"Allah kendini dinini korumaya muktedirdir, ancak insana da yüklediği sorumluluklar vardır."

Türkiye, çok ağır bir şekilde seyreden ardıl toplumsal travmalarla mağdur edilmiş bir halkın ülkesidir. Bugün gözlemlediğimiz sıkıntıların asıl sebebi, bu travmaların ürettiği birbiri ile çok sıkı bağlı ve ilişkili olguların ve olayların kişiler üzerinde oluşturduğu kaotik baskıdır. Halk'ın büyük çoğunluğu bu baskının ortadan kalkması için 2002'den beri Erdoğan'ı desteklemekte ve ondan çözüm beklemektedir.
Erdoğan, dün (1 Ekim 2018) Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk TBMM açılış konuşmasında, "Milli iradenin önünde engel oluşturan sistem içindeki tüm vesayet mekanizmaları ortadan kalkmıştır" diyerek halkın taleplerinin yerine getirildiğini ilan ederken, daha büyük bir sorumluluğun altına girdiğini fark etmiş olmalıdır. Çünkü tüm vesayet mekanizmaları ortadan kalkmışsa, halkın yaşadığı olgusal baskıların da ortadan kalkmış olması gerektiği sonucu çıkarılacaktır. Aksi halde vesayet mekanizmalarının bir kısmı kalkmış bir kısmı kalkmamış anlamına gelecektir. Peki, bahse konu vesayet mekanizmalarından kastedilen nedir?