31 Temmuz 2019 Çarşamba

SA7868/Sonsuz Ark-YD164: Ebeveynlerin Kelime Hazinesi Çocuklarının Akademik Başarısını Etkiliyor

"Çalışmada üniversite mezunu ailelerin çocukları ile okulu tamamlamayan ailelerin çocukları arasında bir karşılaştırma yapılarak çocukların duydukları kelime sayıları ve çeşitlilikleri incelendi. Sonrasında da aynı çocukların okul başarıları ele alındı. Elde edilen sonuçlar; üniversite mezunu ebeveynlerin çocuklarının daha başarılı olduklarını ortaya koyuyor."


Çocuklarda dil gelişimi oldukça önemli ve birçok faktör tarafından etkilenen bir süreçtir. Dil gelişimi gelişim psikolojisinde gerek bilişsel gerekse sosyal açıdan birçok çalışmada incelenmiş, hala incelenmekte olan ve her geçen gün daha farklı keşiflere sebep olan bir alandır. Dil gelişimi, aslında tüm ebeveynlerin hakkında bilgi sahibi olması gereken bir konudur.

SA7867/KY13-AO288: Saydamlaşan Şeytan ve Georgi Dimitrov’un 'Faşizme Karşı Birleşik Cephe'si

"Belki de bizleri dilsiz bırakan şey, şeytanın bu derece tanımsız hale gelecek kadar saydamlaşmış olması..."



1980 öncesi dünya iki kutuplu bir ideolojik kamplaşmanın içindeydi. Bir tarafta Kapitalizm'in ve Liberalizm'in çeşitli versiyonlarını temsil eden Batı bloku, diğer yanda başta Sovyetler birliği olmak üzere sosyalizm/komünizmin adresi kabul edilen ülkeler..

Her iki blok da ideolojilerini yaymak için azami gayret sarf ediyor, hedef ülkelerde etkin propagandalar yapıyordu.

SA7866/KY69-EY360: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


30 Temmuz 2019 Salı

SA7865/SD1442: "durdurulmak" /23.11.2004/ 288. patika



...durmak, durmaya güç yetirebilmek mümkün iken durmaktır...
...geçilmiş ve yitirilmiş her şey eldeyken durmak, durmak değil, durdurulmaktır...
...hani, şeytanî ve nefsî tüm güç türevleri aklın önünde devleşirler ya...
...insan o an içinden gelen vahşeti, en ayrıntısına kadar yaşamak ve yaşatmak ister ya...
...o an durmak ve devleşenleri cüceleştirmek, durmaktır...
...aklın önüne değil, nefsin ve şeytanın önüne geçmek, durmaktır...
...baskın olan kötülük ve vahşet güçleri, sizi yönlendirmiş ve var olmuşluğu yaşamışsanız, yaptıklarınız sizi durduracaktır...

SA7864/SD1441: Avrupa Birliği'nde Sosyal Dengesizlikler

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Bertelsmann Stiftung'da proje yöneticisi olan Sylvia Schmidt'e attir ve Avrupa Birliği'nde kadın istihdamı, genç işsizliği gibi konulara odaklanmakta sonbaharda göreve başlayacak olan Avrupa Birliği yeni dönem yöneticilerine yol göstermeye çalışmaktadır. Son 20 yılda bütün Batı'da görüldüğü gibi istatiksel verilerde yapılan makyaj çalışmalarına rağmen yazarın şu cümlesi dikkat çekicidir: "Ancak Avrupa'daki insanlar için ekonomik yükseliş ne kadar somut? Bu soru özellikle son ekonomik tahminlerin giderek daha zorlu bir uluslararası ortamda oldukça belirsiz bir ekonomik görünüm ortaya çıkardığı için sıkıntı vericidir." Avrupa Birliği yaşlanan nüfus sendromuna girmeden önce kadın istihdamını düşünen ve tarışan bir konumda asla olmadı. Çünkü yüksek refah düzeyi isteyen kadınların çalışmasını sağlayacak bir şekilde düzenlenmişti, çalışan erkek evin tüm giderlerini finanse etmeye yetecek kadar gelir elde edebiliyordu. Yazarın kadın işsizliğindeki ana etkenlerden birinin 'çocuk ve aile' yükümlülüğü olduğunu vurgularken neoliberal ya da neocon satanizmin yok etmeyi hedeflediği aile kurumuna yönelik temel yaklaşımın ne olduğunu görmemizi de sağlıyor, kadının çocuk ve aile ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmesinin kendileri için engel teşkil ettiğini anlamamıza yardım ediyor. Çocukları kurumlara terk eden ve kadın-erkek, genç-yaşlı herkesin dev sermayeli şirketlerin kölesi olarak çalışması gerektiğini, aksi halde refahın sağlanamayacağını zımnen iddia ediyor. Oysa şu ifadeler sürdürmek istedikleri neoliberal vahşetin ulaşılmış sabit sonuçlarına aittir: "Avrupa'daki sosyal koşullar, bölge veya ülke ve sosyoekonomik grup da dahil olmak üzere geniş ölçüde değişmektedir. Çeşitli alanlarda, ekonomik ve finansal kriz, Avrupa'daki ve içerdiği toplumlar arasındaki bu eşitsizliklerin bir kısmını şiddetlendirmiştir. Bazı dengesizlikler döngüsel olsa da, diğerleri daha kalıcı ve yapısaldır." Türkiye de kadının her alanda çalışmasına yönelik bu çılgın kölelik düzenine, neoliberal satanizmin ebedi efendiliğine giden yolda Avrupa Birliği uyum çalışmaları dolayısıyla kapılmış durumdadır. Bu insanlığın geleceği için korkunç bir yıkım demektir. Kadın'ı aileden koparan ve iş hayatının kölesi haline getiren bütün dayatmalara karşı durmalıyız. Çünkü erkekler ve özellikle kadınlar için en büyük iş ruhen ve bedenen sağlıklı nesiller yetiştirmektir. Çocuk ve aile yükümlülüklerini yerine getirmek kadını işsiz değil, saygın ve yüksek katma değere sahip bir iş yapan çalışan yapmaktadır. Devletler buna saygı duyacak kanunlar çıkarmakla geleceklerini teminat altına alabilirler.
Seçkin Deniz, 30.07.2019

Social imbalances in the EU
"Son yıllarda yaşanan ekonomik iyileşmeye rağmen, kadınları ve gençleri etkileyenler gibi kalıcı sosyal dengesizlikler Avrupa'nın geleceği konusundaki tartışmalarda dikkate alınmalıdır."   

Avrupa Parlamentosu seçimlerinin ardından, bu sonbaharda yeni bir Avrupa Komisyonu görevine başlayacak. Muhafızların politik olarak değişim zamanı yaklaşırken, Avrupa'nın geleceği ile ilgili tartışmalar tüm hızıyla sürüyor. Üstelik, görev değişimi, Avrupa ekonomik krizden sonraki yıllarda bir iyileşme yaşadıktan sonra gerçekleşecek.

29 Temmuz 2019 Pazartesi

SA7863/SD1440: Sıkıntı (Roman); Giriş 3

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Tüylerim diken diken olmuştu. Bu yirmi iki adam önemli görevler icra etmiş birer kahramandı, ama onları kimse tanımıyordu ve yine tanınmamak için bu yola başvurmuşlar, beni bulmuşlardı."


Birbirini hiç tanımayan iki adam, yürüyorduk. Görünen buydu, ama onu tanımayan bendim; o beni bilmediğim kadar iyi tanıyor olmalıydı. Sanırım, onu veya onları düşünürken, en azından onların beni tanımalarından kaynaklanan düşüncelerini, kendimi tanıdığım için biliyor olma avantajı ile onları tanıyor gibiydim. Biraz tuhaf bir duyguydu bu aslında; tıpkı ünlü bir düşünürün, şarkıcının, yazarın sevenleri tarafından herhangi bir konferansa ya da konsere davet ettiklerinde davetlinin hissettiği şeylere benziyordu düşüncelerim. Rahattım bu nedenle.

SA7862/KY1-CÇ657: Caligula

"Caligula'nın cellat dalkavukları, bürokrat dalkavukları, şair ve kalem erbabı dalkavukları yanında en zararsız olanlarıdır.. cellat ve bürokrat dalkavuklar Caligula ile birlikte vardır, ölünce onlar da ölür.. oysa şair ve kalem erbapları Caligula'yı geleceğe taşır.. dayatmalarının sonraki kuşaklarda da yaşamasını sağlar.. Bunu da süslü söylemlere borçludurlar."


Toplumsal değişim doğal bir süreçtir. Tıpkı dünyaya gelen her hangi bir canlının varlığını sürdürdüğü süreç gibi doğal bir süreç. Doğan ölür. Var olan toplum da değişir. Bireylerin toplamından fazlası olan toplumdaki değişim bireylerde bir takım sıkıntıları doğurur. Çünkü bireysel ben toplumsal benin hasmıdır. Her iki ben birbirinin hasmı. Bireyler toplumdaki işleyişten rahatsız olduklarında toplumsal bende değişim için kolları sıvar. Düşünsel veya edimsel olarak bu değişimi kovalamaya başlar. 

SA7861/SD1439: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 510 (01-05 Eylül 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(01-05  Eylül 2018)  (Eylül 2018: 3.871  Tweet+Önceki Toplam: 332.074+3.871 = 335.945 Tweet

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
:) twitter.com/YaSABIRRRRRRR/…

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
Erdoğan BM'ye niye gidiyor ki? Göndersin bir temsilci... bu aşağılık örgüte çok fazla önem atfetmeye değmez...
@Seckin_Deniz retweetledi

28 Temmuz 2019 Pazar

SA7860/SD1438: Alexandria Ocasio-Cortez (AOC); Bir ABD Başkanı Nasıl Tasarlanır?

Bir proje olarak AOC


Ayı gibi açıyor ağzını.... bunu niye bu kadar öne çıkarıyorlar bir fikriniz var mı? Trump'ın yerine hazırlıyorlar... Siyah'tan sonra Latin esmer ve kadın başkan karması olacak... Alexandria Ocasio-Cortez cidden önemli ne demiş, ne yapmış?


'Alexandria Ocasio-Cortez, Amerika'nın Demokratik Sosyalistlerinin bir üyesidir' diyor wikipedia... o halde yol Soros'un ABD'de Sol inşa etme projesine çıkıyor... Yani AOC diyerek kısalttıkları kadın basit bir proje; Obama, Trump gibi...

27 Temmuz 2019 Cumartesi

SA7859/SD1437: Afrika için Küreselleşme Çalışması Yapmak

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, ABD Federal Rezerv Sistemi Yönetim Kurulu'nda Gelişmekte Olan Piyasa Ekonomileri grubunun Baş Ekonomisti, Brookings Enstitüsü Afrika Büyüme Girişimi kıdemli üyesi ve yöneticisi olan Brahima Coulibaly ve Nijerya eski maliye bakanı, Gavi Başkanı, Aşı İttifakı ve Küresel Ekonomi ve İklim Komisyonu eş başkanı Ngozi Okonjo-Iweala'nın ortak çalışmasıdır. Küreselci Neocon Brookings entstitüsü çalışanı olarak Brahima Coulibaly'nin, bir neocon proje olan Afrika Kıta Serbest Ticaret Anlaşması (AfCFTA)'nın kurulmasını desteklemesi şaşırtıcı bulunmayabilir, ancak analizin son cümlesi çok çarpıcı bir gerçekliğe işaret etmektedir: "Afrika'nın potansiyeli çok büyük olabilir ama zorlu sorunlarla karşı karşıya. 2030'a kadar kıta, dünyanın en fakir halkının neredeyse % 90'ına ev sahipliği yapacak. Küreselleşme, Afrika için geçmiştekinden daha iyi çalışmadığı sürece, ortak refah vaadi karşılanmayacaktır." Bu cümle, ABD, AB, Türkiye, Çin, Rusya, Hindistan gibi coğrafyalardan kovulan neocon familyanın tutunmak için 300 yıldır sömürdüğü Afrika'yı  umut vaat ederek, küreselleşme havucuyla aldatmaya çalıştığını da kanıtlamaktadır. Türkiye'nin Afrika ülkeleriyle kurduğu/kuracağı doğrusal ilişkiler Afrika'nın sömürü tarihini değiştirebilir.
Seçkin Deniz, 27.07.2019

Making Globalization Work for Africa

"Küreselleşmeyi daha kapsayıcı hale getirmek, Afrika ekonomilerinin yüksek gelirli ülkelerle birleşmesine yardımcı olacak politikaları gerektirecektir. Afrikalı politika yapıcılar bölgesel entegrasyonu hızlandırmaya, işgücü becerilerindeki ve dijital altyapıdaki boşlukları kapatmaya ve Afrika'nın dijital verilerine sahip olmak ve bunları düzenlemek için bir mekanizma oluşturmaya odaklanmalıdır."

Özellikle durgun ücretlerden ve güvensiz işlerden kaygılanan gelişmiş ekonomilerdeki işçi sınıfının küreselleşmeye karşı mevcut tepkileri, küresel ekonomik entegrasyonun faydalarının aşırı  bir şekilde satılmasının altını çiziyor ve maliyetlerinin düşük olduğunu vurguluyor. Ancak, küreselleşmenin Afrika ve vatandaşları üzerindeki etkileri, kıtanın bu yüzyılın sonuna kadar dünya nüfusunun % 40'ından fazlasını oluşturması öngörüldüğü halde, daha az dikkat çekmiştir.

26 Temmuz 2019 Cuma

SA7858/KY1-CÇ656: Mahcup Bir Öğrencinin Muazzep Öyküsü

"Sadık, Muzaffer’in odasında şekerli çay hayali kuruyor. Elinde silahı olsa şakağına dayayacak ve o söylediği yalandan ötürü kendisini cezalandıracak. Böylesi bir imkândan mahrum. Bu mahrumiyet şekerli çay hayaline yönlendirmiş."


1986’nın temmuz ayının son haftasıydı. İkinci sınıf üniversite öğrencisi Sadık öğlene doğru uyandı. Cuma günü olmasına karşın öğlene kadar uyumasında bir sakınca yoktu, zira okul tatildi. Gece geç yatmıştı. İki gözlü bekâr evinde yalnızdı. Uyanması için bir gerekçesi yoktu. Bir süre daha hem yatak hem oturma işlevi gören çek yatta bir süre daha yatar vaziyette durdu. Sırt üstü dönmüştü. Tahta tavandaki şekillerden bir şeyler çıkarmaya uğraştı her zamanki gibi. Çözecek bir giz mi vardı? Hayır. 

SA7857/KY26-CA224: Nafaka veya Ekmeğin Asıl Sahibi

"Evlilikler, aşkın ve saygının hızla tükendiği mekanik iş düzeni mantığından nasıl kurtulabilir, çiftler varlıklarını birbirinde tüketmek yerine birbirinde nasıl geliştirebilir…  Hayatın derslerini doğru anladığınızda ve içtenlikle konuştuğunuzda, komplo teorilerine ihtiyacınız olmayacaktır."


Birkaç yıl önce, yaşı otuza yaklaşan akrabam bir genç adamla sohbet ediyorduk. Konu evliliğe geldiğinde, bu konuda ağırdan almasının sebebini “Boşanırsam, hayat boyu nafaka ödemek istemiyorum” diye izah etti. Genç bir adam daha evlenmeden niye boşanmayı düşünür? Bu kaçışı aslında, çekirdek aile yuvası içinde yerleştiği konforlu hayatından vazgeçmeyi göze alamayışıyla aynı şeydi. Rahatı yerindeydi evde, odası vardı, hem emir altında çalışmayı sevmiyor, sık sık iş değiştiriyordu.  Gerçi evlerindeki konforu kaybetmemek kimi genç kızlar için de evlilikten kaçınma sebebi.

25 Temmuz 2019 Perşembe

SA7856/SD1436: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 509 (26-31 Ağustos 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(26-31 Ağustos 2018)  (Ağustos 2018: 4.644  Tweet+Önceki Toplam: 327.430 +4.644 = 332.074 Tweet

    @Seckin_Deniz
Ağustos 2018 4.644 Tweet
Ceyhun Aşirov
   
@furkan_azeri
Ukrayna/Donetsk'de işgalci durumunda olan ve tek taraflı "bağımsızlık" ilan eden "Donetsk Halk Cumhuriyeti'nin" lideri Aleksandir #Donetsk merkezindeki bir restoranda öldürüldü. pic.twitter.com/RMrP4H04MN
@Seckin_Deniz retweetledi

24 Temmuz 2019 Çarşamba

SA7855/Sonsuz Ark-YD163: Çocuk Sahibi Olmak İçin “Doğru” Bir Yaş Var mı?

"Çiftler, aile planlamasının geciktirilmesi noktasında meydana çıkacak olası riskler konusunda daha bilinçli olmalı ve aile doktorları da bunun için daha proaktif bir rol oynamalıdır. Nihayetinde, eğer bir çocuğa sahip olmak istiyorsanız; doğru yaş, düşündüğünüzden daha erken olabilir."



Son 30 yılda anne-babaların çocuk sahibi oldukları ortalama yaş düzenli bir artış gösterdi. Fertilite bilimindeki ilerlemelerle birlikte, insanlar, spermlerini ya da yumurtalarını buz içerisine koyabiliyor ve ebeveynliğin başlangıcını erteleyebiliyorlar. Hatta birçok büyük şirket (örneğin; Apple, Facebook ve Google), sağlık hizmetleri paketinin bir parçası olarak çalışanlarına yumurta dondurma seçeneğini de sunuyor.

SA7854/KY69-EY359: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


23 Temmuz 2019 Salı

SA7853/SD1435: "bilgeler dönemi sona ererken..." /24.11.2004/ 289. patika



...bilmekliğin insanda başlattığı sıkıntıları düşündünüz mü hiç?...
...bilmek zorundaymış gibi hissetmek ayrı, bildikten sonraki durum ayrı...
...herhangi bir konu, gözlerinize ya da kulaklarınıza çalındığı vakit, aklınızdan geçen en önemli sorular, konuyla ilgili kişisel birikim zaaflarını ve zayıflıklarınızı mı hatırlatıyor size?...
...hiç kuşkusuz, her şeyi bilemezsiniz ve aklınızın bu tür soruları anlamsızdır...
...mantıklı bir yaklaşımla, bu soruların geçmişten gelen ve size yüklenen saplantılar dolayısıyla var olduğunu söyleyebiliriz...
...geçmişte bilgi, düşünen ve üreten kişiler için yeterince az ve kavranabilirdi...
...şimdi ise değil...

SA7852/SD1434: Modern Parasal Saçmalık

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, 2001-2003 yılları arasında Uluslararası Para Fonu (IMF)'nun baş ekonomisti olarak çalışan, Harvard Üniversitesi İktisat ve Kamu Politikası Profesörü Kenneth Rogoff'a aittir ve Amerikan kamuoyunda, özellikle Demokrat partili kongre üyesi Alexandria Ocasio-Cortez tarafından öne sürülerek tartışılan, geniş kapsamlı yeni hükümet programlarını finanse etmek için Federal Reserve (FED)'in bilançosunu kullanmayı savunan Modern Para Teorisi'ne dair karşıt fikirleri savunmaktadır. Kenneth Rogoff, üstlendiği görevler dolayısıyla 1945 sonrası kurulan siyonist-satanist Yeni Dünya Düzeni'nin bir temsilcisi sıfatını da taşıdığından 'ilerici' diyerek aşağılamaya çalıştığı yeni yaklaşımlara karşı eski geleneksel sömürü merkezli politikaları savunmaya devam etmektedir. Cumhuriyetçi Başkan Trump'ın merkez bankasına yönelik müdahaleci, baskıcı yaklaşımını eleştiren ve aslında, "Yaygın görüşün aksine, ABD merkez bankası bağımsız bir finansal varlık değildir: hükümet kilitlemesine, borç stokuna ve yumuşak karna sahiptir." diyen yazarın en önemli kaygısı 2020 seçimlerinde Demokrat Partili bir adayın seçimleri kazanması ve Modern Para Teorisi'nin uygulanması. TCMB'nin bağımsızlığına yönelik eleştiriler dolayısıyla Erdoğan'a da saldıran uluslararası paranın patronları, aynı eleştiriyi Trump'a yöneltirken herhangi bir şekilde tarafsız ve nesnel davranmıyorlar.  Oysa sorulacak temel soru şudur; "Ülkenin ekonomisi ile ilgili hesap vermesi gerektiğinde bir devletin kasası nasıl devlet başkanından bağımsız olabilir?" Analizin farklı bakış açılarını görmek ve gerçeği olduğu yerden izlemek adına faydalı olacağını düşünüyoruz.
Seçkin Deniz, 23.07.2019

Modern Monetary Nonsense
"ABD’nin önde gelen ilerici politikacıları, geniş kapsamlı yeni hükümet programlarını finanse etmek için Federal Reserve (FED)'in bilançosunu kullanmayı savunuyorlar. Her ne kadar argümanları belli bir doğruluk payı içerse de, bazı temel kavram yanılgılarına da dayanıyor ve bu argümanların öngörülemeyen, potansiyel olarak ciddi sonuçları olabilir."

 ABD Federal Rezervinin, Başkan Donald Trump'ın sık sık tekrarlanan azarlayıcı tweetleri ile dayak yemesinden anlaşıldığı gibi, bir sonraki merkez bankasının bağımsızlığı mücadelesi şimdiden ortaya çıkıyor. Ve bu, tüm küresel finansal sistemini potansiyel olarak dengesizleştirebilir.

22 Temmuz 2019 Pazartesi

SA7851/SD1433: Sıkıntı (Roman); Giriş 2

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Düzenli bir şekilde dizilen mezarların arasındaki parke taşlı yoldan birlikte yürümeye başladık. Hiç bir soru sormamaya kararlıydım, onlar bu olan biteni anlatana kadar."


Cami, ufuktaki beyaz çizgiyle hafifçe kararan havaya karşılık iyi ışıklandırılmıştı. Ezan bittiğinde büyük ve derin bir sessizlik bir an her yeri kapladı, ardından müezzinin kamet getiren sesini duydum. Birkaç basamaktan oluşan mermer merdiveni tırmandım, ayakkabılarımı çıkardım, rafa koydum ve içeri girdim. Hızlıca caminin içinde göz gezdirdim, müezzin, imam ve yirmi iki kişiden oluşan iki saf halindeki cemaat ayaktaydı; ben de ikinci safta yerimi aldım. Akşam namazı için niyet ettim ve kametin bitmesini bekledim. Kametin bitiminde imam "Allah-u Ekber' diyerek tekbir getirdi ve namaza başladık.

SA7850/SD1432: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 508 (21-25 Ağustos 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(21-25  Ağustos 2018)  (Ağustos 2018: 4.644  Tweet+Önceki Toplam: 327.430 +4.644 = 332.074 Tweet

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
Karine yediriyorum senin gibilere twitter.com/SerhatEb/statu…

Timeturk
   
@timeturk
Refah Sınır Kapısı yarın açılıyor timeturk.com/refah-sinir-ka…
@Seckin_Deniz retweetledi

SA7849/KY1-CÇ655: Robotik Çağ

"Sanırım robotik çağda insanın payına düşen gevezelik olacak. İnsan en iyi yaptığı şeyi –boş boş konuştuğu, tıpkı bu yazı gibi- yapacak. Masal anlatacak. Öykü anlatacak. Korkular ekecek, umutlar vaaz edecek. Savaşlar bitecek mi?"


Yeni bir çağın ayak sesleri duyuluyor. Duyma yetisi, görme yetisi duyarlılığı diri olanlarca bu görülüyor. Adı bile hazır. Robotik Çağ. Duyarlılığı diri olan ve gelenin ayrımında olanların kiminde bir korku bir endişe hâkim. Kimi oldukça iyimser. Korkunun endişenin sahipleri Robotlarla İnsanların olası savaşı! Böyle bir olasılık var mı? 

21 Temmuz 2019 Pazar

SA7848/TG263: ABD Dış Politikasında Dönüm Noktası mı?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Türkiye ve Erdoğan düşmanı, 15 temmuz Darbesi'nin planlamacılarından, CIA eski ortadoğu şefi Graham E. Fuller'in  'ABD Dış Politikasında Dönüm Noktası mı?'  başlıklı sunumuyla, Brown Üniversitesi Watson Uluslararası ve Halkla İlişkiler Enstitüsü'nde kıdemli bir araştırmacısı olan Stephen Kinzer'e aittir ve başlığı analizin içeriğini olduğu gibi özetlemektedir: '(Solcu) Soros ve (Sağcı) Koch Şaşırtıcı Bir Girişimle ABD'nin 'Sonsuz Savaş' Politikasını Sona Erdirmek Üzere Bir Araya Geldi' Bu iki kan dökücü ismin finanse ettiği diğer tüm düşünce kuruluşlarına zıt bir felsefe ile  'Quincy Enstitüsü' adında yeni bir enstitü kurarak, şu ana dek özetle bu iki finansörün de desteğiyle çalışmalarını sürdüren ve dünyayı renkli devrimler ve ayaklanmalar ve terör dahil kana boğan diğer enstitülere karşılık 'yaşa ve yaşat' prensibine dayanan bir dış siyaset anlayışını savunmayı planlamaktadır.  Stephen Kinzer'e göre "'Quincy Enstitüsü'nün 2019’un sonuna kadar dört adet rapor yayınlanması hedefleniyor: Bunlardan ikisi Ortadoğu ve Doğu Asya’ya yönelik alternatif yaklaşımlar sunarken, bir tanesi  “sonsuz savaş konseptinin sonlandırılması” ve diğeri de “dış politikanın demokratikleştirilmesi” üzerine olacak." Açık Toplum ve demokrasi söylemi ve parası ile bütün dünyada terörün yayılmasına, normalleşmesine ve devlet otoritesinin çökmesine neden olan Solcu Soros ile hemen bütün dünyada  parası ile sağcı ideolojileri, ırkçılığı besleyen ve nefretin yayılmasına ve normalleşmesine neden olan Sağcı Koch'un böyle ortak bir hedefe odaklanması normal değildir; kendi ürettikleri savaşa ve kaosa karşı mücadele etmeleri anlaşılır ve inanılır değildir. Önceki politikalarının da bir tür itirafı olan yeni yaklaşımın sahnedeki şovu kremalı, soslu kek gibi iştah çekici görünse de kanla beslenen bu yaratıkların 'iyi' bir şeylere odaklanmasını beklemek saflık ve ahmaklık olarak değerlendirilebilir. Siyonist yahudi bu dörtlünün, Fuller-Soros-Koch üçlüsünün ve bu üçlüye ek olarak yorumcu Stephen Kinzer'in siyonist ve şeytanî olmayan herhangi bir yaklaşım içinde olabilmeleri imkansızdır. Dünyanın kurulan yeni tuzaklara karşı temkinli olması gerektiğini düşünüyoruz. 2010'da Türkiye ve İran'ı öne çıkardıklarını iddia etmelerinden sonra Türkiye ve İran kan gölüne döndü ve iki ülke 9 yıldır savaşlarla, kaoslarla, terör, darbe, ekonomik kriz ve kuşatmalarla mücadele ediyor. Kinzer'in 13 Haziran 2010 tarihli 'Bir Sonraki Güç Üçgeni'  başlıklı yazısının giriş cümlesi şöyleydi: "Amerika'nın Orta Doğu'daki gelecekteki ortakları neden Türkiye ve İran olmalı? Evet, İran"  Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ı görevden alan  ve Ruhani'yi göreve getiren İran ABD ile ortak çalıştı, Suriye ve Irak'ta milyonlarca müslümanı katletti ve şimdi Amerikan ambargolarıyla boğuşuyor. Erdoğan liderliğindeki Türkiye, İran'ın aksine 'Stratejik ortağı' ABD'nin talimatlarına uymadığı için 2010'dan bu yana artan terör, darbe, savaş tehditleriyle meşgul. Hatta Pentagon, 50 yıllık gizli projesi FETÖ'yü da Türkiye'yi yönetmeye devam edebilmek için önce masaya, sonra  15 Temmuz'da sahaya sürmek zorunda kalmıştı. Analizin 'büyüleyici' aldatmacalarına kapılmadan okumanızı tavsiye ediyoruz.
Seçkin Deniz, 21.07.2019


Turning Point in US Foreign Policy?

Uzun süreden beri çöküşe doğru sürüklenen ve pasifize olan Amerikan dış politikası kökten bir değişim mi geçirmek üzeredir?

Bugün usta gazeteci Stephen Kinzer tarafından Boston Globe’da yazılan bir makalede, ABD dış politikası, Amerika’nın dünyadaki yeri ve sınırsız savaştan yerli ulus inşasına kadar önceliklerde büyük bir değişime yönelik devrimci etkileri olacak heyecan verici haberler yer alıyor. Bu makale, sahip olduğu büyük önem nedeniyle, aşağıda tam metin olarak alıntılanmıştır.

20 Temmuz 2019 Cumartesi

SA7847/KY13-AO287: 'Ayşe Tatile Çıksın!'

"Geçmişte yaşananları öğrenmek ise geleceğe sahip çıkmak son derece önemli."


“Türkiye, Kıbrıs’a müdahale ederse, bir günde Konstantinapolis’deyiz.”
Atina Radyosu, 19 Temmuz 1974

Ecevit, Kıbrıs’ta yaşananlar karşısında adaya İngiltere ile birlikte müdahale etmek istiyordu. Bu nedenle Ecevit, İngiltere’de görüşmeler yaparken, yerine vekalet eden yardımcısı Erbakan, İngiltere’den olumlu bir cevap gelmeyeceğini düşünerek adaya müdahale kararı aldı..

Atina radyosunun Türkiye’ye meydan okuyan açıklamasının ardından, 20 Temmuz saat 05.00’de uçaklarımız havalandı ve İngiltere’den beklediği olumlu cevabı alamayan Başbakan Ecevit,yurda dönüşte, saat 06.10’da Kıbrıs’a çıkarmanın başladığını açıkladı. Saat 08.30 olduğunda ise Türk askeri Kıbrıs’a ayak basmıştı.

SA7846/SD1431: Bir Zamanlar Japonya, Şimdi Çin

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz Morgan Stanley Asia'nın eski Başkanı ve şirketin baş ekonomisti, Yale Üniversitesi Jackson Uluslararası İlişkiler Enstitüsü ve Yale Üniversitesi İşletme Fakültesi kıdemli öğretim görevlisi Stephen S. Roach'a aittir. Analiz ABD-Çin Ticaret Savaşlarında  her iki dönemde de vergi indirimleri ile bütçe açıklarını arttıran, makroekonomik bütçe dengelerini ve dış ticaret açıklarını yönetemeyen asıl suçlunun ABD olduğunu, 1980'lerde Başkanlık yapan eski Hollywood film yıldızı Reagan'ın başarısız yönetiminin cezasını 30 yıldır ekonomisi durgunlaşan Japonya'ya ödettiğini, bugün de bir televizyon yıldızı olan Trump'ın aynı senaryoyu Çin'e uyguladığını, ancak bu kez aynı sonucu elde edemeyebileceğini iddia etmektedir. Yazar, aynı zamanda Modern Para Teorisi olarak ileri sürülen ve uygulanmak istenen yeni yaklaşıma göre FED'in bütçe açıklarını ve yatırımları finanse etmesini saçma buluyor ve kendisi ve benzerleri için önemli olan sorunların klasik neocon- neoliberal teorilerin uygulanmasıyla çözüleceğine inanıyor: "Amerika, GSYİH'sının % 18'ini yutan bir sağlık sistemi, dünyanın en büyük yedi askeri bütçesinin toplamını aşan savunma harcaması ve GSYİH'nın % 16,5'i ile federal hükümet gelirini son 50 yılın ortalaması olan % 17,4'ünün oldukça altına düşüren vergi indirimleri ile kek yemek istiyor." Batı'daki bu tartışmaların dünyanın şimdiki zamanını ve geleceğini etkilediğini görüyoruz. Egemen güçler arasında teori savaşlarının yaşandığını ya da egemen güçlerin neoliberal politikalarının halklara yaşattığı yoksulluğa, eşitsizliğe ve dev tröstlerin sömürüsüne karşı çıktığını iddia edenlerin hızla arttığını ve güçlendiğini, bunun küresel sistem için büyük bir tehdit olarak algılandığını anlayabiliyoruz. Şu anda da her iki grubun da küresel sistemin bir parçası olarak çalıştığını ve bir grubun yine insanları ve beklentilerini manipüle ederek 'İlerici Kapitalizm' adı altında egemenliklerini sürdürmeye çalıştığını düşünüyoruz.
Seçkin Deniz, 20.07.2019

Japan Then, China Now
"1980'lerde Japonya, ABD'ye en büyük ekonomik tehdit olarak gösterildi ve fikri mülkiyet hırsızlığı iddiaları Amerikalıların suçlamalarının sadece bir parçasıydı. Otuz yıl sonra, Amerikalılar Çin'i kötü adam haline getirdi, tıpkı otuz yıl önce aynen aynaya bakmaları gerektiği gibi."

“Hükümetler Amerikan ürünlerinin taklit edilmesine veya kopyalanmasına izin verdiğinde, geleceğimizi çalıyorlar ve artık bu serbest ticaret olmuyor.” dedi. ABD Başkanı Ronald Reagan, Plaza Anlaşması’nın Eylül 1985’te sona ermesinden sonra Japonya’ya yönelik eleştirilerinde. Bugün, birçok açıdan, bu gün yaşananlar 1980'lerdeki filmin bir versiyonunu andırıyor, ancak başkanlık rolündeki bir Hollywood film yıldızı yerine bir televizyon yıldızı ve Japonya'nın yerine yeni bir kötü adamla oynanıyor.

19 Temmuz 2019 Cuma

SA7845/KY26-CA223: Yaptak Değil, Sözü Olan Sinema

"Bir film size içinde bulunduğunuz karmaşa içinde başka türlü bakma sebeplerini gösteriyorsa, bunun için sahip olduğunuz gücü ve umudu harekete geçirebilecek açılar sunuyorsa, “bu başkaymış” dersiniz. Başka türlü bir sinema kuşkusuz seyredilmekle kalmaz, seyirciyi içine dâhil eder ve bunu da bir illüzyonla yapmaz. Gerçeğin büyüsünün keşfi için de ne çok emek vermek gerekiyor!"


Filmi nerede izlenirse izlensin, önemli olan kandırılmaya izin vermeyen uyanık bir seyirci bilinci. Bu bilinci geliştiren ise elbette katlımı mümkün kılan bir sinema. Sadece vakit geçsin diye ekranda bir şeylerin akmasını isteyen bir seyirci değilseniz, bir süre sonra seçtiğiniz filmdeki lego düzenini ayırt etmeye başlıyorsunuz. Bu da sinemanın bir türü, beri taraftan, sinema sanatının hayalde başlayıp temsil ve tasvirle, resim ve fotoğraflarla oluşan uzun yolculuğu çok daha iyi hikâyelerle sürmeli, bunu beklersiniz. 

SA7844/KY1-CÇ654: Duvarlar

"Boğuluyorum. Duyulmaz çığlıkların sahibiyim. Çığlıklarım yankılanmıyor bile."


“Yazmak bir çağrı, bir umut olmuyorsa yolunu kaybeden yolcu için yazmak niye? Yazmak muhatabını götürmüyorsa bir düş ülkesinden öte yazmak niye? Yazı bir çağrıdır çağlar ötesine. Buraktır, refreftir. Vahaya ulaştıracak rehberdir değilse yazmak niye?” türünden sorular soruyorum ve yanıtlar veriyorum, sonra birden boğulduğumu hissediyorum, nefes almakta zorlanıyorum. Boğuluyorum. 

SA7843/KY69-EY358: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


18 Temmuz 2019 Perşembe

SA7842/SD1430: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 507 (16-20 Ağustos 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(16-20  Ağustos 2018)  (Ağustos 2018: 4.644  Tweet+Önceki Toplam: 327.430 +4.644 = 332.074 Tweet

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
Sizin de bayramınız mübarek olsun twitter.com/mustafaekici23…

Mehmet Kemal Firik @mekefe2
BAE #Etiyopya ve #Eritre ile birlikte Etiyopya'dan Kızıldeniz'e ulaşacak bir petrol boru hattı üzerinde anlaşma sağladı Güney Sudan ve Etiyopya petrolü Kızıldenize akacak bu şekilde #Cibuti #Somali ve #Sudan yalnızlaştırılacak BAE Somali ve Cibuti'ye karşı #Afrika pic.twitter.com/PUbq6ykmlw
@Seckin_Deniz retweetledi

17 Temmuz 2019 Çarşamba

SA7841/Sonsuz Ark-YD162: Kütleçekim Bir Yasa mıdır, Yoksa Bir Kuram mıdır?

"Bilim dilinde kuram, ele alınan konu hakkındaki tüm olguları, yasaları, çıkarımları ve sınanmış hipotezleri kapsayabilen, iyi doğrulanmış bir açıklamadır. Einstein’ın genel görelilik kuramı, nesnelerin neden düştüğünü doğru biçimde açıklar."


Neden Newton‘un evrensel kütleçekim yasası diyoruz da, Newton‘un evrensel kütleçekim kuramı demiyoruz? Acaba Einstein‘ın genel görelilik kuramı, Newton‘un kütleçekim yasasından daha mı değersiz? Ne de olsa günlük dilde “yasa” sözcüğü, “kuram” sözcüğünden daha güçlü bir anlama sahip.

SA7840/KY29-YA107: Kıbrıs'ta Türk Toprakları Nasıl El Değiştirdi?

"Ve yasal olmayan yollardan “yasal sahip” payesini kazanan Rumların, yıllarca kanunsuzca üzerinde oturdukları toprakları geri alabilmek için kapı kapı gezerek yaptıkları kara propagandaya alet olanlara sesleneyim; Kıbrıs Türk’ü borçlu değil 136 yıllık alacaklı."


Dünyanın ilk 5 yıldızlı otellerinin bulunduğu, dünyanın en ünlü aktör ve aktristlerinin müdavimi olduğu tatil beldesi Maraş.

Bundan 7 yıl kadar önce Amerikalı, AB’li yetkililerin gizlice bölgeyi gezmesinin ardından “verildi, veriliyor” söylentileriyle haberlerimize konu olan Maraş, bugünlerde yine gündemin başköşesine yerleşti.

SA7839/KY13-AO286: FETÖ'nün Siyasî Ayağı

"15 Temmuz’u bir kez daha hatırlayın!"


“15 Temmuz darbesi, bölgeyi şekillendirmeye çalışan aktörlerin, stratejik hedeflerinin önünde engel gördükleri bir hükümeti devirme ve ülkeyi Türkiye’yi teslim alma hamlesiydi.” 
Mustafa Güldağı (Kuşatma)

Darbeciler onlarca uçaklarla, tankla, tüfekle, köşe başlarına diktikleri keskin nişancılarıyla insanları katlederken, darbeciler ülkenin Cumhurbaşkanını ele geçirmek, öldürmek için hareket etmişken, Başbakan, Bakanlar, Parlamenterler büyük tehlike altındayken sen hava alanına iniyorsun, o havaalanını kuşatmış olan darbecilerin tanklarının arasından geçiriliyorsun ve belediye başkanının evine gidip bu manzaraları izliyor, olanları adeta zevkle izliyorsun.

16 Temmuz 2019 Salı

SA7838/SD1429: "kadın ruhu'nun varlığına dair spekülasyonlar" /27.11.2004/ 290. patika



...birileri, 'kadınların ruhu yoktur', tezi üreterek saçmalamayı denediler, diyelim...
...hakları bu ya, insan yaratıcıyı bile yok sayma cesaretinde bulunan tezler üretmiştir, kadının ruhu nedir ki?...
...kesin değil; ama iddia edildiği gibi kadının bedeni ademden türemiş olabilir, bizler de annelerimizin bedeninden türüyoruz...
...dilediğini yaratabilen Allah, erkeğin ruhundan kadının ruhunu yaratamaz mı?...
...erkeğe farklı bir ruh veren Allah, kadına neden vermesin ki?
...insandaki mükellefiyet, insanın insan olmasındaki temel yeterlilikleri gerektirir...
...insan ruh ve bedenden müteşekkil ise, bedeni var ise ruhu da olmak zorundadır, ya değilse o insan olamaz...
...ruh barındırdığı belli iken ve ölürken insan, ruhun alıp gittiği tüm özellikler bedenden ayrıldığı için açıkça ortada olan özellikler ne olacak peki?...

SA7837/SD1428: Neoliberalizm Sonrası

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Roosevelt Enstitüsü Baş Ekonomisti, Columbia Üniversitesi Profesörü Nobel ödüllü Joseph E. Stiglitz'e aittir. Stiglitz ikinci dünya savaşından sonra siyonist/satanist/masonluğun Yeni Dünya Düzeni olarak tanımladığı darbeci, terörist, ahlaksızlık, kan dökücü, soygun ve sömürü düzeni olan Neoliberalizm'i başarısız, ölü ve gömülü  olarak ilan etmektedir: "Neoliberal deney - zengin, işgücü ve ürün piyasalarının serbestleştirilmesi, finansallaşma ve küreselleşme üzerindeki vergileri düşürmek - olağanüstü bir başarısızlıktı. On yıllarca süren durgun ve hatta düşen gelirlerden sonra, neoliberalizm ölü ve gömülü olarak ilan edilmelidir." Stiglitz'in ölü Neoliberalizm'e alternatif olarak dört adımda sunduğu İlerici Kapitalizm, karşıt Kapitalist-Komünist ideolojiler gibi Neoliberalizm'in ürettiği bütün sorunlara karşı konumlanmaktadır: birincisi piyasalar, devlet ve sivil toplum arasındaki dengeyi yeniden sağlamak; ikincisi, ulusların servetinin” bilimsel araştırmanın ve büyük insan gruplarının ortak iyiliği için birlikte çalışmasına izin veren sosyal organizasyonun sonucu olduğunu kabul etmek; üçüncüsü, artan yoğunlaştırılmış pazar gücünü sorun olarak ele almak ve dördüncüsü, ekonomik iktidar ile politik etki arasındaki bağı koparmaktır." Bugün Türkiye, Erdoğan liderliğinde, batının bugün çözüm olarak gördüğü ve dört maddede  İlerici Kapitalizm olarak tanımlamaya çalıştığı şeyi ve daha fazlasını başarmış olmanın avantajlarıyla çaresizlik içinde kıvranan Batı'ya karşı insanlığa umut olmaktadır. Daha doğrusu Erdoğan'ın 2002'den beri karşısına çıkan  terör, yargı-emniyet darbesi ve 15 Temmuz 2016'da durdurduğumuz askeri darbe ve suikastler dahil bütün engellere rağmen Türkiye'de her alanda ürettiği sinerji Batı'nın küresel anlamda gizli ajandalarının deşifre olmasını sağlamış ve bütünüyle çöküşünü hızlandırmıştır. Analizin bu gerçeği netleştirdiğini düşünüyor ve istifadenize sunuyoruz.
Seçkin Deniz, 16.07.2019

After Neoliberalism
"Geçtiğimiz 40 yıl boyunca, ABD ve diğer gelişmiş ekonomiler, düşük vergiler, serbestleşme ve sosyal programları kesecek serbest piyasa gündeminin peşinde koştular. Artık bu yaklaşımın olağanüstü bir şekilde başarısız olduğuna dair hiçbir şüphe olamaz; sorulacak tek soru şudur; daha sonra onun yerine ne gelecek - ve ne - gelmeli?"

Ne tür bir ekonomik sistem insan refahı için en elverişli sistemdir? Bu soru şu anki dönemi tanımlamaya başladı, çünkü Amerika Birleşik Devletleri ve diğer gelişmiş ekonomilerdeki 40 yıllık neoliberalizmden sonra neyin işe yaramadığını biliyoruz.

15 Temmuz 2019 Pazartesi

SA7836/SD1427: Sıkıntı (Roman); Giriş

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

ح  ر ج
'harec'
sıkıntı
seçkin deniz

politik-psikolojik roman


Sonsuz Ark, Temmuz 2019

SA7835/SD1426: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 506 (11-15 Ağustos 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(11-15 Ağustos 2018)  (Ağustos 2018: 4.644  Tweet+Önceki Toplam: 327.430 +4.644 = 332.074 Tweet

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
gece gece başıma bir iş açtın ki yayını hazırladım, ama düzenlenmesi ve senkronize edilmesi gerek... onu da yarın halledeceğim... senin bahsettiğin problem de var ve aradaki bağı somutlaştıracağım, ama yarın... şimdi yayında:) sonsuzark.com/2018/08/sa6666… twitter.com/ertugrul_aydin…

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
Giriş notlarımdan bir analiz hazırlıyorum:) twitter.com/ertugrul_aydin…

Seçkin Deniz Twitter Akışı