Ortodoks Hristiyanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ortodoks Hristiyanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2026 Cuma

SA11812/MT438: Beytüllahim'de Noel Kutlamaları Tekrar Başlıyor

    Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, New Lines dergisi kültür editörü Lydia Wilson'a aittir ve 7 Ekim sonrası Beytüllahim'e yaklaşık 80 kilometre uzaklıktaki Gazze'de yaşanan soykırım nedeniyle 2023 ve 2024 yıllarında Filistin genelinde iptal edilen ve ilk kez 6 Ocak 2026'da yapılmaya başlatan Kudüs Rum Ortodoks Kilisesi'nin Beytüllahim Noel kutlamalarına odaklanmaktadır.
Seçkin Deniz, 16.01.2026, Sonsuz Ark


Christmas Celebrations Are Returning to Bethlehem

"Ancak hâlâ sönük seyreden kutlamaların ardında Gazze'nin gölgesi yatıyor."

Bu yıl Noel arifesinde Beytlehem'de (Beytüllahim) gayda ve davul sesleri erkenden duyulabiliyordu. İzci grupları, geleneksel Noel geçit törenleri için Batı Şeria'nın dört bir yanından toplanmıştı ve son iki aydır haftada birkaç kez yapılan bando provaları son aşamasına gelmişti; sabah güneşinde gaydaların coşkulu sesleri havada yankılanıyordu.

5 Aralık 2025 Cuma

SA11744/MT426: Etiyopya İmparatoru Haile Selassie'nin Ermeni Yetimler Grubu

    Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, New York-Brooklyn'de ikamet eden gazeteci Irina Costache'e aittir ve Etiyopya müziğinde izler bırakan Etiyopya'daki Ermenilere odaklanmaktadır. Analistin yaşadıkları her ülkenin (Osmanlı'da olduğu gibi Etiyopya'da da) iktidarında söz sahibi olan Ermeniler'in hep haklı ve hep göç eden ya da göç etmeye mecbur kalan olmasını unutması dikkat çekicidir. Dikkatli bir göz için bu ders verici bir sağaltmadır; Ermenilerin tutarsız tarihleri tutarsız davranışlara sahip bir millet olduklarını görmelerini sağlayabilir.
Seçkin Deniz, 05.12.2025, Sonsuz Ark


Haile Selassie’s Band of Armenian Orphans

"Ortak Ortodoks inancıyla kurulan bağ, Etiyopya müziğinde kalıcı bir iz bıraktı."

1924 baharında, Etiyopya'nın veliaht prensi, tam yetkili naip ve fiili hükümdarı Ras Tafari Makonnen, diplomatik bir dünya turuna çıktı. Ülkesi, Milletler Cemiyeti'ne kabul edilen ilk Afrika ülkesi olmuştu ve prens (daha sonra İmparator Haile Selassie), Etiyopya'nın adaylığını destekleyen ülkelere teşekkür etmek, ülkesinin modernliğini sergilemek ve egemenliğine saygı gösterilmesini sağlamak istiyordu.

21 Mayıs 2022 Cumartesi

SA9678/MT56: Putin'in Ukrayna'daki Siyasi Savaşının Arkasındaki Uzun Kutsal Savaş

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Georgetown Üniversitesi kıdemli araştırmacısı Paul Elie'ya aittir ve 24 Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgal eden Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin'in destekçisi Moskova patriği ve Rus Ortodoks Kilisesi primatı Kirill'in 'Kutsal Savaş' misyonuna ve Katolik-Ortodoks kiliselerinin Rusya-Ukrayna savaşa bakışına ve Ortodoks kiliseleri arasındaki bölünmeye odaklanmaktadır. Katolik ve Ortodoks kiliseleri arasındaki derin ayrılıkları gidermek, Ortodoks dünyasının temsilcisi İstanbul Ortodoks Kilisesi Patriği I. Bartholomeos'u devreden çıkararak, Vatikan-Papa ile anlaşma yapmak üzere, Roma ve Moskova arasındaki yirmi yıllık müzakereleri tamamlayarak, Havana'da Papa Franciscus ile  bin yıldan beri bu türden yapılan ilk toplantıda bir araya gelen ve ortak deklarasyonlarının daha bağımsız bir Ukrayna kilisesine yönelik planlara “kanonik normları” ihlal eden bir “bölünme” olarak atıfta bulunmasını sağlayan savaş destekçisi Moskova patriği ve Rus Ortodoks Kilisesi primatı Kirill'e yönelik ağır eleştiriler dikkat çekicidir. Kirill ile 16 Mart’ta yaptıkları video konferansta Rus Ortodoks Kilisesi'nin liderinin kağıttan “savaşın haklı gerekçelerini” okuduğunu söyleyen Papa Franciscus, "Biz (Papa ve Kirill) Tanrı'nın aynı halkının papazlarıyız. Bu yüzden barış yollarını aramalıyız, silahları susturmalıyız. Patrik Putin'in sunak çocuğu olamaz." ifadelerini kullanmış, 3 Mayıs 2022'da, İtalya’nın “Corriere Della Sera” gazetesine Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’le Moskova’ya giderek görüşmek istediğini ancak bir yanıt alamadığını söylemiş, Ukrayna-Rusya savaşının başlamasından üç hafta sonra Rusya’nın Vatikan Büyükelçiliği'ne giderek Büyükelçi'den Putin’e bir mesaj iletmesini istediğini, ancak cevap alamadığını açıklamıştır: “Moskova’ya gitmek istedim. Elbette, Kremlin liderinin buna izin vermesi gerekiyordu. Henüz bir yanıt alamadık ve hala ısrarcıyız. Korkarım ki, Putin bu görüşmeyi şu anda yapmak istemiyor. Ama bu kadar vahşeti nasıl durduramazsınız?” Papa Franciscus'un öfkesi, kendisini ve kendisinin ortdodoks Kilisesini bölmeyi hedefleyen entrika temelli çabalarını kullanarak İstanbul Patriği I. Bartholomeos'un etkisizleştirilmesini sağlayan Moskova Patriği Kirill tarafından aldatılmasından kaynaklanmaktadır. Hristiyan Dünyasının liderlerini geren aslında Ukrayna'da ya da herhangi bir yerde Hristiyanların birbiriyle savaşıp savaşmaması değil -ki tarih boyunca yüzlerce bu türden savaş gerçekleşmiştir, bu savaşların çoğunu da kilise liderleri kışkırtmış ve motive etmiştir- dinin artık devreden çıkması, insanın bireysel ve toplumsal hayatından çıkıp gitmesi demek olan LGBT'yi yaygınlaştırmayı amaçlayan liberalleşme planlarının çökmesidir. Nitekim analiz, İstanbul Ortodoks Kilisesi Patriği I. Bartholomeos'un da Papa Franciscus liderliğindeki 'Liberalleşme' mücadelesine ikna edildiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır: "Kirill, Amerika Birleşik Devletleri'nden Hristiyan köktendincilerle uzun süredir devam eden ilişkilerini derinleştirdi ve özellikle cinsiyet ve cinsellik konularında onlarla ortak dava oluşturdu. R.O.C. ve diğer bir dizi ulusal kiliseler, Temmuz 2016'da Girit adasında Ortodoks Kilisesi'nin Kutsal ve Büyük Konseyi toplantısına katılmadılar. Konseyden toplantısından sonra, konseye katılan birkaç düzine Doğu Ortodoks lideri, Batı'nın terimleriyle, milliyetçiliği ve ırkçılığı kınayan ve liberal demokratik özgürlük ve eşitlik ideallerini onaylayan ortak bir “sosyal değerler sistemi”ni çerçeveleyen yüz on sayfalık bir belge hazırladılar." Rus Milliyetçisi bir Ortodoks kilisesinin lideri olarak dünyadaki dinî ve politik etkisini arttırmak isteyen Kirill'in, cinsiyet değişimini, koronavirüse çok benzeyen bir pandeminin “yeni türleri” şeklinde nitelendiren Putin'in, "Kadınla erkeğin aynı şey olduğunu düşünen varsa misafirim olsun. Ama ortak akıl var. Kadın kadındır, erkek erkektir, anne annedir ve baba babadır şeklindeki geleneksel yaklaşıma bağlı kalıyorum." şeklinde dile getirdiği insan doğasına saygı duyan bir yaklaşımı benimsemesi ve insan doğasına saldıran bütün şeytanî ideolojilere karşı çıkması önemlidir. Yargı cümleleri gittikçe netleşen 'Batılı analizlere' göre, Rusya-Ukrayna Savaşı, Liberal Demokrat ABD Başkanı Joe Biden'ın, Liberal Avrupa Birliği'nin de desteği ile LGBT'nin yaygınlaşması için verdiği savaşa karşı Putin'in Erkek ve Kadın formunda yaratılan insanlığın onurunu korumak olarak değerlendirdiği 'Savunma Savaşı' niteliğini taşımaktadır. Elbette, Suriye, Libya ve Afrika ülkelerinde çocuk, yaşlı, kadın, erkek, LGBT ayırmadan insan olgusunu emperyal emelleri için öldürmekte asla tereddüt etmeyen Vladimir Putin'in nihâî amacının insanlığın yararı olmadığı açıktır; ancak Putin, Biden ve hatta Vatikan lideri Papa Franciscus gibi Liberalizm-LGBT-Din değişkenleri üzerinden emperyalist işgaller ile yayılma hedefine gerekçeler bulmaktadır. İstanbul Ortodoks Kilisesi Patriği I. Bartholomeos'u dikkatle izleyen Türkiye'nin bu bağlamda yürüttüğü temel stratejik yaklaşımlarının neden 'denge' vasıflı olduğu somut ve net bir şekilde anlaşılmaktadır. Her şeye rağmen, eğer Putin kaybederse bu bir anlamda ABD ve (Polonya ve Macaristan hariç) Avrupa'dan oluşan Satanist Liberal Batı'nın devlet politikası olarak resmen yürüttüğü insanlığa karşı LGBT savaşında zaferini ilan edeceği ve karşısında direnmenin artık çok daha güç olacağı anlamına gelmektedir. Türkiye bu riski alma hakkına sahip değildir.
Seçkin Deniz, 21.05.2022, Sonsuz Ark


The Long Holy War Behind Putin’s Political War in Ukraine

"ABD'deki Doğu Ortodoks ve Katolik Liderler, Rus işgaline ve Rus Ortodoks Kilisesi'ne ağırlık veriyor."

Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana geçen sekiz hafta içinde, oradaki savaş önceki savaşlardan tanıdık terimlerle yorumlandı; bunlar çoğunlukla birbiriyle çelişen kavramlardır. Bu bir vekalet savaşıdır ve kendi ulusal kaderini tayin hakkı için verilen bir mücadeledir. Soğuk Savaş'ın tekrarı ve Yalta'nın sıfırlanmasıdır. Bu, NATO genişlemesinin kaçınılmaz bir sonucudur ve ve Batılı küreselleşme ve siyasi entegrasyon güçleri tarafından alındığını düşündüğü “daha büyük” bir Rus birliğini tekrar sağlamaya kararlı bir otokrat tarafından kışkırtılmamış bir saldırganlık eylemidir.

12 Mart 2022 Cumartesi

SA9587/MT38: Beyrut Noeli Tek Bir Ailede Bile Karmaşık Olabilir

     Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, New Lines Institute for Strategy and Policy'de İnsan Güvenliği Biriminin yöneticisi; babası Sünni Müslüman, annesi Ortodoks Hristiyan olan Lübnan asıllı Faysal Itani'ye aittir ve kendi ailesinden yola çıkarak Lübnan'daki dinî çeşitliliğe odaklanmaktadır. Yazarın, "Bir asır önce Lübnan'ın oluşturulmasına tepki gösteren Sünniler, Lübnan'ın içe dönük, sınırlayıcı siyasi yapılarından kaçmak ve kendilerini daha büyük Suriye veya Arap dünyalarında eritmek istiyordu. Birçok Ortodoks da bunu yaptı. Ben ne pan-Suriyeli ne de pan-Arap milliyetçisiyim, ancak Rum Ortodoks ve Sünniler arasındaki bu ortak duygunun, karışık bir ailede büyümeyi kolaylaştırdığına inanıyorum. Sonunda, hepimizin aynı temel siyasi dili konuştuğumuzu hissettim." şeklindeki cümleleri gibi özel alandan genel alana doğru bir bakış açısı geliştiren bu kısa anlatısının Lübnan olgusunun anlaşılmasına az da olsa yardımcı olacağını düşünüyoruz. Keyifli okumalar diliyoruz.
Seçkin Deniz, 12.03.2022, Sonsuz Ark


Even in a Single Family, a Beirut Christmas Can Be Complicated
"Bir Sünni-Ortodoks, Müslüman-Hıristiyan Lübnan'daki tatillerini yansıtıyor."

Benim adım Faysal Itani ve Noel'i kutluyorum. Sonuçta, ben bir tür Hristiyanım. Ben de Lübnanlıyım, yasalar ve toplum tarafından herkesin bayramlarını kendi bayramlarımmış gibi kutlamaya -ya da en azından gözlemlemeye- mecburum. Bir Lübnanlı olarak ismimi birçok toplumdaki geleneksel şekliyle babamdan aldığım gibi, doğuştan ve kanunen mezhep kimliğimi de ondan aldım; oradaki diğerleri gibi hemen dini, bir şekilde hem daha belirgin hem de daha az anlamlı hale getirdim. Beyrut'ta kısa bir süre geçirmiş birinin adımdan tahmin edebileceği gibi, babam Sünni bir Müslüman. Ama annem Ortodoks bir Hristiyan. (Kendi mezheplerini de kendileri seçmediler.) Lübnan'da büyüdüğüm için, başkaları beni Sünni bir Müslüman olarak algıladı, ben de kendimi böyle görüyordum; bir Beyrut Sünnisi. Ama ben bir Hristiyandım da.

Seçkin Deniz Twitter Akışı