21 Kasım 2018 Çarşamba

SA7156/Sonsuz Ark-YD128: “Adem Elması” Nedir, Neden Genellikle Erkeklerde Bulunur?

"Adem elması erkek çocukların gırtlaklarının (larynx) büyümesinin  bir sonucudur ve tiroid kıkırdağın çıkıntısıdır."


"Adem elması’’ olarak tabir edilen küçük kütleyi, erkeklerin boğazlarının ortasında kolaylıkla seçebilirsiniz. Adını incildeki bir hikayeden alan bu bölge acaba gerçekten de hikayede anlatıldığı gibi; erkek ‘’yasak’’ elmayı yediği için mi oluştu? Aslında cevap gayet basit; tabii ki hayır!

İncil'deki açıklamasını bir kenara bırakalım, gerçekte Adem elması erkek çocukların gırtlaklarının (larynx) büyümesinin  bir sonucudur ve tiroid kıkırdağın çıkıntısıdır. Adem elması farkedilebilir büyüklükte bir yumru haline gelmeye, larinksin büyüdüğü, ergenlik döneminde başlar. Bu büyüme, içerisinde ses tellerinin de bulunduğu larinksi korumasının yanında sesin de kalınlaşmasına neden olur.

SA7155/KY38-SevDur177: Türkçe Ezan'ın Hatırlattıkları



Takdim

Türkçe ezan denilince sadece ezanın Türkçe okunması değil, o dönemin bütün zulümleri akıllara geliyor. İnkılapların uygulanması uğruna idam edilenlerin yanı sıra, elif cüzüne suç unsuru muamelesi yapılması, kadınların üzerindeki çarşafların yırtılması, takke takanların eziyet görmesi bunlardan sadece bazıları. Geçmişi unutmamak ve ders çıkarmak için o günleri yaşayanlarla konuştuk. Ülkenin işgal altında olduğunu düşünen tanıkların anlattıkları, zulmün boyutunu gözler önüne sermeye yetiyor.

SA7154/ÇY11-HK53: “Ne Olursa Olsun” Okuyoruz



TÜYAP’a, kitap fuarlarına gösterilen ilginin gerçek olup olmadığı sorusuyla gittim. Salona girmeden bu tartışmayı arkamda bırakarak insanların bu konuda ne düşündüğünü sormaya karar verdim. Herkes okuyordu evet, yoksa insan bu kadar yorucu bir yolculuğa niçin çıksın?

Geçtiğimiz hafta sona eren 37. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı – TÜYAP, bu sene de dolu dolu geçti. Doluluğu her iki anlamda da kullanıyorum. Hem salonlar çok doluydu hem yayınların çeşitliliği açısından dolu bir fuardı. İlk defa TÜYAP’a gittim. Açıkçası bu kadar büyük bir fuarın kalabalık olacağından endişe duyarak yola çıkmıştım. Fuara hafta içi gittiğim için, korktuğum o kalabalıkla karşılaşmadım.

SA7153/KY69-EY264: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7152/KY37-AZ334: Ülkeyi Yargı Kararlarına Teslim Edemeyiz…

"Siyasetin tartışmasını demokrasinin gereği olarak tabii ki, omuzlarımızda taşırız, yargı kararlarının oluşturduğu –andımız olayında olduğu gibi- anafora katlanmak zorunda değiliz."


Önce, gelişmelerin merkezindeki STK’lar ve isimler karşısındaki durumumu –bu mütevazi köşe yazısı sütununu izleyenler bilir- ifade edeyim: Ucu, neo-liberalizmin şaibeli karakteri George Soros’a uzanan hiçbir işe olumlu bakmam, bu nedenle, onun Avrasya coğrafyasında küresel emperyalizm adına çevirdiği dolapları takip eder, sağında-solunda yer alanlarla da siyasi birliktelik geliştiremem. 

Yani… Bir yıldır tutuklu bulunan Osman Kavala’yı tanımam, onun başında olduğu Anadolu Kültür’ün çalışmalarının görünen yüzünün ötesinde boyutları nedir bilmem… TESEV ne iş yapar, artık merak etmem, bilirim… 

20 Kasım 2018 Salı

SA7151/SD1200: Sonsuz Ark Sohbetleri 27

"Devlet, geçmişte yapılanın aksine, dileyenin dilediğine değer ve önem atfettiği, ancak birinin diğerini rahatsız etmeyeceği, düşman kabul etmeyeceği bir atmosferi inşâ etmek için bütün yeteneklerini ve güçlerini seferber etmek zorundadır... Devlet herhangi bir ideolojiyi, herhangi bir kişiyi ya da ait olduğu kesimi önemseyecek, öne çıkaracak politikalardan uzak durmalıdır."


Türkiye'nin önünde 2023 Haziran ayına kadar yaklaşık dört buçuk yıl var, Mart 2019'daki yerel seçimler dışında normal koşullarda seçim yok; Türkiye bu geniş zamanı çok verimli kullanmaya çalışmalıdır. Halkın çoğunluğu tarafından güçlü ve demokratik bir ülke olarak inşa edilmiş olan Türkiye artık birer handikap nesnesi olarak tanımlanabilecek ayrıntılarla gündeminin değişmesine izin vermemelidir. Bu ayrıntılar yakın tarihin temel ayrışma sebepleri olarak tahkim edilmiş olsalar bile günümüzde artık eski 'dayatma' niteliklerini kaybetmiş durumdadırlar. 

SA7150/SD1199: Brexit; Sonun Başlangıcı mı?

Sonsuz Ark'ın Notu: 
Fransa Cumhurbaşkanı ve Almanya Başbakanı Merkel'in Avrupa Ordusundan bahsettiği, eski Almanya Başbakanı Schröder'in "ABD işgali altında gibi olmamalıyız, yeni müttefikler aramalıyız" dediği 2018'in son aylarında İngiltere, Brexit ile Avrupa Birliği'nden ayrılmanın pazarlıklarını yapıyor...  Tarih 100 yıl öncesine nâzire yapıyor; İngiltere'nin ortaklarıyla birlikte masalarda Osmanlı  Devleti'ni parçalama anlaşmaları yapmasına benzer bir şekilde 29 Mart 2019'da resmen AB'den ayrılacak olan İngiltere, Avrupa Birliği masalarında ameliyat edilecek ve İrlanda parçası kesilecek olan bir hasta pozisyonunda. Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz Brexit karşıtı The Federal Trust direktörü Brendan Donnelly'e aittir ve İngiltere'nin yaşadığı zavallılığı analiz etmektedir. Türkiye, siyasi istikrarsızlıkla çürüyen Almanya ile birlikte çürümüş ve parçalanmış bir İngiltere'ye karşı stratejik incelikler gerektiren bir tutum almak için iyi bir fırsata sahiptir...
Seçkin Deniz, 20.11.2018

BREXIT: THE BEGINNING OF THE END?

Bu hafta İngiliz hükümeti ve AB tarafından yayınlanan belgelerde, önerilen Para Çekme Anlaşması'nın (WA) ayrıntılı ve spesifik doğası ile beraberindeki Siyasi Deklarasyonun (PD) gösterişli, yasal haklar ve yükümlülükler yaratan bağlayıcı bir yasal belgenin kesin olmayan doğası arasında çarpıcı bir karşıtlık var. Siyasi Deklarasyon, Brexit müzakerelerinin bir sonraki aşaması için bir dizi uzun vadeli sonuca işaret eden ve bu sonuçların tüm ilgililer için olabildiğince yardımsever olacağı umudunu ifade eden tamamen ilham verici bir metindir.

SA7149/SD1198: "gelgitler" /07.03.2005/ 324. patika



...insanlardan zeki olanları (olmayanları yoktur, akıllı desek daha iyi; ama 'zeki' yaygın kullanımına devam edelim) iradî faaliyetlerinde epey renkli inişler ve çıkışlar yaşarlar...
...onları görmenizi isterim...
...görüyorsanız; bence kendinizden de kuşkulanmalısınız...
...görmüyorsanız; onları anlama ve kendinizden kuşkulanma şansınız yok...
...elbette görmek bildiğiniz mana da görmek değil...
...zeki olmayanların, zeki olanları anlama olasılıkları var edilmemiştir...
...zeka ile dolaylı ve dolaysız ilişkileri yüksek olan zekiler, iradî faaliyetlerinde sorunlu bir seyir izlerler...
...onların her şeyin nedenini öğrenmek gibi kaygıları vardır...
...evrende evreni anlamak adına yaptıkları sondalar vardır...

SA7148/SD1197: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 415 (06-10 Mayıs 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(06-10 Mayıs 2017)  (Mayıs 2017: 4.195  Tweet+Önceki Toplam: 256.821 +4.195 = 261.016 Tweet


Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
ABD'nin New York kentindeki bir ilkokulda Müslüman bir öğrencinin başörtüsünü zorla çıkaran öğretmen vekilinin işine son verildi. twitter.com/cnnturk/status…

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
bugüne kadar fark edilmeyen 38 bin polis de örgüt içinde imiş. Bu polislerden 9 bin 103’ü görevden uzaklaştırılmış twitter.com/Seckin_Deniz/s…

19 Kasım 2018 Pazartesi

SA7147/AŞ95: Şer Koalisyonu'nun Hedefi Erdoğan'ın ve Halkın Yenilebilirliğini İspatlamak

"CHP-HDP-İP-SP koalisyonundan hizmet ve refah bekleyen bazıları için söylenebilecek bir şey yok, ama Ak Partili ve MHP'li görünen bazı ahmakların Şer Koalisyonu'nun amaçlarına hizmet ettiği artık açık..."


"BİOSİM, biyobenzer baş ve boyun kanserine karşı bir ilacın geliştirilmesi projesi. Buradaki çalışmaları ve yürütücü arkadaşları ziyaret edip onlardan bilgi aldık. Bu çok önemli bir teknoloji. Bunun gibi başka 180 farklı biyobenzer olarak üretebileceğimiz ilacımız var. İnşallah burada geliştirdiğimiz teknoloji ve altyapı ile bu ilaçları da Türkiye'de üretip, paranın ülkemizdeki kalmasını istiyoruz. Biosim kanser ilacı laboratuvar ortamında üretildi. Mayıs 2019'da firmaya teslim edilecek. Kamu-sanayi işbirliği ve Sağlık Bakanlığımızın desteğiyle geliştirilen bu ilacın eczanelerde yerini alması ve hastalarımıza şifa olabilmesi için preklinik ve klinik çalışmalarının tamamlanıp bazı süreçlerden daha geçmesi gerekiyor" diyor Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Gebze'de bulunan TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi'ni (MAM) ziyaretinde Kanser Tedavisine Yönelik Yerli Biyobenzer İlaç Geliştirilmesi ve Üretimi (BİOSİM) projesi ile ilgili.

SA7146/KY1-CÇ558: Nevzuhûr Bir Topluluk Değilsin

"Seni nevzuhûr bir topluluk gibi köklerinden koparanlar korku ekmekle, kulaklara umutsuzluk fısıldamakla meşgul. Senin esrikliğin, ağulanmışlığın, sağın bir bilincin imbiğinden geçmemiş söylemleri onaman işlerini kolaylaştırıyor. Korku ekmelerinin, kulaklara umutsuzluk fısıldamalarının yollarının bu denli kolay olması bu yüzden."


Yüz yılı bile kapsamayan nevzuhûr toplulukların tarihsel sergüzeştine koşut bir sergüzeşt icat edilmişse sana ve sen buna sarılmışsan, ayrımında olmadan ilkesizliğin en acı zehrini içmişsin demektir. Ağulanmış bir bilincin esrikliğiyle serseri bir mayın gibi ortalıkta dolaştığının, mecrası yitik bir su birikintisine dönüştüğünün dahi farkında değilsin demektir. 

Bu hakikati dillendirene diş bilemen, bu hakikati gözler önüne serenin yakasından tutmaya kalkışman ve hatta yakasından tutman ve linçe kalkışman ve hatta linç etmen hakikate bir halel getirmeyecektir. O hakikat bin yıllık bir hakikat olarak orta yerde duracaktır. Kırk katır kırk satır almaşığıyla o hakikati dile getirenin, getirenlerin önünü alabileceğini sana düşündüren esrikliktir.

SA7145/KY59-MLÖZ54: Yeniden Açılan Kapılar

"Kapılarda bekler dönüşümüzü kalbimize en çok dokunanlar. Trenlerin kapılarından atılır son bakışlar peronlarda geri kalanlara. Kapıda alınır mektuplar, kapıdan uğurlanır misafirler ve kapıdan geçerek götürülür insanlarla birlikte mezarlara kapalı kapıları ardındaki sırlar."


Bir kapıyı kapattığımız zaman yenisinin açılmaması söz konusu olabilir mi? İnsan hayatını zihnimizde nasıl tasavvur edersek edelim, zaman zaman önümüze açılan, zaman zaman yüzümüze kapanan küçük-büyük kapılarla karşı karşıya kalırız. 

Hayatı geniş bir vadide gezinti veya karmakarışık bir ormanda yolculuk, veya dağların tepelerine tırmanma tutkusu ya da okyanusun derinliklerinde bir hazine arayışı olarak düşünebiliriz, farklı anlamlar yükleyebiliriz. Sonuçta insan uzun bir yolculuğa çıkmış olsa bile, başını sokacak, bir mola verecek, dinlenecek, yakınlarıyla bir şeyler paylaşacak, dertleşecek, düşünecek ve üretecek bir çatı arar kendine. Çatı olan yerin penceresi de olur, bacası da, kapısı da…

SA7144/KY69-EY263: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7143/KY58-GÖKA155: Akıllı Aygıtların Elinde Tutsak Gençlerimiz (II)

"Tipik “İ-Nesli” özelliklerinin Merter’in deyimiyle “Matrix Sendromu” belirtilerinin ABD’de ve 1995 sonrası doğanlarda ortaya çıkmakla birlikte tüm dünyada, herkeste olabileceğini bir kez daha belirtelim."


Batıda gençlerin durumlarının pek iç açıcı olmadığını söylüyor araştırmalar. Ama hiç değilse onlar durumun farkında, araştırıyor, önlemler düşünüyorlar. Son olarak ünlü “Ben Nesli” ve “Asrın Vebası: Narsisizm İlleti” kitaplarının yazarı psikolog J. W. Twenge de, araştırma verilerinin ışığında “İ-Nesli” (Türkçesi: O. Gündüz, Kaknüs Yayınları, 2018) kitabını yayınladı. Gördükleri ve istatistiklerin değerlendirilmesiyle ulaştığı sonuçlar hayli şaşırtıcıydı. Artık o da günümüz gençlerinin ruh hallerini dijital teknolojinin biçimlendirdiğine ve önümüzde öncekilerden çok farklı bir tablo olduğuna inanıyordu.

18 Kasım 2018 Pazar

SA7142/SD1196: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 414 (01-05 Mayıs 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(01-05 Mayıs 2017)  (Mayıs 2017: 4.195  Tweet+Önceki Toplam: 256.821 +4.195 = 261.016 Tweet


Star Gazetesi 🇹🇷
@stargazete
Türkiye’nin ilk yerli otomatik havan sistemi AHS-120 #IDEF2017 bit.ly/2qHx2rn pic.twitter.com/ji1FN2JiZw
@Seckin_Deniz retweetledi

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Belçika Valonya bölgesi parlamentosunun Çevre Komisyonu'nda, İslami usullere göre hayvan kesimi yasaklandı; domuzu yasaklamak şart oldu twitter.com/cnnturk/status…

SA7141/KY13-AO215: Bahçeli Her Yerde Tek Başına Aday Gösterme Fikrinden Vazgeçer mi?

Görülüyor ki; Bahçeli’nin bu çıkışının ardından CHP/Kılıçdaroğlu bazı HDP’lilerle görüşse dahi, yönünü İYİ Parti'ye çevirmiş, İYİ Parti ile seçim ittifakı İçin anlaşma arayışı içerisine girmiş durumda. 


Bahçeli, “seçimlere tek başımıza gireceğiz” yönünde açıklama yaptığında, bu açıklamayla millet ittifakını dağıtmayı amaçladığını, bu açıklamanın ardından bir süredir dillendirilmekte olan CHP ile HDP’nin ittifak yapmasıyla ilgili planların önüne geçildiğini, böyle bir şeyin gerçekleşmesi halinde CHP’nin HDP ile ittifak yapması halinde bundan en fazla zararı Ak partinin görebileceğini, Bahçeli’nin bu açıklamasının aslında dolaylı yönden Ak Parti'ye yaradığını öne sürmüştüm..

SA7140/KY49-İTIĞLI144: Birleşik Arap Emirlikleri Tehlikeli Sularda Yüzüyor!

"BAE barış adı altında yeni düşmanlıkları yaratacak politikasında yalnız değil. ABD, İngiltere, İsrail, Suudi Arabistan ve Mısır’la birlikte çalışmaktalar. Kızıldeniz, ABD ve İngiltere’nin himayesinde bir Suud-Emirlik gölüne dönüştürülmek istenmekte. Öncelikli amaç Kızıldeniz’de güvenli bir bölge oluşturmak ve ticaret ağını sağlamlaştırmak."


Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) giderek Doğu Afrika ve Yemen’de hayati rol oynamaya başladı. BAE’nin bu kadar şımarıkça bölgede aktif hale gelmesinde İngiltere ile kurmuş olduğu uzun yıllara dayanan politik duruşu ve Suud yönetimi ile iş birliği içerisinde hareket etmesinin önemli bir etkisi var.

Özellikle Doğu Afrika’ya yalnız siyasi amaçlar için gelmiyor, liman antlaşmalarından ekonomik yatırımlara, televizyon filmlerinden askeri üslere kadar çok alanda etkin olmaya çalışıyor. Şimdilerde Afrika boynuzunda merkezi Etiyopya’nın başkenti olan Addis Ababa’da bir televizyon istasyonu kurma hazırlıkları yapıyor. Öteden beri birçok BAE merkezli televizyon kanalı seyrediliyor Arapça olarak. Yalnız yeni konsept Amharik dilinde bir yayına başlamak.

SA7139/KY69-EY262: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7138/KY37-AZ333: Suriye-Libya Hattını Tutar, Emperyalist'e Geçit Vermeyiz

"Milli Savunma Bakanı Akar ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Güler, son olarak Libya, Sudan ve Somali’ye askeri ağırlıklı çok önemli ziyaret gerçekleştirdiler. Ziyaret, emperyalizmin manevralarına net bir cevap niteliğindeydi." 


Dünya, güçlü olanın sözünün hukuk kabul edildiği barbarlık çağından geçiyor. Amerika’nın İran’a karşı sürdürdüğü ambargocu politika açık örneğidir. Bir, İran’ın nükleer silahı yok, iki, üretmesi için yıllar geçmesi gerekiyor, üç, üretse bile Pakistan’ın durumundan farklı bir durumu olmayacak, 6 bin 500 nükleer silaha sahip Amerika’ya karşı kaç tane nükleer silah kullanabilirsiniz? 

17 Kasım 2018 Cumartesi

SA7137/KY26-CA215: Sınıra Dayanan Yabancı

“Yabancılarız biz, mülteciler, kadın erkek yurtsuz kaldık, sığınak sığınak!”


Notre Dame de Paris Operası’nın sahnelerinde sınırları zorlayan göçmenlerin çığlığını canlandırıyor, Honduraslılar’ın göçü.

Önceki hafta gerçekleşen Kongre ara seçimleri öncesinde güneyden gelen yeni göç dalgası üzerinden taraftarlarını çoğaltmaya çalıştı Trump. “Bunlar güneyden sürekli geliyor, önce kendileri, sonra da akrabalarını getiriyor, ekonomiye zarar veriyorlar. Bunların yüzünden işsizlik artıyor, güvenliğimiz tehlikeye giriyor. Demokratlar’dan cesaret alıyorlar” diye konuşmalar yaptı sürekli. Bu söylemin etkili olduğu kesimlerden biri, yerleşmeyi sürdüren göçmenler. Misafir misafiri istemiyor.

SA7136/KY60-ES91: Diyanet Deizm'e Kısa Filmlerle Cevap Verecek




Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Huriye Martı, gençlik çağının kendine has bir dönem olduğunu bildiklerini ve gençlere ulaşmak için onların yoğun şekilde kullandıkları sosyal medyada ve internet ortamında var olmaya çalıştıklarını söylüyor. Prof. Martı, gençlerin zihninde soru işaretleri oluşturan ve sosyal medyada yaygın şekilde propagandası yapılan deizm, ateizm gibi akımlara ait iddiaları cevaplandırmak için de kısa videolar ve kitapçıklar hazırladıklarını ifade ediyor.

SA7135/KY69-EY261: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7134/KY58-GÖKA154: Akıllı Aygıtların Elinde Tutsak Gençlerimiz (I)

"Batı’da gençler, özellikle genç erkekler açısından durum hiç de iç açıcı görülmüyordu. Birçok genç erkekte amaca yönelme ve temel sosyal beceri eksikliği ortaya çıkıyordu. Eğitimde tam bir hayal kırıklığı yaşanıyor, genç erkeklerin kızlar karşısındaki başarısızlıkları katlanarak artıyor, çalışmaktan vazgeçen adamlar kitlesi ortaya çıkıyordu."


Modern zamanlar, hem bir yaşa bağlı toplumsal bir alt-kimlik olarak gençliği ortaya çıkardı hem de hayatı gençler için en sıkıntılı hale getirdi. Genç bir toplum olmamızla övünelim ama bunları da bilelim. Övüncümüzün haklı bir zemine yerleşebilmesi için gençlerimizi asla ihmal etmeyelim. Yöneticilerimiz, bilim insanlarımız, ebeveynimiz onların dertleriyle, sıkıntılarıyla ilgilenmeli. Yetmez; nasıl ilgileneceğini yani gençlik döneminin özelliklerini, gençlerin ruh hallerini mutlaka öğrenmeli, bunun için çaba göstermeli.

16 Kasım 2018 Cuma

SA7133/KY28-ATA391: Cumhuriyetimiz Kolay İlan Edilmedi

"Bugün Kıbrıs Türkleri, Anavatan Türkiye sayesinde 35 yıldır egemen olduğu topraklarımın üzerinde özgürce, huzurlu ve refah içinde yaşamaktadır. Bunun kıymeti bilinmelidir…"


Bugün 35. Kuruluş yıldönümünü kutladığımız Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti kolay kurulmadı. Soykırıma uğrayan Kıbrıs Türkleri, gözyaşı, göçler, geleceği kaybetmek, ata topraklarını terk etmek, her tür saldırıya direnmek ve şehitler vermek pahasına cumhuriyetine kavuştu.

Olaylar, Rumların dediği gibi 1974’te veya 1963’te değil, 1950’de başlamıştır. Rumların Enosis isteklerinin15 Ocak 1950 tarihinde plebisitle sonuçlanması. Başpiskopos Makarios’un bütün dünya ülkelerini, özellikle de Batı ülkelerinin Roma, Paris, Frankfurt, Berlin, Londra, New York gibi başkentleri dolaşarak adanın Rum adası olduğunu, Enosis yapılması İngilizlerden alınıp Yunanistan’a verilmesi gerektiğini söylemleri ve çabalarıyla görünür kılınmıştır. Dolayısıyla Kıbrıs sorununun 21 Aralık 1963 gecesi yapılan katliamlar ve Rumların iddia ettiği üzere 1974 Barış Harekatı başlamadığı tarihi bir gerçekliktir.

SA7132/KY1-CÇ557: Gel de İşkillenme

"Adliye önünde aleyhime düzenlenen nümayiş bitince mahpushaneye doğru yola çıkarılacağım!"


Olacak oluyor. Hele rüzgâr sert esiyorsa ve kişi hazırlıklı değilse ne kadar çaresiz kalır. Böyle olduğunu benim yaşadıklarımı yaşayanlar bilir, bilmeyenler de dudak altından gülme fırsatını kaçırmasınlar, gülsünler.

Şuan dört duvar arasında, tek başıma terörle mücadele biriminin nezaretlerinden birinde nezaretteyim. Önce savcılığa -eğer savcılık salıvermezse- oradan da nöbetçi mahkemeye. Başıma ilk kez böyle bir şey geliyor değil, onun için biraz –birazdan biraz fazla- rahatım, benim yerimde bir başkası olsa kim bilir nasıl davranır, nasıl dövünür. Gençliğimde de bu hale benzer şeyler yaşadım.

SA7131/KY73-PH7: Avrupa Müslüman Olsa!

"Çocuklarımıza henüz küçük yaşlarda hayvanlarla birlikte yaşamanın kurallarını, onların da doğanın bir parçası olduğunu öğretelim. Peşinen sevdirelim demiyorum zira sevmek insani duygularda bir üst basamaktır. İlk aşama saygı duymak, hayat haklarını kabul etmektir."


Hayvan beslemek (aslında) hayvan sevmek anlamına gelmiyor.

Geçen gün oturduğum bloğun orta bahçesinde şahit olduğum bir olaya sosyal medyada kısaca değinmiştim, burada bir kez daha mevzûu açmak ve konu üzerinden hayvanlarla olan ilişkimizden bahsetmek istiyorum. 

SA7130/KY69-EY260: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7129/KY48-SY80: Jurassic Kamera

"Telaş başlamış, sürüyordu. Kızı kurtarmak isteyenlerin çığlıkları ve o mekâna aniden yayılan insanî velvele, onun genetik, o ürkünç soğukkanlılığına ve kararlılığına dokunamadı hiç." 


09 Aralık 1999, Perşembe

Her şey yolundaydı. Eşya, tabiatına uygun bir biçimde, yerli yerinde öylece durmuş bekliyordu. Kırmızı gözlüklü kız, ses-ayar cihazının üzerine oturmuş şarkı söylüyordu. Şarkı mı söylüyordu? Galiba öyle, evet. Sonra yolun bir yerinde, ne oldu nasıl oldu bilinmez, kayıt cihazı Charly Chaplin''in "Asri Zamanlar" filmine bir gönderme yaptı: Filmde, bir işçi (Şarlo) makinenin koluyla yemek yiyor, yine makinenin öbür koluyla ağzının silinmesini bekliyordu. 

Bu arada kendi elleri, işini yapmaya devam edecekti. Ancak bir aralık, makinenin yemek veren kolu bir kısa devreye kurban gidince, Şarlo''nun ağzını yemek yemeden silen kol gelip silmişti de, ünlü işçi, tulumunun içinde, gözlerini pörtleterek, derin bir şaşkınlık içinde kola bakakalmıştı! 

15 Kasım 2018 Perşembe

SA7128/SD1195: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 413 (26-30 Nisan 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(
26-30 Nisan 2017)  (Nisan 2017: 4.358  Tweet+Önceki Toplam: 252.463 +4.358 = 256.821 Tweet)


@Seckin_Deniz Tıpkı hünkar mahfiline konulan çift Vav'ın tez ve antitez'i temsil ettiği gibi.. pic.twitter.com/y1q0UC75HD
@Seckin_Deniz retweetledi

Halim Selim @Observer2200
@Seckin_Deniz Aslan ve Ejderha , tez ve antitez'i temsil ediyor pic.twitter.com/Rdfo1uDnIQ
@Seckin_Deniz retweetledi

SA7127/KY49-İTIĞLI143: 'TRT Afrika' da Gerekli

"Sömürgecilerin inşa ettikleri dilin yerine yeni bir dil oluşturmanın yolu basın yayını kullanmaktan geçer. Gösteren değil gösterilen bir dünyada yaşıyoruz. Gösterilenin en büyük handikap sürekli sizi pasif dil kullanmaya ikna etmektedir. Gelin Afrika’da bir televizyon kuralım ve Afrikalıların sesini dünyaya duyuralım…"


İngiliz yayın kanalı BBC, geçen hafta pazartesi Kenya’nın başkenti Nairobi’de bir ofis açtı. Bu büro şimdiye kadar Afrika’da açılan en büyük yayın merkezi olup içinde yüzlerce kişinin çalıştığı Afrika’yı ikinci yayın merkezine dönüştürerek bir özellik gösteriyor.

BBC aynı zamanda İngiltere dışındaki en büyük merkezini buraya kuruyor. Bu Afrika’yı sözde önemseyen ama pratikte pek de bir şey yapmayan bizler için gereksiz görülebilir. Çünkü Afrika hala bizim zihnimizde fakirliğin, yoksunluğun, insani yardımların yapılması gerekli olan bir bölge. Yardım kuruluşlarımızın bile çoğunluğu yardım bağışları için Afrikalı çocukları, kadınları göstermiyor mu?

SA7126/KY69-EY259: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7125/KY60-ES90: "18 Kişinin Tutuklandığını Düşünmüyoruz" (Kaşıkçı Cinayeti)



Türk Arap Medya Derneği Genel Koordinatörü Fatih Öke, Suudi Arabistan’ın Kaşıkçı cinayetine karıştığı gerekçesi ile tutukladığını söylediği 18 kişiden bazılarının aslında tutuklanmadığı yönünde duyumlar aldıklarını söylüyor. Öke, “Kendi devlet yetkililerini suçlu bile olsalar teslim etmeye yanaşmayacaklardır. Büyük ihtimalle olayın ateşi geçinceye kadar ‘Çömel bekle’ taktiği uygulayacaklar. Fakat biz Türk Arap Medya Derneği olarak bu cinayeti unutturmamaya çalışacağız” diyor.

14 Kasım 2018 Çarşamba

SA7124/Sonsuz Ark-YD127: Yeni Dev Virüsler, Canlılığın Tanımını Daha da Bulanıklaştırıyor

"Virüslerin engin çeşitliliğinin örnekleri olarak dev virüsler, virüslerin nasıl çalıştığına ve evrildiğine ışık tutabilir. Fakat onların kendi kökeni ve izledikleri evrimsel yol da netleşmiş değil."


Onlarca yıldır virüslerin tanımı, canlı ile cansız arasında kaldı. Normalde canlılar ile cansızları ayırt etmek kolaydır. Fakat virüslerin boyutlarının küçüklüğü, genomlarının ufaklığı ve çoğalma için hücresel konaklara parazitik bağlılıkları gibi özellikleri, onları bir şekilde tüm diğer canlılardan ayırıyordu. Son yıllarda, özellikle de 2003 yılından beri ise öykü daha da kafa karıştırıcı bir hâl almaya başladı. 

O yıl ilk kez bir dev virüs olan Mimivirüs keşfedilmişti. Söz konusu virüs öylesine büyüktü ki, araştırmacılar ilk başta onu bakteri sanmıştı. 2009 yılında bir başka dev virüs olan Marsilyavirüs (İng. Marseillevirus) tanımlandı.

SA7123/KY38-SevDur176: Twitter Mahkemesi Yargılamadan Mahkum Ediyor


Takdim

Kitlelere ulaşma açısından çok güçlü bir silah olan sosyal medya, suç ve ceza konularında da aktif olarak kullanılıyor. Sosyal medyada gündem olan suç olaylarında bazen hakimin takdiri akamete uğrayabiliyor. Özellikle Twitterda insanlar dosyanın içeriğini bilmeden linç girişiminde bulunuyor, yargılamadan mahkum ediyor. Bu durumda da hukukun vazgeçilmez normlarından olan hakimin bağımsızlığı ve adil yargılanma ilkeleri zarar görebiliyor. Konunun uzmanlarına “Sosyal medyadan adalet sağlanır mı?” sorusunu sorduk ve adaletin adresini bulmaya ışık tuttuk.

SA7122/ÇY11-HK52: İkinciliğe Üzülen Takımın Hikâyesi



Ay yıldızlıların 2004 yılında Avrupa Ampute Futbol Şampiyonasıyla başlayan şampiyonluk yolundaki macerası sürüyor. Türkiye Futbol Federasyonunun “Türkiye Futbol Oynuyor” projesi kapsamında desteklediği, Bedensel Engelliler Spor Federasyonu bünyesindeki Ampute Milli Takımı, Meksika Dünya Kupasından göğsümüzü kabartan bir başarıyla döndü. 

Futbolcusundan, teknik heyetine kadar içinde birçok farklı hikâye barındıran Ampute Milli Takımı yeşil sahalarda görmeye hasret kaldığımız centilmenlik ve inançla gönülleri fethetti. Angola karşısında son penaltısını kaçıran ay yıldızlıların yaşadığı üzüntü, Atatürk Havalimanındaki muhteşem karşılama ile dağıldı. Ampute Milli Takım Futbolcuları Rahmi Özcan, Şeyhmus Erdinç ve kaleci Furkan Arslan ile ampute futbolla tanışma hikâyelerini, Dünya kupası heyecanını konuştuk.

SA7121/KY69-EY258: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7120/KY37-AZ332: Başkan, Al O Elebaşıyı Amerika’dan…

"Sonra “hani müttefiktik” falan diye ağlamayın, az kaldı, uyarıyı ciddiye alın."


“Diktatör” dedikleri lider, bir katili ortaya çıkardı, ne yapacaklarını şaşırdılar. “Liberal” ve “demokrat” olanların bir kez daha “kanlı rejim” yanlısı olduklarını gördük. Mısır’ın alçak darbecisi, Sisi ile iyi arkadaştılar, hadi bir yere kadar, ama, ortada bir skandal var: Suudi Arabistan rejimi bir cinayet işledi. Kendilerini “demokrasi havarisi” olarak adlandıran -sözde- devlet adamları bu cinayete “stratejik ortaklık” adına ortak oldular!..

13 Kasım 2018 Salı

SA7119/SD1194: Sonsuz Ark Sohbetleri 26

"Dış politik hareketliliklerle birlikte iç politik hareketlilikler de artarak sürecektir; ancak bugüne dek engelleyerek, aşarak geldiğimiz uygulamaya konmuş her türlü terör, kaos, iç savaş ve darbe senaryoları sahipleri tarafından asla rafa kaldırılmış değildir."


Doğal olmayan yollarla sistem değişikliği yaşayan toplumlarda, değişimi gerçekleştiren güçlü azınlıkların yeni sistemin yerleşmesi için değişikliklere muhatap kılınan toplumun bütününün onayını almak gibi bir sosyolojik kaygıya sahip olmadıkları açıktır. Türkiye, yönetim sistemi sorunlarıyla iki yüzyıldan fazla bir süredir (1808 ve sonrası) meşgul bir ülke olarak tarihte ilk kez 16 Nisan 2017 referandumuyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni kendi iradesiyle kabul etmiş geniş bir topluma sahiptir. 

SA7118/SD1193: SPD, Angela Merkel'in Şansölyeliğine Son Darbe'yi Vurabilir

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz Brexit danışmanı Profesör John Ryan'a aittir ve Almanya'nın 28 Ekim 2018 Hessen seçimleri sonrası koalisyon partileri CDU/CSU ve SPD'nin kaybettiği oy oranının büyüklüğü karşısında Merkel'in yaşadığı şoku, Almanya'nın geleceğinde rolü artan Yeşiller ve ırkçı AfD gibi iki partinin artan oylarına yönelik değerlendirmelerini içermektedir. Avrupa Birliği'nin geleceğini de güçlü bir şekilde etkileyecek olan bu yeni durum Sol tandanslı Yeşiller ile sosyal demokrat SPD'nin daha sık ve yoğun işbirliği dönemine girdiklerini göstermektedir. Türkiye'nin daha zayıf ve iç politik çatışmalara yoğunlaşmış bir Almanya'ya karşı avantajlı bir döneme girdiği açıktır ve bu fırsat iyi değerlendirilmelidir.
Seçkin Deniz, 13.11.2018

The SPD May Deal The Final Blow To Angela Merkel’s Chancellorship

Angela Merkel’in partisi Hıristiyan Demokrat Birliği (CDU), 28 Ekim Pazar günü, Hessen 'de yapılan seçimlerde % 27 oy alarak 2013 seçimlerinden 11.3 puan geriye düştü. Büyük koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) 1946'dan bu yana düştüğü en kötü nokta olan yüzde 10, 9 oy kaybıyla  %19,8'de kaldı. 

SA7117/SD1192: "delilik; ruh'un sonsuzluğa izinsiz taşınma güdüsü" /08.03.2005/ 325. patika


...deli dediğin zekidir...
...ama, her zeki deli değildir...
...tek yönlü koşullu önerme yani...
...burası normal, ama normal olmayan şey nedir, bilir misiniz?...
...kültürel birikimlerin bireysel başlangıçlarında insanlardan meraklı olanları, geçmiş zaman düşünürlerinin 'çekici' ve 'aykırı' vecizelerine kapılırlar...
...hem de öylesine büyük bir büyülenmişlik içindedirler ki; düşünürlerin vecizeleşmiş sözlerindeki saçmalıkların saçmalık olduğunu bile anlayamazlar...

SA7116/SD1191: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 412 (21-25 Nisan 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(
21-25 Nisan 2017)  (Nisan 2017: 4.358  Tweet+Önceki Toplam: 252.463 +4.358 = 256.821 Tweet)


@Haber7
ABD Rusya sınırına F-35 konuşlandırıyor bit.ly/2pfIlGH pic.twitter.com/gXgqTE6vvR
@Seckin_Deniz retweetledi

Farklı Gerçekler @FarkliGercekler
Dünya'da güneşin batmadığı tek yer İsveç ve Norveç sınırındaki Kruttvatnet gölünden her saat başı görüntüsü. pic.twitter.com/eOkL3PImGX
@Seckin_Deniz retweetledi

12 Kasım 2018 Pazartesi

SA7115/KY1-CÇ556: Hayret

"Hayretle hemhal olan, hep bir hayretle olan, hep bir hayrette kalan aşılmaz dağları aşmanın yolunu bilip bildirecektir. Bilip bildirmiştir. Hayret içre bir yaşamın rehberliği ışığında olan hiçbir yol kesenin tuzağına düşmeyecek, önüne çıkarılan engelleri bir adımda aşacaktır."


Hayret makamından kopmak insan için -etten kemikten insan için- sonun başlangıcı, çürümenin habercisidir. Yaşadıkları, karşılaştıkları aynılaşmış, değişmenin, bir gününü bir gününe eş olan aldatılmışın yoldaşı olmak demektir.  Hayret makamından kopmanın yazgısı duran su gibi kokmaktır artık. 

Hayret makamından kopan insan kibir bataklığına düşmüştür. İçine düştüğü kibir onu araştırıcı, gayret edici, şeylerin künhüne doğru yol alma hevesini duymaktan uzaklaştırmıştır. Bilinecek, görülecek, duyulacak, sezilecek bir tek şey bile nazarında yok olmuştur. Bir yokluğun içinde olduğunun ayrımında bile değildir. 

SA7114/KY59-MLÖZ53: Pavlov’un Çocuklar Üzerindeki Deneyleri

"Denek olarak 6-15 yaşlarındaki evsiz ve çocuk esirgeme kurumlarındaki çocuklar kullanılıyordu."


20 Kasım 1926 yılında Yönetmen V.İ. Pudovkin tarafından Sovyet Birliğinin ilk bilim belgeseli unvanını taşıyan “Beyin Mekaniği” (1) adlı bir film gösterime girdi. Filmin bir diğer adı da “İnsan Davranışları.” 

Daha sonra bu belgesel 1997 yılında Uluslararası Berlin Film Festivaline ve 1990 yılında Locarno Film Festivaline katılmıştı. Siyah-beyaz olarak çekilmiş, konuşmalar barındırmayan, sadece açıklayıcı yazılar içeren bu filmin amacı şartlı reflekslerin araştırmasıyla bilim tarihine adını yazdıran ve 1904 yılında Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü'nü kazanan akademisyen İ. Pavlov’un bilimsel fikirlerinin yaygınlaştırılmasıydı. 

SA7113/KY13-AO214: Osmanlı Dirilir mi?/ Atatürk Ölmedi (mi)?

"Önce kendin olmak, bu ülkeyi sevmek ve bu yeni cumhuriyeti daha ileriye taşımak için çaba sarf etmek gerek..."


Her canlı gibi Atatürk de vadesini doldurdu ve ahirete göç etti.

Şimdilerde söylenen "Atatürk ölmedi, kalbimizde yaşıyor" sözü, ona aşırı sevgileri olanların bu sevgilerinin devam edeceğinin ilanı.

Atatürk, (sebepleri uzunca tartışma konusu olan) Osmanlı'nın parçalanmasıyla sonuçlanan bir süreçte Anadolu'nun ayakta kalması için üretilen Türk ulus devletinin kurucusu olduğu için bu nedene dayalı olarak halkın çoğu ona sonsuz sevgi besliyor. Yani onu sonsuz sevgiyle sevenler, geride bir vatan bırakmanın yanı sıra, ayrıca oluşturduğu devletin cumhuriyetçi, laik özelliklere sahip olmasını da sevgileri için önemli bir neden görüyorlar.

SA7112/KY69-EY257: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7111/KY58-GÖKA153: Sermaye Devlet Katarından Ayrılınca

"Sermayenin devlet katarından kaçması, bence 1980 sonrası tüm sürecin belirleyeni… Dünyamızı asıl alt-üst eden, teorisyenleri şaşkına çeviren, Sol’u Sol olmaktan çıkaran asıl fail, teknolojik aklı da emri altına alan sermayenin başına buyrukluğu…"


Görüşleri çok mühim olduğu halde çoğu zaman anlaşılmadan kalmış düşünürlerden birisi de Alman sosyolog Ulrich Beck’tir. Dilimize en önemli iki kitabı “Risk Toplumu” ve “Siyasallığın İcadı” çevrilmiş bulunan Beck, genellikle son dönem modernliğinde risklerin artışı tespitine indirgenir ve onunla anılır. Oysa O, yaşadığımız zamanları anlayabilmemiz için çok özgün bir bakış açısı sunmuştur.

11 Kasım 2018 Pazar

SA7110/SD1190: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 411 (16-20 Nisan 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(
16-20 Nisan 2017)  (Nisan 2017: 4.358  Tweet+Önceki Toplam: 252.463 +4.358 = 256.821 Tweet)

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Fransa'nın hizaya gelmesi ve İtalya gibi çökmesi planlanıyor... Almanya'nın yeniden güçlenmesini arzuluyor Rotschild twitter.com/ertugrul_aydin…

Türk Dış Politikası @TrDisPolitika
Nisan 1941: Almanya Yunanistan'ı işgal etmeye başlayınca, İngiltere TR'yi savaşa sokabilmek için 12Adalar'ı Ankara'ya önerir. pic.twitter.com/YzdZo0U0ro
@Seckin_Deniz retweetledi

SA7109/KY49-İTIĞLI142: Kampala’da Maskeli Balo Seyretmek

"Afrika’da bizim duruşumuz çok net gözükmüyor. Modern bir Batılı devlet imgesi daha fazla temsil ediliyor. Oysaki Afrikalı modernist yanlısı sömürgeciliğin bataklığından kurtulamayan elit iradeci ve entelektüellerin isteyebileceği durum. Cumhurbaşkanımız Erdoğan her fırsatta bizim Batılılar gibi olmadığımızı hatırlatmasına rağmen, birileri ısrarla Türklerin beyaz ırk olduğunu ortaya koymak istiyor."


Afrika ülkelerinde resepsiyonların farklı bir yeri vardır. Çünkü Türklerin bir buluşma yeridir resepsiyonlar. Ülkenin farklı yerlerinde, binbir zorlukla görev ve iş yapanlar resepsiyonlar vasıtasıyla bir araya gelir; o günü, büyükelçiliklerin düzenlediği programlarla en iyi şekilde geçirmeye çalışırlar.

Afrika’da bulunduğum 7 yıl içerisinde resepsiyonlara hep katıldım. Bazen bize çok yabancı ritüellere de tanıklığım olmuşsa da genelde, Türkiye’deki kutlamalardan pek farklı değildi. Yalnız bolca içki tüketildiğini, hatta Türkiye’de Cumhurbaşkanımız “bizim milli içeceğimiz ayran” dediği zamanlarda düzenlenen bir resepsiyonda katılımcılara “bizim içkimiz rakıdır” şeklinde ülkemizin çeşitli yerlerinden getiren rakı koleksiyonlarının sergilendiğine tanık oldum. Ben bir tane rakı markası olduğunu sanırken meğerse onlarca rakı varmış bunu da resepsiyonlardan öğrendim.

SA7108/KY69-EY256: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7107/KY37-AZ331: ‘Nesil Yetiştirmek’ Devletin İşi Değildir

"Bir de lütfen demokrasiyi içselleştirin. En ufak tartışmada fena savruluyorsunuz, hepiniz…"


Çocuğu kendi hür iradeleri, kültürel birikimleri ve becerileri doğrultusunda ana-babası yetiştirir.

Devlete düşen, çocuğa günün bilimsel değerlerini öğretmek, öğrenme kabiliyetini artırmak, araştırmacı, merak eden, önüne her konulan fikre kapılmayıp tartışan, fikri hür, vicdanı hür insanlar olmasının yolunu açmaktır. 

Seçkin Deniz Twitter Akışı