Esra Öztürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Esra Öztürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2017 Perşembe

SA4100/KY44-EÖ10: İran Neden Suriye’deki Savaşı Fonlamak İçin Ekonomisini Mahvetti?

"İran rejimi Suriye’deki açgözlülüğü uğruna iç ekonomisinin en acil ihtiyaçlarını kurban etmeye hazır."


Why has Iran wrecked its economy to fund war in Syria?

İran’ın Suriye’de yaptığı askeri harcamalar, hesaplamalara göre yılda 6 milyar dolar ila 15 milyar dolar arasında değişiyor. Bu tutara Hizbullah ve İran güdümlü diğer düzensiz birliklere sağlanan ödeneklerin yanı sıra doğrudan yapılan 4 milyar dolarlık harcamalar da dahil. 

En düşük tahminlerin gerçeğe daha yakın olduğu varsayılırsa Suriye savaşının Tahran rejimine maliyeti, kabaca ülkenin şuanda yıllık 9.3 milyar dolar olan toplam bütçe açığı aralığında bulunuyor. Tahran’ın askeri harcamaların orantısız yükümlülüğüne ilişkin izahatı bana kalırsa Rusya ve Çin’in jeopolitik hırsları ve endişelerinde yatıyor.

10 Mart 2017 Cuma

SA4077/KY44-EÖ9: Gerçek Bir “Derin Devlet” Neye Benzer?/ Washington Post

"ABD'de Trump ve derin devlet tartışmaları sürerken Washington Post, başka argümanları olmadığı için konuyu yine Erdoğan'a getirmiş."
Sonsuz Ark, 10.03.2017

What an actual ‘deep state’ looks like
"Gerçek bir “derin devlet” neye benzer"

Beyaz Saray’daki önemli kişiler kendilerini “derin devlet” ile bir savaşa hapsolmuş görüyor. Meslektaşlarımın ifade ettiğine göre “derin devlet” kavramını, medyanın yanı sıra “Obama yanlısı muhalifleri, federal bürokratları ve istihbaratçıları” tanımlamak için kullanıyorlar. Bir zamanlar aşırı sağcı Breitbart internet sitesini işleten Beyaz Saray baş stratejisti Stephen K. Bannon, haberlere göre Başkan Trump ile “derin devlet”in Trump’ın başkanlığını zayıflattığı görüşü hakkında enine boyuna konuştu.

Böyle bir paranoyanın sonuçlarının hafta sonu boyunca Trump’ın Twitter hesabında patlak verdiği görülebilir. Trump, (hiçbir kanıt sunmadan) selefini kendisinin telefonunu dinlemekle suçladı ve kendi yönetiminin “cadı avları"nın ve “McCartizm”in kurbanı olduğunu ifade etti. Pazartesi günü çıkan haberlere göre FBI Direktörü James B. Comey, Trump’ın isnat ettiği iddialara “inanamıyordu”.

8 Mart 2017 Çarşamba

SA4067/KY44-EÖ8: Bahis Büyük-Mr. Netanyahu Moskova’ya Gidiyor/ Josef Olmert-Huffington Post

"Devlet Başkanı Putin, Suriye’deki İran varlığına karşı Türkiye’nin kızgınlığının yanı sıra genel bir Sünni Arap muhalefeti olduğunun farkında. Arka planda İran karşıtı duruşuyla bir Başkan Trump var bir de Putin’in Esad’ı Şam’da muhafaza etmesini sağlayacak Amerika, İsrail, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın da razı olacağı ve İran’ı oyunun dışında tutacak bir Suriye düzenlemesi için Rusya’ya kredi verilmesi ihtimali." 

Mr. Netanyahu Goes To Moscow- High Stakes Are On The Line

Eski Sovyetler Birliği’nde İsrail’in ismini zikretmek Tanrı’ya küfretmekle eş değerdi, fakat Devlet Başkanı Putin ve Başbakan Netanyahu sık sık görüşmeyi alışkanlık hâline getirdiğinden beri öyle değil. Bu durum, Rusya’nın İsrail’e olan yaklaşımının eski Komünist süper güçten tamamıyla farklı olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte bu kez bahis, son derece büyük ve İsrailli lider kaygılı olduğuna göre ortada sıra dışı bir  acil durum var.

(Bu  acil durum) Başbakan’ın Kudüs’te haftalık Bakanlar Kurulu toplantısının açılışında sıradan diplomatik protokolün alenen dışına çıkarak verdiği beyanatta Rusya lideri ile toplantısının amacını ve toplantıda kendisiyle neler paylaşmayı tasarladığını son derece detaylı bir şekilde anlatmasıyla bir hayli gözler önüne serildi. 

5 Mart 2017 Pazar

SA4056/KY44-EÖ7: Trump'a Strateji Önerileri Gelmeye Devam Ediyor

"Başkan Trump, IŞİD’in bir an önce dikkatimizi çekmek istediği konusunda haklı. Ancak ABD, başarılı olmak istiyorsa terörle mücadele yaklaşımını daha kapsamlı bir stratejiyle sağlama almalı." 



President Trump Must Realize That ISIS Is Only One Piece Of The Middle East Puzzle
Başkan Trump, IŞİD’in Ortadoğu Puzzle’ının Yalnızca Bir Parçası Olduğunu Görmeli

Salı günü Kongredeki ortak oturum sırasında yaptığı konuşmada Başkan Trump’ın yasama gündemini görür gibi olduk. Başkan Trump, ABD’nin Suriye’deki askeri operasyonlarına açıkça değinmese de müttefiklerimizin bölgedeki rolüne ilişkin bir vizyon ortaya koydu. Trump, “Ortaklarımızdan Ortadoğu’da hem stratejik hem de askeri operasyonlar noktasında doğrudan ve anlamlı bir rol üstlenmelerini ve bu bedelden kendilerine düşen payı ödemelerini bekliyoruz.” dedi.

Bu açıklama tam da Pentagon’un, söylendiğine göre, Başkan’a sözde İslam Devleti’ne (IŞİD) karşı askeri harekâtın hızlandırılması için bazı seçenekler sunmasından sonra geldi. Açıklama Başkan’ın Suriye’de “güvenli bölge” için devam eden çağrıları ile de örtüşüyor.

3 Mart 2017 Cuma

SA4046/KY44-EÖ6: Neocon WSJ Tartışıyor: "Müslüman Kardeşler Terörist mi, Değil mi?"

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki analiz, 2013'te demokratik ABD-İsrail ve demokratik Avrupa destekli bir askeri darbeyle çökertilen bir halkın en büyük örgütlü sivil toplum kuruluşu olan Müslüman Kardeşler'in (İhvan-ı Müslimin) hiçbir terör hadisesi ile doğrudan bir ilgisi, ilişkisi olmamasına rağmen (herhangi bir terör olayına binaen gerçek bir suçlama, yargılama yoktur, ithamlar tamamen varsayımsaldır) buna karşılık beş binden fazla üyesi darbeci Sisi tarafından öldürülürken, terör örgütü olarak ilan edilmekte veya ilan edilmek üzeredir. Unutulmamalıdır, Müslüman Kardeşlerin demokratik temsilcisi Cumhurbaşkanı Mursi askeri darbe ile devrilmiş ve tutuklanmış, idamla yargılanmaktadır; yani  Müslüman Kardeşler Batı normlarına göre tamamen suçsuzken, tek suçu(!) kendi değerleriyle kendi ülkesini yönetmek istemek olan silahsız bir sivil toplum kuruluşudur. Bu gerçek ortada iken demokrasinin beşiği(!) olarak pazarlanan, ancak her türlü terörün organizatörü ve finansörü olan ABD'de terör örgütü olarak ilan edilmek üzere tartışılmaktadır. Ne tuhaftır ki darbenin asıl organizatörü neoconların gazetesi WSJ, Müslüman Kardeşler'in  Mısır'da terör örgütü olarak ilan edilmesine karşı çıkıyor, ancak dünya genelinde terör örgütü olarak ilan edilmesine onay veriyor; bunun da bir tek amacı olabilir, ihvanı parçalara ayırarak  parçalarından silahlı terör örgütleri inşa etmek. Durumu tarihe arz ediyoruz.
Seçkin Deniz, 03.03.2017

The Muslim Brotherhood: Terrorists or Not?

Cevap karmaşık. İslamcı örgüt 2011’den sonra parçalandı, ve [örgütten koparak ortaya çıkan] bazı kolları şiddet [saçıyor]. 

ABD, Müslüman Kardeşler’i terör örgütü olarak tanımalı mı? Bu soru Washington’da bir kez daha güç kazandı. Son yıllarda Kongre’deki Cumhuriyetçiler böyle bir karar alınması için çaba harcadılar fakat Obama yönetimi daima [buna] karşı çıktı. Şimdi, bu karara doğru yaklaştığı görülen Trump yönetimiyle her iki taraf da tartışmalarını açıkça ortaya koyuyor.

2 Mart 2017 Perşembe

SA4040/KY44-EÖ5: Neocon The NYTimes'in Yeni Savaş Aracı; Kürk Mantolu Madonna

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki haber 1948'de günümüz solcu CHP Tek Parti İktidarı'nda Türkiye'den kaçan ve kaçarken Bulgaristan'da öldürülen solcu Sabahattin Ali'nin romanının nasıl Erdoğan karşıtı kirli bir propagandaya alet edildiğinin resmi belgesidir. Değişen okuma biçimlerinin ve geriye dönük duygusal temalara artan ilginin nasıl manipüle edildiğini dikkatle inceleyiniz.
Seçkin Deniz, 02.03.2017


A Once-Forgotten Novel Unites Turkish Readers in Troubled Times
Bir Zamanların Unutulmuş Romanı, Türk Okurları Zor Günlerde Birleştiriyor

Genç bir Türk adam 1920’lerde Berlin’e gelir. Sabun imalatı işini arkada plana atıp günlerini Almanca öğrenerek, gecelerini ise özellikle Rusları ve özellikle Turgenyev’i okuyarak geçirir. Şehrin parklarını, geniş sokaklarını, müzelerini ve sanat galerilerini keşfeder. Kendisinin deyimiyle “ayaklarını yerden kesecek” bir şey arıyordur.

O şeyi, bir gece kürk manto giymiş genç bir kadının tablosunun önünde donup kaldığı bir galeride bulur. Üst üste her gün tabloya uzun uzun bakmak için [galeriye] geri gelir. Şehirde sarhoş halde gezdiği bir akşam o kadını canlı canlı görür. Adı Maria’dır ve genç adam Raif’in hayatı değişir.

9 Nisan 2016 Cumartesi

SA2732/KY44-EÖ4: Geri Kabul Anlaşması; İlk Kafile ve Yabancı Gazetecilerin Hüsranı

"Yabancı gazeteciler özellikle aksaklıklar konusuna odaklandı. Domates bahçelerini mültecilerin yerleştirileceği yerler olarak görmek istedi."


İstanbul Üniversitesi AB Doktora öğrencisi Esra Öztürk, geri kabul anlaşması uyarınca Yunanistan’dan gelen ilk kafileyle ilgili izlenimlerine dair raporunda çarpıcı tespitler yer aldı. Rapora göre, yabancı gazeteciler özellikle aksaklıklar konusuna odaklandı. Domates bahçelerini mültecilerin yerleştirileceği yerler olarak görmek istedi.

Yabancı Basının Yunanistan Hüsranı

“Dünya basını, 2 haftadır Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) arasında imzalanan ‘Geri Gönderme Anlaşması’ kapsamında yapılacak düzensiz göçmen iadelerini konuşuyor. 20 Mart itibariyle Türkiye üzerinden yasa dışı yollarla AB ülkelerine geçen mültecilerin iadesi, güzergahın ilk durağı olan Yunanistan tarafından 4 Nisan’da yapılmaya başlandı.

19 Mart 2016 Cumartesi

SA2649/KY44-EÖ3: İslam'ın Altın Çağı'ndan ‘Batı İcadı’ Bilim'e

"Peki, Müslümanlar 'Altın Çağ'a niçin geri dönemiyor? Bu sorunun yanıtı, ümmet için piramidi ters çevirecek, önce kendini gerçekleştirme arayışına itecek dinamiklerde gizli."


8. yüzyılın en büyük astronomi alimi Ebu Maş’er, med-cezir hadisesinin kaşifidir. Keşfi, Avrupa’da ancak 9 yüzyıl sonra açıklığa kavuşabilmiştir. Yetiştiği Orta Doğu’nun yaralı Bağdat’ı, 2003 yılında Amerikan işgaline uğramış, hala kendine gelememiştir.

9. yüzyılda yaşayan Harranlı alim Battanî, bugün kullandığımız güneş takvimini bulmuş, Avrupalı bilimadamı Tycho Brahe’ye ilham vermiştir. Çalışmalarını yaparken bulunduğu Rakka şehri, bugün İslam’ın bir numaralı düşmanı DAEŞ’in kontrolünde.

18 Ocak 2016 Pazartesi

SA2363/KY44-EÖ2: Rejim Simsarları'nın Eli Mülteci'nin Cebinde

"Esed rejiminin zulmünden kaçarak, Türkiye ve diğer ülkelerde güven içinde yaşamak isteyen Suriyeli mülteciler, Şam rejimi ile çalışan simsarların elinde bir başka mağduriyet daha yaşıyor. Sahte evraklar ile varı yoğu ellerinden alınanlar, kaçakçılara da mahkum edilerek adeta ölüme gönderiliyor. Mültecilerin bu pek de bilinmeyen mağduriyetlerini ilk ağızdan dinledik."


Ekim ayındaki Rus bombardımanından sonra İdlib'den kaçarak Türkiye'ye giriş yapan aile, Hatay'da sığınmacı kaydını yaptırdıktan sonra İstanbul'a ulaşıyor. Annenin, kendilerinden bir süre önce sınırdan geçen tıp öğrencisi 22 yaşındaki erkek kardeşi Ahmet'in himayesinde hayata tutunmaya çalışıyorlar. Babadan bahsederken “Ne rejimden ne de muhalefettendir, sadece sivildir, inşaat işçisidir” diye altını çiziyor Ahmet. “Hiç payımız yok savaşta!” demek istiyor,“hiç suçumuz yok!” 

Önce rejimden zulüm gördüklerini, sonra DAEŞ'ten kaçtıklarını, ardından da Rus güçlerinin sivil yerleşim yerlerini harabeye çevirdiğini anlatıyor. Halep Üniversitesi'nden evraklarını alamadığı için Türkiye'de eğitimine devam edemiyor. Edebilse bile ablası ve 4 çocuğunu kim geçindirecek?

17 Ocak 2016 Pazar

SA2359/KY44-EÖ1: Yabancı Düşmanı “Aydın”ların İfşaatı

"Evet, Türkiye Arapları sever; yalnız Arapları değil Arnavutları, Çeçenleri, Haitilileri, Pakistanlıları, Boşnakları, Afrikalıları da sever."


Geçtiğimiz günlerde sosyal medya, Suriyeli sığınmacı öğrenciler için destek burslarını eleştiren vicdan yoksunu kesimlerin medya okur-yazarlığı fiyaskosuna sahne oldu. Aynı kesimi temsil / tahrik eden bir gazete ise, “Suriyeli öğrenci olmak varmış!” manşetiyle Suriyeli öğrencilere yönelik cephe alınmasına ön ayak oldu. Suriyeli öğrencilere ayrıcalık yapıldığını ileri süren gazete, öğrenim ve barınma yardımı olarak sağlanacak aylık 1200 TL tutarındaki bursu Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yararlanıcısı öğrencilerin aldıkları burs miktarı ile sözde mukayese ederek genç kitleleri kışkırtmaya çalıştı. Peki işin aslı ne?

Seçkin Deniz Twitter Akışı