9 Nisan 2015 Perşembe

SA1256/TG109: IŞİD’in Ele Geçirdiği Yermuk’ta Durum: “Korkunç”

“Catastrophe” in Yarmouk as ISIS Seizes Camp

Bir UNRWA fotoğrafı, 2014, Yermuk Kampı 

Suriye’nin başkenti Şam’ın güneyinde yer alan Yermuk Kampı'nda bulunan 18.000 sivilin güvenliğinden duyulan korku, Filistin mülteci kampının büyük bir bölümünün IŞİD tarafından ele geçirildiği yönünde gelen raporların ardından gittikçe artıyor.

İslam Devleti olarak da bilinen ve Suriye ve Irak’ta rehin aldığı insanları vahşi bir şekilde infaz etmesiyle adını duyuran IŞİD, 1 Nisan tarihi itibarıyla kampa girmiş bulunuyor. Bu tarihten itibaren kampta bulunan rejim karşıtı ve Filistinli Hamas grubu ile ittifak halindeki Eknaf Beyt el Makdis’in, IŞİD’i ve el-Kaide’ye bağlı el-Nusra Cephesi’ni geri püskürtmeye çalışmasıyla şiddetli çatışmaların patlak verdiği bildiriliyor. 

Eknaf Beyt el Makdis bugün (4 Nisan) “Filistin kampını ve insanlarının kanlarını savunduklarını” beyan ederek teslim oldukları yönünde geçilen haberleri reddetti. Grup beyanatında şöyle diyor: 

“Yermuk Kampı karanlıktan ve zulümden temizlenene kadar inşallah, sebatla mücadeleye devam edeceğiz”

Elde edilen bilgilere göre, el-Nusra Cephesi, Eknaf Beyt el Makdis’i takviye etmek üzere kampa girmeye çalışan diğer silahlı grupları engelledi. Suriye hava kuvvetleri de kampı bombalamaya devam ediyor.

Reuter haber ajansının bugün (4 Nisan) geçtiği habere göre: 

“Filistin Kurtuluş Örgütü Suriye temsilcisi Tayseer Abu Baker telefonla, IŞİD’in Cuma gününden itibaren içlerinde savaşçıların ve sivillerin bulunduğu 21 kişiyi infaz ettiğini ifade etmiştir.”

Baker: 

“Bazı aileler kamptan kaçmaya çalışıyor fakat çatılarda yerleşmiş bulunan IŞİD keskin nişancıları sebebiyle bunu gerçekleştirmek çok zor” diyerek IŞİD’in kamp içerisinden ve kaçmaya çalışan insanlardan en az 74 tanesini kaçırdığını ifade ediyor.

Reuters, güvenlik ve haber verme kısıtlamaları nedeniyle Suriye’den gelen haberlerin bağımsız olarak teyidinin imkânsız hale geldiğini bildiriyor.    

El-Nusra Cephesi ile Koordinasyon

Suiye’de yer alan ve Filistinli göçmen kamplarının durumlarını iyileştirmek için çalışan Jafra Yardım ve Gençlik Gelişimi Vakfı tarafından, The Electronic Intifada’ya gönderilen bir e-posta, 1 Nisan’da Yermuk Kampı’na güneyden gelen IŞİD saldırısının Aralık 2012’de kampa girmeye çalışan el-Nusra Cephesi’nin koordinasyonuyla başladığını belirtiyor.   

Jafra tarafından bildirildiğine göre; Kampta bulunan en büyük askeri grup olan Eknaf Beyt el Makdis, IŞİD’in kampa girme teşebbüslerine Yermuk’ta bulunan gönüllü savaşçılarla beraber anında direniş göstermiş ve IŞİD tarafından ele geçirilen bölgeleri geri almayı başarmıştır. Fakat Filistin Hastanesini ele geçiren IŞİD, yaralı haldeki beş gönüllüyü kaçırmış ve bu insanların akıbetinin ne olduğu hala bilinmemektedir. 

Ertesi gün IŞİD yine Nusra Cephesi ile koordinasyon halinde kampa Batı’dan girmiş ve kampın yarısından çoğunun kontrolünü ele geçirmeyi başarmıştır. Bu sırada Eknaf Beyt el Makdis de Yermuk’taki kendi pozisyonlarını korumuştur.   

Jafra tarafından verilen bilgiye göre: 

“Tüm bu zaman zarfınca IŞİD Yermuk’ta yer alan bütün yerel organizasyonların ofislerine girdi. IŞİD Jafra’nın da ofisini basarak orada bulunan üç gönüllü çalışanı tutukladı ve ofisteki bütün evrakları imha etti.” 

3 Nisan’da gerçekleşen şiddetli çatışmaların ardından yine Jafra tarafından verilen bilgiye göre; iki Filistinli savaşçı IŞİD tarafından başları kesilerek infaz edildi, iki genç kadın kaçırıldı, nerede oldukları konusunda bir bilgi bulunmuyor. 

“Kuşatma altında buluna kamptaki sivillere hizmet verecek çalışır halde hastane ve tıbbi tesis bulunmuyor.” Jafra, Majed al-Omari adındaki 21 yaşındaki bir gönüllü çalışanın, 3 Nisan’da bir IŞİD keskin nişancısı tarafından evinin önünde vurularak öldürüldüğünü belirtiyor. 

Aktivistler Hedef Alınıyor

27 yaşındaki medya aktivisti Jamal Khalife’nin topçu ateşiyle öldürüldüğü bildirildi. Khalife, kuşatma altındaki Yermuk’ta günlük hayatla alakalı kısa film hazırlayan bir yönetmen yardımcısıydı.

Sivil aktivist Muhammed Rimawi, kampta yer alan Filistin Hastanesi’ne gerçekleştirilen bir havan saldırısında öldürüldü. Saldırıda ayrıca birçok sağlık görevlisi ve personeli yaralandı.

Bu bilgileri veren Jafra Vakfı, Yermuk’taki faaliyetlerini askıya aldığını bildiriyor. 

 “Nusra tarafından medyada, yardım kuruluşlarında ve diğer sektörlerde çalışan sivil aktivistlerin isim listeleri IŞİD’e iletiliyor. Nusra’nın kampta yer alan diğer organizasyonlarda çalışan gönülleri de kaçırdığı yönünde bilgiler var”

İnsan hakları savunucularına destek veren Dublin merkezli Front Line Defenders, kampta bulunan insan hakları savunucularının ve insani yardım gönüllülerinin militan gruplar tarafından infaz edilmesinin sık karşılaşılan bir durum olduğunu ifade ediyor. 

Front Line Defenders tarafından verilen bilgiye göre:

“30 Mart 2015 tarihinde Suriye insani yardım kuruluşu Kızıl Haç gönüllüsü Yehia Hourani işe giderken öldürüldü."

"23 Şubat 2015’te PLHR (Filistin İnsan Hakları Derneği) üyesi ve Abdullah Al Khateeb’in yakın arkadaşı olan Firas Al Naji kamptaki evinde vurularak öldürüldü."

"2012’de Filistinli mültecilerin haklarını belgelemek ve bu konuda faaliyetler yapmak için kurulan PLHR’nin kurucu üyelerinden olan Abdullah Al Khateeb’e yönelik hayati tehdit devam ediyor."  


Al Khateeb 2011’den beri Suriye’de insan hakları ihlallerini belgeliyor ve Yermuk Kampı’na insani yardım sağlanmasında gönüllü olarak çalışıyor 

FKÖ’nün Başarısızlığı

Yermuk Kampı’ndan bir mülteci olan ve şu anda İsviçre’de bulunan Salim Salamah’ın bloğunda yer alan ifadelere göre Al Khateeb, kamptaki durumu tıbbi açıdan bir “felaket” olarak tanımlıyor ve çok yoğun bir topçu ateşi ve hava bombardımanı olduğunu söylüyor. Al Khateeb ayrıca IŞİD tarafından aranan pek çok aktivistin tahliye edildiğini ifade ediyor. Geri kalan aktivistlerin de tahliye edilmesine uğraşılıyor. 

Al Khateeb, kendisinin de dâhil olduğu IŞİD’le müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlandığını ekliyor. “Yermuk sınırları mayınlarla doluyken ve keskin nişancılar tarafından gözetim altında tutulurken, (tahliye) aşırı derecede zor.” 
  
Al Khateeb’in grubu PLHR, Yermuk’taki “felaket karşısında çok pasif tavır aldığı” ve Suriye hükümetine, kampa yönelik kuşatmayı kaldırması yönünde baskı yapmadığı için FKÖ’yü kınadı. PLHR, rejimin kuşatmayı kaldırmasına yönelik baskı yapmak, IŞİD’in ilerleyişini durdurmak ve Yermuk sakinlerinin rejim noktalarından güvenli geçişi ve politik tutuklama yapılmamasını sağlamaya yönelik bir uluslararası müdahale çağrısında bulunuyor.

Felaket

Yermuk Kampı’nda bulunan, 30 yaşındaki bir gazeteci ve aktivist olan ve adı bilinmeyen bir kaynak Middle East Eye’a verdiği mülakatta: “ IŞİD savaşçılarının çoğu yabancılar değil, güney Şam’ın insanları. IŞİD bir yerlerden gelmemiştir. Kuşatmadan doğmuştur. Geçen sene yiyecek ve su tükenirken ve elektrik azaldığında IŞİD’e destek artmaya başladı. Geçen seneden beri IŞİD kuzey-batı yönünde istikrarlı bir şekilde Şam’ın merkezine doğru ilerlemesine devam etti.” 

Aynı kaynak Yermuk’taki durumu anlatırken şöyle diyor: 

“Durum korkunç… Muhaliflerin amacının atık ne olduğunu anlayamıyoruz… Kampı kontrol etmek mi, rejimi yenilgiye uğratmak mı? Yoksa başka bir muhalif gruptan kurtulmak mı?  

Yirmi Aylık Kuşatma

Yermuk bir zamanlar yaklaşık 150.000 Filistinli ve binlerce Suriyeliye ev sahipliği yapıyordu. 

Hükümet güçleri ve hükümet yanlısı militanlar Temmuz 2013’te kampa tüm erişimi engellemeye başladıktan sonra, Uluslararası Af Örgütü’nün verdiği bilgiye göre düzinelercesi açlıktan öldü.

UNWRA (BM Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu) tarafından verilen bilgiye göre ana şebeke kesildiği için kampta düzenli bir elektrik yok. 

Çok acil olarak ihtiyaç duyulan insani yardım, içlerinde tahminen 3500 çocuğun da bulunduğu ve Yermukta sıkışıp kalmış sivillere çatışmalar ve kuşatma nedeniyle dağıtılamıyor.

Kamp sakinlerinin suya ve tıbbi hizmete erişim imkânı bulunmuyor. Yermuk’taki hastane, bombalamalar nedeniyle tahrip olmuş durumda ve tıbbi ekipman ile çalışandan yoksun.

Kampta yaşayan insanlara günde bir öğün yiyecek veriliyor ve bu yüzden kronik beslenme yetersizliği, susuzluk ve aşırı derecede vitamin-protein yetersizliği çekiyorlar.

Suriye’de dört yıldır süren savaş nedeniyle, UNWRA’ya göre: “12 adet Filistin mülteci kampının hepsi ve 560.000 kayıtlı Filistinli mülteci bu durumdan etkilenmiştir.” 

Yakın zamanda yayınlanan bir rapora göre Suriye genel nüfusuna yönelik hayat beklentisi savaş nedeniyle 20 yıl azalmıştır.

Suriye’de yaşayan Filistinlilerin çoğu 1948 senesinde Filistin’e ve atalarına yönelik etnik arındırma nedeniyle mülteci durumuna düşmüştür. İsrail, Filistinli mültecilerin ülkelerine dönmesini ve mal varlıklarını geri vermeyi reddetmektedir. 

Maureen Clare Murphy, 05.04. 2015


Tamer Güner, 09.04.2015, Sonsuz Ark, Çevirmen Yazar, Çeviri 



Makalenin Orijinali: 
http://electronicintifada.net/blogs/maureen-clare-murphy/catastrophe-yarmouk-isis-seizes-camp


Çeviren'in Notu: 


8 Nisan itibarıyla FKÖ Esed yönetimiyle anlaştığını beyan etmiştir.


FKÖ: Esed yönetimiyle anlaştık


Suriye'deki temaslarına ilişkin değerlendirmede bulunan Mecdelani Esed yönetimiyle anlaştıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:


"Dün Suriye Dışişleri Bakanı Yardımcısı Faysal el-Mikdad ile biraraya geldik. Kamptan ayrılan Filistinliler için güvenlik koridoru ve yeni barınma merkezleri sağlanması, gıda ve ilaç yardımı yapılması konularında anlaştık" 


Sosyal İşler Bakanı Kinda el-Şammat ile yarın görüşeceğine işaret eden Mecdelani, "Topraklarında egemen olan Suriye hükümetinin kararlarını destekliyoruz. Suriye hükümeti kesinlikle Suriyeli ve Filistinli vatandaşlarına emniyet ve güvenlik sağlanmasıyla ilgili" ifadelerini kullandı. 


Kaynak: http://www.haberler.com/yermuk-multeci-kampi-ndaki-catismalar-7169538-haberi/


Seçkin Deniz Twitter Akışı