Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz,
İsrailli Haaretz gazetesinden
Ofri Ilany'ye aittir ve Coronavirus-Covid-19 salgının yayılması dolayısıyla Yahudilerin suçlanma olasılığına odaklanarak, antik çağlardaki ilgili iddiaların kökenini irdelemektedir. Analistin ilginç bir şekilde kaygıya kapılmasının nedenleri vardır, bugün küresel anlamda etkili bir çok kurumun etkin aktörleri ve şirketin sahipleri olan (
Rockefeller, Rothscild gibi aileler) ultra zengin siyonist yahudiler
ilaç şirketlerinin ya da bioteknolojik çalışmalar yapan
şirketlerin sahipleri ya da finansörleridirler. Forbes Dergisi'nden
Rainer Zitelmann'ın 23 Mart 2020'de yayınlanan
'Korona Krizi: Rothschildler mi? Bill Gates mi? Günah Keçisi Arayışı Başladı (The Corona Crisis: The Rothschilds? Bill Gates? The Search For A Scapegoat Has Begun) başlıklı yazısında bu bağlamda kurulan teorileri şöyle değerlendirmektedir:
"Yahudi karşıtlığı ve dünya çapında bir Yahudi komplosu efsanesi, tarih boyunca zulüm ve katliamların temel kaynağı olmuştur." Rainer Zitelmann'ın ve aşağıdaki analizin yazarı Ofri Hany'nin antik çağlardan verdikleri kanıtlar veya gerekçeler ile şu andaki teorilerin doğrudan ya da dolaylı olarak ilgisi bulunmamaktadır; tam aksine karşıt gerekçeler vardır. Çünkü geçmişte ilahi kökenli hastalıklar ya da belalar, yahudilerin değil, yahudileri yok etmeye çalışan, onlara ve gönderilen peygamberlere zulmeden firavunların ya da kralların bu işten vazgeçmeleri için başlarına gelen ve Tanrı'ya inanan yahudilerin herhangi bir tasarımı, üretimi olmadan yaşanan olağanüstü şeylerdir; doğrudan Allah'ın yarattığı mucizelerdir. Bugün Tanrı'ya inanmayan siyonist yahudilerin, Tanrı'ya inanan her dinden insanın aleyhine olacak şekilde birçok küresel projeye sahip oldukları ve bu projeleri uygulamaya çalıştıkları gerçeği açıkça ortadadır. Hasidik-Ortodoks yahudilerin de katıldığı, Siyonist-dinsiz yahudilere yönelik eleştirileri, tüm yahudilere yönelik olarak çarpıtmak aynı zamanda tarihi gerçekleri de çarpıtarak kullanmak ve sorumluları saklamak anlamına gelmektedir. Geçmişteki salgınların veya belaların kaynağı Tanrısal'dır, Tevrat (Exodus 9:8-9) bunu açıkça ifade etmektedir:
"Rab, Musa'ya ve Harun'a dedi ki: "Bir fırından külleri alın ve Musa onu Firavun'un huzurunda göğe doğru dağıtsın. Ve Mısır'ın tüm topraklarında ince toz haline gelecek ve Mısır topraklarında insan ve hayvan üzerinde çıbana neden olacaktır." Ancak bugün artık saklanamaz düzeyde gelişmiş biyoteknolojik imkanlarla dolu laboratuvarlarda
doğal virüsler üzerinde çalışarak salgın hastalık üretebilecek bir kapasiteye sahip şirketlerin varlığı konunun tanrısal olanla ilişkisini değiştirmiş, tam aksine Kur'an (
Nisa Suresi 117-119)'ın ifade ettiği gibi Allah'ın yarattığını bozmaya yönelik birer girişim haline gelmişlerdir. Kuşkusuz bu iki somut durumu birbirinden ayırmak şarttır ve ırk-din adı olarak yahudilerin tümünü suçlamak yanlıştır. Tarih boyunca her ırktan veya dinden insanlık karşıtı davranışlara sahip insanlar çıkmıştır. Bugün yaşanan küresel salgında sorumlu olanlar tarih önünde yargılanmak zorundadır. Bu tartışmaları din-ırk zeminine sıkıştırmak, sadece sorumlu gizli örgütlenmelerin ve kişilerin sorgulanmasının engellenmesini amaçlamaktadır. Ki; bugün virüsün doğal olduğunu iddia edenlerle, virüsün laboratuvarlarda üretilmiş olduğunu iddia edenlerin hangi temel nedenle hareket ettikleri hususu da bu sorgulamaya bağlıdır. Bugün salgın yüzünden aylardır evlerinden çıkamayan, hastanelerde ölümle pençeleşen ya da ölen insanlarla meşgul olan insanlığın, Yahudi karşıtı (Antisemitist) veya Yahudi yanlısı (Semitist) gibi saçma sapan tasniflere girmeden sorumluların kim olduklarına dair gerçeği bilmeye ihtiyacı vardır. Çünkü bu virüsleri yayanlar aynı zamanda, tıpkı binlerce yıl önce olduğu gibi, Tanrı'ya inanan yahudilerin de yok olmasını istemektedirler.
Seçkin Deniz, 19.04.2020
"Eski Mısır'ın kendine has bir Exodus (Büyük Göç) hikayesi olabilir. Bunun başlangıcı ise bir veba salgınıdır."
Yaklaşık 3.350 yıl önce, bir salgın firavunun Mısır'ını sardı. Salgın Suriye'nin güneyinden, güneye Kenan topraklarına doğru Megido ve diğer şehirleri tahrip ederek yayıldı. Aynı zamanda Suriye'den doğuya ve kuzeye doğru yayılmaya devam etti. Muhtemelen salgın deri ülserlerine, malformasyona, yüksek ateşe ve kimi zaman da ölüme neden olan TULAREMİ (tavşan nezlesi) adındaki bulaşıcı hastalıktı.