Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, İsveç dışişleri bakanlığında siyasi danışman ve konuşmacı olarak çalışmış, Dagens Arena'nın günlük dijital gazetesine düzenli olarak katkıda bulunan siyaset bilimci ve Stockholm merkezli düşünce kuruluşu Arena Idé' araştırma başkanı
Lisa Pelling'e aittir ve İsveç'in Coronavirüs-Covid-19 ile mücadelesinde yaşlılara yönelik koruma vaadini yerine getirip getirmediğine odaklanmaktadır. Lisa Pelling,
"İsveç'te Covid-19'dan ölenlerin yüzde 90'ı 70 yaşın üzerindeydi ve çoğu onları koruma sözü veren devletin insafına kalmıştı." derken ölüme terk edilen yaşlılarla ilgili Çağdaş İsveç yaklaşımının da eleştirilmesi gerektiğini vurgularken, yaşlı bakım evleri ve çalışanları ile ilgili parçalı organizasyonun özelleştirmedeki rekabet ve kâr hırsından kaynaklandığını, yaşlılara ve bakıcılara tıbbi ekipman ve iş güvencesi sağlanmadığını, belediyelerin yaşlı bakımı için ayrılan bütçelerini 80'li yıllardan bu yana her geçen zamanda daha da kıstığını hatırlatmaktadır. Görünen o ki Covid-19 ölümlerinde 6. sıraya yerleşen İskandinav kibriyle kuşanmış İsveç 'İnsan Hakları'nı pek umursamamaktadır. Türkiye, vatandaşlarına sağladığı üstün, kapsayıcı ve ücretsiz sağlık sistemiyle Covid-19'a karşı başarılı mücadele vermiş, İtalya, Fransa gibi bir çok ülkeden taşınan vatandaşları gibi, evde ölüme terk edilen vatandaşını İsveç'ten ambulans uçakla getirip tedavi etmiş (
24 Nisan 2020'de İsveç'te Covid-19 testi pozitif çıkmasına rağmen tedavi edilmeyen 47 yaşındaki Emrullah Gülüşken'i ve ailesi, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın talimatı üzerine gönderilen ambulans uçakla Türkiye'ye getirildi) ve 4 Temmuz 2020 itibarı ile
138 ülkeye tıbbı ekipman desteği gönderdiği bir zamanda, medeniyet ve insan hakları tartışmalarından münezzeh bir performans sergilemiştir. Türkiye'nin geldiği yüksek seviye artık net bir şekilde ölçülebilir durumdadır.
Seçkin Deniz, 07.07.2020
Sweden, the pandemic and precarious working conditions
"İsveç'teki Covid-19 ölüm oranlarının yüksekliği ile ilgili değerlendirmelerin çoğu kıtlamanın olmamasına bağlanıyordu, ancak yaşlı bakımındaki özelleştirme ve güvencesizlik sorunları ciddi bir şekilde ön plana çıkmalı."
İsveç'te ilk Covid-19 vakaları kaydedildiğinden bu yana, hükümetin stratejisi temelde aynı kaldı; kısıtlama yok, sokağa çıkma yasağı yok, zorunlu yüz maskeleri yok. Bunun yerine, yetkililer virüsün yayılmasını yavaşlatmak için genel olarak halka müdahaleci olmayan önerilerde bulundular: ellerinizi yıkayın, sosyal bir mesafe bırakın, mümkünse evden çalışın ve gereksiz seyahatlerden kaçının. Ana odak risk altındakileri korumaktı; özellikle yaşlılar.