“Babam ise, annem gibi,
söylediğimde gelemiyor artık. Kebap da onlarsız iştah açmıyor.”
Babam, hiçbir şey
yiyemediğim o iştahsız çocuk günlerimde, hemen kebap söylerdi. Kebap hiçbir
zaman hayır diyemediğim bir yiyecekti çünkü. Kokusu bile iştahımı açardı. Hatta
benden başka birinde böyle oluyor muydu bilmiyorum. Hasta iken aldığım kebap
kokusu, hasta değilken aldığım kebap kokusundan farklı gelir bana. O kokuyu
tanıyorum yani. Kebap yer yemez de tuhaf bir şekilde iyileşmeye başlardım.
Psikolojik etkisi
olabilir, ama bence kebabın en büyük özelliği iştah açıcı olmasıydı; zaten
kebap yedikten sonra annemin ya da nenemin pişirdiği yemekleri de yemeye
başlardım. Beslenen vücut direnç kazanınca hızla iyileşiyordu.
