23 Ağustos 2019 Cuma

SA7920/TG264: Soros Bağlantılı CoD/ Astroturfing: 'Kiralık Göstericilerimiz Var'

"Sadece CoD ile sınırlı olmayan sahte gösterici sağlama sektörü tam da sistemin tanrısının emirlerine uygun davranıyor. Sistemin tanrısı paradır ve para ahlaklı davranmayı emretmiyor…"


ABD sınırları içerisinde “hizmet” veren ve Crowds on Demand (CoD) adını taşıyan bir şirket, talep üzerine gösterilerde kullanılmak üzere ücretli eleman sağlıyor. Bu durum, bize gayri ahlaki gelse de her şeyin para üzerine kurulu olduğu kapitalist sistemin merkez üssü ABD için hiç de şaşırtıcı olmasa gerek. https://crowdsondemand.com/ adresinde bir siteye sahip olan şirket, ücret karşılığı sağladığı elemanların oluşturduğu kalabalıkla herhangi bir sebep için gerçekleştirilecek bir gösterinin, halk desteğine sahip olduğu izlenimini vererek “müşterilerinin” amaçlarına ulaşmalarına katkı sağlıyor. 

SA7919/KY20-MEK80: Hronir ve Tiyatro Üzerine

"Şaşırtıcı, inanılması güç, aklı zorlayan bu olay aslında hemen her gün sahnedeki her aktör tarafından yeniden ve yeniden deneyimleniyor."


Maskeler sadece maskeleri örter. İnsan ruhunun/bilinçdışının derininde yatan, doğada ki olgular gibi hatırasız, bilinçsiz, farkındalıksız, süreğen biçimde devam eden, biriken, içe içe geçmiş lifler gibi neredeyse ürkünç örüntüler şeklinde bir ‘varlık’ gösteren boğucu sürece bir kutsiyet atfetmek anlamsızdır. 

SA7918/KY69-EY367: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


22 Ağustos 2019 Perşembe

SA7917/SD1461: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 517 (06-10 Ekim 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(06-10 Ekim 2018)  (Ekim 2018: 3.625  Tweet+Önceki Toplam: 335.945+3.625 = 339.570 Tweet

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
Merak eden varsa Cemal Kaşıkçı olayıyla ilgilenmediğimi söyleyebilirim.Türkiye olaya adlî vak'a penceresinden bakmalı. Suud hanedanı yıkılacak, ancak bunun suudun mason efendileri tarafından yapılacağı kesin olduğuna göre Türkiye'nin diplomatik sorumluluk almasına hiç gerek yok..

SA7916/KY13-AO299: Teröre Destek Hesapları Sadece HDP Belediyeleriyle Sınırlı Değil

"Türkiye, dışarıdaki terör yuvalarını dağıtmak için ABD ile savaşmayı dahi göze almışken, devletin şu veya bu mülahazalarla belediyeler üzerinden teröre desteğe göz yumacağını sananlar bir kez daha yanıldılar."


HDP’nin, Kandil politikalarının uzantısı olmayı terk edip Türkiye gerçeklerine uygun bir politika izlemesi için birçok imkân doğdu, ancak HDP’li yöneticiler bu imkânların hiçbirine itibar etmeyerek Kandil’in stratejisinin bir parçası olmayı sürdürdüler.

Hatırlayacak olursak; başta HDP olmak üzere Kandil’in uzantısı olan partiler, çözüm sürecini fırsat bilip istismar ederek ellerinde tuttukları kimi belediyeleri terör yuvası haline getirdiler, belediyelerin bütçesini terör örgütünün arzusu istikametinde kullandılar ve belediyelerinin iş makineleriyle hendekler kazdılar, yollara mayınlar, bombalar döşediler.

21 Ağustos 2019 Çarşamba

SA7915/Sonsuz Ark-YD167: Neden Tüylü ve Yumuşak Şeylere Dokunmak Hoşumuza Gider?

"Dokunuş üzerine yapılan araştırmalar, parmaklarımızla ve yüzümüzle hissettiğimiz kürk hissinden aldığımız hazzın farklı türde hazlar olduğunu ortaya koyuyor."


Bir kediyi okşamak, ipek bir kumaşa dokunmak ya da sevgilinin saçlarıyla oynamak, hayatın en basit hazlarından birkaçı olarak görünebilir. Fakat bu ve bunun gibi diğer deneyimlerden aldığımız haz, bazıları fiziksel ve duygusal olan pek çok bileşenin kompleks bir karışımıdır.

SA7914/KY69-EY366: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


20 Ağustos 2019 Salı

SA7913/SD1460: "saklı sözler, saklı eylemler ve aldatılmışlık" /18.11.2004/ 285. patika



...yüzlerce yıl önceki insan, saklı sözlerle saklı eylemleri dilediği gibi saklı olmaktan çıkarmış, ancak onun niyetleri ile eylemleri arasındaki ilişkiler daima tersinir görünmüştür...
...bu sebeple, birçok şeyden habersiz diğer insanlar, görünür tersinirlikle birer kukla gurühu olmaktan kurtulamamışlardır...
...onlardan çoğu aldatıldıklarını fark etmeden ölüp gitmişlerse de onların evlatlarından çok azı saklı sözler ve niyetlerdeki çirkefi görmüşlerdir...
...bizler, geçmiş siyasî ilişkilerin atalarımızı nasıl etkilediğini, saklanmış sözlerin içinden açığa çıkarabildiklerimizden öğreniyoruz...
...saklı sözlerin ve niyetlerin bilinmesi, o saklılıkların birer parçası olan insanların ruhsal baskılarla açılmalarıyla mümkün olmuştu...

SA7912/SD1459: Avrupa Birliği'nde Doğu-Batı Ayrışması

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız "Batı’nın ekonomik sömürüsü ve ahlaki kibri Doğu-Orta Avrupa'da sağcı popülizmi körüklüyor." spotuyla verilen analiz, Friedrich-Ebert-Stiftung'un Macar ofisinde çalışan, 2012'den bu yana vakfın Doğu-Orta Avrupa'daki toplumsal cinsiyet programından sorumlu elemanı olan Eszter Kováts ve Prag/FES araştırmacısı, Çek Çalışma ve Sosyal İlişkiler Bakanı dış danışmanı Katerina Smejkalova'nın ortak çalışmasıdır. Liberalizmin birer teknik elemanı olarak çalışan Macar ve Çek bu iki kadın uzman, Batı Avrupa'nın Doğu Avrupa'ya bakışını net bir şekilde fotoğraflamaya çalışırken çok çarpıcı sonuçlara ulaşıyorlar: "“Avrupalı ​​yanlıları” ve “Euroscepticler” arasındaki ikilik yanlıştır ve yanıltıcıdır. Aksine, fay hattı, maddi ve sembolik olarak geride bırakılmış müreffeh merkezler ve çevre bölgeler arasında, avro bölgesinin kazananlar ve kaybedenleri ile tek pazar arasında uzanmaktadır. Bu, tamamen ahlaki ve dolayısıyla kendi kendini yok eden bir yanıtla karşılanan milliyetçiliğe ve parçalanmaya yol açıyor: tutkulu konuşmalarla, AB'yi reddedilmesine rağmen kurtarılması gereken ahlaki ve değere dayalı bir proje olarak sunmak gibi işe yaramayan bir girişim var. Bu da ekonomik boyut ve iktidar bileşenlerinin bu değerleri ve ahlaki değerleri yansıtmadaki başarısızlığı ile körükleniyor. Bunun yakında bitmesi gerekiyor; Aksi takdirde AB dağılır." Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne bütüncül bakışının Balkan politikalarıyla değiştiği, İngiltere'nin kararlı bir şekilde Ekim'de tamamlanacak olan Birlik'ten çıkış süreci(Brexit), ABD'nin askeri üslerini Almanya'dan Polonya'ya taşıma kararı, Rusya'nın Almanya ve Fransa ile geliştirdiği sıkı ilişkiler ve Çin'in Avrupa Birliği'ni oluşturan ülkelerle ayrı ayrı yaptığı anlaşmalar (16+1) dikkate alınırsa, Avrupa Birliği, Türkiye olarak bize üzerinde çokça çalışmamız gereken bir laboratuvar objesi olarak çok cazip fırsatlar sunmaktadır. Diğer taraftan ABD, Almanya ve İngiltere ile birlikte Türkiye ve Rusya'ya karşı İntermarium projesini geliştirirken Türkiye'nin çok karmaşık ve çok kapsamlı stratejik analizler yapması ve kararlar alarak güçlü adımlar atması gerekmektedir. Bunun için Suriye sorunun bir an önce çözülmesi şarttır.
Seçkin Deniz, 20.08.2019

The EU’s east-west divide
"Batı’nın ekonomik sömürüsü ve ahlaki kibri Doğu-Orta Avrupa'da sağcı popülizmi körüklüyor."

“Şimdi Avrupa fikri için savaşmalıyız ya da Avrupa'nın popülizm dalgalarıyla yok olduğunu görmeye hazırlanmalıyız.” Bu, Mayıs 2019’da yapılan Avrupa seçimlerinden önce verilmiş, Ocak ayının sonunda 30 tanınmış ve saygın entelektüel tarafından yayınlanan bir manifestodan alıntılanan bir mesajdı. Milan Kundera, Adam Michnik, Ágnes Heller ve Salman Rushdie gibi imza sahipleri “Avrupa için mücadele” ve “… popülistlere karşı” çağrısında bulundular. Avrupa Parlamentosu seçimlerinden önce net bir sinyal göndermek istediler ve Avrupa'nın karanlık zamanlarını hatırladılar. “Avrupa ile popülistler” arasında her yerde var olan ikileme atıfta bulundular.

19 Ağustos 2019 Pazartesi

SA7911/SD1458: Sıkıntı (Roman); Giriş 6

"İçime bir serinlik yayılmıştı. Burada yirmi üç kişiydik; birden büyüktü bu sayı. İlgiyle diğerlerine baktım, beni nasıl seçtiklerini henüz bilmiyordum, ama bu adamların her birinin özel çalışma alanları olduğunu seziyordum."


Saate baktım. 22:03'tü. Bu kısacık zamana çok şey sığmıştı. Adam, bana bakarak konuşmaya devam etti:

"Tarihin karanlık derinliklerinden gelen şeytanî bir güce, bir klana, bir çeteye karşı dünyanın bütün halklarının aydınlanması gerektiğini düşündüğümüz için buradayız." dedi sondan bir önceki cümlesini tekrarlayarak. "Siz de, bize yardım edebileceğiniz için buradasınız."

SA7910/SD1457: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 516 (01-05 Ekim 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(01-05 Ekim 2018)  (Ekim 2018: 3.625  Tweet+Önceki Toplam: 335.945+3.625 = 339.570 Tweet

TRT HABER
   
@trthaber
Konya Cihanbeyli'de araç iç lastiğine sarılı halde toprağa gömülü 76 kilo C4 patlayıcı bulundu. trthaber.com/haber/turkiye/…
@Seckin_Deniz retweetledi

18 Ağustos 2019 Pazar

SA7909/KY13-AO298: Geç Demokrasi Hastalıkları ya da Şehirleşme ve Örgütlenme Sorunları

"Bu hastalığın tedavisi ise şimdilik gözükmüyor..."


Türkiye, her an sel ve depremle karşı karşıya. Ancak, şehirler hiçbirine hazır değil. İster aynı partiden olsun, isterse farklı partiden, her gelen yeni başkan suçu önceki dönemlere atıyor.

Düzensiz şehirleşme, imar afları, altyapı yetersizlikleri gibi türlü olumsuzluklar birleştiğinde bizleri nasıl bir felaketin beklediğini kestirmek zor.

17 Ağustos 2019 Cumartesi

SA7908/SD1456: Sosyalizm ve Kapitalizm

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Mayıs 2015'e kadar yaklaşık 20 yıl boyunca CEO ve Başkan olarak (Gölge CIA) Stratfor'u kuran ve yöneten George Friedman'a aittir ve Kapitalizm-Sosyalizm retoriği ile elde edilen entelektüel konforunun sona erdiği 21. yüzyıl için 'gerekli' olan yeni ideolojileri, tanımlama güçleri olduğu düşünülerek, tanımlamak üzere kurgulanmıştır. Sosyalizm'i pohpohlayan, kapitalizmi çarpıtarak 'ideolojik' olmaktan uzaklaştıran ve "Demokratik sosyalizm, modern ekonomilerin kapsamı ve ölçeği nedeniyle demokratik olamaz" diyerek Demokratik sosyalizmi çatallaştıran Friedman şöyle bir çözüm geliştirmektedir: "Modern endüstriyel kapitalizm ile sosyal demokrasi arasındaki ayrım minimaldir. Bir devletin vatandaşlarından hiçbir şey beklemeyeceği açgözlülük ya da kapitalist fantezilerin kaldırılmasıyla ilgili sosyalist fantezileri bir kenara bırakmak, iki sistemin az ya da çok birleştirilmesidir. Kapitalistler ve sosyalistler özel yatırımı kabul eder." Her durumda 'özel yatırım'ı 'değerli ve önemli kılan ve bunu sosyalizme de monte eden yazar, insanlık tarihini ve yaşananları çarpıtma ustalığı ile aslında aynı âmir mahfillerin emirlerini yerine getirmekte ve insan için ve iyi ve doğru olan sistemleri üretmek yerine dünyanın bütün zenginliklerini sömürenlerin yeni düzende de güçlerini sürdürmeleri için gereken her şeyi yapmaktadır. Dikkatle okunması gereken bu analiz, ABD'de Demokrat Parti ile Cumhuriyetçi Parti arasındaki temel farklılıkları da minimalize edecek bir varsayımsal geleceği tarif etmektedir. Türkiye bu bağlamda terbiye edilmiş ve dinî değerler ile sağ vurgulara itilmiş solcu CHP-HDP ile sol değerlere zorlanmış Milliyetçi İP, muhafazakar SP gibi deneysel çalışmaların alanı olarak göz önündedir... Aynı sistematik metamorfoz Avrupa, Afrika, Asya ve Arap coğrafyasında da adım adım gerçekleştirilmektedir.
Seçkin Deniz, 17.08.2019

Socialism and Capitalism

Sosyalizm, Fransız Devrimi'nden ortaya çıkan küresel bir siyasi harekettir. Amacı, sadece bazen demokratik bir siyasi parti olarak, mülk sahibi olmayanlar için konuşmaktı. Tüm rehberleri, dünya genelinde güçlü bir siyasi güç olmuştur. Bununla birlikte, Birleşik Devletlerde, büyük ölçüde Amerikan ahlakına yabancı olarak görülen siyasi marjlara indirgenmiştir. Amerikan siyasetinde tartışma konusu olarak açıkça ortaya çıkmıştır ve bu nedenle bazı düşünceler gerektirmektedir.

16 Ağustos 2019 Cuma

SA7907/KY20-MEK79: Havva

‘Papiş sen uçarak Elazığ’a git şimdi, Nisa’nın kulağına yaptığı kardan adam için uydurduğum ismi söyle gel, ‘Kariş’ olsun adı de, sonra tekrar hızla gel.’


Elinde adını Papiş koyduğu yumuşacık peluş köpeği ile, koltuk kanepelerin arasında koşturup duruyor, kendi kurduğu görünmez sahnesinde, etrafında dönüp duran dünyaya, telaşa aldırmadan, yoluna sürekli çıkan bitmez eşyaya, koltuğa, sandalyeye takılmadan, kalabalık kadrosu ile oyununu oynuyordu. O kadar dalmıştı ki oyuna, anne ve diğer teyzelerin sürekli yükselen tonda ki uyarılarını gerçekten duymaz olmuştu.

SA7906/KY69-EY365: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


15 Ağustos 2019 Perşembe

SA7905/SD1455: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 515 (26-30 Eylül 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(26-30 Eylül 2018)  (Eylül 2018: 3.871  Tweet+Önceki Toplam: 332.074+3.871 = 335.945 Tweet

Sputnik Türkiye
   
@sputnik_TR
Kabulov: ABD Afganistan'da kalışının 'ahlaki ve siyasi meşruiyetini' kaybetti sptnkne.ws/jDWr pic.twitter.com/lo8XO0qYc6
@Seckin_Deniz retweetledi

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
Dante gibi uydurmuş twitter.com/muratokcu32/st…

SA7904/KY13-AO297: Kurban Kesmek İslâm'ın İç Meselesi'dir

Dileyen kurban keser, dileyen kesmez, kime ne?


Bir kurban bayramını daha geride bıraktık. Her kurban bayramında olduğu gibi bu bayram da kurban kesenlerle, karşıtları arasındaki tartışmalarla geçti.

Bir İslâm ülkesinde, bir dini vecibe hakkında bu derece ileri geri konuşmak oldukça can sıkıcı. Öyle anlaşılıyor ki; insanımızın birbirinin inançlarına saygılı olması neredeyse bir hayal..

14 Ağustos 2019 Çarşamba

SA7903/Sonsuz Ark-YD166: İnsanlar Soğuk İklimlere Adapte Oldukça Migren Ağrısı Geliştirme Riski Arttı

"Bizlere soğukla mücadele etmemizde yardımcı olan gen varyantı, aynı zamanda da migren geliştirme riskimizi arttırıyor."


Bazı insanlar soğuk kutup iklimlerinde yaşamaya adapte olmuşlardır. Ancak bu adaptasyon süreci bazı bedelleri ödemeyi de beraberinde getirmiştir.

Bizlere soğukla mücadele etmemizde yardımcı olan gen varyantı, aynı zamanda da migren geliştirme riskimizi arttırıyor. 3 Mayıs’ta (2018) PLoS Genetics‘de yayımlanan araştırmada, düşük sıcaklıklarda aktif hale gelmesiyle bilinen TRPM8 isimli bir proteinden sorumlu gen üzerine çalışıldı.

SA7902/KY13-AO296: HDP Sadece PKK'nın Değil, Solun da Partisidir; Ortak Parti'dir

"Hareket çok yönlü bir stratejiyle ilerliyor..."


Türkiye solu teorik olarak umudunu HDP'ye bağlamış durumdadır. Zira, uzun yıllar hayal ettiği devrim hikayelerini sürdürebileceği tek siyasi mecra HDP'dir. Solun son seçimde CHP ve İYİ Parti ile ittifakı HDP'yi öne çıkarmayı da hedefleyen bir stratejiydi. Sonrasında tüm Truva atları terk edilir.

Çünkü, kendini "devrimci sol" olarak tanımlayan fraksiyonlar devrimci potansiyeli HDP'yi de organize eden güç PKK'da bulmaktadır. PKK, hazır gerillası ve uluslararası dinamikleriyle toplumsal devinimi sağlayabilecek yegane güçtür.

13 Ağustos 2019 Salı

SA7901/SD1454: "saklanamazsın" /18.11.2004/ 286. patika



...yeryüzü tanıklık edecek, üzerinde yaşanan her şey için...
...sır saydığınız her şey, tüm açıklıklar içinde yansıyacak herkese...
...sizin hiç kimse görmeyecek sanarak yaptığınız her kötü şey, karşınıza kesin netlikte tek tek çıkarılacak...
...yeryüzü tanıklık edecek...
...gökte yaptıklarınız da yeryüzünün gördükleri içinde olacak...
...saklanamayacaksınız...
...insanı güvende tutan en önemli şey, yaptıklarının diğerleri tarafından bilinmemesi değil midir?...
...bu, evet bu, büyük bir aldanıştır...

SA7900/SD1453: Yeniden Dirilen Gerçekçilik; Quincy Enstitüsü'nün Yükselişi

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin, The National İnterest'in Dışişleri Bakanlığı muhabiri Curt Mills'e aittir ve Trump'ı yönlendirmek için kurulan yeni bir enstitüyü, 'Quincy Enstitüsü'nü konu edinmektedir.. CIA'in eski ortadoğu şefi, FETÖ'nün ilk patronu Graham Fuller'e ait 21 Temmuz 2019 tarihli 'SA7848/TG263: ABD Dış Politikasında Dönüm Noktası mı?' çeviri yayınımızın giriş notunda, Stephen Kinzer'in '(Solcu) Soros ve (Sağcı) Koch Şaşırtıcı Bir Girişimle ABD'nin 'Sonsuz Savaş' Politikasını Sona Erdirmek Üzere Bir Araya Geldi' başlıklı analizini  değerlendirmiştik: "Bu iki kan dökücü ismin finanse ettiği diğer tüm düşünce kuruluşlarına zıt bir felsefe ile  'Quincy Enstitüsü' adında yeni bir enstitü kurarak, şu ana dek özetle bu iki finansörün de desteğiyle çalışmalarını sürdüren ve dünyayı renkli devrimler ve ayaklanmalar ve terör dahil kana boğan diğer enstitülere karşılık 'yaşa ve yaşat' prensibine dayanan bir dış siyaset anlayışını savunmayı planlamaktadır. Stephen Kinzer'e göre "'Quincy Enstitüsü'nün 2019’un sonuna kadar dört adet rapor yayınlanması hedefleniyor: Bunlardan ikisi Ortadoğu ve Doğu Asya’ya yönelik alternatif yaklaşımlar sunarken, bir tanesi  “sonsuz savaş konseptinin sonlandırılması” ve diğeri de “dış politikanın demokratikleştirilmesi” üzerine olacak." Açık Toplum ve demokrasi söylemi ve parası ile bütün dünyada terörün yayılmasına, normalleşmesine ve devlet otoritesinin çökmesine neden olan Solcu Soros ile hemen bütün dünyada  parası ile sağcı ideolojileri, ırkçılığı besleyen ve nefretin yayılmasına ve normalleşmesine neden olan Sağcı Koch'un böyle ortak bir hedefe odaklanması normal değildir; kendi ürettikleri savaşa ve kaosa karşı mücadele etmeleri anlaşılır ve inanılır değildir. Önceki politikalarının da bir tür itirafı olan yeni yaklaşımın sahnedeki şovu kremalı, soslu kek gibi iştah çekici görünse de kanla beslenen bu yaratıkların 'iyi' bir şeylere odaklanmasını beklemek saflık ve ahmaklık olarak değerlendirilebilir. Siyonist yahudi bu dörtlünün, Fuller-Soros-Koch üçlüsünün ve bu üçlüye ek olarak yorumcu Stephen Kinzer'in siyonist ve şeytanî olmayan herhangi bir yaklaşım içinde olabilmeleri imkansızdır. Dünyanın kurulan yeni tuzaklara karşı temkinli olması gerektiğini düşünüyoruz. Ki, yayınladığımız "Trump Cuntası: ABD'nin Ağır Çekim Askerî Darbesi " başlıklı analizinde Kinzer, Trump liderliğindeki Cunta'ya dair şu önemli gerçeği de itiraf etmekten kendini alamıyor: "Cunta'nın temel hedefi yeni bir düzen dayatmak değil, eski düzeni uygulamak." Anlaşıldığı kadarı ile Quincy Enstitüsü, Trump'ın kontrol edilebilir hareket aralığını net bir şekilde tanımlamak, sınırlamak, yönlendirmek ve farklı etkilere kapatmak için çalışacak.
Seçkin Deniz, 13.08.2019

Realism Resurgent: The Rise of the Quincy Institute

"Donald Trump'ın Washington'unda yeni bir dış politika eylem grubu var."

Donald Trump'ın Washington'unda yeni bir dış politika eylem grubu var. Boston Üniversitesi'nden Andrew J. Bacevich, Carnegie Endowment'in Suzanne DiMaggio'su, Columbia Üniversitesi'nden Stephen Wertheim, Georgetown Üniversitesi'nden Trita Parsi (Seçkin Deniz'in Notu; Trita Parsi Graham Fuller'in İran asıllı elemanlarından biridir) ve gazeteci Eli Clifton tarafından kurulan Quincy Enstitüsü, Washington'da dış politikadaki statükoyu değiştirmeyi amaçlayan güçlerin kırbaç tutan eli olarak davranmaya çalışıyor. 

12 Ağustos 2019 Pazartesi

SA7899/SD1452: Sıkıntı (Roman); Giriş 5

"Yine de içimden bir ses bu 'yemin' meselesinin beni rahatsız edecek bir şekilde karşıma çıkmayacağını fısıldıyordu."


Yüzüne ışık vuran adama dikkatle bakmaya başladım. Susmuştu, bana bakıyordu. Gözlerinde keskin bir kararlılık vardı. Niçin burada olduğumu anladığımı anlamıştı. Yaptığı bu kısa konuşma, yol boyu sorduğum soruların cevaplarını ihtiva ediyordu. Peki, benim kendisiyle aynı amacı taşıdığımı nereden biliyordu? Kendisine sormadığım soruların cevaplarını tek tek verirken, o soruları sormuş olmam gerektiğini düşünen bir akılla karşı karşıyaydım.

SA7898/SD1451: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 514 (21-25 Eylül 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
((21-25 Eylül 2018)  (Eylül 2018: 3.871  Tweet+Önceki Toplam: 332.074+3.871 = 335.945 Tweet

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
ektikleri tohum büyüdü... twitter.com/aydinomer/stat…


Seçkin Deniz
🇹🇷 @Seckin_Deniz
Hainleri ödüllendiriyor utanmadan.... Fransa, Cezayir Bağımsızlık Savaşı sırasında Fransa'nın yanında savaşan Cezayirlilerin ailelerine 40 milyon avro yardım yapacak twitter.com/yenisafak/stat…

SA7897/KY69-EY364: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


11 Ağustos 2019 Pazar

SA7896/KY74-SA4: Toplumumuzun En Büyük Sorunlarından Biri; Eleştiri

"Oysa eleştiri, küçüklükten eğitilen yabani bir tay gibidir. Mantıkla terbiye edilirse, hem sırtındakini hem çevresini zafere koşturur. Terbiye edilmemiş, hakkaniyetsiz eleştiri ise yabani bir kısrak gibidir. Agresiftir. Hem etrafına hem binicisine zarar verir."


Bana göre toplum olarak en büyük sorunlarımızdan biri, edindiğimiz yanlış eleştiri anlayışıdır. İkiye ayıracak olursak;

• Eleştiriye kapalı olmak.

• Eleştiride hakkaniyet gözetmemek.

Nedenini, basit ama büyük ders çıkarttığım bir anımla anlatayım:

SA7895/KY13-AO295: Birlikte Geleceğe Güvenle Bakabileceğimiz Bir Toplumsal Atmosfer Oluşturmalıyız

"Sosyoloji küçümsendikçe yaptığınız hiçbir iyi şeyden gereği gibi takdir görmezsiniz. Yaptığınız iyi şeyler, kuralsızlığın getirdiği toplumsal tepki nedeniyle önemsiz görülür, çözmediğiniz sorunlar kapınıza dayandığında iş işten geçmiş olur."


Hiçbir sistem kuralsızlığı kaldırmaz. O nedenle esas olan; sistem tercihi değil, o sistem içinde, sistemin düzgün çalışmasını sağlayacak, herkesi eşit oranda bağlayıcı olan kuralların etkinliğidir.

Eğer, uyguladığınız sistem içerindeki kuralsızlıkları önemsemez, sadece sistem üzerinde konuşursanız aslında işe yanlış yerden bakıyorsunuz demektir. Zira kurallara bağlı olmayan hiçbir sistem olumlu bir sonuç vermez..

10 Ağustos 2019 Cumartesi

SA7894/SD1450: Ejderha ile Başa Çıkmak

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, üniversite öğretim üyesi ve diplomat olarak 40 yıl boyunca ABD-Çin ilişkilerinin içinde bulunan Philip A. Shull'a aittir ve ABD-Çin geriliminde yaşananlara dair ilk kez herkesin ilgi duyabileceği, politik-diplomatik maskelerden arınmış ve reel anlam düzeyine indirgenmiş bir içerikle inşa edilmiştir. ABD'nin kendisini anlatmak konusunda yüz yıla yakın bir süredir uluslararası arenada tercih ettiği 'yalan rüzgarları' bu kez ABD'nin haklı olabileceği bir konuda kendisini anlatamaz hale gelmesine neden olmuştur. Shull'ün aksine Trump'ı hatalı bulan neocon satanist güruh da bu konuda Çin'e yardım etmeye devam etmektedir. ABD Başkanı Trump'ın Çin'e yönelik ticari eleştirilerinde 'haklı' olma olasılığı hiç kimse tarafından umursanmamış, bu durum Çin'in ABD'nin 'yalan rüzgarları'nı ve ABD içi çıkar çatışmalarını zaaf olarak kullanmasına ve bu karanlık mağarada dilediği stratejileri geliştirmesine imkan vermiştir. Ancak BMGK üyesi ülkeler hariç, dünyanın geri kalanının, özellikle Türkiye'nin böyle bir zaafı olmadığı içindir ki, politika yapıcılar, Çin'in nasıl düşündüğünün anlaşılması ve kendi geleceklerini korumak ve kurmak adına Philip A. Shull'un neredeyse acz içinde kalmış olarak telif ettiği bu analizden istifade etmekle mükelleftirler. Çin, binlerce yıllık diplomatik-politik entrika ustalığıyla kendisini dünyanın 2. büyük ekonomisi haline getiren ABD'yi dizlerinin üzerine çökertmiştir. Trump'ın kendi ekonomisini korumak adına hemen her ay Çin'den yapılan ithalat kalemlerine uyguladığı daha yüksek vergi oranları ilanına karşılık Çin, daha kapsamlı ve daha etkili karşılıklar vermektedir. Ağustos'un ilk haftasında Çin'in Yuan'ı Dolar karşısında, son onbir yılın en düşük düzeyine indirecek şekilde devalüe etmesi ve dolar satıp altın alması, Trump'ın FED'e uyguladığı baskıyla inen faizlerin bile piyasayı Dolar ve ABD ekonomisi lehine düzenlemesine engel olmuştur. Çin, analizden de görüleceği üzere gerçek ve büyük bir tehdit olarak, en büyük rakibi olan ABD'yi çaresiz duruma düşürebilme gücüne sahiptir. Avrupa Birliği üyesi ülkelerle ve İngiltere ile Birliğin kurallarından bağımsız ayrı ayrı  ilişkiler geliştiren Çin, Afrika'dan sonra Avrupa'yı da istila etmiş durumdadır. Ne var ki ABD, Çin'e karşı müttefikleri ile ortak çalışacağı yerde, müttefiklerini de ayrı ayrı hedef tahtasına oturtmakta ve yaptırımlar uygulamaktadır. Türkiye, satanist para patronlarının ürettiği bu kaostan büyük dersler ve imkanlar üreterek küresel arenada yükseldiği süper ligdeki yerini sağlamlaştırabilir...
Seçkin Deniz, 10.08.2019

Dealing with the Dragon

"Pekin ile yeni bir anlayışa ulaşmak için, Çin'in tarihini ve liderlerini motive eden dünya görüşünü ve beklentilerini takdir etmeliyiz."

Winston Churchill, Rusya’dan “gizem içinde gizemli bir şekilde gizlenmiş bir bilmece” olarak bahseder. Kuşkusuz, birçok insan aynı şeyin Çin için söylenebileceği konusunda hemfikir. Çin'le ilgili yaklaşık 40 yıl boyunca, önce bir üniversite öğretim görevlisi olarak, sonra da Dış Tarım Servisi'nden bir diplomat olarak, onlarca ülkeden yüzlerce memurun ve ihracatçının haksız yere reddedilen gönderilerden ve mantıksız kilişelerden müzakere pozisyonlarında Dünya Ticaret Örgütü taahhütlerini açıkça görmezden gelmeye kadar Çin davranışları karşısında yaşadığı şaşkınlığı ve hüsranı gördüm.

SA7893/KY13-AO294: Kaz Dağları, Karanlık Eller, Madenler, Alman Vakıfları ve Hablemitoğlu

"Dünya ölçeğinde bu derece önemli görülen bir konunun daha dikkatli ele alınması, süreçlerde hata ve eksiklik yapılmaması gerek ki, yeraltı zenginliklerimiz ortaya çıkarılırken karanlık ellerin organizasyonları etkisiz kalsın."


Milli park statüsündeki Kaz Dağları'na 40 km uzaklıktaki Kirazlı köyü Balaban tepesinde Kanadalı bir firmanın altın arama işlemi için onbinlerce ağaç kestiği ve altın elde etmede siyanür kullandığı , siyanurun içme sularına zarar verdiği, hayvanların öldüğü, (22 km uzaklıktaki) Atik Hisar Barajı'nı zehirliyeceği vs. iddiaları üzerine başlayan kitlesel eylemler devam ediyor.

Bu sıcakta, bir dağ tepesinde binlerce kişinin toplanıp, günlerini orada geçirmesi küçük bir olay olarak görülemez. Bu gibi kitlesel eylemler ancak önemli desteklerle ortaya çıkarlar.

SA7892/KY69-EY363: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


9 Ağustos 2019 Cuma

SA7891/KY1-CÇ660: İkiz

"..artık ürkütücü boyutlara vardı.. karıncaların yuvasını bozuyor, örümceklerin ağlarını parçalıyor, çeşme burmalarını koparıyor, su kaplarını deviriyor.."


- Elimden bir şey gelmiyor artık, dedi genç adam üzüntülü olduğu her halinden belliydi. Bir yardım bulur umuduyla sızlanıldığı sanılmasın istiyordu ve bunu daha en başından belirtmişti.

- Hocam, demişti, sadece dertleşmek istiyorum.. bir yol göstermeniz, rehberlik etmeniz için söyleyecek değilim söyleyeceklerimi.. öyle anlarsanız hepten boğulurum.

SA7890/KY20-MEK78: Rüya ve Faşizm

"Buğunun içindeki belirsiz yaşama tezat bir katılıkta insanı endişeye boğan bir şimdi."


Kararlı ve ama sakin, harsız, ama inatçı kömür ateşinin süreğen harareti ile uzun uzun ısıtılmış, çokça buğulu, tonozlu yapılar içinde, zamana aldırış etmeme erdemi ile soluk alıp vermeyi, yaşamı buğunun içinde ara sıra beliriverip sonra yiten, birbirine ulanmış manasız, uzun cümleler gibi kuran…

Uzun, yeleli saçları ile Yaşar ve diğerleri,

Kızlar, çocuklar, aileler pembeleşen yüzleri ile nice insan.

SA7889/KY13-AO293: Tahrif Edilmiş İslam Algısı ve Sığınak Olarak Algılanan Deizm

"Toplum, İslamiyet'e değil, İslamiyet diye yapılanan şeye karşı çıkmakta, bunu reddetmek için Deizm'i bir sığınak olarak görmektedir."



Deizm'in yaygınlaşmasının nedenleri yanlış zeminde tartışılıyor. Deizm'in yaygınlaşmasının ana nedeni; dinin toplum gerçeklerinden ve insani değerlerden uzaklaşır şekilde toplumda yerleşmesiyle ilgilidir.

Batı’da Kilise'nin oluşturduğu din anlayışının devletin eliyle korunur ve yaygınlaştırılır hale gelmesi, bundan güç alan tarikatların, dini ekollerin toplum içinde güçlenmesi geride kalan halkı bu cendereden kurtulma yoluna itmiştir.

8 Ağustos 2019 Perşembe

SA7888/SD1449: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 513 (16-20 Eylül 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(16-20 Eylül 2018)  (Eylül 2018: 3.871  Tweet+Önceki Toplam: 332.074+3.871 = 335.945 Tweet

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
Oysa her şey o kadar apaçık ki twitter.com/Herendiz/statu…

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
ikisi de poz... bence çok kötü pozlar... gerçekten böyle mi olmak istiyorsun? twitter.com/SiyasetArsivi/…

7 Ağustos 2019 Çarşamba

SA7887/Sonsuz Ark-YD165: Depresyon, Düşünme Becerilerinizi Nasıl Etkiliyor?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda yayınladığımız analiz varsayımsal içeriklere sahiptir, İnsan için kesin sonuçlar içermemektedir.
Seçkin Deniz, 07.08.2019


Depresif bir duygudurum hali içerisinde olduğunuzda, üzgün, umutsuz ya da çaresiz hissedebilirsiniz. Fakat depresyonun semptomları yalnızca bunlarla sınırlı değildir. Depresyon içerisindeki bir kişi, alkolik olmaya ya da intihar düşünceleri geliştirmeye daha yatkın hale gelebilir. Fakat, insanların her gün yaşadığı daha az bilinen bazı depresyon belirtileri daha vardır.

SA7886/KY20-MEK77: Barış Koridoru

"Bağımsız bir politik merkez olarak Türkiye, bütün kışkırtma ve tehditlere rağmen, bölgede makul olana, ortaklaşmaya, halkın güvenlik ve refahına yönelik politikalar yürütmeye odaklanmış tek ülke konumundadır."


“Orta Doğu’da geçerli tek yasa, önceden niyet edilmemiş sonuçlar yasasıdır.”
Karl E. Meyer/Shareen Blair Brysac, Orta Doğu Tarihi

Suriye’de bir sürecin sonuna yaklaşıyoruz zahir. Yeni bir sürecin de başlangıcı olacak bu sonlanmakta olan süreç, geride bıraktığı tortuları ile muhtemelen yakın ve uzak dönem Suriye toplumu üzerinde akla sığmaz etkiler yaratacaktır. Özellikle de siyasal sistemler konusunda ve bunların üzerinde temellendirilmeye çalışıldığı derme çatma/dayatma değerler konusunda büyük ve sarsıcı değişimler… 

SA7885/KY13-AO292: Büyüyen Toplumsal Çelişkiler ve Değişimlerle Gelen Ağır Sınavlar

"Eğer, devletler kendi iç dinamikleriyle toplum beklentilerine uygun olarak sağlıklı bir şekilde değişimin önünü açamazlarsa, değişimin önünün alınması mümkün olamayacağı gibi, değişimin kontrolünün de sistem dışında olması kaçınılmaz hale gelir.."


Savaşlar, krizler sadece haritaların değişmesine yol açmaz, toplumsal yapıların, yapısal sistemlerin de değişimine yol açar. Batı’da kilisenin toplumsal yapıyı tahakküm altına almasının ardından başgösteren ayaklanmalar sadece düşünce özgürlüğünü getirmedi, sanayileşmenin de önünü açtı.

Sanayileşmenin tekelci yaygınlaşması ise emekçi köleliğini, sınıfsallığı derinleştirdi.Sınıfsallığın derinleşmesi ise Marksist ideolojinin yaygınlaşmasına önayak oldu ve sosyalizm bir umut olarak ortaya çıktı.

6 Ağustos 2019 Salı

SA7884/SD1448: "sapaklar" /20.11.2004/ 287. patika



...dinleri şöyle yekten, aynı zaman aralığında hiç incelediniz mi?...
...ve her dinde türeyen kabul görmüş görmemiş görüş ayrılıklarını ve bu ayrılıklardan sonra temel direnç ayaklarından sapan ya da sapmayan insanları gördünüz mü?...
...bir baksanız, insanın tarih içindeki 'aptalca sapkınlıklarını' fark edersiniz...
...semâvî dinlerden yola çıktığınızda, size hemen yahudilik, hıristiyanlık ve islâm dinlerinden bahsederler...
...ne kadar ahmakça bir yaklaşım değil mi?...
...ahmaklığı ağır hakaret telakki etmeyiniz; bu eksik düşünenler için söylenir...
...sözün başlangıcında adem'e öğretilen ve adem'le musa arasında sürekli elçiler araclığıyla insana indirilen ilahi bildiriler nerede peki?...
...onları semâvî olmayan dinler sınıfına mı koydular?...

SA7883/SD1447: Post-Kapitalizm Zamanı

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, 'Postcapitalism: Geleceğimiz için bir rehber'in yazarı, yayıncı Paul Mason' a aittir ve dünyayı kana bulayarak ortadan kalkan neo-liberalizmin yerine geçmesi gerektiğini iddia ettiği post-kapitalizm'in teorik altyapısına yönelik ekonomik tartışmalara odaklanmaktadır. Yeni dönemde karşımıza çıkacak olan post-kapitalist teoriye dair şu tesbitleri yapmaktadır Paul Mason: "Postkapitalistler, “dağıtıcı organlara” sahip bir devlet değil, kendine özgü dinamikleri olan piyasa dışı bir sektör yaratma niyetindedir: kredi birliği, kar amacı gütmeyen banka, platform kooperatifi, anarşist fırıncılık, açık- kaynak yazılım projesi, gönüllü kriz, sübvanse edilen kültürel proje vb.... Mason'un "Bununla birlikte, post-kapitalist projede, mesele sadece ücretler için harcanan saatleri azaltmak değil, sermayeyi değerlendirmek için harcanan saatleri arttırmaktır." derken, marksist yaklaşımlara ilişkin eleştirilerin sonunda, "Devletin rolü kesin sonuçlar planlamak değil, yeni kurumlar, mülkiyet biçimleri, sermaye kaynakları ve üretici davranışları için bir alan yaratmaktır." diyerek yeni ekonomik modelin nasıl olması gerektiğinin sınırlarını çizmektedir: "Bizim için, kapitalizmin ilerlemesinin ölçüsü, ücret sisteminde çalışılan saatlerin düşmesi, verilerin çıkarılması yoluyla sermayenin değer biçilmemesi için harcanan boş zaman miktarının artması ve piyasa dışı kurumlarda yapılan faaliyetlerin artmasıdır." Mason'un 'kapitalizm' periferisinde kalarak üretmeye çalıştığı yeni ekonomik modeldeki devletin rolünün, 2002'den beri Erdoğan liderliğindeki hükümetlerce Türkiye'de uygulanan ekonomik modeldeki devletin rolüne yakınsıyor olması ilginçtir;Türkiye'de birçok alanda (köprü, otoyol, şehir hastaneleri) uygulanan yap-işlet-devret modeli yeni kurumlar, mülkiyet biçimleri, sermaye kaynakları ve üretici davranışları için alan açmaktadır. Türkiye'nin akademik kurumlarında bu türden sistem tartışmalarının yapılmaması her zamanki gibi büyük bir zaaf olsa da, Erdoğan yönetimindeki devlet, çağın gereklerini tesbit ederek uygun yaklaşımlar ve modeller üretebilmektedir. Bu Türkiye için fark oluşturan bir büyüme anlamına gelmektedir.
Seçkin Deniz, 06.08.2019

Time for postcapitalism
"Paul Mason, kapitalist dünyaya dair çalışmalarını, giderek daha da yaklaşan bir gelecekte gerekli olan bir şeyin etkilerini ortaya koyarak sürdürüyor."

Şanslıysak, dünya karbonun ötesinde hızlı bir geçişin eşiğinde duruyor. Karbon sonrası geçişin nasıl ölçüleceğini biliyoruz: Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli ve diğer kurumlar oldukça ayrıntılı ölçümler ve zamanlamalar oluşturdular. 2030 yılına kadar karbon salınımlarını yarıya indirmemiz ve 2050 yılına kadar sıfır net karbon elde etmemiz gerekiyor.

5 Ağustos 2019 Pazartesi

SA7882/SD1446: Sıkıntı (Roman); Giriş 4

"Şeytanî bir çark sisteminin kurbanı olarak öldürülmek ve öldürmek istemediğini ilan eden bu büyük milletin hak ettiği tarihî, dinî, edebî, sosyolojik ve stratejik analizlerden mahrum bırakılması beni kahrediyordu."


15 Temmuz'un üzerinden üç yıl geçmişti. Hiç tartışmasız tarihi bir dönüm noktasıydı 15 Temmuz 2016. Tarihte ilk kez bir halk silaha ve şiddete başvurmadan kendisine dayatılmak istenen zorbalığa karşı çıkıyordu ve bu zorbalığı da çıplak elleriyle, kol kola, haykırdığı esir tekbirlerle durdurmuştu. Boğaziçi Köprüsü'nde sabahın ilk ışıklarıyla birlikte teslim olan darbeci askerleri, üniformalarını çıkarttırdıktan sonra, üst üste yatırıp pantolonundan çıkardığı kemeriyle terbiye ederken tarihi bir fotoğraf veren sıradan bir insanımızın uyguladığı şiddeti saymazsak. 

SA7881/KY1-CÇ659: Maskeler ve Ezberler

"Bir örümceğin ağı kadar bile dayanıklı değilmiş bilincinde olmadığımız maskemiz."


Açık sözlü olmak zor. Niyetimizin daha en başta bilinir olması, yani maskesiz olmak. Maskesizlik tüm sıkıntıların kaynağı neredeyse. O yüzden sımsıkı sarılıyoruz maskelerimize. Hoş görülüyüzdür. Güler yüzlüyüzdür. Cömertlikle, merhametle, letafetle, elcil kaygılarla yüklüyüzdür. Sıkıntılarımız bunlara karşı duyarsızlıklardan kaynaklıdır, duyarsızlıklardan neşet ediyordur. Değil. Ezberlerimize aykırılık taşımadıkça bir sıkıntımız yoktur gerçekte. 

Seçkin Deniz Twitter Akışı