31 Mart 2017 Cuma

SA4160/KY13-AO118: Mikro Aidiyet ve Cehaletin Üzerinde Yükselen Sol Kibir

"Kendilerini çok şey bilir sananların bazıları öyle akla ziyan şeyler anlatıyorlar ki, dünyadan habersiz sade bir kibrin içindeler."


Mikro aidiyet fark etmemeyi gerektiriyor çoğu kez. Eğer etrafınızda olup, bitenlere dikkat kesilir, kalabalıkların gözünü bile çevirmediği şeylere odaklanır ve orada biriken kara bulutları görürseniz kendinizi kolayca bir yere ait hissedemezsiniz. 

Teknoloji modern insanı aynileştirerek onun fark etme özelliğini köreltiyor ve böylece küçük gruplar halinde kolayca yönlendiriyor.

Sonuçta; küresel ağın içine sokulmuş olan modern dünyada çatıştırılabilecek gruplar üretmek hiç de zor değil..

SA4159/KY1-CÇ385: İç Savaş Ne Demek?

"Varsın rüya olsun, hayal olsun.. düş olsun.. belki bu düş kurulmadığı, bu rüya görülmediği, bu hayal içlerde yer bulamadığı için yıllardır komşu komşunun canını alabilmekte.."


Bir;

İç savaş ne demek? Bilen var mı? Özellikle sana soruyorum sen ey mültecileri sahillerde eğlenirken gösterip 'Onlar eğleniyor biz onlar için savaşıyoruz!' türünden paylaşımlar yapan, sana soruyorum iç savaş nedir biliyor musun? 

Ülkesi yabancı güçlerce işgal edilmiş topraklar değil iç savaş olan yerler.. düne kadar komşu olanla vuruşmak demek iç savaş.. amcanın yeğenle, yeğenin dayıyla, dedenin torunla savaşı demek.. sen bu savaşa ortak olmayı reddedeni suçlayacak kadar nasıl alçalırsın? 

SA4158/KY1-CÇ384: Hangisi Sen?/ Roman-Bölüm II-3'ün devamı

"Bozulacak büyünün yerine bir başka şeyi koyamayacak olduğunun ayrımındaydı. Burada Sacit’i takdir etmek gerekiyor. Yerine bir şey koyamayacağına göre büyü niçin bozulsundu?"


Bölüm İki
-3'ün devamı-

‘Not defterim yanımda olsaydı!’ türü bir yazıklanma gelmedi aklına Sacit’in. Aslında pek fena bir buluş sayılmazdı, kimi tanıklıkların insanı titretmesi buluşu ve fakat üzerinde durmadı. Hem takmadı bile. Madem yoktu, madem unutmuştu not defterini iki de bir aklına getirmenin, yazıklanmanın ne anlamı vardı? Hiç. Hemen bir yanıt bulması gereken asıl sorun yellenme konusuydu. Öteki Gülcan için mi demişti Füsun için mi? 

Yalan söylüyordu Öteki. Füsun için zaten olamazdı zira Füsun’u bilmiyordu bile. Hani öğrendikten sonra tanık olmuş olabilirdi. Diyelim Füsun evden öğle yemeğinden dönüşte okulun ikinci katına çıkan merdivenlerin ilk basamaklarını –hayır ilk merdivenin ilk basamaklarında her insan evladı daha bir dikkatli olur her konuda, kendisinden başkaları da var mı? Yahut kendisine merdivenin birkaç basamağını çıktıktan sonra yetişme olasılığı olan biri var mı? Bunlar ve bunun dışında kalan tüm olasılıkları her insan doğal bir güdü ya da dürtüyle ya da sevk-i tabiyle hiç zorlanmadan hesaplatırdı, demek ki söz konusu edilen olay merdivenin ilk basamaklarında meydana gelmiş olamazdı- geçtikten belki üç belki dördüncü belki beşinci belki bir sonraki basamakta öyle bir kabahat sergilemiş olabilirdi. 

SA4157/KY28-ATA266: Rumların Kompleksine Bakın

"Ne vakit Türkiye’ye baş kaldırmaya çalışsalar, ne vakit Kıbrıslı Türklerin haklarını yemeğe yeltenseler ve ne vakit ellerindeki ile yetinmeyip fazlasını isteseler, her seferinde de bir şeyler kaybediyorlar, aynen Annan Planı Referandumunda olduğu gibi."


Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis dün bir açıklama yaptı. Bir çok medya kuruluşunun sürpriz olarak nitelemesine rağmen bana göre sürpriz olmayan bir açıklamaydı bu. 

Rum bakan diyor ki;

1960 yılında kurulan “Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasında yanlışlar yapıldı ve Türklere hak etmedikleri haklar verildi. Azınlık statüsündeki Kıbrıslı Türklere, çoğunluk olan Rumlarla eşit haklar verildi. Artık böyle bir uygulama olamaz. Türklere vatandaşlık hakları vereceğiz, hepsi o kadar. Türkiye’nin garantörlüğü ve Fiili garantisi de kaldırılacak ve bir daha da olmayacak(mış.)

SA4156/KY36-CK162: Sykes-Picot'dan İran İşgaline: Musul'un Acıklı Hikâyesi -1-

"Obama sayesinde Orta Doğu'da etkisini yaydıkça yayan İran tehlikeli bir oyun oynuyor!.."


Irak'ın ikinci büyük şehri Musul, medeniyetin doğduğu yerlerden. Kutsal kitapların indiği bu coğrafyanın en iyi günlerini de, kötülerini de yaşamış yorgun ve tozlu şehri.

Bugün bu şehir bütün uluslararası kamuoyunun ilgisine mazhar olan büyük bir savaş ile mücadele ediyor.

2014 yılında, bölgenin en büyük şehirlerinden biri DEAŞ'a karşı operasyonlar başlamışken bu örgütün eline düştü. Hem de bütün dünya için utanç verici bir şekilde. Şehirde konuşlanmış Irak ordusu tek kurşun atmadan kaçtı. DEAŞ'ın eline dünyanın mühimmatı ve Musul bankasının dolu rezervleri geçti.

30 Mart 2017 Perşembe

SA4155/SD641: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 161 (21-25 Ekim 2013)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”

  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)

(21-25 Ekim 2013)  (Ekim 2013: 3.444 Tweet+Önceki Toplam: 84.757=  88.201 Tweet)

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Doğal olarak bugün Türkiye'de yaşanan soyadı karmaşası 'nesepsiz' bir karmaşadır...

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Oysa Avrupa'da iş öyle değildi... Kadın'ın adı da soyadı da yoktu. örneğin Bayan François Mitterand denirdi...

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Fakat bir çocuk annesinin soyadını almaya başlarsa çatışmalar başlayacaktır...

SA4154/KY1-CÇ383: Referandum Geyikleri

"Anadolu'da bir kentin meydanı.. yüz iki yüz kadar toplanmış bir kalabalık.. ana muhalefetin başkanı halka hitap ediyor.. kalabalık karşısında vecde gelmiş.. "



'Partili Başbakan'a itirazı olmayanın 'Partili Cumhurbaşkanı'na itirazı anlamsızdır.. efendim olur mu Cumhurbaşkanı tüm milleti temsil ediyor! Eee.. Başbakan sadece kendisine oy verenleri mi temsil ediyor? 

CHP, ideolojisinin iktidarı için Başbakan ayrı Cumhurbaşkanı ayrı temsiliyetlermiş gibi sunma gayretinde.. ve o yüzden Cumhurbaşkanlığı makamını kendisinin son kalesi olarak görüyor ve bunu dillendiriyor.. partisizlikten muradı da emekli bürokrat.. özellikle de TSK emeklileri.. 

SA4153/KY35-YTK171: Elde Var…

"Sen şimdi bu sert hakikatten soğuk mu soğuk kışın ardından güneşin karşısına gömlekle çıkmanın keyfini çıkar."


Orhan Gencebay neye tekabül ediyordu acaba Ferdi Tayfur'la Burhan Çaçan'la beraber dolmuşlardan başlayarak ortalığı kasıp kavururken.

70'li yılların gençliğinin bir bölümü ne düşünüyordu da onları yıldız yaptı?

Ahmet Kaya'nın tekabül ettiği toplumsal dalgalanma tamam ama Müslüm Gürses'in taraftarlarının kendilerini jiletleyecek kadar coşkun mu depresif mi adını kimin koyacağını bilmediğim tepkilerinin sebebi neydi?

Tayfun Er mi yazmış ya da söylemişti Güneydoğu'dan metropollere kitlesel göçün kimsesiz kimliksiz bıraktığı kelimenin tam anlamıyla çaresizliğin karşılığı mıydı o müzik o jilet o kan?

SA4152/KY49-İTIĞLI41: “Kitabın Ortasından Başlamak”

"Yeni Türkiye’nin Afrika’da hissedilir bir güç haline gelmesi, devlet ve STK’ların ortak çabası ile mümkün. Eğer bir taraf eksik kalırsa küresel rekabet şartlarında yaptıklarınız kaybolup gidiyor. Bu yüzden birlikte, beraberce kitabın ortasından başlamak gerekiyor."


Hayatımızla ilgili yeni kararlar almaya başladığımızda bazen yeni başlangıçlar yapmak isteriz. Bu başlangıçların bizi değiştireceğini yeni bir hayatın bizi beklediğini sanırız. Bu düşünceleri hep değerli bulmuşumdur ve bu tür başlangıçları yapmak isteyenlere karşı saygı duymuşumdur.

Afrika’ya ilk geldiğimde “yeni başlangıçların” ne kadar önemli olduğunu, eğer bir yerlerden başlanacaksa Afrika’dan başlamak gerektiğini düşünmüştüm. Fakat insan belirli bir yaşa gelince de bu tür bir değişikliği göze alamıyor ve o ana kadar kazandıklarının bir şekilde kaybolup gideceğini düşünüyor.

SA4151/KY29-YA86: Rumlardan Bir Ders Daha

"Bilsinler ki bu adada kan, gözyaşı istemediğimiz içindir tüm çabamız. Dili, dini, kültürü, ağladıkları-güldükleri günleri/bayramları ayrı iki toplumu zoraki bir araya getirmek için uğraşıyor, adadaki huzuru kıskanan savaş simsarları."


AKEL'den dün iki basın açıklaması geldi. Kıbrıslılar bilir ama bilmeyenler için açıklayayım; AKEL, Rum siyasi parti. Bu parti, birçok Rum kuruluşu gibi sık sık Türkçe haberler gönderiyor. Tüm basın kuruluşlarının e-mail adresi olsa gerek ki, hepimiz alıyoruz haberleri. Yayınlanır, yayınlanmaz, o basın kuruluşunun bileceği bir şey ama burada, AKEL’in nezdinde Rumlara imrenmemek mümkün değil.

E-maille ilgili iki şey söyleyeceğim. Birincisi can yakan bir özeleştiri; Biz, -bizim partilerimiz- Rum haber sitelerine Türkçe basın açıklaması gönderiyor muyuz? Göndermiyorsak neden göndermiyoruz? Hadi akıl etmedik diyelim; Onlardan neden öğrenmiyoruz? 

29 Mart 2017 Çarşamba

SA4150/TG222: ABD'nin Teröre Açtığı Alanlarda Trump'ın Yeni Çizgileri

"Foreign Policy’den alıntı yapan Krayewski, Trump yönetiminin askeri kararları, Obama döneminde askeri harekâtların gecikmesine neden olarak gördüğü politik ve bürokratik müzakerelerden bağımsız olarak ele aldığını vurguluyor."


Ed Krayewski, Newsweek için kaleme aldığı ve “Trump, IŞİD ve El-Kaide’ye Yönelik Askeri Müdahaleyi İstikrarlı Şekilde Artırıyor(*)” başlığını taşıyan makalesinde, on yıllardır sürmekte olan terörle mücadeleye Trump tarafından yeni bir şekil ve retorik kazandırıldığını ifade ediyor. 

Yazıda, Trump’ın başkanlığı devraldıktan sonra geçen süreç içinde, "Terörle savaşın yeni çizgileri şekillenmeye başladı” denilerek, ABD tarafından bir önceki yıla göre Yemen’e daha fazla bomba atıldığı, 2016 yılında atılan 26.000’den fazla bombadan 34 tanesinin Yemen’e yönelik olduğu belirtiliyor.  

SA4149/KY38-SevDur49: Avrupa’da ‘Evet’ Korkusu

"Avrupa’nın 16 Nisan korkusundan dolayı yaptığı akıl almaz uygulamaları, iç seçimleriyle açıklanacak bir durum olmaktan çoktan çıktı."


Takdim

Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin oylanacağı 16 Nisan’da “evet” çıkacağını anlayan Avrupa, şimdiye kadar gizliden ve içerideki aparatçıklarıyla yaptıkları saldırıların yetersiz kaldığını anlayarak topyekun seferber oldu. Güçlü Türkiye’den korkan Avrupalılar, ağızlarından düşürmedikleri uluslararası hukuku, özgürlükleri, demokrasiyi ve insan haklarını ayaklar atına alan uygulamalarla saldırıyor. 

Türkiye’nin yükselişini durdurmak için o çok öğündükleri demokrasiyi de hiçe saymakta bir beis görmüyor.  Önce Almanya, sonra Hollanda peş peşe skandal uygulamalarla Türk hükümet temsilcilerinin kendi ülkelerindeki vatandaşlarıyla görüşmesini engellemesinin haklı gerekçelerini henüz bulabilmiş değil.  Batı basını da akıllarınca Türkiye’yi küçük düşürmeye, “hayır” oylarına alenen destek olan manşetleriyle kirli yüzlerini bir kez daha göstermeye devam ediyor.

SA4148/KY37-AZ162: Sözüm MHP’lilere... Liderinize Sahip Çıkın...

"Devlet Bahçeli,bir örnek olarak karşınızda..."


Devlet Bahçeli,günü geldiğinde, milliyetçiliğin yüksek fedakarlıkla birleştiğini gösteren bir sembol olarak karşımızda duruyor. Vatanın özgürlüğü, devletin bekası tehlikeye düştüğünde bir milliyetçinin, kişisel ikbal arayışında olmayacağının canlı örneği olarak kararlı politikasını sürdürüyor. Günlük siyasi tartışmaların rutin sarmalının çok dışında bir tercih kullandı, bunu yalnız MHP’lilerin değil, Türkiye’nin çok iyi anlaması gerekiyor.

Alarm zili: 7 Haziran...

Türkiye, 16 Nisan referandumuna, 15 Temmuz hain darbe girişiminin devamında gidiyor gözüküyor, hayır, sürecin başlangıç tarihi 7 Haziran 2015 seçimidir. Bahçeli, yüzde 16.5 oy oranı ve 80 milletvekili ile çıktığı bu seçimin hemen akşamında yaptığı açıklamada tüm koalisyon seçeneklerine partisi açısından kapıları kapattı ve “erken seçim” çağrısı yaptı, neden? 

28 Mart 2017 Salı

SA4147/SD640: "hayatın kırmızı urgan ipi sırtında aşk" /11.10.2005/ 410. patika


...kim ki aşkın var olduğunu beyan edip aşkı yaşadığını ilan ederse, o önce kalkıp hangi aşkı bildiğini ve hangi aşkı yaşadığını anlatsın...
...zira hiç kimsenin aşkı diğerlerinin aşkıyla aynı değildir...
...o eğer varsa tektir...
...tekse, onu hangi hâlle yaşadığınızı bilemediğinizden anlatamazsınız...
...anlatıyorsanız o değildir...
...hepsi farklıysa, yaşadıklarınızın hiçbiri o değildir veya hepsi odur...
...duyuldu mu?...
...işte bu sebeple aşk yoktur...
...anlatamıyor ve yaşayamıyorsanız o yoktur...
...sizi her an düşüncelere sevk eden şey aşk değildir...
...sizi her an heyecanlara gark eden şey aşk değildir...

SA4146/SD639: Telveler 41

"Siz, ölü düşünürlerin düşündüklerini bileceksiniz; ancak asla sizden az bilen onların size önderlik etmesine izin vermeyeceksiniz..."


Sıralı düşünceler insan hâfızasında depolanmadan önce üretilir, değerlenir, hafızada tasnif edilir ve yerleştirilir; gerektiğince alınarak yeniden-bilgi eklenerek düşünceler harmanlanır...

Ve tekrar hâfızada ilgili olduğu yerlere kaydedilir... Her yenileme aşamasında önceki bilgiler eskir; ama yok olmaz... Her incelemede de siz değişiklikleri fark edersiniz...

İnsanlığın hâfızası da insan hâfızası gibi işler...

SA4145/SD638: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 160 (16-20 Ekim 2013)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)

(16-20 Ekim 2013)  (Ekim 2013: 3.444 Tweet+Önceki Toplam: 84.757=  88.201 Tweet)

Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
@feyzasays ama ilgili tweet teşekkürü buna binaen yapmıştı,önceki tweete binaen değil:)

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
@feyzasays de... pazar sendromu oluşmadı mı?:)

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Bazı insanlar çok tuhaf...siz diyorum, mesafe bırakıyorum kabarıyorlar, sen deyip fırçayı basınca hemen kıvama geliyorlar:)

27 Mart 2017 Pazartesi

SA4144/ÂA31: Haçlı ve Siyonist Seferlerine Karşı ‘One Minute’ Sürüyor

"16 Nisan 2017 referandumu bir milat gibi duruyor görünse de Batı kendince gerekli olan tedbirleri almış durumda. Trump'ın da dahil olduğu ırkçı hıristiyan gen dünyanın karşılaştığı en büyük tehdit olarak insanlığın karşısında."



Erdoğan'ın tarihten devraldığı cesaret, halkın aşırı farkında olarak verdiği destekle birleşince tarih, Amerikalı ve Rus düşünce kuruluşlarının gelecek tasarımlarında derin kırılmalar oluşturacak bir sarsıntı yaşadı. Erdoğan'ın 2009'da Davos'ta 'One Minute' ile katliamcı İsrail'e verdiği tepki, 26 Mart 2017'de doğrudan, Avrupa Birliği'nin temellerinin atıldığı Roma Antlaşmaları'nın 60. yıldönümü töreni için Roma'ya gelen AB liderlerinin Vatikan'da Papa Francesco ile görüşmesi sonrası verdiği fotoğrafa yöneldi: "Hayırdır niye Vatikan’da bir araya geldiniz? Papa ne zamandan beri AB üyesi oldu? Haçlı ittifakı kendini eninde sonunda gösterdi. Bu budur. Siz Türkiye’yi Müslüman olduğu için içeri almıyorsunuz." 

15 Temmuz 2016'da ABD-İngiltere-Almanya-AB ve İsrail'in birlikte tasarladığı ve FETÖ ya da NATO üyesi darbeci subaylarla uygulamaya koyduğu askerî darbe 24 saat dolmadan devletin sadık evlatlarının güçlü direnişi, halkın verdiği kahramanca mücadele ve Allah'ın yardımıyla durdurulduğunda Türkiye Cumhuriyeti felaketin ve uçurumun eşiğinden dönmüş ve Türkiye topluca 'One Minute' demişti.

SA4143/ÇY4-DB77: Morgan; Bir Sentetik İnsan Filmi

"Kısacası Morgan sıradan bir bilim-kurgu değil. Duygusallığın bir tür zayıflık olduğunu göstermeye çalışan bir Hollywood yapıtı. İçinde bulunduğumuz zamanda insani özelliklerini yitirmiş, varmak istediği hedefe ulaşmak için her tür acımasızlığı mübah sayanları gördükçe insanı daha da ürperten bir film…"


Hollywood’un son zamanlarda bilim-kurgu türünde oldukça gözde konusu bir kez daha sinemalarda. 

Ünlü yazar Mary Shelly’nin Frankenstein’ından beri bu konu yüzlerce kez işlendi. İnsanoğlunun düşünebilen, hareket edebilen bir varlığı üretmeyi hayal etmesi, vazgeçemediği bir tutkusu sinema sektöründe. Asimov’un “I Robot”undan Spielberg’in “Yapay Zeka”sına, “Terminatör” serisinden Garland’ın “Ex Machinası”na kadar bir çok filmle furya devam ediyor. 

2016 yapımı olan Morgan da bu gruba dahil. Fakat çıkış noktası ve verdiği mesaj açısından biraz farklı. Ünlü yapımcı ve yönetmen Ridley Scott’un oğlu Luke Scott’un yönetmenliğini yaptığı, senaryosunu Seth Owen’ın yazdığı film yapay zekası olan bir robotu veya sonradan canlandırılmış bir yaratığı anlatmıyor. Konu, hiçbir anne-babası olmadan kimyasallar yoluyla üretilmiş DNA’lar sayesinde yapılmış bir canlı üzerine.

SA4142/KY28-ATA265: Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”

Kendilerini “Türkçe konuşan Kıbrıslılar” diye tanıtan, Türklükten imtina eden, ne oldukları belirsiz kişilerin kulaklarına küpe olsun Anastasiadis’in bu sözleri.


Anastasiadis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile 23 Mart günü yaptığı görüşmeden sonra bir açıklama yaptı. Bu açıklamanın satır aralarında kullandığı kelimeler ibretlik. Bizim içimizde kendilerini “Türkçe konuşan Kıbrıslı” diye tanıtanlara hayal içinde olduklarının dersini veriyor Anastasiadis.

Görüşmeden sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Anastasiadis, Guterres ile Eide arasında farklı bir yaklaşım saptayıp saptamadığı sorusu üzerine yaptığı açıklama içinde yer alan bir paragraf aynı aşağıdaki gibi, kelimesi kelimesine:

26 Mart 2017 Pazar

SA4141/SD637: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 159 (11-15 Ekim 2013)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)

(11-15 Ekim 2013)  (Ekim 2013: 3.444 Tweet+Önceki Toplam: 84.757=  88.201 Tweet)

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
İngiltere'de hükümet eğitimde yapboz yapmakla suçlanıyor; dertleri büyük, parasız kaldılar theguardian.com/society/2013/o…

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
@Metinmuzaffer Hepimiz için inşaallah...

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
@Metinmuzaffer unutmak zorlaşıyor...

SA4140/ÇY4-DB76: ABD'de Su Politikası ve Altyapısı Hakkındaki 10 Gerçek

Sonsuz Ark'ın Notu:
"Dünyanın en gelişmiş ülkesi ve daha doğrusu imparatorluğu olan Amerika Birleşik Devletleri'nde su sorunu çok ciddi boyutlarda. Ulusal Baraj Envanteri'ne göre, ABD federal hükümeti, ülkedeki 90 bin barajın yalnızca yaklaşık yüzde 3,7'sine sahiptir. Birçok içme suyu şirketi, artan su altyapı yatırımını takip etmek için yaygın finansal ve ekonomik zorluklarla yüz yüzedir."
Seçkin Deniz, 26.03.2017


10 facts about water policy and infrastructure in the US

Michigan, Flint'teki su güvenliği krizinden California'da Oroville Barajı'ndaki felakete kadar suyla ilgili birçok olay manşet oluyor ve ABD'nin kritik su sistemlerini güvenli ve işlevsel kılmaya odaklanması sorgulanıyor.

ABD odaklı Su Haftası ve Dünya Su Günü öncesinde, Brookings uzmanları su altyapısının birçok boyutunu araştırdı. Araştırmalarından elde edilen 10 gerçek aşağıda vurgulanmıştır.

SA4139/KY35-YTK170: “Kalpsiz Dünyanın Kalbi”

"Ama insan bütün bu olup bitenlerden sonra merak etmiyor değil? Milyonlarca çocuk bir bardak su bulamazken aynı adama altı kere kalp iki kere böbrek nereden bulunuyor?"


12 Haziran 1915'te Çanakkale'de veya Kafkaslarda ya da Verdun'de toplam sayıları milyonu aşkın genç insan birbirine ateş ediyor, insafsız toplardan korunmaya çalışıyordu.

Çoğu öldü sonra… ama o cephede ama sağ kalıp gönderildikleri başka cephelerde. Daha da fazlası sakat kaldı bir ömür boyu. Organ kaybı yaşayanlarla aklını kaybedenlerin hepsi sadece istatistik olup gittiler.

Muhtemelen hiçbiri 2017 Mart ayını görmedi.

SA4138/KY37-AZ161: Rakka’dan Önce, Tel Abyad ve Tel Rifat’ı Kurtarmak Zorundayız

Tel Abyad ve Tel Rifat, ÖSO için “yürüme mesafesindedir...” Bilsinler...


Suriye, işgal altında bir ülkedir. İşgal parçalıdır. Şam ve bağlantısındaki “Baas kontrolü” olarak belirtilen bölgelerde iki ana işgalci vardır: Rusya ve İran.

İsrail’in Suriye’ye dönük son hava saldırısından sonra Moskova’daki İsrail Büyükelçisi Gary Koren’i, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikhail Bogdanov telefonla arayıp, “Derdiniz ne?” diye sorduğuna göre Suriye’de asıl patron Putin’dir. İran’a bağlı Hizbullah, saldırı sonrası İsrail’e füze fırlattığına göre de Hamaney “Ben de buradayım” demeye çalışmaktadır.

İşgalin diğer kanadında ise YPG-PKK üzerinden ABD bulunmaktadır.

25 Mart 2017 Cumartesi

SA4137/MEY32: Ağaç'ta Ev Yapmak

"Onlardan çok değerlendirme yazıları aldım, evde bir yerlerde duruyorlar... öğrencilerim hep değerliydi ve önemliydi; onlara emek verdim, onları yetiştirdim. İşte onlardan birinin düşünceleri... "


Tarlasını sonbaharda sürmüş, ekim aylarında ekmiş, soğukta, sıcakta tarlasından çıkmamış, gece gündüz çalışmış ve nihayet ilkbaharda yemyeşil yaprakların arasından görünen sıra sıra dizili ürüne keyifle bakan ve Allah'a şükreden bir çiftçi gibi hissediyorum hasada yakın. Bahar bu, verdiğiniz emeğin karşılığını size ikram eden Allah'ın umut dağıttığı şenlikli zaman.

Onbirinci sınıfta okuttuğum ve şu anda son sınıfta olan, ama dersine girmediğim bir öğrencimin, zaman zaman yanıma gelip hâl-hatır sormasından mütevellit, bir durum değerlendirmesi yapmasını istememe binaen yazıp bana verdiği aşağıdaki metin, yirmi üç yıllık meslek hayatımın öğrencilerime nasıl yansıdığını görmeme vesile olmuştu.  

SA4136/KY26-CA116: Ättestupa ya da Aile Ocağı

"Kent hayatlarında mecbur kalınan huzurevi yalnızlıkları piyasa sistemini canlı tutan ilkelerden bağımsız düşünülemeyeceği için de mimarlık projelerinde yaşlılar yok sayılıyor. “Ättestupa” farkına varmadan nasıl da sızmış kültürümüze!"


1980’lerde, gazeteciliğe hevesli bir mimarlık öğrencisiyken gecekondu bölgelerine, huzurevlerine ve kimsesiz çocuk yurtlarına giderdim. Ahlaklı bir toplum olmanın yolu, buralarda gerçekleştirilen adalet ve güler yüzle mümkün görünürdü. Hastane ve hapishane ortamları da böylelikle biçimlenirdi; daha az hasta ve mahkum olurduk. Huzurevleri ve çocuk yurtlarının toplumdan yalıtılmaması bu açıdan da önemli görünürdü bana.

1991’de yayımlanan Modernizmin Evsizliği Ailenin Gerekliliği kitabımdan bu yana bu soruya cevap aramayı sürdürüyorum: Yaşlıların yalnızlığı ve sürgünlüğü nasıl son bulabilir? Bu sorunun mimarlıkla ilişkisi ise öğrencilik yıllarından beri düşündürüyor beni. 

SA4135/KY36-CK161-KY33-YO174: 15 Temmuz Darbesi'nin Arkasında Kim Var?

15 TEMMUZ DARBESİNİN ARKASINDA KİM VAR?
Kanıtlar, Belgeler, Fotoğraflar, Videolar
Yıldıray Oğur-Ceren Kenar


Dört ‘başarılı’ darbe yaşamış Türkiye’nin, ilk başarısız darbe girişiminin tarihi 22 Şubat 1962’ydi. Başbakan Menderes’in idamında bir ay sonra yapılan seçimleri kapatılan partisi Demokrat Parti’nin devamı olan partilerin kazanmasını içine sindiremeyen radikal Kemalist bir cunta adına Harp Okulu Komutanı Talat Aydemir, darbe girişiminde bulunmuştu

Darbe zorlukla bastırıldı, Albay emekliliğe sevk edilerek affedildi. Ama bir yıl sonra 21 Mayıs 1963’te ikinci kez darbeyi denedi. Ankara’da Meclis’in önünde çatışmalar yaşandı, jetler Harp Okulu’nu vurdu. Sonunda Talat Aydemir ve darbeciler teslim oldular. Darbeci Albay bu kez mahkemeye çıkarıldı. İdamına karar verilmişti. Mahkemede şöyle dedi: “Bugün bıraksanız yine darbe yaparım”

24 Mart 2017 Cuma

SA4134/KY1-CÇ382: Hangisi Sen?/ Roman-Bölüm II-3

 "Bir düşünceden, bunalmışlığın doğurduğu bir düşünceden öte bir gerçekliği olduğuna ilişkin kanıtlardan yoksundu Sacit ve eğer Musa’nın temsilcisi saat onu –Sacit’i- bu düşsel girdaptan çıkarmazsa, çıkaramaz ise ne olacaktı?"


Bölüm İki
-3-

Sacit’in eline-ayağına-gözüne-dizine dursun ki rahatlık batıyordu. Batıyor. Düpedüz rahatsızlık arıyordu, arıyor. Bu açıktı. Düşsel sıkıntılardan, kurgulanmış acılardan haz aldığı bile söylenebilirdi. Ki zaten dile getirilen bu hazzı alıyordu Sacit. Hem fazlasıyla alıyordu. Haz aldıkça daha birçok istiyordu daha birçok batıyordu bir keş gibi. Bir müptela gibi. Bir alkolik gibi. 

Düşsel sıkıntılardan, kurgulanmış acılardan haz aldığını şuradan biliyoruz ki Musa’nın gerçekliğin kurguladığı-kurguladıkları gibi –Öteki ve Sacit’in yaptıkları yani, yani onların dış gerçekliğe karşı takındıkları, algıladıkları, duyumsadıkları ve savladıkları gibi- olmadığına ilişkin olanca ısrarına, olanca baskısına, olanca çabasına, olanca gayretine, olanca didinmesine, bir ton yahut bir buçuk ton yahut ondan daha az veya bir buçuk tondan az daha fazla kanıtlar ileri sürmesine karşın, -hem öyle yenilir yutulur kanıtlar olmadığını, epey bir sağlam, epey bir dirençli, epey bir ciddi, epey bir kesin, epey bir keskin, epey bir açık, epey bir elle tutulur kanıtlar olduğunu belirtelim- Sacit ‘la’ demiş ‘illa’ya geçmemekte diretmişti. 

SA4133/KY28-ATA264: Rumların Bitmeyen Bizans Oyunları

"Rum Ortodoks Kilisesinin tüm baskılarına ve de aforoz tehditlerine rağmen hangi Rum Eğitim Bakanı Plebisit’in resmi anma günü olarak anılmasına hayır diyebilecek çok merak ediyorum." 


BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.

Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.

Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.

SA4132/KY36-CK160: Türkiye Aleyhine Çalışan Bir Türk Lobi!..

"İki terör örgütünü kullanan aktörlerin iyi niyetli olmadığı aşikâr. Ancak buna rağmen Türkiye'nin "soft power" kapasitesini geliştirmesi ve haklı olduğu meselelerde ısrarla kendisini anlatması önemli."


Türkiye'nin hem Batılı “müttefikleri” hem de İran ve Rusya PKK'yı Türkiye'ye karşı kullanıyor. 

Türkiye'nin Orta Doğu'daki manevra alanını daraltmak ve gözdağı vermek için PKK epey kullanışlı bir taşeron. İdeolojik ana hattını Kürt milliyetçiliği ve Marxism olarak benimseyen PKK, iş sponsor belirlemeye gelince epey pragmatik davranabiliyor. Anti-emperyalist söylemlerinin ABD ile ittifak yapmasına mani olmadığı gibi, Kürt milliyetçisi tavrı da neredeyse her hafta bir Kürt'ü idam eden İran'la iş birliğini engellemiyor.

Bu yeni bir durum değil. Türkiye son 30 senedir PKK'nın değişen uluslararası bağlantıları ve sponsorlarını biliyor.Son 3-4 senedir, PKK'ya yeni bir Türkiye aleyhtarı lobi katıldı.

23 Mart 2017 Perşembe

SA4131/KY25-NO90: Mümkünse Gündüz Uyuyup Gece Uyanık Kalalım!

"Referanduma giden bu günlerde yapılacak tek şey: Mümkünse gündüz uyuyup, gece uyanık kalalım!"


Var bu havada bir puştluk kokusu... Ya da vatan anadan evladır!

Dün havanın biraz göz kırpmasına dayanamayıp Hanım'la beraber attık kendimizi dışarıya, kırlara. Kışın sıkıcı griliğinin ardından peş peşe düşen cemrelerin getirdiği değişiklikler en iyi 21 Mart Nevruz günü görülür deyü. Aynı zamanda bahar-yaz yürüyüş programlarının güzergâh planlamalarını yapalım dedik. 

Evden şehir dışına, kırlara ulaşmak için var olan ilk 1,5 km lik mesafeyi bir an önce geçip doğayla iç içe olmak istiyorduk. Artık tarlalar arasındaki yollara ulaşmış, tabiatın uyanmaya başladığını, yeşilin en taze, en yeşil olduğu ilk öncülerini çıplak gözle görmeye başlamıştık.

SA4130/SD636: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 158 (06-10 Ekim 2013)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”

  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)

(06-10 Ekim 2013)  (Ekim 2013: 3.444 Tweet+Önceki Toplam: 84.757=  88.201 Tweet)

Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Akıl hastahanesi yoktu ki adı 'Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri' diye değişsin... Deli misiniz nesiniz?

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
@nazende_ Şahin Ağa'ya okut:)

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
@nazende_ Peki konuşan nokta hangisi? Hangisini kullanmasak diğeri konuşmayacak?:)

SA4129/KY35-YTK169: Start Vermeyelim, Başlayalım

"Daha “dahi anlamındaki de ve da”ları veya soru eklerini ayrı yazmaktan öteye geçememiş dil bilincine gelmiş değiliz."


Nevruz'la ilgili törenler, açıklamalar, tartışmalar, bilgi içeren paylaşımlar yağıyor olmalı şu anda üzerinize. Yağsın, iyidir. Hayat dünya iklim toprak hava ve daha nicesinin hep birlikte insanoğlunda kazandığı anlamın binlerce yıllık köşe taşlarından biri daha işte.

Olup bitenlere verdiğimiz anlamları dile getirerek taşıyor işaretliyor yeniden üretiyoruz. O yüzden kıyamete kadar her milletin taşıyacağı az sayıdaki değişmemiş özelliklerinden biri de dil.

Geçtiğimiz hafta siyasetin gürültüsü içinde hak ettiği kadar sesini duyuramayan önemli bir etkinlik yaşandı ve orada alınan kararları bu yüzden size yeniden hatırlatmak istiyorum.

SA4128/KY49-İTIĞLI40: Kuraklık ve Açlık Önlenebilir mi?

"Somali yani Ogedan eyaleti petrol ve doğal gaz bakımından zengin bir bölge. Fakat neden yıllardır petrol ve doğal gaz üretimi yapılamıyor? Amhara ve Oramiya eyaletleri tarım ve hayvancılığın en ileride olduğu bölgeler olmasına rağmen neden yanı başındaki bir eyalet açlıkla kıvranıyor?"


Doğu Afrika son 5 yılın en büyük kuraklığını yaşıyor. Somali, Etiyopya, Kenya, Eritre ve Uganda kuraklıklardan etkilenen ülkelerin başında geliyor. Türkiye, Cumhurbaşkanlığı nezdinde yardım için bir kampanya başlattı ve AFAD, Kızılay ve TİKA başta olmak Türkiye’den birçok yardım kuruluşu bu seferberliğe katıldı.

Kuraklıktan en fazla etkilenen bölgelerden biri Etiyopya’nın Somali eyaleti. Yaklaşık 6 milyon kişinin yaşadığı Somali yani Ogedan bölgesinde geçen hafta itibari ile açlıktan ölümler başladı bile. Yaklaşık 4 milyon kişinin açlık tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı biliniyor Ogedan eyaletinde. Diğer bir etkilenen bölge ise Somali Devleti. Somali Devletinin çiçeği burnunda devlet başkanı dünyadan ülkesi için yardım istedi ve eğer yardım edilmezse toplu ölümlerin gerçekleşebileceğini söyledi.

22 Mart 2017 Çarşamba

SA4127/TG221: "Türkiye ile Alakalı Beş Efsane- Five Myths About Turkey"

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki analiz ilginç bir şekilde Türkiye'nin doğru anlaşılması adına yapılmış görünmektedir ve daha da ilginç olan böyle bir analizin açık Türkiye ve Erdoğan karşıtlığı yapan Washington Post gibi bir neocon yayın organında yayınlanabilmiş olmasıdır. İlgiyle okuyacağınızı umduğumuz bu çalışma Cumhuriyet tarihinin dışarıdan okunduğunda nasıl algılandığına dair bazı temel sorgulamalara temas eden bir içeriğe de sahiptir.
Seçkin Deniz, 22.03.2017

Five Myths About Turkey
No, its president isn’t a dictator, and the country isn’t secular.
"Hayır, cumhurbaşkanı bir diktatör değildir ve ülke laik değildir."

Geçtiğimiz hafta Hollanda ve Türkiye arasında diplomatların sınırdışı edilmesi ve engellenmesi ile alakalı bir çatışma yaşandı. Konu Türk yetkililerin gurbetçi Türkler arasında liberal olmayan bir anayasaya yönelik kampanya yapıp yapamayacakları ile alakalıydı. Türkiye uzun zamandır Batı'nın önemli bir müttefiki olmuştur, ancak tüm diplomatik, siyasi ve askeri bağlantılara rağmen Amerikalılar bunun çok az farkındadır. Tüm bildikleri, hiçbir zaman doğru olmamış ya da zamanla anlamını yitirmiş muğlak argümanlara dayanıyor görünmektedir. Aşağıda bu katı efsaneler(mitler)den beş tanesi yer alıyor:

Efsane 1: Türkiye Bir Demokrasidir

Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminde otoriter bir hale geldiğine yönelik yaygın bir kanaat bulunmaktadır. 2015'te Türk yazar Mustafa Akyol, New York Times gazetesinde yayınlanmış olan bir yazısında ülkesinin "otoriter sapmasına" değindi. Birkaç ay sonra, sosyal bilimci Jason Brownlee, bu sayfalarda "Türkiye'nin otoriter kökenleri" hakkında bir yazı yazdı.

SA4125/KY38-SevDur48: Bu Sefer İnsanlık Kazansın

Kim bilir, akbaba çocuğu yemeden önce, bu sefer insanlık kazanır belki.


Takdim

Yemen ve Güney Sudan son 60 yılın en kurak dönemini yaşıyor. Bunun üzerine fakirlik ve savaş da eklenince açlığa bağlı sebeplerden on dakikada bir çocuk ölüyor. Bölge halkı, çocuklarından hangisini ölüme terk edeceğine karar verecek kadar ağır imtihandan geçerken, insanlık bir kez daha sınıfta kalıyor. Anneler 20 km yol yürüyerek çocuklarına su veya yiyecek bulmaya çalışırken, yollarda başlarına gelen tecavüz, ölüm gibi olayların kaydı bile tutulamıyor. 

Bölgeye giden Kızılay Başkanı Kerem Kınık, etkisinin beş yıl daha sürmesi beklenen felaketi anlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat başlattığı “Umudu Ol” kampanyasıyla mazlumların yaralarını sarmaya hazırlanan Kızılay, işbirliği ile insanlığın umudu olmaya aday. Kim bilir, akbaba çocuğu yemeden önce, bu sefer insanlık kazanır belki.

SA4124/KY37-AZ160: Arkadaş, “Darbeyi Biz Yaptırdık” Deyin, Bitsin...

"Bugüne kadar ima ettim, bu kez açıkça söylüyorum: Kapatın şu İncirlik denilen melanet merkezini, atın bu tür adamların askerlerini topraklarımızdan... Artık yeter!"


Federal Almanya İstihbarat Servisi (BND) Direktörü Bruno Kahl, Der Spiegel’e yaptığı açıklamada, “Türkiye’deki darbenin arkasında Gülen Hareketi’nin olduğuna ikna olmadık” dedi. Açıklamaya göre, Türkiye, FETÖ’nün 15 Temmuz’un düzenleyicisi olduğuna ilişkin pek çok kanıtı kendilerine iletmiş ama, iddia konusunda “tatmin olmamışlar...”

Açıklama, Türkiye’nin FETÖ ile sürdürdüğü küresel mücadeleye meydan okuma, kanlı bir darbenin düzenleyicilerini koruma-kollamadır.

Kahl,açıklamasında bir adım daha ileri gidiyor: Türkiye, darbeyi, hükümete anti-demokratik kararlar alma yönünde bir neden olarak kullandı...

SA4123/KY36-CK159: PKK'yı Sadece Batı mı Destekliyor?

"PKK, özellikle Orta Doğu masasında aktör olan unsurlar tarafından, Türkiye'nin her hamlesine karşı kullanılan bir taşeron örgüt."


AB'nin ve ABD'nin PKK'ya olan tavrı malum. Bir yandan terör listesinde gördükleri PKK'ya, farklı yollar üzerinden askerî, siyasi destek sağladıkları ve bu barbar örgüte meşruiyet sağladıkları son derece açık.

ABD'nin Suriye'de PYD'ye askerî destek sağlaması, PKK'nın Avrupa başkentlerinde gösteri yapabilmesi ve finansman sağlayabilmesi ne müttefiklik hukukuna sığar, ne de herhangi bir güvenlik politikasına. DEAŞ'ı öven tweetleri atanları hapse atan AB ülkeleri, kendi başkentlerinde PKK'nın şov yapmasına izin verebiliyor.

21 Mart 2017 Salı

SA4122/SD635: "iyi duygular öldüğünde..."/ 12.10.2005/ 411. patika



...gem'in aklın ağzına vurulduğu gün iyi duygular ölür...
...ölü duyguların dirilmesi 'isa' bekler kendince...
...isa gelmeden önce bekleyen ibranîler gibi..
...bir elçi bekler yaratıcıdan...
...bu umuttur...
...akla gem vurulduğu vakit duygular nasıl ölür ki?...
...akıl durdurulmuş ve kontrol edilmişken duygular coşmazlar mıydı?...
...karmaşa, ah karmaşa!....
...değil işte; duygular, eğer, iyicelikleri içinde arzulananlar iseler ölürler...
...ölürler akıl durmuşken...
...aklın olmadığı yerde coşanlar da iyi duygular olamazlar...

SA4121/SD634: Telveler 40

"İnsan aklıyla Allah'a ulaştı; buna "takva" dendi ve bu, insan için üstünlük ayıracı oldu..."


Allah, insanı yarattı...

İnsanla ilgili her şeyi yoktan var etti...

Onu yeryüzüne gönderdi...  Ona bilmediği her şeyi öğretti...

İnsanı çoğalttı... Ona elçiler gönderdi... Onu öndersiz ve habersiz bırakmadı...

O diledikçe, ona istediklerini verdi... Son elçiye kadar, elini insandan çekmedi...

SA4120/SD633: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 157 (01-05 Ekim 2013)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)

(01-05 Ekim 2013)  (Ekim 2013: 3.444 Tweet+Önceki Toplam: 84.757=  88.201 Tweet)

Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Sonsuz Ark, alışılagelmiş zavallı kalıpların dışında... insan zihnini yoran bir çabanın ürünü... bu sebeple güçlü bir yer...

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Sonsuz Ark, kaliteli okuyucu istiyor ve kendi okuyucusunu kendisi seçiyor...
  
 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Okuyucular, Sonsuz Ark'da ne var ne yok diyerek gelme alışkanlıkları edinene kadar sosyal medyada çalışmaya devam edeceğiz.

20 Mart 2017 Pazartesi

SA4119/AŞ76: Normaller ve İlkeler Çatışmasında Batı ve Türkiye

"Halk, 16 Nisan'da Evet diyecek, peki ya siyasi iktidar, bundan sonra halkın devleti olarak saygın bir devlet inşâ edebilecek mi?"


Nasıl görünüyor Türkiye? Türkiye'de yaşananlar ne türden bir karmaşık ilişkiler ağının hangi boyuttaki parçaları? Bundan sonra ne olacak? Uzun yıllardır bunu izliyor, düşünüyor ve yazıyorum. Normal'in ne olduğuna dair algılarımıza yapılan dayatmaların artık çıkmazda olduğu açık.

Güvenlik örgütü olan NATO'nun bir üyesiyiz, ama NATO yıllarca Türkiye'de defalarca darbe yaparak üyelik normlarına aykırı davrandı. Medeniyet, gelişmişlik, demokrasi ve insan hakları temellerinden yola çıktığını iddia eden Avrupa Birliği ile üyelik müzakereleri yapıyoruz, ama Avrupa Birliği demokratikleşme temelli normlarını çöpe atarak askeri darbeleri destekliyor, Türkiye'yi kan gölüne çeviren terör örgütlerini koruyor, finanse ediyor, terör örgütü üyelerine siyasi sığınma hakkı veriyor.

SA4118/KY13-AO117: Referandum'a Doğru; Evetçiler, Hayırcılar ve Genel Hava

"Bugünkü izlenimlerimden çıkardığım sonuç; "EVET" cephesinin sokaklara hakim olan mobilize ekipleri yok, bu konuda hiçbir ciddi organizasyon yok ve gençler konunun dışında tutulmuş durumdalar. Gençleri bu konular doğrultusunda eğitip, böylesi çalışmalara iten yok.."


Bugün, Üsküdar'da "Hayır" ve "Evet" için çalışma yapanların çalışmalarını yakından izlemek, halka neler anlattıklarını duymak istedim.

Bir hafta sonu olması nedeniyle insanlar güzel havayı genelde sahilde geçirmek istedikleri için caddeler oldukça kalabalıktı. Ayrıca, Üsküdar meydanında "Rizeliler Haftası Etkinliği" olması kalabalığı daha da artırmıştı.

Hemen meydan çıkışında "Evet" ekibi aracını konuşlandırmış, bangır bangır açtığı müzik sesiyle halkın ilgisini çekmeye çalışıyordu. Bu nedenle gruptan bir iki kişi de çalınan "evet" müzikleri eşliğinde el çırpıp oynuyordu.

Seçkin Deniz Twitter Akışı