5 Aralık 2019 Perşembe

SA8183/SD1555: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 540 (01-05 Şubat 2019)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(01-05 Şubat 2019)  (Şubat 2019: 3.150  Tweet+Önceki Toplam: 350.777+3.150 = 353.297 Tweet

🇬🇷 News-GRTR 🇹🇷 @Newsfrom_Gr_Tr
Yunan uydusu HELLAS SAT4 şu an gerisayımda ve fırlatıldı..
@Seckin_Deniz retweetledi

SA8182/KY69-EY441: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


4 Aralık 2019 Çarşamba

SA8181/Sonsuz Ark-YD182: Uzay Bir Etkileşim Haritası Olabilir mi?

"Belki de uzaya yayılmış biçimde gördüğümüz evren, sadece yüzey katmanıdır; biz yüzeyde küçük sandallarla süzülürken, suyun altında kim bilir neler olmaktadır."


Zamanın varolmadığını, yani evrenin bir zaman boyutuna sahip olmadığını düşünen İngiliz fizikçi Julian Barbour, uzayın doğal dünyanın düzenleyici ilkesi olarak görev yaptığını söylemişti; tıpkı evreni bir arada tutan bir yapıştırıcı gibi. Fiziksel nesneler kendi isteklerine göre değil, belli bir anda uzayda bulundukları konumlara bağlı olan aralarındaki ilişki tarafından belirlenen davranışlar sergiliyorlardı. Bu yapılandırma rolü, mekanik hareketin klasik yasalarında kolayca görülür. Aynı zamanda alan kuramlarında da mevcuttur. Bir alanın farklı uzay noktalarındaki değeri ve değişim hızı, alanın ne yaptığını bütünüyle belirler ve alan noktaları sadece kapı komşuları ile etkileşir.

SA8180/KY69-EY440: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


3 Aralık 2019 Salı

SA8179/SD1554: "aykırı doğrular" /28.10.2004/ 270. patika



...siz hiç aykırı doğrular gördünüz mü?...
...hani birbirleriyle çakışmaları, paralel olmaları, kesişmeleri mümkün olmayan doğruları...
...onları gördünüz sanırım...
...hemen her gün görmektesiniz zaten...
...farkına varmasanız da bu böyle...
...onlar, doğruların kesinliği kadar varlar...
...tartışanların sıkça dokundukları, arkasına saklanıp güç depoladıkları özel bir koruma duvarı vardır...
..."bu benim fikrim", "bana göre", vs gibi tepkileri hatırlayın...
...hemen doğrularını korumaya kalkarlar, kendi aidiyetlikleri içerisinde...

SA8178/SD1553: Çin'in Kemer ve Yol Girişimi Daha Fazla Ekonomik ve Politik Güç Elde Etme Çabasıdır

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Arthur J. Gosnell Rochester Teknoloji Enstitüsü Ekonomi Profesörü Amitrajeet A. Batabyal'a aittir ve Çin'in küresel yatırım projesi olan Kemer ve Yol Girişimi'ne odaklanarak, Çin'in bu girişimle neyi amaçladığını çözümlemeye çalışmaktadır. Yazara göre, ticaret, enerji güvenliği ve Kobalt Çin'in temel stratejilerini belirleyen unsurlar; Çin açık bir hükümranlık peşinde. Sağ görüşlü iki eski siyasi lider, eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve eski İspanya Başbakanı Jose Maria Aznar, Madrid'de üniversite öğrencilerinin katılımıyla Kasım 2019'da düzenlenen bir forumda  Avrupa'nın çöküşe doğru gittiğini savunarak demokratik ve muhafazakar siyasi partilere "artık izlemeyi bırakarak hareket geçmeleri" çağrısında bulunmuşlardı. "Yüzyıllar boyunca, dünya ekseni Batı'dan geçse de bugün Doğu'ya kaydı." diyen Sarkozy, dünyada yaşayan 7 milyardan fazla insanının sadece 800 milyonunun Avrupa'da bulunduğuna, demografik sebeplerle Avrupa'nın artık dünyanın "merkezi" olmadığına vurgu yapmıştı; bu kaçınılmaz olanın gerçekleştiğine dair kaçınılmaz bir itiraftı. Ekonomi profesörü Amitrajeet A. Batabyal'ın 2000'li yılların başından beri bilinen bu açık gerçek karşısında, "Çin’in neyi hedeflediğini kimse kesin olarak bilmiyor." demesi trajediden ziyade komedidir ve bir dikkat dağıtma çabasından başka bir şey değildir. Analizinin başlığını "Çin'in Kemer ve Yol Girişimi Daha Fazla Ekonomik ve Politik Güç Elde Etme Çabasıdır" olarak anlamlandıran bizzat kendisidir ve yazarın yaşadığı bu çelişki, 1215'ten itibaren İngiltere'den başlayarak egemenlik sahasını bütün yerküreye genişleten ve değerleri, insana ve toplumlara ait inançları yok etme çabası ile birlikte dünyayı savaşlara, teröre, ayaklanmalara ve askerî darbelere mahkum ederek yöneten Masonik-Satanist merkezin Batı'dan Doğu'ya taşındığının saklanması anlamına gelmektedir. Çin diye bir şey yoktur; tıpkı Amerika Birleşik Devletleri ya da Rusya ya da Avrupa Birliği gibi bir şey olmadığı gibi; güçlendirdikleri ve kullanabileceklerine inandıkları ülkeleri daha da güçlü hale getirip insanlığa zulmeden Masonik-Satanist Çete vardır. İngiltere, Fransa'dan sonra ABD'ye konumlanan bu şeytani güç, dünyayı gelecek yüzyıllarda da yönetebilmenin alt yapısını mason doluğu kesin olan Mao'nun atiest-satanist Çin'i üzerinden yeniden inşâ etmektedir. Türkiye, Çin'in vahşi genişlemesine karşı çok uzak bir geleceği de çerçeveleyecek büyük bir strateji belirlemekte geç kalmamalıdır.
Seçkin Deniz, 03.12.2019

China’s worldwide investment project is a push for more economic and political power

Antik İpek Yolu'ndan ilham alan Çin, ülkenin dünyadaki güç alanını nasıl genişlettiği konusunda endişe artırıcı çok sayıda uluslararası kalkınma projesine yatırım yapıyor.

İlk olarak 2013 yılında Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ilan edilen “Kemer ve Yol Girişimi” ile Çin 130'dan fazla ülkede ve 30 uluslararası organizasyonda ekonomik kalkınma ve ulaştırmaya yatırım yapmayı planlıyor. Projeler Asya'da farklılaşmakla birlikte, Afrika, Karayipler, Avrupa ve Güney Amerika'daki alanları içermektedir.

2 Aralık 2019 Pazartesi

SA8177/SD1552: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 9

"Bu romanın kahramanı ben değildim, insanın bizzat kendisiydi. Adem’den başlayarak geçmişte, günümüzde ve günümüz sonrasında yaşamış olan, yaşayan ve yaşayacak olan herhangi bir erkek ya da kadındı kahraman."


Bu yolculuk bir romanın özgür atmosferinde ve yeryüzünün sınırları aşan genişliğinde gerçekleşecekti. Kullanılan dil yorgun insanlık tarihinin sırtındaki yüklerin tümüne temas edecekti. Zaman ve mekân problemini ortadan kaldıran bir mekaniğin, kişilere bağlı ancak kişilerin sosyal statülerinden bağımsız dokunuşlarında olgular, kişiler ve olaylar şeffaflaşacak, doğan her insanın görme imkânı bulamadığı, özenle saklanan ve nihayet ortaya çıkan düzenin ve dengenin apaçık anlattığı gerçeği herkes görecekti.

SA8176/KY1-CÇ689: Bireyler

"Kendi nefsi en sonradır. Öncelik toplumda olup bitendir. Bilir ki toplumsal birliktelik çözüldüğünde, o ip kırıldığında, o ağ yarıldığında, o bina yanıp yıkıldığında kendi nefsinden de eser kalmayacaktır."


Hep insan teki hastalanmaz ya! Toplumlar da zaman zaman bir takım ruhsal sayrılıklara düşer. Adına 'buhran' deriz. Toplumsal birliktelik sarsılır. İncelir. Neredeyse kopacak kadar olur. Gerginlik had safhaya çıkar. Bir yanda yokluk yoksulluk, bir yanda şiddet toplumu sarar. İçin için kaynamaya başlar. Habaset yer etmiştir toplumun yüreğine. Çıban gibi yer yer sökün etmeye başlamıştır toplumun tüm uzuvlarında, kurumlarında. Bireyler burnundan solur olmuştur. Kavgasız bir tek günleri geçmez olmuştur. Kavga edecek kimse bulamadıklarında kendi gölgeleriyle kavgaya tutuşacak kadar dengelerini kaybetmişlerdir. Umursamazlık, bencillik, narsisizm yaygınlaşmış, bedbinliğin enva-ı çeşidi tüm toplumsal katmanlarda sıradanlaşmıştır.

SA8175/KY69-EY439: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


1 Aralık 2019 Pazar

SA8174/SD1551: Senkronize Durgunluk Durdurulabilir mi?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, neocon Brookings Enstitüsü kıdemli uzmanı ve Dyson Uygulamalı Ekonomi ve Yönetim Okulu, Cornell Üniversitesi Ticaret Politikası Profesörü Eswar Prasad ve öğrencisi Ethan Wu'nun ortak çalışmasıdır ve Küresel Ekonomilerde yaşanan durgunluğa odaklanmaktadır. Satanist, vahşi neoliberal politikaların sonucu büyük ekonomilerde ortaya çıkan çöküşü yüzeysel ve genel ifadelerle değerlendiren  ve geleneksel neoliberal bakışlarla hükümetleri suçlayarak kendince çözüm arayan, ancak yaşanan derin neoliberal tıkanmanın sebeplerini irdelemekte yetersiz kalan analizin sonuç cümlesi şudur: "Çok düşük veya negatif politika faiz oranlarına sürekli bağlı kalmak, finansal sistemleri daha savunmasız bırakmakta ve büyüme üzerinde çok az olumlu etki sağlamaktadır. Ve bu elverişsiz değişimler, hükümetler yapısal reformlar ve ihtiyatlı mali teşvik için daha geniş bir taahhütte bulunmadıkça devam edecektir. Politika yapıcılar bunu başaramazsa, senkronize ekonomik durgunluk devam edecek ve daha kötü sonuçlara yol açabilecektir." Türkiye, neoliberal politikaları felsefi olarak sorgulamasa bile, uygulamada karma ekonomik adımlar atarak küresel durgunlukla mücadele edebilmektedir. Ancak mevcut durumun uzun süremeyeceği gerçeği ortadadır ve neoliberal ekonomi denen ve şirketlerin sömürüsüne dayalı ekonomik sistemin çöküşünün kaçınılmazlaştığı bugünlerde Türkiye, dolarizasyondan çıkış sürecini hızlandırmalı ve azalan yerel paralarla ticaret tartışmalarını yeniden canlandırmalıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 26 Kasım 2019'da yaptığı çağırı bu anlamda çok değerlidir: "Bırakın doları moları; paramıza, Türk Lirası'na dönelim. Türk Lirası artık kaybettirmiyor. Milliliğimizi, yerliliğimizi burada da gösterelim"
Seçkin Deniz, 01.12.2019


Can Synchronized Stagnation Be Stopped?
"Artan ekonomik durgunluk riski göz önüne alındığında, hükümetlerin yakında daha fazla yapısal reformlara paralel bir şekilde ideal olarak daha fazla teşvik sağlamaları gerekebilir. Ancak pek çok hükümetin bu tür bir yaklaşımı benimsemeye yönelik siyasi iradeden yoksun görünmesiyle para politikası, büyümeyi destekleme konusundaki ağır ve giderek sürdürülemez yükün üstünü örtmeye devam edecektir."

Küresel ekonomik yavaşlama senkronize bir durgunluğa dönüşüyor, bazı büyük ekonomiler yalnızca zayıf bir şekilde büyüyor ve diğerleri de neredeyse yok gibiler, hatta biraz daralıyorlar. En azından şimdilik yakın bir küresel durgunluktan korkmak için daha erken. Ancak politika yapıcılar temel reformlar için çok az iştahlı ve etkili makroekonomik teşvik için sınırlı alan var ve bu nedenle büyümeyi canlandırmanın yollarını kaybediyorlar.

SA8173/KY69-EY438: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


Seçkin Deniz Twitter Akışı