Sudan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sudan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2026 Salı

SA11851/SD3729: Yemen'deki Çatlak Sonrası Suudi Arabistan BAE'nin Bölgedeki Gücünü Kırmayı Hedefliyor

    Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Washington Post yazarları Loveday Morris, Katharine Houreld ve Claire Parker'ın ortak çalışmasıdır ve Yemen'de çıkarları çatışan Suudi Arabistan ve BAE arasındaki rekabete odaklanmaktadır. BAE'nin Yemen, Somali, Sudan, Libya, Suriye gibi Müslüman ülkelerde ABD ve İsrail'in çıkarlarını gözetecek bir strateji çerçevesinde desteklediği iç savaş, şiddet ve teröre karşı daha önce müttefik olduğu Suudi Arabistan'ın sınırlayıcı yaklaşımları Yemen'de sonuç vermiş olmasına rağmen Sudan'da pek etkili olamamıştır.
Seçkin Deniz, 10.02.2026, Sonsuz Ark 

After Yemen rift, Saudi Arabia aims to quash UAE’s power in wider region

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki uzun süredir devam eden ve son haftalarda Yemen'in güneyinde patlak veren rekabet, bölgesel güç dengesinde dramatik bir değişime yol açtı ve iki ülkenin nüfuz sahibi olduğu diğer kırılgan devletleri de alt üst etme tehdidi oluşturuyor.

25 Aralık 2025 Perşembe

SA11778/AF100: Suudi Arabistan, BAE'yi Sudan İç Savaşından Çıkarmak için Çabalıyor

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu: 
Çevirisini yayınladığımız analiz, çalışmaları The Guardian, Al Jazeera, The New Arab, Open Democracy ve diğer yayın organlarında yer alan, Orta Doğu ve Afrika siyasetini, özellikle Sudan'ı ele alan yazar ve analist Elfadil İbrahim'e aittir ve Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed Bin Selman'ın Sudan'daki iç savaşı destekleyen BAE'yi iç savaştan uzaklaştırma çabalarına odaklanmaktadır. 
Seçkin Deniz, 25.12.2025, Sonsuz Ark 


Saudi leans in hard to get UAE out of Sudan civil war

"Son barış anlaşmasının reddedilmesiyle, kan dökülmesini durdurmanın tek yolunun ABD'nin Abu Dabi'nin müdahalelerini kontrol altına alması olduğu açıkça görülüyor."

Suudi Arabistan'ın güçlü veliaht prensi Muhammed bin Selman (MbS) geçen hafta Washington'da etkili olurken, gündem tahmin edilebileceği gibi anlaşmalarla doluydu: bir trilyon dolarlık yatırım sözü, gelişmiş F-35 savaş uçaklarına erişim ve gözde Amerikan yapay zeka teknolojisi manşetlere hakimdi. Ancak bu anlaşmaların içinde Sudan'daki iç savaş için önemli bir gelişme de gizliydi.

21 Şubat 2025 Cuma

SA11279/MT344: Sudan'ın Yerel Dilleri Koruma Mücadelesi

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, serbest yazar ve gazeteci Lina Shanna'a aittir ve yıllardır süren iç savaşın ürettiği kimlik krizinin bir sonucu olarak Sudan'da kaybolan dillere odaklanmaktadır.
Seçkin Deniz, 21.02.2025, Sonsuz Ark


Sudan’s Struggle To Preserve Native Languages

"Onlarca yıldır uygulanan politikalar, ülkenin mirasını yok etmeye, çatışma ve baskı ortamında kimlik krizini derinleştirmeye yardımcı oldu."

Ürdün'ün başkenti Amman'da, Güney Darfur'dan gelen Sudanlı bir baba olan Halid, kendi köklerinden kopmuş hissediyor. Sudan'da doğup büyüyen Halid, akıcı bir şekilde Arapça konuşuyor ancak çocuklarına birkaç on yıl içinde yok olacağından korktuğu bir dilin ipuçlarını verebilecek ana dili Fulani'den birkaç kelimeyi hatırlamakta zorlanıyor.

5 Kasım 2024 Salı

SA11068/SD3305: Sudan'daki Kriz: Savaş, Kıtlık ve Başarısız Küresel Tepki

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz ve fotoğraflar Council on Foreign Relations (CfR)'den Mariel Ferragamo (yazar) ile Sabine Baumgartner (fotoğraf editörü) 'in ortak çalışmasıdır ve Sudan'da devam eden kaosa, teröre, tecavüzlere, iç savaşa, zorunlu göçe ve kıtlığa odaklanmaktadır.
Seçkin Deniz, 05.11.2024, Sonsuz Ark 

Crisis in Sudan: War, Famine, and a Failing Global Response

"Sudan'daki iç çatışma yaklaşık on sekiz (yirmi) aydır devam ediyor ve dışarıdan pek ilgi görmüyor. Şu anda kırk yıldır dünyanın en kötü kıtlığıyla karşı karşıya."

Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) olarak bilinen paramiliter bir grup arasındaki çatışma ülkeyi sardı. Son görünmüyor.

22 Ocak 2024 Pazartesi

SA10543/SD2990: Sudan'ın Hiçbir Yere Gitmeyen Yolu

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, çatışma analizi, barış inşası, yönetişim ve demokratikleşme süreçlerine odaklanan bağımsız bir araştırmacı, danışman ve kalkınma uygulayıcısı, Akademide ve sivil toplumda Sudan, Afrika Boynuzu ve Birleşik Krallık'ta çalışmış olan, BM'ye, çeşitli STK'lara, uluslararası kalkınma örgütlerine ve politika ve araştırma enstitülerine danışmanlık yapan Nada Wanni'ye aittir ve Sudan'da Nisan 2023'te Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) ile Hızlı Destek Güçleri (RSF) arasında başlayan ve halen süren  'İç Savaş'(her iki grubun liderleri İsrail'e olan bağlılıklarını sürdürmektedir) odaklanmaktadır.
Seçkin Deniz, 22.01.2024, Sonsuz Ark 

Sudan’s Road to Nowhere

"Rakip generaller arasında Nisan ayında başlayan iç savaş sona erecek gibi görünmüyor."

Beş yıl önce bu ay Aralık ayında ülke sokaklarını dolduran Sudanlı protestocular "Ordu Kışlaya, Janjaweed Dağılsın" sloganları attı. Kadın ve erkeklerin sloganları gökyüzüne yükseldi ve arkalarında yanan lastiklerin dumanıyla birleşti. Sudan bayrağını yüksekte tutuyor ya da kıyafetlerinin üzerine sarıyorlardı. Ellerinde rengarenk kağıt parçaları ve el yazısıyla sloganlar yazılmış kartonlar vardı. Üzerlerine acımasızca atılan göz yaşartıcı gazın boğucu havasının ortasında, bu kelimeler sokaklarda yankılanıyordu.

7 Temmuz 2023 Cuma

SA10257/MT174: Yabancı Bir Gazeteci Sudan'daki Savaştan Kaçarken...

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, çalışmaları son yirmi yılda İngilizce ve Arapça olarak yayınlanan  ve takma adı Hussein Adeeb olan bir Arap gazeteciye aittir ve Sudan'daki iç savaşa odaklanmaktadır. 
Seçkin Deniz, 01.09.2023, Sonsuz Ark


A Foreign Journalist Escapes the War in Sudan

Hartum'daki çatışmaların aniden tırmanması, bu muhabirin yanı sıra yüz binlerce Sudanlıyı tehlikeli ama gerekli yolculuklarla güvenlik aramaya zorladı

[NLM Editörünün notu: Yazarın ve kaynaklarının emniyeti ve güvenliği açısından, aşağıda yer alan tüm kimlik bilgileri değiştirilmiştir. Takma isim kullanan yazar, çalışmaları son yirmi yılda İngilizce ve Arapça olarak yayınlanmış bir Arap gazetecidir].

24 Nisan 2023 Pazartesi

SA10137/SD2730: Egoların Savaşı mı? Sudan'daki Çatışmalar Tel Aviv'den Nasıl Görünüyor?

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yaptığımız İsrailli Gazeteci Barak Ravid'e ait (24 Nisan 2023'te, bugün eklenenle birlikte) üç analizi, ürettiğimiz 'A battle of egos? How does the conflicts in Sudan look from Tel Aviv?- Egoların Savaşı mı? Sudan'daki Çatışmalar Tel Aviv'den Nasıl Görünüyor? başlığı altında yayınlıyoruz. Uluslararası kamuoyunda ABD-Fransa-İngiltere-Rusya-Çin-İsrail-BAE-Suud rekabetinin en şiddetli çatışma alanlarından biri olan Sudan'da Ömer El-Beşir'i deviren iki isim, ordu komutanı General Abdülfettah El Burhan ile Hemedti olarak bilinen Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK-RSF) lideri General Muhammed Hamdan Dagalo arasındaki çatışmaların kökeni hakkında çok detaylı ve objektif analizler yayınlanmamaktadır. Sonsuz Ark okurlarının bu konuda, İsrail'in açık desteği ile Ömer El Beşir'in askerî darbe ile devrilmesinden sonraki son üç yılda Trump'ın arabuluculuğunda imzalanan Abraham Anlaşmaları gereği Sudan'la normalleşme süreci yürüten İsraillilerin bakış açılarından elde edebileceği çok net ayrıntılar olduğunu düşünüyoruz. Sivilleri dışlayan Sudan'daki askerî rejimin içerisinde yaşanan derin ayrışma İsrail'in kendi çıkarları için uygun olan mevcut kaotik ve karanlık ortamın ortadan kalkmasına neden olacaktır. Her zamanki gibi, İsrailli yetkililerin "çatışmaların ülkeyi harap edeceğinden, sivil bir hükümetin kurulmasını engelleyeceğinden ve İsrail ile Sudan arasında bir barış anlaşması ihtimalini sona erdireceğinden büyük endişe duymaları" olan bitenin anlaşılması için yeterince açıklayıcıdır ve en önemlisi analizlerden de görüleceği gibi, "İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın son yıllarda normalleşme süreci konusunda El Burhan ile, Mossad istihbarat teşkilatının da güvenlik ve terörle mücadele konularında Hemedti ile temas halinde olduğu" nettir ve İsrail'in Sudan'da istediği sivil hükümeti kurma çabalarının Sudan'daki çatışmaların temel nedeni olduğunu söylemek kesinlikle mümkündür, İsrail'in, ürettiği krizi 'Egoların avaşı' olarak tanımlaması ve "krizde taraf tutmamak ve ateşkes çağrısı dışında herhangi bir arabuluculuk çabasına dahil olmamak" şeklindeki resmî kararının tek anlamı da budur. Türkiye, BM, ABD, İngiltere, Fransa, Kanada, İsrail, BAE, Suudi Arabistan, Rusya vb, tarafından kaosa ve iç savaşa sürüklenen Sudan'ın çağrısı ile Barış gücü göndermenin temellerini atmalıdır. Sudan yalnız bırakılmamalıdır. 
(Son gelişmeler için Güncel Notlar'a bakınız)
Seçkin Deniz, 24.04.2023, Sonsuz Ark 



A battle of egos? How does the conflicts in Sudan look from Tel Aviv?
 Egoların Savaşı mı? Sudan'daki Çatışmalar Tel Aviv'den Nasıl Görünüyor? 

A- İsrail, Sudan'daki huzursuzluğun (Abraham) barış anlaşması ihtimalini ortadan kaldırmasından korkuyor. 

(Israel fears Sudan unrest could end prospects of peace treaty- Barak Ravid, Tel Aviv, Axios)

Üç İsrailli yetkili, İsrail'in Sudan ordusunu ve paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) grubunu yöneten generallerle ilişkilerini kullanarak 270'ten fazla kişinin ölümüne neden olan çatışmalara derhal son vermeleri çağrısında bulunduğunu söyledi.

4 Kasım 2021 Perşembe

SA9428/SD2226: Sudan'daki Darbenin Arkasında Ne Var?

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız 4 analiz, Sudan'da 25 Ekim 2021 günü, zaten askerin kontrolünde olan sivil yönetime yapılan son askerî müdahalenin arka planına dört farklı açıdan bakan bir konsept sunmaktadır: I- The Atlantic Council'in, 25 Ekim 2021 tarihli, Hızlı Düşünce; Sudan'daki Darbenin Arkasında Ne Var? başlıklı analizi, II- World Crunch'un 27 Ekim 2021 tarihli, David E. Kiwuwa imzalı, Bu Sudan Darbesi Neden Farklı? başlıklı analizi, III. The American Conservative'in 27 Ekim 2021 tarihli, Bradley Devlin imzalı, Sudan'ın Sorunları Demokrasiden Daha Derine İşliyor başlıklı analizi ve IV.  Al Monitor'ün  28 Ekim 2021 tarihli, Kirill Semenov imzalı, Sudan Darbesi Moskova İçin Nimet Olabilir başlıklı analizi. Türkiye'nin, 25 Ekim 2021 tarihli "Sudan'da 25 Ekim günü darbe teşebbüsünde bulunulduğu yönündeki haberleri derin endişeyle karşılıyoruz. Sudan'da tüm taraflarca Anayasal Bildiri kapsamındaki taahhütlere bağlı kalınması ve geçiş sürecinin sekteye uğratılmaması yönündeki güçlü beklentimizi vurguluyoruz." açıklamasıyla karşıladığı, Avrupa Birliği'nin derin endişe yansıttığı, ABD'nin öfkeyle tepki verdiği, Dünya Bankası'nın Sudan`daki operasyonlarına yönelik ödemeleri durdurma sebebi saydığı askerî müdahalenin kim için kime karşı yapıldığı, acilen toplanan BMGK'da 'kınama' kararının Rusya ve Çin'in itirazına takılmasıyla daha anlaşılır hale gelmiştir. Sudan yaşadığı derin yönetim travmaları ile ABD-İngiltere- AB-BAE-İsrail ekseni ile Rusya-Çin ekseninin çıkarlarının çatıştığı Afrika kıtasının sembol ülkesi olarak gerçek bir cehennemi temsil etmektedir. Türkiye'nin soğukkanlılıkla izlediği Sudan'da her zaman ve şartta etkili olabilme potansiyelini koruması ve dengelerin bozulduğu bu Müslüman ülkeye stratejik destek vermeye devam etmesi gerekmektedir.
Seçkin Deniz, 04.11.2021

I- Hızlı Düşünce; Sudan'daki Darbenin Arkasında Ne Var?

-FAST THINKING: What’s behind the coup in Sudan?-

The Atlantic Council, 25 Ekim 2021

Pazartesi günü (25 Ekim 2021), Sudan ordusu, ülkenin siyasi reform yolunda zaten yavaş olan ilerlemesini engellemesi muhtemel görünen bir darbeyle ülkenin sivil liderlerini (Başbakan Abdalla Hamdok da dahil) tutukladı. Hareket, eski diktatör Ömer El Beşir'e sadık yanlıların başarısız bir devralma girişiminden sadece haftalar sonra ve Sudan'ın sivil ve askeri liderleri arasındaki gerilimlerin kırılma noktasına ulaştığına dair tekrarlanan uyarılar arasında geldi. Devlet kurma projesinde Sudan ve küresel ortaklar için sırada ne var? Atlantik Konseyi Uzmanları tartışıyor.

4 Haziran 2021 Cuma

SA9232/SD2095: İmparatorluk Siyasetçisi Joe Biden'ın Uzun Savaşı-17; 1998- Çöl Tilkisi Operasyonu, 1998- Sudan ve Afganistan Bombalamaları

     Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz serisinin bu bölümündeki analizler, Afganistan, Irak, Somali, Yemen, Nijerya, eski Yugoslavya ve dünyanın başka yerlerinde savaş muhabirliği yapan The Intercept'in üç kurucu editöründen biri, kıdemli muhabiri ve Genel Yayın Yönetmeni olan Jeremy Scahill'e aittir ve ABD Başkanı Joe Biden'ın 50 yıla yaklaşan siyasi hayatına, daha doğrusu 'Kirli ve Çelişkilerle Dolu Siyasi Hayatı'na odaklanmaktadır. İnsanlık dışı kanlı politikaları tasarlamak, planlamak ve uygulamak olarak özetlenebilecek bir süreç sonunda 'bunama' belirtileri gösterdiği bir dönemde ödül olarak ABD Başkanlığı'na aday gösterilen ve seçilen Joe Biden ABD'nin Kanlı Uzun Savaşı'nın sorumlularından biri olarak ABD İmparatorluğu'nun çöküşünü de hazırlamıştır. Analiz serisinin dikkatle okunması ve bu acımasız şahsın temsil ettiği satanist gücün dünyaya ve insanlara neler yaptığının detaylarıyla bilinmesi gerekmektedir. Obama yönetimindeki ABD'nin Başkan Yardımcısı Biden, 5 Ekim 2014'te Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı telefonla arayarak, 2 Ekim 2014 günü Harvard Üniversitesi’nde yaptığı, IŞİD sorunundan Türkiye’yi de sorumlu tutan açıklamaları nedeniyle özür dilemişti. Biden,“Bölgedeki müttefiklerimiz, Suriye’deki en büyük problemimizdi” demiş ve Erdoğan’ın da kendisine “Siz haklıydınız” dediğini belirtmişti. Erdoğan ise  bu sözleri söylediğini reddederek Biden’dan özür beklediğini dile getirmişti. Sonsuz Ark, (IŞİD'ın gerçek organizatörlerinden biri olduğunu düşündüğü) eski ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'in sürekli yalan söylediğine ilişkin üç ayrı analizi içeren 'SA920/ÇY4-DB17: Joe Biden Yine Yalan Söylerken Yakalandı' başlıklı yayınıyla tarihe kayıt düşmüştü. Başkanlık seçimleri sürerken, Ağustos 2020'da ortaya çıkan konuşmasında Türkiye'yi izole etmekten ve Erdoğan'a karşı muhalefeti desteklemekten söz etmişti Joe Biden: "Bir yol haritamızın olduğunu açıkça göstermemiz lazım. Düşündüğümüz şeyle ilgili sesimizi yükseltmemiz lazım, bedel ödemeli. Nasıl çalışacaklarını anlamak için çevresinde F-15 savaş uçağı uçurdukları hava savunma sistemi olduğuna göre ona belli silahları satmaya devam edip etmeyeceğimiz konusunda bedel ödemeli. Yani çok endişeliyim. Ama benim yaptığım gibi onlarla doğrudan temasa geçip Erdoğan'ı yenecek duruma gelmeleri için hala var olan Türk liderliği unsurlarından daha fazla verim almalı ve onları güçlendirmeliyiz. Darbe ile değil, seçim süreci ile... Partisi, İstanbul'dan dışarı atıldı. Peki biz ne yapıyoruz? Burada oturup boyun eğiyoruz." Türkiye, kendisine soykırım iftirası atan bu kanlı ve soykırımcı geçmişe sahip ABD'nin Başkanı'na karşı çok dikkatli olmalı, ancak cesur adımlar atmakta tereddüt etmemelidir.
Seçkin Deniz, 04.06.2021


A Half-Century of Joe Biden’s Stances on War, Militarism, and the CIA
İmparatorluk Siyasetçisi: Yarım Asırlık Siyasetçi Joe Biden'ın Savaş, Militarizm ve CIA ile İlgili Duruşları
JOE BIDEN’S LONG WAR

1998- Çöl Tilkisi Operasyonu- Operation Desert Fox

ABD, Irak Kurtuluş Yasası'nın hemen ardından, Irak'a "Çöl Tilkisi Operasyonu" adını verdiği dört günlük bir bombalama kampanyası yürüttü.

25 Şubat 2021 Perşembe

SA9094/SD1981: Afrika Boynuzu'nda Barışçıl Düzene Doğru

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız metin, 2019'da Nobel Barış Ödülü'nü sahibi, Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti Başbakanı Abiy Ahmed'e aittir ve Başbakanı olduğu Etiyopya Hükümeti'nin ayrılıkçı ve etnik terör üreten Marksist-Leninist temelli Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (Tigray People’s Liberation Front-TPLF)'ine yönelik operasyonlara odaklanmaktadır. Adiy Ahmed'in net hedefi açıktır: "TPLF'den arınmış bir Etiyopya, barışı ve kapsayıcı kalkınmayı destekleyecektir. İçsel olarak, 'Yeni Etiyopya'mız, Tigray'ın acı çeken insanları da dahil olmak üzere tüm kurucu gruplarımız arasında eşitliğe dayanacaktır. Dışarıdan, ulusal çıkarlarımızın komşularımızınkilerle ayrılmaz bir şekilde bağlantılı olduğunu kabul edecek şekilde hareket edeceğiz."
Seçkin Deniz, 25.02.2021


Toward a Peaceful Order in the Horn of Africa

"Etiyopya hükümetinin Tigray Halk Kurtuluş Cephesi karşısındaki zaferi yüksek maliyetli oldu ve kuzey Tigray'deki insani durum ciddiyetini koruyor. Ancak, yalnızca insani davranış normlarına bağlı bir hükümete sahip barış içinde bir Etiyopya bölge ve ötesinde yapıcı bir rol oynayabilir."

Etiyopya federal hükümeti tarafından üstlenilen operasyonlar, Tigrayan halkını Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'nin (Tigray People’s Liberation Front-TPLF) onlarca yıldır yürüttüğü kötü yönetimden kurtardı. Bu, Etiyopya’nın geleceği ve Afrika Boynuzu ve ötesindeki rolü hakkında yeni umutların yanı sıra endişeleri de körükledi.

26 Ocak 2021 Salı

SA9047/SD1944: Sudan-İsrail İlişkilerini Normalleştirmek Artık 'Tehlikeli Bir Oyun'

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız metin, Amerika Birleşik Devletleri Barış Enstitüsü kıdemli danışmanı Payton Knopf ve John C. Whitehead Uluslararası Diplomasi - Dış Politika, Güvenlik, Strateji ve Teknoloji Merkezi misafir araştırmacısı Jeffrey Feltman'ın ortak çalışmasıdır ve eski ABD Başkanı Donald Trump'ın başlattığı Abraham (İbrahim) Anlaşmaları kapsamında Arap ülkelerinin İsrail ile imzaladıkları normalleşme anlaşmasına Sudan'ın dahil edilmesine odaklanmaktadır. 24 Eylül 2020 tarihli bu analizin yazılmasına neden olan gelişme bir kırılma noktasının somut olarak ortaya çıktığı 23 Eylül 2020'de yaşanmıştı. Sudan, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki hükümet heyetinin orada bulunan ABD heyetiyle İsrail ile normalleşmeyi görüşmeye yetkili olmadığını açıklamış, Sudan Geçici Hükümeti Sözcüsü Faysal Muhammed Salih, düzenlediği basın toplantısında çok net bir tutum ortaya koymuştu: "Egemenlik Konseyi başkanına (Orgeneral Abdulfettah el-Burhan) eşlik eden hükümet heyetinin İsrail ile normalleşmeyi görüşmek için yetkisi bulunmuyor.Analistlerin, Sudan'ın İsrail ile normalleşme anlaşması imzalanması karşılığında teröre destek veren ülkeler listesinden(*) çıkarılacağı ve zor durumdaki Sudan ekonomisine BAE tarafından finansal destek sağlanacağı vaadi ile yaşanacak normalleşmenin, halk desteği olmayan bir yönetim tarafından sağlanması durumunda Sudan'daki geçiş sürecinin bozulacağını ve ABD-BAE-Suud-Avrupa ve İsrail'in desteklediği Başbakan Abdullah Hamdok'un zor durumda kalacağını ileri sürerek normalleşmenin ertelenmesini önermektedirler. (Brookins Enstitüsü'nün analistlerinin katkıda bulunduğu ABD politikalarının Sudan'ı nasıl karıştırdığını, halkı nasıl manipüle ederek askerî darbeye ortam sağlandığını anlamak için lütfen Zach Vertin imzalı, 10 Nisan 2019 tarihli "Sudan'ın Değişim Anını Yakalamak: Kongre Nasıl Yardımcı Olabilir?" başlıklı yayınını okuyunuz ve eğer Türkiye'de aynı şekilde 2012, 2013, 2014, 2015 ve 2016'da planladıkları terör, kaos ve askerî darbe gerçekleşse idi ne olacağını dikkatle irdeleyiniz)  ABD Başkanı Donald Trump, analizin yayınlanmasından bir ay sonra, 24 Ekim 2020'de Sudan'ı "teröre destek veren ülkeler" listesinden çıkarma kararını imzaladığını Kongre'ye bildirdi. "Sudan Kudüs'e ihanet etmeyecek", "Siyonist İsraille barışa hayır", "Lideri Hazreti Muhammed olan ümmet boyun eğmeyecek", "Aksa inancımızdır" yazılı pankartlar taşıyan, "Normalleşmeye karşı Sudanlılar Hareketi"nin çağrısıyla başkentteki Hartum Üniversitesi Tıp Fakültesi önünde toplanan çoğunluğu üniversite öğrencilerinden oluşan göstericiler, hükümetin İsrail ile diplomatik ve ticari ilişkileri yeniden başlatma kararını protesto ettiler. 26 Ekim 2020'de Sudan Dışişleri Bakanı Ömer Kameruddin, geçiş hükümetinin İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesini kabul ettiğini ancak anlaşmanın yürürlüğe girmesinin yasama meclisinin kurulması ile anayasal yapının tamamlanmasının ardından gerçekleşeceğini, konunun parlamentonun onayına bağlı olduğunu belirtti. 14 Aralık 2020'de ABD Hartum Büyükelçiliği, Sudan’ın teröre destek veren devletler listesinden çıkartılma kararının yürürlüğe girdiğini açıkladı. 6 Ocak 2021'de, İsrail ile Sudan arasında varılan normalleşme anlaşması için ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin, Sudan Maliye Bakanı Hibe Muhammed Ali ve Sudan Adalet Bakanı Nasruddin Abdulbari'nin katıldığı resmi imza töreni, başkent Hartum’da ABD Büyükelçiliğinin ev sahipliğinde yapıldı. Mnuchin ile Abdulbari, "Abraham Accords (İbrahim Anlaşması)" adı verilen metni imzaladı. Anlaşmaya imza atan Sudan, böylece Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’in ardından İsrail ile ilişkilerini resmen normalleştirdi. Sudan'daki protestolar, Sisi-Suud-BAE liderliğindeki Türkiye-Katar karşıtı cephenin Katar'a yönelik yaptırımlarda geri adım atması ile kısmen durmuş olsa da, Sudan her an patlamaya hazır bir bomba durumundadır. Türkiye'nin Sudan konusunda gerektiği zaman aktif ve açık diplomasi uygulamalarını sıklaştırması, önceki yönetim döneminde yapılan anlaşmalara binaen askerî opsiyonları masada tutacağını belli etmesi gerekmektedir.
Seçkin Deniz, 26.01.2021


Normalizing Sudan-Israel relations now is a dangerous game

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn, İsrail'le barış ilan ederek Mısır ve Ürdün'e katılırken, "sırada kim var?" sorusu genellikle coşkuyla batıya, Hartum'a doğru bakıyor. Abraham (İbrahim) Anlaşmalarına yeni bölümler eklemek ABD'nin çıkarına, ancak Sudan'da başarılı bir geçiş de öyle. Ve atılan bu adımların sırası kritiktir. Popüler (halktan gelen) bir yetkiye sahip birleşik bir Sudan hükümeti, İsrail ile daha iyi sıcak ve sürdürülebilir bir barış oluşturabilecek iken, aceleye getirilmiş bir İsrail-Sudan anlaşması Sudan'daki geçiş dönemini bozma ve Sudan'ın İslamcıları ve yabancı destekçileri için yenilenmiş bir destek oluşturma potansiyeline sahiptir.

7 Haziran 2019 Cuma

SA7732/KY68-EA10: Sudan'da Kandaka İsyanı

"Sudan'daki ayaklanmanın, 2000 yıl önceki putperest dönemden ilham aldığı için "Kandaka İsyanı" olarak tanımlanması uygundur."


"Sudan’da ölü sayısı 101’e yükseldi, muhalifler müzakere teklifini reddetti."


Sudan'da muhalifler müzakere teklifini reddetmiş; muhaliflerin liderleri, ilişki ağları hakkında bilgisi olan paylaşsın. (Sudan hakkında uzmanım diyenler kollarını sıvasın bir zahmet. Bilgi lazım bilgi, ama ölü sayısı değil liderler ve ilişki ağları.)

1 Haziran 2019 Cumartesi

SA7721/TG260: Yemen’deki Savaştan Kim Kâr Ediyor?-II

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analizin bir paragrafı tam olarak şöyle başlamaktadır: "Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Suudi Arabistan (ve BAE, Seçkin Deniz ekledi), ABD'den gelen destekle 2015'ten bu yana dünyanın en fakir beşinci ülkesi olan Yemen'i bombalıyor." Yazar Alex Kane 'Suudi Arabistan’a yaptıkları silah satısından milyonlarca dolar kazanan General Dynamics, Boeing ve Raytheon şirketleri için Yemen Savaşı oldukça kârlı geçtiğini' söylüyor. Yemen, Suudi Arabistan ve BAE gibi BM kayıtlarında müslüman bir ülke olarak yer alan bir ülke ve kendisine destek çıktığını söyleyen İran da müslüman ülke; hepsi birlikte hem can hem mal hem de para kaybediyorlar... Bu alçakça katliamın durdurulması için (BM ve Türkiye dahil) yapılan çağrıların işe yaramadığı, açlık, hastalık üreten savaş sefaletinin sürdüğü Yemen, tarih için açık bir kanıt olarak, savaş lordlarının salyalarıyla suladığı ve kanını emdiği bir coğrafya olarak burada, herkesin huzurunda duruyor.
Seçkin Deniz, 01.06.2019

Here’s Exactly Who’s Profiting from the War on Yemen-II

Suud- ABD arasındaki ilişkilerin temeli, Suudi Arabistan’da 1938 tarihinde petrolün keşfi ve Franklin Roosevelt’in ‘güvenlik için enerji’ anlaşmasını Suud monarşisi ile imzalamasına dayanır. Günümüzde ise ikili arasındaki ilişkiler petrolün yanı sıra İran’a karşı jeopolitik ittifak ve silah anlaşmaları ile daha da güçlenmiş durumdadır.  

25 Mayıs 2019 Cumartesi

SA7702/TG259: Yemen’deki Savaştan Kim Kâr Ediyor?-I

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analizin bir paragrafı tam olarak şöyle başlamaktadır: "Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Suudi Arabistan (ve BAE, Seçkin Deniz ekledi), ABD'den gelen destekle 2015'ten bu yana dünyanın en fakir beşinci ülkesi olan Yemen'i bombalıyor." Yazar Alex Kane 'Suudi Arabistan’a yaptıkları silah satısından milyonlarca dolar kazanan General Dynamics, Boeing ve Raytheon şirketleri için Yemen Savaşı oldukça kârlı geçtiğini' söylüyor. Yemen, Suudi Arabistan ve BAE gibi BM kayıtlarında müslüman bir ülke olarak yer alan bir ülke ve kendisine destek çıktığını söyleyen İran da müslüman ülke; hepsi birlikte hem can hem mal hem de para kaybediyorlar... Bu alçakça katliamın durdurulması için (BM ve Türkiye dahil) yapılan çağrıların işe yaramadığı, açlık, hastalık üreten savaş sefaletinin sürdüğü Yemen, tarih için açık bir kanıt olarak, savaş lordlarının salyalarıyla suladığı ve kanını emdiği bir coğrafya olarak burada, herkesin huzurunda duruyor.
Seçkin Deniz, 25.05.2019


Here’s Exactly Who’s Profiting from the War on Yemen-I

Bir insan hakları gözlem araştırmacısı olan Priyanka Motaparthy, Yemen’in Mastaba kasabasına 28 Mart 2016 tarihinde ulaştığında; büyük kraterler, tahrip olmuş binalar, enkazlar, parçalanmış kıyafetler ve insanlardan kopmuş parçalarla karşılaştı. İki hafta önce, bir savaş uçağı iki güdümlü füze ile pazarı bombalamıştı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) raporunda, füzelerin 15 Mart'ta takriben öğlen saatlerinde atıldığı ve 25 çocuk da dâhil olmak üzere 97 sivilin öldürüldüğü bildirilmişti. 

17 Mayıs 2019 Cuma

SA7680/TG258: Sudan: Bir Devrimi Rayından Çıkarmanın Sessiz Yolu

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz Middle East Eye'in baş editörü David Hearst'e aittir ve Sudan'da gelişen olayların iç yüzüne dair detaylarda çalışmaktadır... ABD-İsrail-Suud-BAE çetesinin Sudan'daki halkın taleplerini manipüle ederek Mısır'da olduğu gibi devrimi çalmaya çalıştıklarını tescil etmektedir.
Seçkin Deniz, 17.05.2019


Sudan: The quiet way to derail a revolution

"Suudilerin ve BAE'in kesinlikle istemedikleri şey, Sudan’da bağımsız ve temsil yetkisine sahip yeni bir hükümetin ortaya çıkması."

Geçen hafta bir Suud-BAE birleşik delegasyonunun, heyet üyelerinin isimleri resmen açıklanmamasına rağmen, Sudan'ın geçici askeri konsey üyeleriyle toplantılar gerçekleştirmek üzere Hartum'a geldiği bildirildi. BAE’liler ve Suudiler, Yemen, Mısır, Tunus ve Libya’da uzun zamandır başta olan liderlere ve hizmet ettikleri sistemlere karşı gerçekleşen halk ayaklanmalarını bastırmaya çalıştı. 

10 Mayıs 2019 Cuma

SA7655/KY61-FÖ6: Sudan Darbesi ve Türkiye

"Türkiye sadece Türkiye’den ibaret değil; al sancağın gölgesi asırlardır hangi dinden, ırktan olursa olsun tüm mazlumlar için bir sığınak olmaya devam ediyor, etmeye de devam edecek!"


Sudan darbesine giden yolda her ne kadar Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’ın direkt dahli varsa da asıl icazetin alındığı adres hiç şüphesiz Amerika ve İsrail. Darbe gerçekleştikten sonra, geçtiğimiz hafta görevinden istifa eden Sudan Güvenlik ve İstihbarat Servisi (NISS) şefi Salah Abdullah Gosh, 11 Eylül saldırıları sonrası CIA ile yakın ilişkiler kurmuş, Amerika’nın şüphelendiği isimlerin yakalanmasını sağlamış ayrıca el-Kaide ile ilgili bilgi akışında bulunan bir isimdi. Hatta 2005 yılında yaptığı Amerika ziyareti bazı kongre üyeleri  tarafından protesto (Darfur katliamından dolayı) edilse de etkin işbirliği ile Salah Gosh’tan “CIA’in Hartum’daki adamı” olarak bahsediliyordu. 

27 Aralık 2018 Perşembe

SA7322/KY49-İTIĞLI155: Sudan’da İsyan Sesleri

"Sudan’da Beşir’in devrilmesini, sadece bir yönetim değişikliği şeklinde algılamak yanlış. Çünkü Sudan’ın temsil ettiği derin anlamlar var. Bu yüzden sudan konusunda temkinli olunmalı, aceleci yaklaşımlardan uzak durulmalı."


Sudan’da bir süredir Atbara şehri başta olmak üzere yönetime karşı isyan sesleri yükseliyor. Halk Omdurman, Hartum, Dongola, Sennar, Kadarif, Port Sudan olmak üzere sokaklarda. Gösterilerde güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu onlarca kişi hayatını kaybetti. Bu gösteriler devam ederse belki de yüzlerce kişi hayatını kaybedebilir.

29 Mart 2018 Perşembe

SA5866/KY49-İTIĞLI96: Türkiye’nin Sudan’ı

"Artık bizim de zihinlerimizde yeni bir Sudan var. Bu Sudan iç çatışmalar, savaşlar, askeri darbelerle anılan bir Sudan değil. Bu Sudan, Türkiye kardeşliğinde bir Sudan algısı. Afrika’nın pak ve gür sesi Sudan…"


10 yıl aradan sonra tekrar Sudan’dayım. Diğer Afrika ülkeleri arasında Sudan’ın daima farklı bir yönü olmuştur bende. Kendimi her zaman Sudan’a yakın hissetmişimdir. Diğer Afrika ülkelerinde yabancılık duygusu daha ağırdır. Sokaklarda ve caddelerde dolaşırken “farklı” olduğunuzu hissedersiniz. Fakat burada böyle bir his olmaz. Sudanlı insanların sizden hiçbir farkı yoktur. Kuşkulu, çekinceli bakışları burada bulmazsanız.

Sudan’ı “Türklere daima gülümseyen ülke” olarak tanımlarım hep. Evet diğer Afrika ülkelerinde göremediğiniz sıcaklığı, gülümsemeyi burada bolca görebilirsiniz. Afrika ülkelerinde belki iklim ve çevre şartlarının etkisi ile kasvetli bir hava sezersiniz. Sanki her şey size gri bulanık görünür. İki yıldır Etiyopya Addis Ababa’da yaşamama rağmen, hep bu “griliği” fark ettim. Grinin bütün tonları sanki bu şehre hakim olmuştu. Diğer renkler gri içinde kayboluyordu. Fakat Hartum’da aydınlığı daha çok, renkleri daha diri hissedersiniz. İstanbul’da mavi nasılsa burada da aynıdır. Yeşilin tonları, mavinin bereketliliği burada da sizi büyüler.

11 Ocak 2018 Perşembe

SA5465/KY60-ES44: Erdoğan Sudanlıların Kalplerindeki Lider



Erdoğan’ın Sudan, Çad ve Tunus’a yaptığı Afrika gezisi, hafızalarda yapılan önemli antlaşmalar ve halkın sevgi gösterileri ile yer aldı. Türkiye’nin eski Çad Büyükelçisi Prof. Ahmet Kavas ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Afrika ziyaretini değerlendirdik. 

Bu vesileyle geçtiğimiz günlerde Çad’da Kavas’ın adına açılan iktisat ve sosyal bilimler enstitüsünü de konuştuk.

Afrika 21. yüzyılın kıtası olarak öne çıkıyor. Afrika’da varsan, kazananlar arasındasın deniyor. Bunun sebebi nedir? Neden önemli Afrika?

SA5464/KY49-İTIĞLI84: Afrika’daki Osmanlı adaları: Sevakin, Zeyla, Masavva

"Tarih bir bakıma hatırlama sanatıdır. Hatırlamanın idrakine varabilmek için de imar ve inşa gereklidir. İşte Erdoğan’ın Afrika ziyareti bu idrakin gerçekleşmesinde atılmış önemli bir adım ve başlangıçtır."


Tarihçiler Osmanlı’nın bir nehir devleti olduğu kadar bir adalar devleti olduğunda da hem fikir. Osmanlı Devleti’ni bir okyanus imparatorluğu olarak adlandıramayız ama bir deniz devleti olduğunu da biliriz. Akdeniz, Karadeniz ve Kızıldeniz tarihte çok uzun bir süre Osmanlı devletinin hâkimiyetinde kalmış ve bu adalar ve yarımadalar Osmanlı tarafından yönetilmiştir.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Sudan’a yaptığı ziyaret tekrar Osmanlı Devleti’nin Sahra-Altı Afrika’daki topraklarını gündeme getirdi. Bir bakıma Türkiye bu ziyaretle geçmişi tekrar hatırladı, kendisinden binlerce kilometre uzaklıktaki bu yerlerin daha bir asır öncesine kadar kendi toprağı olduğunu düşünerek, bugün harabeye dönmüş bu bölgelerin tekrar imar edilmesi gerektiğini düşündü.

Seçkin Deniz Twitter Akışı