Yıldıray Oğur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yıldıray Oğur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2017 Cuma

SA4261/KY33-YO185: FETÖ’den ‘Soruşturulan’ İlk Bakan

"Demek ki önce aklı ve mücadele ederken de adaleti kaybetmemekten başka yol yok."


FETÖ’nün kayıp siyasi ayağına galiba sonunda ulaşıldı. Hem de en az ilk bakılması gereken yerde çıkıverdi karşımıza; Bakanlar Kurulu salonunda!

23 Nisan 2017 günü Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nda bakan koltuklarında bir 23 Nisan geleneği olarak çocuklar oturmuştu. Yıllar önce hoş bir gelenek olarak başlayan 23 Nisan’da koltuğu çocuklara bırakma âdeti, zamanla çocukların birkaç dakikalığına bile çocukluk yapmasından endişe eden endişeli ve garantici bürokratlar sayesinde, çocukların kendilerine ezberletilen, günün anlam ve önemine göre değişen mesajları büyükleri taklit ederek okumasına kadar evrildi…

26 Nisan 2017 Çarşamba

SA4253/KY33-YO184: Atatürk’e Babasından Miras Kalan Kitap

"Orada emredildiği gibi işlerimizi hâlâ istişare ile yürütmeye, daha çok konuşmaya, birbirimizi anlamaya ihtiyaç var. Çünkü ortak bir hikâyenin çocuklarıyız…"


Vasilis Dimitriadis, 1955-1984 yılları arasında Selanik’te bulunan Makedonya Devlet Arşivi’nin müdürlüğünü yapmış, Girit Üniversitesi’nden emekli olmuş 86 yaşında bir tarih profesörü.

2010 yılında 80 yaşındayken Yunanistan’daki arşivleri didik didik tarayarak yazdığı “Bir Evin Hikâyesi; Selanik’teki Mustafa Kemal Atatürk’ün Evi ve Ailesi Hakkında Türkçe ve Yunanca Belgeler” adlı çalışması Türk Tarih Kurumu tarafından altı yıl sonra basıldı. Aslında 6 yıllık bir gecikmeyle basıldı demek daha doğru.

24 Nisan 2017 Pazartesi

SA4248/KY33-YO183: Atı Alıp Üsküdar’da Biraz Dinlenmek...

"Yani atı aldıktan sonra Üsküdar’da biraz dinlenip, muhasebe yapıp, yola öyle devam etmekte fayda var..."


Üsküdar, 1994’ten beri Refah Partisi, Fazilet, AK Partili belediyeler tarafından yönetiliyor. Ev sahipliği yaptığı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesi yıllarca oturdukları Emniyet Mahallesi’nden sonra yine Üsküdar’ın semtlerinden Kısıklı’ya taşındılar. Pek çok muhafazakâr ailenin, iş adamının, entelektüelin adresi olan Üsküdar, 15 Temmuz gecesi Köprü, Çengelköy, Bağlarbaşı, Selamiali, Acıbadem’de şehitler vermiş, darbeye en doğrudan muhatap olmuş ilçe.

2014’ten 2017’ye 2 genel, bir yerel, bir Cumhurbaşkanlığı seçimi ve bir referandum geçiren Üsküdar’ın seçim karnesi, duymak isteyene bir şeyler söylüyor.

21 Nisan 2017 Cuma

SA4236/KY33-YO182: Fi

"Şurası kesin ki bu iki yılda bu altı oranı en iyi anlayan kazanacak..."


Fi ya da Altın Oran, eski Mısırlılar ve Yunanlar tarafından keşfedilmiş, bir bütün parçaları arasında gözlemlenen, uyum açısından en mükemmel oranları veren geometrik oranın adı.

Galiba referandumdan çıkan 51/49 dengesi de Türkiye’nin siyasi "Fi" rakamı.

Bu mükemmel oran bütün Türkiye’ye, iktidara, muhalefete, medyaya ve dünyaya bir şeyler söylüyor.

İlk mesaj dünyaya ve çok net; Türkiye bir muz cumhuriyeti değildir. Türkiye’ye bir Orta Doğu diktatörlüğü muamelesi yapmaktan vazgeçin. 140 yıldır Meclis’i olan, 110 yıldır seçimlerin yapıldığı, 67 yıllık parlamenter demokrasi geleneği olan daha 9 ay önce halkın demokrasiyi canı pahasına sokaktan kurtardığı bir ülkeden bahsediyorsunuz, artık anlayın.

19 Nisan 2017 Çarşamba

SA4227/KY33-YO181: 15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden Öğrendiklerimiz -11-

"Yani darbeciler darbeden 6 ay önce Meclis’ten bir ‘Torba Kanun’un içine atılmış bir kanunla istemedikleri albayları tasfiye edecek bir kanunu geçirtmeyi başarmışlardı."


27 Temmuz 2016’da çıkarılan 668 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. Maddesinin 3. Fıkrasını bilmemekte haklısınız.

Okuyalım:

(3) 27/7/1967 tarihli ve 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 54’üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiş, aynı Kanunun geçici 39’uncu maddesi yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

17 Nisan 2017 Pazartesi

SA4221/KY33-YO180: 15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden Öğrendiklerimiz -10-

"Yani ne darbe ne de Cumhurbaşkanı’na yönelik suikast planı kontrollüydü. O gece Türkiye’yi kontrol dışına çıkmış halk ve karargahlar içinde direnen subaylar kurtarmıştı."


15 Temmuz darbe girişimin merkezi Akıncı Üssü 141. Filo’da askerlik yapan er Yusuf Ören darbeden önce ilginç bir olay yaşadı.

Aylar önce kendisine 12 Eylül darbesinden bahsedip “Hava Kuvvetleri olmazsa darbeler başarısız olur” diyen 141. Filo’daki İstihbarat Subaylarından üsteğmen Gürcan Coşkun darbeden birkaç gün önce kendisine bir emir vermişti:

“15 Temmuz 2016 tarihinden birkaç gün kadar önce 141. filoda bulunan İstihbarat Bölümündeki haritaları yakmak için emir verdi, birlikte haritaları yaktık ve haritaları yakarken bana ‘Bu ülkede Fetullahçı yapılanma var, en güçlü onlar, devletin her yerinde onlar var, gizli bir yapı, bunu kimse bilmiyor, zaten darbe olmasını ister misin’ diye sordu…”

14 Nisan 2017 Cuma

SA4209/KY33-YO179: Âdeta Bir İddianame ve Herkes için Adalet

"En sevmediğimiz insanlar için bile adaleti savunmanın hepimizin birinci vazifesi olduğu faslına hiç gelemedik bile..."


15 Temmuz İddianameleri yazılarına başka bir iddianame nedeniyle kısa bir ara...

Bu kez karşımızda “Cumhuriyet Gazetesi İddianamesi” var. 435 sayfalık iddianame 19 sanık var. Bunlardan 10’u 5 aydır tutuklu, Can Dündar yurt dışında. Sanıklardan 18’i gazeteci ve Cumhuriyet çalışanı. 19. sanıksa çok ilginç;  Jeansbiri hesabıyla bilinen ve daha sonra Elazığ’da FETÖ’nün bir kolejinde öğretmen olduğu ortaya çıkan Ahmet Kemal Aydoğdu.

Bu iddianamede onun ne işi olduğu sorusunu iddianamenin genel mantığı düşünüldüğünde tuhaf bulunmayacak bir soru.

10 Nisan 2017 Pazartesi

SA4189/KY33-YO178: 15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden Öğrendiklerimiz -9-

"Peki, darbeciler Cumhurbaşkanı’na yönelik suikast planlarının başarısız olduğunu saat kaçta anladılar? Neden Cumhurbaşkanı’nın uçağını havada göremediler?  NBC’de Pentagon kaynaklarına dayandırılan haber bundan sonra mı çıktı? Sabaha karşı darbecileri bir kere daha cesaretlendiren neydi?"


İddianamede okurken insanı en çok öfkelendiren emirlerin yanında aynı isim var. Kara Kuvvetleri Komutanı Karargâh Şube Müdürü Kurmay Albay Muzaffer Düzenli. 

Düzenli, iddianameye göre darbenin beyinlerinden Genelkurmay Stratejik (Kurumsal) Dönüşüm Daire Başkanı Mehmet Dişli’nin yakın adamlarından biri. Darbe gecesi Akıncı Üssü’nde. O da yakalanan sivil imamlar ve darbeci askerler gibi görev yeri olmayan üstte ne işi olduğu sorusuna üs komutanı “Havacı Albay Ahmet Özçetin’in sosyal faaliyet düzenlediğini söyleyip kendisini davet etmesiyle” açıklamış.

7 Nisan 2017 Cuma

SA3181/KY33-YO177: 15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden Öğrendiklerimiz -8-


Akıncı İddianamesi’ne göre 15 Temmuz darbe girişimi Akıncı Üssü’nden şöyle yönetildi:

“Akın Öztürk, Kubilay Selçuk, Ünsal Coşkun, Ömer Faruk Harmancık, Hakan Evrim, Ahmet Özçetin, Mehmet Fatih Çavur ile Fetullahçı terör örgütünün sivil kanadına mensup Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç ve Harun Biniş gibi isimlerin 143. Filoda toplandıkları, adı geçen şahısların kimin nereye ne şekilde gideceğine, hangi eylemlerin yapılacağına, hangi noktaların uçak ve helikopterle vurulacağına karar verdikleri, alınan kararları Ahmet Özçetin ve Mehmet Fatih Çavur'a ilettikleri…”

5 Nisan 2017 Çarşamba

SA4175/KY33-YO176: 15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden Öğrendiklerimiz -7-

"Tekrar tuhaflığa dönersek, Adil Öksüz 16 Temmuz’da yakalanıyor ve 18’inde telefonları iade edilerek serbest bırakılıyor. Yani bu iki gün boyunca o telefonları kullanmamış olması gerekir."


Artık yazacak yeni bir iddianamemiz daha var. Hem de 4658 sayfa. Gofret reklamlarını tersten dinleyip gizli mesaj arayanlar için değil, hâlâ ve inatla gerçekle bağlarını koparmamaya gayret edenler için 15 Temmuz’un hikâyesini yazmaya devam...  Gündemde bundan daha önemli bir şey de yok zaten.

(İlgililere not: Gofretten darbe çıkartılırken değil, gerçekten darbe olurken kimin nereye koştuğuyla ilgili elimizde daha üzerinden 9 ay geçmemiş somut bir tecrübemiz var, merak eden oraya bakabilir…)

Bu iddianame darbenin merkez üssü Akıncı’da 15 Temmuz günü sabaha kadar ne olduğunu anlatıyor. Zaman zaman çok öfkelendiren, hatta ağlatan, zaman zaman bunu da sor dedirten, ama genel olarak düzenli ve okunaklı yine tarihî bir iddianame var karşımızda.

3 Nisan 2017 Pazartesi

SA4167/KY33-YO175: 15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden Öğrendiklerimiz -6-

"Beş darbe yaşamış Türkiye’de tecrübelere bakınca bir darbenin arkasında ABD ve Batı’nın olduğunu düşünmeye kestirmeden komploculuk denemez. ABD’de yaşayan bir adamın cemaatinin yaptığı bir darbenin ardından Batılı ülkelerin verdiği tepkiler, destek için Ankara ziyaretlerinin bile haftalar aylar sonra yapılması, Batı medyasının tavrı bu şüpheleri haklı olarak artırıyor."


Kısa bir aradan sonra iddianamelerde 15 Temmuz’un izini sürmeye devam. Ama bu kez henüz kabul edilmemiş, yani aslında okumadığımız bir iddianamedeki bir bilgi üzerinden iz süreceğiz...

TGRT Haber’in Ankara Temsilcisi ve Türkiye gazetesi yazarı Batuhan Yaşar, geçen çarşamba günkü yazısında önemli bir gazetecilik başarısına imza atarak henüz mahkemeye sunulmamış Akıncılar Üssü İddianamesi’ndeki şok çarpıcı bir bilgiye yer verdi.

Savcılık da bu önemli gazeteciliği doğrulayan bir açıklama yaptı:

“21.07.2016 tarihinde saat 10.22’de ABD Başkonsolosluğu adına kayıtlı numaradan Adil Öksüz'ün cep telefonunun arandığına dair kayıt var.”

25 Mart 2017 Cumartesi

SA4135/KY36-CK161-KY33-YO174: 15 Temmuz Darbesi'nin Arkasında Kim Var?

15 TEMMUZ DARBESİNİN ARKASINDA KİM VAR?
Kanıtlar, Belgeler, Fotoğraflar, Videolar
Yıldıray Oğur-Ceren Kenar


Dört ‘başarılı’ darbe yaşamış Türkiye’nin, ilk başarısız darbe girişiminin tarihi 22 Şubat 1962’ydi. Başbakan Menderes’in idamında bir ay sonra yapılan seçimleri kapatılan partisi Demokrat Parti’nin devamı olan partilerin kazanmasını içine sindiremeyen radikal Kemalist bir cunta adına Harp Okulu Komutanı Talat Aydemir, darbe girişiminde bulunmuştu

Darbe zorlukla bastırıldı, Albay emekliliğe sevk edilerek affedildi. Ama bir yıl sonra 21 Mayıs 1963’te ikinci kez darbeyi denedi. Ankara’da Meclis’in önünde çatışmalar yaşandı, jetler Harp Okulu’nu vurdu. Sonunda Talat Aydemir ve darbeciler teslim oldular. Darbeci Albay bu kez mahkemeye çıkarıldı. İdamına karar verilmişti. Mahkemede şöyle dedi: “Bugün bıraksanız yine darbe yaparım”

20 Mart 2017 Pazartesi

SA4116/KY33-YO173: 15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden Öğrendiklerimiz -5-

Sonsuz Ark'ın Notu:
Şaban Dişli'nin ifadelerindeki bazı çelişkilerle ilgili Anadolu Ajansının kamera kayıtlarının da bulunduğu hazırladığı sunum darbe ile ilişkisini göstermektedir.


Darbenin en ilginç isminin Tümgeneral Mehmet Dişli olduğuna şüphe yok.

Yöneticilerinden olduğu darbeyle devirmeye çalıştığı AK Parti’nin kurucularından ve hâlâ Genel Başkan Yardımcısı olan Şaban Dişli’nin kardeşi. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın ise âdeta gölgesi gibi.


16 yıldır neredeyse her görev yerinde Akar’ı takip etmiş Dişli.

17 Mart 2017 Cuma

SA4103/KY33-YO172: 15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden Öğrendiklerimiz -4-

"Sabaha kadar süren o hareketli saatler iddianamede saat saat anlatıldı."


8000’den fazla asker, 35 uçak, 37 helikopter, 74 tank, 246 zırhlı araç ve 4000’e yakın hafif silah…

15 Temmuz 2016 gecesi darbe için harekete geçen birliklerin dökümü böyleydi. Bu sayılar 27 Mayıs darbesi, 21 Şubat 1962 ve 22 Mayıs 1963 darbe girişimlerinde darbecilerin harekete geçirdiği güçten fazlaydı.

Ama bu gücün büyük bir gürültüyle harekete geçmesinden kısa bir süre önce Karargâh’ta bir sessizlik vardı.

İhbarı araştırmak üzere saat 18.15’te Genelkurmay’a gelen MİT Müsteşarı Hakan Fidan iki saat kaldığı karargâhtan 20.22’de ayrılmıştı.

15 Mart 2017 Çarşamba

SA4095/KY33-YO171:15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden Öğrendiklerimiz -3-

"Fidan’ın karargahtan ayrılmasından sekiz dakika sonra erkene çekilen darbenin düğmesine basıldı."


14 Temmuz  2016  Perşembe günü Kara Havacılık Komutanlığındaki bir pilot binbaşı, Ankara dışında izinli olan diğer bir pilot binbaşı H.T.’yi telefonla aradı. ‘CH-47 CHİNHOOK helikopterlerinin kabul töreni (ABD’den alınan helikopter 20 Temmuz günkü MGK’dan önce Cumhurbaşkanı ve MGK üyelerine gösterilecekti) hazırlıkları nedeniyle gösteri uçuşu yapılacak’ diyerek 15 Temmuz  2016 cuma günü Ankara’ya çağırdı.

Ertesi gün (15 Temmuz) Ankara’ya dönen binbaşı H.T. Karta Havacılık Komutanlığı’na giderek kendisine telefon eden binbaşıyı buldu. Binbaşı ona "Bugün akşam 19.00'dan itibaren 2 adet Sikorsky, 1 adet Cougar helikopteri ile izinsiz olarak uçuş yapılacağını, uçuşun geç saatlere kadar devam edeceğini, bu arada MİT müsteşarı Hakan Fidan'ın alınacağını, kendisi gibi çağırdığı pilotun da aynı cemaatten olduğunu, bu uçuşu yaparken başka bir pilot yarbayın da kendilerine yardımcı olacağını" söyledi.

13 Mart 2017 Pazartesi

SA4089/KY33-YO170: 15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden Öğrendiklerimiz -2-

"17/25 Aralık’a rağmen üç yıl sonra 15 Temmuz’un nasıl olabildiği sorusunun cevabı Türkiye’nin yönetilmesinde, güvenlik ve yargı kurumlarında yaşanan sorunlar üzerine henüz yeterli bir sorgulama yapılamadı."


İddianameden devam ediyoruz... Ama 15 Temmuz 2016 günü öğle saatlerinde Yenimahalle’deki MİT karargâhına pilot binbaşı H.A.’nın girmesine gelmeden önce bir 40 yıl kadar geriye gitmemiz gerekiyor...

Çünkü İddianame ilk kez somut bilgiler ve rakamlarla FETÖ’nün ordu içinde 1974’ten 2016’ya kadarki 42 yıllık hikâyesini anlatıyor.

“Mahrem Hizmetler” ya da “Çok Hususi Hizmetler” adı verilen ordu içindeki FETÖ faaliyetleri hakkında 1980 öncesine ait bilgiler sınırlı. Hâlbuki tutuklu darbeci generallerin bir kısmı 1978-79 girişli. Muhtemelen bu girişlerin de bir hazırlık süreci olmalı.

10 Mart 2017 Cuma

SA4076/KY33-YO169: 15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden Öğrendiklerimiz -1-

"Peki, darbe ihbarı nasıl alındı, o kayıp dört saatte neler oldu? Bu soruların cevapları da iddianamede net biçimde veriliyor."


Başkanlık tartışmaları ve referandum tarihi yazı dizilerine küçük bir ara. Çünkü Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan başsavcı vekili ve iki savcının imzasını taşıyan medyadaki adıyla “15 Temmuz Çatı İddianamesi” yayınlandı.

Bu iddianameye “Çatı” adının verilmesi bütün 15 Temmuz davalarının birleştiği iddianame olduğu anlamına gelmiyor. Yargı, Ergenekon davalarından da ders çıkararak 15 Temmuz darbe girişimini suçların işlendiği ayrı ayrı yerlerde açılan davalarla görüyor. Fakat müştekiler listesinin tepesinde Recep Tayyip Erdoğan, sanıklar listesinin birinci sırasında da Fetullah Gülen’in adlarının yer aldığı bu iddianame diğer bütün iddianamelerin önüne konacak nitelikte hazırlanmış.

6 Mart 2017 Pazartesi

SA4060/KY33-YO168: Millî Referandum Tarihi -3-

"Artık "turuncu kuvvetler" ile "mavi kuvvetler" arasında savaş başlamıştı. Özal’ın turuncu mitinglerine karşı Demirel ve Ecevit’in mavi mitingleri renkli ve olaylı geçiyordu."


“Sevgili vatandaşlarım. Önce şunu bilelim. 6 Eylül’deki halk oylaması bir genel seçim değildir. Ne yüce Meclisin yapısı değişecek ne de iktidar. 6 Eylül’de sandık başına gitme görevini yerine getirdiğinizde ne diyeceksiniz. Ya 'Evet' ya da 'Hayır' diyeceksiniz. 6 Eylül’de 'Evet' derseniz Türk siyasi hayatına 1980 öncesinin düzeni ya da düzensizliği gelecektir. Sayın Necmettin Erbakan’ıyla, Sayın Alparslan Türkeş’iyle, Sayın Süleyman Demirel’iyle, Sayın Bülent Ecevit’iyle… Eski siyasi hayatımız ve eski siyasi kavgalarımız bırakıldığı yerden ve yeniden başlatılacaktır. Eğer hayır derseniz, bu kimseler bir 5 yıl daha fiilen politika yapamayacaklar (sanki yapmıyorlar) hukuken, zaten kurulmuş bulunan partilerinin başına geçemeyecekler ve televizyonda boy göstermeyeceklerdir. Bir 5 yıl daha başımızı dinleriz. Mesele özetle bundan ibarettir...”

3 Mart 2017 Cuma

SA4044/KY33-YO167: Millî Referandum Tarihi -2-

“Bir kadınla bir erkek deniz kenarında yürüyüşe çıkmışlar.
Kadın: Denize bak! Bugün her zamankinden…?
Erkek: Evet her zamankinden daha ma… Yani ŞEY?
Kadın: Gökyüzünün rengi de ŞEY?
Erkek: Evet, evet ŞEPŞEY…”


7 Ekim 1982’de Cumhuriyet karikatüristi Behiç Ak’ın karikatüründe böyle diline doladığı mavi, 7 Kasım 1982 tarihinde 82 Anayasası’nın oylanacağı Türkiye’nin ikinci referandumunda ‘hayır’ pusulasının rengiydi. ‘Evet’in rengi ise 61 referandumunda olduğu gibi yine beyazdı. 21 yıl arayla yapılan bu iki referandum arasındaki benzerlikler bununla da sınırlı değildi.

1 Mart 2017 Çarşamba

SA4035/KY33-YO166: Millî Referandum Tarihi -1-

"Adalet Partisi mitinglerinde ve radyo konuşmalarında ancak "anayasaya evet ama sosyal meselelerle ilgili hükümlere katılmıyoruz" diyebiliyordu. Daha fazlasını demesi de mümkün gözükmüyordu."


Türkiye, tarihindeki 7. referanduma doğru gidiyor. İlk referandum sandığı bundan 56 yıl önce 1961 yılında kurulmuştu.

27 Mayıs 1960 darbesini yapan Millî Birlik Komitesi'nin Sıdık Sami Onar Başkanlığı'ndaki asker ve profesörlerden oluşan bir kurula hazırlattığı 1961 Anayasası "İkinci Cumhuriyet" iddiasına uygun olarak bir meydan okumayla referanduma götürülmüştü.

Ama darbeciler "halkta evet çıkarsa ülkeyi ecnebi biri yönetecekmiş gibi" bir algıya sebebiyet verdiğini söyleyerek "referandum" yerine başka bir kelimeyi tercih ediyorlardı; Halkoyu...

Seçkin Deniz Twitter Akışı