Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk
Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, lisans eğitimini Georgetown Üniversitesi Dış Hizmet Okulu'nda tamamlayan, yüksek lisans derecelerini Berkeley Lisansüstü İlahiyat Birliği'nden ve
Harvard Üniversitesi Yakın Doğu Dilleri ve Medeniyetleri Bölümü'nden İslam Araştırmaları alanında alan, Afrika ve Orta Doğu'daki İslami bilimler, modern düşünce, epistemoloji, ulus devlet ve İslam hukuku ile tasavvuf gibi konularda akademik çalışmalar yapan, Ürdün, Mısır, Fas ve Senegal'de araştırmaları bulunan çağdaş İslam ve İslami entelektüel tarih bilgini
Dr. Farah El-Sharif'e aittir ve ikisi de 19. yüzyılın başlarında Orta Senegal Nehri Vadisi'nde, Senegal Nehri boyunca uzanan yarı kurak bir bölge olan Futa Toro'da doğan; biri, Amerika'da bir kölenin ilk otobiyografisini Arapça yazan köleleştirilmiş Müslüman (Ömer ibn Said), diğeri ise Batı Afrika'daki en etkili ve bilgili Müslüman alim savaşçılardan biri (Şeyh Ömer Tâl) olan İki Ömer'e odaklanmaktadır. Analistin, "İki Ömer karşılaştırılamazken, hayatlarının toplamı birlikte alındığında, bize Atlantik ötesi kölelik, Batı Afrika'daki İslam ve yeni bir sömürge merkezli dünya düzeninin başlangıcı hakkında çok şey söyleyebilir." şeklindeki kanaati Afrika'daki derin uyanışın sorgulayan bilincini görmemizi sağlamaktadır. Türkiye'nin bu bilince, Afrika'yı da köleliğe sürükleyen, aklı reddeden 'Sufizm' kanalıyla değil, bizzat 'Tahkikî İman' paragidması ile yardımcı olması gerekmektedir.
Seçkin Deniz, 01.10.2022, Sonsuz Ark

Two 19th-Century Tales of Muslims and American Slavery
"Aynı bölgede aynı adla dünyaya gelen iki adam, bizi Sahra altı Afrikalılar ve İslam hakkında eğitmek için farklı yollar izlediler."
Orta Senegal Nehri Vadisi'nde, 19. yüzyılın başlangıcı iki olağanüstü Ömer'in (Omar) doğuşuna tanık oluyordu. Biri, Amerika'da bir kölenin ilk otobiyografisini Arapça yazan köleleştirilmiş Müslüman olacaktı; diğeri ise Batı Afrika'daki en etkili ve bilgili Müslüman alim savaşçılardan biri. İki Ömer, Senegal Nehri boyunca uzanan yarı kurak bir bölge olan Futa Toro'da büyümüştü, dolayısıyla adlarına Arapça'da yaygın olarak eklenen "el-Futi" tekonimleri eklenmiştir. Tesadüfen, ikisi de 1864'te öldüler (ya da bilgin-savaşçı Şeyh Ömer Tal gibi bir mağarada kayboldular). Ama önemli olan ortak isimleri değil; daha ziyade simgeledikleri şeydir.