Any Longer
"Amerika Birleşik Devletleri'nin endişelenmesi gereken çok daha büyük sorunları ve bunları düzeltmek için sınırlı kaynakları var."

Joe Biden, Amerika'nın "masanın başına dönmesini" istediğini açıkça belirtti. “Bugün dünyanın karşı karşıya olduğu zorlukların üstesinden gelmek için özgür dünyayı bir araya getirin... Başka hiçbir ulus bu kapasiteye sahip değildir. "

20 Ekim 2020 Salı

SA8909/SD1842: Ana Akım Medya, Amerikan İşlev Bozukluğunun Sağlayıcısıdır

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, The National Interest Konseyi icra direktörü Philip Giraldi'ye aittir ve ABD Ana Akım Medyası'ndaki Demokratlar yanlısı yalan haberlere, çarpıtmalara ve seçmen tercihlerine odaklanmaktadır. Analist'in şu cümlesi Demokrat Başkan Adayı Joe Biden'in desteklediğini ilan ettiği, Türkiye'deki CHP-HDP-İP-SP-DAP-GEP-FETÖ-PKK-DAEŞ destekçisi yerel (FOXTv, Cumhuriyet, Birgün, HalkTV, T24, Evrensel, Karar, Milli Gazete, vb) ve küresel medya organları (BBC, DW, Reuters, Euronews, VOA, AFP, Sputnik, RT, vb) için de geçerlidir: "Amerika’nın rekor düzeyde okunan gazetesi Washington Post, ürününü "Demokrasi karanlıkta ölüyor" cümlesiyle tanıtıyor. Gerçekte, karanlık medyanın kendisi tarafından üretiliyor ve medya artık neler olup bittiğini objektif bir şekilde haberleştirmiyor. Siyasi yönelim ne olursa olsun gazetelerde, internette, televizyonda ve radyoda görünen şey, belirli bir mesajı göndermek için tasarlanmış bir üründür. Bu mesajın kendisi dezenformasyondur ve sözde totaliter rejimler tarafından ortaya konan kontrollü medyada gerçekleşenlerden önemli ölçüde farklı değildir. Aslında, Russia Today gibi haber kaynaklarının birçok konuda CNN veya FOX'tan çok daha güvenilir olması muhtemeldir."
Seçkin Deniz, 20.10.2020

It’s Not Happening: The Mainstream Media Is the Enabler of American Dysfunction

Ana akım medyanın herhangi bir yerinde İsrail’in Beyrut bombalamasındaki olası rolü hakkında ciddi bir tartışma gören oldu mu? Bu, bana İsrail hakkında kanıtsız bir iddia gibi gelmiyor, daha ziyade İsrail'in olası nedeninin gözden geçirilmesi ve böyle bir saldırıyı doğrudan kendi bomba veya füzeleriyle yapmak zorunda kalmadan gerçekleştirme kapasitesinin değerlendirilmesi gerektiğini düşündürtüyor. Yahudi devletinin Hizbullah'a karşı amansız düşmanlığı ve Lübnan topraklarını ve hava sahasını defalarca ihlal ettiği düşünüldüğünde, bana New York Times veya Washington Post'ta en azından bir veya iki cümle hak edecekmiş gibi görünüyor.

19 Ekim 2020 Pazartesi

SA8908/SD1841: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 55

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Hazır olmadığımı anlıyordum, karım da hazır değildi, küçük dünyamız artık asla eskisi gibi dingin olmayacaktı. Burası kesindi, sınanmamış olanın gücünden bahsedilmesi anlamsızdı."



Su mavi görünüyordu ya da yeşil; serin serin salınıyordu Temmuz sıcağında. Çukurova Üniversitesi kampüsünü çevreleyen ağaçların, ormanın sudaki yansımaları göğün mavisi ile yeşili sürükleyip duruyordu. Direksiyonu, pedalları, vitesi alışkanlıklarımın güven veren akışına bırakmış olan zihnim dinginliğini yitirmişti. Karımın sağlıklı düşünmediğini düşünen ben sağlıklı düşünüyor muydum peki?

18 Ekim 2020 Pazar

SA8907/SD1840: "sorgu"

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk


geldiği gün dünün
sen yoktun ya gece

sesin çağrıldığı yerdeydin

neredeydin
nelerleydin

17 Ekim 2020 Cumartesi

SA8906/SD1839: Trump ve Başsavcı Barr, Katolik Sağın Güç Konsolidasyonundan Nasıl Fayda Sağlıyor?

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Georgetown Üniversitesi Berkley Din, Barış ve Dünya İşleri Merkezi kıdemli araştırmacısı Paul Elie'ye aittir ve Ulusal Katolik Dua Kahvaltısı'ndaki katılıcımlar temelinde Kasım 2020 Başkanlık seçimlerinde Katolik seçmenlerin oyunu almaya çalışan Laik israil destekçisi Cumhuriyetçi aday Donald Trump'a ve ona destek veren Başsavcı William Barr'a odaklanmaktadır. Trump karşıtı, neoliberal bir dinsizliğin ve laik Amerika'nın temsilcisi bir dile sahip olarak Katolik Joe Biden'i destekleyen analiz, Amerika Birleşik Devletlerindeki seçimlerin herhangi bir üçüncü dünya ülkesindeki seçimler seviyesine indiği, ABD Başkanı Trump'ın 2016'da Beyaz Evanjeliklerle, 2020'de Katoliklerle işbirliği gösterileri yaparak dini politikaya alet etme amacı ve çabası dikkate alınarak okunduğunda çok açık bir fotoğraf ortaya koymaktadır. ABD'de yaşanan bir seçim yarışı değildir, her ne kadar Trump dinî değerleri temsil etmese de, dinî değerleri önceleyenlerle laiklik temelinde dinsizliği savunanların açık bir çatışmasıdır. Türkiye'de de halen aldığı kararlarla çok sık tartışma konusu olan, geçmişte laikliğin en önemli kalesi durumundaki Anayasa Mahkemesi'nin muadili sayılabilecek ABD Yüksek Mahkemesi'ndeki laiklerin çoğunluğunu kaybetmesinin neden olduğu tartışmalar ışığında yaşanan politik kilitlenmeleri insanlığın geleceğine yönelik en önemli olgular olarak değerlendirmemiz zorunludur. Vatikan'da bulunan mason Trump'ın dışişleri bakanı Pompeo ile görüşmeyi reddeden Masonik Cizvit tarikatı kökenli Katolik Papa Francis'in de bir taraf olarak Trump karşıtı adayı desteklemesi ve ABD'deki diğer katoliklerden ayrışması da ilgi çekici bir ayrıntıdır. Artık 'alaycı' analizlerin bir nesnesi hâline gelen ABD'nin yüz yıla yakındır sürdürdüğü küresel hegemonya ile çok uzaktan bakıştıkları bir döneme girmiş olduğumuzu anlıyoruz. Türkiye bu serin aralıkta çok dikkatli ve geniş açılı yeni politikalar üretmek için büyük fırsatlar penceresine sahiptir, bunların hepsini tek tek değerlendirmelidir.
Seçkin Deniz, 17.10.2020


How Trump and Barr are Benefitting from the Catholic Right’s Consolidation of Power

Geçen Çarşamba sabahı (30 Eylül 2020) canlı olarak yayınlanan bu yılki Ulusal Katolik Dua Kahvaltısının (N.C.P.B) ortalarında, ekranı, etkinliğin başkanı Leonard Leo'nun görüntüsünden bu yıl ömür boyu başarı ödülünü alan William Barr'a geçti. Tabi Barr, ABD Başsavcısı ve Leo, siyasi muhafazakarlık ve "metinsel özgünlük" ilkelerine bağlı olan yargıçların kariyerlerini destekleyen bir avukatlar ve hukuk eğitmenleri örgütü olan Federalist Cemiyet'in eş başkanıdır. Hayatları boyunca hep Roma Katolikleri olarak bilinen her iki adam da şu anda, Birleşik Devletler'deki en etkili Katolik muhafazakarlardan ikisidir.

16 Ekim 2020 Cuma

SA8905/KY1-CÇ741: Ah, Şu Sosyal Medya!

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Talha, bir an önce buradan kurtulmak istiyordu. Bu denli ciddiye alınmayı hazmedememişti.. ayağa kalktı, memura teşekkür etti. Ağır adımlarla odayı terk etti."

Şaşkınım. Beklemekten de epey bir yoruldum. Yanımdan, önümden şöyle bir bakıp geçip gidenlerden de sıkıldım. Hem pek bir sıkıldım. Sıkıntıdan parmaklarımın tırnaklarını kemirecek haldeyim. Ya sonra? Utanmasam ayakkabılarımı, çoraplarımı çıkarıp ayak parmaklarımın tırnaklarını da kemirir miyim? Kemiririm. Bu haldeyim.

SA8904/SD1838: "sesindeki gürültü" 11.08.2004/ 225. patika

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk


...sinirlerin gergindi...
...gerginliğin derindi...
...derinliklerin ise korku doluydu....
...insan...
...herhangi bir takunya sesi kadar net değilken sesin, bozuk düzeneklerden çıkan gürültüne ne demem gerekti, söyler misin?...
...ses değildi; sese benzeyen aynı yükseltilerdeki patlak ve aynı zamanda sıradan sinir törpülerinin nefesiydi...
...bıkmıyordun; bağırıyordun...
...gelecek herhangi bir gün ile şimdi arasında neden kararsızsın ki ?...
...ya da gelecekte bir gün bağırmamak için mi bağırmaktasın şimdi?...
...sana kim vaadetti geleceğin ellerinde bağrılmayacağını?...

15 Ekim 2020 Perşembe

SA8903/SD1837: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 585 (16-20 Eylül 2019)

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, her günün tweetlerini aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(16-20 Eylül 2019)  ((Eylül  2019: 2.155.  Tweet+Önceki Toplam: 383.026+2.155= 385.181 Tweet)

16 Eylül 2019
Trumpolyon https://t.co/WXaNXXlAT8

16 Eylül 2019
@Jakarandaaa Cehennem yolu...

14 Ekim 2020 Çarşamba

SA8902/TG310: Globalistler ve İslamcılar: Yeni Bir Dünya Düzeni İçin 'Medeniyetler Çatışması'nı Kışkırtmak-VIII

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin, Red Moon Rising - The Rapture and the Timeline of the Apocalypse Paperback'in yazarı Peter D. Goodgame'ın 'The Globalists and the Islamists' adlı kitabına aittir. "Geçtiğimiz yarım yüzyıl boyunca dinin etkisi, dünyanın Batı kesiminde ve Doğu'nun çoğu kesiminde azaldı. Maneviyat, yaşam standartları yükseldikçe ve popüler kültür de neredeyse tamamen laik hale geldiğinden materyalizmle yer değiştirdi. Orta Doğu'da durum neden farklıydı? Yahudi-Hıristiyan etiği nasıl aşındı, buna karşılık İslam etiği bariz bir canlanma yaşadı mı? Bu çalışma, bu durumun tesadüfen meydana gelen bir şey olmadığını ve militan İslam'ın, uzun vadede bir dünya hükümeti kurulması hedefine ulaşmak için baskın Anglo-Amerikan kurumların küresel seçkinleri tarafından oynanan bir kart olduğunu açıklamaya çalışacaktır." şeklindeki sunumuyla geçmiş yüzyılların resmi tarih söylemlerinin arkasına sarkan ve günümüzdeki kaosun, yaygınlaşan dinsizliğin ve ahlaksızlığın temel nedenlerini, Globalistlerin  'Militan İslam' kavramını üreterek ve müslümanları satanist küresel bir devlet kurmak amacıyla kullanarak Yahudi-Hristiyan Etiğinin aleyhine İslam Etiği'nin lehine bir canlanma yaşayıp yaşamadığını sorgulamaktadır. Eylül 2013'te planladığım ve üzerinde çalıştığım ve 7 Ekim 2018 Pazar günü yayınladığım  'SA6940/SD1156: İslamcılık; Zehirli Maya (Aşı) ya da Masonik Kara Büyü' başlıklı çalışmamda 'İslamcılık' maskesi ve 'Masonluk' aracılığı ile Osmanlı İmparatorluğunun müslüman topluluklarının nasıl ayrıştırıldığını ve kurulan yapay ulus-devletlerin kukla yönetimler tarafından nasıl Satanizmin hizmetine sunulduğunu ve Satanist Masonların İslam'ın içini nasıl boşaltmaya çalıştığını incelemiş ve mason olduğu kesin olarak açığa çıkan câni Fetullah Gülen liderliğindeki dinî cemaat-nurculuk  maskeli FETÖ üyesi generallerce, 15 Temmuz 2016'da, ahlakı ve dinî değerleri önceleyen politikalara sahip Erdoğan liderliğindeki Türkiye'ye askerî darbe yapmaya çalışan ve halk tarafından durdurulan Masonik İslamcılığı şöyle tanımlamıştım: "İslamcılık, 1789'la Fransa'da egemen hâle gelen masonların, yer küredeki bütün imparatorlukları yıkma girişimlerini içeren bütüncül bir organizasyonun Osmanlı İmparatorluğuna yönelik olan hamlesinin adıdır ve Sultan III. Selim’den itibaren güçlenerek II. Mahmut, Abdülmecid, Abdülaziz ve II. Abdülhamid liderliğindeki Osmanlı İmparatorluğu'nu, İstanbul, İzmir, Selanik, Manastır, Mısır, Şam, Beyrut gibi merkezlerde kurulan gizli mason localarında olgunlaştırılarak parçalayan ve yıkan bir hançerdir. Günümüz tartışmalarının amacı da yeniden güçlenen, bölgesel ve küresel bütünleşik bir strateji izleyerek masonların hakimiyet alanlarını daraltan Türkiye Cumhuriyeti'nin Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki yönetimini hedef hâline getirerek yeniden parçalamak ve etkisiz hâle getirmekti", 06.09.2008 tarihli 'SA24/SD5: İslamcılık: Kara Büyü' başlıklı çalışmamda da Peter D. Goodgame'un "Yahudi-Hıristiyan etiği nasıl aşındı, buna karşılık İslam etiği bariz bir canlanma yaşadı mı?" şeklindeki sorusunu o sormadan (2014) 6 yıl önce (2008) cevap vermiştim: "İslamcılık anaforu, Müslüman zihinlerden sürekli yeni kurbanlar devşirmektedir. Geleneksel diye, dışlanan ve aşağılanan bozunmaya uğramış 17,18,19 ve 20. yüzyıl İslam algısına alternatif olarak ortaya konan ve  terakkîyi hedefler görünen İslamcılık kara büyüsü, daha fazla tahrif ve tahribe aracılık etmeden Müslümanların  düşüncelerinden uzaklaştırılmak zorundadır."  Satanistler, önce kendi topluluklarını, Yahudileri -Siyonist-Laik-Fanatik-Ortodoks diyerek parçaladılar ve Yahudi etiğini, tahrif edip etkisizleştirdiler, eş zamanlı olarak Katolik-Ortodoks-Protestan etiğini ve İslam Etiğini yetiştirdikleri profesyoneller aracılığı ile yok ettiler; bugün diktatör Arap liderleri, aynı satanist gücün birer piyonu olarak elde ettikleri dokunulmazlıkla hem İslam'a hem de Müslümanlara yönelik soykırım politikalarını acımasızca uygulamaktadırlar. Yayınladığımız bu çeviri seti, eksik bilinenlerle örtülmek istenen gerçeğin açığa çıkması için faydalı olacaktır diye düşünüyoruz.
Seçkin Deniz, 13.10.2020

The Globalists and the Islamists:
Fomenting the "Clash of Civilizations" for a New World Order

Bu çalışmanın Birinci Bölümünde anlattığımız gibi, Üçüncü Dünya'ya yapılan ilk saldırı, 1973 Yom Kippur savaşıyla bağlantılı olarak petrol fiyatlarında önceden planlanmış büyük bir artış şeklinde geldi. Ekonomiler enerji arzı olmadan gelişemez ve enerji fiyatlarının dört katına çıkmış olması Hindistan, Brezilya, Pakistan, Endonezya ve Meksika gibi ülkeler için büyük bir gerilemeydi. Daha sonra Pakistan Devlet Başkanı Butto, nükleer enerji geliştirerek durumu çözmeye çalıştığında Kissinger, "Sizi başkalarına ibret olsun diye cezalandıracağız!" diyerek onu tehdit etti. (9) İran Şahı da, ülkesinde bol miktarda petrol bulunmasına rağmen, nükleer enerji geliştirmek için bir program başlatmıştı. Her iki lider de hızla devre dışı bırakıldı.

13 Ekim 2020 Salı

SA8901/SD1836: 'Yüce Dolar' Kayıyor mu?

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Clinton Yönetimi sırasında Beyaz Saray Ekonomi Danışmanları Konseyi'nde Uluslararası İlişkiler Kıdemli Ekonomisti, Uluslararası Para Fonu, ABD Federal Rezervi ve Dünya Bankası eski çalışanı, New York Üniversitesi Stern İşletme Fakültesi Ekonomi Profesörü ve Roubini Macro Associates'in Başkanı olan Nouriel Roubini'ye aittir ve Dolar'ın küresel egemenliğine odaklanmaktadır. Analiz Dolar'ın ve Dolar'a bağlı olarak yaşayan ABD'nin net bir küresel fotoğrafını çekmektedir; Türkiye'nin ya da herhangi bir gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkenin nasıl bir 'Militarist Dolar' tarafından tehdit edildiğini görmenizi sağlayacaktır.
Seçkin Deniz, 13.10.2020

Is the Almighty Dollar Slipping?
"Doların ana küresel rezerv para birimi olarak yaklaşan çöküşünün sinyalini vermekten çok, mevcut makroekonomik bağlamda doların keskin değer kaybı beklenebilir. Doların hegemonyasını aşındırabilecek güçler daha yavaş hareket ediyor ve uzaklaşıyor."

ABD dolarının son dönemlerdeki keskin değer kaybı, ana küresel rezerv para birimi olma rolünü kaybedebileceği endişelerine yol açtı. Sonuçta, ABD Merkez Bankası’nın - dünyanın kilit para birimini daha da düşürmekle tehdit eden agresif parasal genişlemesine ek olarak - altın fiyatları ve enflasyon beklentileri de yükseliyor.

12 Ekim 2020 Pazartesi

SA8900/SD1835: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 54

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Güzel bir kadının, üstelik Batılı değersizlikle donanmış güzel kadınların, hiçbir sınır tanımadan teşhir edilmiş ve insafsızca kullanılmış fiziksel güzelliklerinin cezbedici hiçbir yanı yoktu. Bir koyun tenhalığı ve yalnızlığıydı o koyu güzelleştiren ve çekici kılan, sahillerin yıpranmış güzellikleri ile kıyaslanamaz bir şeydi bu."



Seyhan Baraj Gölü'nü çevreleyen yolda yavaş yavaş ilerlerken arabanın üstüne düşen gölgeleri ve insanın patolojik fıtratını düşünüyordum. İnsan çok tuhaf bir bileşimdi. Onun ulaştığı her yeni bir amaç sonraki yeni amaç veya amaçlar için anlamsız ve artık önemsiz bir durak gibiydi. Olsun diye çabaladığımız dua ettiğimiz şeyler gerçekleşince önemini yitiriyordu sanki. Uğruna hayatımızın çok önemli zamanlarını ve birçok şeyi feda ettiğimiz her şey bir süre sonra eski özelliğini kaybediyordu. 

11 Ekim 2020 Pazar

SA8899/SD1834: "serseri"

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk


...dönüp de baktın mı
sarsılan göğün
altında kalan geçmişe;
                 eksiklerinle korkak
düşlediklerinle sersemdin...

SA8898/SD1833: Eski CIA Ajanı Bruce Riedel: "Suudi Arabistan Bugün ABD için Bir Müttefik Olmaktan Çok Bir Tehlike"

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Başkan Bill Clinton'ın barış süreci ekibinin bir üyesi olarak Camp David'de ve diğer Arap-İsrail zirvelerinde müzakerelerde bulunan, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi kadrosunda Amerika Birleşik Devletleri'nin son dört başkanına Güney Asya ve Orta Doğu konusunda kıdemli danışmanlık yapan, Pentagon'da Yakın Doğu ve Güney Asya savunma bakan yardımcısı ve Brüksel'deki Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nde (NATO) kıdemli danışman olarak çalışan, CIA'de yurtdışındaki görevlendirmeler dahil 30 yıl görev yaptıktan sonra, 2006 yılında emekli olan Brookings İstihbarat Projesi'nin yöneticisi Bruce Riedel'a aittir ve ABD için artık tehlikeli hale geldiğini iddia ettiği Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed Bin Selman (MbS)'a odaklanmaktadır.  Eski CIA ajanı Bruce Riedel''in "Ve eski veliaht prens Muhammed bin Nayef'in bu Mart ayında tutuklandığını vurgulamak istiyorum. Muhammed bin Nayef, Suudi Arabistan'da El Kaide'ye karşı savaşı yönetti. El Kaide'yi krallık içinde yenilgiye uğrattığı ve krallığın dışında da onunla uğraştığı için muazzam bir övgüyü hak ediyor. Bugün bu adamın tutuklanması ve yolsuzluktan suçlanması son derece tehlikeli. Sağlığından korkuyorum. Hayatı için korkuyorum." şeklindeki sözleri Suud Hanedanı'ndaki derin iç çatışmaların küresel tabanına işaret etmektedir. Analizdeki aşağılayıcı dilin farkında olmanızı ve ABD'nin küresel cinayetlerinin sorumluluğunu ne tür politikalar ve tekniklerle yerel kuklalarına yüklediğini anlamanızı umuyoruz. Türkiye'de bu tür kuklaların varlığını, altı kez gidip yedi kez gelen, hiçbir seçim kazanmadığı halde onlarca yıl herhangi bir siyasi parti görünümündeki CIA aparatlarının genel başkanı olarak politika alanında kalmaya devam eden başarısız isimlerin şahsında somut olarak görebilirsiniz.
Seçkin Deniz, 11.10.2020

Saudi Arabia’s current state of affairs
Suudi Arabistan'da Gelinen Nokta

Brooking Editörü'nün Notu: Bruce Riedel, ABD-Suudi güvenlik ve istihbarat ilişkisine dair duruşması sırasında Temsilciler Meclisi Kalıcı Seçim Komitesi önünde ifade verdi. Duruşmanın video kaydı burada bulunabilir.

Suudi Arabistan, Amerika’nın Orta Doğu’daki en eski ortağıdır. Bu ilişki, 1943'te, o zamanki Başkan Franklin Delano Roosevelt'in (FDR) Suudi Arabistan kralını ABD ile Suudi Arabistan arasında bir diyalog başlatmak üzere oğullarından bazılarını Washington'a göndermeye davet ettiği zamana kadar gider. 

10 Ekim 2020 Cumartesi

SA8897/SD1832: ABD'de Yeniden Finansal Baskı'ya Dönüş mü?

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, eski Dünya Bankası baş ekonomisti, Uluslararası Para Fonu'nun eski ilk genel müdür yardımcısı, Johns Hopkins Üniversitesi İleri Uluslararası Çalışmalar Okulu Uluslararası Ekonomi Kıdemli Araştırma Profesörü ve Stanford Üniversitesi Uluslararası Gelişim Merkezi Kıdemli Araştırmacısı Anne O. Krueger'e aittir ve 2019'da % 106'ya ulaşan ABD federal borç/GSYİH oranına, Pandemi sonrası (2.8 Trilyon dolar) borçlanılarak yapılan büyük ek harcamalara, Kongre Bütçe Komitesi verilerine göre 2020'de GSYİH'nın % 17,9'u ve 2021'de % 9,9'una ulaşan bütçe açıklarına ve olası risklere odaklanmaktadır. Analizin, "Kongre Bütçe Ofisi Sosyal Güvenlik ve Medicare için vakıf fonlarının 2028 yılına kadar tükeneceğine dair uyarıda bulundu." şeklindeki cümlesi ABD bütçesinin yönetilebilir olmaktan çıkma riskiyle karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Türkiye'nin makro ekonomik verileri ile karşılaştırma yapılabilmesi için önemli olduğunu, müellifinin özgeçmişinin dikkate alınması gerektiğini düşündüğümüz bu analizin faydalı olacağına inanıyoruz.
Seçkin Deniz, 10.10.2020

Financial Repression Revisited?
"COVID-19 salgınına cevaben devasa cari harcamalar haklı görünse de, politika yapıcılar kriz geçtikten sonra artan kamu borcunu ele almak zorunda kalacaklar. Politika yapıcılar, finansal kurumlara bir faiz oranı tavanı empoze etme eğiliminde olacaklardır, ancak şartlı vergi artışları tercih edilecektir."

ABD federal borç / GSYİH oranı, 2008-09 Büyük Durgunluk döneminde keskin bir şekilde arttı ve daha sonra artmaya devam etti, 2007'de % 62'den 2010'da % 90'a yükseldi. 2019'da % 106'ya ulaştı ve Kongre Bütçe Ofisi Sosyal Güvenlik ve Medicare için vakıf fonlarının 2028 yılına kadar tükeneceğine dair uyarıda bulundu. Pek çok ekonomist, % 100'lük bir borç-GSYİH oranının endişe verici derecede yüksek olduğunu ve bunu azaltmak için gelecekteki vergi artışlarının çok büyük olacağını savundu.

9 Ekim 2020 Cuma

SA8896/SD1831: din islâm'dır" /12.08.2004/ 226. patika

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk


...insanların dinsiz olmalarını anlar mısınız, bilmem?...
...anlamak çok zor...
...dinsiz olmak, ayakkabısız, ekmeksiz, yağmursuz, havasız, yersiz, susuz olmak demek değil midir?...
...bana öyle geliyor ki; insanlar, din dışında kalacaklarını zannederek yanılıyorlar...
...dini reddederek dinsiz olunabileceğini sanıyorlar...
...anlamak imkansız; bedenleri, ruhları dinin içindeyken bunu nasıl yapacaklar?...
...bu arada din islâm dışında olanlar için kullandığım bir ad değildir...
...onlar da zaten islâm'ın içindedirler; insanlar farkında değiller...
...ne yazık ki farkındaymış gibi davranıyorlar...
...ne kadar komik değil mi?...
...merak etmeyin; din islâm'dır ve yeryüzünde islâm dışında din yoktur...

SA8895/KY1-CÇ740: Gereksinim

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"İster hiç haberleri olmasın, ister hiç ama hiç ilgilerini çekmesin her ikisinin de ve fakat madem “bozan şeyler” denmiştir, bu söylediklerimiz, bu açıklamalar, bu çıkarsamalar gereklidir."

Farelerden tiksiniyordu yaşlı kadın. Farelerden daha çok tiksindiği ise hiç kuşkusuz kertenkelelerdi. Niyesini sorsalar bilmezdi. Böyle bir soruyu -Niçin bunlardan tiksiniyorsun? Türünden bir soru- sorana tuhaf tuhaf bakardı ve bu bakış hiçbir dikkatli gözün gözünden kaçmazdı elbet.

8 Ekim 2020 Perşembe

SA8894/SD1830: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 584 (11-15 Eylül 2019)

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, her günün tweetlerini aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(11-15 Eylül 2019)  (Eylül  2019: 2.155.  Tweet+Önceki Toplam: 383.026+2.155= 385.181 Tweet)

11 Eylül 2019
RT @oztrk_aydn: Muharrem İnce: Selahattin Demirtaş'ı ziyarete gittiğimde bana, "Bütün adaylar birer hafta hapiste yatalım" dedi. Ben de bun…

11 Eylül 2019
RT @kenanebubekir63: Rusya-Afrika Ekonomik Forumu, 23–24 Ekim 2019 tarihlerinde Soçi’deki Rusya-Afrika Zirvesi’nde yapılacak. https://t.co…

7 Ekim 2020 Çarşamba

SA8893/TG309: Globalistler ve İslamcılar: Yeni Bir Dünya Düzeni İçin 'Medeniyetler Çatışması'nı Kışkırtmak-VII

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin, Red Moon Rising - The Rapture and the Timeline of the Apocalypse Paperback'in yazarı Peter D. Goodgame'ın 'The Globalists and the Islamists' adlı kitabına aittir. "Geçtiğimiz yarım yüzyıl boyunca dinin etkisi, dünyanın Batı kesiminde ve Doğu'nun çoğu kesiminde azaldı. Maneviyat, yaşam standartları yükseldikçe ve popüler kültür de neredeyse tamamen laik hale geldiğinden materyalizmle yer değiştirdi. Orta Doğu'da durum neden farklıydı? Yahudi-Hıristiyan etiği nasıl aşındı, buna karşılık İslam etiği bariz bir canlanma yaşadı mı? Bu çalışma, bu durumun tesadüfen meydana gelen bir şey olmadığını ve militan İslam'ın, uzun vadede bir dünya hükümeti kurulması hedefine ulaşmak için baskın Anglo-Amerikan kurumların küresel seçkinleri tarafından oynanan bir kart olduğunu açıklamaya çalışacaktır." şeklindeki sunumuyla geçmiş yüzyılların resmi tarih söylemlerinin arkasına sarkan ve günümüzdeki kaosun, yaygınlaşan dinsizliğin ve ahlaksızlığın temel nedenlerini, Globalistlerin  'Militan İslam' kavramını üreterek ve müslümanları satanist küresel bir devlet kurmak amacıyla kullanarak Yahudi-Hristiyan Etiğinin aleyhine İslam Etiği'nin lehine bir canlanma yaşayıp yaşamadığını sorgulamaktadır. Eylül 2013'te planladığım ve üzerinde çalıştığım ve 7 Ekim 2018 Pazar günü yayınladığım  'SA6940/SD1156: İslamcılık; Zehirli Maya (Aşı) ya da Masonik Kara Büyü' başlıklı çalışmamda 'İslamcılık' maskesi ve 'Masonluk' aracılığı ile Osmanlı İmparatorluğunun müslüman topluluklarının nasıl ayrıştırıldığını ve kurulan yapay ulus-devletlerin kukla yönetimler tarafından nasıl Satanizmin hizmetine sunulduğunu ve Satanist Masonların İslam'ın içini nasıl boşaltmaya çalıştığını incelemiş ve mason olduğu kesin olarak açığa çıkan câni Fetullah Gülen liderliğindeki dinî cemaat-nurculuk  maskeli FETÖ üyesi generallerce, 15 Temmuz 2016'da, ahlakı ve dinî değerleri önceleyen politikalara sahip Erdoğan liderliğindeki Türkiye'ye askerî darbe yapmaya çalışan ve halk tarafından durdurulan Masonik İslamcılığı şöyle tanımlamıştım: "İslamcılık, 1789'la Fransa'da egemen hâle gelen masonların, yer küredeki bütün imparatorlukları yıkma girişimlerini içeren bütüncül bir organizasyonun Osmanlı İmparatorluğuna yönelik olan hamlesinin adıdır ve Sultan III. Selim’den itibaren güçlenerek II. Mahmut, Abdülmecid, Abdülaziz ve II. Abdülhamid liderliğindeki Osmanlı İmparatorluğu'nu, İstanbul, İzmir, Selanik, Manastır, Mısır, Şam, Beyrut gibi merkezlerde kurulan gizli mason localarında olgunlaştırılarak parçalayan ve yıkan bir hançerdir. Günümüz tartışmalarının amacı da yeniden güçlenen, bölgesel ve küresel bütünleşik bir strateji izleyerek masonların hakimiyet alanlarını daraltan Türkiye Cumhuriyeti'nin Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki yönetimini hedef hâline getirerek yeniden parçalamak ve etkisiz hâle getirmekti", 06.09.2008 tarihli 'SA24/SD5: İslamcılık: Kara Büyü' başlıklı çalışmamda da Peter D. Goodgame'un "Yahudi-Hıristiyan etiği nasıl aşındı, buna karşılık İslam etiği bariz bir canlanma yaşadı mı?" şeklindeki sorusunu o sormadan (2014) 6 yıl önce (2008) cevap vermiştim: "İslamcılık anaforu, Müslüman zihinlerden sürekli yeni kurbanlar devşirmektedir. Geleneksel diye, dışlanan ve aşağılanan bozunmaya uğramış 17,18,19 ve 20. yüzyıl İslam algısına alternatif olarak ortaya konan ve  terakkîyi hedefler görünen İslamcılık kara büyüsü, daha fazla tahrif ve tahribe aracılık etmeden Müslümanların  düşüncelerinden uzaklaştırılmak zorundadır."  Satanistler, önce kendi topluluklarını, Yahudileri -Siyonist-Laik-Fanatik-Ortodoks diyerek parçaladılar ve Yahudi etiğini, tahrif edip etkisizleştirdiler, eş zamanlı olarak Katolik-Ortodoks-Protestan etiğini ve İslam Etiğini yetiştirdikleri profesyoneller aracılığı ile yok ettiler; bugün diktatör Arap liderleri, aynı satanist gücün birer piyonu olarak elde ettikleri dokunulmazlıkla hem İslam'a hem de Müslümanlara yönelik soykırım politikalarını acımasızca uygulamaktadırlar. Yayınladığımız bu çeviri seti, eksik bilinenlerle örtülmek istenen gerçeğin açığa çıkması için faydalı olacaktır diye düşünüyoruz.
Seçkin Deniz, 07.10.2020

The Globalists and the Islamists:
Fomenting the "Clash of Civilizations" for a New World Order

II. 'Kriz Yayını' Yaratmak

1970'lere gelindiğinde elitist entelektüeller ve küreselci kurumlar, insan ırkının en öncelikli iki düşmanı olarak nüfus artışı ve endüstriyel kalkınmaya odaklandılar. Birleşmiş Milletler, Roma Kulübü, Tavistock ve Aspen Enstitüleri ve yönetici elitlerin sözcülüğünü yapan diğer birçok kuruluş, çevrenin yok edildiğini ve sanayileşmenin korkunç bir tehdit haline geldiğini haykırmaya başladı. Teknoloji, bilim ve insan gelişimi gözden düşüyordu. Elitler, yeryüzünün kaynaklarını kendi mülkleri olarak görüyor ve bunları yükselen ve gelişen bir Üçüncü Dünya ile paylaşmak istemiyorlardı.

6 Ekim 2020 Salı

SA8892/SD1829: Amerika’nın Saatli Borç Bombası

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Başkan George H.W.Bush döneminde Beyaz Saray ekonomi politikası direktörü ve Tiger Management hedge fonunun genel müdürü olan Todd G. Buchholz'a aittir ve Amerika Birleşik Devletlerinin yaşadığı borç krizine odaklanmaktadır. Todd G. Buchholz, II. Dünya Savaşı'nda yaşanan borç krizini yönetmek ile günümüzde yaşanan borç krizini yönetmenin aynı tekniklerle mümkün olmadığını söylemekte ve Neoliberal Soygun Sistemi'ne karşı uyarılarda bulunarak, İrlanda, Avusturya, Belçika gibi ülkeler ile birçok Amerikan Üniversitesi gibi ABD'nin ağır borç yüküne karşı torunlarını da borçlandıracak olan 100 yıllık Devlet Tahvilleri'nin piyasaya sürülmesini önermektedir. Muhtemelen çok tartışılan postkapitalizm bu değildir. ABD'nin çöküşünü yavaşlatmayı umduğunu düşündüğümüz bu analiz, borçlarını yönetmeyi başaramayan küresel rezerv para birimi sahibi bir ABD'nin dünyanın sırtında ağır bir yük gibi yüzyıl boyunca sürükleneceğini göstermektedir. Türkiye, ABD'nin artık kontrol edilemez hale gelen ekonomisini dikkatle izlemeli ve alacağı tedbirleri hızlı ve dolarizasyondan uzak bir şekilde konumlandırmalı ve ABD ile birlikte Avrupa Birliği'nin çöküşüne karşı koruma sistemleri üretmelidir.
Seçkin Deniz, 06.10.2020

America’s New Debt Bomb
"II.Dünya Savaşı'nda olduğu gibi, Amerika Birleşik Devletleri tüm toplumu kapsayan bir krizle başa çıkmak için borçlanıyor, uzun vadede faturayı kimin ödeyeceği sorusunu gündeme getiriyor. Ancak, savaş sonrası dönemin aksine, bugün güçlü bir ekonomik toparlanma sağlayacak olan koşullar elverişli olmaktan uzaktır ve bu durum akıllıca politika oluşturmayı daha da zorlaştırmaktadır."

Amerika Birleşik Devletleri bugün sadece hasta görünmekle kalmıyor, aynı zamanda parasız kalmış durumda. ABD Merkez Bankası ve Kongresi, salgının neden olduğu "Büyük Duruş" u dengelemek için, ekonominin, 1930'ların 'çorba mutfağı' seviyelerine düşeceği korkusuyla şaşırtıcı miktarda teşvik harcaması yaptı. 2020 federal bütçe açığı GSYİH'nın yaklaşık % 18'i olacak ve ABD'nin borç-GSYİH oranı yakında % 100 sınırını aşacak. Harry Truman, II.Dünya Savaşı'nı bitirmek için Japonya'ya B-29'lar gönderdiğinden beri bu tür rakamlar görülmedi.

5 Ekim 2020 Pazartesi

SA8891/SD1828: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 53

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Bahçe kapısından çıkarken, balkondan el sallayan karımın gölgesi arabanın üstüne düşüyordu, ama bir kere İD konusu girmişti aklına karımın; arabanın üstüne düşen gölgesinde İD'in gölgesi de vardı."




Sabah namazından biraz sonra karım ve çocuklarla ‘Bân’ın balkonunda kahvaltı yaparken zihnim karmakarışıktı. Bir yandan işlerim, bir yandan ailem, bir yandan roman bütün zamanımı çekiştirirken kendime, anne-babama ve kardeşlerime zaman ayıramadığımı fark etmiştim. Erken kalkmanın, namaz kılmanın ve güzel bir kahvaltı yapmanın ne demek olduğunu anlatıyordum çocuklara, her şeye zaman ayırmanın nasıl mümkün olacağını düşünürken.

SA8890/KY20-MEK96: Devlet, Hafıza ve Stratejik Vizyon

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Türkiye’nin son yıllarda yürütmekte olduğu politikalar bölgesel ve küresel sonuçlar doğuracak önemli politikalardır. Önce Suriye ve Irak sahasında icra edilen operasyonlar, ardından Doğu Akdeniz, Libya ve Ege’de icra edilen operasyonlar ve şimdi Azerbaycan’a verilen güçlü destek. Muhakkak devamı da gelecek olan bütün bu politikaların stratejik bir vizyona tabi olduğu açık. "

"Gerçek kurgudan daha acayiptir. Çünkü kurgu olabilirlikleri gözetmek durumundadır. Gerçeğin öyle bir zorunluluğu yoktur oysa." Mark Twain

Mark Twain’in bu muhteşem sözünü Alev Alatlı’nın Dünya Nöbeti adlı serisinden anımsıyorum. Sözün ihtişamı, gerçeğin katı dünyasından kurgunun yaratıcı, kuşatıcı ve neredeyse sonsuz sayıda seçenekle bezeli dünyasına çağrısından. Politika ile ama özellikle de uluslararası politika ile uğraşanların mesleki başarısı, insana neredeyse kıpırdama imkânı bırakmayan gerçeğin kült/solid, tekçi dünyası ile kurgunun çoklu, esnek dünyası arasında bir denge kurarak gerçeğin içinde kilitli mahkumlara yepyeni ufuklar, yepyeni dünyalar sunabilmesinde yatıyor.

4 Ekim 2020 Pazar

SA8889/TG308: Analiz: Küreselcilerin Dünya'yı Yeniden Başlatması ve Bize Yönelik Planları

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz,  "Rockefeller - Oyunu Kontrol Etmek", "Rahatsız bir yolculuk", "Ordo Ab Chao" ve "Kıyamet Saati" kitaplarının yazarı, özgür tartışma ve araştırmayı teşvik eden Pharos Vakfı'nın başkanı Jacob Nordangård'a aittir ve Covid-19 salgınını tetikleyici olarak tasarlayan Dünya Ekonomik Forumu'nun yeni tekno-totaliterr yol haritası "Büyük Sıfırlama" [The Great Reset]'ya odaklanmaktadır.  Jacob Nordangård'ın birkaç cümlesi ile analizin içeriğine dair ön bilgi edinmenizi sağlayabiliriz. Üç bölümde gerçekleşmesi planlanan Büyük Sıfırlama, yazara göre "(WEF çalışma gruplarının bir parçası olan) dünyadaki teknoloji devlerinin, dünyanın sorunlarını yapay zekâ, uydular, robotik, dronlar ve Nesnelerin İnterneti ve menüdeki sentetik gıdaları kullanarak çözeceği anlamına geliyordu."  Küreselciler tarafından adım adım gerçekleşmesi istenen "Makro Sıfırlama ekonomi, toplum, jeopolitik, çevre ve teknoloji üzerindeki etkiyi; Mikro Sıfırlama endüstriler ve işletmeler için sonuçları analiz eder; Bireysel Sıfırlama ise sonuçları bireysel düzeyde tartışır."  Analizin temel ayrıntılarında gezinen cümlelerden diğeri, "Böylelikle, biz boyun eğene ve tekno-ütopik bir dünya vizyonlarını kabul edene kadar bizi taciz etmekle tehdit etmektedirler." ve dördüncüsü: "Tüm bunlar, tiranların duygusal olarak ne kadar soğuk ve acımasız olduğunu gösteriyor. Neye sebep olduklarını çok iyi biliyorlar. Elde etmeyi istedikleri etki de budur ve bu durum, (onlara göre) "doğru" seçimi yapmamızı sağlayacaktır. Bir koyun sürüsü olarak, onların teknolojik diktatörlüğüne doğru sürüleceğiz." Türkiye Cumhuriyeti yöneticilerinin WEF ve WHO-DTÖ odaklı her türlü organizasyona karşı dikkatli ve karşı strateji hazırlayacak kapasitede olması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti 2002'den beri bu Küresel Satanist Çete'nin açık ve kesintisiz saldırılarına maruz kalmaktadır, bu şeytanî çetenin Covid-19 sızıntısı ile yönetimde etkili olmasına engel olmamız gerekmektedir. Covid-19, Türkiye toplumunu da germektedir ve kısıtlamaların neden olduğu sorunlar yavaş yavaş açığa çıkmaktadır.
Seçkin Deniz, 04.10.2020

ANALYSIS: GLOBALISTS' REBOOT OF THE WORLD AND THEIR PLANS FOR US

"Corona krizi, devasa boyutlarda küresel bir darbenin tetikleyicisidir. İnsan özgürlüklerini tamamen yok etme riski taşıyan yeni bir uluslararası ekonomik düzen ile yeni bir dönemin başlangıcıdır. Zorba yöneticiler, Dünya Ekonomik Forumu'nun yeni tekno-totaliter yol haritası - "Büyük Sıfırlama" [The Great Reset] aracılığıyla bizi zorla "iklim açısından akıllı" ve "sağlıklı" bir dünyaya yönlendirmek için hâkimiyeti ele aldılar."

SA8888/SD1827: "söğüt'e"

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk


...sarkık söğüt bu
sihrine asırlar kopup gelir ya
dalları kadar değildir kendi
sahici endişeler kadar yere doğru...

SA8887/Sonsuz Ark-YD197: Bill Gates-Microsoft Yazılım Açıklarıyla Geleceğin Savaşlarını Yönetmeyi Tasarlıyor

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Bu açığın bir siber-karma savaş tuzağı olduğunu, Bill Gates'in Covid-19 bahanesi ile kuantum noktalı biyoçip ve Elon Musk'ın beyne çip yerleştirme projeleri gibi Satanizm'in robot insan tasarımı (Transhümanizm) uzaktan kumanda edilebilen her şeyi kontrol altında tutmak için bilerek tasarlandığını anlamayan var mı? Açık sayesinde bilgisayar korsanları, etkilenen sistemlerde uzaktan komuta ile çalıştırma saldırıları gerçekleştirebilecekti. Hatta saldırganlar bilgisayarlardaki korumaya alınan yazıları okuyabilecek, kullanıcı adına ürün içerisinde değişiklik ve içeriği silme gibi işlemler yapmak için kurbanın kimliğini kullanmasına ve tarayıcıya kötü amaçlı içerik enjekte etmesine izin verebilecekti. "

Seçkin Deniz, 04.10.2020

Microsoft Data Merkezi

ASELSAN/BYD Siber Güvenlik Operasyon Merkezi ekibinden Tevfik Demirel, ASELSAN’da da kullanılan Microsoft’a ait bir üründe güvenlik açığı tespit etti. Açık sayesinde bilgisayar korsanları, etkilenen sistemlerde uzaktan komuta ile çalıştırma saldırıları gerçekleştirebilecekti. Hatta saldırganlar bilgisayarlardaki korumaya alınan yazıları okuyabilecek, kullanıcı adına ürün içerisinde değişiklik ve içeriği silme gibi işlemler yapmak için kurbanın kimliğini kullanmasına ve tarayıcıya kötü amaçlı içerik enjekte etmesine izin verebilecekti. 

3 Ekim 2020 Cumartesi

SA8886/SD1826: Dağlık Karabağ Anlaşmazlığında Türkiye'nin Katılımı Rusya'nın Kabusu Olabilir

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:

Çevirisini yayınladığımız analiz, Radio Free Europe-Radio Liberty (RFE-RL) Moskova muhabiri Matthew Luxmoore'a aittir ve Ermenistan'ın işgali altındaki Dağlık Karabağ'daki Ermenistan-Azerbaycan Savaşı'nda Kremlin'in rolüne ve Türkiye'nin Azerbaycan'a verdiği desteğe odaklanmaktadır. Avrupalı kimliğiyle Matthew Luxmoore, bu analizinde nesnel olmaktan daha çok Türkiye ve Azerbaycan'ın işbirliğinden rahatsız olduğunu yansıtan bir perspektif ortaya koymaktadır. İşgal edilen topraklar Azerbaycan'a aittir ve Hocalı Soykırımı gibi bir özgeçmişe sahip Ermenistan'a ve ona destek veren Rusya'ya yönelik bir tek eleştirinin yer almadığı, BMGK'nın Ermenistan'ın işgal altındaki bölgeleri derhal boşaltmasını içeren dört karar kabul etmesine rağmen kararlara uymayan Ermenistan'ın Temmuz 2020'de yaptığı saldırılarla Azerbaycanlı sivilleri ve askerleri öldürdüğü kesin bir olay olduğu halde, yazarın ölenlerin ve öldürenlerin belirsiz olduğu bir dil kullanarak Türkiye'nin haklı davasında Azerbaycan'a verdiği desteğin öneminin farkına varmış bir telaşla, daha doğrusu 'Haçlı telaşıyla' Rusya'yı uyarması dikkat çekicidir. Azerbaycan Savunma Bakanlığı'nın 29 Eylül 2020 tarihli açıklamasındaki, "27-30 Eylül tarihlerinde 2 bin 300 Ermenistan askerinin öldüğü ve yaralandığı, yaklaşık 130 tank ve zırhlı aracın, 200'den fazla top ve füze sisteminin, yaklaşık 25 hava savunma sisteminin, 6 komuta yönetim ve komuta gözlem mıntıkasının, 5 mühimmat deposunun, yaklaşık 50 tanksavar silahının ve 55 otomobilin imha edildiği" ve "gece boyu süren çatışmalarda Ermenistan'a ait bir S-300 sisteminin imha edildiği, Ermenistan'a ait iki Su-25 savaş uçağının düştüğü" şeklindeki bilgiler analiz yazarının 'kaybetme' korkusunu haklı çıkaracak kadar nettir. Bu analizin yayınladığı 30 Eylül 2020 akşamı Azerbaycan Savunma Bakanlığı yeni bir açıklama yaptı: "Bugün saat 17:30'a kadar cephenin farklı yönlerinde düşmanın 1 Uragan roketatar sistemi, 2 OSA hava savunma sistemi, 4 BM-21 Grad roketatarı, 1 piyade savaş aracı, 16 tankı, 4 D-20 obüs topu ve 2 kamyonu imha edildi."(*) Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 15 Eylül 2018' de ilan ettiği gibi, "Türkiye olarak bağımsızlığının ilk dönemlerinden başlayarak Azerbaycan'a elimizden gelen her türlü desteği verdik, vermeye devam edeceğiz." şeklindeki sözünü tutması ve Ermenistan'ın saldırılarının yoğunlaştığı 27 Eylül 2020'de kararlılığını net bir şekilde ifade etmiş olması haçlı ittifakını korkutmaktadır: "Azerbaycan'a yönelik saldırılarına bir yenisini ekleyen Ermenistan, bölgede barışın ve huzurun önündeki en büyük tehdit olduğunu bir kere daha göstermiştir. Türk Milleti her zaman olduğu gibi bugün de tüm imkanlarıyla Azerbaycanlı kardeşlerinin yanındadır. Bugün yaptığımız telefon görüşmesinde dirayetli ve kararlı duruşuna bir kez daha şahit olduğum Azerbaycan Cumhurbaşkanı kardeşim İlham Aliyev'e ifade ettiğim gibi, Türkiye "tek millet, iki devlet" anlayışıyla, Azerbaycanlı kardeşleriyle dayanışmasını güçlendirerek sürdürecektir"
Seçkin Deniz, 03.10.2020

 

In Nagorno-Karabakh Conflict, Turkey's Involvement Could Be Russia's Nightmare

Bu hafta tartışmalı yerleşim bölgesi Dağlık Karabağ'da Ermenistan ile Azerbaycan arasında şiddetli çatışmalar patlak verirken, 1990'ların başındaki savaştan bu yana kaynayan bölgeyi yeniden alevlendirdi. Moskova, geleneksel arabuluculuk rolüne uygun bir açıklama yaptı.

2 Ekim 2020 Cuma

SA8885/KY1-CÇ739: Hiçbir Baltanın Sapı

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Mikâil ne mi yapardı, nasıl bir tepkide mi bulunurdu yüzüne karşı söylenen bu söze? Valla sadece omuzlarını silkerdi yüzünde beliren hin bir gülümseme eşliğinde."

Sabırsızsın! Diyorum kendi kendime. Sabırsızsın! Hatta özensiz. Evet. Evet. Evet bak bu daha yerinde. Mikâil’i anlatacaktın. Yağmuru oradan oraya gönderenden, gezdirenden, yağmur taksimcisinden söz edecek değilsin elbet. Hayır! Bu Mikâil senin benim onun gibi bir kadından doğma. Bu Mikâil senin benim onun gibi bir erkekten olma. Melek olandan söz etmiyorum. Bir meleğin yaşantısından söz edilebilir mi? Kaygısı, çekincesi, seçme yetisi olmayan bir varlığın öyküsü nasıl anlatılabilir ki? Anlatılabilse bile bir anlamı olur mu ki? beyhude bir uğraş olur hepsi o. 

SA8884/SD1825: Belarus için Ermeni Modeli

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, 2006'dan 2014'e kadar İsveç Dışişleri Bakanı, 1991'den 1994'e kadar İsveç'in AB'ye katılım müzakerelerinde Başbakan, AB'nin Eski Yugoslavya Özel Temsilcisi, Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi, BM Balkanlar Özel Temsilcisi ve Dayton Barış Konferansı Eş Başkanı olarak görev yapan Avrupa Dış İlişkiler Konseyi Eş Başkanı diplomat Carl Bildt'e aittir ve Belarus'ta yeniden seçilen meşru Cumhurbaşkanı Alexander Lukashenko'yu illegal yöntemlerle iktidardan indirme girişimlerinin nasıl başarılı olacağına odaklanmaktadır. Okuyacağınız analiz, Küresel Satanist Çete'nin nasıl çalıştığını, Avrupa Birliği, DTÖ, IMF, NATO ve benzeri kurumları ve paket teknikleri kullanarak ülkeleri nasıl baskı altına aldığını ve Satanist Çete'nin kontrolünde bir rejim değişikliği için insanları nasıl kullandığını anlamanızı sağlayacaktır. Basit bir diplomat olarak Carl Bildt'in üstlendiği  Yugoslavya'da, Bosna-Hersek'te ve Balkanlar'daki görevlerin sonuçlarını irdelediğinizde de şiddet, insan hakları ihlalleri, iç savaşlar, soykırımlar, katliamlar ve parçalanan ülkelerden oluşan o 'korkunç kontrol operasyonu'nun dehşet verici bir planın ayrıntısı olduğunu fark edeceksiniz. Carl Bildt'in hangi hakla Avrupa Birliği'nin bunları yaptığını izah etmediği analizinde Belarus için en doğru modeli bulmak amacıyla Ukrayna ve Ermenistan modellerini karşılaştırırken, her iki ülkenin de yönetimlerini  Rusya ile ortak çalışan Avrupa Birliği (İsrail ve ABD)'nin 'değiştirdiğini' itiraf etmesi siyasî tarihe geçecek kadar önemli bir ayrıntıdır. Bugün farklı iki Avrupa Birliği Müdahale Modeliyle siyasi, ekonomik ve sosyolojik her alanda istikrarı bozulan Ukrayna ve Ermenistan, artan yoksulluk, işsizlik, eşitsizlik ve yok olan ulusal bağımsızlık ve onurla baş başa bırakılmıştır. Ukrayna Kırım gibi büyük bir toprak parçasını Rusya'ya kaybetmiştir. Alexander Lukashenko, 1990'larda Sovyet sonrası geçiş döneminde Batı destekli ekonomik şok terapisine karşı çıktığı için hedeftedir. Bugün (27 Eylül 2020) Azerbaycan'a saldıran, aç, yoksul ve AB tarafından öne sürülerek desteklenen Paşinyan gibi özgürlük nidaları atarak seçilen bir kuklanın yönettiği Ermenistan, Türkiye'yi sıkıştırmak ve baskı altına almak için kullanılmaktadır. Terör, emniyet-yargı darbesi, askerî darbe ve ekonomik saldırılarla 2002'den beri boyun eğdiremedikleri Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı da Ekmeleddin İhsanoğlu ile başlayan Abdullah Gül, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu ile devam eden, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'in “Bugün Ermenistan’da Soros rejimi var. Belarus’ta başarısız olan darbe, iki yıl önce Erivan’da başarılı oldu. Bugün Paşinyan şahsındaki Ermenistan yöneticisi Soros’un uşağı" dediği  'Paşinyan' türü aparatları siyaset sahnesine sürmek, hedef ülkeleri IMF gibi kurumlara bağımlılığı arttıran ve istenen reformlara mahkum edilen anlaşmalara zorlamak Avrupa ve ABD'nin itiraf etmekten çekinmediği bir çalışma biçimidir. Nereye hangi modeli uygulayalım şeklindeki tartışmaların ne kadar aşağılık ve ne kadar insanlık ve hukuk dışı olduğunu izah etmeye gerek yoktur; bütün bunlar uluslararası hukukun ağır şekilde ihlali anlamına gelmektedir ve dünyanın bütün ülkeleri için gerçek bir tehdittir. 
Seçkin Deniz, 02.10.2020

The Armenian Model for Belarus
"Pek çok Batılı gözlemci, Belarus'taki kitlesel protestoları anlamak için Ukrayna'nın 2004-05 ve 2014 devrimlerini değerlendirirken, çok daha iyi bir benzetme, Ermenistan'ın 2018'deki demokratik dönüşümüdür. Ermeniler ülkenin jeopolitik yöneliminde değil, iç yönetiminde bir değişiklik talep ettiler ve bu bütün farkı ortaya çıkardı."

Benzeri görülmemiş sayıda Belaruslu'nun sokağa çıkması ve devlet şiddetine maruz kalmayı reddetmesi sonrası, Belarus (Beyaz Rusya) Cumhurbaşkanı Alexander Lukashenko'nun başka bir seçimi çalma ve iktidarda kalma süresini uzatma girişiminde başarısız olduğu açık. Tüm standartlara göre, iktidardaki günleri artık sayılı.

1 Ekim 2020 Perşembe

SA8883/SD1824: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 583 (06-10 Eylül 2019)

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, her günün tweetlerini aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(06-10 Eylül 2019)  (Eylül  2019: 2.155.  Tweet+Önceki Toplam: 383.026+2.155= 385.181 Tweet)

06 Eylül 2019
suçüstü yakalandınız yani https://t.co/XkDYcwtLkW

06 Eylül 2019
RT @sabihadogann: Hindistan'da tüp bebek tedavisi gören 73 yaşındaki kadın ikiz bebek annesi oldu! 82 yaşındaki baba ertesi gün inme geçird…

Seçkin Deniz Twitter Akışı