Ragıp Kefeci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ragıp Kefeci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2013 Cuma

SA222/RK6: Çürüyen Ekonomik Sarmal ve İlkel Zamanlara Dönüş

“Aile kavramı bencilliklerle deforme edildiğinden, sosyolojik ve ekonomik ölüm kaçınılmaz bir son olarak ABD’nin ve Avrupa ülkelerinin karşısında duruyor.”


Dünya ekonomisini yönetenlerin, 19. ve 20. yüzyıllardaki kıtlık/güvenlik/savaş gibi tehdit algılarının planlanmasına müdahale ederek kıskaç teorileri ile devletleri faizle borçlanmaya zorlaması, ekonomi (iktisat) tanımını değiştirdi. Ekonomi, yeryüzündeki yeterli kaynakları egemen güçlerin kontrolünde tutabilmek için ‘kıt kaynakların yönetimi’ olarak tanımlandı. Minyatür bir devlet modeli olan bir evin varlığını sürdürmesi için gerekli olan enstrümanları yönetmek demek olan ekonomi, dar alanlı, yönetici elitin taleplerini ve çıkarlarını öne çıkaran bir yapı olarak tanzim edildi.

11 Mart 2013 Pazartesi

SA202/RK5: Savaşlar, Faiz ve Kıtlık Tanımlı Ekonominin Sonu

"Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma!. Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir!"
Kapitalizmin yayılma araçları savaşlara bağımlıdır. Her savaş sonrası bütçesi açık veren devletler yüksek faizle yerel ve küresel para kaynaklarınca tedarik edilen kredilere müracaat ederler. Savaşlar, kapitalizmin en etkili yayılma araçlarıdırlar. İnsanların hayatlarını doğrudan etkileyen ve gelecek nesilleri borçlandırarak kendisine bağımlı hâle getiren kapitalizmin önüne çıkarılabilecek ilk ve en güçlü engel bu sebeple barıştır.

1 Aralık 2012 Cumartesi

SA113/RK4: İslamî Ekonominin Kapitalist Paradigmalarla Yaşadığı İlkesel Sorunlar ve Çözümler


"Ekonomik krizin sebebi, gerçek Tanrı'nın yerine “İhtiras Tanrısı"nın konulmasıdır." XVI. Benedictus, Pope


"Kapitalist sistem varken İslamî sistem olamaz; bu bir varlık yokluk sorunudur."

Kapitalizm, kavramsal olarak çok genç bir sözcük; ancak işlevsel olarak insanlık tarihi ile birlikte var olan ve insanların hayatlarını doğrudan etkileyen özellikleri nedeniyle, tüm semavî dinler tarafından ‘illegal’ olarak tanımlanmıştır. Kapitalizm’in temel değişkeni faizdir ve faiz Yahudilik, Hıristiyanlık gibi eski dinlerde yasaklandığı gibi İslam’da da yasaklanmıştır. Fakat bu yasaklama, kapitalizmin kurucuları olan Yahudilerin tefecilik yapmalarını engellememiştir; aksine tefecilik Yahudi ideallerine hizmet eden bir çeşit teknik araçtır ve bizzat Siyonist algı tarafından üretilen yüzlerce değişkenden sadece biridir. İslâmî Ekonomi’nin kapitalist paradigmalarla yaşadığı ilkesel sorunları analiz etmeden önce kapitalizmin kuramsal özgeçmişini ve tasarımcılarını irdelemek zorundayız.

28 Ekim 2012 Pazar

SA88/RK3: İslâm İktisat Teorisi (İİT) Mümkün müdür?



Başlıktaki soru kışkırtıcı bir soru.  Bu çalışmanın konusu da bu soruya cevap bulmak olacak. Cevap hazırda, ancak konunun akademik geçmişi parlak çok ter taşıdığı için teknik olmayan bir irdeleme yapmamız şart. Kapitalist ve Marxist iktisat kurgularına ait bütünleşik teorilerin, kendilerini üreten ve besleyen akademik ve profesyonel aculluğa/çapulculuğa terk edilmesi zamanı gelmiş ve geçmiş görünüyor. Bütün iktisat teorileri, çabucak üretilirler ve sonsuza dek beslenmek amacını güdenlerin sömürü araçlarıdırlar; sadece bu yüzden terk edilmelidirler.

İktisat (Ekonomi), yaşananla ilişkili iken teorik bir bakışa ihtiyaç duyan bir şey, bir olgu, bir olay değildir. Asıl sorun iktisadı teorilerle yönlendirme ihtiyacının nasıl doğduğu ile ilgilidir. Çok cesur sayılabilecek bir tesbitle tarihin görünür sayfalarına geçelim: “İktisat Teorileri, haksız kazanç elde etmek için, Allah’ın haram saydığı kazanç türlerini baskın hâle getirerek insanları sömürmeyi, aldatmayı mümkün kılan düzeneklerin inşâsı için üretilirler.” Bu tam olarak budur.

7 Ekim 2012 Pazar

SA75/RK2: Eksik Tartma’nın Modern Boyutları Yolsuzluk ve Rüşvet





“Ölçüde haddi aşmayın. Tartıyı adaletle yapın, teraziyi eksik tutmayın.” Kur’an/Rahman 8-9

Kapitalizmin, tefeciliğin, stokçuluğun, karaborsacılığın ve diğer benzer formların teorik ve eylemsel olarak tekelciliğin (tröstlerin) basit birer aracı olduklarını hepimiz biliyoruz. Eksik tartmak olarak tanımladığımız tüketicinin/müşterinin aldatılması ise daha teknik-estetik bir tröst aracıdır ve bu araç çok ciddi ekonomik, biyolojik ve ekolojik problemler üretmektedir.

Tüketicinin aldatılması çok karmaşık pazarlama teknikleri kullanılması ile mümkün olsa da, bu aldatmanın her türlü ticarî faaliyete izin veren hükümetlerin çıkardığı yasalar ve yönetmeliklerle organize olabileceği ya da denetlenebileceği gerçeği, aldatma faaliyetlerinin tümünde hükümetleri birinci dereceden sorumlu tutuyor.

4 Eylül 2012 Salı

SA52/RK1: Siyonistik Ekonomi: Birkaç Kişinin Birçok Kişiyi Soyması


İdeolojik Felsefe, Eleştirel Edebiyat, Teoloji ve Bilim tartışmaları gibi Ekonomi (İktisat) de toplumların uzmanların anlayabileceği bir alan olarak zihinlerinden uzağa ittikleri bir konu.

Ne yazık ki; toplumlar diğer uzmanlık alanları gibi Ekonomi'nin de uzmanları konuşturan birilerinin doğrudan kendi hayatları üzerindeki tasarrufların planlanması demek olduğunu bilmiyorlar. Buna rağmen, bütün toplumlar siyaset tartışmalarına büyük ilgi gösteriyorlar. Bir çelişki gibi görünse de bu tipik televizyon ya da tiyatro seyretme kolaycılığı ya da bir lokantada yemek yemek ile tıpatıp eş bir tepki. Halk mutfağı pek önemsemiyor, sofranın dizaynına, takdim edilenin çeşitliliğine ve tat kombinasyonunun zenginliğine değer veriyor. Spor'dan belediyeciliğe, kentleşmeye kadar bütün alanlarda her toplumda rastlanan olgu bu.

Seçkin Deniz Twitter Akışı