10 Temmuz 2020 Cuma

SA8708/TG300: Globalistler ve İslamcılar: Yeni Bir Dünya Düzeni İçin 'Medeniyetler Çatışması'nı Kışkırtmak-IV

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin, Red Moon Rising - The Rapture and the Timeline of the Apocalypse Paperback'in yazarı Peter D. Goodgame'ın 'The Globalists and the Islamists' adlı kitabına aittir. "Geçtiğimiz yarım yüzyıl boyunca dinin etkisi, dünyanın Batı kesiminde ve Doğu'nun çoğu kesiminde azaldı. Maneviyat, yaşam standartları yükseldikçe ve popüler kültür de neredeyse tamamen laik hale geldiğinden materyalizmle yer değiştirdi. Orta Doğu'da durum neden farklıydı? Yahudi-Hıristiyan etiği nasıl aşındı, buna karşılık İslam etiği bariz bir canlanma yaşadı mı? Bu çalışma, bu durumun tesadüfen meydana gelen bir şey olmadığını ve militan İslam'ın, uzun vadede bir dünya hükümeti kurulması hedefine ulaşmak için baskın Anglo-Amerikan kurumların küresel seçkinleri tarafından oynanan bir kart olduğunu açıklamaya çalışacaktır." şeklindeki sunumuyla geçmiş yüzyılların resmi tarih söylemlerinin arkasına sarkan ve günümüzdeki kaosun, yaygınlaşan dinsizliğin ve ahlaksızlığın temel nedenlerini, Globalistlerin  'Militan İslam' kavramını üreterek ve müslümanları satanist küresel bir devlet kurmak amacıyla kullanarak Yahudi-Hristiyan Etiğinin aleyhine İslam Etiği'nin lehine bir canlanma yaşayıp yaşamadığını sorgulamaktadır. Eylül 2013'te planladığım ve üzerinde çalıştığım ve 7 Ekim 2018 Pazar günü yayınladığım  'SA6940/SD1156: İslamcılık; Zehirli Maya (Aşı) ya da Masonik Kara Büyü' başlıklı çalışmamda 'İslamcılık' maskesi ve 'Masonluk' aracılığı ile Osmanlı İmparatorluğunun müslüman topluluklarının nasıl ayrıştırıldığını ve kurulan yapay ulus-devletlerin kukla yönetimler tarafından nasıl Satanizmin hizmetine sunulduğunu ve Satanist Masonların İslam'ın içini nasıl boşaltmaya çalıştığını incelemiş ve mason olduğu kesin olarak açığa çıkan câni Fetullah Gülen liderliğindeki dinî cemaat-nurculuk  maskeli FETÖ üyesi generallerce, 15 Temmuz 2016'da, ahlakı ve dinî değerleri önceleyen politikalara sahip Erdoğan liderliğindeki Türkiye'ye askerî darbe yapmaya çalışan ve halk tarafından durdurulan Masonik İslamcılığı şöyle tanımlamıştım: "İslamcılık, 1789'la Fransa'da egemen hâle gelen masonların, yer küredeki bütün imparatorlukları yıkma girişimlerini içeren bütüncül bir organizasyonun Osmanlı İmparatorluğuna yönelik olan hamlesinin adıdır ve Sultan III. Selim’den itibaren güçlenerek II. Mahmut, Abdülmecid, Abdülaziz ve II. Abdülhamid liderliğindeki Osmanlı İmparatorluğu'nu, İstanbul, İzmir, Selanik, Manastır, Mısır, Şam, Beyrut gibi merkezlerde kurulan gizli mason localarında olgunlaştırılarak parçalayan ve yıkan bir hançerdir. Günümüz tartışmalarının amacı da yeniden güçlenen, bölgesel ve küresel bütünleşik bir strateji izleyerek masonların hakimiyet alanlarını daraltan Türkiye Cumhuriyeti'nin Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki yönetimini hedef hâline getirerek yeniden parçalamak ve etkisiz hâle getirmekti", 06.09.2008 tarihli 'SA24/SD5: İslamcılık: Kara Büyü' başlıklı çalışmamda da Peter D. Goodgame'un "Yahudi-Hıristiyan etiği nasıl aşındı, buna karşılık İslam etiği bariz bir canlanma yaşadı mı?" şeklindeki sorusunu o sormadan (2014) 6 yıl önce (2008) cevap vermiştim: "İslamcılık anaforu, Müslüman zihinlerden sürekli yeni kurbanlar devşirmektedir. Geleneksel diye, dışlanan ve aşağılanan bozunmaya uğramış 17,18,19 ve 20. yüzyıl İslam algısına alternatif olarak ortaya konan ve  terakkîyi hedefler görünen İslamcılık kara büyüsü, daha fazla tahrif ve tahribe aracılık etmeden Müslümanların  düşüncelerinden uzaklaştırılmak zorundadır."  Satanistler, önce kendi topluluklarını, Yahudileri -Siyonist-Laik-Fanatik-Ortodoks diyerek parçaladılar ve Yahudi etiğini, tahrif edip etkisizleştirdiler, eş zamanlı olarak Katolik-Ortodoks-Protestan etiğini ve İslam Etiğini yetiştirdikleri profesyoneller aracılığı ile yok ettiler; bugün diktatör Arap liderleri, aynı satanist gücün birer piyonu olarak elde ettikleri dokunulmazlıkla hem İslam'a hem de Müslümanlara yönelik soykırım politikalarını acımasızca uygulamaktadırlar. Yayınladığımız bu çeviri seti, eksik bilinenlerle örtülmek istenen gerçeğin açığa çıkması için faydalı olacaktır diye düşünüyoruz.
Seçkin Deniz, 10.07.2020

The Globalists and the Islamists:
Fomenting the "Clash of Civilizations" for a New World Order

Birinci Bölüm: İngilizler, Orta Doğu ve Radikal İslam

BCCI (Bank of Credit and Commerce International / Uluslararası Kredi ve Ticaret Bankası) başlangıçta gevşek bankacılık kısıtlamaları ile ünlü Lüksemburg’da şirketleşti ve kısa bir süre sonra açılan şube ve holding şirketleri ile dünya çapında yayıldı: Cayman Adaları, Hollanda Antilleri, Hong Kong, Abu Dabi, Washington DC ve hemen hemen her yerde.

SA8707/KY69-EY626: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


9 Temmuz 2020 Perşembe

SA8706/SD1742:Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 571 (06-10 Temmuz 2019)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, her günün tweetlerini aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(06-10 Temmuz 2019)  (Temmuz  2019: 5.083  Tweet+Önceki Toplam: 372.715+5.083= 377.798 Tweet)

06 Temmuz 2019
bi kenara çekil de boşluklarını yayma... anlam yerinde, senin aklın kayboldu, arayanlar gibi, olanı görmek işine gelmiyor.) https://t.co/PkyOS133W4

06 Temmuz 2019
mülteci sömürgeni konuşuyor, senin gibiler yüzünden konu bu hale geldi, bi kenarda dur da konuyu çözümleyelim https://t.co/w3Wfx1sQVg

SA8705/KY69-EY625: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


8 Temmuz 2020 Çarşamba

SA8704/SD1741: Değirmenler/ Kiler 37 (Geleceğin Çağırmadığı Tek Şey)

"Geleceğin elleri, karanlığın ya da aydınlığın içindekilere aldırmaz... gelecek her şeyi değiştirecektir..."


Geleceğin berrak ellerini teninde hissetmeye ne kadar meraklıdır insan?

Geleceğin, bilginin kollarına, kanatlarına sarılı çağrısı ne kadar cezbedici, değil mi?

Hayâllerin içine giren nefis ses figürlerinden oluşan çağrı...

SA8703/KY69-EY624: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


7 Temmuz 2020 Salı

SA8702/SD1740 "tanrılık hezeyânı" 13.09.2004/ 239. patika



... insanların yaratıcı'ya karşı duran davranışlarını ve yaratıcı'nın onlara verdiği cezaların kesinliğini, uygulanışını okuduğunuzda veya öğrendiğinizde sanırım en renkli ve en heyecan verici insan üretimi öyküleri hemencecik bir tarafa bırakmıyorsunuz...
...bence bırakmalısınız...
...ama galiba o en renkli ve en heyecan verici öykülerin içinde yol almak, size daha câzip geliyor...
...aşkların, macerâların ve hayâllerin üstüste konulup, yazarın zekâsıyla çevrelediği o basit, o tekdüze aynılık delisi öykülerin, gerçekten yaşanmış olanlardan çalınmış parçacıklar olduğunu gördünüz mü?...
...bir yazar, asla bir şey yaratamaz/üretemez öykülerinde...
...kocaman bir iddia, değil mi ama?...
...ne üretir sizce yazar?...
...yani yaşanmamış bir tek davranış, kelime, sonuç var mıdır yazdıklarında?...
...varsa yaşanmışlıktan alınmıştır; yoksa zaten olamayacağı için yoktur...
...ütopik ve sürreel öykülerden mi bahsetti biri?...

SA8701/SD1739: İsveç, Salgın ve Güvencesiz Çalışma Koşulları

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz,  İsveç dışişleri bakanlığında siyasi danışman ve konuşmacı olarak çalışmış, Dagens Arena'nın günlük dijital gazetesine düzenli olarak katkıda bulunan siyaset bilimci ve Stockholm merkezli düşünce kuruluşu Arena Idé' araştırma başkanı Lisa Pelling'e aittir ve İsveç'in Coronavirüs-Covid-19 ile mücadelesinde yaşlılara yönelik koruma vaadini yerine getirip getirmediğine odaklanmaktadır. Lisa Pelling, "İsveç'te Covid-19'dan ölenlerin yüzde 90'ı 70 yaşın üzerindeydi ve çoğu onları koruma sözü veren devletin insafına kalmıştı." derken ölüme terk edilen yaşlılarla ilgili Çağdaş İsveç yaklaşımının da eleştirilmesi gerektiğini vurgularken, yaşlı bakım evleri ve çalışanları ile ilgili parçalı organizasyonun özelleştirmedeki rekabet ve kâr hırsından kaynaklandığını, yaşlılara ve bakıcılara tıbbi ekipman ve iş güvencesi sağlanmadığını, belediyelerin yaşlı bakımı için ayrılan bütçelerini 80'li yıllardan bu yana her geçen zamanda daha da kıstığını hatırlatmaktadır. Görünen o ki Covid-19 ölümlerinde 6. sıraya yerleşen İskandinav kibriyle kuşanmış İsveç 'İnsan Hakları'nı pek umursamamaktadır. Türkiye, vatandaşlarına sağladığı üstün, kapsayıcı ve ücretsiz sağlık sistemiyle Covid-19'a karşı başarılı mücadele vermiş, İtalya, Fransa gibi bir çok ülkeden taşınan vatandaşları gibi, evde ölüme terk edilen vatandaşını İsveç'ten ambulans uçakla getirip tedavi etmiş (24 Nisan 2020'de İsveç'te Covid-19 testi pozitif çıkmasına rağmen tedavi edilmeyen 47 yaşındaki Emrullah Gülüşken'i ve ailesi, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın talimatı üzerine gönderilen ambulans uçakla Türkiye'ye getirildi) ve 4 Temmuz 2020 itibarı ile 138 ülkeye tıbbı ekipman desteği gönderdiği bir zamanda, medeniyet ve insan hakları tartışmalarından münezzeh bir performans sergilemiştir. Türkiye'nin geldiği yüksek seviye artık net bir şekilde ölçülebilir durumdadır.
Seçkin Deniz, 07.07.2020

Sweden, the pandemic and precarious working conditions
"İsveç'teki Covid-19 ölüm oranlarının yüksekliği ile ilgili değerlendirmelerin çoğu kıtlamanın olmamasına bağlanıyordu, ancak yaşlı bakımındaki özelleştirme ve güvencesizlik sorunları ciddi bir şekilde ön plana çıkmalı."

İsveç'te ilk Covid-19 vakaları kaydedildiğinden bu yana, hükümetin stratejisi temelde aynı kaldı; kısıtlama yok, sokağa çıkma yasağı yok, zorunlu yüz maskeleri yok. Bunun yerine, yetkililer virüsün yayılmasını yavaşlatmak için genel olarak halka müdahaleci olmayan önerilerde bulundular: ellerinizi yıkayın, sosyal bir mesafe bırakın, mümkünse evden çalışın ve gereksiz seyahatlerden kaçının. Ana odak risk altındakileri korumaktı; özellikle yaşlılar.

6 Temmuz 2020 Pazartesi

SA8700/SD1738: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 40

"Uçak Adana Havaalanı'na indiğinde saat 19:50’ydi. Giderken kazandığım bir saati yeniden kaybetmiştim. Her zamanki gibi yorgun hissediyordum. İki güne çok şey sığmıştı, hatta bir haftaya. Pazartesi akşamından bugüne dek geçen süre sadece yedi gündü, oysa bir asır geçmiş gibi geliyordu bana."



Lyon’dan İstanbul’a ve oradan da Adana’ya Türk Hava Yolları’nın modern uçakları ve birinci sınıf hizmet anlayışıyla uçuyordum. Star Alliance üyesi olan THY Türkiye'nin bayrak taşıyıcı şirketiydi, ilk uluslararası uçuşunu 12 Şubat 1947’de Atina'ya gerçekleştirmişti ve Avrupa, Orta Doğu, Uzak Doğu, Kuzey Afrika, Orta Afrika, Güney Afrika, Kuzey ve Güney Amerika'ya kadar uzanıyordu şirketin uçakları; 127 ülkede toplam 323 farklı havaalanına uçuyordu.

SA8699/KY69-EY623: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


4 Temmuz 2020 Cumartesi

SA8696/KY1-CÇ732: Yok M Kuşağı

Ad verme hevesiyle ada kavuşan henüz egemen olmayan kuşağa 'Z Kuşağı' denilmesini de anlamış değiliz. Acep bu kuşaktan sonra bir kuşağın olmayacağı “Tarihin Sonu” türünden bir kehanet sevdalısı olarak mı verildi? 


Korkularımızı, hayranlıklarımızı adlandırmada pek bir mahiriz. Allayıp pullamada da öyle. Yenilerde olmasa da şimdi de daha çok insanın diline pelesenk olan bir adlandırma var; Z Kuşağı.

Kerameti kendinden menkul kalpazan ermişlerin etrafında örülen haleden farkı yok bu kuşak için söylenen. Oysa doğal bir şey bu. Tuhaf olan adlandırma hevesi. Sanki yeni bir şeymiş gibi. Toplumsal varlık vücut bulduğundan beri kuşaklar var oldu, farklılıkları da oldu. Olacak.

SA8695/KY69-EY621: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


3 Temmuz 2020 Cuma

SA8694/SD1736: Covid-19'un Etkileri Avrupa Birliği'nde Kadınlara Daha Yüksek Bedel Ödetiyor

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Eurofound sosyal politikalar birimi başkanı, Floransa Üniversitesi'nden uygulamalı istatistiklerde doktora derecesine sahip, Sydney ve Aalborg Üniversitelerinde misafir öğretim üyesi Massimiliano Mascherini ve Eurofound istihdam birimi araştırma görevlisi, Pisa Üniversitesi ekonomi doktorasına sahip Martina Bisello'nun ortak çalışmasıdır ve Covid-19 salgınının erkeklere kıyasla kadınları daha olumsuz etkilediğini görmeye ve göstermeye odaklanmaktadır.  Avrupalı liderlerin henüz üzerinde uzlaşamadığı Avrupa Kurtarma Planı'nda çocukların merkeze alınması gerektiğini söyleyenlerin yanı sıra, analistlerin, "Krizden önce ve son on yıllar içinde yaygınlaşan cinsiyetler arasında ebeveynlik ve ev işlerinin eşit paylaşımına rağmen, bakım çoğunlukla kadınların işi olmaya devam etmiştir." şeklindeki serzenişleri kadınların merkeze alınması gerektiğine işaret etmekte ve nihayetinde "Bu sadece son on yılların cinsiyet eşitliği açısından kazanımlarını savunmak ya da uzun süredir devam eden eşitsizlikleri düzeltmek değil, aynı zamanda hem erkeklerin hem de kadınların yararına daha adil ve daha dayanıklı bir dünya inşa etmek demektir." şeklindeki sonuca ulaşmaları Avrupa'nın bütünüyle 'çökmüş' olan sosyolojik, ekonomik ve sağlık yapısının boyutlarını gözler önüne sermektedir. Satanist-Neoliberal ideologlarının dinsiz-ahlaksız temelli Avrupa Birliği projesi vatandaşlarına en yüksek refahı sunduğu zamanlarda bile insan doğasını aşamamış, kadının ailenin temeli olduğu gerçeğinden kaçamamıştır. Doğal olarak kadını erkeğin iş alanlarına sürükleyerek toplumların bütün dengelerini bozan, bireyleri çaresizliğe iten bu sömürüye dayalı ve sömürü merkezli satanist düzenin tüm tezleri çökmüş ve önereceği hiçbir çözümün bulunmadığı açığa çıkmıştır. Birliğin getirdiği dezavantajlara karşı avantajlarını korumak isteyen Avrupa Birliği vatandaşları bu nedenle sorunlarını satanist AB kurumlarından bağımsız bir şekilde ele almak için 'Avrupa Vatandaşlar Meclisi' talep etmektedirler. Türkiye çökmüş bir proje olarak Avrupa Birliği'nin teşrih masasına yatırmalı ve "Türkiye ile irtibata geçerek tekrar güven inşa etmeliyiz. İlişkilerimizi geliştirmek ve mevcut sorunlarımızı çözmek, AB, Türkiye ve Yunanistan’ın çıkarına olur." demek zorunda kalan AB Dış Politika ve Güvenlik İşleri Yüksek Temsilcisi Josep Borrell'in gerekçeleri üzerinde çalışmalı ve Avrupa Birliğine yardım elimizi uzatarak birliği dışarıdan şekillendirmeliyiz.
Seçkin Deniz, 03.07.2020

Covid-19 fallout takes higher toll on women
"Kadınlar sağlık sonuçları açısından Covid-19'a erkeklerden daha dayanıklı gibi görünse de, ekonomik ve sosyal etkiler söz konusu olduğunda durum böyle değildir."

Avrupa çapındaki kilitlenmeler sonrasında yaşanan kısa dönemli gerileme, kadınların iş beklentilerini erkeklerden daha fazla etkileyecek gibi görünmektedir; bunun başlıca nedeni, ekonomideki farklı işlerde cinsiyet dengesizlikleri olmaktadır.

SA8693/KY69-EY620: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


2 Temmuz 2020 Perşembe

SA8692/SD1735:Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 570 (01-06 Temmuz 2019)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, her günün tweetlerini aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(01-06 Temmuz 2019)  (Temmuz  2019: 5.083  Tweet+Önceki Toplam: 372.715+5.083= 377.798 Tweet)

01 Temmuz 2019
RT @ekremerguder: Trump'ın açıklamaları ve Erdoğan'la yaptığı görüşmeler, Türkiye'ye karşı yapılması planlanan yaptırımları ve S400 konusun…

01 Temmuz 2019
RT @timeturk: #SuudiArabistan #İsrail'e toprak kiralıyor https://t.co/KE53hQuNWx

SA8691/KY69-EY619: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


1 Temmuz 2020 Çarşamba

Sonsuz Ark 8. Yaşında; Yayınlar, İstatistikler ve Analiz/ 2019-2020 Raporu

Sonsuz Ark, yayınladığı manifestosuyla, yeni bir düşünme biçimi/biçemi, hayat ve gerçek algısı oluşturma iddiasında SEKİZ YIL'ı geride bıraktı.

Sonsuz Ark
"Küresel şirketler ve kurumlar eliyle dünyaya hükmeden Satanist Hegemonya'nın insana ve nesline, dinlere ve ahlaka yönelik her türlü saldırısına karşı duracağız"  
Seçkin Deniz, 29 Haziran 2020, Sonsuz Ark

Sonsuz Ark, 8. yılı biterken Türkiye'de dört yüzyıllık yönetim zaaflarını en aza indirecek başlangıcı 7 Şubat 2012'ye sabitlenen 15 Temmuz 2016 FETÖ-NATO-ABD-AB askerî darbesi sonrası halkın direnişi ve Erdoğan'ın liderliği Devlet Bahçeli'nin verdiği destekle 16 Nisan 2017 referandumu ile kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk Cumhurbaşkanı/Başkanı olarak 24 Haziran 2018 seçimleri sonucu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın %52.6 oy oranı ile cumhurbaşkanı seçildiği tarihi sürece tanıklık etmiş ve bu süreci desteklemiştir.

SA8690/TG299: Globalistler ve İslamcılar: Yeni Bir Dünya Düzeni İçin 'Medeniyetler Çatışması'nı Kışkırtmak-III

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin, Red Moon Rising - The Rapture and the Timeline of the Apocalypse Paperback'in yazarı Peter D. Goodgame'ın 'The Globalists and the Islamists' adlı kitabına aittir. "Geçtiğimiz yarım yüzyıl boyunca dinin etkisi, dünyanın Batı kesiminde ve Doğu'nun çoğu kesiminde azaldı. Maneviyat, yaşam standartları yükseldikçe ve popüler kültür de neredeyse tamamen laik hale geldiğinden materyalizmle yer değiştirdi. Orta Doğu'da durum neden farklıydı? Yahudi-Hıristiyan etiği nasıl aşındı, buna karşılık İslam etiği bariz bir canlanma yaşadı mı? Bu çalışma, bu durumun tesadüfen meydana gelen bir şey olmadığını ve militan İslam'ın, uzun vadede bir dünya hükümeti kurulması hedefine ulaşmak için baskın Anglo-Amerikan kurumların küresel seçkinleri tarafından oynanan bir kart olduğunu açıklamaya çalışacaktır." şeklindeki sunumuyla geçmiş yüzyılların resmi tarih söylemlerinin arkasına sarkan ve günümüzdeki kaosun, yaygınlaşan dinsizliğin ve ahlaksızlığın temel nedenlerini, Globalistlerin  'Militan İslam' kavramını üreterek ve müslümanları satanist küresel bir devlet kurmak amacıyla kullanarak Yahudi-Hristiyan Etiğinin aleyhine İslam Etiği'nin lehine bir canlanma yaşayıp yaşamadığını sorgulamaktadır. Eylül 2013'te planladığım ve üzerinde çalıştığım ve 7 Ekim 2018 Pazar günü yayınladığım  'SA6940/SD1156: İslamcılık; Zehirli Maya (Aşı) ya da Masonik Kara Büyü' başlıklı çalışmamda 'İslamcılık' maskesi ve 'Masonluk' aracılığı ile Osmanlı İmparatorluğunun müslüman topluluklarının nasıl ayrıştırıldığını ve kurulan yapay ulus-devletlerin kukla yönetimler tarafından nasıl Satanizmin hizmetine sunulduğunu ve Satanist Masonların İslam'ın içini nasıl boşaltmaya çalıştığını incelemiş ve mason olduğu kesin olarak açığa çıkan câni Fetullah Gülen liderliğindeki dinî cemaat-nurculuk  maskeli FETÖ üyesi generallerce, 15 Temmuz 2016'da, ahlakı ve dinî değerleri önceleyen politikalara sahip Erdoğan liderliğindeki Türkiye'ye askerî darbe yapmaya çalışan ve halk tarafından durdurulan Masonik İslamcılığı şöyle tanımlamıştım: "İslamcılık, 1789'la Fransa'da egemen hâle gelen masonların, yer küredeki bütün imparatorlukları yıkma girişimlerini içeren bütüncül bir organizasyonun Osmanlı İmparatorluğuna yönelik olan hamlesinin adıdır ve Sultan III. Selim’den itibaren güçlenerek II. Mahmut, Abdülmecid, Abdülaziz ve II. Abdülhamid liderliğindeki Osmanlı İmparatorluğu'nu, İstanbul, İzmir, Selanik, Manastır, Mısır, Şam, Beyrut gibi merkezlerde kurulan gizli mason localarında olgunlaştırılarak parçalayan ve yıkan bir hançerdir. Günümüz tartışmalarının amacı da yeniden güçlenen, bölgesel ve küresel bütünleşik bir strateji izleyerek masonların hakimiyet alanlarını daraltan Türkiye Cumhuriyeti'nin Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki yönetimini hedef hâline getirerek yeniden parçalamak ve etkisiz hâle getirmekti", 06.09.2008 tarihli 'SA24/SD5: İslamcılık: Kara Büyü' başlıklı çalışmamda da Peter D. Goodgame'un "Yahudi-Hıristiyan etiği nasıl aşındı, buna karşılık İslam etiği bariz bir canlanma yaşadı mı?" şeklindeki sorusunu o sormadan (2014) 6 yıl önce (2008) cevap vermiştim: "İslamcılık anaforu, Müslüman zihinlerden sürekli yeni kurbanlar devşirmektedir. Geleneksel diye, dışlanan ve aşağılanan bozunmaya uğramış 17,18,19 ve 20. yüzyıl İslam algısına alternatif olarak ortaya konan ve  terakkîyi hedefler görünen İslamcılık kara büyüsü, daha fazla tahrif ve tahribe aracılık etmeden Müslümanların  düşüncelerinden uzaklaştırılmak zorundadır."  Satanistler, önce kendi topluluklarını, Yahudileri -Siyonist-Laik-Fanatik-Ortodoks diyerek parçaladılar ve Yahudi etiğini, tahrif edip etkisizleştirdiler, eş zamanlı olarak Katolik-Ortodoks-Protestan etiğini ve İslam Etiğini yetiştirdikleri profesyoneller aracılığı ile yok ettiler; bugün diktatör Arap liderleri, aynı satanist gücün birer piyonu olarak elde ettikleri dokunulmazlıkla hem İslam'a hem de Müslümanlara yönelik soykırım politikalarını acımasızca uygulamaktadırlar. Yayınladığımız bu çeviri seti, eksik bilinenlerle örtülmek istenen gerçeğin açığa çıkması için faydalı olacaktır diye düşünüyoruz.
Seçkin Deniz, 01.07.2020

The Globalists and the Islamists:
Fomenting the "Clash of Civilizations" for a New World Order

Birinci Bölüm: İngilizler, Orta Doğu ve Radikal İslam

Arap rejimleri petrol fiyatlarındaki ani artış sonucu büyük ölçüde zenginleşmişti, ancak İslami hareketlerin tehdidi devam ediyordu. Suudi Arabistan Kralı Faysal, İslam'a destek veriyormuş gibi yapsa da, kraliyet ailesinin açgözlülüğünü, lüks yaşamını ve yolsuzluklarını sürekli eleştiren dini liderlere ve örgütlere sıklıkla baskı yapmak zorunda kalıyordu. Faysal, 1975 yılında, İslam'a saygısızlık ettiği gerekçesiyle bir televizyon kanalına saldıran Musad'ın fanatik kardeşini idam etmesine misilleme olarak yeğeni Prens Faysal Musad tarafından öldürüldü. (7)

SA8689/KY69-EY618: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


30 Haziran 2020 Salı

SA8688/SD1734: "öncesizliğe tüneyen kışkırtı" /13.09.2004/ 240. patika



...bir de...
...birbirinden kopyalanan davranışları sergileyen ve üstelik sıradan tepkilerle ışıldamaya çalışan insancıkları gördünüz mü?...
...mukallit olmaklığın en temiz en berrak ve en zavallı renkleri ışıldar yüzlerinde onların....
...eğer bir düşünür, düşüncelerine basit sınırlar koyarsa ve bu sınırlar basit bir insanın sınırlarıyla belirlenmiş ise, o insan sığ olmaktan kurtulamayacaktır...
...onun yüzünde, ışıldayan değil, kararan tebessümler bulacağınızdan kuşku bile duymayın...
...sonrasızlık kâbusu, öncesizlik iddiasından türer, unuttunuz mu?...
...hücrelerin gelişmesine taktığınız başlangıçlık saplantısı öncesizliği kabullenmeniz,değil midir?...
...sonrasızlığı gerektirdiğiniz için aklınızla, sonrasızlığın kâbuslar yağdıran sığlığı neden sizi sıkar ki sonra?...
...toprakla sonlanan bir eylemler bütünü için siz ne kadar acımasızsınız, değil mi?...

SA8687/SD1733: Avrupa ve ABD'de Ekonomik Kriz; Evet, Birisi Suçlanacak - Yes, Someone is To Blame-

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, 'Eşitsizlik: Herkesin Bilmesi Gerekenler (Oxford University Press, 2016) kitabının yazarı ve Austin Texas Üniversitesi LBJ Halkla İlişkiler Okulu profesörü James Galbraith ve 'Kapitalizm Uçurumu: Güvencesizlikle Mücadele, Kriz veya Ütopya Olmadan Radikal Değişime Nasıl Ulaşabilir (Columbia University Press, 2020) kitabının yazarı ve Kent Üniversitesi Brüksel Uluslararası Araştırmalar Okulu politik ve sosyal düşünce doçenti Albena Azmanova'nın ortak çalışmasıdır ve Covid-19 krizi sonrası derinleşen ekonomik krizin sorumlularına odaklanmaktadır. Analistlerin Avrupa Merkez Bankası (ECB) başkanı Christine Lagarde'ın yaşanan ekonomik krizde ‘Hiç kimsenin suçu ya da hatası yok' şeklindeki açıklamasına karşın, on yıllardır felakete yol açan politikalarda neoliberal kapitalist ideolojiye ve suç ortaklığına adanmış bir görevli olarak Christine Lagarde'ın suçlular listesinde olduğunu iddia etmeleri şaşılacak derecede ilginç ve sorumluları doğru tespit eden ve Satanist Çete'nin küresel olarak aktif olduğunu kanıtlayan bir yaklaşımdır: "Bunlar sadece hatalar ya da basit kazalar değildi: politik kararlardı. Onlar, onlarca yıldır inşa edilen bir ideolojinin sonuçları olan suçlardı. Bunlar, komisyon suçları ve ihmal suçlarıydı; sonuçları güvencesizlikle işaretlenmiş ve çöküş için hazırlanmış kırılgan bir ekonomik yapıydı." Türkiye'deki bazı kullanışlı kuruluşları ve kişileri eliyle gerçeği saklamaya çalışan Neoliberal şeytanların argümanlarını da çürüten bu nesnel analiz, Avrupa'da (Avrupa Merkez Bankası, Avrupa Komisyonu vb Avrupa Birliği Kurumları'nın karşısında Avrupa Vatandaşlar Meclisi taleplerinin olgunlaşması gibi) birçok şeyin değişmeye başladığını  görmemizi sağlamaktadır. Türkiye, 2018'de Erdoğan'ın ilk Cumhurbaşkanı olarak seçildiği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile, 2020'de Covid-19 salgını ile tetiklenen ABD, Avrupa Birliği, Rus, Afrika, Güney Amerika, Arap Ligi ve Doğu Asya ekonomilerinde yaşanan bu ekonomik çöküşe karşı güçlü, sağlıklı ve hızlı kararlar alarak kendisini korumuştur. 
Seçkin Deniz, 30.06.2020

Yes, someone is to blame
"Bir pandemi 'doğal afet' olarak tanımlanabilir, ancak yaşanan küresel depresyon, ideolojinin ve güçlü politik aktörlerin ürünüdür."

Avrupa'ya eşi görülmemiş bir ekonomik kriz iniyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) başkanı Christine Lagarde geçtiğimiz günlerde Avrupa Parlamentosu'nda bu krizin barış zamanında yaşanan en kötü kriz olduğunu  ilan etti.

Amerika Birleşik Devletleri'nde, Federal Rezerv Bankası (FED) son 90 yıl içinde üretim ve istihdamdaki en kötü düşüşün yaşandığını açıkladı. Dünya Bankası, 1945'ten bu yana dünyanın yaşadığı en derin çöküşün kıyılarında olduğu konusunda uyarıyor; çoğu ülkenin zaten fakir olduğu dünyada 60 milyona yakın insan insan fakirleşti.

29 Haziran 2020 Pazartesi

SA8686/SD1732: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 39

"Hayat nesneler, kişiler ve olaylarla çoğalan ve zamana yayılan garip etkileşimlerin ânları çatıştırabildiği çok boyutlu kartezyen ilişkiler diyagramıydı. Bazen anlayamaz, bazen de anladıklarımızı anlamamanın daha iyi olacağına karar vererek anlamazlıktan gelirdik. "


Kanuni, entrikacı ve sinsi Fransa Kralı I. François’yı kurtararak Avrupa’da bir müttefik elde ettiğini düşünmüştü, ancak işler tam tersine ilerlemiş, yüz yıl sonra XIV. Louis, kapitülasyonların tanıdığı özgürlükten yararlanarak Osmanlı topraklarına kültürel, sanatsal, tarihsel ve bilimsel bilgiler toplamak bahanesiyle çok sayıda diplomat, din adamı, asker, tacir, seyyah, maceraperest ve kalem erbabı kılığında casuslar göndererek adım adım Osmanlı’nın içten içe çürümesi için çalışmıştı.

SA8685/KY69-EY617: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


27 Haziran 2020 Cumartesi

SA8682/MEY42: ‘Nasıl Bir Eğitim Sistemi?’ Sorunu ve Akademik-Pratik Ortaokullar ve Liseler Çözümü

"Bu çözümü uygulamadan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bahsettiği hedeflere ulaşmak mümkün olmayacak, çünkü bugüne dek mümkün olmadı. Artık kaybedilecek zerre kadar zaman yok; bunu bu millete borçlusunuz."


Bugün, adını YKS (TYT-AYT) koyduğumuz üniversite sınavına girecek olan (girmek için başvuran) öğrenci sayısı 2.433.219. 31 Aralık 2019 itibarıyla 83.154.997’ye ulaşan Türkiye'nin nüfusunun yaklaşık olarak %3’ü, 11,5 milyonluk (2019) Belçika’nın beşte biri, 10,7 milyonluk (2019) Yunanistan, 10,7 milyonluk (2020) Çekya ve 10,3 milyonluk (2019) İsveç’in dörtte biri, 8,9 milyonluk (2019) Avusturya, 8,6 milyonluk (2019) İsviçre, 7 milyonluk (2019) Bulgaristan ve 7 milyonluk (2018) Sırbistan’ın yaklaşık üçte biri, 5,8 milyonluk (2019) Danimarka, 5,5 milyonluk (2019) Finlandiya, 5,5 milyonluk (2019) İskoçya, 5,5 milyonluk (2020) Slovakya, 5,4 milyonluk (2020) Norveç ve 4,9 milyonluk (2019) İrlanda’nın yaklaşık yarısı, 3,6 milyonluk (2018) Moldova, 2,9 milyonluk (2020) Arnavutluk ve 2,8 milyonluk (2020) Litvanya’ya yakın ve 2,1 milyonluk (2019) Makedonya, 1,92 milyonluk (2019) Letonya ve 364.134 nüfusluk (2020) İzlanda gibi dört Avrupa ülkesinin nüfusundan fazla genç insanımız, evladımız sınava giriyor.

SA8681/KY69-EY615: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


26 Haziran 2020 Cuma

SA8680/TG298: Globalistler ve İslamcılar: Yeni Bir Dünya Düzeni İçin 'Medeniyetler Çatışması'nı Kışkırtmak-II

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin, Red Moon Rising - The Rapture and the Timeline of the Apocalypse Paperback'in yazarı Peter D. Goodgame'ın 'The Globalists and the Islamists' adlı kitabına aittir. "Geçtiğimiz yarım yüzyıl boyunca dinin etkisi, dünyanın Batı kesiminde ve Doğu'nun çoğu kesiminde azaldı. Maneviyat, yaşam standartları yükseldikçe ve popüler kültür de neredeyse tamamen laik hale geldiğinden materyalizmle yer değiştirdi. Orta Doğu'da durum neden farklıydı? Yahudi-Hıristiyan etiği nasıl aşındı, buna karşılık İslam etiği bariz bir canlanma yaşadı mı? Bu çalışma, bu durumun tesadüfen meydana gelen bir şey olmadığını ve militan İslam'ın, uzun vadede bir dünya hükümeti kurulması hedefine ulaşmak için baskın Anglo-Amerikan kurumların küresel seçkinleri tarafından oynanan bir kart olduğunu açıklamaya çalışacaktır." şeklindeki sunumuyla geçmiş yüzyılların resmi tarih söylemlerinin arkasına sarkan ve günümüzdeki kaosun, yaygınlaşan dinsizliğin ve ahlaksızlığın temel nedenlerini, Globalistlerin  'Militan İslam' kavramını üreterek ve müslümanları satanist küresel bir devlet kurmak amacıyla kullanarak Yahudi-Hristiyan Etiğinin aleyhine İslam Etiği'nin lehine bir canlanma yaşayıp yaşamadığını sorgulamaktadır. Eylül 2013'te planladığım ve üzerinde çalıştığım ve 7 Ekim 2018 Pazar günü yayınladığım  'SA6940/SD1156: İslamcılık; Zehirli Maya (Aşı) ya da Masonik Kara Büyü' başlıklı çalışmamda 'İslamcılık' maskesi ve 'Masonluk' aracılığı ile Osmanlı İmparatorluğunun müslüman topluluklarının nasıl ayrıştırıldığını ve kurulan yapay ulus-devletlerin kukla yönetimler tarafından nasıl Satanizmin hizmetine sunulduğunu ve Satanist Masonların İslam'ın içini nasıl boşaltmaya çalıştığını incelemiş ve mason olduğu kesin olarak açığa çıkan câni Fetullah Gülen liderliğindeki dinî cemaat-nurculuk  maskeli FETÖ üyesi generallerce, 15 Temmuz 2016'da, ahlakı ve dinî değerleri önceleyen politikalara sahip Erdoğan liderliğindeki Türkiye'ye askerî darbe yapmaya çalışan ve halk tarafından durdurulan Masonik İslamcılığı şöyle tanımlamıştım: "İslamcılık, 1789'la Fransa'da egemen hâle gelen masonların, yer küredeki bütün imparatorlukları yıkma girişimlerini içeren bütüncül bir organizasyonun Osmanlı İmparatorluğuna yönelik olan hamlesinin adıdır ve Sultan III. Selim’den itibaren güçlenerek II. Mahmut, Abdülmecid, Abdülaziz ve II. Abdülhamid liderliğindeki Osmanlı İmparatorluğu'nu, İstanbul, İzmir, Selanik, Manastır, Mısır, Şam, Beyrut gibi merkezlerde kurulan gizli mason localarında olgunlaştırılarak parçalayan ve yıkan bir hançerdir. Günümüz tartışmalarının amacı da yeniden güçlenen, bölgesel ve küresel bütünleşik bir strateji izleyerek masonların hakimiyet alanlarını daraltan Türkiye Cumhuriyeti'nin Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki yönetimini hedef hâline getirerek yeniden parçalamak ve etkisiz hâle getirmekti", 06.09.2008 tarihli 'SA24/SD5: İslamcılık: Kara Büyü' başlıklı çalışmamda da Peter D. Goodgame'un "Yahudi-Hıristiyan etiği nasıl aşındı, buna karşılık İslam etiği bariz bir canlanma yaşadı mı?" şeklindeki sorusunu o sormadan (2014) 6 yıl önce (2008) cevap vermiştim: "İslamcılık anaforu, Müslüman zihinlerden sürekli yeni kurbanlar devşirmektedir. Geleneksel diye, dışlanan ve aşağılanan bozunmaya uğramış 17,18,19 ve 20. yüzyıl İslam algısına alternatif olarak ortaya konan ve  terakkîyi hedefler görünen İslamcılık kara büyüsü, daha fazla tahrif ve tahribe aracılık etmeden Müslümanların  düşüncelerinden uzaklaştırılmak zorundadır."  Satanistler, önce kendi topluluklarını, Yahudileri -Siyonist-Laik-Fanatik-Ortodoks diyerek parçaladılar ve Yahudi etiğini, tahrif edip etkisizleştirdiler, eş zamanlı olarak Katolik-Ortodoks-Protestan etiğini ve İslam Etiğini yetiştirdikleri profesyoneller aracılığı ile yok ettiler; bugün diktatör Arap liderleri, aynı satanist gücün birer piyonu olarak elde ettikleri dokunulmazlıkla hem İslam'a hem de Müslümanlara yönelik soykırım politikalarını acımasızca uygulamaktadırlar. Yayınladığımız bu çeviri seti, eksik bilinenlerle örtülmek istenen gerçeğin açığa çıkması için faydalı olacaktır diye düşünüyoruz.
Seçkin Deniz, 26.06.2020

The Globalists and the Islamists:
Fomenting the "Clash of Civilizations" for a New World Order

Birinci Bölüm: İngilizler, Orta Doğu ve Radikal İslam

III. İran'ın İlk Demokrasisinin Yıkılması

Başından beri Amerika'nın Merkezi İstihbarat Teşkilatı, İngiliz istihbaratı ile çok yakın bir ilişki sürdürmektedir ve bu ilişki, 1953'te İran'da gerçekleşen ve ikinci aşamanın başlangıcı olan Musaddık darbesinin ayrıntılarıyla kanıtlanmıştır.

SA8679/SD1730: Avrupa'nın Yeni Bir Gençlik Garantisine İhtiyacı Var

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz Linz, Avusturya Chamber of Labour in Linz'da işgücü piyasası uzmanı ve Johannes Kepler Linz Üniversitesi'nde öğretim görevlisi Dennis Tamesberger ve  JKU'da sosyoloji ve ampirik sosyal araştırma profesörü ve Mesleki ve Yetişkin Eğitimi Enstitüsü bilim direktörü Johann Bacher'e aittir ve 2008 Ekonomik krizi sonrası AB tarafından genç işsizliğini azaltmak için  2013'te oluşturulan Gençlik Garantisi'nin vaat ettiklerini gerçekleştiremediğini vurgulayarak Covid-19 sonrası yeni bir Gençlik Garantisi oluşturulmasına odaklanmaktadır. Analistler özetle, çoğu zengin AB ülkeleri tarafından finanse edilen fonun, daha yoksul ülkelerde daha fazla kullanılması gerektiğini ve yeni Gençlik Garantisi'nin İş Garantisi olarak algılanması gerektiğini belirtirken, Avrupa Birliği için daha kapsamlı bir tasarımdan söz etmektedirler: "Yeni bir Avrupa Gençlik Garantisi AB'nin sadece gelecek nesillere önem verdiğini değil, aynı zamanda ekonomik ve mali olarak mücadele eden bölgeleri desteklemeye istekli olduğuna da işaret eder." Anlaşıldığı üzere, Avrupa Birliği, refahın arttırılması ve yayılması ile ilgili kuruluş amaçlarına ulaşamamıştır. Türkiye'nin, mevcut üyelerine teokratik bir diktatörlük ve yoksulluk-eşitsizlik, yoksul çalışanlar ve artan işsizlik dışında bir şey vermeyen ve Covid-19 salgınında da sınırlarını kapatarak, vahşi bir rekabete giren Avrupa Birliği ile ilgili üyelik müzakerelerinin sürdürülmesi konusunda istekli davranması anlamsızdır. Türkiye, yeni ve bağımsız bir Avrupa Birliği politikası tasarlamak için hiç vakit kaybetmemelidir; Fransa ve Almanya'nın, Yunanistan'ı Türkiye'ye saldırtma girişimlerinin yoğunlaştığı bugünlerde Avrupa Birliği etkisiz ve çürümüş yapısıyla dış politikada sadece bir engel olarak yolumuza çıkacaktır.
Seçkin Deniz, 26.06.2020

Europe needs a new Youth Guarantee
"Gençlik Garantisi vaadini yerine getiremedi. Derinleşen ekonomik kriz iyi işleyen bir garantiyi daha da zorunlu hale getiriyor."

Coronavirüsün hızla yayılmasını önlemek için ekonominin kapatılması, çoğu ülkede işsizliğin hızla artmasına neden oldu. Bununla birlikte, gençler için özellikle zor işgücü piyasası durumu çok az bilinmektedir. Ancak tahminlerimize göre genç işsizliği bir yıl içinde yüzde 70 civarında artacak. En ekonomik açıdan sıkıntı çeken ülkelerin rahatlamasını sağlamak için 50 milyar € yeterli finansmana sahip yeni bir Avrupa Gençlik Garantisi öneriyoruz.

SA8678/KY69-EY614: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


25 Haziran 2020 Perşembe

SA8677/SD1729: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 569 (26-31 Haziran 2019)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, her günün tweetlerini aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(26-31 Haziran 2019)  (Haziran 2019: 4.052  Tweet+Önceki Toplam: 368.663+4.052= 372.715 Tweet)

26 Haziran 2019
RT @mekefe2: #Libya Trablus'daki meşru hükümet stratejik Kavasim ve Garyan kentlerini darbeci Hafter güçlerinden geri aldı. Libya Ordusu'nu…

26 Haziran 2019
RT @Newsfrom_Gr_Tr: Sayın @dbdevletbahceli 'nin Çipras'a gönderdiği sözler yerine ulaşmış :) https://t.co/7j04xaYFhW

SA8676/KY69-EY613: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


24 Haziran 2020 Çarşamba

SA8675/AŞ113: Çıkıntı Hadiseler; DAP-GEP

"Çünkü niyetleri kötü ve Türkiye'yi geriye götürmek istiyorlar..."


İnsanın doğasında ister aile olsun, isterse ait olduğu herhangi bir özel ya da resmi toplulukta olsun, üstüne düşen vazifeyi gerektiği gibi yapmak ve hayatın doğal akışını sürdürmek gibi güzel bir eğilim vardır; bu insanlık tarihinin ardıl olarak sürmesini sağlayan önemli etkenlerden biridir. Ancak bir de bunun yanında tam aksini ortaya koymak gibi bir özelliği de var aynı insan doğasının.

SA8674/KY69-EY612: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


23 Haziran 2020 Salı

SA8673/SD1728: "köprü başları" /16.09.2004/ 241. patika



...belirsizliğin yakaladığı...
...tuttuğu, salmadığı...
...zamansız ruh halvetlerine değirmen taşlarını izleye izleye bakmayın...
...dalmayın...
...genişleyin olabildiğinizce...
...siz genişledikçe düşer ısısı ben merkezinizin...
...güzelleşir, sevimlileşir bakışlarınızdaki bencillik...
...önemsemez ve çeker gidersiniz hayâllerinizin sizi sıkan karanlığından...
...mâzî, istikbâl ve hâl...
...deli dumrul'un durdurduğu köprü başları artık içinizde...
...her dem ceza kesen fiillerle meşgul kendiniz...

SA8672/SD1727: Avrupa'nın Geleceği ile İlgili Bir Avrupa Vatandaşlar Konferansı

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Citizens Take Over Europe ittifakının arkasındaki kuruluşlardan biri olan European Alternuments'un iletişim sorumlusu ve Chayn Italia yöneticilerinden biri olan Marta Cillero Manzano'ya aittir ve 2008 ekonomik krizi ile başlayan ve Covid-19 salgını ile görülebilir hale gelen sınırsız neoliberalizmin etkisindeki Avrupa Birliği kurumlarının ve liderlerinin vizyon ve hırs eksikliği nedeniyle yaşadığı başarısızlığa karşı inisiyatifi ele geçirmek için 9 mayıs'ta yapılması gerekirken 1 Temmuz'a ertelenen Avrupa Vatandaşlar Konferansı'nın tepeden aşağıya dayatmacı AB kurumlarından bağımsız olarak yapılmasını önermekte ve sonrasında Avrupa Vatandaşlar Meclisi'nin (European Citizens’ Assembly) kurulmasına odaklanmaktadır. "Geçtiğimiz on yıllardaki krizlerde, Avrupa politikası en marjinal olanlarla dayanışma örgütleyemedi. Bu kriz bunun yerine vatandaşların ve sivil toplum katılımının Avrupa'nın geleceği ile ilgili tüm yeni girişimlerin merkezinde olmasını sağlama fırsatı sunuyor." diyen Marta Cillero Manzano Covid-19 krizindeki başarısızlığın bir milat olmasını istiyor. Avrupa Birliği'nin yaşadığı derin ve çok boyutlu krizin yeni bir enerjiyle, halkın doğrudan müdahalesi ile kurtulması artık mümkün görünmemektedir. Çünkü; Liberal Satanizm'in eseri olarak tasarlanan Avrupa Birliği kuruluş ilkeleri gereği, bugün çok uluslu şirketler için çalışan köleler olarak bütün dünyayı ve Avrupa devletlerini hazırlamak gibi bir vizyona sahiptir. Bu vizyon başarıya ulaşmış, bütün dünya küresel etki alanına ulaşan satanist sermayenin kölesi haline getirilmiş; ancak dinsizleştirilen, değersizleştirilen ve onursuzlaştırılan, alkol, seks ve uyuşturucu bağımlısı haline getirilen insanlar buna isyan ederek birliği ve kurumlarını reddetmeye başlamışlardır. Türkiye, çöken Avrupa Birliği'nden gerekli dersleri çıkarmakta gecikmemelidir.
Seçkin Deniz, 23.06.2020

A citizens’ conference on the future of Europe
"Avrupa'nın -bu konuyla ilgili konferansta bile-geleceği konusunda anlaşmaya varılmadığından, bir Avrupa Vatandaşlar Meclisi'ne bakmanın zamanı geldi."

Dünyayı sarsan Covid-19 salgını, Avrupa'nın merkezinde son yıllarda görülmeyen bir şekilde günlük hayatımızı kesintiye uğrattı. Yıllarca süren sınırsız neoliberalizmden sonra, bu salgın karşısında, güvenliğimizin, zenginliğimizin ve refahımızın çokuluslu şirketlerden daha güçlü ve iyi finanse edilen kamu hizmetlerine bağlı olduğunu fark ettik. Bununla birlikte, Avrupalı demokrasimizin dayanışma örgütleyemediğini ve bir kez daha önceliğin ulusal politikalar için yapısal olarak yer açtığını fark ettik.

22 Haziran 2020 Pazartesi

SA8671/SD1726: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 38

‘Madame’, Èze’ye gidip gitmediğimi sordu. Şaşırdım; o güne dek bundan bahsetmemişti. İD’le sözleşmişler gibi Èze’yi soruyordu bana. Barbaros Hayreddin’i iyi tanıyorlardı Fransızlar, bir de Kanuni’yi.


İş ilişkilerinde ya da özel hayatında farklı, birbirine zıt karakterler sergileyen kişilerden hiç hoşlanmıyordum. Anlaşmalarımızı da bu standardı temel alarak yapıyordum. Güven esastı ve herhangi bir şekilde sarsılmaması gereken ilişki kuralıydı.

SA8670/KY20-MEK93: Türkiye İç Siyaseti Üzerine Bir Ufuk

"Bu milleti hangi bahane ile olursa olsun yeniden Batı’nın ileri karakolu bir sömürge ülkesi haline getirecek siyasetlere kapı aralayan herkes geçmişte olduğu gibi ağır bedeller ödemeye mahkûm olacaktır."


1990’larda sık sık duyduğumuz ve 2000’lerden itibaren ete kemiğe bürünüp ceberrut ulus devleti ciddi bir dönüşüme sokan süreci tanımlamak için kullanılan ‘değişim’ kavramı şu ara yeniden gündeme girmiş durumda.

Dikkatle izlediğim bir araştırma şirketinin yöneticisi, Türkiye’de iktidar bloku olarak tanımladığı siyasi odakların güçten düştüğünü, artık sokağı okuyamadıklarını, yeni seçmen kitleleri ile temas kurmakta yetersiz kaldıklarını, Türkiye insanının temel siyasi davranışını belirleyenin artık ‘taşra değerleri’ değil, bu değerlerin şehirlerde ciddi bir dönüşüm geçirerek yeni bir kimlik kazanan hali olduğunu ifade ediyor.

SA8669/KY69-EY611: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


20 Haziran 2020 Cumartesi

SA8666/SD1724: 'Kurtarma'nın Merkezinde Neden Çocuklar Olmalı?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Eurochild hukuk kurulu başkanı Reka Tunyogi'ye aittir ve Covid-19 krizi ile derinleşen Avrupa'daki yoksulluğun ve artan eşitsizliğin kurbanları olarak çocukların Avrupa Kurtarma Planı'nın merkezine alınmasına odaklanmaktadır. Yaklaşan ekonomik krizle başa çıkmak için umutsuz adımlar atan Avrupa Birliği'nin, Covid-19 salgınında kurumal olarak yaşadığı başarısızlık, üye devletlerin kendi başlarının çaresine bakması zorunluluğunu ortaya çıkarmış görünmektedir. Analiz, makro plan düzeyinde açıklanan milyarlarca euroluk kurtarma paketinden çocuklara ayrılmış olan payın gerektiği gibi harcanmayacağından endişelenmekte ve çocukların haklarını koruma kaygısıyla liderleri uyarmaktadır. Çocuklarının geleceğindeki riskleri bile tartışamayan Avrupa Birliği refah paylaşmayı unuttuğu gibi, üyelerine herhangi yeni bir çıkış yolu önermekten uzaktır. Allah'ın insanlara emaneti olan masum çocuklar için tehdit bahsedildiğinden daha büyüktür. Global Missing Children's Network (Küresel Kayıp Çocuklar Ağı) ICMEC'in yayınladığı kayıp çocuk istatistikleri dehşet vericidir: her yıl Avustralya'da 20,000 çocuk, Kanada'da 45.288 çocuk, Almanya'da 100.000 çocuk, Hindistan 'da 96.000 çocuk, İspanya'da 20,000 çocuk, İngiltere'de 112.853 çocuk, ABD'de 460.000 çocuk kaybolurken, 2015 yılında Jamaika'da 1.984, Rusya'da 45.000 çocuk kaybolmuştur. Satanizmin kölesi haline gelmiş yetişkinlerin pedofili sapkınlığına ve şiddete kurban gittiği düşünülen yüz binlerce kayıp çocuk hepimizin endişelenmesini gerektirecek kadar somut bir tehdittir. Küresel ekonomik krizden ve Covid-19 krizinden dünyanın diğer ülkeleri kadar etkilenmeyen ve ayakta kalan Türkiye satanizmin hedefindeki çocuklar için çok daha fazla şey yapmakla mükellef olduğunu unutmamalıdır. Bütün bu istatistikler açıkça ortada iken, Satanizmin medyadaki amiral gemisi The Economist'in farklı bölgelerden topladığığını iddia ettiği uydurma verileri karşılaştırarak oluşturduğu ve yayınladığı, satanist Euronews'in de kayıp çocuklar listesinde adı bile olmayan Türkiye'yi karalamak için yorumlayarak yayınladığı listede, Şubat 2018 ile Nisan 2019 arasında incelenen ülkeler arasında her yıl 112.853 çocuğun kaybolduğu İngiltere'yi 83.0 puanla çocuklar için en güvenilir ülke konumunda göstermiş, her yıl 45.288 çocuğun kaybolduğu Kanada'yı en güvenilir dördüncü ülke olarak ilan ederek gerçeği çarpıtmıştır. Türkiye'nin bu alçakça yalanlarla da mücadele etmesi ve bir an önce dünyanın bütün çocuklarını koruyacak bir politika alanı oluşturması şarttır.
Seçkin Deniz, 20.06.2020


Why recovery needs to have children at its centre
"Salgın ve kilitlenmenin çocukların refahı üzerinde ciddi etkileri oldu. AB toparlanma planı, çocukların özel ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamalıdır."

Krize kilitlenmekten vazgeçtiğimiz için iyileşme/kurtulma/kurtarma herkesin aklında. Bununla birlikte, iyileşme farklı şeyler ifade edebilir. Bir ofis çalışanı, iş yerinden çok etkilenen hizmet sektörü çalışanından farklı bir şey bekleyebilir. Büyük bir şirketin beklentileri, aynı zamanda tek bir ebeveyninki gibi, iki gelire sahip bir haneye kıyasla, küçük işletme sahiplerinden farklı olacaktır. İyileşmenin/kurtarmanın çocuklara ulaşmasını ve onlara yardım eli uzatmasını sağlamak Avrupalı ​​liderlerin sorumluluğundadır.

SA8665/KY69-EY609: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


19 Haziran 2020 Cuma

SA8664/TG297: Globalistler ve İslamcılar: Yeni Bir Dünya Düzeni İçin 'Medeniyetler Çatışması'nı Kışkırtmak-I

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin, Red Moon Rising - The Rapture and the Timeline of the Apocalypse Paperback'in yazarı Peter D. Goodgame'ın 'The Globalists and the Islamists' adlı kitabına aittir. "Geçtiğimiz yarım yüzyıl boyunca dinin etkisi, dünyanın Batı kesiminde ve Doğu'nun çoğu kesiminde azaldı. Maneviyat, yaşam standartları yükseldikçe ve popüler kültür de neredeyse tamamen laik hale geldiğinden materyalizmle yer değiştirdi. Orta Doğu'da durum neden farklıydı? Yahudi-Hıristiyan etiği nasıl aşındı, buna karşılık İslam etiği bariz bir canlanma yaşadı mı? Bu çalışma, bu durumun tesadüfen meydana gelen bir şey olmadığını ve militan İslam'ın, uzun vadede bir dünya hükümeti kurulması hedefine ulaşmak için baskın Anglo-Amerikan kurumların küresel seçkinleri tarafından oynanan bir kart olduğunu açıklamaya çalışacaktır." şeklindeki sunumuyla geçmiş yüzyılların resmi tarih söylemlerinin arkasına sarkan ve günümüzdeki kaosun, yaygınlaşan dinsizliğin ve ahlaksızlığın temel nedenlerini, Globalistlerin  'Militan İslam' kavramını üreterek ve müslümanları satanist küresel bir devlet kurmak amacıyla kullanarak Yahudi-Hristiyan Etiğinin aleyhine İslam Etiği'nin lehine bir canlanma yaşayıp yaşamadığını sorgulamaktadır. Eylül 2013'te planladığım ve üzerinde çalıştığım ve 7 Ekim 2018 Pazar günü yayınladığım  'SA6940/SD1156: İslamcılık; Zehirli Maya (Aşı) ya da Masonik Kara Büyü' başlıklı çalışmamda 'İslamcılık' maskesi ve 'Masonluk' aracılığı ile Osmanlı İmparatorluğunun müslüman topluluklarının nasıl ayrıştırıldığını ve kurulan yapay ulus-devletlerin kukla yönetimler tarafından nasıl Satanizmin hizmetine sunulduğunu ve Satanist Masonların İslam'ın içini nasıl boşaltmaya çalıştığını incelemiş ve mason olduğu kesin olarak açığa çıkan câni Fetullah Gülen liderliğindeki dinî cemaat-nurculuk  maskeli FETÖ üyesi generallerce, 15 Temmuz 2016'da, ahlakı ve dinî değerleri önceleyen politikalara sahip Erdoğan liderliğindeki Türkiye'ye askerî darbe yapmaya çalışan ve halk tarafından durdurulan Masonik İslamcılığı şöyle tanımlamıştım: "İslamcılık, 1789'la Fransa'da egemen hâle gelen masonların, yer küredeki bütün imparatorlukları yıkma girişimlerini içeren bütüncül bir organizasyonun Osmanlı İmparatorluğuna yönelik olan hamlesinin adıdır ve Sultan III. Selim’den itibaren güçlenerek II. Mahmut, Abdülmecid, Abdülaziz ve II. Abdülhamid liderliğindeki Osmanlı İmparatorluğu'nu, İstanbul, İzmir, Selanik, Manastır, Mısır, Şam, Beyrut gibi merkezlerde kurulan gizli mason localarında olgunlaştırılarak parçalayan ve yıkan bir hançerdir. Günümüz tartışmalarının amacı da yeniden güçlenen, bölgesel ve küresel bütünleşik bir strateji izleyerek masonların hakimiyet alanlarını daraltan Türkiye Cumhuriyeti'nin Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki yönetimini hedef hâline getirerek yeniden parçalamak ve etkisiz hâle getirmekti", 06.09.2008 tarihli 'SA24/SD5: İslamcılık: Kara Büyü' başlıklı çalışmamda da Peter D. Goodgame'un "Yahudi-Hıristiyan etiği nasıl aşındı, buna karşılık İslam etiği bariz bir canlanma yaşadı mı?" şeklindeki sorusunu o sormadan (2014) 6 yıl önce (2008) cevap vermiştim: "İslamcılık anaforu, Müslüman zihinlerden sürekli yeni kurbanlar devşirmektedir. Geleneksel diye, dışlanan ve aşağılanan bozunmaya uğramış 17,18,19 ve 20. yüzyıl İslam algısına alternatif olarak ortaya konan ve  terakkîyi hedefler görünen İslamcılık kara büyüsü, daha fazla tahrif ve tahribe aracılık etmeden Müslümanların  düşüncelerinden uzaklaştırılmak zorundadır."  Satanistler, önce kendi topluluklarını, Yahudileri -Siyonist-Laik-Fanatik-Ortodoks diyerek parçaladılar ve Yahudi etiğini, tahrif edip etkisizleştirdiler, eş zamanlı olarak Katolik-Ortodoks-Protestan etiğini ve İslam Etiğini yetiştirdikleri profesyoneller aracılığı ile yok ettiler; bugün diktatör Arap liderleri, aynı satanist gücün birer piyonu olarak elde ettikleri dokunulmazlıkla hem İslam'a hem de Müslümanlara yönelik soykırım politikalarını acımasızca uygulamaktadırlar. Yayınladığımız bu çeviri seti, eksik bilinenlerle örtülmek istenen gerçeğin açığa çıkması için faydalı olacaktır diye düşünüyoruz.
Seçkin Deniz, 19.06.2020

The Globalists and the Islamists:
Fomenting the "Clash of Civilizations" for a New World Order

Birinci Bölüm: İngilizler, Orta Doğu ve Radikal İslam

Giriş
Bush Yönetimi tarafından yönetilen Amerikan hükümeti, Irak'ı işgal etme ve hükümeti devirme planları ile "Teröre Karşı Savaş" adı verilen operasyonunu sürdürdüğü sırada İngiliz Tony Blair hükümeti, Amerika’nın kararlı bir müttefiki olmaya devam ediyor. Aşağıdaki çalışmada, Amerika'nın sıkışıp kaldığı, daha önceden ve şu anda da neredeyse tamamen İngiltere tarafından kontrol edilen bir bölgenin tarihine kısaca göz atacağız. Şu anki "Teröre Karşı Savaş" gerçekten bölgeye özgürlük getirmek ve geleneksel Amerikan ideallerini teşvik etmek için yürütülen bir savaş mı, yoksa küresel Amerikan hegemonyasını sağlamlaştırmak için gerçekleşen bir güç oyunu mu? Ve Britanya’nın bundan elde edeceği menfaat nedir?

SA8663/KY69-EY608: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


18 Haziran 2020 Perşembe

SA8662/SD1723: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 568 (21-25 Haziran 2019)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, her günün tweetlerini aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(21-25 Haziran 2019)  (Haziran 2019: 4.052  Tweet+Önceki Toplam: 368.663+4.052= 372.715 Tweet)

21 Haziran 2019
RT @sputnik_TR: Rosneft Aero, 2020'ye kadar THY uçaklarına yakıt ikmali yapacak https://t.co/LtbhDpLyZf https://t.co/1P5tSc4eCJ

21 Haziran 2019
RT @kenan_kiran: “‘Allah kul hakkını affetmez’ diyerek kul hakkı yemekten korkarak büyüdük biz” diyen Ekrem İmamoğlu’nun, İstanbul Üniversi…

Seçkin Deniz Twitter Akışı