Nükleer Silahlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nükleer Silahlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ekim 2023 Pazartesi

SA10384/SD2883: IAEA Modeli Yapay Zekayı Düzenlemek İçin Neden En İyisi Olmayabilir?

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, daha önce Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı'nda çalışan ve diğer görevlerinin yanı sıra Birleşik Krallık denizaltılarının inşası, Birleşik Krallık-ABD nükleer işbirliği ve ihracat kontrolü uygulamalarında görev alan, Washington DC James Martin Center'ın yönetici direktörü Ian Stewart'a aittir ve Yapay Zeka'nın (YZ-AI) neden olabileceği olası tehditlere karşı önerilen Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA- UAEA) benzeri bir modelin mümkün ve gerekli olup olmadığına odaklanmaktadır. Analistin, Nükleer Silahlar ve Yapay Zeka arasında yaptığı karşılaştırmalar sonrası çıkarımı nettir: "YZ'nin insanlığı tehdit edebileceği olası yolları belirlemek için yoğun bir odaklanmaya ihtiyaç vardır. Ancak belirli yollar tanımlandığında, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na benzer bir kuruluş için bir rol belirlemek üzere kontrol yaklaşımları haritalanmaya başlanabilir." 
Seçkin Deniz, 02.10.2023, Sonsuz Ark 

Why the IAEA model may not be best for regulating artificial intelligence

Chat GPT'nin arkasındaki şirket ve yapay zeka (YZ) alanında güçlü bir düzenlemenin açık bir savunucusu olan OpenAI, kısa süre önce yapay zeka düzenlemesi için Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA-UAEA) benzeri bir modele ihtiyaç duyulabileceğini öne sürdü.

31 Ağustos 2023 Perşembe

SA10336/SD2850: Polikrizde Gezinmek: Çalkantılı Dönemlerde Yaşam

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Tikkun www.tikkun.org dergisinin editörü, Emek ve Ruh Sağlığı Enstitüsü'nün yönetici direktörü, Berkeley'deki Duvarları Olmayan Beyt Tikkun Sinagogu'nun hahamı, Uluslararası Ruhsal İlericiler Ağı'nın başkanı ve sonuncusu California Üniversitesi Yayınları tarafından yayımlanan Devrimci Aşk olmak üzere 12 kitabın yazarı Haham Michael Lerner'a aittir ve dünyanın içinde bulunduğu Polikriz-çoklu krize odaklanmaktadır. Analistin, "Çevresel, sosyal, teknolojik, finansal-ekonomik, doğal ve diğer güçlerin bir araya gelerek giderek artan bir öngörülemezlik, hız ve güçle etkileşime girdiğine inanıyoruz. Bu öngörülemez etkileşimlerin gelecekte daha büyük sıklık ve genlikte şoklara neden olacağına inanıyoruz." şeklindeki cümleleri 'Küresel Satanist Sistem'den ve Satanist Batı'nın çöküşünden kaynaklanan küresel krizlere yönelik her türlü medyadaki 'yaygın yaygara' türlerinin bir toplamı olarak değerlendirilebilir; analist Haham Michael Lerner'in "Polikriz, bilgilendirilmiş medya ve kamu zihninde sağlam bir şekilde yerleştikten sonra, yeni gelişmeler küresel değişimin artan hızını ve polikriz gerçeğini doğrulamaya devam etti." şeklindeki bu ifadesi de yankı odalarına tıktıkları insanlığı çaresiz hissettirerek baskı altına almayı ve köleleştirmeyi amaçlayan 'yaygın yaygara'nın Küresel Satanist Sistem tarafından tasarlanmış olduğunu kanıtlamaktadır. Bununla birlikte, "Dünya artık Amerikan anlatısını yutmuyor." diyen yazarın "Amerikan hegemonyasının sona ermesi, Batı'nın dünya üzerindeki 500 yıllık hakimiyetinin sona ermesiyle aynı zamana denk geliyor. Aynı zamanda Batı sömürgeciliğinin ve emperyalizminin de sonuna denk geliyor. Birbiriyle bağlantılı bu egemenlik biçimleri on yıllardır aşınıyor olsa da, şu anda yaşanan gelişmelerin hızı şaşırtıcıdır." şeklindeki tespiti inanılmaz ölçüde gerçekçidir. Ne var ki 'dişileşmeyi' öneren hahamın da erkekleri kadınsılaştırmayı hedefleyerek insanlığı korumasız bırakmayı tasarlayan Küresel Satanist Sistem'in bir parçası olduğunu görebiliyoruz: "Bu dünyada inşa ettiğimiz zenginlik ve güç yapıları çoğunlukla eril tasarıma sahiptir. Aurobindo'yu değiştirerek diyebiliriz ki, eğer gelecek şefkatli bir gelecek olacaksa, Toprak Ana'yı onurlandırmalı ve hepimizin içinde dişil olanı uyandırmalıdır."
Seçkin Deniz, 31.08.2023, Sonsuz Ark 

Navigating the Polycrisis: Life in Turbulent Times

Geçtiğimiz yıl (2022-2023) çoklu krize ilişkin küresel farkındalığın hızla artmasını nasıl açıklayabiliriz? Üç yıl önce neredeyse hiç kimse polikrizi duymamıştı.

Ne oldu?

28 Ağustos 2023 Pazartesi

SA10331/SD2846: Yapay Zeka Araştırmalarının Çoğu Halka Açıklanmamalı

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Hong Kong Üniversitesi'nde filozof ve Center for AI Safety'de Yapay Zeka (YZ) uyumu, araştırma ve gelişmiş YZ sistemlerine yönelik etkili düzenleyici yaklaşımları içeren etik konular üzerinde araştırma görevlisi olarak çalışan Nate Sharadin'e aittir ve çift kullanımlı olarak tanımlanan ve kötüye kullanım risklerini göz önünde bulunduran bir perspektifle Yapay Zeka araştırmalarının halka açık, şeffaf olup olmamasına odaklanmaktadır. Analist, "YZ araştırmalarının bu kadar geniş çaplı kötüye kullanıma açık olması, şeffaflık normları ile zarar risklerini azaltma ihtiyacı arasında ciddi ve çözülmemiş bir gerilim üretmektedir. Bilimsel araştırmalarda şeffaflık inkar edilemez derecede değerlidir: Keşfi hızlandırır, disiplinleri birbirine bağlar, bilgiyi yayar, tekrarlanabilirliği arttırır ve doğruluğu ödüllendirir. Bu nedenle doğal bir fikir, tüm YZ araştırmalarının her koşulda her açıdan tamamen şeffaf olması gerektiğidir. Bu bir hata olacaktır." diyerek daha katı bir standart önermektedir.
Seçkin Deniz, 28.08.2023, Sonsuz Ark 

Most AI research shouldn’t be publicly released

Geçtiğimiz ay (Mayıs 2023) araştırmacılar, bilimsel deneyleri sıfır gözetimle otonom olarak tasarlamak, planlamak ve yürütmek için üretken bir yapay zeka (YZ-AI) sistemi kullanmanın mümkün olduğunu gösterdiler. Sistem, kimyasalların sentezlenmesi için talimatlar yazdı ve bu talimatlar daha sonra kimyasalların döngüde herhangi bir insan olmadan sentezlenebildiği uzak bir laboratuvar tarafından yürütülebildi.

21 Ağustos 2023 Pazartesi

SA10320/SD2839: Yapay Zeka: ABD Ulusal Güvenliği İçin Zorluklar ve Tartışmalar

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Brandywine Penn State Üniversitesi'nde Siyaset Bilimi profesörü Stephen J. Cimbala ve Center for American Progress- Amerikan İlerleme Merkezi'ne katılmadan önce Dış İlişkiler Konseyi'nde (CfR) kıdemli araştırmacı ve Ulusal Güvenlik Çalışmaları direktörü olarak çalışan, 1981'den 1985'e kadar savunma bakan yardımcısı olarak görev yapan, Deniz Uçuş Subayı olarak dört yıl aktif görevde bulunarak Deniz Yedek Kuvvetlerinden yüzbaşı rütbesiyle emekli olan, Center for American Progress kıdemli araştırmacısı, Georgetown Üniversitesi güvenlik çalışmaları alanında yardımcı profesör olan Lawrence J. Korb'un ortak çalışmasıdır ve ABD Ulusal Güvenliğinde Yapay Zeka'nın oluşturduğu zorluklara ve tartışmalara odaklanmaktadır. Tanrı Benzeri Yapay Zeka'ya  karşı yavaşlatma çağrılarına rağmen analistlerin tespitleri ve olası risklere karşı yedi başlıkta yaptıkları uyarılar ilginçtir: "İnsan bilişine eşit veya onu aşan otonom bir YZ teknolojisi, hem teknolojiyi hem de insanlığı nasıl anladığımızı yeniden tanımlayabilir, ancak böyle bir "süper zekanın" ortaya çıkıp çıkmayacağı veya ne zaman ortaya çıkacağı konusunda kesin bir bilgi yoktur. Bu belirsizliğin ortasında, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkeler yapay zekanın silahlı kuvvetleri üzerindeki olası etkisini ve savaşa veya caydırıcılığa hazır olma durumlarını göz önünde bulundurmalıdır. Askeri teorisyenler, stratejik planlamacılar, bilim insanları ve siyasi liderler, önümüzdeki birkaç on yıl içinde insan ve makine arasındaki arayüzün hangi yönde ilerleyeceğini tahmin etmede en az yedi farklı zorlukla karşılaşacaklardır."
Seçkin Deniz, 21.08.2023, Sonsuz Ark 

Artificial intelligence: challenges and controversies for US national security

Yapay Zeka (YZ) son zamanlarda ABD kamu politikası tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Kurumsal teknik uzmanlar ve bazı kamu görevlileri, yapay zeka araştırma ve geliştirme konusunda geçici bir moratoryum ilan etmek istiyor. Endişeleri arasında yapay zekanın insan kontrolörlerin anlama veya kontrol etme kabiliyetinden daha hızlı bir şekilde kabiliyetinin artması ihtimali de yer alıyor.

16 Aralık 2022 Cuma

SA9973/SD2630: Genişletilmiş Caydırıcılık: Geleceğe Dönüş

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, yayınları arasında 'Understanding Contemporary Strategy, Understanding Modern Warfare- Çağdaş Stratejiyi Anlamak, Modern Savaşı Anlamak' ve 'Alexander the Great: Lessons in Strategy.- Büyük İskender: Strateji Dersleri' bulunan, Birleşik Krallık Hull Üniversitesi Savaş Çalışmaları alanında kıdemli öğretim görevlisi olan David J. Lonsdale'e aittir ve ABD temelli Batı'nın caydırıcılığının nasıl olması gerektiğine odaklanmaktadır. Analistin, 'Bu makalenin iddiası Soğuk Savaş'tan çıkarılan derslerin uyarlama yapılmaksızın mevcut güvenlik ortamına basitçe uyarlanabileceği değildir. Her güvenlik sorunu kendine özgüdür ve özel bir bakış açısıyla ele alınmalıdır. Nükleer silahların kendine has özelliklerinin göz ardı edilebileceği de iddia edilmemektedir. Nükleer silahların muazzam yıkıcı potansiyellerine saygı gösterilmeli ve açıkça dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte, stratejinin doğası evrenseldir ve nükleer silahlar politikası oluşturulurken gereken saygı gösterilmelidir. Bizler 21. Yüzyılın güvenlik sorunlarıyla boğuşurken, genişletilmiş caydırıcılığın şifrelerinin çoğunun ilk nükleer çağda çözüldüğünü kabul etmeliyiz. Özellikle de esneklik, güvenilirlik ve stratejik yarar çizgisine saygı göstermeliyiz. Bunun için de ciddi bir operasyonel planlama ve esnek müdahale seçenekleri gerekmektedir.' şeklindeki açıklaması tuhaftır ve mevcut küresel düzenin sürmesi için nükleer cephanelik sahibi ülkelere yönelik herhangi bir rekabet reddinde bulunulmaması ve onlara saygı istenmesi ilginçtir, caydırıcılığın yönü net olarak belirtilmemiştir.
Seçkin Deniz, 16.12.2022, Sonsuz Ark 

Extended Deterrence: Back to the Future

Giriş

Caydırıcılığın zorlu bir stratejik faaliyet olduğu iyi bilinmektedir.[1] Söz konusu zorluk, dikkatimizi genişletilmiş caydırıcılığa çevirdiğimizde daha da artmaktadır. Bunun nedeni büyük ölçüde caydırıcılığın başarı ya da başarısızlığının caydırıcı ile hedef aktör(ler) arasındaki karmaşık ve belirsiz bir ilişkiye dayanmasıdır. Bu ilişkinin sonucu için kritik olan, caydırıcının varlıkları, eylemleri ve tutumları ile hedefin müteakip tepkisini içeren bir süreçtir. Güvenilirlik bu sürecin merkezinde yer alır. 

25 Şubat 2022 Cuma

SA9567/ÇY4-DB156: Kazakistan 'Nükleer Bomba'dan Nasıl Vazgeçti?

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız röportaj, Atlantic Council'de çeşitli pozisyonlarda ve Dünya Bankası'nda iletişim danışmanı olarak çalışan, Askeri Yazarlar Birliği üyesi ve The Diplomat'ın genel yayın yönetmeni Catherine Putz'ın, küresel kaos mimarları vakıflardan-düşünce kuruluşlarından biri olan Carnegie Uluslararası Barış Vakfı'nın geçici üyesi ve Albany Suny Üniversitesinde kıdemli öğretim üyesi olan Togzhan Kassenova'nın, 15 yıllık bir çalışmanın sonrasında ortaya çıkan, Kazakistan'ın nükleer bombadan nasıl vazgeçtiğinin hikayesini anlattığı “Atomic Steppe-Atomik Bozkır” adlı kitabına ve içeriğine odaklanmaktadır. 25 yıl önce dünyanın en büyük üçüncü nükleer gücü olan Ukrayna'nın da benzer şekilde 1994'te 'Nükleer Silahları'ndan vazgeçtiği için bugün (24 Şubat 2022) Putin liderliğindeki Rusya'nın işgal tehditlerine karşı çaresiz kalmaktadır... Ocak 2022'de Kazakistan'da yaşanan büyük terör ve ayaklanma olayları da bu çerçevede değerlendirilebilir.
Seçkin Deniz, 25.02.2022, Sonsuz Ark


How Did Kazakhstan Give Up the Bomb?
Togzhan Kassenova yeni kitabında Kazakistan'ın nükleer çağının karmaşık hikayesini ve onu sona erdiren kararları anlatıyor.

1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Kazakistan, kendisini dünyanın o zamanki dördüncü en büyük nükleer silah stokuna sahip buldu. 1995'in sonunda, silahlar gitti, dikkatle müzakere edilen ve ABD'nin yardımıyla yürütülen nükleer silahlardan arındırma sürecinde Rusya'ya geri gönderildi. Silahlar gitti, ama unutulmadı. Kazakistan'ın bağımsızlığından kırk iki yıl önce, Sovyetler Birliği, Moskova'da ıssız olarak görülen bir bozkır arazisi üzerinde nükleer silahları test etmeye başlamıştı.

8 Şubat 2022 Salı

SA9548/SD2319: Fransa'nın Çin ile Değişen İlişkileri

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analizWashington Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi, Avrupa, Rusya ve Avrasya Programı'nda misafir öğretim üyesi olan Fransız diplomat Pierre Morcos'a aittir ve Fransa-Çin ilişkilerine odaklanmaktadır. Analistin, ABD Başkanı Joe Biden'ın, 'Pekin ile mümkün olan her yerde işbirliğine yer bırakan çok boyutlu bir ilişki ihtiyacına' yaptığı vurguya benzer bir Fransız politikasının, Fransa-Çin ilişkilerinde etkili olmaya başladığını göstermesi önemlidir: "Fransa, diğer Avrupa ülkeleri gibi, Pekin ile ilişkisini tek bir boyutla sınırlamamaya dikkat ediyor. Paris için Çin aynı anda hem sistematik bir rakip, hem rakip hem de ortaktır. Dışişleri Bakanı Le Drian, "Bu üç kavramın her biri önemlidir ve hiçbiri unutulmamalıdır" dedi." Türkiye'nin bu 'Oyun içinde Oyun' stratejisinin zararlarına karşı tedbirler setini ve karşı 'Oyun içinde Oyunlar' stratejisinin temel çerçevesini ve nihâi hedeflerini netleştirmesi gerekmektedir.
Seçkin Deniz, 08.02.2022, Sonsuz Ark

FRANCE’S SHIFTING RELATIONS WITH CHINA

Avustralya-Birleşik Krallık-Amerika Birleşik Devletleri güvenlik ortaklığının (AUKUS olarak biliniyor) Eylül ayında duyurulması, Çin'e yönelik Fransız ve Amerikan yaklaşımları arasındaki farklılığa milyarlarca dolarlık, nükleer enerjili bir ışık tuttu. Fransız hükümeti, AUKUS'u ABD'nin askeri çatışmaya daha fazla öncelik verdiğinin kanıtı olarak gördü: Bir Fransız bakanın sözleriyle, “ABD Çin ile yüzleşmek istiyor. Avrupa Birliği Çin'i devreye sokmak istiyor.” 

16 Aralık 2021 Perşembe

SA9485/SD2270: Atom Bilimcileri Bülteni; Pakistan Nükleer Kuvvetleri- 2021

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız Amerikan Bilim Adamları Federasyonu ile Nükleer Bilgi Projesi direktörü Hans M. Kristensen ve araştırmacı Matt Korda tarafından araştırılan, yazılan ve Atom Bilimcileri Bülteni'nde yayınlanan metin, Pakistan nükleer cephaneliğinin mevcut (2021) durumunu incelemektedir.  ABD, Rus ve Çin nükleer cephaneliklerinin iddia edildiği gibi olduğunu düşünmüyoruz (Hem ABD'nin hem de Rusya'nın hem de Covid-19 salgını sonrası değişen ekonomik akış çizgisi Çin'in yaşadığı ekonomik sorunların büyüklüğü çok pahalı olan nükleer cephaneliğin modernleşmesinin gerçekleştirilmesine izin vermemektedir)ABD kendi nükleer cephaneliğini zayıf ve eskimiş, Rus cephaneliğini güçlü ve modernleştirilmiş göstermeye çabalarken, Putin de bu modernleşme iddialarını temelsiz bir şekilde sürdürmektedir, Çin ise bu alanda ABD ve Rusya'dan çok farklı bir strateji izlemekte ve dikkatleri nükleer cephaneliğinden uzağa çekmektedir. Kanaatimizce Çin ABD ile başa çıkabilecek, ayrıca görece modern nükleer bir cephaneliğe sahiptir. Bu durumun işaret ettiği temel çelişki, ABD'nin nükleer silahlanmaya yönelik iştahının desteklenmesidir. ABD, Rusya ile tıpkı Sovyet döneminde olduğu gibi iki kutuplu bir dünya oluşturmayı hedeflemekte ve bunun için de dünyanın diğer ülkelerini nükleer kıskaçta kontrol etmeye devam etmek istemektedir. Bütün bunlarla birlikte ABD'nin, Rusya'nın ve Çin'in ayrı ayrı Türkiye karşıtı stratejik yaklaşımları değerlendirildiğinde Türkiye'nin Küresel bir Güç haline gelebilmesi için şu anda yüksek bir ivmeyle devam eden silah sanayi alanındaki çalışmalarını asla aksatmaması gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır. ABD, Rusya, Avrupa ve Çin finansman yetersizliği yüzünden gelişmiş silah sistemleri ile ilgili projelerini hayata geçiremeyecekleri için gerilemeye ve küresel anlamda güç kaybetmeye devam edeceklerdir. (Lütfen, SA8384/SD1622: Atom Bilimcileri Bülteni; ABD'nin Nükleer Kuvvetleri- 2020  ve SA8464/SD1654: Atom Bilimcileri Bülteni; Rus Nükleer Kuvvetleri- 2020 başlıklı yayınlarımıza ve ayrıca Yeni START: Eylemsizlik ve Samimiyetsiz Tekliflerin Zaman Çizelgesi başlıklı The Bulletin yayınına bakınız.) ABD-Rusya arasındaki 'Stratejik İstikrar' kavramı üzerinden yürütülen tartışmaların amacı güncel gelişmelere karşılık kontrolün sürmesini sağlamaktır. Tırmandırılan gerilimler üzerinden yürütülen strateji insanlığın daimi ve sürekli olarak yönetilebilir kalmasıdır. Pakistan nükleer bir istisna olarak Müslüman ülkelerin yararına çalışmaya başlama ihtimali üzerinden mercek altına alınmakta ve Nükleer kapasitesinin gelişmesi ABD tarafından ısrarla engellenmektedir.
Seçkin Deniz, 16.12.2021


Nuclear Notebook: How many nuclear weapons does Pakistan have in 2021?
Nükleer Defter: Pakistan'ın 2021'de kaç nükleer silahı var?

Pakistan, nükleer cephaneliğini daha fazla savaş başlığı, daha fazla dağıtım sistemi ve büyüyen bir bölünebilir malzeme üretim endüstrisi ile genişletmeye devam ediyor. Pakistan ordusunun garnizonlarının ve hava kuvvetleri üslerinin çok sayıda ticari uydu görüntüsünün analizi, nükleer kuvvetlerle ilgili olabilecek fırlatıcılar ve tesisler gibi görünen şeyleri gösteriyor.

14 Aralık 2021 Salı

SA9482/SD2267: Hangi Stratejik İstikrar? ABD-Rusya İlişkileri Konsepti Nasıl Düzeltilir?

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, 2009-2015 yılları arasında John D. ve Catherine T. MacArthur Vakfı'nın Moskova ofisinde müdür yardımcısı ve program sorumlusu olarak çalışan Moskova MGIMO Üniversitesi Hükümet ve Uluslararası İlişkiler Okulu dekanı-doçenti ve St. Petersburg Avrupa Üniversitesi IMARES Programı profesörü Mikhail Troitskiy'e aittir ve ABD-Rusya arasındaki nükleer rekabette 1980'lerde ortaya çıkan ve sık sık içi boşaltılan 'Stratejik İstikrar' kavramına odaklanmaktadır. Dünya'yı Nükleer savaşla tehdit ederek kontrol altına alan ve diledikleri gibi yöneten Rusya ve ABD için yeni bir kontrol mekaniği öneren analistin, bugün Ukrayna üzerinden tırmandırılan gerilimin anlaşılmasına ilişkin de yorum yapabilme imkanı sunan cümlesi şöyledir: "ABD-Rusya ilişkisi birçok nedenden dolayı benzersizdir ve bu nedenle Moskova ve Washington arasındaki karşılıklı korkuları hafifletmek için ayrı bir istikrar kavramı taahhüdünü garanti eder. İki taraflı konsept, sürpriz bir masa dönüşü manevrası için ekonomik, askeri, siber, alanlar arası, rejim değişikliği veya başka herhangi bir planın bulunmadığı konusunda iki yönlü güvence sağlamaya odaklanabilir. Taraflara, ikili bir istikrar kavramının net bir tanımını geliştirmeleri tavsiye edilir. Ancak, stratejik istikrardan farklı olarak, uluslararası topluma mesaj göndermekten ziyade ikili ilişkiyi istikrara kavuşturmaya odaklandığı sürece, bunu makul ölçüde karmaşık hale getirmeyi göze alabilirler. İki taraflı istikrarın uzlaşıya dayalı bir şekilde anlaşılması, istikrarsızlaştırıcı etkilerine ve doğrulama özelliklerine bağlı olarak, herhangi bir tür silahı veya etki alanları arası operasyonları içerebilir veya bunları göz ardı edebilir. İstikrar tartışmalarına yönelik bu tür bir yaklaşım, tarafların karşılıklı özel güvenlik kaygılarına göre şekillendirilecek bir istikrar kavramı için fırsatları araştırdığı ABD-Çin müzakereleriyle uyumlu görünüyor." Görüldüğü üzere ABD ve Rusya küresel kontrol güçlerini tehdit eden herhangi bir teknoloji ortaya çıktığında, Nükleer Silahlar üzerinden 'Siyasi İstikrar' yeniden tartışılmakta ve her seferinde insanlığı kontrol araçları daha da genişletilmektedir.
Seçkin Deniz, 14.12.2021


What strategic stability? How to fix the concept for US-Russia relations

“İnsanlık nükleer imhaya kabul edilemez bir şekilde yakın olmaya devam ediyor. Şimdi […] nükleer silahları dünyamızdan kaldırmanın zamanı geldi.” BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in bu son yazısı, nükleer silahların yasaklanması nedenini ilerletmek isteyen büyük bir devlet grubunu destekliyor. Ayrıca, askeri duruşlarında nükleer silahların önemini azaltmak için artan baskılara maruz kalan ve nükleer cephaneliklerinde daha fazla kesinti konusunda bir anlaşmaya doğru ilerleme gösteren iki nükleer süper güç - ABD ve Rusya - tarafından da ciddiye alınmalıdır.

24 Nisan 2021 Cumartesi

SA9166/SD2037: İran'ın Nükleer Silahlar Dahil Ana Planı Yok

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Why America Misunderstands The World yazarı ve National Interest editörlerinden Paul R. Pillar'a aittir ve 2015 yılında imzalanan, ancak ABD Başkanı Trump'ın çekildiği İran'ın Nükleer faaliyetlerini sınırlamayı amaçlayan Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA)'na odaklanmakta ve ABD'nin anlaşmaya dönmesini savunmaktadır. Analist ilginç bir şekilde İran Velayet Sistemi'nin tezlerini desteklemekte ve bunu da anlaşmaya uyan bir İran'ın nükleer silah yapmayacağı varsayımına dayandırmaktadır. Daha da ilginç olan, nükleer silah sahibi ABD, Rusya, Fransa, Çin, İngiltere gibi ülkelerin, İsrail gibi ülkelere yönelik herhangi bir yaptırım uygulama düşüncesinin olmaması ve buna karşılık İran ve Pakistan ve bunların dışında Türkiye gibi ülkelerin nükleer silaha sahip olmasını engelleme çabasıdır. Bu açık bir 'paylaşılmış hegemon alanlar'ın zarar görmemesi girişimidir. Türkiye, bu gelişmeleri dikkatle izlemelidir.
Seçkin Deniz, 24.04.2021

Iran Has No Master Plan, Including on Nuclear Weapons
"Bu varsayımda yer alan İran kararlılığının resmi, nükleer silahların yayılması tarihinin büyük bir kısmıyla ve doğuştan gelen determinizmden çok daha fazla bir hesaplama ve reaksiyon meselesi olduğu gerçeğiyle çelişiyor."

Psikologlar tarafından tanımlanan yaygın bir insan eğilimi, kişinin kendi benzer davranışı, doğuştan gelen herhangi bir şeyden ziyade koşullara gerekli bir yanıt olarak açıklansa bile, o kişinin istenmeyen davranışını doğuştan gelen niteliklerine atfetmektir. Uluslararası ilişkilerde bu eğilim, düşman bir rejimi hükmetmeye, saldırmaya, istikrarı bozmaya ya da kötü bir şey yapmaya kararlı olmakla ve böyle bir kararlılığın rejime bağlı olduğunu varsaymakla suçlama biçimini alır.

23 Nisan 2021 Cuma

SA9164/SD2036: Çin ve Rusya, İran'ı Nükleer Bomba Yapmaktan Alıkoyacak

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz,  Al-Quds Üniversitesi  Amerikan Çalışmaları eski yardımcı doçenti, The Jerusalem Post ve Orta Doğu Forumu (MEE) yazarı, Orta Doğu Raporlama ve Analiz Merkezi'nin yönetici direktörü İsrailli Seth J. Frantzman'e aittir ve  eski ABD Başkanı Trump'ın çekildiği, İran'ın nükleer faaliyetlerini sınırlayan Çin, Fransa, Almanya, İran, Rusya, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği tarafından imzalanan 2015 Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA)'na ve ABD'nin yeniden masaya dönmesi ile ilgili tartışmalara odaklanmaktadır. Biden yönetimi İran'la anlaşmaya yeniden dönmeye çalışırken, İran'ın İsfahan eyaletindeki Natanz Nükleer Tesisleri'nde 11 Nisan'da yaşanan büyük bir patlama sonrası Tahran'ın saldırının arkasında İsrail'in olduğunu ileri sürdüğü günlerde, İsrailli liderlerin saldırıyı İsrail'in yaptığına  yönelik demeçlerini sonlandırması için Tel Aviv'e baskı yaptığı ortaya çıkmıştır. Aşağıdaki analiz, ABD'nin, anlaşmanın imzacılarından Çin ve Rusya'dan İran'ın nükleer silah yapmasını engellemesini istemesi durumunda İranlı liderlerin şantajlarından kurtulabileceğini önermektedir. Hatta yazar, Türkiye'nin de İran'ın nükleer silah edinmesini istemeyeceğini ve İran için engelleyici bir görev yüklenmesinin istenebileceğini düşünmektedir. Türkiye'nin İsrail'e yönelik politikalarında, İsrail'in Filistinlilere yönelik politikaların değişmesi halinde yaşanacak olan yumuşama, bu tür tartışmaları da içerecek şekilde İsrail tarafından genişletilmektedir. Türkiye bu kritik dönüşüm zamanını doğru ve çok boyutlu bir yaklaşımla ele almakta ısrarcı olmalıdır.
Seçkin Deniz, 23.04.2021

China and Russia will keep Iran from building a bomb

ABD'nin İran anlaşmasına dönüş arayışı, Viyana'da yapılan son görüşmelerin, çalışma gruplarının Tahran ve Washington'u bir dizi anlaşmaya yaklaştırabileceğini göstermesinin ardından yeni bir ivme kazandı. Orijinal 2015 Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA) Çin, Fransa, Almanya, İran, Rusya, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği tarafından imzalandı. Karmaşık anlaşmanın yaptırımların hafifletilmesi karşılığında İran'ın nükleer silaha giden yollarını kapatması gerekiyordu. Aynı zamanda İran'la savaşı önleyecekti.

17 Nisan 2021 Cumartesi

SA9157/SD2031: Orantılı Caydırıcılık: Bir Nükleer Duruş İncelemesi Modeli

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, nükleer strateji ve nükleer silahların yayılmasını önleme; siber çatışma ve stratejik teknolojilerin uluslararası kamu-özel yönetimine yeni yaklaşımlar konularında araştırmalar yapan George Perkovich ile Carnegie Uluslararası Barış Vakfı (Carnegie Endowment for International Peace) Nükleer Politika Programı üyesi Pranay Vaddi'nin ortak çalışmasıdır ve Joe Biden-Kamala Harris yönetimindeki ABD'nin Nükleer Duruşu'na yönelik tespitlerde ve önerilerde bulunmaya odaklanmaktadır. NATO üyesi Türkiye'nin ABD'nin müttefiki olup olmadığını tartışan Amerikalıların gittikçe arttığı bir dönemde, bu tür Nükleer Duruş incelemelerinin detaylarının ne kadar önemli olduğu unutulmamalıdır. Türkiye, ABD'nin bütün Nükleer Duruşlarının temelinde olan bir ülke olarak gücünün farkına varmalı ve Biden yönetiminin şantajlarına, tehditlerine boyun eğmemeli ve Biden'ın başkan olarak seçilmeden seçilmeden önce, Erdoğan'ı devirmek için işbirliği yapacağını ilan ettiği CHP-İP-HDP-SP-GEP-DAP gibi parti görünümlü örgütleri, FETÖ- PKK-DAEŞ-DHKP-C gibi terör örgütlerini ve 4 Nisan 2020 gecesi darbe bildirisi yayınlayan 104 emekli amiral grubu gibi yapıları dikkatle izlemelidir.
Seçkin Deniz, 17.04.2021


Proportionate Deterrence: A Model Nuclear Posture Review

1990'lardan bu yana, her ABD başkanlık yönetimi, nükleer stratejisinin, doktrininin ve talep edilen kuvvetlerin arkasındaki gerekçeleri açıklayan bir Nükleer Duruş Değerlendirmesi yayınlıyor. Burada öngörülen ve özetlenen gözden geçirme, mevcut ve olası alternatif nükleer politikalarla ve güçlerle birlikte gelen ikilemleri, belirsizlikleri ve ödünleşmeleri açıkça aydınlatmaktadır.

18 Şubat 2021 Perşembe

SA9083/SD1972: New Start Anlaşması'nın Uzatılması Sonrası Nükleer Modernizasyon'la İlgili Sorular Yaklaşıyor

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin Defense One'ın teknoloji editörü Patrick Tucker'e aittir ve ABD ile Rusya arasında yürürlükte olan Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması (Yeni START)'ına odaklanmaktadır; anlaşma 5 Şubat 2021'de sona ermeden 2 gün önce, 3 Şubat 2021'de Moskova'nın ardından Washington'ın da onaylamasıyla 5 yıl uzatıldı. ABD'nin Sovyet Rusya ile 1991'de ve Rusya Federasyonu ile 1993'te imzaladığı Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşmaları’nın (START 1 ve START 2) uzantısı niteliğindeki "Yeni START" anlaşması, Washington ile Moskova arasındaki yürürlükteki son nükleer anlaşma niteliğini taşıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, “Başkan Biden, Amerikan halkını nükleer tehditlerden koruma taahhüdü kapsamında bu anlaşmayı 5 yıl uzatmıştır.” denildi. Anlaşma kapsamında Rusya’nın kıtalararası balistik füzeleri, denizaltından fırlatılan balistik füzeleri ve bombardıman uçaklarının sınırlandırılacağı; ABD'li müfettişlerin Rus nükleer tesislerini görme olanağına sahip olduğu açıklandı. Anlaşmanın yeni geçerlilik tarihi 5 Şubat 2026 oldu. Analiz, erken tarihli olsa da fikir vermesi açısından faydalı olacaktır diye umuyoruz.
Seçkin Deniz, 18.02.2021


Nuclear Modernization Questions Loom After New START Extension

"Anlaşmanın uzatılması, sınırlarının yanı sıra güçlü yönlerini de vurguluyor."

Biden yönetiminin New Start Anlaşması uzatma (genişletme) kararı, en azından önümüzdeki beş yıl için stratejik bir nükleer silahlanma yarışına engel oluyor, ancak Rusya'nın yeni hipersonik füzelerinde ve daha küçük taktik nükleer silahlarında pek çok başka zorluk var.

29 Aralık 2020 Salı

SA9003/SD1910: Atom Bilimcileri Bülteni; Çin Nükleer Kuvvetleri- 2020

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız Amerikan Bilim Adamları Federasyonu ile Nükleer Bilgi Projesi direktörü Hans M. Kristensen ve araştırmacı Matt Korda tarafından araştırılan, yazılan ve Atom Bilimcileri Bülteni'nde yayınlanan metin, Çin nükleer cephaneliğinin mevcut (2020) durumunu incelemektedir. Çin Dışişleri Bakanlığı Silah Kontrol Dairesi Müdürü Fu Cong, 8 Temmuz 2020'deki basın toplantısında, “Bir rakam vermek istiyorum. ABD’nin nükleer cephaneliği yaklaşık 5800-6000 başlık. Bu, Çin’in nükleer cephaneliğine göre 20 kat daha fazla. Bu, bilinen uluslararası analiz kurumlarının verdiği veriler. ABD bunu çok iyi biliyor” demiş ve ABD’nin bu arayı daha da açma niyetinde olduğunu, Washington’un nükleer cephaneliği genişletme yönünde önümüzdeki 10 yılda 500 milyar, önümüzdeki 30 yılda da 1.2 trilyon dolar harcamayı planladığını ifade etmiştir. Metni incelediğinizde, Çinli diplomatın ABD'li yazarlardan çok da farklı bir şey söylemediğini fark edeceksiniz. ABD, Rus ve Çin nükleer cephaneliklerinin iddia edildiği gibi olduğunu düşünmüyoruz (Hem ABD'nin hem de Rusya'nın hem de Covid-19 salgını sonrası değişen ekonomik akış çizgisi Çin'in yaşadığı ekonomik sorunların büyüklüğü çok pahalı olan nükleer cephaneliğin modernleşmesinin gerçekleştirilmesine izin vermemektedir)ABD kendi nükleer cephaneliğini zayıf ve eskimiş, Rus cephaneliğini güçlü ve modernleştirilmiş göstermeye çabalarken, Putin de bu modernleşme iddialarını temelsiz bir şekilde sürdürmektedir, Çin ise bu alanda ABD ve Rusya'dan çok farklı bir strateji izlemekte ve dikkatleri nükleer cephaneliğinden uzağa çekmektedir. Kanaatimizce Çin ABD ile başa çıkabilecek, ayrıca görece modern nükleer bir cephaneliğe sahiptir. Bu durumun işaret ettiği temel çelişki, ABD Başkanı Trump'ın nükleer silahlanmaya yönelik iştahının desteklenmesidir. ABD, Rusya ile tıpkı Sovyet döneminde olduğu gibi iki kutuplu bir dünya oluşturmayı hedeflemekte ve bunun için de dünyanın diğer ülkelerini nükleer kıskaçta kontrol etmeye devam etmek istemektedir. Bütün bunlarla birlikte ABD'nin, Rusya'nın ve Çin'in ayrı ayrı Türkiye karşıtı stratejik yaklaşımları değerlendirildiğinde Türkiye'nin Küresel bir Güç haline gelebilmesi için şu anda yüksek bir ivmeyle devam eden silah sanayi alanındaki çalışmalarını asla aksatmaması gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır. ABD, Rusya, Avrupa ve Çin finansman yetersizliği yüzünden gelişmiş silah sistemleri ile ilgili projelerini hayata geçiremeyecekleri için gerilemeye ve küresel anlamda güç kaybetmeye devam edeceklerdir. (Lütfen, SA8384/SD1622: Atom Bilimcileri Bülteni; ABD'nin Nükleer Kuvvetleri- 2020  ve SA8464/SD1654: Atom Bilimcileri Bülteni; Rus Nükleer Kuvvetleri- 2020 başlıklı yayınlarımıza ve ayrıca Yeni START: Eylemsizlik ve Samimiyetsiz Tekliflerin Zaman Çizelgesi başlıklı The Bulletin yayınına bakınız.)
Seçkin Deniz, 29.12.2020


Nuclear notebook: Chinese nuclear forces, 2020
 Nükleer defter: Çin nükleer kuvvetleri, 2020

Çin, 1980'lerde başlattığı ve 1990'larda ve 2000'lerde artırdığı nükleer silah modernizasyon programını sürdürüyor ve her zamankinden daha fazla tür ve daha fazla sayıda nükleer silah kullanıyor. Haziran 2019'da Çin'deki önceki Nükleer Defterimizden bu yana Çin, DF-26'yı (çift yetenekli, mobil, orta menzilli bir balistik füze (IRBM)) savunmaya devam ediyor ve eski karayolu mobil DF-31A kıtalararası balistik füze (ICBM) fırlatıcılarını (rampalarını) daha manevra kabiliyetine sahip DF-31AG rampaları ile değiştiriyor. Çin ayrıca, eski DF-5B gibi birden fazla bağımsız olarak hedeflenebilir yeniden giriş aracını (MIRV'ler) taşıyabildiği düşünülen karayolu mobil ICBM'si olan yeni DF-41'i koruma sürecindedir. Denizde Çin, iki balistik füze denizaltısının daha yapımını ve konuşlandırılmasını tamamladı ve yeni bir tür geliştiriyor. Bunlara ek olarak,

6 Nisan 2020 Pazartesi

SA8488/TG285: Her Zamankinden Daha Yakın: Gece Yarısına 100 Saniye Kala-II

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin The Bulletin of The Atomic Scientists-Atom Bilimcileri Bülteni Başkanı ve CEO'su Rachel Bronson'un Dünya liderleri ve vatandaşlarına  hitaben kaleme alınmış 23 Ocak 2020 tarihli ve '2020 Kıyamet Saati Bildirimi' etiketli duyurusudur ve Nükleer Silahlanma-İklim Değişiklikleri ile ilgili farkındalık oluşturmaya odaklanmıştır: "Atom Bilimcileri Bilim ve Güvenlik Kurulu Bülteni’nin bugün Kıyamet Saatini gece yarısına 20 saniye daha yaklaştırmasıyla kıyamete hiç olmadığı kadar yaklaşmış bulunuyoruz."
Seçkin Deniz, 06.04.2020

Closer than ever: It is 100 seconds to midnight- The Bulletin of The Atomic Scientists 
2020 Kıyamet Saati Bildirimi 
Bilim ve Güvenlik Kurulu 
Atom Bilimcileri Bülteni 

Editör John Mecklin'ın Notu: 1945'te Manhattan Projesi'nde ilk atom silahlarının geliştirilmesine yardımcı olan Chicago Üniversitesi bilim adamları tarafından kurulan Atom Bilimcileri Bülteni, iki yıl sonra, kıyamet imgelerini (gece yarısı) ve çağdaş nükleer patlama deyimini (sıfıra geri sayım) kullanarak, insanlığa ve gezegene yönelik tehditleri aktarmak için Kıyamet Saati’ni oluşturdu. Kıyamet Saatinin dakika kolunu hareket ettirme (veya yerinde bırakma) kararı, Bülten'in Bilim ve Güvenlik Kurulu ve aralarında 13 Nobel ödülü sahibinin de bulunduğu Sponsorlar Kurulu arasında her yıl gerçekleştirilen istişare sonucunda verilir. Saat, dünyanın nükleer silahlardan, iklim değişikliğinden ve diğer alanlardaki yıkıcı teknolojilerden kaynaklanan felaketlere karşı savunmasızlığının evrensel olarak kabul görmüş bir göstergesi haline gelmiştir.

1 Nisan 2020 Çarşamba

SA8474/ TG284: Her Zamankinden Daha Yakın: Gece Yarısına 100 Saniye Kala-I

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin The Bulletin of The Atomic Scientists-Atom Bilimcileri Bülteni Başkanı ve CEO'su Rachel Bronson'un Dünya liderleri ve vatandaşlarına  hitaben kaleme alınmış 23 Ocak 2020 tarihli ve '2020 Kıyamet Saati Bildirimi' etiketli duyurusudur ve Nükleer Silahlanma-İklim Değişiklikleri ile ilgili farkındalık oluşturmaya odaklanmıştır: "Atom Bilimcileri Bilim ve Güvenlik Kurulu Bülteni’nin bugün Kıyamet Saatini gece yarısına 20 saniye daha yaklaştırmasıyla kıyamete hiç olmadığı kadar yaklaşmış bulunuyoruz."
Seçkin Deniz, 01.04.2020

Closer than ever: It is 100 seconds to midnight- The Bulletin of The Atomic Scientists 
2020 Kıyamet Saati Bildirimi 
Bilim ve Güvenlik Kurulu 
Atom Bilimcileri Bülteni 

Editör John Mecklin'ın Notu: 1945'te Manhattan Projesi'nde ilk atom silahlarının geliştirilmesine yardımcı olan Chicago Üniversitesi bilim adamları tarafından kurulan Atom Bilimcileri Bülteni, iki yıl sonra, kıyamet imgelerini (gece yarısı) ve çağdaş nükleer patlama deyimini (sıfıra geri sayım) kullanarak, insanlığa ve gezegene yönelik tehditleri aktarmak için Kıyamet Saati’ni oluşturdu. Kıyamet Saatinin dakika kolunu hareket ettirme (veya yerinde bırakma) kararı, Bülten'in Bilim ve Güvenlik Kurulu ve aralarında 13 Nobel ödülü sahibinin de bulunduğu Sponsorlar Kurulu arasında her yıl gerçekleştirilen istişare sonucunda verilir. Saat, dünyanın nükleer silahlardan, iklim değişikliğinden ve diğer alanlardaki yıkıcı teknolojilerden kaynaklanan felaketlere karşı savunmasızlığının evrensel olarak kabul görmüş bir göstergesi haline gelmiştir.

28 Mart 2020 Cumartesi

SA8464/SD1654: Atom Bilimcileri Bülteni; Rus Nükleer Kuvvetleri- 2020

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız Amerikan Bilim Adamları Federasyonu ile Nükleer Bilgi Projesi direktörü Hans M. Kristensen ve araştırmacı Matt Korda tarafından araştırılan, yazılan ve Atom Bilimcileri Bülteni'nde yayınlanan metin, Rusya nükleer cephaneliğinin mevcut (2020) durumunu incelemektedir. Metni incelediğinizde, küresel bir emperyalist devlet olarak ABD'ye karşı Rusya'nın, on yıllardır Sovyet dönemindeki silahları daha yeni sistemlerle değiştirmek için stratejik olan ve olmayan nükleer güçlerinin modernleşmesinin ortasında olduğunu iddia eden Amerikan tezlerine karşı, Devlet Başkanı Putin'in Rusya nükleer üçlüsünün yüzde 82'sini modernleştirdiğini iddia ettiğini göreceksiniz. ABD ve Rus nükleer cephaneliklerinin iddia edildiği gibi olduğunu düşünmüyoruz (Hem ABD'nin hem de Rusya'nın yaşadığı ekonomik sorunların büyüklüğü çok pahalı olan nükleer cephaneliğin modernleşmesinin gerçekleştirilmesine izin vermemektedir). ABD kendi nükleer cephaneliğini zayıf ve eskimiş, Rus cephaneliğini güçlü ve modernleştirilmiş göstermeye çabalarken, Putin de bu modernleşme iddialarını temelsiz bir şekilde sürdürmektedir. Bu durumun işaret ettiği temel çelişki, ABD Başkanı Trump'ın nükleer silahlanmaya yönelik iştahının desteklenmesidir. ABD, Rusya ile tıpkı Sovyet döneminde olduğu gibi iki kutuplu bir dünya oluşturmayı hedeflemekte ve bunun için de dünyanın diğer ülkelerini nükleer kıskaçta kontrol etmeye devam etmek istemektedir. Bütün bunlarla birlikte ABD'nin ve Rusya'nın ayrı ayrı Türkiye karşıtı stratejik yaklaşımları değerlendirildiğinde Türkiye'nin Küresel bir Güç haline gelebilmesi için şu anda yüksek bir ivmeyle devam eden silah sanayi alanındaki çalışmalarını asla aksatmaması gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır. ABD, Rusya, Avrupa ve Çin finansman yetersizliği yüzünden gelişmiş silah sistemleri ile ilgili projelerini hayata geçiremeyecekleri için gerilemeye ve küresel anlamda güç kaybetmeye devam edeceklerdir. (Lütfen, SA8384/SD1622: Atom Bilimcileri Bülteni; ABD'nin Nükleer Kuvvetleri- 2020 başlıklı yayınımıza bakınız)
Seçkin Deniz, 28.03.2020

Russian nuclear forces, 2020
Nükleer Defter, Amerikan Bilim Adamları Federasyonu ile Nükleer Bilgi Projesi direktörü Hans M. Kristensen ve projeyle ilgili bir araştırma yapan Matt Korda tarafından araştırılmış ve yazılmıştır. Nükleer Defter sütunu 1987'den beri Atom Bilimcileri Bülteni'nde yayınlanmaktadır. Bu sayıda, Rusya'nın yaklaşık 4.310 savaş başlığı içeren nükleer cephanesi inceleniyor. Bunlardan 1.570 stratejik savaş başlığı, balistik füze ve ağır bombardıman üslerinde konuşlandırılırken, 1.870 adet stratejik olmayan savaş başlığı ile ek 870 stratejik savaş başlığı yedek olarak tutuluyor. Rus cephaneliği, 2020'lerin ortalarından sonuna kadar Sovyet dönemi silahlarının çoğunun yerini almayı amaçlayan geniş bir şekilde modernleşmeye devam ediyor.

25 Şubat 2020 Salı

SA8384/SD1622: Atom Bilimcileri Bülteni; ABD'nin Nükleer Kuvvetleri- 2020

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız Amerikan Bilim Adamları Federasyonu ile Nükleer Bilgi Projesi direktörü Hans M. Kristensen ve araştırmacı Matt Korda tarafından araştırılan, yazılan ve Atom Bilimcileri Bülteni'nde yayınlanan metin, ABD nükleer cephaneliğinin mevcut (2020) durumunu incelemektedir. Metni incelediğinizde, küresel bir emperyalist devlet olarak ABD'nin sahip olduğu nükleer ve geleneksel silahlarla ilgili sorunlarının çok büyük olduğunu, her birinin modernleştirme veya yenileme projelerinin finansmanının çözülmesi güç büyük birer sorun olduğunu fark edeceksiniz, ancak metinde Türkiye için çok ciddi içerikler mevcut; 15 Temmuz 2016'daki FETÖ-NATO-ABD askerî darbesinin Erdoğan liderliğinde halk tarafından durdurulması sonrası ABD İncirlik'teki nükleer cephaneliğinin güvenliğinden endişe duymuştur, yani askerî darbe aslında bir tür bu nükleer cephaneliğin güvenliği için yapılmıştır denebilir. Metindeki ilgili cümleler şu şekildedir: "Temmuz 2016'da Türkiye'deki başarısız darbe girişimi sırasında İncirlik üssündeki nükleer silahların güvenliği konusunda endişeler doğdu ve 2017 sonlarında silahların “sessizce kaldırılmış olabileceğini” gösteren raporlar ortaya çıktı. Ancak bu raporlar teyit edilmedi ve İncirlik hala planlanan nükleer depolama üssü yükseltmelerine dahil edildi." Türkiye'nin Küresel bir Güç haline gelebilmesi için şu anda yüksek bir ivmeyle devam eden silah sanayi alanındaki çalışmalarını asla aksatmaması gerekmektedir. ABD, Rusya, Avrupa ve Çin finansman yetersizliği yüzünden gelişmiş silah sistemleri ile ilgili projelerini hayata geçiremeyecekleri için gerilemeye ve küresel anlamda güç kaybetmeye devam edeceklerdir.
Seçkin Deniz, 25.02.2020

United States nuclear forces, 2020

Nükleer Defter, Amerikan Bilim Adamları Federasyonu ile Nükleer Bilgi Projesi direktörü Hans M. Kristensen ve projeyle ilgili bir araştırma yapan Matt Korda tarafından araştırılmış ve yazılmıştır. Nükleer Defter sütunu Atom Bilimcileri Bülteni'nde yayınlandı. Bu sayı ABD nükleer cephaneliğinin durumunu inceliyor. ABD nükleer cephaneliği geçen yıl kabaca değişmeden kalırken, Savunma Bakanlığı yaklaşık 3.800 savaş başlığına sahip bir stok birikimini sürdürdü. 

Seçkin Deniz Twitter Akışı