25 Temmuz 2026 Cumartesi

SA12085/SD3851: Sıkıntı (Roman); 15. Bölüm-Hava 21

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 "Amerikalı Albay’ın metni çok işlevseldi, mühendis arkadaşlarımın zihninde kasırgalar oluşturmuştu ve nihayetinde ortaya çıkan kaos yeni bir düzen ya da sistem kurulması için sürülmüş bir tarla vazifesi görecekti onlar için."


Sıra iş arkadaşlarımın bu yolda ne yapacaklarına dair karar verme süreçlerini netleştirmeye gelmişti. Samirîlerin, zamanı parçalara ayırarak yönetmekte ustalaştıklarını kabul etmek zorundaydık; bugün çocuklarımıza ve torunlarımıza nasıl bir dünya ve değerler sistemi bırakacağımızdan emin olamamamızın sebebi de zamanın toplumsal akışına müdahale etmelerindeki amansız becerileriydi.

‘Amerikalı Albay’ın anlattığı ‘Sanal Savaş’ı anladık arkadaşlar!’ dedim sakin ve öz güven dolu bir sesle. ‘Her savaşın bir de savaşçısı olacağından anlattığı o savaşçıyı ve savaşçılığı da anlamamız gerekiyor artık!’

Metnin kopyaları dördümüzün de elindeydi. Meraklı sesli okuma görevini üstlenmişti nasılsa.

‘Alt başlığı ‘Kampanya Tasarımı için Ortak Kuvvetler Sanal Savaş Fonksiyonları (VWFF’ler)’ gördüğünüz gibi!’ dedi ve okumaya başladı:

“Aşağıda, sanal kampanya planlarını desteklemek için gerekli olan ilk sanal savaşçılık fonksiyonları listelenmiştir. Şimdiye kadar, ABD ordusu öncelikli olarak siber ve bilgi işlemlerine odaklandı. Bu makalenin ve gelecek çabaların amaçlarından biri, Rusların ve Çinlilerin yürüttüğü kampanyalara benzeyen sanal savaş kampanyalarının yürütülmesi sırasında Amerika Birleşik Devletleri'nin bugün bu beş fonksiyonun (VWFF) optimal entegrasyonunu sağlayan öğrenme ve algılama sentezini ve değerlendirme düzeylerini elde etmesini sağlamaktır.

Yeni bir Ulusal Sanal Manevra Mükemmeliyet Merkezi'nin (NVM CoE) kurulması, gelecekteki ABD sanal savaş mücadelesi çabalarının başarısının merkezinde yer alıyor. Yeni NVM CoE, oluşturulduğunda çeşitli amaçlara hizmet edecektir. NVM CoE, siber faaliyetlerin, sosyal medya faaliyetlerinin, bilgi işlemlerinin, yapay zekânın istihdamının ve ulusal politika hedeflerine ulaşmak için gizlilik ve gizleme teknolojilerinin ve tekniklerinin kullanılmasının tam olarak entegrasyonunun sağlanması açısından önemlidir. Merkez, Amerika Birleşik Devletleri için en üst lisans düzeyinin de üstünde Sanal Savaş düşünce kuruluşu olacak ve aynı zamanda Reagan dönemi ‘Socrates Projesi’nin (Project Sokrates) yeni nesil yapısına da ev sahipliği yapacak.”

Sakallı heyecanla araya girdi:

‘Patron, sen şirket bünyesinde ‘Mükemmeliyet Merkezi’ kurmamızı mı istiyorsun?’ diye sordu. ‘Eğer öyle ise ben çok severim böyle işleri!’

‘Gizli bir Mükemmeliyet Merkezi!’ diyerek Sakallı’nın anladığını daha da netleştirdi Kolağası.

‘Mühendislik mesleğinin avantajları nelerdir biliyor musun, Sakallı?’ dedim gülümseyerek. ‘Mühendislerin sistem algısını ve ihtiyacını hemen fark etmeleri ve sistem tasarlayabilmeleri... bir araba motoru ya da internet arama motoru arasındaki temel benzerlik budur. Sistem olmadan başarı olmaz. Biz, Amerikalı, Rus, Çinli ya da İsrailli satanist sistemlerin hedefindeki masum ve mağdur insanlığın ihtiyacı olan şeyin karşı sistem kurmak olduğunu, ancak bunun için de gerekli motivasyonun ve hareketliliğin ya yok ya da yetersiz olduğunu görüyoruz ve ‘Sisteme Karşı Sistem’ diyoruz, gördüğün gibi!’

‘Başarı şansımız nedir, Abi?’ dedi Kolağası. ‘Karşımızda devletler var, devletlerden çok daha zengin ve etkili devasa özel sektör şirketleri var!’

Meraklı dikkatle ikisine bakıyordu:

‘Onların arkasında Şeytan var, biz de Allah’a güveneceğiz, Arkadaşlar!’ dedi birdenbire. ‘Hiçbirinin Allah’tan daha büyük olmadıkları kesin. Gerçi biz peygamber değiliz, ama peygamberler gibi başlayarak geniş kitlelere ulaşabiliriz. Önemli olan karar vericileri etkilemek; doğrudan her insana ulaşmak zorunda değiliz. Mikro bir ‘Mükemmeliyet Merkezi’ kurarız, kendi çapımızda araştırmalar ve analizler yapar, yayınlarız!’

‘Allah bize aklımızı kullanmamızı emrediyor, Kolağası!’ dedim onun o mükemmeliyetçi titizliğine seslenerek. ‘Biz insanız, herhangi bir şeyi mükemmel yapma olasılığımız yok; bir şeye başlarız, onu yaparız ve sonra onu geliştiririz. Başarı ise Allah’ın izni ve yardımı ile kuracağımız yapının gücüne ve sürekliliğine bağlı. Yani zamana. Amerikalı Albay’ın kötülüğe hizmet eden amaçlarının aksine, millî politikayı destekleyen olumlu sonuçları etkilemek ve istenileni sağlamak için öğrenmek, karar vermek ve manipüle edilmiş iletişim döngülerini bozmak için zaman ve zamanlama sömürüsüne karşı Allah’ın sınırlarına uyan, zamanı yönetme sanatını ve bilimini oluşturmamız gerekiyor!’

‘Nasıl?’ dedi Kolağası zihnindeki belirsizliğin boyutlarını görmemi sağlarken.

‘Çok basit!’ dedim ona cesaret vererek. ‘Kendi kişisel hayatına uyguladığın her şeyi modelleyerek başlayabilirsin. Zamanını, bütün diş etkenleri sağaltarak kendi istediğin şekilde yönetmiyor musun?’

‘Evet, Abi!’ dedi gözlerinden yansıyan tanıdık bir parıltıyla.

‘İşte bütün insanlığı da kendin gibi algıla ve bir tek insan gibi düşün!’ dedim sonra. ‘Sonuçta insanlık tek tek insanlardan oluşan bir bütündür. Herkes zamanı nasıl doğru ve iyi bir şekilde yöneteceğini öğrenirse, insanlık bu zamana musallat olan şeytanlardan o kadar çabuk kurtulur. Adem’le eşinin Şeytan tarafından manipüle edilmiş zaman algısının kurbanı olduğunu hepimiz biliyoruz. Şeytan’ın onlara Allah’ın sınırlarını aşmaları karşılığında uzattığı havuç ölümsüzlüktü, yani zaman. Zamanı yönetemediler ve ilk erkekle ilk kadın birbirlerine düşman olarak dünyaya sürgün edilerek cezalandırıldılar. Ne yazık ki onların çocukları ve torunları akıllarını doğru bir şekilde kullanmadıkları için de bu tuzağa düşmeye devam ettiler. Şimdi olanlar da çok farklı değil. O zaman Şeytan yalnızdı, şimdi dünyadaki zenginlik, güç, egemenlik ve kadınlarla ya da erkeklerle cinselliklerinden aldattığı insanları da kullanarak diğer insanları aldatmaya devam ediyor!’

Amerikalı Albay’ın metni çok işlevseldi, mühendis arkadaşlarımın zihninde kasırgalar oluşturmuştu ve nihayetinde ortaya çıkan kaos yeni bir düzen ya da sistem kurulması için sürülmüş bir tarla vazifesi görecekti onlar için.

‘Doğru!’ dedi Kolağası ve elindeki metne daha yoğun bir ilgiyle bakmaya başladı.

Meraklı makine gibi okumaya devam etti:

“Sokrates Projesi, Reagan’ın Beyaz Saray ve ABD istihbarat topluluğunun ortak bir girişimiydi. Misyonu, herhangi bir Amerikan rakibinin ya da düşmanının öngörülebilir gelecekte karşılaşabileceği ya da karşılayabileceğinden çok daha gelişmiş bir rekabet avantajı için teknolojiden yararlanma yollarını geliştirmekti. Sokrates Projesi görevinde tamamen başarılı oldu. Proje, rekabet üstünlüğü için teknolojinin tamamen sömürülmesinin dört boyutlu teknoloji alanında gerçekleşmesinin mümkün olduğunu gösterdi. Bu teknoloji alanı, bugünün ve geleceğin dünya çapındaki teknolojilerinin eksiksiz bir bütünüdür. Dört boyut, teknolojinin nasıl bir rekabet avantajı için geliştirilebileceğini, edinilebileceğini ve kullanılabileceğini tam olarak belirlemektedir. Rekabet avantajı oluşturmak ve sürdürmek için, bir ülkenin dört teknoloji uzay boyutunun bir veya daha fazlasında rakibini veya rakiplerini aşması gerekir.” 


<<Önceki                      Sonraki>>


[20.07.2026, 15/43 (1139))]


Seçkin Deniz, 25.07.2026, Sonsuz Ark, Sıkıntı, Roman

Sıkıntı




Takip et: Next Sosyal @seckin_deniz

Takip et: Next Sosyal @sonsuzark



Sonsuz Ark'tan

  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.

  

Seçkin Deniz Twitter Akışı