29 Nisan 2015 Çarşamba

SA1293/TG115: Zayıflayan Suriye Ordusunda İpler Geriliyor

“Suriye sen değildir ve sen Suriye değilsin.” 
 Alevi bir Suriyeli'den Esad'a 

An Eroding Syrian Army Points to Strain

Beyrut, Lübnan- Suriye ordusu yeniden enerji depolayan muhaliflerden aldıkları bir dizi yenilgi sebebiyle zor durumda ve yeni asker bulmakta zorlanıyor, zira rejim yanlısı aileler bile oğullarını savunması zayıf ön cephelere göndermeyi gittikçe artan bir oranda reddediyor. Bu gelişmeler Başkan Beşar Esad’ın kalıcılığı noktasında yeni soruların ortaya çıkmasına sebep oldu.  

Washington’da bulunan ve gizli istihbarat bilgilerini verme noktasında adını saklayan bir ABD üst düzey yetkilisi: “Esad’ın durumu kötü ve daha da kötüye gidiyor” diyor. Bununla birlikte olayların henüz “kontrol edilemeyecek noktaya” ulaşmadığı uyarısında da bulunuyor.  

SA1292/KY9-NK59: Söylesem Tesiri Yok, Sussam Gönül Râzı Değil

"...bir çabam var, kanseri öğrenirken aynı zamanda, hayatı ve ölümü, dostluğu, merhameti, şefkati ve imanı da yeniden ve yeniden öğrenmeye çalışıyorum… "

Bismillah...

Bugün ayaklarım da tekrar tehdit savurmaya başladı; “On beş dakikadan fazla yürürsen, yürütmem seni ona göre!” şeklindeki tehditlere aldırmadığım için şu an topallıyorum. Dün gelen ilaçları ayağımda da denedim, neticeyi bekliyorum şimdi…Ellerim ayrı alem...neyse...

Oturup çalışmam lazım aslında yetiştirmem gereken o kadar yazı var ki, bir türlü konsantre olamadım ve bir ara twitter’a baktım şöyle bir…

28 Nisan 2015 Salı

SA1291/KY5-PT57: Tasavvuf; Bir Düşünce Virüsü/ B- Amelî Tasavvuf- Tasavvufçuların Ahlakçılığı

 بسم الله الرحمن الرحيم
Bismillahirrahmanirrahim

“Tasavvuf” İslâm dünyasına hicri II. asırdan itibaren girmeye başlamış bir “düşünce virüsü"dür. 

***

Tasavvufçuların Ahlakçılığı

Bazı yazarlar tasavvufun ideal ahlaki bir davet olduğunu iddia ediyor. Buna delil olarak da kitaplarında müşahede ettiği birtakım ahlâkî sözleri ve bu davet için kullandıkları yaldızlı ifadeleri gösteriyor. Bu iddianın içinde gizlediği büyük yalanlar ve batılı örtbas eden bu çabalara rağmen şunu belirtmek isterim ki faziletli ahlaka davet, ister vahyin getirdiği dinlerde olsun, ister insanların uydurduğu ve hurafelerin oluşturduğu dinlerde olsun, bütün dinlerde ortak olan bir şeydir. 

İsterseniz Budizm, Brahmanizm, Zerdüşt, Mani, İhvan-ı Safa ve Agnostizm kitaplarına bakınız. Hatta çoğu uydurma ve muharref olan Yahudilik ve diğer sapık inançların kitaplarına bakınız. Göreceksiniz ki ahlakça yükselmek ve ideal örneklerini gerçekleştirmek için hummalı bir davet mevcuttur. Onun için, ahlaka davet ettiğini farz etsek bile, bu davette tasavvufçular yalnız değildir. 

SA1290/KY22-AB8: “Alkışlarla Yaşıyoruz”

İsmim mesut, göbek adım bahtiyar.
Yıllarca hep zeki bildiniz siz.

Direniş dolu bir dünyam var, dört yanımda tüm figüranlar.
İşbankasının hisseleri neye yarar, sahte demokratlarla yaşıyorum.
İnkılaplarla, altı okla
Gelmiş geçmiş doksan yılda
Açık oy, kapalı sayımla iktidarda yaşıyorum.
Mazotla çıkarım yola, frenle basarım gaza
Darbeden darbeye alkışlarla, alkışlarla yaşıyorum

27 Nisan 2015 Pazartesi

SA1289/KY20-MEK21: Senden Büyük Bütünün Parçası

"Muazzam coğrafî, ekonomik, sosyal zenginliği ahlaksızca batı başkentlerine taşıyan bu ahlak ve erdem yoksunu faşist siyasaya hayır diyeceğiz."


Senden büyük bir bütünün, senden büyük bir vücudun azası olmak fikri, gün gittikçe profan bir düzeyde var olmaya razı gelen modern insan için oldukça uzak, hatta epeyce tehlikeli ve faşizan bir durum olarak algılanıyor. Modern batılı için böyle bütünler, aileden başlayarak teolojik, politik veya etnik bütünler faşizan varlıklar olarak tanımlanıyor.

Ulus devletler tarihi de doğrusu bu tanıma yeter derecede malzeme ve meşruiyet sağlamış durumda. Nitekim birinci ve ikinci dünya savaşları boyunca işlenen ağır suçlar ve devamında bu suçların kirli zemininde kurulan siyasi düzen tam olarak faşizan bir dünya düzeni oldu. Farklılığı yok eden, insanı sınırlayan, insanın kendini gerçekleştirmesi önünde akılalmaz saçmalıkta duvarlar yükselten bu düzenlerin temel meşruiyet zemini işte böyle sosyal/coğrafi kutsallar (!) ve çıkarlar etrafında inşa edilmiş bütünlerdi. Ve faşizanlıkları zaten doğaları gereği idi. Farklılığı tehlike, eleştiriyi saldırı, kendi dışındaki her yapıyı düşman addeden bu siyaset modern insanda nihilist ve umutsuz bir siyasal savrulmaya neden oldu.

SA1288/SD242: Dalgaların Sesi - 1. Gün/ İki Ses

"Gök haykırıyor, ışıklar saçıyordu artık... dalgalar kıyıları aşıyordu..."

Sular dalgalıydı.

Ve okyanus, gökyüzünün grisini ödünç almıştı o gün. Su zerreleri acımasızca akıyordu gökten. Bulutlar öfkeli; doğa usulca hüzünlü.

İçindeki acının resmi vardı, yüzünde genç adamın. Sessizce genç kadına baktı. Bakışlarında yüzyılların hüznü kaynaşıyordu, konuşamıyordu... Konuşmak istemiyordu belki de... onu üzmek ya da kırmak, düşüncelerinin tam ortasında tek başına bırakmak değildi içinden geçenler. Var oldukça onu daha çok üzebileceğini biliyordu aslında; anlatamıyordu, konuşamıyordu.

SA1287/KY25-NO5: Irkçılık mı Pegida'dan, Pegida mı Irkçılıktan Çıktı?

"Biz, zaten hep böyleymişiz, burası Deutschlandmış..."


İlk olay olduğunda yazmaya niyetlenmiştim ama abartıyorsun, diyeceklerini düşünerek vazgeçmiştim. Bu gün yaşadıklarımdan sonra yazmasam olmaz diye karar verdim.

Her iki olay da Babam ve Valide Hanım'ın kaldığı köye yakın olan Remscheid'da meydana geldi.

Birincisi olay şöyle gelişti. Babamın ayak damarlarındaki kan dolaşımının kontrolü için Remscheid Sana Hastanesinde işimiz bittikten sonra park parasını ödemek için park otomatının olduğu yere gittim. Önümde üç kişi var ve birinci kadın kartı okuttuktan sonra gitti. İkinci adamın kart okutmasında problem oldu ve "İnformationa başvurun!" yazısı belirdi ekranda.

26 Nisan 2015 Pazar

SA1286/KY1-CÇ118: Gramersiz Seviyorum

"ben ünlemsiz sevdim 
noktasız virgülsüz"


anlamak bir’i yitirenlerin yersiz kuruntusudur
ve akıllı çocukların
beni bir çocuk anlasın yeter
zeyneb’in türküsünü öğreten çocuk
her lisandan anlar çünkü o
her lisandan ağlar
ağlarım er kişi kârıdır 
bile bile ağlarım
bir çocuk gibi bir bulut gibi

25 Nisan 2015 Cumartesi

SA1285/SD241: "artık, kimse çokça âkil değil"/22.06.2006/ 510. patika

...mâzideki bazı vakitler...
...herkesin kolayca iletişemediği ve herkesin kolayca her şeye ulaşamadığı vakitlerken...
...insanlar kendi merkezil çemberlerinin çevrelerini hesaplayabilir, kendilerinden yola çıkarak başka kişilerin merkezil çemberlerinin hesaplanmış çevrelerinin mukayesesini yapabilirlerdi...
...ve büyük bir tevâzu ile gerek idrâk, gerekse bilgi çemberlerinin çevreleri geniş olan kişilere karşı, gayet saygılı bir tavır sergileyerek mesâfeli dururlardı...
...yani, herkes kendi yerini/ayarını bilir; ona göre davranırdı...
...insanlar ilim tahsil etmiş olana büyük hürmet gösterir, kimin kimden önde olduğunu kulaktan kulağa da olsa öğrenirlerdi...
...'bir bilen' tabiri, o vakitlerin biz insanların kulaklarına bıraktığı güzel bir mirastır...

24 Nisan 2015 Cuma

SA1284/TG114: ABD, Suriye Ulusal Stabilizasyon Gücü(SNSF)'nü Türkiyesiz mi Kuracak?

Suriye'de Türkiyesiz Bir Atlantic Council Raporu
Suriye’de Barışın Sağlanması Bağlamında Suriye Ulusal Stabilizasyon Gücü (SNSF)-Rapor
Sonsuz Ark'ın Notu:

Aşağıdaki rapor, yüzbinlerce masum insanın katili Esed'i hedefe koymayan, buna karşılık Pentagon ve müttefikleri tarafından Suriye ve Irak'taki İslamî duyarlılığı gelişmiş muhalifleri dağıtmak ve yok etmek üzere tasarlanan ve sahaya gönderilen IŞİD adlı hayalî düşmana karşı konumlanmış  ve Suriyelilerden oluşmuş ancak ABD'lilerin danışma meclisi tarafından yönetilecek olan, -ancak Muhalifler tarafından yönetilemeyecek(!) olan- Muhaliflere ait bir ordunun nasıl olacağına dair teklifler içermektedir. Rapor açıkça "Gayrı resmi Suriye Danışma Görev Gücü’nün ABD tarafından kurulmasını tavsiye etmektedir."  

SA1283/KY23-NN12: Nehir Nil İsrail'de 1; Tel Aviv & Soykırım Müzesi

"'Tek din, tek ırk' ayrıcalığına sahip olduklarına inanan bu insanların yüzyıllar önce vatanlarından kovulmaları ile başlayan dünyaya meydan okuma ve hükmetme isteğinin kaynağına inmek gerek."

Tel Aviv

O Ortadoğu'nun kötü adamı. Buralarda olup biten tüm kötülükler, onun ve uzak kıtadaki büyük ağabeyinin eseri. 'Yaşamak için öldür' diyen bir felsefenin baş müridi. Beyinlerimizde ismi bebek ve masum kanları ile yazılmış bir canavar. Ve bir avuçluk soyu için koca İslam Alemi'ni yasa boğan katil. 

Ama taşıdığı bir kalp var bu kötü adamın, tüm bu kötülüklerin kaynağı beyne (şimdilik) söz geçiremeyen. 

O kalp ki, adı akıllara gelince yüreğimizi yumuşatan sevgili Elçi'nin Yaradanı ile buluşma yolculuğunun başlangıcı olan 'En uzak Mescid'. İşte sırf o mekanın ve kendi vatanlarında cehennemi yaşayan, İslam aleminin daima ilgiye muhtaç  'engelli' çocuğu Filistin hatırına, gidip görmek gerek bu ülkeyi.. 

SA1282/KY9-NK58: Bitkisel Terkip Ağrılarıma Devâ Olacak mı?

"Oysa ahlâk hayatınızda ya vardır ya da yoktur; eşinize çocuklarınıza dürüst davranırken, onun haklarını gözetirken ahlâklı davranmanız, yaptığınız işte insanların haklarını gasp ederken yaptığınız ahlâksızlığı normal ve geçerli kılmıyor… Bu kabul edilebilir bir şey değil…"


Bugün yeni bir tedaviye başlıyoruz inşallah. Isparta’dan Bediüzzaman Hazretlerinin talebelerinden birinin eczacı olan torununun verdiği bir terkip. Aslında Mehtap’ın tavsiye ettiği biyoenerji ile tedavi eden hanıma gitmeyi bekleyecektim ama iki gün önce akşam saatlerinde artan ağrımla birlikte Atila beklemememizi ve bir an önce biraz karmaşıkmış gibi gözüken bitkisel terkiplere başlamamız gerektiğini söyledi. Acılarım ve ağrılarım hakikaten dayanılmaz raddeye geldiği için kabul ettim elbette.

Terkip hazırlandı, birazdan Atila getirecek inşallah ve kullanmaya başlayacağım.

23 Nisan 2015 Perşembe

SA1281/SD240: Avrupa'da Pozitif Laiklik ya da Modern Engizisyon Mahkemeleri

Güncel Not: 
Kardinal Ratzinger'in, Papa 16. Benedictus olarak taciz skandallarını saldırı portalı olarak kullanan Tapınak Şövalyeleri'ne yenilerek istifa etmesi, aşağıdaki analizin güncel tabanını değiştirmemektedir.  Bugüne dek sözde Ermeni Soykırımı'na yönelik diplomatik tutumunu muhafaza eden Vatikan, Papa I. Francuscus'un 1915 yılında hayatını kaybeden Ermeniler için Vatikan'da ayin düzenlemesi ve ayin öncesi yaptığı konuşmada 20. Yüzyılın ilk soykırım kurbanlarının Ermeni toplumu olduğunu söylemesi ile organize bir Türkiye karşıtlığına katıldı. Bu durum Vatikan, Almanya, Avusturya ve Avrupa Parlamentosu'ndaki Türkiye'ye ve müslümanlara bakışın temel değişkenlerinin aslında hiç değişmediğini, Avrupa'da Hristiyanlara yönelik bir ayrıcalık için inşa edilen Pozitif Laiklik gibi bir kavramın analizin yazıldığı zamandan bu yana geçen yedi yılda yaşananlarla birlikte aslında müslümanlar için Modern Engizisyon mahkemelerinin kurulduğunu gösteriyor. Bugün Avrupa Kıtası'nda yaşayan müslümanlar potansiyel terörist olarak damgalanıyor ve hayat alanları kısıtlanıyor.
Seçkin Deniz, 23.04.2015

Vatikan 400 yıl boyunca aydınlanma filozoflarından, edebiyatçılara bilimadamlarına, siyasetçilere 4 bin başlık halinde Batı uygarlığının düşünsel, kültürel birikimini temsil eden tüm yazar ve kitaplarını yasaklamıştı.

İnsanlık tarihinde yeni kavramlar hep bunalımlı/bulanık ve kargaşa dolu dönemlerde ortaya atılmıştır. Ve bu kavramlar (kesinlikle) dışarı yansıyan anlamlarından ziyâde derin ve başka anlamlar üzerine bina edilmişlerdir.

Fransız İhtilali'nin hürriyet-eşitlik için yapıldığını iddia edenlerin ve bu kavramları dünyaya hediye edenlerin gizli niyeti asla hürriyet ve eşitlik değildi. İhtilâl tapınak şövalyelerinin geçmişteki cadı avları sebebiyle katledilen atalarının, Kilise'den ve Fransa Krallığından aldıkları kurumsal intikamın aracı oldu. Muhakkak ki; bu ihtilâle hedef olarak konan hürriyet ve eşitlik ilkesel olarak işe yaradı, taraftar topladı ve nihayetinde derebeyliklerin sonunu hazırladı; sonrasında da "zavallı halk"a bazı haklar tanındı. Ancak bu haklar eşitlik ve hürriyetten çok az nasiplendiler. İhtilâl, yeni çağa geçemeyen ortaçağ Avrupa'sında egemenliğin değişmesini (Osmanlı'nın İstanbul'un fethiyle açılışını yaptığı yeniçağda) kilise egemenliğinin sona ermesini şeytanın krallığının tesis edilmesini hedeflemişti. Tapınak şövalyelerinin asıl hedefi buydu.

22 Nisan 2015 Çarşamba

SA1280/ ÇY4-DB44: Bir PEW Manipülasyonu: "Böyle Giderse Hristiyanlık Birleşik Krallık'ta Azınlık Dini Olacak"

Sonsuz Ark'ın Notu:
İslam ve Müslüman Düşmanlığı'nın artışına destek sağlayan ve çoğunlukla toplumlardan ve gerçek verilerden uzak stratejik toplantılarda kararlaştırılan çerçevede veriler yayınlayan PEW Research Center'in kışkırtıcı verilerini analiz eden aşağıdaki yazı, çok ciddi İnsan hakları İhlalleri içermektedir. Hıristiyanları İngiltere'deki Müslümanlara karşı kışkırtan ve tedbir almaya yönelten bu perspektif , Yahudiler'e kaşrı pozitif ayrımcılık yapılmasını emreden bir bilinçaltı hilesine başvuruyor: “İngiltere’den ayrılıyoruz.Yahudiler artık burada güvende değil”Birleşik Krallık'ta yükselen İslam düşmanlığı, IŞİD bahanesi ile müslüman avına dönmüş durumda ve Birleşik Krallık vatandaşları paaranoyaklaşmış bir halde her müslümanı- Türkiyeliler de dahil- terörist olarak görmektedirler. Avrupa büyük bir bunalımın eşiğinde, eğer PEW kışkırtıcı ve gerçek olmayan verilerle medyayı, akademik dünyayı etkilemeye devam edecekse 3. Dünya savaşı'nın tarafları netleşecek. 
Seçkin Deniz, 22.04.2015
 ABD merkezli Pew Araştırma Merkezi tarafından yapılan çalışmalara göre, kendilerini Hristiyan olarak tanımlayan İngiliz nüfusun oranı, 2010 yılında üçte iki oranındayken, 2050’ye kadar üçte bir oranında neredeyse yüzde 45.4 lere kadar azalacak. Fotoğraf: ALAMY

Küresel çalışma, 2050’ye kadar dokuz İngiliz'den birinin Müslüman olacağını gösteriyor fakat İngiltere, dünyanın en az dindar ülkelerinden biri olmaya hazırlanıyor.

Hıristiyanlar bu yüzyılın ortalarında Ateizm ve İslamiyet'in hızlı büyümesiyle İngiltere'de azınlık olacaklar; dünya dinlerinin geleceğinin grafiğini çıkaran yetkili bir çalışma bunu haber veriyor.

SA1279/KY1-CÇ117: Boyayalım mı Abi?

"Ulan utanmasam ağlardım. Belki de ağlamışımdır, unutmuşum.. kim bilir.."

Cumhuriyet Meydanı'nda Vakıflar Çarşısı'nın üst tarafında banklarda oturmuş denize bakarak dinleniyordum. Cuma'ydı.  

-Her Cuma namazdan sonra sahafları gezer, neredeyse raflardaki bütün kitaplara dokunmak için çırpınırım. Aralarında okuduklarım vardır, okumayı isteyip okuyamadıklarım vardır. İç geçirdiklerim, kütüphanemde olmasını istediklerim ama bir türlü olmayan, olamayan kitaplara dokunmak bütün yorgunluklarımı alır. Alır, diyorsam da aslında kendimi epey bir yorduğumu böyle banklara oturunca anlıyorum. Yorgunluk aldığı falan yok sahaf gezmelerimin. Tersine daha bir yorulurum. Bitkin düşerim. Bu alışkanlık ne zaman başladı, niye başladı bilmem. Belki kitap almaya para bulamayıştan, ikinci el kitaba paramın yetmesindendir.


Doğrusu hiç merak etmedim. Yorgunluk atarken,“Amca ayakkabını boyayım mı?” sözüyle kendime geldim.

21 Nisan 2015 Salı

SA1278/TG113: Terör Stratejisti: Gizli Dosyalar IŞİD’in Yapısını Ortaya Koyuyor- I

Sonsuz Ark'ın Notu:

Aşağıdaki analiz, IŞİD'in profesyonel, 'Kan Dökücü' ve 'Müslüman Coğrafya'da Kaotik Zemin Hazırlayıcı' stratejilerini asıl köklerinden uzaklaştırmaya çalışan bir analiz gibi görünmektedir. IŞİD şu ana dek Pentagon ve müttefiklerince kendisine verilen, Suriye, Irak, Libya ve Yemen'den sonra Afganistan'ı da şii-sünni iç savaşına sürükleme ve gövdesi oluşmuş İslamî uyanışın yok edilmesi görevlerini başarıyla sürdürmektedir. Böylesine medya, insan, para ve silah desteği alabilen, hiçbir kriter gözetmeden öldürebilen ve psikolojik, sosyolojik çözümlemeler yaparak strateji üretebilen bir örgüt aşağıda bahsi geçen şahısların inşa edebileceği bir niteliğe sahip olamaz, Teksas sınırlarında eğitim kampı kurabilen IŞİD, bu kadar basit bir mimarî sürece endekslenerek Pentagon'dan uzaklaştırılamaz.
Seçkin Deniz, 21.04.2015

The Terror Strategist: Secret Files Reveal the Structure of Islamic State

Soğuk. Nazik. İkna edici. Aşırı derecede dikkatli. İhtiyatlı. İkiyüzlü. Esrarengiz. Kötü niyetli. Kuzey Suriyeli muhaliflerin onunla karşılaştıktan aylar sonra hatırladıkları şeyler birbirinden farklı özelliklerdi. Fakat aynı görüşte oldukları bir nokta vardı: “Kesinlikle kiminle karşı karşıya olduğumuzu bilmiyorduk.”

Aslında, Ocak 2014 sabahında Tel Rıfat’ta gerçekleşen kısa bir çatışmanın ardından, elli yaşlarındaki uzun boylu adamı ölü olarak ele geçirenler bile adamın gerçek kimliğinden habersizdi. Kendisini “İslam Devleti” (IŞİD) olarak adlandıran grubun stratejik liderini öldürdüklerini bilmiyorlardı. Zeki planlayıcı tarafından yapılan az rastlanabilir ölümcül bir hata bu sonu hazırlamıştı. Cesedi bir buzdolabına yerleştiren muhalifler sonradan ne kadar önemli bir adamı öldürdüklerini fark ederek onu geri çıkardılar. 

SA1277/KY6-SK40: TPP'ye Amerikan Protestosu

Büyük üreticilerin politika yapıcıları satın aldığı haykırılmıştı.

Sizlere geçtiğimiz aylarda TPP (Trans Pasifik Partnership) olarak kısaltılan ve 12 ülkeyi kapsayan transatlantik anlaşmasına dair Berlin'deki protestoyu -TTIP ve AB-ABD Ticaretinde Kaygılar-yazmıştım. Berlin'de, küçük esnafı ve çiftçiyi baltalayacağı ve ABD'den hormonlu tarım ve hayvancılık ürünlerinin ithalini de beraberinde getireceği gerekçeleriyle büyük bir protesto vardı.

Büyük üreticilerin politika yapıcıları satın aldığı haykırılmıştı. Politikacıların, "büyüklerin" değil halkların çıkarını korumaları gerektiği de... En azından sağlığa zararlı olduklarına inandıkları ürünlerin pazara girmesine izin verilince, yasa mecburiyetiyle de olsa doğru şekilde üretim yapan Avrupalı çiftçinin, fiyat rekabetine dayanamayacağı aktarılmıştı.

20 Nisan 2015 Pazartesi

SA1276/KY25-NO4: İki Ölüm ve Gözden Kaçanlara Dair..

"Marifet, basiret ve feraset doğru zamanda doğru teşhis koyup doğru hamle yapabilmektedir."


Bu gün (4 Nisan) haberlerde iki nokta dikkatimi çekti. Birincisi Kayahan'ın cenazesi ve cenazeye devletlülerin gösterdiği mega ilgi, diğeri Yalova Kaymakamı pardon Valisi tarafından kıyafeti 1.Cumhuriyet'in kılık kıyafetle alakalı kazanımlarına uymadığı için öğrencilerinin huzurunda azarlanan ve sınıftan kovulan öğretmen Halil Serkan Öz'ün daha sonra bu durumun protesto edildiği bir yürüyüşte kalp krizi geçirerek ölmesi..

Kayahan'ın başlayalım isterseniz.. Bir devrin sesi olmuş, unutulmayacak şarkılara ses olmuş, besteci şarkıcı önemli bir sanatçı; amenna..

19 Nisan 2015 Pazar

SA1275/KY5-PT56: Tasavvuf; Bir Düşünce Virüsü/ B- Amelî Tasavvuf- Tasavvufçuların Dua İddiaları

 بسم الله الرحمن الرحيم
Bismillahirrahmanirrahim

“Tasavvuf” İslâm dünyasına hicri II. asırdan itibaren girmeye başlamış bir “düşünce virüsü"dür. 

***

Tasavvufçuların Dua İddiaları

Tasavvufçular, platonik aşk ve romantizminden sembolizmine kadar hemen her türde şiir ve gazelleriyle hayranlarının gözünü boyamış, bunlara bakarak birçokları tasavvuf ve tasavvufçular hakkında muarızlarla bu yüzden tartışmaya girmiş, şiir büyüsü ve fitnesi taşıyan tasavvufçuların birtakım dua ve yalvarmalarını, hakkın parlaklık ve güzellik boyasını taşıyan yakarmalarını göstererek "Bunları söyleyen kişilere iftira ederek İslâm'dan uzak olduklarını nasıl söylersiniz?" diye itiraz etmiştir. 

Tasavvufçuların sözleriyle büyülenmiş veya onların fitnesine kapılmış olan insanlar onların "Bu sözlerimiz Kur'ân ve Sünnet'le kayıtlıdır" türünden sözlerini bize hatırlatıyorlar. Kitaplarının başında yazdıkları "Şeriata bağlı olmayan kişilerin havada uçtuğunu veya su üzerinde yürüdüğünü görseniz bile o veli olamaz" gibi sözlerini delil olarak gösteriyorlar. 

18 Nisan 2015 Cumartesi

SA1274/SD239: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 46 (11-15 Mart 2012)

“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”

  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)

11-15 Mart 2012  (412 Tweet)

15 Mart 2012
19574. @yoncakayasahin ölü olsa bile bir öğretmen Allah'ı biliyorsa işini yapar; bilmiyorsa eleştirmeye bile değmez @OzanKibritci

15 Mart 2012
19573. hayırlı geceler dostlar...

15 Mart 2012
19572. hani silemediğin, örtemediğin günahlar gece... sence günahkâr'a ne anlatırlar gecelerce?

SA1273/SD238: "zihnindeki çomak" /23.06.2006/ 511. patika

...sen, zihnine hükmeden misin?...
...düşün, bak bir kez...
...hükmedensen sence, dinle o hâlde...
...sen, eğer zihnine hükmedensen...
...neden düşünmek istediğin şey, biraz sonra seni, senin düşünmek istemediğin şeylere sürükler?...
...neden biraz sonra sen, hayatın boyunca düşünmeyi hâyâl dahi edemeyeceğin şeyleri düşünmeye başlarsın?...
...hafızanın derinliklerinde mevcut olanlar, düşüncelerinin gideceği yollardır, birer birer...
...düşüncelerin öyle büyük bir hızla yayılırlar, ki o yollarda; sen, zamanı unutursun...
...zamansızlığın kollarında, düşüncelerinin seni sürüklediği yerlere gidersin...

SA1272/KY9-NK57: Meleklik Mesleği Stajı

Babaannemin çok acı çektiği bir zamandı. Babam anacığına ‘Sabret anne sen melek oldun” dedi. Benim gözlerim dolmuştu. O andan itibaren bu hastalığa bir isim vermiştim. “Meleklik Mesleği”


Yaşadığım son problemden sonra Allah (azze ve celle) bir takım harikuladelikler de nasip etti çok şükür.

Mesela bloğumun linkini facebook’a koyduğumda Zeynep (Zelan) şunları yazmış: "Bloğun bizim sormaya cesaret edemediğimiz soruların cevabı... Sana nasılsın diye sorarken sen de alışkanlıkla iyiyim derken o iyiyim kelimesinin ardına saklı kalanlar kaleminden dökülenler. Rabbim acılarını dindirsin, dayanma gücü versin, senin ve dünyadaki imtihanını hastalıkla verenlerin.”

17 Nisan 2015 Cuma

SA1271/TG112: WinNews/ Haber Penceresi 5 (10.04.2015-17.04.2015)

WinNews 5/ İçerik:
Teksas Sınırında IŞİD Eğitim Kampı, 33 ABD Şehrinde Evsizlere Yiyecek Vermek Yasak, Dünyada Rothschild Merkez Bankası Bulunmayan 3 Ülke Kaldı

Amerika Teksas sınırından 8 mil uzaklıkta IŞİD Eğitim Kampı

1- Teksas Sınırında IŞİD Eğitim Kampı

Washington-Hükümet denetleyicisi Judicial Watch organizasyonu tarafından yayınlanan yeni bir raporda (1) IŞİD tarafından Teksas sınırından birkaç mil ötede bir eğitim kampı işletildiğine dikkat çekildi. Raporda yapılan bu uyarının devamında Jucidial Watch tarafından geçen aylarda yayınlanan raporlarda bahsedilen ve Meksika-ABD sınırından geçerek Teksas’ta ele geçirilen İslamcı teröristlerin varlığı vurgulandı.

Organizasyon, sadece geçen kış aylarında federal yetkililer ve Teksas Kamu Güvenliği Departmanı tarafından McAllen and Pharr’da birçok IŞİD terör grubu üyesinin yakalandığını belirtti. 

SA1270/TG111: Breaking the Silence - Sessizliği Kırmak: İsrailli Askerlerin İtirafları/ El-Halil 2005-2007/2. Bölüm

     “Bizimle gönül birliği bulunan, Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’te Eylül 2000 tarihinden itibaren görev yapmış askerlerin itiraflarını topluyor ve yayınlıyoruz.” 
Taciz, Yağma, Aşağılama, Dayak, İşkence, Öldürme, Yaralama, Sûikastler, Özel Mülklere Verilen Zararlar…

“Bu, ayrıca var olan gerçekliği bildiği halde inkar eden inatçı çoğunluğa karşı da bir dik duruş. Bu, İsrail toplumuna ve liderlerine, çalışmalarımızın sonuçlarını değerlendirmek için acil bir çağrı.”

Askerler görev başında başlarından geçenleri anlatıyor:

İtiraf-4

Yerleşimcilerle aranız nasıldı?

Kıdemli bir bölükte müfreze komutanı olduğum için onlarla fazla sürtüşme yaşamadım, teorik anlamda belirli bir alanda görev yapmıyordum. Bana verilen görevi yerine getirirdim. Yani sabit bir pozisyonda bulunmuyordum. Bu tür görevler de oldu ama Yahudi yerleşimlerinde bulunan garnizon birliklerindekiler gibi değil. Aslında oradayken rutin işler de yapıyordum. Örneğin Yüksek Adalet Mahkemesi Sharhabati’nin evi hakkında karar verdiği zaman, burası yerleşimcilerin sınırında yaşayan Filistinlilere ait bir evdi. Orada bulunduğum son ayda yerleşimci saldırısına karşı askerler her gün bu evin etrafında insan zinciri oluşturmak zorunda kalıyorlardı. Fakat bu bile bir işe yaramıyordu.      

SA1269/KY1-CÇ116: Anakronik Sergüzeşt; Nargile ve Çay-4

-4-
Sokak sokak koşmaktan yorgundum. Huyum kurusun, ne zaman bahar gelse böyle oluyorum. Oradan oraya koşmak, kuşlara şiir okumak, kazlara masal anlatmak, tomurcuklanmış ağaçlara umut aşılamak için durmadan, dur durak bilmeden koşup dururum. 

Genç olmadığımı unutuyorum, sonra da dili dışarıda bir tazı gibi soluklanacak gölge arıyorum. Oysa bana soluklanacak bir yer yok bunu da biliyorum. Gençlikte kolaydı iş. Yağmurmuş, güneşmiş, çöl kumuymuş demez oturup soluklanırdım. Ya bir kuru taş üstünde ya hafif çimenlik bir iki adımlık bir arazide.. uzanır dinlenirdim. Şimdi zor oluyor. 

16 Nisan 2015 Perşembe

SA1268/ÇY5-DÇ16: İkonoklazm ve IŞİD

Vaat edilen topraklarda IŞİD’in tarih tiyatrosundaki paralel rolü nedir?


Kendilerini IŞİD olarak adlandıran terör örgütü, haricilerin bugünkü devamı olan Vehhabiliği ya da Selefiliği benimsediğini iddia etti ve tüm vahşiliğini Ortadoğu’da önce Suriye’de sonrada Irak’ta ortaya çıkarak  bu zamana dek sadece Müslüman halka gösterdi. 


Bu süreçte IŞİD adlı örgütün, "İsrail’le bir sorunumuz yok" beyanatı ve Suriye halkının kendi mezhebinden olmayanlara bombalar yağdırarak çoluk çocuk demeden öldüren Devlet Başkanı Beşer Esad’a bugüne kadar tek bir saldırıda dahi bulunmamış olması, örgütün teorileri ve felsefesi açısından, nedense manidar rastlantıları(!) hatırlatıyor.

IŞİD militanları Suriye iç savaşında varlıklarını gösterirken birdenbire Irak’a yöneldiler. Dünyanın sorduğu "Bunlar Müslümansa eğer neden İsrail’e saldırmazlar?" sorusunun cevabını ise basına twitter üzerinden bir mesaj yayınlayarak cevaplamışlardı.

15 Nisan 2015 Çarşamba

SA1267/ Sonsuz Ark-YD-11: Ak Parti'nin Yeni Türkiye Sözleşmesi- 2023/15 Nisan 2015

AK Parti'nin Yeni Türkiye Sözleşmesi- 2023/15 Nisan 2015 


Ak Parti'nin 100 maddelik 7 Haziran 2015 Seçim Sözleşmesi

1- Her siyasal düşünce ve düzen, insana hitap etmek ve belli bir mekana ve zamana dayanmak zorundadır.  İnsana hitap etmeyen ve zaman ve mekânın gereklerini gözetmeyen hiçbir siyasal düzen kalıcı olamaz.

2- Yeni Türkiye, Cumhuriyetimizin 100. yılına yürürken insana, zamana ve mekâna hakkıyla hitap eden kapsayıcı bir yenilenmenin ve süreklilik içinde yeniden inşa sürecinin  eseri olacaktır. 

SA1266/TG110: Bir Neocon-Brookings Analizi: İsrail ve Değişen Orta Doğu-III

Sonsuz Ark'ın Notu:
İsrail'e ve İsrail ile birlikte ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Rusya, Çin, Suudi Hanedanı ve  Katar dışındaki Körfez Emirlikleri'nin birlikte çalışmasıyla kan gölüne dönen Orta Doğu'ya dair neocon bir perspektifle yapılan aşağıdaki çeviri (analiz), İsrail, Türkiye ve Orta Doğu'ya yönelik gelecek projeksiyonları için önemli neocon ipuçları içermektedir. 
Seçkin Deniz, 15.04.2015


Bölgesel Çatışmalar ve Fırsatlar

İsrail'in şu anda bölgesel anlamda dış ilişkilerini ve ulusal güvenlik politikalarını şekillendirme noktasındaki seçimleri açık ve sınırlıdır. Bölgesel politikaları şekillendiren dört eksenden üçünün tutumları açık bir şekilde düşmanca veya ona yakındır. İran, müttefikleri ve maiyetleri söz konusu olduğunda durum tam da bu şekildedir. 

Ayrıca İsrail ve Türkiye arasındaki ilişkilerde de önemli bir gelişme ihtimali bulunmamaktadır. Erdoğan, ekonomik ve ticari ilişkilerin kurulmasından yana olsa da diplomatik bir normalleşme ile ilgilenmemektedir, sadece stratejik ilişkilerde bir tamir söz konusu olabilir. Bu şartlar altında, İsrail gazının Türkiye üzerinden ihraç edilme ihtimali belirsizliğini korumaktadır ve Türkiye düşman olmasa bile İsrail’e karşı eleştirel ve bölgesel muhalif tavrını koruyacağa benzemektedir.

SA1265/KY25-NO3: Siyasal İslam'ın Arkasından Bir Kare

"Uhrevi konularda bizim Allah'ımız zaten sever affetmeyi... Siz, bizi yanlış anlamayın, yanlış tanımayın çok önemli, Allah zaten yanlış anlamaz efendim..."


Biz bu insanları, Bosna'da 200.000 insan "Vahşi Batı"'nın demokratik ve insancıl bakışlarının gözü(!) önünde öldürülürken, binlerce genç kız ve kadına tecavüz edilip, dünyaya Sırp piçi getirmemek için canlarına kıyarken göremedik, yoktular, bir araya gelemediler...

Çeçenistan'da kardeşlerimiz şehit olurken, Cevher Dudayev'lerimiz, Şamil Basayev'lerimiz uzaktan kumandalı batı teknolojisi destekli kumpaslarla, puşt zulalaları ile havaya uçurulurken yine yoktular, yine bir araya gelemediler...

Irak'ta, Suriye'de, Myanmar'da, Bangladeş'te, Keşmir'de, Doğu Türkistan'da diri diri yakılan ve kurtlar sofrasında değil, itler sofrasına meze edilen çocuklar, analar, babalar, masumlar için yine yoktular, yine bir araya gelemediler...

14 Nisan 2015 Salı

SA1264/ÇY4-DB43: Tüm Dünya Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na Karşı

Dayanamayıp bir tanesine, “Bu bina sizi neden bu kadar ilgilendiriyor? Alt tarafı bir yapı işte.” diye sorduğumda bana cevabı şöyle oldu: “Bunları yazman için Erdoğan sana ne kadar para ödüyor?”


Ankara’daki Atatürk Orman Çiftliği içerisinde bulunan Türkiye’nin yeni Cumhurbaşkanlığı binası Türkiye Cumhurbaşkanı tarafından 2014'ten itibaren resmî konut olarak kullanılmaya başlandı. İnşa aşamasında ve sonrasında üzerinde yapılan tartışmalar bitmedi.

Aslında Erdoğan’a oy verenlerin çoğunun bu tür hizmetleri kendisine yapılmış gördükleri için, binayı Erdoğan’la değil, kendileriyle bağdaştırdıklarını görebilirsiniz. Millet olarak biz, irademizi temsil eden Erdoğan’ın ve ekibinin o görkemli binada çalışmalarına devam etmesinden rahatsızlık duymuyoruz. Bu bir prestij meselesi.

SA1263/KY1-CÇ115: Kızıma Mektuplar V

Kızlarından Uzakta Olanlara Adanmış Sözler
-V-


Yar kızım, yaran kızım, can kızım canan kızım! Öğüt vermeyi sevmediğimi bilirsin. Öğüt vermekten kaçındığıma tanıklık edersin. “Ağaç yaş iken eğilir!” önermesine nasıl karşı çıktığıma da. Kaç kez “Niye eğip büküyorsunuz zavallı ağacı? Bırakın dosdoğru kendi bildiği gibi büyüsün!” sözlerim yankılanmıştır kulağında. Yine bu çıkışa bağlı kalmakla beraber kılavuzluk yapmak istiyorum bu seslenişimde. 

Kılavuzluk öğüt vermek değildir ballı kızım. Kılavuzu olmayan yolcu yaşama acemisi olur. Yaşama acemisi olan çoğu zaman telef olur. Telef olmayıp, çölde kaybolmayan vahaya ulaşan daha bir diri olmuştur elbet. Daha bir dayanıklı olur elbet. Ve fakat kaybettiği zamanı telafi etmesi zordur. Ve hatta hiç telafi edemeyecektir kaybettiği zamanı. Kimi zaman bu kaybı için içinde derin acılar duyacaktır, sızlayacaktır içinde bir yerler. Öyle ise yola çıkan bir kılavuz bulmalıdır. Yaşama acemisi olmaktan kurtulmanın yolu, zaman kaybetmekten kurtulmanın yolu iyi bir kılavuzla yola çıkmaktır.

13 Nisan 2015 Pazartesi

SA1262/KY5-PT55: Tasavvuf; Bir Düşünce Virüsü/ B- Amelî Tasavvuf- Tasavvufçuların İbadeti

 بسم الله الرحمن الرحيم
Bismillahirrahmanirrahim

“Tasavvuf” İslâm dünyasına hicri II. asırdan itibaren girmeye başlamış bir “düşünce virüsü"dür. 

***

Tasavvufçuların İbadeti

Züht ve zikir alanında tasavvufun ne olduğunu gördük. Acaba tasavvufta ibadet nasıldır? 

Kalbin katılımı bulunmayan, vücudun iştiraki olmayan, Allah için bir tek düşünce taşımayan, huşu ile yönelen bir şuur ve yalvaran bir dua içermeyen bu rükû ve secdeler midir? 

Çünkü gördüğümüz bu ibadet şekli kabir putlarına karşı yapılan sücut ve tespihler, sağır taşlarına bir ubudiyet olup onlara karşı son derece korku ve takva ile yapılmakta, onlara sığınılmakta ve tam bir mahviyet içinde yapılmaktadır. 

12 Nisan 2015 Pazar

SA1261/KY20-MEK20: Bir Misyon Kanalı Olarak TRT KURDÎ

"Şimdi Kürt toplumu açıkça görmektedir ki, baskı ve zulüm ile meşruiyet kazandırılmaya çalışılan terör sürecinin devamı için canhıraş bir şekilde çabalayanlar emperyalist ülke ve odakların ta kendileridirler."


Kürt Sorunu olarak kavramsallaştırılan olgu, sanıldığının aksine sadece Türkiye’nin değil, bölgedeki ülkelerin ve yansımaları ile uzak/yakın çevre ülke ve halklarının tümüne emperyalizmin var edip beslediği, acılar ve zulümler üzerinden ateşini sürekli harlayıp, bölge ülkelerinin kendi aralarındaki rekabet ve çekişmelere malzeme kılarak sürekli canlı tuttuğu, küresel yansımaları da olan bölgesel bir sorundur. Dolayısı ile Kürt meselesindeki her gelişme, sadece Türkiye’yi değil, içinde Irak, İran, Suriye, Ermenistan, Avrupa, Arap/İslam âleminin bulunduğu geniş bir coğrafyanın tümünü az ya da çok etkileyen sonuçlar doğurmaktadır.

Türkiye’nin başlattığı Çözüm Süreci bu nedenle Türkiye içinde etkileri olan bir güvenlik meselesinin halli, Türkiye toplumunu huzursuz eden bir sosyal ve siyasal meselenin halli anlamına gelmiyor sadece, Kürt meselesinin yapısı Türkiye sınırları içinde başlayıp biten bir niteliğin çok ötesinde olduğundan, çözüme dair atılan adımlar da bütün bölgeye sirayet edecek bir niteliğe kendiliğinden bürünmektedir.

11 Nisan 2015 Cumartesi

SA1260/SD237: "onyedi aylık bir bebek/çocuk olsak" /24.06.2006/ 512. patika


...on yedi aylık bir bebek/çocuk olsak...

...herhangi bir parkta, sokakta, çarşıda dilediğimiz yere gitsek, dilediğimiz insanlarla konuşsak, dilediklerimize de gidip sadece baksak...
...yemyeşil bir okul bahçesinde, yerlere konup/kalkan serçelerin peşinden koşsak, onları yakalayacağımızı sanarak...
...ve bir de kuru bir yaprak, yerde rüzgarla oynaşırken, onu canlı sansak; merakla baksak...
...sonra yorgunluktan bitap düşmüş bir hâlde, sımsıcak bir kucakta uyuyakalsak...
...onyedi aylık bir bebek/çocuk olmak...
...yeni öğrenilen bir sözcüğü telaffuz etmeye çalışmaktır, bir nevi...
...hiç korkmadan tırmanmak ve kaybolmayı umursamadan çekip gitmek, bilinmezliklerin peşinde, kendisini çeken her şeyi, kendi deneyimlerine dönüşen yönleriyle araştırmaktır...

SA1259/KY9-NK56: Hayat Dersleri, Ağrı Dersleri

"Hayat devam ediyor ve biz de ölünceye kadar bir şeyler öğrenmeye..."


20 Haziran Hakan ve Emira'nın çok çok sevdiğim kızı Fatma'nın doğum günüydü. Davet ettikleri oldukça kalabalık bir arkadaş grubuyla birlikte biz de Atila ile oradaydık. Fatma'nın sevinci görülmeye değerdi; hediyelerini açtıkça o güzel yüzü daha bir aydınlanıyordu. Birçok dostu aynı anda görebilmek beni de çok sevindirdi elbette. Ama o geceden bana kalan, daha doğrusu payıma düşen çokça hüzün ve acı bir hayat dersi oldu.

Şunu anladım ki kimi zaman dostlarınıza yardım etmek istediğiniz de bile yanlış anlaşılabiliyor ve hatta bundan dolayı yargılanabiliyorsunuz. İyi niyetleriniz, emekleriniz bir anda berhava olabiliyor. Olsun...O gece bundan da bir hayat dersi çıkardım; içimi acıtsa da, kalbimi yaralasa da Allah'ın c.c daha ellerimi bırakmadığını Rabb İsmi ile beni terbiye etmeye devam ettiğini anladım ve öyle de umuyorum...

10 Nisan 2015 Cuma

SA1258/SD236: Kutsal Metin Uzmanları/Mühendisleri ya da Kifayetsiz Muhterisler

"Siz kendi hâkimiyet tarlalarınızda şeksiz-şüphesiz köleler istiyorsunuz. Kutsal metin mühendisliği derdinizin temelinde sadece bu var. Allah rızası yok!"


Türkiye ve Dünya değişiyor, ama insanlığın alışkanlıkları değişmiyor. Kişilerin 'Kutsal Metinler' üzerinde yaptıkları yorumlarda kendilerini haklı çıkarmak gayesiyle planladıkları tahrifatla Tevrat'ı, Zebur'u ve İncil'i hükümsüz kıldığını bilen Müslümanların, neden aynı yolda ilerlediğini anlamak artık güç değil.

Şükür ki; Kur'an'ın mahfuz kimliğinde tahrifat yapamıyorlar. Yaptıkları sadece meâller üzerinden savaşmak. O mealler üzerinde diledikleri gibi tahrifat yapabilen insanların, insanlar üzerinde egemen olmak gibi bir amaçları olduğu açık değil midir?

9 Nisan 2015 Perşembe

SA1257/ÇY4-DB42: Obama'yı Yok Saymak: Dünya Bankası'ndan Asya Altyapı Yatırım Bankası'na Destek

American boss of World Bank ignores Obama, welcomes new Chinese bank

Dünya Bankası Başkanı Kore asıllı ABD vatandaşı Jim Yong Kim

Dünya Bankası'nın Amerikalı patronu, Obama’yı yok saydı; yeni Çin Bankası'nı sıcak karşıladı.

Asya'da altyapı projelerini finanse etmek için Çin-sponsorluğunda yeni ve büyük bir kalkınma bankası oluşturulmasını memnuniyetle karşılayan Dünya Bankası'nın Amerikalı başkanını, Obama yönetiminin kaygılarını görmezden gelen önemli oyunculardan biri olarak sayabiliriz.

Dünya Bankası Başkanı Jim Yong Kim Salı sabahı Washington toplantısında bu konudaki ihtiyacın bir kurumun karşılayabileceğinden daha fazla olduğunu belirterek Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB)’nı, Dünya Bankası ve Asya Kalkınma Bankası gibi mevcut kurumlara bir rakip olarak görmediğini söyledi.

SA1256/TG109: IŞİD’in Ele Geçirdiği Yermuk’ta Durum: “Korkunç”

“Catastrophe” in Yarmouk as ISIS Seizes Camp

Bir UNRWA fotoğrafı, 2014, Yermuk Kampı 

Suriye’nin başkenti Şam’ın güneyinde yer alan Yermuk Kampı'nda bulunan 18.000 sivilin güvenliğinden duyulan korku, Filistin mülteci kampının büyük bir bölümünün IŞİD tarafından ele geçirildiği yönünde gelen raporların ardından gittikçe artıyor.

İslam Devleti olarak da bilinen ve Suriye ve Irak’ta rehin aldığı insanları vahşi bir şekilde infaz etmesiyle adını duyuran IŞİD, 1 Nisan tarihi itibarıyla kampa girmiş bulunuyor. Bu tarihten itibaren kampta bulunan rejim karşıtı ve Filistinli Hamas grubu ile ittifak halindeki Eknaf Beyt el Makdis’in, IŞİD’i ve el-Kaide’ye bağlı el-Nusra Cephesi’ni geri püskürtmeye çalışmasıyla şiddetli çatışmaların patlak verdiği bildiriliyor. 

8 Nisan 2015 Çarşamba

SA1255/KY25-NO2: Özgecan'ların Tedai Ettirdiği...

"Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!" 
M.Akif

"Hepimiz, bütün insanlık buz çölünde yol alıyoruz. Merhamet, kaldırılmış aramızdan, dünyamızdan... Aldığımız nefesler bile sipsivri kayalar şeklinde donuyor! Bakarken gözle bıçaklıyor, dinlerken kulakla zehirliyoruz! Damak kirletiyor, el solduruyor!" 
Reis Bey, NFK

Her gün bir darbe alıyoruz, her gün bir başka yerinden kanıyor, kanatılıyor gövdemiz, ruhumuz. Dehşet haberleri geliyor her yanımızdan! Dün Amerika'da kıyıldı üç fidanımıza bu gün kara haber Tarsus'dan geldi. Acılarımızın adı kah Deah, Yusor, Razan kah Özgecan olarak kazınıyor yüreğimizin taa derinlerine...

Cinselliğin bu denli ön plana sürülmesi ve ne olursa olsun sahip olmanın dayanılmaz hayvani dürtüsünün tetiklediği şiddet; vahşi bir çürümenin içine sürükledi toplumumuzu, dünyamızı... İçimizdeki kokuşmuşluğun, çürümenin dışa vurumu, tezahürleri yaşadıklarımız..

7 Nisan 2015 Salı

SA1254/TG108: Yemen’in Şifrelerini Çözmek: "Düşmanının Düşmanı Aynı Zamanda Senin de Düşmanındır"

"Suudiler Fuller'in Mitler halinde bahsettiği her şeyi ve sahip oldukları 'paranoya'yı tamamen ABD ile kurdukları asimetrik ilişkiye borçludurlar..."
Seçkin Deniz

                                         Graham E. Fuller: Müslüman coğrafyanın en büyük katili

Sonsuz Ark'ın Notu: Suriye ve Irak Pentagon'un stratejik hamleleri ve İran Devrim Muhafızları'nın, IŞİD'in, Esed'in, Maliki'nin, Körfez emirliklerinin, Suudi Arabistan'ın, Nasrallah'ın ve İsrail'in büyük emekleriyle şii-sünni savaşlarıyla kan gölüne döndükten sonra sıra Yemen'deydi. Charlie Hepdo Tiyatrosu sonrası, katil tüm parmakların Yemen'i işaret ettiğini, Charlie Hepdo saldırısını yapanların Yemen El Kaide'si olduğu yalanını uydurduklarında anlamıştık. Netanyahu ve İsrail Charlie Hepdo saldırısının sorumluları olarak suçlandılar birkaç batılı isim tarafından, ancak ısrarla suçluların büyük batılı koalisyonun İsrail'le birlikte bu işin ana sorumlusu olduğunu söylemiştik. Bugün Irak ve Suriye'de olduğu gibi büyük Pentagon planı Yemen'de de devrede. Graham Fuller'in aşağıdaki analizi, büyük ABD Müttefiki Suudi Hanedanı'nın artık gözden çıkarıldığını tescil etmektedir. 

SA1253/KY1-CÇ114: Kızıma Mektuplar IV

Kızlarından Uzakta Olanlara Adanmış Sözler
-IV-


Cemre düştü diyorlar. Üçüncü cemre de toprağa düşmüş, öyle diyorlar. Yani bahar gelmiş diyorlar. Ağaçlar tomurcuğa durmuş, çiçekler açma telaşındaymış. Mişli geçmiş zamanda anlatmamı anlıyorsundur. Bütün bunların ayrımında olmadığımı anlıyorsundur. Belki “sıktı ama!”, diyeceksin ve fakat evet tekrar tekrar söylemekten bıkmayacağım; bütün bu olan bitenlerin bir anlamı yok. Çünkü sen yoksun! 

Sensiz tomurcuklanan ağacın, gülün, sümbülün kokusu bana gelebilir mi? Senin kokun sinmemiş hiç birine artık eskisi gibi kokabilirler mi? Onların sevincini gözlerim görebilir mi? Bu diriliş türküsüne dilim katılabilir mi? 

6 Nisan 2015 Pazartesi

SA1252/KY5-PT54: Tasavvuf; Bir Düşünce Virüsü/ B- Amelî Tasavvuf- Tasavvufçuların Zikri Bir Yahudi Bid'ati'dir

 بسم الله الرحمن الرحيم
Bismillahirrahmanirrahim

“Tasavvuf” İslâm dünyasına hicri II. asırdan itibaren girmeye başlamış bir “düşünce virüsü"dür. 

***

Tasavvufçuların Zikri Bir Yahudi Bid'ati'dir

149. Mezmur'da şunları okuyoruz: "Siyon oğulları hükümdarlıklarına sevinsinler, tef ve ud ile dansederek adını tesbih etsinler, terennüm etsinler. Tehlil getirin, kutsallığında (Kudüs'de) Allah'ı tesbih edin. Rebab ve ud ile tesbih edin. Tef ve dans ile tesbih edin. Sazlar ve zurnalarla tesbih edin. Türlü naralarla tesbih edin." 

Tasavvufçular da aynı bu şekilde zikir yaparlar. Yahudi cahiliyye bid'atı ile tasavvufçuların zikri arasında sıkı ilişkiyi ve benzerliği görmek için bir zikir meclisini müşahade etmek yeterlidir. Bu apaçık bir gerçek iken, Abdulaziz ed-Debbağ'ın şu sözlerini görüyoruz: "Zikredenler sağa sola sallanırlar, çünkü kutuplar meleklerin böyle yaptığını görmüşlerdir." 

5 Nisan 2015 Pazar

SA1251/SD235: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 45 (06-10 Mart 2012)

“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”

  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)

06-10 Mart 2012  (380 Tweet)

10 Mart 2012
19162. gece... kaldır kanatlarını... onların altına sığınacak o kadar zavallı var ki... dinlensinler sadece gündüze dek... onlara acı...

10 Mart 2012
19161. @ahboyraz est... Ahmedinejad bu döngüden kurtulması için tek fırsatıydı İran'ın...ama olmadı...

10 Mart 2012
19160. @ahboyraz hem de nasıl... 20 yıl önce İstanbul'da gördüm iranlıları...

SA1250/SD234: "aranızdaki fark" /26.06.2006/ 513. patika


...dışarıdan görünen sen...
...ne kadar çirkin, ne kadar güzel olursan ol...
...ne çirkinlik ne de güzellik senin değildir...
...çirkinliğine kızdığında, harâbettiğin kendin ile güzelliğiyle harâbolmuş diğerine bak...
...gözleriniz aynı yerden alır ışığı...
...aynı karanlıktan beslenir hüzünler...
...güzel olan da çirkin olan da insandır sonunda; yer, içer ve taşıdıklarının kendisine kazandırdıklarıyla kaybettirdiklerini çok iyi bilir...
...sonuç, daima eşdeğer olduğunuz gerçeğini bağırır kulaklarınıza...
...sen ne kadar güzelliğinle baş köşedeysen, o kadar hırpalanırsın...
...sen ne kadar çirkinliğinle itilip kakılmışsan, o kadar kendinlesin...

Seçkin Deniz Twitter Akışı