Algoritmik Stratejiler Dünyası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Algoritmik Stratejiler Dünyası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ağustos 2017 Cuma

SA4743/KY52-YÖ8: Kuzey Kore'den Dünya Savaşı Çıkar mı?

"Bu krizde yalnızca ABD ve Çin arasındaki bir çatışmaya değil; aynı zamanda Trump’ın benimsediği şekliyle ulus devlet araçlarıyla rakipleri eksilterek yükselmeye dayalı bir tarihsel gerçekçilik yorumunun, Trump karşıtlarının benimsediği BM, AB, Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü vb. ulus üstü kurumlar, kimlikler, özgürlük ve demokrasi gibi söylemsel gerçekçilikle hegemonya inşasına dayanan bir yorumla çatıştığına da şahit oluyoruz."


ABD ve Kuzey Kore arasındaki gerilim nükleer saldırı tehditleri düzeyine taşındı. Birkaç ay öncesine kadar uluslararası ilişkiler ikilemi olarak tartışılan bir kriz dünya gündemindeki mevcut yerini aldı. 

Bunda elbette istediğinde dünyanın en büyük nükleer gücünü harekete geçirebilecek kodları elinde bulunduran, içte ve dıştaki rakipleriyle aynı anda giriştiği mücadele  sonucunda yalnızlaşan Başkan Trump’ın Twitter üzerinden Kuzey Kore’yi vurmakla tehdit etmesinin de payı büyük oldu. Peki bu krizden bir dünya savaşı çıkar mı?

3 Şubat 2017 Cuma

SA3932/KY52-YÖ7: Terör Hakikati Nasıl Tutsak Alır?

"Terör saldırılarında ilk anda beliren tablodaki veriler üzerinden suni şekilde inşa edilmek isteneni, her zaman ve her şeye rağmen sorgulamak zorundayız. Eleştirel aklın kanallarını cesur şekilde genişletmeye daha fazla ihtiyacımız olduğunu Hariri suikasti ve sonrasında yaşananlara bakarak daha iyi kavrayabiliriz."



14 Şubat 2005’te Al Jazeera’de yayınlanan bir video kaydında siyah bir pankartın önünde konuşan sakallı ve sarıklı genç bir adam böyle diyordu: "Hak ettiği cezayı aldı! Diğerlerine de ders olsun!"


Yayından sadece birkaç saat önce Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri’ye karşı Beyrut’ta düzenlenen bombalı araç saldırısını üstlenen bu kişi, Ahmed Ebu Adas isimli 22 yaşındaki Filistinli bir mülteciydi. Saldırıyı kendi düzenlemişti. Saldırıdan önce yapılan kayıt da daha önce adı hiç duyulmamış Şam Beldesinde Zafer ve Cihat isimli Selefi bir cihat örgütü adına telefon açan isimsiz şahıslar tarafından basına gönderilmişti.

27 Ocak 2017 Cuma

SA3909/KY52-YÖ6: Facebook Aktivistlerinden Derebeylik Orduları ve Apokaliptik Savaşçılara…

"Facebook aktivistlerinden derebeylik orduları ve apokaliptik savaşçılara evrilen süreçte, dünya tarihinin değişmeyen yasalarından biri daha hala devrede gözüküyor. Barış istiyorsan, savaşa hazır ol."


Ortadoğu üzerine çalışmalar yapan gazeteci ve ESMEDYA Dijital Grup Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Özhan, Arap Baharı’nın 5. yılında, Arap ülkelerindeki isyanların geldiği aşamayı ve ortaya çıkarttığı sonuçları değerlendirdi. Özhan’ın ağırlıklı olarak bu ayaklanmaların sonuçları üzerine yaptığı değerlendirme şöyle:


Arap Baharı. Kimilerine göre teknolojinin imkanlarıyla haberleşen bir dünyanın “tek taraflı” ilhamı üzerine kurulu bir “pembe devrim,” ya da bir komplo… Kimilerine göreyse pembeden başlayarak çoğalan farklı renklerdeki tüm “devrimcilerin” son yüzyılda kurduğu bir statüko alanında ezilen insanların isteyerek ya da istemeyerek kendisini içinde bulduğu bir “son” çare. Düzenin yıkılma gayreti…

20 Ocak 2017 Cuma

SA3884/KY52-YÖ5: Bharara FBI Muhbirini Yönettiğini Reddetmedi

"ABD merkezli haber siteleri Amerikan mahkemelerinde toplanan delillere dayandırdıkları haberlerinde ABD’li savcı Bharara’nın FBI adına yönettiği Monsegur’la Türkiye’den Redhack üyelerinin ilk kez 2012’de irtibata geçtiğini ortaya çıkarmıştı."


ABD’li savcı Preet Bharara, Türkiye’ye karşı siber saldırıları yöneten FBI muhbiriyle işbirliğini reddetmedi, mahkeme belgeleri işbirliğinin Gezi’de de devam ettiğini ortaya koydu


2011’de başlayan ve Gezi olayları sırasında süren kamu sitelerine yönelik siber saldırıların arkasındaki FBI muhbirinin bizzat ABD’li savcı Preet Bharara tarafından ödüllendirilerek serbest bırakıldığı ortaya çıkmıştı.


Bu gelişme sonrasında ABD’li savcıdan ilk yanıt geldi.


Bharara’nın FBI adına yönettiği Sabu lakaplı Xavier Monsegur adlı tetikçi muhbirin Gezi olayları sırasında Türkiye’ye karşı siber saldırılar düzenlemeye devam edip etmediğine ilişkin soruya Bharara’nın sözcüsü “yorum yok” yanıtını verdi.

13 Ocak 2017 Cuma

SA3861/KY52-YÖ4: Bharara’nın FBI Adına Yönettiği Sabu Kimdir?

"Yusuf Özhan, Gezi olayları sırasında Türkiye’deki kamu sitelerine yönelik gerçekleştirilen siber saldırıların Savcı Preet Bharara’nın FBI adına yönettiği Sabu lakaplı muhbirinin yönetiminde gerçekleştirildiğini açıkladı."


Gezi olayları sırasında kamu sitelerine karşı düzenlenen siber saldırıları yöneten FBI muhbiri Xavier Monsegur’un ABD’li olaylı savcı Preet Bharara’nın özel talebiyle serbest bırakıldığı ortaya çıktı


Dünya, ABD merkezli vakıflar tarafından finanse edilerek hazırlanan Panama Belgeleri’ni konuşurken, Türkiye kamuoyunda dikkatlerden kaçan önemli bir detay su yüzüne taşındı.


Geçen perşembe akşamı Yıldıray Oğur ve Ceren Kenar’ın hazırlayıp sunduğu “Şimdi ve Burada” adlı programa konuk olan ESMEDYA Digital Grup Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Özhan, Wikileaks’ten Panama Belgeleri’ne uzanan süreçte yaşananları değerlendirdi ve önemli bir detayı ilk defa gündeme taşıdı.

6 Ocak 2017 Cuma

SA3836/KY52-YÖ3: Irak Şam (Sınırsız) İslam Devleti (IŞİD)

"2010 yılına kadar, salt iç savaş tetikleme hedefine odaklanan bir terör örgütlenmesiyle kalıcılık arayan bu yapı, bu özelliklerini koruyarak, eşgüdümlü askeri operasyonlar yürütebilen ve ürettiği “zafer vaadi” ile meşruiyetini canlı tutabilen bir yarı ordu örgütlenmesine dönüştü."


2010’da yükselişe geçen tabanını, “Bakiye ve-Tetemedded” (kalan ve genişleyen) sloganıyla pekiştiren IŞİD, 28 Haziran’da Suriye sınırlarını ortadan kaldırdığını açıklayarak İslam Devleti kurduğunu ilan etti. Bağdat’ın tavrı, gidişatın kaderini belirleyecek en önemli etkenlerin başında geliyor.

Musul’un Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütü tarafından beklenmedik bir anda ve yüksek tempolu bir “kentsel ilerleyiş” ile kontol altına alınışının üzerinden bir ay geçti. Örgüt, bu süre zarfında, kuzey güney koridorunda bir dizi operasyon gerçekleştirdi. Tikrit’i ele geçirerek Samarra ve Bağdat’a bir adım daha yaklaştı. Doğu batı istikametinde gelişen eşgüdümlü operasyonlarla Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan sınırlarına giden karayolları kontrol altına alındı. Irak ve Suriye siyasi sınırları fiilen ortadan kaldırılarak bir anda hilafet ilan edildi ve örgütün adı İslam Devleti olarak değiştirildi.

30 Aralık 2016 Cuma

SA3810/KY52-YÖ2: Suriye’de ‘Devrim Misakı’

"Devrim Misakı, rejimin devrilmesi halinde “bir sonraki gün” senaryolarına göre bugünkü politikalarını şekillendiren Batı’ya verilmiş açık bir mesaj olarak okunmalı."


Batı’nın tüm stratejilerini rejimin mutlak mağlubiyeti karşısında “bir sonraki gün” senaryoları üzerinden tasarladığını gören muhalifler, Batı ile belli koşullarda müzakere etmenin zamanı geldiğine inanarak askeri alanda yakaladığı koordinasyon başarısını siyasi alana da yayarak önemli adımlar atmaya başladı.

Suriye iç savaşında geride kalan üç yıl içinde 160 binden fazla insan hayatını kaybetti. 3 milyona yakın insan ülkesini terk etmek zorunda kalırken milyonlarca kişi de rejimin ağır silahlarla gerçekleştirdiği saldırılardan uzaklaşmak amacıyla yer değiştirdi. Bugüne kadar askeri operasyonlarını muhalifleri abluka altına alarak açlık ve hava saldırıları ile diz çöktürme stratejisi üzerine kuran rejim, kendisini iç savaşı askeri yollardan çözmeye bugünkünden daha yakın hissetmemişti.

23 Aralık 2016 Cuma

SA3781/KY52-YÖ1: Tarihin İlk Sosyal Medya Savaşı: Suriye

"Suriye düzleminde, geleneksel ve sosyal medyanın işlev ve amaç bakımından temel anlamda pek fazla farklılık taşımadığını söyleyebiliriz. Fakat bu işlevin yerine getiriliş biçimi itibariyle devrim niteliğinde bazı dönüşümler yaşandığını söyleyebiliriz. Mobil iletişim teknolojilerinin gelmiş olduğu nokta sayesinde her birey artık kendi mesajını hızlı ve düşük maliyetlerle dünyanın dikkatine sunabiliyor." 


İç savaşın meşruiyet açlığını doyurmaya yönelik kaydedilen tüm veriler, bir yandan bugün propaganda savaşının temel taşlarını oluştururken, diğer yandan gelecekte sosyal medyanın bir cilvesi olarak tarafları zor duruma da düşürme potansiyeline sahip gözüküyor.

Geleneksel medya, kitlesel iletişimdeki baskın rolünü hâlâ muhafaza ediyor olsa da; sosyal medya, iletişimin yöntemlerini kökten bir değişime tabi tutuyor. 20’nci yüzyılın ilk yarısında, radyo, gazete ve televizyonun kitleselleşmesiyle beraber, kamuoyu iletişiminin babası olarak bilinen Edward Bernays, kalabalıkların “görünmez idarecilerin” eliyle kolaylıkla yönetilebileceğini iddia ediyordu.

Seçkin Deniz Twitter Akışı