18 Mart 2019 Pazartesi

SA7521/KY1-CÇ605: Şaşkınlık Yolumuzu Kesiyor

"Renktaşının derisinin rengi yüzünden kırbaçlatıldığını bilmeyen, bilemeyen, görmeyen, göremeyen köleye belki çarpıklığını göstermek de şaşkınlığa düşmeyişimizden geçiyor."


İnsanın nutku kesiliyor kimi zaman. Elimiz ayağımız bir birine karışıyor. Bir sülük gibi kanımızı emen, insanca yaşam yollarımızı kesen sömürgecilerin yapıp ettikleri karşısında içimizdeki kimilerinin çıkardığı sesler karşısında. ‘Yok artık.. bu kadar da olmaz! Olamaz! Yalandır!’ diyor. Ve fakat oluyor bu hali bu coğrafya insanı yaklaşık üç yüz yıldır yaşıyor. 

Bir utancın gizlenmesi için yapılanlar, bir kabahati, bir suçu saklamak için yapılan canavarca şeyler karşısında yaşıyor değiliz bu olmazlık duygusunu. Utancın, kabahatin, suçun insanı nerelere sürükleyeceğini kestirmek çok zor da olsa, yapıp ettikleri karşısında şaşırmıyoruz. Bir acıma duygusu, çaresizlik gerçeği karşısında ‘Acaba ben olsam bundan farklı bir şey yapar mıydım?’ türünden bir şeyler de içimizde yankılanmıyor değil. 

SA7520/SD1319: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 465 (16-20 Ocak 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(16-20 Ocak 2018)  (Ocak 2018: 6.022  Tweet+Önceki Toplam: 294.916 +6.022 = 300.938 Tweet


GÜNDEM BATMAN @gndembatman
Batman'da HDP-DBP'ye halk itibar etmiyor diyoruz inanmıyorsunuz. İşte kanıt! Afrin Operasyonu #ZeytinDalıHareketı karşıtı terör örgütü PKK ve bağlı STK’ların Saat 14:00’da HDP Batman il binası önünde toplanma çağrısı yapılmıştı. Saat şu an 15:30 Şu ana kadar bir Allah’ın kulu yok pic.twitter.com/8oVVXQWBXD
@Seckin_Deniz retweetledi

17 Mart 2019 Pazar

SA7519/Sonsuz Ark-DD4: Terörist Brenton Tarrant'ın Masonik Haçlı Propagandası

"Yeni Zelanda'da camide katliam yaparak 50 kişiyi şehit eden aşırı ağcı terörist Brenton Tarrant'ın saldırıyı gerçekleştirdiği tüfeğin şifreleri çözülmüştü. Tarrant, Müslümanlar'la mücadele eden Hristiyan komutanlar ile terör eylemleri düzenleyenlerin isimlerini silahına yazarak eylemini meşrulaştırmak istedi." 

Yeni Zelanda'da katliam yapan terörist Brenton Tarrant'ın tarihi kodları

Yeni Zelanda'da yapılan katliam Batı'da uzun süreden beri körüklenen göçmen nefreti ve düşmanlığının sonucu olan ırkçı bir saldırıdır.

Brenton Tarrant, tarih boyunca Müslümanlar'la mücadele eden Hristiyan komutanlar ile günümüzde terör eylemleri düzenleyenlerin isimlerini silahına yazarak kendini de o listeye dahil edip, eylemini meşrulaştırmaya çalışmıştır.

SA7518/KY1-CÇ605: Haçlı Barbarlar ve Cellatlarının Yanında Yer Alanlar..

"Oysa çıkacak ilk büyük yangında cellatları tarafından fırına ilk atılacak olanlar kendileri.."


Batı medyası Yeni Zelanda-Christchurch Müslüman Katliamı'na "terör" dememiş.. diyememiş.. Sanki diyebilirmiş gibi.. niye şaşırıyorsunuz? 

ABD savaş uçakları hastane bombalar manşet "savaş uçakları yanlışlıkla hastaneyi vurdu" olur.. Faşist Hıristiyan terörist mabet basar, ölüm kusar, kin kusar, manşet, "bir meczup camiye saldırdı" olur.. 

Ta 1950'li yıllarda dergisinde Sartre bu iki yüzlülüğü haykırmıştı: "'Fellahlar' bir Avrupalı aileyi katlettiklerinde, büyük gazeteler bizi, hiç bir şeyden, parçalanmış cesetleri görmekten bile, esirgemezler. Fakat bir Arap hukukçu, kendisine işkence eden Fransızlar karşısında intihar etmekten başka bir çare bulamadığında ise, bu olayı bize, duygularımızı incitmemek için, üç satırla yansıtırlar. Gizlemek, yanıltmak, yalan söylemek: anayurdu bilgilendirmeleri gerekenler için görevdir bu.."

SA7517/KY68-EA8: Yeni Zelanda-Christchurch Müslüman Katliamı; Judeo/Yahudi-Protestan Medeniyetin Saldırısı

"Görüntüleri tüm detayına kadar ezberlemek ve Teörist Brenton Tarrant'ın 74 sayfalık manisfestosunu didik didik etmeliyiz. Yıllarca. Manifestonun izlerini uluslararası politikada da sürmeli ve ifşa etmeliyiz."


Yeni Zelanda'daki terör eylemi Judeo/Yahudi-Protestan medeniyetin saldırısı. Asırlardır Katoliklerle, Ortodokslarla güç mücadelesi yapanlar. Saldırıda Viyana'dan Ayasofya'ya kadar tüm sembolleri kullanarak Avrupalıları ayartıyorlar.


Judeo-Protestan saldırganların İslam dünyasındaki işbirlikçileri ise öncelikle körfez Arapları. Ardından geri kalmış ülkelerdeki yönetici ve sermaye seçkinleri. Balkanlar'da, Yunanistan'da Türk düşmanlığını sürekli besleyenler de yine bunlar.

SA7516/KY13-AO235: Ölüm Var..

"İnsan kendine bir sığınak bulamazsa nasıl yaşar bu kirlenmiş yerkürede?"


Ölüm var..

Sanki asırlarca yaşayacak gibiyiz ve bu ihtirasla oldukça kısa olan bir ömrü tüketiyoruz. Oysa; ölüm, yanı başımızda ve hızla günlerin ipini çekiyor..

Düşünün; menzile yaklaşınca hafızamızda geçen günlerle ilgili ne kalıyor? Her geçen günle birlikte zihnimizde geçmişle mesafe kısalıyor ve sadece o anı yaşıyor gibiyiz. 

SA7515/SD1318: Avrupa Parlamentosu Seçimleri; 'Avrupa Ruhu' için Mücadele Etmek?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Avrupa Enstitüsü AB siyaseti LSE üyesi Miriam Sorace'a aittir ve Mayıs 2019 Avrupa Parlamentosu seçimlerine ilişkin anketleri, parti manifestolarını, ittifak çalışmaları yapan sağcı, liberal partileri ve oluşan grupları, muhtemel seçim sonuçlarını ve bu sonuçlara bağlı olarak Avrupa Ruhu olarak tanımlanan Avrupa Birliği yanlısı parlamentonun oluşup oluşmayacağını değerlendirmektedir. Türkiye'nin Avrupa'daki kutuplaşmaları doğru okuması ve stratejik bir yaklaşım belirleyerek bu gruplarla ilişkisini kontrollü olarak sürdürmesi gerekmektedir.
Seçkin Deniz, 17.03.2019

European Parliament elections—battle for ‘Europe’s soul’?

"Avrupa Parlamentosu seçim kampanyaları tüm hızıyla sürüyor; ana Avrupa parti gruplarının platformlarının ve önümüzdeki beş yıl içinde AB için siyasi sonuçlarının neler olabileceğinin detaylı bir analizi."

Aralık ayındaki Avrupa Sosyalistleri Partisi kongresinde yaptığı konuşmada, KİH'in şu anki baş adayı Frans Timmermans, bu seçimleri 'Avrupa'nın ruhu' olarak nitelendirdi. Euroseptik (Avrupa Şüphecileri) kuvvetler 2014 seçimlerinde önemli kazanımlar elde etti ve bir sonraki seçimde de sandalye paylarını arttırmaya odaklandı. Açıkça Avrupa yanlısı güçlerin de seçim desteğinde önemli kazanımlar sağladığı görülüyor ve yeni Avrupa yanlısı güçler de oluşuyor (örneğin, İtalyan Daha Fazla Avrupa  partisi veya pan-Avrupa  Volt'u ). 'AB kurumları ve yetkiler'i konusunda açık pozisyon alanlar arttıkça (geçmişte AB karşıtı oyuncular tarafından tekelleştirildi), nihayet AB'de siyasi çekişme dönemine giriyor olabiliriz. Sırasıyla, daha az ve daha fazla Avrupa isteyen güçler tarafından baskı altına alınan 2019 seçim sonuçları bu nedenle önümüzdeki yıllarda AB'nin niteliğini belirleme potansiyeline sahiptir.

16 Mart 2019 Cumartesi

SA7514/KY23-NN34: Christchurch Müslüman Katliamı'nda Batı, Medya, İyiler ve Kötüler

"Bu acı olayın hayırlı bir tarafı varsa eğer, o da dünyada iyi Hristiyan ve Musevilerin bir hayli fazla olduğunu göstermiş olmasıydı."


Dünya, 15 Mart 2019 Cuma günü Yeni Zelanda’nın Christchrurch kentinde Cuma namazı vaktinde yaşanan katliam (Bakınız; Sonsuz Ark'ın notu) ile sarsıldı. Yeni Zelanda'nın, Christchurch kentinde iki ayrı camiye cuma namazı sırasında düzenlenen terör saldırılarında 49 kişi şehit oldu, 48 kişi ise yaralandı

DAEŞ gibi küreselci taşeronları sayesinde daima sanık sandalyesinde görmek istedikleri Müslümanlar, bu kez mağdur sandalyesindeydi. 


Donald Trump’ın ABD milliyetçiliği kılıfı ile sunduğu  ve hemen her gün münferit olaylarla gündemde olan beyaz ırkçılık, bu kez çok ağır bir fatura ile dünya gündemine geldi.

SA7513/MEY41: "Nasıl Bir Öğretmen İstersiniz?"

"Demek ki ağaçta iyi ev yapamamışız. Demek ki her şeye rağmen biz de sizin gibi yenilmişiz, ama en son biz yenildiğimiz için bize kızıyorsunuz."


Bizler, biz öğretmenler, sistemin, toplumun, dünyanın ve zamanın ürettiği her şeyle doğrudan karşılaşan insanlarız, işimiz bu yüzden karmaşıktır, zordur, irade ve dirayet ister. Her meslek grubundan çok daha önce nesillerdeki değişimi gözleriz. Çünkü sıralı olarak dört nesil art arda bizim gözlerimizin önünde değişir ve bu dört nesil kendileri ile birlikte sistemin, toplumun, dünyanın ve zamanın ürettiği sonuçları sırtlarında taşıyarak gelirler karşımıza ve gün boyu onlarla birlikte yaşarız. 

SA7512/SD1318: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 464 (11-15 Ocak 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(11-15 Ocak 2018)  (Ocak 2018: 6.022  Tweet+Önceki Toplam: 294.916 +6.022 = 300.938 Tweet

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
33 ABD Şehrinde Evsizlere Yiyecek Vermek Yasak sonsuzark.com/2015/04/sa1271…

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
2003’te dünyada Rothschildlerin Merkez Bankası sahibi olmadığı ülkeler; Sudan, Libya, Küba, Kuzey Kore ve İran’dır.

15 Mart 2019 Cuma

SA7511/AŞ101: %47,4'ün İçinden Ne Kadar Çok Vatansever Çıkacak?

"Hepimiz büyük bir dikkatle üzerinde karanlık hesaplar yapılan %47,4'ün içinden ne kadar çok vatanseverin çıkacağını merakla bekliyoruz... Çünkü biliyoruz ki bu sefil şer ittifakı ahlaksızlığı, ilkesizliği, değersizliği, öldürmeyi, tehdit etmeyi, din-İslam düşmanlığını ve her türlü istismarı yücelterek insanı aşağılamaktadır..."


31 Mart seçimleri yerel seçimler değil artık; aynı zamanda 'seçim sandığı ve oy verme ve oy sayma' araçları dışında demokrasi ile de ilgisi yok bu seçimlerin, çünkü bu seçimlerde olan biten her şey bir iç politik bir sürecin sonucu değil. İçimizde, vatandaşlarımızın bir kısmının zihninde yüzlerce yılın entrikalarıyla, aldatmalarıyla cesamet bulmuş bir ihanetle yüzleşiyoruz, bu yüzden bu bir varlık-yokluk meselesi; Cumhur İttifakı'nın iki etkin lideri Erdoğan'ın ve Bahçeli'nin ifadesi ile 'Beka Meselesi'. 

SA7510/KY1-CÇ604: Epifenomen

"İşin büyüsünü bozmaya ne gerek vardı?"


Sivas kenti, 1985 Mayıs ayı sonları, gece yarısını çoktan geçmiş. Üniversite öğrencisi Ferdi tek göz bekâr evinde, hem yatak hem oturma grubu olarak kullandığı somyada yarı oturur biçimde gözlerini tavana dikmiş boş boş bakıyor. On beş yirmi dakika önce dört beş arkadaşı da evdeydi. Hoşça sohbet yapmışlardı. Üniversite hakkında, dersler, ders hocaları hakkında kâh komik kâh acıklı şeyler söylemişler, platonik sevdalar üzerine çözümlemeler yapmışlar. Onamalar, karşı gelmeler sonunda da kalkıp gitmişlerdi. 

SA7509/KY13-AO234: Hedef Ülkelerde ABD'nin Yeni Model İktidar Değişimi

"Öyle anlaşılıyor ki; ABD, Venezuela’yı önce iç çalkantıya sürükleyip iktidarı değiştirmeyi deneyecek, olmazsa müdahale yolunu açacak."


ABD, bugüne kadar değiştirmek istediği iktidarları suikast, darbe ve askeri müdahalelerle değiştirdi.

Şimdilerde ise yeni bir aşamaya geçti: artık ülkelere devlet başkanı ataması yapıyor, “bunu başkan yaptım” diyor.

Sonrasında; Halkın seçilmiş iktidara tepkisini yükseltmek için içeride yokluk ve kıtlık için elinden geleni yapıyor. Halkın elektrik ve suyunu kesiyor, temel ihtiyaçlara ulaşmasını engelliyor.

14 Mart 2019 Perşembe

SA7508/SD1317: Avrupa Birliği'nde Sosyal Hoşnutsuzluk ve Demokrasi

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, İtalyan Avrupa Federalist Hareketi'nin eski başkanı ve Avrupa Federalistleri Birliği'nin onur üyesi, Pavia Üniversitesi uluslararası politik ekonomi profesörü, Avrupa Birliği yanlısı Guido Montani'ye aittir ve büyük bir panikle Mayıs 2018'deki Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Milliyetçilerin ve Avrupa karşıtlarının parlamentoda çoğunluğu ele geçirdiğinde neler olacağına dair korkular üretmekte ve ilerici olarak tanımladığı Avrupa yanlısı partilere yönelik çağrılar yapmaktadır. Guido Montani,"Geleneksel Avrupa güçleri dizlerinin üzerinde çökmüş gözüküyor. Siyasi liderler, Avrupa yanlısı olmanın anlamını aktarmakta yetersiz görünüyorlar. Hükümetler, yıllarca ekonomik ve parasal birlikte reformu ve bir Avrupa savunma gücü ve bir Avrupa dış politikası oluşturmayı tartıştılar, ancak gerçek reformlar yürürlüğe girmedi." şeklindeki tesbitinden sonra, "Eğer böyle devam ederse, Avrupa yanlısı partiler Mayıs ayında ezici bir seçim yenilgisi yaşayacaklar. Sonunda bir tarihsel döngünün sona erdiğini kabul etmenin zamanı geldi. Amerika Birleşik Devletleri tarafından savaş sonrası dönemde yaratılan uluslararası düzen geri dönüşü olmayan bir krize girmiştir. Donald Trump'ın başkan olarak yaptığı tek şey, zaten kaynayan kazanın kapağını kaldırmak." diyerek gerçeği itiraf etmekte ve son uyarısını yaparak tarihi gerçeği acı çekerek ilan etmektedir: "Avrupa demokrasisi ve ulusal demokrasi ortak bir kaderi paylaşıyor: ya birlikte zenginleşecekler veya birlikte yok olacaklar."
Seçkin Deniz, 14.03.2019

Social discontent and democracy in the EU

"Avrupa vatandaşları bir dönüm noktasındalar. Mayıs’taki parlamento seçimlerinden sonra, AB’de demokrasi bir adım öteye gidebilir ya da popülistler karanlık bir tarihi tekrarlayabilirler."

Barışçıl protestolar meşrudur ve politikacıların onları dinleyip yanıtlama görevi var. Ne var ki, Avrupa'daki son toplumsal isyanlar derin köklere sahiptir. Bu isyanlar AB’nin küreselleşmenin getirdiği zorluklara, çokuluslu şirketlerin yükselişine, yeni teknolojilere ve kontrolsüz göç akımlarına güvenilir bir cevap verememesinin sonucudur; on yıl sonra bile birçok Avrupa ülkesinin henüz atlatamadığı 2008 finansal krizinin yanlış yönetilmesinden bahsetmiyorum.

SA7507/SD1316: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 463 (06-10 Ocak 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(06-10 Ocak 2018)  (Ocak 2018: 6.022  Tweet+Önceki Toplam: 294.916 +6.022 = 300.938 Tweet

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
öyle yapmış twitter.com/Seckin_Deniz/s…

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Karar, klasik sol fraksiyoncuların temel hastalıklarını tek tek inşa ediyor... ama şunu söyleyeyim itibar kazanmıyor, kaybediyor
@Seckin_Deniz retweetledi

SA7506/KY73-PH14: Çok İyisin, Ama Teşkilat Seni Tanımıyor

"Velhasıl siyasetin zemini ve kendini ifade biçimleri de yenilenmeli. Projeler, ilgilisinden oluşan küçük gruplara anlatılmalı. Halka bilgi vermek ve tanıtım yapmak için ise daha çok interaktif alanlar (internet medyası ve televizyonlar) kullanılmalı."


Ahmet Yaşar Ocak’ın, 'Selçuklular, Osmanlılar ve İslam' adlı; devlet, din ve siyaset ilişkisini incelediği kitabında yaptığı tespitler bir gerçeği daha iyi fark etmemizi sağlıyor. 

Ocak şöyle diyor: “Kısmen Emevi fakat asıl Abbasi dönemi, artık devlet ve İslam’ın birbirinden ayrılmayan birbiri içine geçmiş bir yapıya dönüştüğü çok önemli bir dönemdir. Maverdi’nin 11. yüzyılda ‘ed dinü ve’devletü tev’emani la yefterikan’ yani din ve devlet birbirinden ayrılmaz ikizlerdir şeklindeki meşhur veciz formasyonu, aslında de facto bir durumu tespit etmenin ötesinde, bütün bir İslam dünyasında geçerli olacak şekilde bir siyaset teorisinin temelini atmıştır. Artık İslam bundan böyle Osmanlı İmparatorluğu dâhil, bütün orta ve yeniçağların Müslüman devletlerinde cari olacak bir siyasi hüviyetiyle zamanımıza kadar gelecektir.

13 Mart 2019 Çarşamba

SA7505/Sonsuz Ark-YD144: Çocuklarda Ekran Süresini Kısıtlamak Bilişsel Gelişimi Artırıyor

"Sınırlı ekran süresi ve uyku kalitesindeki iyileştirmeler ile gelişmiş bir biliş arasında çok güçlü bağlar bulunuyor."


Ne için kullandıklarından bağımsız olarak çocukların, tabletlerin ya da akıllı telefonların başından ayrılmaları oldukça zordur. Ebeveynler de, hayatımızda her geçen gün daha fazla alan kaplayan teknolojinin çocuklarının gelişimi üzerindeki etkileri konusunda oldukça kaygılıdır. Başka bir deyişle, teknolojinin hayatımızdaki yerinin hızla değişmesi ve teknoloji ile iç içe büyümemiş ebeveynlerin çocuklarının teknoloji bağımlısı hayatları, ailelerin teknoloji kullanımının avantajları ve dezavantajları konusunda kaygılanmasına sebep oluyor.

SA7504/KY56-HS22: Şairler, Aşk Şarabı, Sufiyye, Hakikat-i Muhammediye/Christ/Oğul, Rumi Vodka

Sonsuz Ark'ın Notu:
Adem'in bildiklerini bilseydik, neler değişirdi bilmiyoruz, ama en azından ondan günümüze dek Allah tarafından dünya ve ahiret mutluluğumuz için gönderilen tek din olan İslam'ın aslında tam olarak ne olduğunu çok iyi bilirdik. Evet, tahrif edilmesine Allah'ın izin vermediği Hakiki İslam'ın anlatıldığı son kitap Kur'an var elimizde, ancak onu da küfrün, yani zulmün, yani karanlığın en vahşi, en şeytanî yetenekleri ile okunmaz, anlaşılmaz diyerek, önceki kitaplar gibi insandan uzaklaştırdılar. Gönderilen peygamberleri yalanlayanlar, öldürenler kim idiyse onlar hep birbirlerine şeytanın yolunu öğrettiler binlerce yıl, biz Adem'in bildiklerini bilmemekle büyük bir zaaf içerisinde onların bize ne yapmayı tasarladığını fark etmekte çok zorluk çektik, halen de çekiyoruz, ama aramızda iğne ile kuyu kazar gibi çalışan ve akleden samimi insanlar da var ve aramızdan birileri şeytanın yolunda çalışıp çabalayanların birbirleri ile ilişkilerini görebiliyor artık ve anlatmaya çalışıyorlar. Aşağıdaki yayında, maksadı bu zemin olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.
Seçkin Deniz, 13.03.2019


* Kimdir bu kendileri yazmayıp “yazdırıldı” diyenler ve onlara yazdıranlar?

"De ki: İnsanlar ve cinler, birbirine yardımcı olarak bu Kur’ân’ın bir benzerini ortaya koymak için bir araya gelseler, and olsun ki yine de benzerini ortaya koyamazlar.” (İsra 88)

SA7503/KY1-CÇ603: 'Kadının Adı Yok' Kitaplarına Karşılık 'Kadının Adı Var' Kitabı Yazılmıştı Senin İçin..

"Camus'u düşündürüp Sartre imrendirendin.. bu hale nasıl geldin.. bu hale nasıl geldik?"


Eyvah.. eyvah.. eyvah ki eyvah..


'Kadının adı yok' kitaplarına karşılık 'Kadının adı var' kitabı yazılmıştı senin için..

anaydın.. yardın.. 

Meryem kadar iffetli, Asiye kadar müşfik, Fatıma kadar içliydin..


Haksızlık karşısında susmayandın.. kadını erkeği metalaştıran dünya ideolojilerinin hasmıydın.. bir dünya inşa edecektin..

SA7502/KY13-AO233: Herkes Aklını Başına Toplamalı

"Bu toplumun birbirini anlamadığı dönemlerin faturasının neye mal olduğunu bilenler, bu gibi şeylerin sonuçlarının neye vardığını da iyi bilirler..."


Ezan, bir çağrıdır. Müslümanları, gün içinde, belirli zaman dilimlerinde câmilerde toplanmaya çağırır.


İslâm tarihinde câmiler sadece ibadet yeri olarak kullanılmazdı. Orada, toplumsal kararlar alınır, müslümanlar üzerlerine düşen toplumsal görevleri yerine getirmek için çeşitli sorumluluklar üstlenirlerdi.

O nedenle; câmiler, ibadet merkezi olmanın yanı sıra, toplum yararına hizmet gören, toplumsal işlevleri olan mekânlardı.

12 Mart 2019 Salı

SA7501/SD1315: İngiltere'den Bir Tartışma: "Sol'un Yaşadığı Krize Karşı Koymak"

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz 'Kentimiz: Göçmenler ve Modern Birmingham'ın İnşâsı (Sınırsız)' adlı kitabın solcu yazarı Jon Bloomfield'e aittir ve Eski ABD başkanı Bill Clinton ve 'üçüncü yol' şeklinde özetlenen İngiliz eski liderlerinden Tony Blair'in sağcı ya da solcu olmayan felsefesinin ve düşüncesinin çöktüğünü; solun gerilemesine yönelik eleştirilerde bulunanların, İngiltere'de ve Avrupa'da, son 20 yılda işçi sınıfı hanehalklarının maddi durumlarının daha da kötüleşmesi, "reel gelirlerde azalma, düşük vasıflı, gündelik işlerin artması ve kamu hizmetlerinin çökmesi" gibi sorunlara odaklanmak yerine, iddia edilen “kültürel” kaygılara ve yerli beyaz nüfusun “korkularına” odaklandıklarını belirtmekte, İşçi Partisi ve Avrupalı benzerlerinin işçilerin haklarını küresel sistemle uzlaştıkları için savunmaktan vazgeçmeleri üzerine, alanın bu değişim için “kültürel”, “ırksal” ve “milliyetçi” açıklamalar bulmaları için her çeşit sağcı popüliste açıldığını iddia etmektedir. Jon Bloomfield Sol'un yaşadığı krize karşı koymak için sosyal-demokrat ve sosyalist partilerin, ilk adım olarak "istemeyerek kucakladıkları hiper-küreselleşme felsefesini açıkça reddetmeleri", ikinci adım olarak, "işgücü piyasasında ve küreselleşme dünyasının geçtiği kasabalarda en istikrarsız durumda olanların ekonomik ve sosyal kaygılarını ele almak için özel olarak tasarlanmış politikalar sunmaları" ve üçüncü olarak da  "solun göç konusunda olumlu bir vizyon sunması" gerektiğini söylemekte ve "Modern dünyanın bir gerçeğidir. 1950'lerin monokültürel dünyasına, en azından Avrupa kentlerinde geri dönüş yoktur." diyerek umutsuz bir şekilde yeni bir yol haritası açıklamaktadır. Avrupa bir bütün olarak çöküşün eşiğinde, neyi nasıl tartışması gerektiğini bilmeden kaosa doğru sürüklenmektedir. Türkiye ABD ve Avrupa'dan ihraç edilmek istenen bu satanist kaosa karşı stratejik bir perspektifle gerekli tedbirleri almak zorundadır. Çünkü Avrupa ve ABD artık yaşadığı krizlerle dünyanın bütün ülkeleri için büyük tehdit haline gelmiş durumdadırlar. ABD ve Avrupa tarafından ekonomik ambargo uygulanan, seçilmiş devlet başkanını illegal darbelerle görevden uzaklaştırmak için kaos üretilen ve en son elektrik sistemi çökertilen Venezuela tehdit altındaki dünya için somut, canlı ve şu an gözlenen bir örnektir. ABD ve Avrupa seçkinleri kendileri dışındaki insanlık unsurlarını diledikleri gibi yönetmek ve ezmeye devam etmek istemektedirler. Buna izin veremeyiz.
Seçkin Deniz, 12.03.2019


Countering the crisis of the left

"Sosyal demokrasi, seçmenlerini yabancı düşmanı sloganlarla kışkırtan popülistlerle mücadele etmeli mi? Solun krizi, bunun yerine sosyal güvensizliğe olumlu bir alternatif gerektiriyor."

Bunlar, Avrupa genelinde sol için korkunç zamanlar. Sol neredeyse her yerde oy ve entelektüel destek kaybediyor. Sosyal demokrat partiler için bu çöküş çoğu zaman felakete dönüştü; Polonya, Macaristan ve Yunanistan'da yok edildiler; Hollanda genel seçimlerinde ve Fransa başkanlık yarışmasında silindiler; Almanya'da acımasızca aşağı doğru dolanıp İtalya'daki işçi sınıfı desteğinin büyük bölümünü kaybettiler. İki ana istisna var: Jeremy Corbyn’in liderliğindeki İşçi Partisi’nin ‘üçüncü yol’un ortodoksisinden açıkça ayrıldığı İngiltere ve sosyalistlerin sadece politika arenada değil, politik olarak da soldan iki partiyle koalisyona girdiği Portekiz.

SA7500/SD1314: "kötülük bir tercihtir" /04.02.2005/ 308. patika



...yüzlerce yıl içine işleyen kötülükle yaşadı insan...
...medeniyetlerin ayrıklıkları nerede başladı bilinmez, ama kötülükte birleştiklerini bilirim...
...çin, hind, mısır, grek, roma, afrika, inka, maya, aztek medeniyetlerine ilişen ibranî medeniyetleri, kötülüğün birleştiği yerlerde çakıştılar...
...hıristiyanlık bu kötülüklerin üstünde genişletildi ve paganizme dönüştürüldü...
...kötülükler bu yeni serüvende akıp gittiler...
...islâm, aynı kötülüklerin tepesine inen balyoz idi; kendisinden peydahlanan uydurulmuş kötülüklere karşın dünya'ya iyilikleri doldurmaya devam etti...
...kötülük, sonrasına dair her şeyi kendi adına düzenler...

11 Mart 2019 Pazartesi

SA7499/KY1-CÇ602: Kahkaha Kimden Yana?

 "Ne kabl'el milât meftunlarının ne kabl'el vukû sevdalılarının kahkahaları sahicidir. Varlıklarının sahici olmayışından ötürü bu böyledir."


‘Kahkaha benden yana.’ demiş düşünür. Kim kendisinden yana olmadığını söyler ki? Hangi bilinç? Kimimiz kabl'el milât düşkünü, kimimiz kabl'el vukû sevdalısı. Bu bir kâbus. Hazıra konma telaşının doğurduğu kâbus. An içinde olmaktan duyulan rahatsızlıktan kurtuluş umudunun doğurduğu. Anda bir dahlimiz olsun istenmeyişinin aksülameli. Anda, ana bir dahlimiz olursa -ister ister istemez- heveslisi olduğumuz şikâyetten uzak düşeceğiz. Şikâyetimiz yersiz olacak. Böylece kahkaha atmamızın önü alınacak. Bu yüzden olup bitmiş, yaşanmış dönemlere güzellemeler peşinde koşuyoruz.

SA7498/SD1313: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 462 (01-06 Ocak 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(01-06 Ocak 2018)  (Ocak 2018: 6.022  Tweet+Önceki Toplam: 294.916 +6.022 = 300.938 Tweet

Yeni Şafak Dünya @yenisafakdunya
Cumhurbaşkanı Erdoğan Osmanlı hanedanının üyelerini kabul etti. yenisafak.com/dunya/cumhurba…
@Seckin_Deniz retweetledi

Mynet
   
@mynet
ABD'yi soğuk hava vurdu! Nehirler bile dondu bit.ly/2CYKOfJ
@Seckin_Deniz retweetledi

10 Mart 2019 Pazar

SA7497/SD1312: Vahşi Liberal Demokratlar Öfkeli: "Demokrasi Cızırtıları; Baskı Altında İyi Yönetişim"

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin,1977'de, Gütersloh-Almanya'da, babası bir Hitler-SS destekçisi olan Reinhard Mohn (Forbes'in Mart 2009 listesine göre dünyanın en zengin 261. ailesi olan Mohn ve ailesi 2,5 milyar dolarlık servete sahip; Amerikan kitap kulübü, İspanya'da 1962'de Círculo de Lectores (Okuyucu Dairesi) Bantam Books, Doubleday ve Random House; Arista Records  ve Alman RTL Televizyonu ve İngiliz Canal5 radyo ve televizyon zincirleri sahibi; 3 Ekim 2009'da 88 yaşında öldü) tarafından kurulan Bertelsmann Foundation-Bertelsmann Stiftung-Bertelsmann Vakfı'nın Sürdürülebilir Yönetişim Göstergeleri (SGI) projesinin proje yöneticisi, Potsdam Politika ve Yönetim Merkezi üyesi Christof Schiller'a aittir ve küresel olarak bütün değerleri yok ettiği için yok olan Liberal Demokrasi merkezli eleştiriler yapmakta ve Bertelsmann Vakfı'nın OECD ve Avrupa Birliği üyesi 41 ülkede yaptığı 2018 araştırmasında elde ettiğini iddia ettiği "Demokrasi standartlarının aşındırılması ve artan politik kutuplaşma, sürdürülebilir reformların uygulanmasını ciddi şekilde engellemektedir." bulgusuna odaklanarak, "Rapor, birçok batılı sanayi ülkesinde demokrasinin kalitesinin azaldığını, ankete katılan ülkelerin 26'sındaki demokratik standartların, dört yıl öncesine ait benzer verilerle karşılaştırıldığında azaldığını gösteriyor."  demesine rağmen ABD, Polonya, Meksika, Macaristan ve Türkiye'ye yönelik eleştirileri belirginleştirmekte ve üç ülkeyi suçlamaktadır: "ABD, Macaristan ve Türkiye gibi ülkelerdeki hükümetler, fikir birliği yapmak yerine kasten sosyal gerilimleri teşvik ediyorlar."  Christof Schiller, ABD, Macaristan ve Türkiye hükümetlerini kendileri ile işbirliği yapmamakla suçlarken bu hükümetleri destekleyen hakları da aşağılamaya devam etmektedir: "Polonya, Macaristan ve Türkiye gibi ülkelerde, örneğin, demokratik standartlar düşerken bile vatandaşların hükümetlerine olan güvenleri arttı. Dolayısıyla, temel demokratik değerler, nüfusun politik bilincine yeterince bağlı görünmemektedir."  Christof Schiller, Liberal Demokrasi maskesinin altında vahşi kapitalizmin, ultra zenginlerin dünyanın bütün insanlarına karşı yürüttüğü Vahşi Faşizm'in artık tepkiyle karşılandığını görmezden gelerek, Masonik-Satanist Eski Dünya Düzeni'nin köleleştirici, değersizleştirici stratejilerinin sürdürülemez olduğunu gördüğü için öfkelenmekte ve asıl kaygısının ne olduğunu açıkça ifade etmektedir: "Macaristan, Polonya veya Türkiye'de, örneğin iktidarda olanların, yasal olarak belirlenmiş danışma prosedürlerini kasıtlı olarak engellediğini veya karar alma sürecindeki kilit aktörleri hariç tuttuğunu göstermektedir." 'Danışma prosedürlerinden ve karar alma süreçlerindeki kilit aktörler'den neyi ve kimi kastettiğini, Küresel düzenin vakıflar-dernekler aracılığı ile hükümetler üzerinde kurduğu baskının işe yaramadığını net bir şekilde anladığımız günümüz dünyasında, Liberal Demokrasi vaizlerinin ürettiği demokratik standartlarda seçilmiş olan, ancak küresel düzene itaat etmeyen ve halkının çıkarlarını öne çıkaran her liderin ve onu seçen halkın hedefe konduğu, terör, askeri-bürokratik-yargısal darbe, ekonomik ambargo gibi ahlak dışı saldırılara maruz kaldığı (Türkiye, Brezilya, Arjantin, Mısır, Venezuela, Pakistan, vs) ve yine Liberal Demokrasi pazarlamacıları olarak tanınan bu vakıfların kendilerine itaat eden asker-sivil diktatörlere (Sisi, Esat, Muhammed Bin Selman, Hamaney, Obama, Merkel, Macron, Putin) yönelik hiçbir eleştiri getirmedikleri, aksine onlar için kırmızı halılı karşılama törenleri düzenledikleri görülmektedir. Bertelsmann Vakfı'nın Küresel Düzen'in etkin bir tetikçisi olarak (karar alma süreçlerindeki kilit aktörler) 15 Temmuz 2016'da Türkiye'de askerî darbe yapan  ve halen saldırılarına Avrupa Birliği'nin ve ABD'nin desteği ile devam eden FETÖ ile ilişkisine birçok örnek verilebilir. 15 Temmuzdan yaklaşık iki buçuk ay önce 4 Mayıs 2016'da yayınlanan Milliyet haberi: "Kilis Valisi Süleyman Tapsız, Alman Bertelsmann Vakfı Ortadoğu Masası Başkanı ve aynı zamanda Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Danışmanı Christian-Peter Hanelt’i makamında kabul etti."  17.01.2017 tarihli Sputnik haberi: "Kilisli İşadamları Derneği (KİADER) Genel Sekreteri Hasan Ayaz, dönemin Kilis Valisi olan ve halen Karaman Valisi olarak görevde bulunan Süleyman Tapsız’a Fethullah Gülen’in takke hediye ettiğini öne sürdü. Savcılık, 35 şüpheliye ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan dava açtı." FETÖ ile mücadeleye öfkelenen Alman Bertelsmann Vakfı'nın açıklamasının yer aldığı 09.10 2018 tarihli Sputnik haberi: "Alman Bertelsmann Vakfı: Demokrasi kalitesinde Türkiye son sırada."  Bütün bunlar açık bir şekilde göstermektedir ki; 'Liberal Demokrasi' maskesi altında satanist-masonik dünya düzeninin kaygıları pazarlanmaktadır ve bu kaygılara hizmet eden özgürlük düşmanı her türlü terör örgütü, vakıf-dernek, sivil, askerî kuruluş, kurum ya da hükümet değerli ve anlamlı olarak korunmakta ve yüceltilmekte, buna karşılık halkının ve ülkesinin çıkarlarını gözeten, bireysel ve demokratik özgürlüklere 'gerçekten' önem veren her tür kişi ve kurum değersiz ve anlamsız bulunarak aşağılanmakta, itirbarsızlaştırılmakta veya yok edilmektedir. Bu bir savaştır ve Türkiye bu savaşta şeytanın ve kölelerinin karşısında konumlanmıştır. Aşağıdaki metni bu perspektifle okuduğunuzda daha iyi anlayacağınızı düşünüyoruz. Bu nedenle başlığa 'Vahşi Liberal Demokratlar Öfkeli' eki yapma gereği hissettik.
Seçkin Deniz, 10.03.2019

Democracy splutters—good governance under pressure

"Siyasi kutuplaşma ve azalan demokratik standartlar arasında OECD ve AB ülkeleri, küreselleşme, sosyal eşitsizlik ve iklim bozulma talebi gibi iyi yönetişim zorluklarını devam ettirebilir mi?"

Demokrasi standartlarının aşındırılması ve artan politik kutuplaşma, sürdürülebilir reformların uygulanmasını ciddi şekilde engellemektedir. Bu, Bertelsmann Vakfı tarafından Sürdürülebilir Yönetişim Göstergeleri (SGI) 2018 çalışmasındaki ana bulgulardan biridir.

9 Mart 2019 Cumartesi

SA7496/AŞ100: Erdoğan 10 Mart'ta Adana'ya Vaatlerle Gelmeli

"Aklın yolu bir.. Erdoğan Adana'da miting yapmaya karar vermişse eli boş gelmeyecektir."


10 Ocak 2019 tarihli, 'Cumhur İttifakı Adana'da Nasıl İntihar Ediyor?' başlıklı yazımda: "Cumhur İttifakı %46,03, Millet İttifakı %39,79 ve bunların üvey müttefiki HDP %13.41 oy aldı." demiş ve eklemiştim:

"20 Aralık 2018'de “Zeydan Bey sadece CHP’nin değil İYİ Parti’nin de adayıdır” diyen İP Adana il Başkanına göre İP ve CHP'nin ortak Adana Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Zeydan Karalar %26,18 ile %12.33'ün  yani % 38.51'in adayı. Tabi buna HDP'nin %13.41'ini eklerseniz %51.92'yi bulabilirsiniz... Ki CHP-HDP-İP hemen her yerde ittifak yapıyor; başlarında profesyonel bir patronla sessizce yol alıyorlar, ancak Adana'da Başkanlık ceplerinde keklik değil..."

SA7495/KY1-CÇ601: Fikrin Zamparası Olmak da Zor İş

'Ben sende kimim?' sorusunun yanıtı 'Ben sende neyim?' sorusunu gereksiz kılmaz.


Her tanım tanımlayanı bağlar, tanımlananı değil. Fikrin fahişeleri, zamparaları burunlarından kıl aldırmaz oldular.. eskiden böyleleri az da olsa utanırlardı.. şimdi utanmıyorlar da.. utanmazlıkta da zirveler.

İslâm kavramı kök olarak sadece teslim olmak, boyun eğmek anlamında mıymış? Biz fikir zamparası alleme olmadığımız için lûgata bakalım: "İslâm kelimesinin türediği ‘esleme’ fiili şu manalara gelir: 1- Barışa girmek, barış yapmak, 2- Boyun eğmek, itaat etmek, kabullenmek, 3- İslâm'ı din olarak seçmek, İslâm'a girmek, 4- Allah’a teslim olmak, Allah’a bağlanmak, 5- İhlâslı ve samimi olmak, 6- Selem alış verişi yapmak, parayı peşin verip veresiye mal almak." 

SA7494/SD1311: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 461 (26-31 Aralık 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(26-31 Aralık 2017)  (Aralık 2017: 4.660  Tweet+Önceki Toplam: 290.256 +4.660 = 294.916 Tweet

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Onursuz NYT yine sahnede... twitter.com/nytimesworld/s…

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Sebebi bilmiyorsan yapacak bir şey yok.... twitter.com/aysebekoglu/st…

8 Mart 2019 Cuma

SA7493/KY28-ATA398: Rumların Doğalgaz Hikayesi

"Neyse ki, Türkiye’nin eşzamanlı olarak Karadeniz, Ege ve Akdeniz’de gerçekleştirdiği “Mavi Vatan” tatbikatı Rumları pembe hayallerinden uyandırmış durumda. Tatbikatın ardından ani bir aydınlanma gelmiş, ABD, AB ve doğal gazla ilgili diğer ülkelerde de aynı farkındalık oluşmuş gibi." 


Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs adasının Kuzey yarısında yaşamlarını sürdüren Kıbrıslı Türkler ile Türkiye’yi yok sayarak tek taraflı ilan ettikleri egemenlikleriyle, tek başlarına anlaşmalar yapmakta, ittifaklar imzalamakta. Tabi burada önemli olan Rumların ne yaptığı değil, üst akılların bölgedeki girişimleri.

SA7492/KY13-AO232: Kapitalizm Ahlakı ve İhtiras

"Bu alem içinde bir yabancı gibi ömür tüketmek oldukça zor. Nereye gidiyorsan aynı manzara. Sadece adresler değişik."


İnsan, ihtiras ettikçe sürekli tempoyu artırarak daha yukarılara tırmanmaya çalışır. Bunun için devreye yalanlar, türlü entrikalar girer. Bireysel ihtirasların artmasıyla toplum ihtiraslıların belirlediği bir alana dönüşür ve böylece hastalık tüm topluma yayılır.

Toplum içinde çoğunluk bireyler beklentilerine karşılık bulmak için artık büyük egolara teslim ederler kendilerini. Böylece hem iç dünyalarını tatmin edecek bir söylem diline kavuşurlar, hem de onlar üzerinden bir fırsat yakalamaya çalışırlar..

SA4791/KY1-CÇ600: Dışarda

"Tanık olmak bile ne kadar güzel olur. Evet, evet bir tanık olmak bile harika bir şey." 


Gidiyorum. Nereye gittiğimi bilmeden. Bir hışımla çıktım evden. Yok, öncesi de var. Balkonda oturuyordum. ‘Çayını soğutma!’ ihtarıyla elim çaya gitmiş, çoktan soğumuş çayı bir yudumda içmiştim. Daha dikkatli olsaydım ‘Çayını soğutma!’ ihtarının arkasından gelecekler hakkında bir takım öndeyilerim olurdu. Dikkatsizdim. Hep dikkatsizimdir zaten. Kuşların sesleriyle, derinden gelen –hangi evden geliyorsa artık- tatlı melodiler –kanun, ney, tambur, udla icra edilen peşrevler- müzikle kendimden geçmiştim. Harika bir gündü. Mutlu bir halde uyanmıştım. Coşkuyla çay demlemiş balkona çıkmış uyanan günün neşesine ortak olmayı ummuştum. Kulaklarımı tırmalayan sesler de yok değildi hani. Arada bir kuşların, derinden gelen müziğin sesini bastıran greyder sesleri, hilti sesleri de ulaşıyordu kulağıma. Bu sesler huzurumun, neşemin uzun sürmeyeceğini sezdirse de inadım inattı, kuş seslerine, derinden gelen müziğe kendimi vermenin yolunu buluyordum. Ta ki ‘Çayını soğutma!’ ihtarına kadar. Yaklaşmakta olan yaklaşacak, beni içine alacaktı elbet. Yine de tatlı bir umursamazlığın kucağına kendimi bırakmada bir sakınca görmüyordum. 

7 Mart 2019 Perşembe

SA7490/SD1310: Çin'in Dış Politikası Nereye Gidiyor?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin, ChinaFile'da yayınlanan yedi yazarın Çin Dış politikası ile ilgili görüşlerini içermektedir... İlginç içeriği ile bakış açılarınıza farklı parametreler taşıyacağını düşündüğümüz bu analizleri dikkatle incelemenizi ve analizlerdeki 'Çin', sözcüğünün yerine 'Türkiye' yazdığınızda nelerin nasıl anlaşılacağını düşünmenizi öneriyoruz.
Seçkin Deniz, 07.03.2019

Where Is China’s Foreign Policy Headed?

ChinaFile Sohbeti:
"ChinaFile Sohbeti, dünyanın önde gelen Çin uzmanlarından oluşan bir grubun Çin ile ilgili haberleri haftalık, gerçek zamanlı bir tartışmasıdır."

"Ulusal İstihbarat Senatosu Seçme Komitesi'nin önceki haftaki açıklamasında Ulusal İstihbarat Direktörü Dan Coats, “Çin'in eylemlerinin küresel üstünlüğü elde etmek için uzun vadeli bir stratejiyi yansıttığını” söyledi. Çin’in küresel etkisini ve Washington ile Pekin arasındaki gerilimin artmasını, Çin'in kendini dünyada nasıl öngördüğünü anlamanın en iyi yolu nedir? Bazıları Çin liderlerinin küresel öncelik kazanmak istediğini; diğerleri, esas olarak Çin’in Asya-Pasifik içindeki baskın konumunu geri kazanmaya odaklandığını; ve başka diğerleri,Çin'in yurtdışındaki angajmanlarının hâlâ öncelikli olarak yerel zorunlulukları yerine getirmeye dayandığını gösteriyor. Hangi sonuç doğrudur? Gözlemciler, kararlarını verirken hangi belgelere, ifadelere ve eylemlere dikkat etmelidir?" ChineFile Editörleri

SA7489/SD1309: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 460 (21-25 Aralık 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(21-25  Aralık 2017)  (Aralık 2017: 4.660  Tweet+Önceki Toplam: 290.256 +4.660 = 294.916 Tweet

Ertugrul 4YDIN @ertugrul_aydin
Guatemala'yı 400 bin kişinin öldüğü iç savaşla teslim aldılar. Halkın algılarını kolayca manipüle edebilecek tüm kaldıraçlara sahipler.
@Seckin_Deniz retweetledi

Ertugrul 4YDIN @ertugrul_aydin
Yolsuzluk iddiasıyla meşru yönetimleri hasımları deviriyor, soytarılarını başa geçirmeyi başarıyorlar.Guatemala halkı "ne yolsuz ne hırsız" diyerek onu başkan seçmiş
@Seckin_Deniz retweetledi

Seçkin Deniz Twitter Akışı