Brexit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Brexit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2022 Perşembe

SA9873/SD2556: İngiltere'nin Piyasa Bozgununun Arkasında Brexit ideolojisi Yatıyor

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, İngiliz siyaseti ve FT hafta sonu dergisi için haftalık köşe yazısı yazan FT'nin baş siyasi muhabiri, haber editörü, FT.com'un genel yayın yönetmeni ve yazı işleri müdürü olarak çalışan, Birleşik Krallık baş siyasi yorumcusu ve Financial Times'ın Birleşik Krallık editörü Robert Shrimsley'e aittir ve İngiltere'de yaşanan ekonomik çöküşe odaklanmaktadır.
Seçkin Deniz, 06.10.2022, Sonsuz Ark 


Brexit ideology lies behind the UK’s market rout

"Kwarteng'in geçen haftaki açıklaması, mutlakiyetçiliğin ekonomi üzerindeki yükselişinin sadece bir tezahürüydü."

Sorun, İngiltere Merkez Bankası'nın faiz oranlarını daha da arttıramamasıdır. Hayır, bekleyin, gerçekten konu tamamen Fed'in parasal sıkılaştırması ve doların gücü ile ilgili. Kendilerini daha fazla eleştiren Muhafazakarlar, başbakanın açıklamasında kamu maliyesini göz ardı eden ideolojik aşırı erişimi ve ihmali görebilirler, ancak sterlin düşüşünü ve yaldız getirilerinin sıçramasını gören piyasa düşüşü için bolca günah keçisi var.

29 Ekim 2021 Cuma

SA9419/SD2220: AUKUS, Yeni Küresel Stratejik Bağlam Hakkında Ortaya Çok Şey Koyuyor

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Ocak 2007'den beri Chatham House (Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü) Direktörü ve İcra Kurulu Başkanı olan Robin Niblett'e aittir ve Avustralya-Birleşik Krallık-ABD (AUKUS) arasında yapılan anlaşmanın Fransa'daki etkilerine ve arka planına odaklanarak İngiltere'nin bu anlaşmaya bakış açışını sadeleştirmekte ve yol göstermektedir. Türkiye'nin bu anlaşmadan alacağı çok dersler vardır.
Seçkin Deniz, 29.10.2021


AUKUS reveals much about the new global strategic context

"Yeni AUKUS ortaklığı ve duyurusunu çevreleyen Paris'teki öfke, yeni jeopolitik manzara hakkında çok şey söylüyor."

Yeni Avustralya-Birleşik Krallık-ABD'nin (AUKUS) duyurusunu çevreleyen büyüyen diplomatik drama, anlaşmanın küresel stratejik bağlamdaki derin değişiklikler hakkında ortaya koyduğu şeyi vurgulamak yerine gizleme riskini taşıyor. Bu konuda birkaç unsur öne çıkıyor.

24 Ekim 2021 Pazar

SA9412/SD2213: Erdoğan ve Boris Johnson: Yeni Bir Küresel Güç İkilisi mi?

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, 2 Nisan 1946 tarihinde Hamburg'da Britanyalı işgal kuvvetlerince kurulan, Bild ve Ağustos 2021'de ABD'li dijital medya sitesi Politico'yu yaklaşık 1 milyar dolara satın alan siyonist Axel Springer yayın kuruluşuna bağlı Alman DIE WELT gazetesi çalışanları Carolina Drüten ve Gregor Schwung'a aittir ve Brexit-Merkel sonrası, Fransa'nın Avrupa'nın liderliğine soyunması karşısında gelişen Türkiye-İngiltere stratejik ortaklığının İngiltere kısmına değil de Türkiye kısmına odaklanmaktadır. Oysa, Türkiye'nin İngiltere'ye ihtiyacından çok, sonu gelen 'Küresel Britanya'nın Türkiye'ye ihtiyacı her geçen gün daha da artmaktadır. Savunma kapasitesi zayıflayan İngiltere için AUKUS ayakta kaldığını ispatlama çabalarının bir parçasıdır. Dünya şu anda ABD, Rusya ve Çin ile birlikte, İngiltere'nin değil Türkiye'nin ne dediğine ve ne yaptığına bakıyor. Klasik küçümseyici İngiliz bakışını koruyan Alman maskeli bu analizin, Covid-19 Salgını dolayısıyla bütün ekonomileri ve sağlık sistemleri çöken ABD, Fransa, Almanya, İngiltere gibi gelişmiş ülkelerin yaşadığı tedarik zincirleri, akaryakıt ve gıda kıtlığı, artan eşitsizlik ve işsizlik ve enflasyon gibi büyük problemleri görmezden gelerek, Türkiye'de artan enflasyonu temel alması kasıtlı bir manipülasyon örneği olmakla birlikte, masada İngiltere'nin Türkiye karşısında elini güçlü göstermeye çalışması, Türkiye'nin yükseldiği yere de kanıt olarak gösterilebilir. Toplumsal desteği olmayan ve AUKUS anlaşmasıyla ABD-İngiltere klanından dışlanan Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un bir sonraki seçimde yeniden seçilebilmek için aşırı sağcıların ve Avrupalı ırkçıların Türkiye ve İslam düşmanlığını kullanarak Yunanistan'la Türkiye'ye karşı savunma anlaşması yapması düştüğü liberal Makyavelist çukurun derinliğini göstermektedir. Analizin, Suriye, Libya ve Karabağ'da savaş tarihini değiştiren zaferler elde eden Türkiye'nin Fransa-Yunanistan işbirliğinden  'korktuğu'nu ve bu yüzden İngiltere ile ortaklığa muhtaç olduğunu vurgulaması diplomatik ve askeri açıdan tam bir saçmalık olsa da, Türkiye ile ortaklığa mecbur olan İngiltere'nin âczini göstermesi açısından not edilmelidir.
Seçkin Deniz, 24.10.2021

Erdogan And Boris Johnson: A New Global Power Duo?
"Türkiye, AB'nin saflarını savunmaya kapatmasından korktuğu için, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Angela Merkel kenara çekilirken Boris Johnson'ı Brexit sonrası bir müttefik olarak görüyor.  Bu, Ankara'nın mültecilerin Avrupa'ya girişini sınırlayan anlaşmayı ve diğer dosyaları da baltalayabilir."

Elysée Sarayı'na göre, Fransa cumhurbaşkanlığı, Fransa'nın geçtiğimiz günlerde Paris'te Yunanistan ile imzaladığı savunma anlaşması Ankara'yı hedef almadığı için Türkiye'nin neden aşırı tepki verdiğini "anlayamıyor". Anlaşma, milyarlarca Euro değerindeki askeri teçhizatı kapsıyor ve iki ülke saldırıya uğramaları halinde birbirlerine yardım etme taahhüdünde bulunuyor.

17 Ekim 2021 Pazar

SA9403/SD2207: Biden Yönetimi'nin Fransa ile İlişkileri Sıfırlamak için Hızlı Hareket Etmesi Gerekiyor

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, 2011'den 2017'ye kadar, siyasi-askeri işlerde Dışişleri Bakanlığı'nda kıdemli danışman ve Politika Planlama Personeli olarak görev yapan The Center for American Progress (Amerikan İlerleme Merkezi) kıdemli çalışanı Max Bergmann'a aittir ve ABD-İngiltere ve Avustralya arasında imzalanan ve Fransa'yı dışlayan AUKUS denizaltı anlaşmasının Fransa'daki yankılarına odaklanmaktadır. Analistin, ABD'nin Afrika, Pasifik dahil küresel birçok operasyonlarında partner olarak çalıştığı Fransa'yı teskin etmesi için, ABD'nin çekince koyduğu Fransa-Macron liderliğinde Avrupa Birliği Savunma Politikalarına destek verilmesini önermektedir. ABD ve Fransa'nın Türkiye'yi hedefleyerek Yunanistan'a verdiği askerî desteğin boyutları göz önüne alındığında, bu durumun Türkiye için tehlikeli bir süreci daha da somut hale getirdiği açıktır. Türkiye, NATO'da birlikte olduğu ABD-Fransa ve Yunanistan'a, nota vermelidir ve savaş çığlıkları atan Yunanistan'ı NATO protokolleri ile sıkıştırmalıdır. Doğu Akdeniz'de Türkiye'ye karşı ittifak oluşturan Fransa ve Yunanistan'a "Bu işler boyunuzu ve gücünüzü aşar" diyen Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın söylemden diplomasiye geçen ve eylemle sonuçlanacak bir süreci de gecikmeden başlatması gerekmektedir.
Seçkin Deniz, 17.10.2021

THE BIDEN ADMINISTRATION NEEDS TO ACT FAST TO RESET RELATIONS WITH FRANCE

Başlıca Beyaz Saray ulusal güvenlik duyuruları nadiren (eğer varsa?) romantik komedilerdeki olay örgülerini taklit eder. Ancak Avustralya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri ("AUKUS" olarak kısaltılmıştır) arasında, diğer şeylerin yanı sıra Avustralya'yı gelişmiş nükleer enerjili denizaltılarla donatacak yeni bir güvenlik ortaklığının duyurulması -bu,  Avustralya'nın Fransa ile yaptığı mevcut 66 milyar dolarlık denizaltı anlaşmasının sona ermesiyle sonuçlandı- herhangi bir rom-com'a (Romantik Komedi) layık bir serpinti üretti. Avustralya tarafından sunakta bırakılan ve düğünde ihanete uğrayan Fransa, şimdi intikam almak istiyor. Fransa, Washington'daki büyükelçisini istişareler için geri çağırdı; ve Biden yönetimi Paris ile ilişkileri onarmak için somut adımlar atmadığı sürece işlerin ne kadar çirkin olabileceği ile ilgili komik bir şey yok.

12 Ekim 2021 Salı

SA9398/SD2204: İngiltere'nin AUKUS Anlaşması Neden Başarılı ve SNP'nin Brexit Direncinin Çılgınlığını Gösteriyor?

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Muhafazakar ve Brexit Partilerinin milletvekili olarak İskoç ve Avrupa Parlamentolarında görev yapan GlobalBritain.co.uk'nin direktörü Brian Monteit'e aittir ve İngiltere'nin ABD ve Avustralya ile imzaladığı AUKUS anlaşmasına odaklanmakta ve diğer analistlerin aksineİngiltere'yi yeniden Büyük Britanya yapacak olan bu anlaşmanın Brexit olmadan gerçekleşemeyeceğini ve Fransa'nın vetosuna takılacağını iddia etmektedir. Analist Brexit'in 'deli gömleği' olarak tanımladığı Avrupa Birliği dolayısıyla yoksullaşan İngiltere için yeniden dünyanın uzak ufuklarına bakma imkanı verdiğini, bunun sonucunda da AUKUS'un gerçekleştiğini ve İngiltere'nin yeni anlaşmalar yaparak daha da zenginleşeceğini ileri sürerken haklıdır. Fransa'nın düşman ilan ettiği Türkiye'nin, bu 'Deli Gömleği'ni giyme heyecanının da yeniden ve daima sorgulanması gerekliliğini hatırlatmaktadır. Türkiye, Avrupa Birliği üyesi olmadan Avrupa Birliği'nin kendisini rakip olarak görebileceği güçlü bir ülke olmayı yeniden başarmış olduğu halde, Merkel sonrası kaosa sürüklenen Almanya'nın arka plana düşmesi sonrası Fransa'nın liderlik edeceği bir birliğe girerek İngiltere'nin sırtından çıkarıp attığı deli gömleğini giymiş olacaktır.
Seçkin Deniz, 12.10.2021


Why the UK's AUKUS deal is a success and shows the folly of the SNP’s Brexit resistance 
"İngiltere'nin AUKUS anlaşması neden başarılı ve SNP'nin Brexit direncinin çılgınlığını gösteriyor?"

Kendimi bir Frankofil olarak görüyorum. Başka türlü olmak ve ben uluslararası iletişim danışmanı olarak ticaretimi sürdürürken yaptığım gibi on yıldan fazla bir süre Güney Batı Fransa'da yaşamayı seçmek zor olurdu. 

12 Eylül 2020 Cumartesi

SA8846/SD1806: Boris Johnson’ın İhtişam Deliliği

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, çöken neoliberal sistem sonrası için Postkapitalizm'i savunan İngiliz yazar, yayıncı Paul Mason'a aittir ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson'un 'Küresel Britanya' hayali için tasarladığı 'Anlaşmasız Brexit' planına 'alaycı' bir dille odaklanmaktadır. Analistin, "Bir sekuro-teknokrasiye mensup, aynı anda İngiliz ordusunu yeniden tasarlayabileceklerine, General Electric'in İngiliz eşdeğerini inşa edebileceklerine, Frankfurt ve Paris'i finans merkezleri olarak yok edebileceklerine, sıfırdan bir uzay endüstrisi başlatabileceklerine, kamu hizmetini siyasallaştırabileceklerine, İskoç bağımsızlık projesini ezebileceklerine ve Accenture, McKinsey ve Clive (Robert Clive orduya ve İngiliz politikacılara Doğu Hindistan Şirketi'nin Bengal'deki üstünlüğünü kabul ettirmiş kişidir) ile birlikte İngiliz emperyalizmini yeniden inşa edebileceklerine ikna olmuşlar." diyerek suçladığı Johnson ve kabine üyelerini ağır bir şekilde eleştirmektedir: "Bu fantezilere inanırlar çünkü gerçekle yüzleşmeleri imkansızdır. Başkanlık ettikleri Britanya, etkisi azalan ve altyapısı çürüyen küçük bir güç. Sadece Avrupa'nın başarısızlığı sayesinde başarılı olabilirler ve - ne yazık ki onlar için - Avrupa başarısız olmayacak." Nitekim AB Komisyonu, İngiltere'nin Brexit ayrılık anlaşmasının bazı maddelerini ihlal etmeyi planladığının ortaya çıkmasının ardından  AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Maros Sefcovic ve İngiltere Başbakan Yardımcısı Michale Gove'un 10 Eylül 2020'de Londra'da yapılan "AB-İngiltere Ayrılık Anlaşması Ortak Komite" toplantısı bitiminde  yayımladığı açıklamada, "AB, bu anlaşmanın içeriğine ve ruhuna saygı gösterilmesini beklemektedir. Ayrılık anlaşmasının şartlarına uymamak uluslararası hukuku ihlal anlamını taşır. Bu durum güvene zarar vermekle birlikte gelecekteki ilişkilere yönelik müzakereleri de riske atar. Ayrılık anlaşmasının 1 Şubat 2020'de yürürlüğe girdiği anımsatılan açıklamada, "AB veya İngiltere anlaşmayı tek taraflı olarak değiştiremez, düzeltemez, yorumlayamaz veya yok sayamaz. İrlanda ve Kuzey İrlanda protokolü de ayrılık anlaşmasının ana unsurlarından biridir. İngiltere'deki tasarının kabul edilmesi halinde, ayrılık anlaşması ve uluslararası hukuk son derece ciddi biçimde ihlal edilmiş olacaktır." diyerek anlaşmaya uyması için Johnson'u uyarmıştır. 12 Eylül 2020 günü kendisini uyaran Avrupa Birliği'ne  cevap veren Johnson, "Şimdi, AB'nin şartlarını kabul etmememiz halinde AB'nin, İrlanda Denizinde tam ölçekli bir ticaret sınırı oluşturmak için Kuzey İrlanda Protokolünün aşırıya kaçan bir yorumuna başvurabileceğini duyuyoruz. AB'nin yalnızca Büyük Britanya'dan Kuzey İrlanda'ya taşınan mallara tarife koymakla yetinmeyeceğini, aynı zamanda Büyük Britanya'dan Kuzey İrlanda'ya gıda nakliyatını da durdurabileceği söylendi. AB'nin iyi niyetle müzakere edilen bir anlaşmayı, İngiltere'nin bir bölümünü abluka altına almak, geri kalanından koparmak için kullanmak isteyeceğine ya da Birleşik Krallık'ın ekonomisi ve toprak bütünlüğünü yok etmekle tehdit edeceğine asla inanmadığımı söylemeliyim. Teorik olarak ülkemizi bölme ve parçalama gücünü uluslararası bir örgütün eline bırakamayız." demiştir. ABD Başkanı Trump'ın 2018'de ziyaret ettiği İngiltere için alaycı bir şekilde söyledikleri tarihi niteliktedir: "Birleşik Krallığa büyük saygım var, büyük bir saygı. İnsanlar ona 'Britanya' diyor, bazıları 'Büyük Britanya'. Eskiden İngiltere diyorlardı, hepsi farklı. Fakat Birleşik Krallık, büyük bir saygıyı hak ediyor." Kanıtlar artık inkar edilemez olan gerçeği herkesin görmesini sağlıyor; çöken, küçülen, yoksullaşan ve küresel etkinliğini kaybeden İngiltere ayakta kalmak için son gücünü kullanıyor. Türkiye, İngiltere'nin bu profiline dikkatle yaklaşmaya devam etmeli ve bir dönem yaşadığımız Mc Kinsey tartışmalarına rağmen Boris Jonhson'ın Frankfurt ve Paris'i finans merkezleri olarak yok edebileceğine olan inancını desteklemesine yardımcı olmalıdır.
Seçkin Deniz, 12.09.2020

Johnson’s folie de grandeur
"Londra, Brexit konusunda "anlaşmasız" ayrılma inadıyla sadece AB'yi yanlış tanımıyor. O İngiltere'yi de yanlış tanıyor."

Birleşik Krallık hükümeti bir kez daha Avrupa Birliği'ni gelecekteki ilişkileri konusundaki müzakerelerden uzaklaşmakla tehdit ediyor. Sadece bu da değil: güvendiği gazetecilere kaynağı açıklanmayacak şekilde iki özel tehditten bahsediyor.

4 Nisan 2019 Perşembe

SA7557/SD1339: Şimdi Ulusal Bir Aşağılanma Duygusu Britanyalıları Birleştiriyor

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız köşe yazısı İngiliz The Guardian'dansağcıları, solcuları ve Başbakan May'i aynı şekilde suçlayan, Liberal görüşlü Nick Cohen'e aittir; İngiliz Mail Online yazarı muhafazakar görüşlü Peter Hitchens'e ait olan ve çevirisini SA7553/SD1337: 'Medeniyetimizi Parçalayacak Bir İngiliz Trump'ından Korkuyorum' başlığıyla yayınladığımız analize benzer kaygılarla kaleme alınmıştır. Görünüşe göre İngiltere'de her siyasi grup bir diğerini suçlayarak sorumluluktan kaçmaktadır... 03.04.2019 tarihli Euronews haberi ilginçtir: "İngiliz ordusunda görev alan bir grup askerin tabancayla hedef tahtası üzerine konulan İngiliz İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn'in fotoğrafına ateş etmesi ülkede gündem oldu." Liberal yazar Nick Cohen de bu yazısında Jeremy Corbyn'i İşçi Partisini mahvetmekle suçluyor; tıpkı sağcılar gibi hedef gösteriyor.. Tabi diğer bütün liberal-küreselciler gibi hedef tahtasında Putin, Erdoğan ve Trump var. İngiltere'nin, Büyük Britanya'nın çöküşünü izlemek de bizler için ilginç bir deneyim.
Seçkin Deniz, 04.04.2019


One thing now unites Britons – a sense of national humiliation

"Avrupa bizi küçümsemedi. Acınılacak liderlerimiz devletimizi zavallı hale getirdi."

Yüzbinlerce vatansever yürüdü. Bayrak sallayan, hamasi duygularla yaşayan vatanseverler değil, vatandaşlarının acı çekmesini ve aşağılanmış bir İngiltere'nin parçalara ayrılmasını durdurmaya kararlı vatanseverler.

2 Nisan 2019 Salı

SA7553/SD1337: 'Medeniyetimizi Parçalayacak Bir İngiliz Trump'ından Korkuyorum'

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız köşe yazısı İngiliz Mail Online yazarı muhafazakar görüşlü Peter Hitchens'e aittir ve çöken Britanya (İngiliz) İmparatorluğu'na ağıt yakmaktadır. Ayrıntılı bir şekilde irdelediği İngiltere'deki çöküşü ve çürümeyi nelerle ilişkilendirdiğini dikkatle irdelemenizi öneriyoruz. Peter Hitchens'in ,sanki yüzlerce yıl dünyadaki bütün savaşların, yıkımların, sömürülerin, katliamların ve göçlerin en büyük sorumlusu olan Britanya değilmiş gibi, olan biten her şeyi Blair-Brown-Cameron dönemindeki saldırgan politikalara yükleyerek ve "Başka bir ülkeyi, sade özdenetimin olduğu bir yeri, bozulmamış kırsal bölgelerin ve ayık şehirlerin, ciddi okulların, değerli paraların, gözle görülür, yetkili polislerin, gelişen endüstrinin olduğu bir ülkeyi hatırlayabiliyorum."  diyerek geçmişe özlem duyması klasik İngiliz riyakarlığına girse de, o kibirli İngilizlerin gelir yetersizliği, pahalılık, işsizlik, üretim yokluğu gibi sıradan ülkelerin sıradan sorunları ile dertlenmeleri ilginçtir; diğer ilginç olan konu ise yazarın Britanya'da artan ahlaksızlığın, devlet destekli cinsiyetçi politikaların, Hristiyanlığın resmi din olmaktan çıkarılmasının ve İngiliz resmi kurumlarından 'koca' kavramının çıkarılmasının aileyi yok ettiğini ifade etmesidir. Net olarak anlaşılması gereken gerçek budur; yeryüzünde her yerde insan birey ve aile olma hakkı elinden alınmak üzere, (yazarın kanlı ölü göz uygulayıcıları olarak tanımladığı) Küresel Satanist/Masonik/Siyonist güçler tarafından hedefe konmuş olan bir nesnedir; yazarın bu kaygıları bütün toplumların ve dinlerin birer üyesi olarak yaşayan herkes için geçerlidir. Türkiye bu anlamda açık tehdit altındadır..
Seçkin Deniz, 02.04.2019

'I fear a British Trump who'll crush our civilisation'

İngiliz Donald Trump'ından korkuyorum. ABD Başkanı’nın yaptığı gibi, böyle bir kişinin Sol’un sloganlarını ve Sol’un acımasız, dürüst olmayan propaganda yöntemlerini çalmasından/ kullanmasından korkuyorum. Böyle bir ihtimalin artmasının, David Cameron’un referandum yapmak için çılgınca davranmasının ve herkesin çılgınca bir tuzağın içine girmesinin yol açtığı felaketin olası sonucu olmasından korkuyorum. Artık her şeyin nasıl bittiği önemli değil. Şimdi dış ilişkilerde yaşanan hayal kırıklığı ve ihanet duygusu var. AB referandum (Brexit) fiyaskosunda yer alan birçok insan affedilmeyecek.

5 Mart 2019 Salı

SA7486/SD1307: Brexit; AB Ne İstiyor?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, İngiliz Muhafazakar yazarlardan -The Conservative Home- Paul Goodman'a aittir ve Brexit görüşmelerinin Hükümet veya Başbakan May yerine Avam Kamarası tarafından sürdürülmesi gerektiğini, AB'nin bunu istemediğini, Başbakan May ile müzakere yürütmenin AB için daha tercih edilebilir olduğunu ve böylece İngiltere'nin yaşam destek ünitesinde kendisine bağlı kalmasını istediğini, süreç içerisinde de AB yetkililerinin İngiltere aleyhine açıklamalar yaparak neyi amaçladığını sorgulamaktadır. Analist aynı zamanda İngiltere basınındaki kültürel kısıtlamalara karşı AB basının daha özgür olduğunu ancak buna karşı Almanya'nın Brexit'le ilgili kime ne söylediğinin bilinmediğini vurgulamakta ve Brexit konusundaki haberlere uygulanan ambargoya işaret etmektedir. Bugün herkesin gözü önünde yaşanan bu gelişmeler, bir zamanlar 'üzerinde güneş batmayan Britanya İmparatorluğu'nun, AB-Almanya'ya karşı düştüğü sefaleti ve belirsizliği net bir şekilde resmetmektedir. Brexit konusunda Türkiye'nin AB üyeliği ile ilgili alması gereken büyük dersler vardır ve Türkiye üyelik dışındaki AB tekliflerini ciddiye alarak istediği bir ortaklığı inşâ etmenin yollarını aramalıdır.
Seçkin Deniz, 05.03.2019


What does the EU want?

AB ne istiyor? Bir an için AB'nin geçen hafta İngiltere ile daha fazla 
Brexit görüşmeleri yapmayı reddedişini düşünün. Şimdi, gözden geçirilmiş bir anlaşmayı kabul eden iki taraf varsa böyle bir ihtimalin daha az olması gerekirdi.


Bu, Commons’a (Avam Kamarası) müzakerelerin kontrolünü vermek için Yvette Cooper’ın değişiklik yelkenlerine (veya başkası tarafından önerilen benzer bir değişikliğin içine) yeni bir rüzgârın üflendiğini gösteriyor. O ve destekçileri, görüşmelerin kesinlikle hiçbir yere varamayacağını ve meclisin görüşmeleri yürütmesi gerektiğini savunabilirlerdi. Değişiklik teklifi geçen ay sadece 23 oyla reddedildi. Bu şartlar altında değişiklik geçmiş olabilirdi. Müzakere kontrolü böylece Hükümetten Commons'a geçmiş olacaktı.

20 Kasım 2018 Salı

SA7150/SD1199: Brexit; Sonun Başlangıcı mı?

Sonsuz Ark'ın Notu: 
Fransa Cumhurbaşkanı ve Almanya Başbakanı Merkel'in Avrupa Ordusundan bahsettiği, eski Almanya Başbakanı Schröder'in "ABD işgali altında gibi olmamalıyız, yeni müttefikler aramalıyız" dediği 2018'in son aylarında İngiltere, Brexit ile Avrupa Birliği'nden ayrılmanın pazarlıklarını yapıyor...  Tarih 100 yıl öncesine nâzire yapıyor; İngiltere'nin ortaklarıyla birlikte masalarda Osmanlı  Devleti'ni parçalama anlaşmaları yapmasına benzer bir şekilde 29 Mart 2019'da resmen AB'den ayrılacak olan İngiltere, Avrupa Birliği masalarında ameliyat edilecek ve İrlanda parçası kesilecek olan bir hasta pozisyonunda. Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz Brexit karşıtı The Federal Trust direktörü Brendan Donnelly'e aittir ve İngiltere'nin yaşadığı zavallılığı analiz etmektedir. Türkiye, siyasi istikrarsızlıkla çürüyen Almanya ile birlikte çürümüş ve parçalanmış bir İngiltere'ye karşı stratejik incelikler gerektiren bir tutum almak için iyi bir fırsata sahiptir...
Seçkin Deniz, 20.11.2018


BREXIT: THE BEGINNING OF THE END?

Bu hafta İngiliz hükümeti ve AB tarafından yayınlanan belgelerde, önerilen Para Çekme Anlaşması'nın (WA) ayrıntılı ve spesifik doğası ile beraberindeki Siyasi Deklarasyonun (PD) gösterişli, yasal haklar ve yükümlülükler yaratan bağlayıcı bir yasal belgenin kesin olmayan doğası arasında çarpıcı bir karşıtlık var. Siyasi Deklarasyon, Brexit müzakerelerinin bir sonraki aşaması için bir dizi uzun vadeli sonuca işaret eden ve bu sonuçların tüm ilgililer için olabildiğince yardımsever olacağı umudunu ifade eden tamamen ilham verici bir metindir.

Seçkin Deniz Twitter Akışı