Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk
Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Chicago Üniversitesi İslam düşüncesi doçenti Ahmed El Shamsy'ye aittir ve Suriye, Irak, Türkiye, Afganistan, Orta Asya ve Afrika'da Amerikan çıkarları için kaos üreterek Müslüman öldüren Amerikan terör örgütü IŞİD-DAEŞ'in siyah bayrağında kullanılan ve1854'te François Alphonse Belin adında bir Fransız istihbaratçı diplomatın, güney Mısır kasabası Akhmim yakınlarındaki Kıpti manastırlarının kütüphanelerinde araştırma yapan Etienne Barthélémy adlı bir Fransız tarafından ortaya çıkarıldığı ve Allah'ın son elçisi Muhammed'in Mısır mukimi Kıptilere gönderdiği iddia edilen mektuptaki mührün sahte olduğunu kanıtlamaya odaklanmaktadır. Analistin kesin kanaati şudur: "Muhammed'e atfedilen mektuplar, yedinci yüzyılda Muhammed'in katiplerinin kaleminden çıkmak yerine, Avrupa sömürgeciliği çağında, müzelerin, kütüphanelerin ve özel koleksiyoncuların tarihi eserler için artan açlığını paraya çevirme fırsatını kullanmak isteyen girişimci bir sınıfın ürünleriydi." 19 ve 20.yüzyıl Müslüman Osmanlı coğrafyasının İngiliz, Fransız, Alman ve Rus ajanları vasıtasıyla nasıl İstanbul'dan koparıldığı ve Osmanlı Devleti'nin nasıl parçalandığı açıktır; bu türden simgelerin karanlık ve katil örgütlerce kullanılabilir olduğu Amerikan terör örgütleri IŞİD-DAEŞ ve Taliban örneğinde de açıkça görülmektedir. Türkiye, Müslümanların simgelerinin kökenlerine dair bilimsel araştırmalar yapmalı ve sonradan üretilmiş, sahte veya gerçek her türlü simgenin İslam'ın kötülenmesi için kullanılmasına engel olmalıdır.
Seçkin Deniz, 15.01.2021, Sonsuz Ark
The Hoax in the ISIS Flag
"Saf İslam'ı kanalize ettiğini iddia eden IŞİD (DAEŞ), uzun süredir çürütülmüş bir 19. yüzyıl aldatmacasına kapıldı."
1854'te François Alphonse Belin adında bir Fransız diplomat bomba gibi bir duyuru yaptı: Muhammed'in yedinci yüzyılda Mısır valisine gönderdiği ve Muhammed'in kişisel mührü ile tamamlanan orijinal bir mektup keşfedilmişti. Peygamber'in biyografileri bize böyle mektuplar yazdığını söylüyor, ancak o zamana kadar hiçbirinin hayatta kalmadığı düşünülüyordu.