31 Temmuz 2018 Salı

SA6582/SD1081: Sonsuz Ark Sohbetleri 11

"Sonsuz Ark, Yeni Türkiye'nin oluşum aşamalarına katkıda bulunmaktan onur duymaktadır ve katkıda bulunmaya devam edecektir."


24 Haziran 2018 bir başlangıçtır. Türkiye, etkin ve yetkin bir devlet olarak halkının desteği ile rüştünü ispat etmiş olmanın getirdiği özgüvenle yirmi birinci yüzyıla giriş yapmış durumdadır. Bu henüz kuramsal analizleri yapılmamış stratejik bir zaferle sonuçlanan; stratejik olmayan bir başlangıçla başlayan, tamamen hayatın akışı doğrultusunda ilmek ilmek işlenmiş ve her ilmeğinde daha büyük bir strateji ile güçlendirilmiş ve daha sonraki stratejilere emanet edilerek sonlandırılmış bir süreçtir.

Türkiye, karşısındaki gücün ulaştığı küresel boyutların farkındadır; Türkiye'de yaşayan ve 24 Haziran'da zafer elde eden her bilinç bir kurtuluş mücadelesi verdiğinin farkındadır. Türkiye Cumhuriyeti devleti, halkının %53'ünün bilinçli desteği ile tarihi değiştirmiştir ve değiştirmeye devam edecektir.

SA6581/SD1080: ABD'nin Türkiye'ye Alternatifi Var mı?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız stratejik analiz, GMF-The German Marshall Fund of The United States yazarı Tobias Kutschka'ya aittir ve 24 Haziran Seçim sonuçlarını dikkate alarak Türkiye'nin ABD-NATO tarafından dışlanıp, yerine alternatif bir ülke arayışına girmesi durumunda ortaya çıkabilecek seçenekleri irdelemektedir. Tobias Kutschka, analizinin sonunda ilginç bir şekilde ve birdenbire "ABD ve AB Türkiye'yi parçalamayı planlamıyor. Avrupa yaklaşımı faydalı bir model olabilir." şeklinde analizin ruhuna uymayan bir çıkış yaptığında analizin dayandığı temel gerekçeleri görüyorsunuz; ABD ve AB Türkiye ya da herhangi bir alternatif ülkeyi Asya'da, Ortadoğu'da ve Afrika'da gerektiği zaman parçalarına ayrılabilecek, ama ABD'nin ve AB'nin çıkarları için ekonomisi ve ordusuyla sonuna kadar kullanılabilecek bir araç olarak görüyorlar. Bu eşitsiz ve saygısız stratejik tutumun Türkiye'nin geçmişi ve geleceği için onur kırıcı olduğu tarihsel olarak ortadadır. Türkiye, Yeni Türkiye olarak bu aşağılayıcı stratejiyi, avantajlı coğrafi konumu ve 15 Temmuz 2016'da NATO darbesini durdurmuş bilinçli insan gücü sayesinde reddetmeli ve ilişki biçimini yeniden tanımlamalıdır... Türkiye'nin NATO için taşıdığı bu aşağılık anlam artık taşınamaz bir yüktür..
Seçkin Deniz, 31.07.2018

Does the United States Have an Alternative to Turkey?

24 Haziran'da Türkiye'de yapılacak cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri birçok sürpriz ortaya çıkarmıştır. Birincisi tartışmasız bir şekilde, seçimlerin yaklaşık bir buçuk yıl erken yapılacağının açıklanmasıydı. İkinci beklenmedik sürpriz, parlamento seçimlerinde CHP ve İyi Parti'nin liderlik ettiği muhalefet partilerinin yeni ittifakıydı. 

Ankara ofisinden Özgür Ünlühisarcıklı Cumhurbaşkanı Erdoğan için kritik avantajlarına rağmen, seçimlerin büyük olasılıkla gözlemciler için beklenenden çok daha rekabetçi olacağını yazıyor.

SA6580/SD1079: "lüzumsuz soruların boğduğu akıl" /31.03.2005/ 340. patika



...insan baktığı yeri çürütür; maddeden müteşekkilse o yer...
...hem kendi içi, hem kendi dışı dâhildir baktığı maddeyle alakalı her yere...
...hep aynı yere bakmamalı o...
...sık sık gezmeli içinin dikkati...
...kendi içi maddeyle tam alaka kurmuştur biliniz, diğerleri soyut dese de her zaman...
...insanın Allah'a bakışı da maddeyle alakalıdır; Allah maddeyle alakalı değilken bile...
...ancak insanın içi ona döndüğü vakit orada ısrar ederse eğer, güzel bakmaya meylederse ruhunun gözleri, işte tek çürütemeyeceği yer orasıdır...
...kim bilebilir ki; insan güzel baktığı vakit yeşertir tüm çölleri de...

SA6579/SD1078: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 367 (06-10 Eylül 2016)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  

 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)


(06-10 Eylül 2016
)  (Eylül 2016: 4.948  Tweet+Önceki Toplam: 219.403 +4.948 = 224.351 Tweet)

Cihat Arpacık @Arpacik

12 Eylül'de kim terörist kim değil diye istihbarat çalışmasına başlayacaklarmış. Muhalifleri öldürüp "Nusra veya IŞİD" dediler aylardır.

@Seckin_Deniz retweetledi

Cihat Arpacık @Arpacik
ABD-Rusya için, paylaşıma karşı çıkmayanlar 'ılımlı muhalif' olarak kalacak diğerleri terörist olacak.
@Seckin_Deniz retweetledi

30 Temmuz 2018 Pazartesi

SA6578/ÇY12-EÖRS10: Bir Yol Bulmalı...

"Evet bir yol bulmalı..."


Karmakarışığım...

Son birkaç haftadır onlarca başlık açtım yazmak için...

Sonu gelmeyen,  bir kaç paragraftan sonra tıkanıp kalan,  hatta bir çoğu açılan başlıktan ibaret olan onlarca yazı...

Zihnimin delirmişcesine hızlı olduğu anlardan yakalamaya çalıştığım birkaç cümleden ruhuma inen ağır darbeleri savuşturmak için yazmaktan hızla uzaklaştım zaman zaman...

SA6577/MEY37: Bizler Uyumsuzuz, Uyumsuzluğumuz Çocuklarınızın Garantisidir

 "Biz uyumsuzlar ayaktayız, biz uyumsuzlarla da konuşmanız gereken şeyler var."


Eğitim Sistemi'ne yönelik eleştirilere bakıyorum, eleştirenlere bakıyorum; işimizin ne kadar zor olduğunu bir kez daha görüyorum. Eğitimle ilgili herhangi bir zihinsel faaliyeti olmamış, eğitimle ilişkisi eski bir öğrenci ya da veli olmakla sınırlı, biraz daha ötede üniversitede bir şekilde akademik bünyeye dahil olmuş veya alanı olmadığı halde MEB'de bürokrat olarak görevlendirilmiş kişilerin söyledikleri, yazdıkları her zamanki gibi bu büyük meselenin nasıl konuşulmaması gerektiğinin somut örnekleri olarak önümüzde.

SA6576/SD1077: Hıristiyan Siyonistler Adamlarını Beyaz Saray’a Nasıl Yerleştirdi?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, PKK-FETÖ gibi terörist örgütlerle organize bir şekilde çalışan Kürtleri Hristiyanlaştırma operasyonunun bir parçası olarak Türkiye aleyhine casusluk faaliyetlerinde bulunan "Amerikan Rahip Andrew Brunson’un Türkiye’de tutuklu olmasından ötürü Donald Trump’ın ve Mike Pence’in Türkiye’yi yaptırımla tehdit etmeleri, Amerika’daki Evanjelizm gerçeğini bir kez daha gündeme getirdi. Middle East Eye’da yayınlanan aşağıdaki yazı ABD’deki Evanjelistlerin siyasi sisteme nasıl entegre olduklarını ve ABD’nin gücü üzerinden küresel siyasete nasıl yön verdiklerini anlatırken, Trump’ın Kudüs kararına ve ABD’nin gelecek dönemde neler yapabileceğine dair de fikir veriyor"
Seçkin Deniz, 30.07.2018

How Christian Zionists got their man into the White House

"Hıristiyan Siyonistler Mike Pence ve Beyaz Saray’daki diğer dindaşları aracılığıyla yeryüzünün en güçlü ülkesi üzerine inanılmaz bir etkileme gücüne sahip oldular."

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence 18 Temmuz 2017’de İsrail Destekçisi Hıristiyanlar Birliği (Christians United for Israel (CUFI) yıllık zirvesinin açılış konuşmasını yaptı. 2006’da San Antonio’lu Evanjelik bir Papaz olan John Hagee tarafından kurulan birlik, üç milyon üyesiyle ABD’deki en büyük İsrail yanlısı grup olduğunu iddia ediyor. Hagee 2016’daki başkanlık yarışında Donald Trump’ı destekledi.

SA6575/KY1-CÇ527: Yapay Sancı

"Meğer bir çılgınlık nöbetinden öte değilmiş yakınmalarımız. Bunu gördük, bunu yaşadık. Yapay sancıların birer kuklası olarak soluk almışız meğer."


Bir çılgınlık nöbetinden öte değildi yakınmalarımız. Yakınmalarımız kırgınlıklarımızın bağrında neşvü nema bulmuştu. Kırgınlıklarımız yakınmalarımızın bağrında. Yağmurlara diş bilediğimizde doğmuştu kırgınlıklarımız. Kırgınlıklarımıza yakınmalarımızı, yılgınlıklarımızı, sızlanmalarımızı, hazımsızlıklarımızı, duyarsızlıklarımızı yoldaş kıldık hiç düşünmeden. Durup bir soluk almadan. 

Acullüğümüzün kurbanı olacağımızın kadim bilgisine dönerek sırtımızı. Sırtımızı döndük varlığa, var oluşa, oluşa. Düşman belledik varlığı, var oluşu. Soluk alanı, soluksuz olanı, karada yaşayanı, suda yuva yapanı, ayakta duranı, yatanı, yürüyeni, uçanı, sürüneni düşman bildik. Düşman belledik. Doğa düşmanımızdı. Başkaları, biz olmayan düşmandı. Düşman icat edişlerimizde bir hinlik bulmalıydık ve fakat bulmaya fırsat vermemişti sancılarımız. Sancılarımız ki yapayın en pespayesiydi. 

SA6574/KY58-GÖKA123: ‘Yeni Ortaçağ’ ve Kapadokya Üniversitesi

“Akıl-ahlak-adalet-adap” prensiplerinden ayrılmayacaklarını söyleyerek başlıyorlar.


“Yeni Ortaçağ: Örgütlü sistemlerin yokluğu, her türlü merkezin kayboluşu, kaygan ve silik dayanışmaların ortaya çıkışı, belirsizlik, rastlantı, bulanıklılık. Yeni Ortaçağ: Zengin toplumların mafyalar ve yolsuzluklarla kemirilmesinden Rus kargaşasına varıncaya dek, her türlü otoritenin dışında sayılan giderek artan ‘gri alanlar’ın gelişimi. Yeni Ortaçağ: Aklın kurucu ilke olarak, uzun zamandan beri kaybolduğu sanılan ilkel ideolojiler, boş inançlar yararına silinip yok oluşu. Yeni Ortaçağ: Kriz, sarsıntı ve spazmların sanki günlük yaşantımızın dekorları gibi geri gelişi…”

 Fransız işadamı ve yazar, Sarkozy, Macron gibi siyasetçilerin danışmanı Alain Minc, günümüzü “Yeni Ortaçağ” olarak niteliyor ve aynı adı taşıyan kitabında bunları söylüyor. Semptomların kaynağını teşhisinde ve ifade edişinde sorunlar var ama tespitlerine kim itiraz edilebilir?

SA6573/KY69-EY168: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA6572/KY60-ES71: Artık FETÖ’ye Değil NATO’ya Bakmalı



Uluslararası darbe ile mücadele ve 15 Temmuz Ssempozyumu’nun katılımcılarından Avukat Cüneyt Toraman, Amerika’nın farklı görünümlü örgütlerle çalıştığını ve artık FETÖ’yü kullanamayacağını ifade ediyor. Bunun yerine NATO ve AB’nin desteklediği örgütlere dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor. Avukat Hüsnü Tuna ise "FETÖ artık darbe yapamaz ama katliamlar, suikastlar, eylemler ve olaylara dikkat etmeli. Tehlike henüz geçmedi" diyor.

29 Temmuz 2018 Pazar

SA6571/ME39: Görmediğiniz, Bilmediğiniz Bir Nesneyi Nasıl Arzularsınız?

"İlginçti yazdıkları; isyan ettiğinin farkına varmıştım. Hoşuma gitmişti isyanı."


Kim engelliyor insanları bilmiyorum, kim yönlendiriyor böyle? Milyarlarca insan var ve bu insanların her biri farklı şeyler düşünüyor, birbiriyle ilgisiz şeyler için hayatlarını harcıyor. Ama eminim ki insanların tümü birer birer yalnız; ötekilerle kendilerinden kaçmak için bir araya geliyorlar, ihtiyaçlarının boyunlarına vurduğu boyunduruk yüzünden kıpırdayamaz haldeler; zavallılar.

Her neyse, sizin başka şeylerle ilgilendiğiniz herhangi bir zamanda dünyanızı geziyorken karşıma çıkan sizden birinin kendi kendine yazdığı-çizdiği, düşündüğü şeylerle karşılaştığımda sevindim. Gerçekten sevindim; o kadar sıkıcı ve basitsiniz ki size verilen 'insan' olma nimetinin farkında bile değilsiniz, işe o insan beni düştüğüm umutsuzluktan kurtarmak için iyi bir örnekti.

SA6570/SD1076: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 366 (01-05 Eylül 2016)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”




 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(01-05 Eylül 2016
)  (Eylül 2016: 4.948  Tweet+Önceki Toplam: 219.403 +4.948 = 224.351 Tweet)

Hüseyin Bozan @huseyinbozan
#Cerablus, #Çobanbey, #Azez, #Afrin, #Bab ve #Münbiç hattının güncel son durum haritası. pic.twitter.com/6HhocpBdvo
@Seckin_Deniz retweetledi

TGRT Haber
   
@tgrthabertv
Fırat Kalkanı için sınıra takviye birlikler gönderildi tgrthaber.com.tr/gundem/firat-k… pic.twitter.com/khbGC4Tg8M
@Seckin_Deniz retweetledi

SA6569/KY71-ATANTİK28: Kavram’ın Anlam Katmanları…

"Maalesef bilgi ile çok yönlü bir ilişki kuran bilgin kişiler hariç kavramları genelde öğrendiğimiz ve daha sığ bir düzeyden hareketle kullanıyoruz."


Kavramları ne kadar biliyoruz?

Herhangi bir kavramın derinlikli anlamını bilmek için sadece sözlük anlamı yeterli değil. Sözlük anlamı bize kavramın kök anlamını verebilir. Ancak yeterli değildir. Bir kavramın tarihsel bir süreci vardır. Ayrıca bir kültürün içinde sürekli yeni anlamlar kazanarak varlık sahasına yönelir. Bir kavram bir olguyu, durumu veya bir davranışı ifade ederken o anlamın tarihsel bir süreç içinde bireysel ve toplumsal yaşanmışlıklardan süzülerek anlamı billurlaşır. Bu yüzden kavram kültürün temel kodlarını dikkate almadan anlamını bize deşifre etmez.

SA6568/KY69-EY167: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA6567/KY37-AZ302: 'Yeni Kabilecilik' ve Nazizmin Önlenemez Yükselişi

"Yeni kabilecilik ile birlikte kendini gösteren bu tuzağın adı açıktır: Faşizm!.."


“Kazandığımızda Alman, kaybettiğimizde göçmen oluyorum.” Mesut Özil’in bu sözünün, günümüz Avrupa’sının tarihini yazacak tarihçilerin çıkış noktası olacağına eminim. 

Özil’in manifesto niteliğindeki açıklaması, Avrupa’da yükselen ırkçılık, faşizm ve vatandaşlığını taşıdığı ülke, Almanya’da güçlenen Nazizm’e atılmış sert yumruktur. Aynı açıklamada, milli takımdan Polonyalı takım arkadaşları Lukas Podolski ve Miroslav Klose’nin neden benzer bir ayrımcılıkla karşılaşmadığını sorgulaması da çok önemli. 

28 Temmuz 2018 Cumartesi

SA6566/DT36: Evet; Günah Çıkarmalılar Çok Kitap Okuyanlar

"Aslında cehaletin en büyüğünün kötülüğü engellememek, kötülüğe hizmet etmek demek olduğunu itiraf etmeliler. İyiliğin asla kötülük yapmamak demek olduğunu öğrenemediklerini, çünkü okudukları kitaplarda böyle bir tanım olmadığını anlatmalılar."


Çok kitap okuyanların günah çıkarması gerek. Kitap okumayanlara karşı içlerinde tuttukları itirafları anlatmaları gerek. Diz çöküp üstelik, af dileyerek anlatmaları şart. Haksız aşağılamalarla dolu bu karmaşık üstenci bakışlarının arkasındaki gerçeği tek tek hiç çarpıtmadan izah etmeliler herkese. Anlatmalılar içlerindeki insanın öyle özenilecek imrenilecek bir karaktere sahip olmadığını; tam aksine çok kitap okumuş olan olarak dışarıdan görünen içlerindeki insanın hırpani kılıklı, tüm iyi nitelikleri didiklene didiklene çarpık çurpuk bir biçime dönüşmüş ahlak bozumu bir sefil olduğunu.

Okuduğum kitaplardan seçip aldıklarımı seriyorum önüme... ilk hatırladığım his yorgunluk; ne kadar çok şey vardı okuduğum kitaplarda inançlarıma, iyilik algılarıma uymayan... onları ayırmak için ne kadar çok çaba sarf ederdim, ne kadar çok 'bu yanlıştır' derdim. 

SA6565/KY26-CA199: Bir Şehri Koruyan Kelimeler

"Esenler için bu süreklilik ögesi veya ögeleri neler olabilirdi, bunu araştırdım söyleşilerim sırasında."


Bir adrese sahip olmak, kendini herhangi bir beldeye ait hissetmek için hangi aşamalardan geçer göçmen, aynı zamanda içeride ve dışarıda sayılmanın güçlükleri nasıl tecrübe edilir, uğrak yerinde gerçek bir yerleşmeyi sağlayan hangi saiklerdir? 

İki yıl boyunca Esenler’e gidip gelirken dinlediklerim ve gözlemlerim, bu sorular üzerine yeniden düşünüp cevaplar aramaya sevk etti. Esenler küçük bir köy iken Türkiye’nin en kalabalık ilçelerinden biri olma noktasına nasıl çekildi?  İlçe, İstanbul’un uzağında kendi halinde iki köy iken elli yıl içinde küreselleşmenin tipik özelliklerini sergileyen kalabalık ve dinamik bir şehir parçasına dönüştü. Son yirmi beş yılı bir hayli hızlı yaşandı bu dönüşümün. 

SA6564/SD1075: Steve Bannon Avrupa'yı İran-Türkiye ve Çin Ekseni'ne Karşı Radikalleştiriyor

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız The Guardian  köşe yazarı Natalie Nougayrède'a ait metin, Trump-Steve Bannon ikilisine karşı ciddi uyarılarda bulunmaktadır. Bu ikilinin, Rusya'yı da arkalayarak Yahudi-Hristiyan Avrupa'yı İran-Türkiye-Çin ekseni'ne karşı kışkırttığını, Avrupa Birliği'ni parçalamaya çalıştığını söylemektedir. Bu metin Trump'ın aslında hiç de tesadüfi işler yapmadığını görmek açısından önemli bir metin olarak değerlendirilmelidir.
Seçkin Deniz, 28.07.2018

Steve Bannon is on a far-right mission to radicalise Europe

"Bannon'un Trump ile ayrılmış olmasına aldanmayın. Avrupa demokrasisini zayıflatmak için bir Trumpian saldırısına öncülük ediyor."

Steve Bannon bir göreve başladı. Cumhurbaşkanı Trump'ın eski baş stratejisti, geçtiğimiz dört ayda iki kez Avrupa'yı ziyaret etti ve çeşitli başkentleri gezdi. “Ulusal popülist isyan”ın müjdesini yayıyor ve Avrupa'yı küresel haçlı seferi için verimli bir zemin olarak görüyor. Belki de bunun gerçek bir tabanı vardır. İtalya'nın şu anki politikası onun için bir armağan. Bannon aynı zamanda Prag, Budapeşte ve Fransa'da izleyicileri tarafından alkışlandı. Yeterince dikkat ettiniz mi?

SA6563/KY58-GÖKA122: ‘İnsan İnsanın Kurdudur’

"Her ilerleme, her keşif, aynı zamanda beraberinde yeni sorunlar getiriyor risklerimiz her gün biraz daha artıyor."


Tecessüsle izlediğim, her fırsatta cumburlop daldığım tartışmalardan birisi, “doğa durumu” diye de bilinen, insanın doğasına ilişkin olanı. Teoloji çevrelerinde tartışma, “kötülük problemi” (teodise) başlığı altında sürdürülüyor. İnsan nedir? İnsanı meleklerden ve diğer canlılardan ayırt eden hususlar nelerdir? İnsanın doğuştan getirdiği potansiyeller var mıdır? İnsan fıtraten iyi midir, yoksa kötü mü?..

Bu sorular, gerçekten de kışkırtıcı ve zihin çelici. Batı’da bu tartışma, düşünürleri çok yorgun düşürdü. Bir süreden beri, her şeyi şakaya vurmaktan başka çaremiz kalmadı diyen, kendilerini “ironisist” diye adlandıranlar, “insanın doğası, özü diye bir şey yok kardeşim, vazgeçin artık onu bulma sevdasından” diye feveran edip duruyorlar. Müslüman dünyada da tarih boyunca bu tartışmanın oldukça farklı biçimlerini görmek mümkün ama insanın, en güzel şekilde (ahsen-i takvim üzere) yaratılmış olmakla, sefillerin en sefili (esfel-i safilin) düzeyine indirilmek arasında salınabileceği (Tin/4-5) hususunda genel bir fikir birliği ve sükûnet var.

SA6562/KY69-EY166: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA6561/KY60-ES70: Alman Terör Örgütü NSU Davası: Karara Hakim Bile Üzüldü




NSU terör örgütü kurbanlarından Halil Yozgat’ın babası İsmail Yozgat, NSU davasında çıkan kararı tanımadığını söylüyor. Sanıklara verilen cezaların mahkeme heyetine dayatıldığını düşündüğünü ifade eden Yozgat, “Başbakan Angela Merkel hanımefendi ‘Bütün failleri ortaya çıkaracağız’ dedi ama 7 sene zarfında hiçbir şey aydınlığa çıkmadı. Galiba bu ceza mecburiyet karşısında oldu. Şu kadar ceza vereceksin dediler ve dava bitti. Hakikaten hakim de çok üzgündü” diyor.

27 Temmuz 2018 Cuma

SA6560/KY23-NN33: Henry Kissinger, Trump'ı Çin'e Karşı Rusya ile Çalışmak İçin Zorladı

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, yeni tür küresel stratejileri okuma zorluğu yaşayan stratejistler için önemli bir ilişkiler seti sunmaktadır. ABD'nin kanlı geçmişinde çok etkin bir entrikacı faktör olarak Kissinger faktörünün Trump yönetiminde de aktif olduğu gerçeği, ABD'nin geleneksel politikalarından vazgeçmediği anlamına gelmektedir. Trump sıradan bir ABD başkanı olarak kan dökücü satanizmin hizmetindedir.
Seçkin Deniz, 27.07.2018

Henry Kissinger Pushed Trump to Work With Russia to Box In China

Eski dışişleri bakanı, zamanında başka bir başkanı Çin'i Sovyetler Birliği'ni izole etmek için kullanmaya itmişti. Bugünlerde neredeyse tersini yapmaya çalışıyor ve yetkililer kendisini dinliyor. Henry Kissinger, Başkan Donald Trump'a, ABD'nin yükselen bir Çin'i frenlemek için Rusya ile birlikte çalışması gerekliliğini önerdi.

Konuya bilen 5 kişinin Daily Beast’e anlattıklarına göre, zamanında Sovyetler Birliği'ni izole etmek için Çin ile diplomatik ilişkiler kurmanın gerekliliğini söyleyen eski ABD Dışişleri Bakanı, Trump’la yaptığı bir dizi toplantıdan sonra neredeyse şimdi bunun tam tersini savunuyor. Potansiyel strateji, Çin’in artan gücü ve nüfuzu ile savaşabilmek için, bölgedeki diğer ülkelerle birlikte Rusya ile yakın ilişkilerini kullanabileceğini gösteriyor.

SA6559/KY28-ATA375: Kıbrıs’ı Silah Atmadan Ele Geçirmek

"Bugün bölgemizdeki koşullar 40 yıl öncesine nazaran çok değişti ve bu farklılıklara şimdi Doğu Akdeniz’deki doğalgaz rezervlerinin bulunması da eklendi. Günümüzde Kıbrıs’ın jeopolitik konumu ve Kıbrıs adası üzerindeki egemenlik hakkı, 40 yıl öncesine nazaran iki veya üç misli değil, belki de on misli daha önem kazandı."


1974 Mutlu barış Harekatından sonra Türkiye’ye konan ambargolar, Birlemiş Milletlerin Rum yanlısı “hayali” kararları, AB’nin adanın Rumlara teslim edilmesi yönündeki baskıları, girişimleri, tehditleri ve şantajları para etmeyince, Hıristiyan kökenli üst akıl(lar) sonucu hemen değil ama uzun vadede alınacak bir planı önce senaryolaştırmış, sonra da uygulamaya koymuşlar.   

Üst akıl tarafından uzun vadeli olarak planlanmış,  40 yıl evvel tezgaha konmuş sinsi bir oyun oynanıyor KKTC’de. Bu oyunun özü “Her tür ulusal ve uluslararası kuruluşlar vasıtası ile Türkiye’yi baskı, şantaj, hile, tehdit, yurt içinde içinde kargaşa çıkarmak, vekalet savaşları ile bunaltmak, kurtuluş için önüne Kıbrıs’tan vaz geçmeyi koyarak Kıbrıs’tan Türkiye’nin çıkmasını sağlamak, Kıbrıslı Türkleri Türkiye’ye karşı kışkırtmak ve Kıbrıs’ın tümünü Yunan egemenliği altına sokarak Hıristiyan toprakları içine katmak. 

SA6558/ÇY4-DB134: Kuduz Aşısı Skandalı, Çin’in Yırtık Pırtık Manevi Dokusunu Ortaya Koyuyor

"Lijia Zhang, Komünist Partinin geleneksel değerlere şiddet uygulayarak, dinleri bastırarak ve daha sonra kıyasıya kapitalizmle kucaklaşarak sosyal güvene ciddi zarar verdiğini söylüyor. Parti o yüzden ahlaki kampanyalara girişti, ancak Changsheng skandalında görüldüğü gibi, işe yaramadılar."

Rabies vaccine scandal reveals China’s tattered moral fabric

Çin’de büyük bir skandal yaşanıyor. Ülkenin en büyük ikinci aşı üreticisi olan Changsheng Biyo-teknoloji’nin üretim verilerinin sahte olduğu ve 250.000'den fazla standart altı kuduz aşısının satıldığı tespit edildi. Bu, “ahlaki bir alt çizgiyi” aştı. Premier (Başbakan) Li Keqiang, söz konusu uygulamalara karşı “kesinlikle sıkı önlem” alacaklarına söz verdi.

SA6557/KY1-C526: Çalınan Gece

"Bütün bu tümceleri korku ve endişe içinde, biraz biraz kendini olası tehlikelerden sakınarak dile getirmişti."


-Bayım, bayım bir dakika durur musunuz? Dedi orta yaşlı, saçlarının bir kısmı dökülmüş, ayaklarında sandalet olan, kısa boylu, yürürken sağa sola fazlasıyla sallanan –sanki dengesini güçlükle kuruyormuş gibi, ki oldum olası böyle yürürdü, hani kazlar gibi peltek peltek yürüyenler olur ya.. onun gibi- adam. 

Sokağı döner dönmez belirivermişti peşinden koştuğu kendisi yaşlarında ve fakat kendisinden oldukça uzun, gür saçlı, bastığı yeri titreten adımlarla yürüyen giyimi hiç de havaya uygun olmayan adam. Adam duymazdan geliyordu. Peşine takılan ucubeden bir ara kaçmayı düşünmüş neden sonra vaz geçmişti. İşi oluruna bırakmak hevesi galip gelmişti. Ucube yeniden var gücüyle konuşmaya –her ne kadar var gücüyle konuşsa da fısıltıdan öte bir ses değildi çıkardığı- gölgesi olduğu kişinin dikkatini çekmeye çalıştı.

SA6556/KY27-ŞT73: Yıldız Ramazanoğlu’nun Adem’le Karşılaşması

"Bu öyküler bir zeminden öte bir temeli olan öyküler. Bundan dolayı da bu temel üzerinde görünmelerini sağlayacak kadar bir tasvirle yetinen öyküler olarak da ayrı bir özellik taşıyorlar."


Yıldız Ramazanoğlu’nun son öykü toplamı ‘Adem’in Cevap Vermesi’, hemen bütün Yıldız Ramazanoğlu kitapları gibi içten ve hakiki bir gündeliğin farklı tonlardaki ve anlık renkleriyle karşılıyor okuru. Kitapta ilkin bir anneannenin izlenimleriyle karşılaşıyoruz. 


Özellikle ‘Adem’ bölümünde yer alan dört öykünün ilk ikisinde anlatılan bütünüyle otobiyografik hikayenin okuru karşılama biçimi hayli önemli bir deneyim niteliğinde. Zira Yıldız Ramazanoğlu bu iki hikayede bir yandan Adem’in doğumuyla başlayan süreç içerisinde dünya ile karşılaşma anlarındaki Adem’le dünya ve biz ilişkisini açık ederken, öbür yandan da sadece bir anneanne ile karşılaşmak anlamında da olsa bizim (insanın Adem’le karşılaşmasını) onu karşılayışımızı da bu açıklığa yerleştiriyor.

SA6555/KY69-EY165: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA6554/KY48-SY64: 2+1 Kombili, 125 milyon, Artı 500 Mark Depozit

"Alo, okuyucu... orada mısın?.."


24 Şubat 2000, Perşembe

 - "A, iyi günler ben gazetedeki ilanınızı gördüm de.. nedir özellikleri acaba?"

- "Şimdi kardeşim, ev temiz ev. Bakım istemez. Sen aile misin?"

- "Siz ne biçim konuşuyorsunuz beyefendi!"

26 Temmuz 2018 Perşembe

SA6553/KY13-AO193: Liyakât Sorunu

"İdareci eğer kararlarında adaleti ve vicdanı öncelemiyorsa o idareciden bu ülkeye zerre hayır gelmez."


“Liyakat sorununu çözersek Türkiye şahlanır.” Alev Alatlı

Geçtiğimiz günlerde kendisiyle yapılan bir röportajda böyle diyordu Alev Alatlı. Alatlı’ya göre bu sorun Türkiye’nin 250 yıllık sorunu.

Yaptığı açıklamaların tümüne bakıldığında liyakat sorunu Ak Parti iktidarında azalmış değil. Peki bunun çözümü nedir, bu sorun nasıl aşılır?

SA6552/SD1074: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 365 (26-31 Ağustos 2016)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  

 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(26-31 Ağustos 2016)  (Ağustos 2016: 6.896  Tweet+Önceki Toplam: 212.507 +6.896 = 219.403 Tweet)
Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Devlet sorumluluk alanında zaaf kabul etmez; devletin adaleti kanundur, yönetmeliktir. Kanun ve yönetmelik merhametsizdir

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Artık Erdoğan'a düşen devletin acımasız sorumluluk yükünü, yine aynı soğukkanlılıkla taşıyacak kişileri seçmektir

SA6551/KY49-İTIĞLI113: Mandela Günü ve Güney Afrika

"Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk Afrika gezisini Güney Afrika’dan başlatması manidar. Bu Cumhurbaşkanımızın Afrika, özellikle de Güney Afrika’ya ne kadar önem verdiğinin yakın zamanda iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da artacağının göstergesidir."


Her yıl 18 Temmuz başta Güney Afrika olmak üzere Afrika ülkelerinde Mandela günü olarak kutlanıyor. 2013’te hayatını kaybeden Nelson Mandela’nın bu yıl 100. doğum günü aynı zamanda.

Nelson Mandela 1960’larda Güney Afrika’da apartheid olarak bilinen beyazların üstünlüğüne dayalı ayrımcı rejime karşı siyah bir aktivist olarak biliniyordu. 1980’lerde ise tüm dünyanın tanıdığı popülist bir direniş lideri haline geldi. 1990’lı yılların başında müebbet hapis cezasını çektiği Roben adasında ölümü beklerken 27 yıl sonra özgürlüğüne kavuştu. Çoğu kimse yaşlanmış bedeniyle Mandela’nın, eşi Winnie ile sakin bir hayat geçireceğini beklerken, özgürlük mücadelesinin ölünceye kadar devam edeceğini gösterdi.

SA6550/KY69-EY164: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA6549/KY60-ES69: Fuat Oktay; İşinde Detaycı Günlük Hayatında Mütevazı



Cumhurbaşkanı yardımcısı olarak göreve başlayan Fuat Oktay’ı anlatmak için sık kullanılan tanım “Tam bir Anadolu insanı.” Çalışkan yapısı ile bilinen Oktay, gerektiğinde 3 saat uyku ile çalışıyor. Öğretim görevliliği zamanından gelen refleksle çalışanlarını bir öğrenci gibi yetiştiriyor. Özel hayatında ise mütevazılığı ile biliniyor.

Son başbakan Binali Yıldırım’ın müsteşarlığını yapan Fuat Oktay, yeni kabinede tek cumhurbaşkanı yardımcısı olarak göreve başladı. Daha öncesinde ABD’de otomotiv alanında yüksek lisans eğitimini gerçekleştiren, THY ve AFAD gibi kurumlarda görev alan Oktay’ın bilinmeyenlerini ortaya koymaya çalıştık.

25 Temmuz 2018 Çarşamba

SA6548/KY56-HS19: Satanist Blavatsky, Gandhi, Mandela, Swami, Halide Edip, Fabian Society, Cinnah-FETO, İkbal, Teozofi, Rothschild, Ağa Han

Sonsuz Ark'ın Notu:
Adem'in bildiklerini bilseydik, neler değişirdi bilmiyoruz, ama en azından ondan günümüze dek Allah tarafından dünya ve ahiret mutluluğumuz için gönderilen tek din olan İslam'ın aslında tam olarak ne olduğunu çok iyi bilirdik. Evet, tahrif edilmesine Allah'ın izin vermediği Hakiki İslam'ın anlatıldığı son kitap Kur'an var elimizde, ancak onu da küfrün, yani zulmün, yani karanlığın en vahşi, en şeytanî yetenekleri ile okunmaz, anlaşılmaz diyerek, önceki kitaplar gibi insandan uzaklaştırdılar. Gönderilen peygamberleri yalanlayanlar, öldürenler kim idiyse onlar hep birbirlerine şeytanın yolunu öğrettiler binlerce yıl, biz Adem'in bildiklerini bilmemekle büyük bir zaaf içerisinde onların bize ne yapmayı tasarladığını fark etmekte çok zorluk çektik, halen de çekiyoruz, ama aramızda iğne ile kuyu kazar gibi çalışan ve akleden samimi insanlar da var ve aramızdan birileri şeytanın yolunda çalışıp çabalayanların birbirleri ile ilişkilerini görebiliyor artık ve anlatmaya çalışıyorlar. Aşağıdaki yayında, maksadı bu zemin olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.
Seçkin Deniz, 25.07.2018



* Bu topraklarda, bırakın Gandhi'ye güzelleme yapılmasını, Gandhi gerçek bir müptezel olarak anılmadıkça yeni Gandhi'ler türemeye devam eder..
 

* FETO'nun kurtarıcı mesih olması senaryosu ne ise Gandhi'nin Mahatma olma senaryosu da odur.

SA6547/KY71-ATANTİK27: Varlık Akıllı…

"İnsanı daha doğru anlamak için düşünülen her düşünceyi insanın bir boyutunu izah edeceğini dikkate alarak müktesebata bakarsak bir zemin kazanabiliriz... "


Varlığın somut bir düzlemi işaret ettiğini düşündük hep bugüne kadar…  İnsanın duyumları üzerinden algıladığımız varlık somut bir düzeyi belirtiyor. Ancak varlığın birçok farklı katmanı olduğu için zaten somutlaşmayan bir boyutu olduğunu da söylemek mümkün. Asıl itibarı ile varlığın sahibi olan Allah, varlığı yaratıp varlık sahasına çıkardığında zaten ilahi bir tecelli olarak diri olmakla yükümlüdürler. İnsan idrakinin dışında varlık canlıdır. Son zamanlarda yapılan fizik çalışmaları da varlığın canlı olduğunu bize göstermiştir.

SA6546/ÇY11-HK32: 10 Soruda Helal Akreditasyon Kurumu




Son yayınlanan cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulan Helal Akreditasyon Kurumu (HAK) Türkiye’de ve yurt dışındaki helal uygunluk değerlendirme kuruluşlarına akreditasyon hizmeti sunacak. Ticaret Bakanlığına bağlı olacak kurum, helal akreditasyonla ilgili kuralları, tedbirleri belirleyecek ve uygulayacak.

Ticaret Bakanlığı ile ilgili olan Helal Akreditasyon Kurumu (HAK), Türkiye’de helal akreditasyon hizmeti sunma yetkisine sahip tek kurum olacak. HAK, uluslararası ve bölgesel akreditasyon birlikleri ve örgütleri nezdinde Türkiye’yi temsil edecek, bunlara üye olacak, yönetimlerinde görev alarak bu kuruluşların merkezi olarak hizmet verecek. 

SA6545/Sonsuz Ark-YD111: Kozmik Çarpışma Karanlığa Işık Getirdi

"NGC 3256, parlaklığı, proksimitesi ve oryantasyonundan dolayı şu an birçok çalışmanın konu mankeni. Gökbilimciler, gökadanın tüm parlaklığı ile görünür olmasından faydalanıyor ve bu araştırmalar sayesinde genç birleşim gökadalarının daha iyi anlaşılması için çok iyi bir havuz işlevi görüyor."


Kozmosun karanlıklarında durgun bir yer gibi görünse de, NGC 3256 aslında şiddetli bir çarpışma alanı gibi. Bu çarpık gökada, temelinde iki ayrı sarmal gökadanın çarpışmasının sonucunda ortaya çıkmış bir kalıntı olarak biliniyor. Yaklaşık 500 milyon yıl önce gerçekleşen bu çarpışmanın izleri de halen gözlenebiliyor.

Bizden 100 milyon ışıkyılı uzaklıkta bulunan Vela takımyıldızı içerisinde bulunan NGC 3256 gökadadı, bizim Samanyolu gökadamız ile aynı boyutlara sahip ve Hydra-Centaurus Süperkümesi’nin bir üyesi. 

SA6544/KY38-SevDur156: Kızımın Tutuklu Olması Beni Sevindirir




Takdim

Kamuoyunda Adnan Hoca olarak bilinen Adnan Oktar ve örgütüne yapılan operasyon sonucu Oktar ve birçok örgüt üyesi tutuklandı. Yahudilik ve Masonluk kitabını yazan Oktar’ın İsrail’le yakın ilişkileri de bu operasyonda kafa karıştırıcı detaylardan. 80’lerden itibaren kapalı bir örgüt olarak faaliyet yapan Oktar’ın kediciklerle verdiği maşallahlı inşallahlı mutluluk pozlarının altında yatan dram, mağdurların konuşmasıyla bir bir ortaya çıkıyor.

SA6543/KY69-EY163: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA6542/KY37-AZ301: Faşist Netanyahu, Yahudiler’in Geleceğini Çalıyor!..

"Yahudiler akıllı millettir, İsrail’de tırmanan faşizme güçlü tepki vermeye başladılar."


Milliyetçi düşüncenin faşizme savrulmasının bir ulusa getireceği büyük felaketin sembol örneği Adolf Hitler liderliğindeki Nazi Almanya’sıdır. Hitler’in 1932’de başlayan yükselişini demokrasi güçleri önleyebilseydi, Alman milleti, 1945’te o korkunç sonla karşılaşmamış olacaktı.

Ama yaşandı…

Kendi milletinizin geleceğini, başka milletlerin çocuklarını öldürmekte bulursanız, karşılaşacağınız sonuç, Almanlar’ın 2’nci Dünya Savaşı sonunda yaşadıkları o korkunç yıkımdır!..

24 Temmuz 2018 Salı

SA6541/SD1073: Onarım ve İnşâ Süreci'ne Dair

"Kim ne derse desin, bu memleket halen iyiliğin temsil edilebildiği yegane coğrafya olarak ışıl ışıl parlıyor; Türkiye'den bahseden her dinden mazlumun gözleri ışıldıyor."


Türkiye'nin travmatik bir özgeçmiş hikayesi var; bugün bu hikayenin artık tarihe gömülmesi gerektiği zamandayız. Çünkü travmalarla yol alınmaz, hasta düşüncelerle özeleştiri ya da eleştiri yapılmaz. 24 Haziran'da bir sistem değişikliği yaptık ve kendimize bu zamanı, bu fırsatı hazırladık; geçmişi değiştiremeyeceğimiz gibi, geçmişten gelen travmalarımızı da geleceğe taşımaya hakkımız yok. 


Aramızda bizimle aynı fikre sahip olmayanlar da var, bizimle bu zamanı, bu günü hazırlamak istemedikleri için onlara kızmaya da hakkımız yok. Hepimiz için, bütün insanlık için doğru ve iyi bir iş yaptığımızı onlara da göstermeliyiz, 95 yıl önce kurulan cumhuriyetin en büyük sorunu buydu; dayatma. İyi olan Cumhuriyetti kurucularına göre, o halde herkes bunu kabul etmek zorundaydı. Cumhuriyetin bizzat kendisi değil Cumhuriyeti temsil ettiklerini iddia edenlerin dayatmaları normal kabul etmesi Cumhuriyet fikrine aykırıydı oysa. 

SA6540/SD1072: Bir Şey Olarak İnsan Aklı'nın Diğer Şeylerle İlişkisi

"İnsan aklının şeylerle ilişkisi, aklın da bir şey olduğu gerçeği göz önünde tutulursa nasıl irdelenebilir?"


İnsan aklının şeylerle ilişkisi, aklın da bir şey olduğu gerçeği göz önünde tutulursa nasıl irdelenebilir? Akıl aktif bir birinci tekil şahıs olarak diğer şeylere baktığında, baktığı şeyler pasif bir durağanlıkla kendilerini teslim ederler mi? Aktif-pasif ilişkisi aklın yöneldiği şeylerle akıl arasında mümkün müdür?

Eğer akıl, diğer şeylerle eşdeğer nitelikte bir şey olarak değerlendirilirse eşdeğer iki şey arasında akıldan şeye doğru tek yönlü bir tek aktif- pasif ilişkisi yerine aktif-aktif, pasif-pasif, aktif-pasif, pasif-aktif gibi dört permütasyon mümkün olmak zorundadır. Diğer şeylerle eşdeğer bir şey olarak aklın yöneldiği şeyler arttıkça, her bir şey sayısı kadar dört permütasyon gerçekleşebilir olur. 

SA6539/SD1071: İngiltere İşçi Partisi'nin Irkçılık Tuzağı; Anti-Semitizm mi Anti-Siyonizm mi?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız, The New York Review of Books editörü Ian Buruma'ya ait olan metin, 20. yüzyılın başlarında anti-semitik düşünceleri olan ingiliz muhafazakarların bugün İsrail'in bütün politikalarını desteklediğini işlerken, İngiliz İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn'un anti-semitik söylemlerini de eleştirmekte, İsrail-ABD siyonizminin anti-semitizm yerine anti-siyonizm ekseninde eleştirilebileceğini, bunun da mantıklı olarak algılanabileceğini ifade etmektedir. Devlet olarak İsrail ve ABD'nin değil hükümetlerin suçlanması gerektiğini iddia etmektedir. Batı'daki bu tartışma, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2013'te doğru bir strateji ile semitizm ve siyonizmi birbirinden ayırarak Siyonizm'i insanlık suçu olarak ilan ettiği tarihten bu yana ne kadar yol alındığını da göstermektedir. Erdoğan 16 Mayıs 2018'de İngiltere'yi ziyaret ettiğinde, Siyonizm karşıtı Neturei Karta Cemaati lideri Haham Elahanan Beck'in yakasında Filistin bayrağı renkleri ile "Özgür Filistin" rozeti vardı. Doğru strateji ile doğru eleştiri, yapılabileceğini Batı'ya da öğretmiş olmak ancak Türkiye'nin  Yüksek İnsanî Algılarının hakkı olabilirdi.. Oldu.
Seçkin Deniz, 24.07.2018 

Labour’s Racism Trap
"İsrail politikalarını ve ABD hükümetlerinin onları körü körüne desteklemelerini eleştirmek için çok fazla sebep var. Ancak eleştiri başka bir şeydir; ABD ve İsrail'in insanlık için en kötü niyetli tehditlere sahip olduğu görüşü başka bir şeydir ve Birleşik Krallık İşçi Partisine kör bir yolda ilerliyor."

Solun Yahudi düşmanlığı doğru bir şekilde suçlanıyorsa, ilgi çekici bir şeyler olmalı. Sonuçta, Yahudi nefreti tarihsel olarak sağ kanat patolojisi olmuştur. Fakat Britanya'da, Muhafazakâr politikacılar ve Daily Telegraph gibi sağcı yayıncılar, bazı İşçi Partisi milletvekillerini anti-Semitizm ile suçlarken büyük bir öfke içinde. Muhafazakârlar, özellikle de Müslümanlar ve hatta diğer Avrupalılar sözkonusu olduğunda yabancı düşmanlığına karşı tepkili değiller. Fakat İsrail'in algılarıyla ilgili her şeye sahip olan bu ikiyüzlülüğün bir nedeni var.

SA6538/SD1070: "merkeplik özdeşimi" /03.04.2005/ 341. patika



...dert yükleriyle tıkabasa semeri, kendirden mamul upuzun yularıyla bir meçhule giden merkep değildir, değil mi?...
...merkep, semerine bağlı yükte ne var onu bilmez ki ona "dert" desin, yuların varlığını sorgulayamaz ki kendirden imal edilip edilmediğini görsün...
...ve muhakkak ki; derdi ve yuları bilen var edilmişe merkep denemez...
...öyleyse merkep, neden bahis mevzuu olabilmektedir?..
...işte özdeşim sorununun özü bu...
...insan, sıkıntılardan, çıkmazlardan ve saldırgan sandığı tüm nesne ve olaylardan bıktığı vakit aklına getirdiği özdeşim varlığı merkep olabilmekteyse, aslında sorgusuz uşaklık eylemini ve haddi belli olmayan istiâb'ı sorguladığı da bir gerçektir...

SA6537/SD1069: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 364 (21-25 Ağustos 2016)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  

 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(21-25 Ağustos 2016)  (Ağustos 2016: 6.896  Tweet+Önceki Toplam: 212.507 +6.896 = 219.403 Tweet)
Burak Doğan @doganburak29
Gideceğini bilip neden gittiğini bilmemek daha kötü :(
@Seckin_Deniz retweetledi

Ragıp Soylu
    
@ragipsoylu
Turkish tweeps say they can't access Twitter, Facebook, YouTube without VPN pic.twitter.com/44ADuz1PP9
@Seckin_Deniz retweetledi

Seçkin Deniz Twitter Akışı