Dağlık Karabağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dağlık Karabağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2023 Pazartesi

SA10030/SD2668: İlham Aliyev ve Azerbaycan'ın Kuruluşu

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Ermenistan'ın başkenti Erivan (Yerevan)'da yaşayan gazeteci ve fotoğrafçı Fin DePencier'e aittir ve Dağlık Karbağ'ı Erdoğan'ın desteği ile Ermenilerin işgalinden kurtaran İlham Aliyev'e ve liderliğindeki Azerbaycan'ın yükselişine odaklanmaktadır. Yazarın işgalci Ermenistan'a dair herhangi bir eleştirisi yoktur ve Dağlık Karabağ'ın Ermeni işgalinden kurtarılmasını hazmedememektedir. İbretle okunması gereken bu metnin yakın ve uzak amaçları dikkatle irdelenmelidir.
Seçkin Deniz, 30.01.2023, Sonsuz Ark 

Ilham Aliyev and the Making of Azerbaijan

Devlet yönetimi eski Sovyet cumhuriyetleri için zor olmuştur. Bağımsızlık beklenmedik bir şeydi ve egemen bir devlet olarak işlev görme yeteneği ya körelmişti ya da tamamen yabancıydı. Eski Sovyetler Birliği'ndeki elitler iktidarlarını korumak için mücadele ettiler. Belaruslu liderler bildiklerine sadık kalarak bir tür neo-Sovyetizmi benimsediler ve ülkeyi ölümcül bir düşüşe mahkum ettiler. 

16 Şubat 2021 Salı

SA9078/SD1968: Kaybederek Öğrenin: Yapay Zekayı Önce OPFOR'a Verin

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız yorum, Breaking Defense yazarı Syndey, J. Freedberg'e aittir ve Yapay Zeka ve dronların (SİHA-İHA) savaşların akışını nasıl değiştirdiğine odaklanmaktadır. Türkiye'nin Libya, Suriye ve Karabağ'da SİHA teknolojisi ile düşmanın tanklarını, zırhlı araçlarını, hava savunma sistemlerini ve askerlerini paçavraya çevirdiğini gören Avrupalı analistlerin yanı sıra, dünyanın süper gücü Amerika Birleşik Devletleri'nin generallerini ve askerî analistlerini de endişelendirdiği, hatta paniğe sürüklediği anlaşılmaktadır. İsrail ve Rus dronlarının çerez olarak dahil edildiği yorumda açık ve net olan Türkiye'nin SİHA-İHA teknolojisi ile elde ettiği zaferdir ve bu zaferler İngiliz savunma bakanının söylediği gibi savaş tarihini değiştirecek niteliktedir. Amerika'nın Sesi (VOA) Türkçe'nin, 14 Ekim 2020 tarihli analizinde, "Türkiye’nin üretttiği insansız hava araçları, Dağlık Karabağ’da Azerbaycan’ın operasyonlarında ciddi bir rol oynuyor. İnsansız hava araçları, Türk dış politikasının da bir parçası haline geldi. Bu nedenle de Türk İHA endüstrisi uluslararası kamuoyunun merceği altında. Türk üretimi insansız hava araçları, Dağlık Karabağ’daki çatışmalarda Azerbaycan güçleri tarafından kullanılıyor." denilirken,  BBC Türkçe'nin 12 Kasım 2020'deki haber analizinde de durumun net bir şekilde Avrupalıları endişelendirdiği görülüyor: "Askeri uzmanlar ve savunma analistleri, Dağlık Karabağ'da 44 gün süren çatışmaların Azerbaycan'ın lehine sonuçlanmasında ve savaş sahasında Ermenistan'a karşı üstünlük kurmasında silahlı ve silahsız insansız hava araçlarının (İHA) etkin bir şekilde kullanmasının önemli rol oynadığını düşünüyor, Dağlık Karabağ'ın, İHA ve SİHA'ların da önlem alınmadığı durumlarda ileriye dönük savaş ve çatışma ortamlarını nasıl etkileyebileceğini gösteren önemli bir örnek olduğunu belirtiyorlar. Ayrıca, bu savaşın ardından Türkiye'nin ürettiği İHA'lara olan talebin artabileceği yorumları yapılıyor." Çevirisini yayınladığımız yorum, SİHA-Yapay Zeka ile ilgili Amerikan yaklaşımının ne kadar 'korkak' olduğunu da yansıtmaktadır. Türkiye tarihi değiştirmeye başladığını adım adım ilan ederken de dostlarına güven düşmanlarına korku vermeye devam ediyor.
Seçkin Deniz, 16.02.2021


Learn By Losing: Give AI To OPFOR First

"Bir general, ABD birliklerine yapay zeka gibi yeni teknolojinin gücünü göstermenin en iyi yolunun eğitim tatbikatlarında yenilgiye uğramalarına izin vermek olduğunu söyledi."

Dronlar bölgesel çatışmalarda Ukrayna'dan Kafkasya'ya kadar konvansiyonel zırhlı kuvvetleri yok ediyor. ABD, gerçek hayattaki yenilgilere karşı onları aşılamak ve onlara uzaktan kumandalı silahların gücünü asla unutamayacakları bir şekilde öğretmek için savaştan önce askerlerinin bu tür felaketleri ilk elden yaşamasına izin vermeli mi?

5 Ekim 2020 Pazartesi

SA8890/KY20-MEK96: Devlet, Hafıza ve Stratejik Vizyon

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Türkiye’nin son yıllarda yürütmekte olduğu politikalar bölgesel ve küresel sonuçlar doğuracak önemli politikalardır. Önce Suriye ve Irak sahasında icra edilen operasyonlar, ardından Doğu Akdeniz, Libya ve Ege’de icra edilen operasyonlar ve şimdi Azerbaycan’a verilen güçlü destek. Muhakkak devamı da gelecek olan bütün bu politikaların stratejik bir vizyona tabi olduğu açık. "

"Gerçek kurgudan daha acayiptir. Çünkü kurgu olabilirlikleri gözetmek durumundadır. Gerçeğin öyle bir zorunluluğu yoktur oysa." Mark Twain

Mark Twain’in bu muhteşem sözünü Alev Alatlı’nın Dünya Nöbeti adlı serisinden anımsıyorum. Sözün ihtişamı, gerçeğin katı dünyasından kurgunun yaratıcı, kuşatıcı ve neredeyse sonsuz sayıda seçenekle bezeli dünyasına çağrısından. Politika ile ama özellikle de uluslararası politika ile uğraşanların mesleki başarısı, insana neredeyse kıpırdama imkânı bırakmayan gerçeğin kült/solid, tekçi dünyası ile kurgunun çoklu, esnek dünyası arasında bir denge kurarak gerçeğin içinde kilitli mahkumlara yepyeni ufuklar, yepyeni dünyalar sunabilmesinde yatıyor.

3 Ekim 2020 Cumartesi

SA8886/SD1826: Dağlık Karabağ Anlaşmazlığında Türkiye'nin Katılımı Rusya'nın Kabusu Olabilir

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:

Çevirisini yayınladığımız analiz, Radio Free Europe-Radio Liberty (RFE-RL) Moskova muhabiri Matthew Luxmoore'a aittir ve Ermenistan'ın işgali altındaki Dağlık Karabağ'daki Ermenistan-Azerbaycan Savaşı'nda Kremlin'in rolüne ve Türkiye'nin Azerbaycan'a verdiği desteğe odaklanmaktadır. Avrupalı kimliğiyle Matthew Luxmoore, bu analizinde nesnel olmaktan daha çok Türkiye ve Azerbaycan'ın işbirliğinden rahatsız olduğunu yansıtan bir perspektif ortaya koymaktadır. İşgal edilen topraklar Azerbaycan'a aittir ve Hocalı Soykırımı gibi bir özgeçmişe sahip Ermenistan'a ve ona destek veren Rusya'ya yönelik bir tek eleştirinin yer almadığı, BMGK'nın Ermenistan'ın işgal altındaki bölgeleri derhal boşaltmasını içeren dört karar kabul etmesine rağmen kararlara uymayan Ermenistan'ın Temmuz 2020'de yaptığı saldırılarla Azerbaycanlı sivilleri ve askerleri öldürdüğü kesin bir olay olduğu halde, yazarın ölenlerin ve öldürenlerin belirsiz olduğu bir dil kullanarak Türkiye'nin haklı davasında Azerbaycan'a verdiği desteğin öneminin farkına varmış bir telaşla, daha doğrusu 'Haçlı telaşıyla' Rusya'yı uyarması dikkat çekicidir. Azerbaycan Savunma Bakanlığı'nın 29 Eylül 2020 tarihli açıklamasındaki, "27-30 Eylül tarihlerinde 2 bin 300 Ermenistan askerinin öldüğü ve yaralandığı, yaklaşık 130 tank ve zırhlı aracın, 200'den fazla top ve füze sisteminin, yaklaşık 25 hava savunma sisteminin, 6 komuta yönetim ve komuta gözlem mıntıkasının, 5 mühimmat deposunun, yaklaşık 50 tanksavar silahının ve 55 otomobilin imha edildiği" ve "gece boyu süren çatışmalarda Ermenistan'a ait bir S-300 sisteminin imha edildiği, Ermenistan'a ait iki Su-25 savaş uçağının düştüğü" şeklindeki bilgiler analiz yazarının 'kaybetme' korkusunu haklı çıkaracak kadar nettir. Bu analizin yayınladığı 30 Eylül 2020 akşamı Azerbaycan Savunma Bakanlığı yeni bir açıklama yaptı: "Bugün saat 17:30'a kadar cephenin farklı yönlerinde düşmanın 1 Uragan roketatar sistemi, 2 OSA hava savunma sistemi, 4 BM-21 Grad roketatarı, 1 piyade savaş aracı, 16 tankı, 4 D-20 obüs topu ve 2 kamyonu imha edildi."(*) Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 15 Eylül 2018' de ilan ettiği gibi, "Türkiye olarak bağımsızlığının ilk dönemlerinden başlayarak Azerbaycan'a elimizden gelen her türlü desteği verdik, vermeye devam edeceğiz." şeklindeki sözünü tutması ve Ermenistan'ın saldırılarının yoğunlaştığı 27 Eylül 2020'de kararlılığını net bir şekilde ifade etmiş olması haçlı ittifakını korkutmaktadır: "Azerbaycan'a yönelik saldırılarına bir yenisini ekleyen Ermenistan, bölgede barışın ve huzurun önündeki en büyük tehdit olduğunu bir kere daha göstermiştir. Türk Milleti her zaman olduğu gibi bugün de tüm imkanlarıyla Azerbaycanlı kardeşlerinin yanındadır. Bugün yaptığımız telefon görüşmesinde dirayetli ve kararlı duruşuna bir kez daha şahit olduğum Azerbaycan Cumhurbaşkanı kardeşim İlham Aliyev'e ifade ettiğim gibi, Türkiye "tek millet, iki devlet" anlayışıyla, Azerbaycanlı kardeşleriyle dayanışmasını güçlendirerek sürdürecektir"
Seçkin Deniz, 03.10.2020

 

In Nagorno-Karabakh Conflict, Turkey's Involvement Could Be Russia's Nightmare

Bu hafta tartışmalı yerleşim bölgesi Dağlık Karabağ'da Ermenistan ile Azerbaycan arasında şiddetli çatışmalar patlak verirken, 1990'ların başındaki savaştan bu yana kaynayan bölgeyi yeniden alevlendirdi. Moskova, geleneksel arabuluculuk rolüne uygun bir açıklama yaptı.

2 Ekim 2020 Cuma

SA8884/SD1825: Belarus için Ermeni Modeli

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, 2006'dan 2014'e kadar İsveç Dışişleri Bakanı, 1991'den 1994'e kadar İsveç'in AB'ye katılım müzakerelerinde Başbakan, AB'nin Eski Yugoslavya Özel Temsilcisi, Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi, BM Balkanlar Özel Temsilcisi ve Dayton Barış Konferansı Eş Başkanı olarak görev yapan Avrupa Dış İlişkiler Konseyi Eş Başkanı diplomat Carl Bildt'e aittir ve Belarus'ta yeniden seçilen meşru Cumhurbaşkanı Alexander Lukashenko'yu illegal yöntemlerle iktidardan indirme girişimlerinin nasıl başarılı olacağına odaklanmaktadır. Okuyacağınız analiz, Küresel Satanist Çete'nin nasıl çalıştığını, Avrupa Birliği, DTÖ, IMF, NATO ve benzeri kurumları ve paket teknikleri kullanarak ülkeleri nasıl baskı altına aldığını ve Satanist Çete'nin kontrolünde bir rejim değişikliği için insanları nasıl kullandığını anlamanızı sağlayacaktır. Basit bir diplomat olarak Carl Bildt'in üstlendiği  Yugoslavya'da, Bosna-Hersek'te ve Balkanlar'daki görevlerin sonuçlarını irdelediğinizde de şiddet, insan hakları ihlalleri, iç savaşlar, soykırımlar, katliamlar ve parçalanan ülkelerden oluşan o 'korkunç kontrol operasyonu'nun dehşet verici bir planın ayrıntısı olduğunu fark edeceksiniz. Carl Bildt'in hangi hakla Avrupa Birliği'nin bunları yaptığını izah etmediği analizinde Belarus için en doğru modeli bulmak amacıyla Ukrayna ve Ermenistan modellerini karşılaştırırken, her iki ülkenin de yönetimlerini  Rusya ile ortak çalışan Avrupa Birliği (İsrail ve ABD)'nin 'değiştirdiğini' itiraf etmesi siyasî tarihe geçecek kadar önemli bir ayrıntıdır. Bugün farklı iki Avrupa Birliği Müdahale Modeliyle siyasi, ekonomik ve sosyolojik her alanda istikrarı bozulan Ukrayna ve Ermenistan, artan yoksulluk, işsizlik, eşitsizlik ve yok olan ulusal bağımsızlık ve onurla baş başa bırakılmıştır. Ukrayna Kırım gibi büyük bir toprak parçasını Rusya'ya kaybetmiştir. Alexander Lukashenko, 1990'larda Sovyet sonrası geçiş döneminde Batı destekli ekonomik şok terapisine karşı çıktığı için hedeftedir. Bugün (27 Eylül 2020) Azerbaycan'a saldıran, aç, yoksul ve AB tarafından öne sürülerek desteklenen Paşinyan gibi özgürlük nidaları atarak seçilen bir kuklanın yönettiği Ermenistan, Türkiye'yi sıkıştırmak ve baskı altına almak için kullanılmaktadır. Terör, emniyet-yargı darbesi, askerî darbe ve ekonomik saldırılarla 2002'den beri boyun eğdiremedikleri Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı da Ekmeleddin İhsanoğlu ile başlayan Abdullah Gül, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu ile devam eden, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'in “Bugün Ermenistan’da Soros rejimi var. Belarus’ta başarısız olan darbe, iki yıl önce Erivan’da başarılı oldu. Bugün Paşinyan şahsındaki Ermenistan yöneticisi Soros’un uşağı" dediği  'Paşinyan' türü aparatları siyaset sahnesine sürmek, hedef ülkeleri IMF gibi kurumlara bağımlılığı arttıran ve istenen reformlara mahkum edilen anlaşmalara zorlamak Avrupa ve ABD'nin itiraf etmekten çekinmediği bir çalışma biçimidir. Nereye hangi modeli uygulayalım şeklindeki tartışmaların ne kadar aşağılık ve ne kadar insanlık ve hukuk dışı olduğunu izah etmeye gerek yoktur; bütün bunlar uluslararası hukukun ağır şekilde ihlali anlamına gelmektedir ve dünyanın bütün ülkeleri için gerçek bir tehdittir. 
Seçkin Deniz, 02.10.2020

The Armenian Model for Belarus
"Pek çok Batılı gözlemci, Belarus'taki kitlesel protestoları anlamak için Ukrayna'nın 2004-05 ve 2014 devrimlerini değerlendirirken, çok daha iyi bir benzetme, Ermenistan'ın 2018'deki demokratik dönüşümüdür. Ermeniler ülkenin jeopolitik yöneliminde değil, iç yönetiminde bir değişiklik talep ettiler ve bu bütün farkı ortaya çıkardı."

Benzeri görülmemiş sayıda Belaruslu'nun sokağa çıkması ve devlet şiddetine maruz kalmayı reddetmesi sonrası, Belarus (Beyaz Rusya) Cumhurbaşkanı Alexander Lukashenko'nun başka bir seçimi çalma ve iktidarda kalma süresini uzatma girişiminde başarısız olduğu açık. Tüm standartlara göre, iktidardaki günleri artık sayılı.

Seçkin Deniz Twitter Akışı