26 Nisan 2019 Cuma

SA7616/KY1-CÇ620: Bozgun

"Büyüklerin imalı konuşmaları çınlıyor kulaklarımda. Kübra’yı kendime çekiyorum. Birlikte ağlıyoruz."


Nereden başlayayım bilmiyorum. Allak bullak oldum. Yıllar yıllar önce –elli yıl- yaşadığım bir anı yeniden yaşadım. İşittiğimiz bir tümce, gördüğümüz bir resim, duyduğumuz bir koku bizi alıp götürür bir anda taa yıllar yıllar öncesine. Buna hep hazırlıksız yakalanırız. Keşke böyle olmasa. Yaşadığımız nice olumsuz şeyler, nice acı veren yaşanmışlıklar bir anda çepeçevre kuşatır, o acıları, o üzüntüleri yeni baştan yaşarız. Hazırlıklı olsak ne iyi olurdu. Olmuyor işte. 

25 Nisan 2019 Perşembe

SA7615/SD1363: Büyük Vergi Tartışması; Dünya Dönüyor

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz iki Avrupalı'nın ABD'deki yeni vergi tartışmalarına yönelik değerlendirmelerini içermektedir. Bulgaristan Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Ekonomik Kalkınma Konseyi üyesi ekonomist Atanas Pekanov ve Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyoekonomi Enstitüsü'ndeki ampirik eşitsizlik araştırmaları profesörü Miriam Rehm'in bu ortak çalışmasının Batı'nın kendisini sorguladığını ve aşırı zengin şirketlerin yönettiği Satanist Yeni Dünya Düzeni'nin artık işlemediğini göstermekte; zenginlerden servet veya varlık vergisi alınması gerektiği konusunda analitik bir çıkarıma ulaştığını ve ABD'nin Avrupa ile birlikte artan gelir eşitsizliğini ve yoksulluğu engellemek için uzlaştığını görmemizi sağlamaktadır. ABD ve Avrupa'daki kadar ultra zengin ailelere sahip olmayan Türkiye de vergide sadeleşme ve dolaysız vergilerde artış dolaylı vergilerde azalış sağlayacak yeni vergi reformu ile kendi geleceğini tasarlamaktadırHazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın 10 Nisan 2019'da açıkladığı Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019'un vergi ayağının en önemli maddesi yüksek gelir gruplarından daha adil vergi alınması ve Kurumlar Vergisi oranlarının kademeli olarak düşürülecek olması. Böylece devlet az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alacak. Kurumlar vergisi ve KDV gelirlerini azaltan indirim, istisna ve muafiyetler gözden geçirilecek ve gereksiz olanlar kaldırılacak. Ek vergi getirmese bile beyan sistemi geliştirilecek. Mükellef haklarını savunacak İcra Kurulu oluşturulacak. 
Seçkin Deniz, 25.04.2019


The great tax debate—the world is turning

"Entelektüel ve ahlaki argümanlar eş zamanlı olarak ortaya çıktığında, küresel iklim hızla değişebilir. ABD vergi tartışmasında olan da bu."

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki milletvekillerinin yasa tasarıları, son haftalarda ekonomistler arasında vergilendirme konusunda son derece ateşli bir tartışma başlattı. Demokratik kongre üyesi Alexandria Ocasio-Cortez (AOC), ABD’nin sosyal programları ve Yeşil Yeni Anlaşmayı finanse etmek için yüzde 70’e varan marjinal üst gelir vergisi oranlarına geri dönerek ek gelir elde etmesi gerektiğini savundu, Massachusetts senatörü Elizabeth Warren ise en zengin yüzde 3'ten servet vergisi alınmasını önerdi. Rakipler ve bazı yorumcular bu tür önerileri radikal veya ideolojik olarak kabul etmiş olsalar da her iki öneri de ekonomik araştırmalarla desteklenmiş durumda.. 

SA7614/SD1362: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 481 (06-10 Nisan 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(06-10 Nisan 2018)  (Nisan 2018: 4.678  Tweet+Önceki Toplam: 310.081 +4.678 = 314.759 Tweet

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Cerablus ve Afrin, bölge halklarının tümü için örnek model olunca Rus-ABD vahşeti yerel unsurlar tarafından daha net anlaşıldı.... Yeri miydi Lavrov'un utanmadan AFrin'i rejime ver demesinin? twitter.com/yasartaskinkoc…

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Etkilenmesinin tamamen küresel etkileşimle alakası var... küresel ekonominin ürettiği gerilim aynı oranda ABD ve Avrupa'yı da etkiliyor... twitter.com/yasartaskinkoc…

SA7613/KY29-YA106: KKTC Üniversiteleri Üzerinde Oynanan Oyunlar

"Yaklaşık 120 bin öğrencinin öğretim gördüğü bir ülkede iki öğrenciyle genelleme yapılmasının ardında çok farklı hesaplar olduğu kanaatindeyim. "


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) üniversite sektörünün yükselmesi ve öğrenci sayısının tahminlerin üzerine çıkması içten, dıştan birilerini rahatsız etmiş olmalı ki, karalamalar başladı.

Şubat ayında BBC News’ten İvana isimli bir muhabir KKTC’deki Nijeryalılarla konuşarak onların şikayetlerini haberleştirmişti. Geçtiğimiz günlerde de KKTC’de 8 gün kalan birine diploma verildiği haberi servis edildi basına. YÖK’ün açıklamasından cımbızla çekilen bir bölüm haberleştirilerek, üniversitelerimizi itibarsızlaştırma sürecine destek verildi birilerince.

SA7612/KY69-EY308: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


24 Nisan 2019 Çarşamba

SA7611/SD1361: CIA-Stratfor ve Terör; ABD Sri Lanka'dan Ne İstiyor?

Sri Lanka Bombaları; ABD-CIA-Stratfor-IŞİD, Tamil, İstikrarsızlık, Hindistan, Çin ve Masum Sivillerin Ölümü


Önce sabırla 21 Nisan 2019 pazar günü Sri Lanka'da patlayan bombalarla ilgili 21, 22, 23 Nisan günlerinde haberler, yorumlar ve açıklamalarla ilgili süreci izleyelim.

23 Nisan 2019 salı günü medyaya yansıyan habere göre Sri Lanka'da 21 Nisan Pazar günü Paskalya Ayini sırasında kilise ve otelleri hedef alan, 321 kişinin hayatını kaybettiği ve 500'den fazla kişinin yaralandığı saldırıları terör örgütü DEAŞ-IŞİD üstlendi.


Sri Lanka hükümeti ilk açıklamalarında saldırıları National Thowheet Jama'ath (Ulusal Tevhid Cemaati) adlı radikal bir Müslüman grubun gerçekleştirdiğini açıklamıştı.

SA7610/Sonsuz Ark-YD150: Meme Kanseri Hücreleri Yağ Hücrelerine Dönüştürülerek Yayılması Durduruldu

"Uzun vadeli kültür deneylerinde, ekip, -şimdiye kadar- yağ hücresine dönüşen kanser hücrelerinin tekrar meme kanseri hücresine dönüşmediğini gözlemledi."


Bilim insanları, insan meme kanseri hücrelerini yağ hücrelerine dönüştürebilmeyi başardılar. Her ne kadar henüz ilk adımlardan birisi de olsa, araştırma ekibi bu beceriyi gerçekleştirmek için kanser hücrelerinin metastazının garip bir yolunu keşfetti.

Parmağınızı kestiğinizde ya da bir fetusta organlar gelişirken, epitel hücreleri kendilerine daha az benzemeye başlar ve mezenşim denilen bir kök hücre tipine dönüşür. Bu hücreler daha sonra vücudun ihtiyaç duyduğu hücrelere dönüşür. Bu süreç, epitelyal-mezenşimal geçiş (EMT) olarak bilinir ve bir süredir de kanser hücrelerinin vücutta yayılmak ve metastaz yapmak için hem bunu hem de tam tersi olan mezenşimal-epitelyal dönüşümü (MET) kullandığı biliniyor.

23 Nisan 2019 Salı

SA7609/SD1360: Big Tech İzliyor ve İzleniyor

Sonsuz Ark'ın Notu:
 Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz Cambridge Üniversitesi ekonomi ana bilimdalı öğretim görevlisi (Özel sermaye şirketi Warburg Pincus'un genel müdürü ve kıdemli danışmanı) William H. Janeway'e aittir ve dijital iletişim ve dijital teknoloji alanındaki, kayıp mahremiyet, sosyal parçalanma ve demokratik siyasi süreçlere yönelik yeni tehditler şeklindeki sorunları işleyen iki kitabı kritize etmektedir; Roger McNamee'ye ait 'Zucked: Facebook Felaketine Uyanmak' ve Shoshana Zuboff 'a ait, 'Sürveyans Kapitalizmi Çağı: Yeni Güç Sınırında İnsan Geleceği için Mücadele'. Türkiye'de henüz zemini oluşmamış bu tartışmaların bir an önce başlatılması ve kitlesel olarak bilinçlenmenin arttırılması gerekiyor... Yazarın şu cümlesi verileri dev tröstlerce kullanılan ve satılan kullanıcılar-tüketiciler için yeni gelir kaynakları anlamına da gelmektedir: "Hiç şüphe yok ki, bireylere verilerinin mülkiyetini vermek ve bu verileri kullananlardan ödeme yapmalarını istemeleri dijital ekonominin dinamiklerini dönüştürecektir." Türkiye çok geç kalmadan teknoloji devlerinin özgürce at koşturduğu bir kişisel veriler cenneti olmaktan çıkarılmalıdır. Ufuk açıcı olduğuna inandığımız bu analizin keyifle okunacağını düşünüyoruz.
Seçkin Deniz, 23.04.2019

Big Tech Is Watching – and Being Watched

"Günümüzdeki Silikon Vadisi devlerinin hızlı yükselişi ve sosyal ve politik yaşam üzerinde sahip oldukları görünür güç, yeni bir ekonomik tarih çağına girdiğimizi gösteriyor. Öyleyse, dijital devrim nereye gidiyor ve kamu yararı için nasıl kullanılabiliyor?"

Dijital devrimin olgunlaşması, yirmi birinci yüzyılın ilk yirmi yılını tanımladı. Bu dönemin merkezi ekonomik felaketleri - 2008 küresel mali krizi ve buna bağlı “Büyük Durgunluk” - dijital menkul kıymetlerin çoğalması ve dijital programların ilgili risklerini ölçüp yönetebileceği yanılsaması tarafından yönlendirildi. Bireylerin bilgi tükettiği ve işlem yaptığı sosyal çevre Amazon, Apple, Google ve Facebook tarafından belirlenen şartlara göre yeniden yapılandırıldı.

SA7608/SD1359: "akılsız baş, ayaklar ve kaos" /29.12.2004/ 302. patika



...eskiler, eskilerden belirsiz birileri "akılsız başın cezasını ayaklar çeker", demişler...
...biz de duyduk duyacağımız yaşlarda...
...her lafta olduğu gibi, köşeli anlamları seçip aldık daraltarak...
...lâkin bu laf haddinden fazla ağır değil mi?...
...hangi baştan söz edeceksiniz, hangi ayaklara acıyacaksınız?...
...baş, kendi başınız mı?...
...ailedeki baş mı, ülkeyi yöneten baş mı, evreni yaratan baş mı?...
...sorularda, sürekli sorumluluk alanları genişleyen başlar görürüz...
...evreni yaratan baş değildir, biliniz; lafı sarf edenleri yaratandır o...

SA7607/KY69-EY307: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


22 Nisan 2019 Pazartesi

SA7606/KY1-CÇ619: Bir Teklif

"Hazır bir aradasınız. Aranızdan bir sözcü seçin, o sözcü konuşsun. Her biriniz aynı anda konuşarak anlaşılmazlığa düşüyorsunuz. Bunun önünü alarak daha rahat anlaşılabilmeniz için bırakın sözcünüz konuşsun."


Benzemezdiniz. Birbirinize taban tabana zıt dünya görüşlerine sahiptiniz. Kökten ayrıydınız. Öyle ifade etmiştiniz. Öyle tanıtmıştınız kendinizi. Bir araya gelmenizin akıllara seza olması bu yüzden. Sizi ne bir araya getirdi? Sizi ne birleştirdi? İdeolojik olmadığı, dünya görüşü ile ilgisizliği kesin. 

SA7605/KY13-AO244: Darbeye Zemin Hazırlamanın Zemini

"Bu ülkede olan ve olacak olan her darbenin arkasında ABD vardır."


Bu ülkede bitmez, tükenmez bir darbe geleneği var. ABD, değiştirmek istediği iktidarları hedeflediği sürede seçimle gönderemezse, darbeyle gönderir.

Bu ülkede yapılan darbelerin, diğer ülkelerden farkı darbeye toplumsal bir zemin hazırlanmasıdır. İslam ülkelerine demokrasinin örneği olarak sunulan ülkemizde, darbelere toplumsal kılıf uydurulması anlaşılır bir şeydir.

SA7604/SD1358: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 480 (01-05 Nisan 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(01-05 Nisan 2018)  (Nisan 2018: 4.678  Tweet+Önceki Toplam: 310.081 +4.678 = 314.759 Tweet

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Almanlar hakkında ne düşündüğümüzü merak etmiyor musun dw twitter.com/dw_turkce/stat…

Habertürk TV
   
@HaberturkTV
Trump çekilmeyi erteledi! Beyaz Saray yetkilisi: Bir süre daha Suriye'de kalacağız... hbr.tk/IK8Kqu pic.twitter.com/a4X2qJAZWm
@Seckin_Deniz retweetledi

21 Nisan 2019 Pazar

SA7603/SD1357: Kılıçdaroğlu Dilemması

"Sizin mahfil gerilerinde entrikalarla meşgul olduğunuzu yıllardır izliyor bu millet... başaramayacaksınız, bu halkın bilinçlenmesine engel olamayacaksınız..."


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu katıldığı şehit cenazesinde bir grubun fiili saldırısına uğramış; görüntülerde saldırıdan önce etrafında korumalarla yürürken halkın çoğunun, yüzlerce kişinin Kılıçdaroğlu'nu protesto ettiği görülüyor ve duyuluyor; bir süre sonra protestoların etkisiyle başı eğik bir şekilde ilerleyen Kılıçdaroğlu'nun etrafındaki kalabalık iyice artıyor ve birkaç kişinin yaptığı saldırı görülüyor.

Bugün 21 Nisan 2019, daha dün 31 Mart yerel seçimlerinde o askerlerimizi şehit eden terör örgütü PKK'nın siyasi kolu olan HDP ile İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Antalya, Bursa ve benzer birçok yerde ittifak yapan CHP'nin genel başkanı olarak, o şehitlerin katilleriyle ittifak yapmış olarak gidemezsiniz.

SA7602/SD1356: Yeni Bir Küresel Şart'a Doğru

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Eski İsveç Başbakanı Carl Bildt'e aittir ve artık sürdürlemez hale gelen Ağustos 1941'de, ABD'nin II. Dünya Savaşı'na girmesinden önce, İngiltere Başbakanı Winston Churchill ve ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt (FDR) arasındaki anlaşmaya göre, Atlantik Şarti ile kurulmuş olan Batı egemenliğindeki Satanist-Yeni Dünya Düzeni'nin sonunun geldiğini "Savaş sonrası düzenin temel yapıları yerinde kalsa da, Rus revizyonizmi, Çin'in iddiası, ABD'nin bozulması ve Avrupa belirsizliği karşısında eriyorlar."  şeklinde ifade etmekte ve "Batı egemenliğini engellemek için giderek daha çok kutuplu bir bağlamda yeni güçler ortaya çıktı. Ve son zamanlarda otoriter rejimlerin yayılması, demokrasinin geleceği hakkında sorular doğurdu." demektedir. Carl Bildt'in  bir parçası olarak övdüğü 'Batı egemenliğindeki Satanist-Yeni Dünya Düzeni'nin dünyada ürettiği kaosun, açlığın, sömürülerin, katliamların ve şirketlerin çıkarlarını korumaya yönelik politikaların insanlığı mahvettiği açıktır. Şubat 2019'da yapılan Münih Güvenlik Konferansı'nda açıklanan deklarasyona göre, yazar, "Ancak amacımız, son sözü söylemek değil, daha büyük bir tartışma başlatmak." demektedir. Carl Bildt'in diğer benzerlerinin aksine risk listesinde Türkiye görünmüyor; bu ilginç bir durum...
Seçkin Deniz, 21.04.2019

Toward a New Global Charter

"Versay (Versailles)’da kalıcı bir dünya düzeni oluşturmadaki başarısızlığın II. Dünya Savaşı felaketiyle sonuçlanmasına karşın, 1941 Atlantik Şartı uyarınca ortak ilkelerin oluşturulması, seksen yıl refah ve göreceli istikrar sağladı. Dünyanın başka bir jeopolitik deniz değişimi geçirmesiyle, yeni bir küresel tüzüğe ihtiyaç duyulmaktadır."

Ağustos 1941'de, ABD'nin II. Dünya Savaşı'na girmesinden önce, İngiltere Başbakanı Winston Churchill ve ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt (FDR), dünyanın savaştan sonra nasıl örgütlenebileceğini tartışmak için Newfoundland sahilinde gizlice bir araya geldi. Benzer bir girişim, yirmi yıldan daha uzun bir süre önce Versailles’da denenmişti, ancak açıkça başarısız olmuştu.

SA7601/KY13-AO243: İmamoğlu’nun Gezilerini İzleyen Muhalif (!) Kameralar Kimindi?

"Seçime kadar rolünü iyi oynayan İmamoğlu, seçim sonrası mazbatayı alma adına attığı adımlarla, yaptığı kimi açıklamalarla toplumda gerçek yüzüyle tanınmaya başlandı."


Bir konuyu merak ediyorum;

İmamoğlu’nun halk pazarlarını, esnafı, vatandaşı vesaire yerleri gezme adına her sokağa çıktığında orada bulunan ve halkın ona gösterdiği tepkileri sosyal medyada gösterime sunan kameralar kimindi?

Nasıl olmuştu da, onca yeri gezen Binali Yıldırım’ın yanında kamera bulunmazken, üç kişiyle sokağa çıkan İmamoğlu’nun yanında sürekli bir muhalif (!) kamera bulunabiliyordu ve İmamoğlu nasıl oluyor da buna karşı hiç tedbir almıyordu?

20 Nisan 2019 Cumartesi

SA7600/SD1355: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 479 (26-31 Mart 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(26-31 Mart 2018)  (Mart 2018: 4935  Tweet+Önceki Toplam: 305.146 +4935 = 310.081 Tweet

Star Gazetesi 🇹🇷
   
@stargazete
Irak'tan 27 yıl sonra Suudi Arabistan'a ilk kez uçuş gerçekleşti buff.ly/2E8USle pic.twitter.com/lx4WDJbOBK
@Seckin_Deniz retweetledi

SA7599/KY13-AO242: “Yandaş Medya” Muhalefetin Çatı Projesine Güç Kattı

"Bütün bunları arkadan gizli bir el organize etmişse bir şey diyemem.. Değilse bu medya aklıyla varılacak noktanın bu olacağını bellemek gerek..."


“Yandaş Medya” veya "Mahalle Medyası" denilen kimi yaygın medyanın haber/ programları bir araya gelme ihtimali olmayan muhalefeti birbirine kenetlediği gibi, onların “kötülükleri” üzerinden yürütülen propaganda dili de onların topluma empoze edilmelerini sağlıyor.

Düşünün; sabah akşam TKP’lı Maçoğlu’nun yaptığı icraatları ilginç bulup adeta propagandasını yapan bu medya kuruluşları, CHP il başkanı Canan Kaftancıoğlu’nu da TKP toplantısında konuşma yaptığı için yerden yere vuruyor.

SA7598/KY69-EY306: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


19 Nisan 2019 Cuma

SA7597/KY13-AO241: Eleştirilerin Birçoğu Ak Parti Kadrosuna Yönelik

"Ak Parti öncelikle kendine çeki düzen vermeli ve karşı cephenin yeniden birbirinden kopmasını sağlayacak politikalar izlemeli."


İmamoğlu mazbatasını aldı. Ak Parti ve MHP itirazlarını yaptı. Artık son sözü YSK söyleyecek. Seçim yenilenirse İmamoğlunun kazanma ihtimalinin olmadığını düşünenlerdenim.

O nedenle biraz siyasi yorum yapmak isterim;

Ak Parti kaybetmenin henüz daha başında. Ortadaki kaotik durumuna rağmen halkın hala en güvendiği isim Erdoğan.. Bu ülkenin yarısından çoğu ülkenin Erdoğan’ın elinden çıkması halinde büyük tehlikeler yaşayacağımıza inanıyor. Erdoğan’dan yetkiyi almaya direniyor.

SA7596/KY1-CÇ618: Melek

"Canı yanan insanlar yabancı olmaz gerçekten. İnsana, insanlığa yabancı olan acı çekmemiş olanlardır, yüreği burkulmamış birinden her kötülüğü, her alçaklığı bekleyebiliriz, ama acı çekmiş biri.. acı çeken biri insana, canlıya yabancı değildir."


Bisikletten düşmüş sağ kolumu kırmıştım. Bir hafta geçmişti üzerinden. Kolumdaki alçı ilk başlarda oldukça ağır gelmiş ve fakat alıştıktan sonra hafiflemişti. Arada bir sancı giriyordu koluma. 'Geçkin yaşta kırıklar zor iyileşiyor', demişti doktor. Sancılara da alıştım. Bisikletten düşüş olayından sonra hemen her öğleden sonra sahile iniyor birkaç saat dolaşıp eve dönüyordum. Yine öyle yaptım. 

SA7595/KY69-EY305: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


18 Nisan 2019 Perşembe

SA7594/SD1354: Enflasyon Olmadan Yeşil Euro (Para)

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, LSE Avrupa Enstitüsü Avrupa Ekonomi Politikasındaki John Paulson başkanı, (Leuven Üniversitesi) uluslararası ekonomi profesörü Paul De Grauwe'ye aittir ve şu sıralarda Avrupa Birliği'nde sayılan belli başlı sorunlardan en büyüğü olarak Çevre sorunlarını ve hava kirliliğini gidermeye yönelik yatırımların finansmanının nasıl sağlanacağına dair değerlendirmeler içermektedir. Yazar'a göre, Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından (karşılıksız olarak) yaratılan para çevre yatırımlarını finanse etmek için kullanıldığında enflasyon yükselecek ve sonuç olarak amaçlanan yatırımlar gerçekleşmeyecektir. Paul De Grauwe'nin ilk teklifi şudur: "Çevre projelerini finanse etmek için verilen eski tahviller yeni 'çevre tahvilleri' ile değiştirebilir. Bunu yaparken, ECB yeni para yaratmış olmayacak. Sadece yeniden yönlendirilen para çevresel projelere doğru akacaktır. Toplam para miktarı aynı kalacağından, ek enflasyon riski yoktur."  İkinci teklifi ise şöyle; "Bir çıkış yolu da Avrupa makamlarının Avrupa Yatırım Bankası'na (EIB) 1.000 milyar Euro değerindeki çevresel yatırımın finanse edilmesi için yetki vermesi olacaktır. Bu siyasi otoriteler EIB'ye çevresel öncelikler hakkında kılavuz ekleyebilirler. EIB, bu yatırımların finansmanında kullanılmak üzere gerekli kaynakları elde etmek için tahvil ihraç edecektir. ECB, EIB tahvillerini, eski tahvillerin bilanço tarihinde sona ermesiyle eş zamanlı bir şekilde belirlenen bir hızda satın alır. Bu şekilde ECB, enflasyonu körüklemeden 'yeşil para' yaratmış olur." Avrupa, sosyal hakların iyileştirilmesi ve çevre yatırımlarının finansmanı konusunda çok yoğun tartışmalara sahne olurken, aynı zamanda derinleşen işsizlik, artan yoksullukla boğuşmaktadır. Avrupa Kurumlarının yaşadığı bu yetersizlik duygusu sorumluluk almamaktaki ısrarcı tutumu sorunları çözmekten ziyade daha da derinleştirmekte ve ulusalcıların, aşırı sağcıların ve ırkçıların tepkisel yükselişine neden olmaktadır. Sonuç olarak, Avrupa derin çöküşe doğru geri döndürülemez bir türbülansa girmiş durumdadır...
Seçkin Deniz, 18.04.2019

Green money without inflation

"Avrupa'da ekolojik bir geçişi 'yeşil para' tahvilleriyle finanse etmek ekonomik olarak mazur görülebilir."

Merkez bankası tarafından yaratılan para, çevre yatırımlarını finanse etmek için ne ölçüde kullanılabilir? Bu, bugün sıkça sorulan bir soru. Yeşil aktivistler, merkez bankasının -ve özellikle Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB)- para basımı yoluyla çevresel yatırımların finansmanını teşvik etmesi gerektiği konusundaki fikirlerini coşkuyla anlatıyorlar.

SA7593/SD1353: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 478 (21-25 Mart 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(21-25 Mart 2018)  (Mart 2018: 4935  Tweet+Önceki Toplam: 305.146 +4935 = 310.081 Tweet

TRT HABER
   
@trthaber
Hakkari'de #ZeytinDalıHarekatı'na destek yürüyüşü düzenlendi. trthaber.com/haber/turkiye/… pic.twipic.twipic.twipic.twitter.com/ajCJNgU0KA
@Seckin_Deniz retweetledi

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Soğan ve Elon Musk.... newsweek.com/why-elon-musk-…

SA7592/KY69-EY304: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


17 Nisan 2019 Çarşamba

SA7591/Sonsuz Ark-YD149: Meta-Analize Göre: Depresyonda Zaman Algısı Değişiyor

"Meta-çalışmanın yazarlarına göre; ileride bu alanda yapılacak araştırmaların; zamanın geçişine dair bireysel algı ile belirli bir zaman aralığındaki sürenin uzunluğunu tahmin edebilme yetisi arasındaki ayrımı daha da belirginleştirmesi gerektiğini ileri sürüyorlar."


Zaman algısı büyük oranda kişiye göre değişkendir ve genellikle de durumla alakanıza göre değişkenlik gösterir. Örneğin; zamanın “hızlı ya da yavaş geçtiği” hissiniz; bir beklenti içerisinde olup olmamanızdan etkilenebilir. Bir şeyin son teslim tarihinin sizdeki öneminin büyüklüğüne göre, zaman algınızda da hızlılık ya da yavaşlık hissi doğabilir.

SA7590/KY56-HS26: Seyr-i Sülük, Çıplaklık-Yunus Emre, Ağacın Meyvesi, Sema, Yahya Kemal, İnsan-ı Kamil, Christ/Oğul/ Hakikat-i Muhammediye, 4 Kapı, Zun-Nûn el-Mısrî, Niyazi Mısri-Ilımlı İslam-FETÖ

Sonsuz Ark'ın Notu:
Adem'in bildiklerini bilseydik, neler değişirdi bilmiyoruz, ama en azından ondan günümüze dek Allah tarafından dünya ve ahiret mutluluğumuz için gönderilen tek din olan İslam'ın aslında tam olarak ne olduğunu çok iyi bilirdik. Evet, tahrif edilmesine Allah'ın izin vermediği Hakiki İslam'ın anlatıldığı son kitap Kur'an var elimizde, ancak onu da küfrün, yani zulmün, yani karanlığın en vahşi, en şeytanî yetenekleri ile okunmaz, anlaşılmaz diyerek, önceki kitaplar gibi insandan uzaklaştırdılar. Gönderilen peygamberleri yalanlayanlar, öldürenler kim idiyse onlar hep birbirlerine şeytanın yolunu öğrettiler binlerce yıl, biz Adem'in bildiklerini bilmemekle büyük bir zaaf içerisinde onların bize ne yapmayı tasarladığını fark etmekte çok zorluk çektik, halen de çekiyoruz, ama aramızda iğne ile kuyu kazar gibi çalışan ve akleden samimi insanlar da var ve aramızdan birileri şeytanın yolunda çalışıp çabalayanların birbirleri ile ilişkilerini görebiliyor artık ve anlatmaya çalışıyorlar. Aşağıdaki yayında, maksadı bu zemin olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.
Seçkin Deniz, 17.04.2019



*Seyr-i Sülük'e girmişsen iki seçenek dışında tercih yoktur:

Ya soyunursun ya da zorla soyarlar! Çırılçıplak!

*Sufiler der ki;

"Cennet giyiniklerin meskenidir. Örtülülerin, perdelilerin yaşamıdır cennet. İstediğin cennetse,istediğin ticaret yaparcasına ibadet etmekse, hiçbir şeyi çıkarmana gerek yok. Öylece, üzerindekilerle devam edebilirsin. Yok eğer talebin hakikatine varmaksa, soyunacaksın!"

SA7589/KY69-EY303: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


16 Nisan 2019 Salı

SA7588/SD1352: Avrupa Bir Sonraki Durgunlukla Yüzleşebilir mi?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, HTW Berlin Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ekonomi profesörü ve Hans Boeckler Vakfı Düsseldorf Makroekonomik Politika Enstitüsü (IMK) kıdemli araştırma görevlisi Jan Priewe'e aittir ve Avrupa Birliği'nin yaşayacağı muhtemel bir durgunluğa karşı kurumsal olarak hazır olmadığını tesbit edecek çıkarımlarda bulunmaktadır. Jan Priewe, "Euro bölgesinin bir  'simetrik şok', hafif veya şiddetli bir durgunluk ile karşı karşıya olduğunu varsayalım. Hangi dengeleyici güçler var?" sorusuna cevap ararken,"En önemli endişe, kamu borcunun büyüklüğü değil; daha ziyade, küresel durgunluk sürecinde egemen ve özel borç faiz oranlarında yükselen risk primi ve euro çıkış korkuları nedeniyle geri ödeme risklerinin ortaya çıkmasıdır. Bu, Yunanistan, Kıbrıs, İtalya ve Portekiz gibi bazı ülkelerde takipteki kredilerin yüksek hacimlere ulaşmasına neden olabilir." demekte ve çıkarımlarına devam ederek, "Euro bölgesi kayda değer bir istikrara kavuşma imkanı olmadan durgunluğa doğru yavaşlayacaktır. İşsizliğin artmasının, özellikle de Yunanistan, İtalya, İspanya, Portekiz ve Fransa gibi yüksek işsizlik oranlarına sahip ülkelerde politik sonuçları ölümcül olacaktır. Daha fazla işsizlik olasılığı popülist duyguları besliyor. Avrupa Birliği'ne olan güven daha da düşecektir." öngörüsünde bulunarak bulduğu cevaba son çerçeveyi çizmektedir: "Avrupa ve özellikle Euro bölgesi, resesyon için hazırlanmamıştır. Makroekonomik çerçeve engellenmiştir. En büyük engel, yaklaşmakta olan Avrupa Parlamentosu seçimlerinden sonraki siyasi çoğunluklarla ilgili belirsizlikten ve yeni komisyonun oluşmasından bağımsız olarak, sorunların zihinsel olarak bastırılmasıdır." Yazarın, Avrupa'nın bir bütün olarak çöktüğünü itiraf eden cümlesi şudur: "Bizi durgunluktan kurtaracak -Çin, ABD veya başka bir yerde- koruyucu meleklerin olabileceğini ümit ediyoruz." Türkiye'nin bu gerçeğin farkında olarak yeni stratejiler belirlemesi, Dolar'ın egemenliğine karşı Euro'nın zayıf karnını destekleyerek TL'ye alan açması mümkündür...
Seçkin Deniz, 16.04.2019

Could Europe face the next recession?

"Euro Bölgesi, bir sonraki durgunlukta eurodaki bozulmaya neden olacak olan simetrik şoka dayanacak yapısal dayanaklardan yoksundur."

Euro Bölgesi'nin tamamlanmamış olduğu, hemen hemen bütün ekonomistler ve ekonomik politika belirleyicileri tarafından paylaşılan bir değerlendirmedir. Mevcut görüş, Avrupa bankacılık birliğinin bir sermaye piyasası birliği ile bağlantılı olarak en önemli eksik kısım olduğu yönündedir. Social Europa tarafından yayımlanan Euro'yı Kurtarmak için Hâlâ Zaman Var adlı yeni bir kitapta
 Euro sisteminin hayatta kalması için temel altı önemli ekonomik sorun ele alınmıştır; Aksi takdirde Euro uzun ömürlü olmayabilir.

SA7587/SD1351: "akılsız dost" /15.01.2005/ 303. patika



...kötülerin derinliklerinde nelerin olduğunu hiç düşündünüz mü?...
...onların gerçekte yaptıklarının farkında olduklarını biliyor musunuz?...
..."bunda garip olan ne?", demeyesiniz....
...insan yaptıklarının farkında değilse, yaptıklarına iyilik ya da kötülük sıfatı konamaz da ondan...
...aynı değerlendirme yaptığı iyiliklerin farkında olmayan insanlar için de geçerli...
...iyilik ve kötülük planlanarak yapılır...
...çevrenizde yaptıklarını muhâkeme edemeyen, planlayamayan o kadar çok insan var ki...

15 Nisan 2019 Pazartesi

SA7586/KY1-CÇ617: Yoksa Korkuluk musunuz?

"Suskunluğunuz onlara şirin görünmek için mi? Onlarda olmayan bir güç mü vehmediyorsunuz. Dostlarınızın yapıp ettiklerinin yanlışlığına kaniyseniz bunu mertçe söylemeniz gerekmez mi?"


Anlamakta zorlanıyorum haşmetmeap. Hakkınızda bunca şeyler yazılıp çizilirken, adınız anılıp, fotoğrafınızın altına söylediğiniz söylenen sözler döşenirken hiç bir şey olmamış gibi, olmuyormuş gibi davranmanızı koyacak bir yer bulamıyorum. Duymamış olabilir misiniz? Duymuyor olabilir misiniz? 

Dünyadan elini eteğini çekip bir münzevi gibi yaşıyor olsanız, duymamış, duymuyor denebilir. Oysa değil. Bir münzevi değilsiniz. Ve fakat susuyorsunuz.  Suskunluğunuz cesaret veriyor eğer hakkınızda söylenenleri onaylamıyorsanız. Suskunluğunuz kırk haramilerin işine geliyor. Kırk haramilere yol aldırıyor suskunluğunuz. Onaylıyorsanız da korkakça değerlendiriliyor, pısırık ve korkaklığınıza hükmediliyor. 

SA7585/SD1350: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 477 (16-20 Mart 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(16-20 Mart 2018)  (Mart 2018: 4935  Tweet+Önceki Toplam: 305.146 +4935 = 310.081 Tweet

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Sasani İmparatorluğu kuruyormuş ABD Afrin'de.... Bu sasaniler kürt mü oluyor bay mahluk, yoksa İran'ın ataları mı? Sen Kürdistan mı kuruluyor zannettin yoksa? twitter.com/cnnturk/status…

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
la meseleh:) twitter.com/r4biaSermi1/st…

SA7584/KY69-EY302: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


14 Nisan 2019 Pazar

SA7583/SD1349: Almanya Ortak Avrupa Güvenliğine İzin Verecek mi?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, 1998-2005 yılları arasında, Almanya Dışişleri Bakanlığı ve Başbakan yardımcılığı yapan Alman Yeşiller Partisi'nin kurucusu olan Joschka Fischer'e aittir ve Avrupa Birliği yanlısı satanist eski dünya düzeninin sürmesini isteyen bir perspektife sahiptir ve şu an yaşanan Avrupa ordusu tartışmalarında, Trump'ı suçlayarak bir analiz yapmakta ve geleneksel Alman sağcı genlerinin de canlandığını hissettirdiği analizinde şu uyarıyı yapıyor: "Almanya'nın geleneksel güç politikalarına dönüşünün kesinlikle riskleri var. Ancak alternatif, statükoyu korumak ve ortak bir AB güvenlik politikası öngörmek". Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bu kez Almanya'nın Aachen kentinde, iki ülke arasında tarihi öneme sahip 22 Ocak 1963 tarihli Elysee Anlaşması'nın 56. yıl dönümü olan 22 Ocak 2019'da yeni bir Alman-Fransız iş birliği anlaşmasını imzalamıştı. Joschka Fischer'in analizi tam bir ay sonra yapılmış olduğuna göre anlaşmada çözülmeyen sorunlar var...  Dönemin Almanya Başbakanı Konrad Adenauer ve Fransa Cumhurbaşkanı Charles De Gaulle’nün 1963'te Elysee Anlaşması'nı imzaladığı zamandan farklı bir dönemde yaşadıklarını aktaran Merkel, iki ülkenin yeni bir anlaşma imzalamasının gerekliliğine vurgu yapmıştı: “Aachen Anlaşması'yla ülkelerimiz arasındaki iş birliği temelini yeniliyoruz. El ele çağımızın büyük zorluklarının üstesinden gelmek istediğimizi vurguluyoruz.” Merkel, bu anlaşmayla Almanya ve Fransa’nın ortak bir askeri kültür, ortak savunma ve silah endüstrisi için taahhütlerde bulunduğuna dikkati çekerek, “Bununla (Aachen Anlaşması ile) Avrupa ordusunun oluşmasına katkıda bulunmak istiyoruz.” demişti. Macron ise, "Barış yolunda çok önemli mesafeler katettik. Paris'ten Berlin'e geçmişte yaşadığımız karanlık günlerin tekrarlanmaması için ikili çalışmalarımız olağan hızıyla devam ediyor. Avrupa'daki kaosun sebebi olan savaş izleri Avrupa sınırları dışından geliyor. Buna karşı ortak bir politika oluşturmamız gerekiyor. Avrupa'daki barışın sağlanabilmesi için Almanya ve Fransa çok önemli iki öznedir. Bugün burada imzalanan bu anlaşma ile biz Avrupa ve Avrupalılar için yeni bir dönem başlıyor. İklim değişikliği, dijitalleşme, göç, çevre açısından tarihi bir sayfa açılıyor. Avrupa'nın karşı karşıya olduğu ırkçı hareketlerin kendi içinde boğulmasına da imkan ve fırsat sağlayalım." diyerek karşılık vermişti. Kuşkusuz, NATO'nun zayıflaması Batı'nın bir bütün olarak Müslüman ülkelere saldırmasını kısmen engelleyecek gibi görünse de, Birlik olarak ABD'nin emirlerini yerine getiren Avrupa ülkelerinin Avrupa Ordusu ile NATO'ya rakip olacağı ve yeni güç dengeleri üreteceği açıktır. Türkiye, Avrupa Birliği ülkeleri gibi ABD'nin NATO aracılığı ile verdiği emirleri yerine getirmeyi ve kendisini düşman olarak tanımlayan NATO simülasyonlarına karşı NATO üyeliğini sorguladığı bu dönemde, karşısında Avrupa Ordusu'nu görebileceği bir zaman dilimine karşı da hazırlıklı olmalıdır. Fransa ve İtalya'nın ardı ardına Ermeni meselesini politik arenaya sürmesi bu anlamda gelecekte olabilecekleri görmemiz açısından önemlidir... Almanya ve Fransa merkezli Avrupa Ordusu'nun, ABD ile birlikte Akdeniz'de Türkiye'ye karşı konumlanması an meselesidir.
Seçkin Deniz, 14.04.2019

Will Germany Permit Joint European Security?

"Avrupa Birliği kadar geniş ve karmaşık bir kurum, ekonomik ve politik entegrasyonu derinleştirme çabaları sonuç vermediğinde yetersizlikle suçlanacaktır. Ancak, ortak bir AB savunma yeteneği geliştirmek söz konusu olduğunda, sorunun nerede olduğu açıktır."

 ABD Başkanı Donald Trump, transatlantik ilişki için gerçekten yıkıcı olduğunu kanıtladı. Amerika'nın karşılıklı savunma taahhütlerini sorgulaması NATO'ya uğursuz ve potansiyel varoluşsal bir kriz sunuyor. Ne de olsa ABD güvenlik garantisi, II. Dünya Savaşı'nın sona ermesinden bu yana Avrupa barış ve refahının üzerinde durduğu iki dayanaktan biridir. Ve Trump ikinci dayanağı da elinde tutmak istedi: kurallara dayalı küresel ticaret sistemi ve ekonomik düzen.

SA7582/KY69-EY301: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


13 Nisan 2019 Cumartesi

SA7581/KY1-CÇ616: Sen Ne Alçakmışsın; Demek Mescid-i Dırar ha?

"Korkuluk olmaya razıysan yapacak bir şey yok.. iradi bir varlıksan başkasının senin yerine söz söylemesine fırsat verme.. yiğitçe söyle ne söyleyeceksen!"

(Saadet partililerin Çamlıca Camii'ne yönelik Mescid-i Dırar benzetmesi üzerine )

Sen ne alçakmışsın!

"Bir insan, bir kişilik senin kadar alçalabilir mi?" sorusunun yersizliği ortadadır. Hiçbir varlık senin kadar alçalamaz!

Alçaklığın filmini çekmeye kalksa herhangi bir usta yönetmen başrol için senden başkasının kapısını çalmaz. Senden başkası o rolün hakkını veremez. Çünkü sen rol yapmazsın. Alçaklığın nasıl olacağını kendini ortaya koyarak rahatlıkla sergileyebilirsin.

SA7580/SD1348: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 476 (11-15 Mart 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(11-15 Mart 2018)  (Mart 2018: 4935  Tweet+Önceki Toplam: 305.146 +4935 = 310.081 Tweet

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Trafik polisi de değilmiş, trafik ekibini de çağırmamış ... Tüm müdürlerine de rest çekermiş... Bu görev aşkının büyüklüğü şaşırtıcı twitter.com/Hurriyet/statu…

euronews Türkçe
   
@euronews_tr
ABD'den Rusya'ya yeni yaptırımlar bit.ly/2tVpsiC
@Seckin_Deniz retweetledi

Seçkin Deniz Twitter Akışı