25 Ağustos 2020 Salı

SA8808/SD1788: Bilim Neden Siyaset Dünyasında Devrim Yapmalı?

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, San Sebastián Donostia Uluslararası Fizik Merkezi (DIPC) Ikerbasque (Bask Bilim Vakfı/İspanya) araştırmacısı ve Columbia Üniversitesi (ABD) sinirbilim profesörü Rafael Yuste ve IBM'in araştırma kolunu yöneten bilgisayar ve elektrik mühendisliği doktoru Darío Gil'in ortak çalışmasıdır ve Covid-19 Salgını ile birlikte ortaya çıkan ihtiyaç dikkate alınarak bilim adamlarının toplumların yönetişim organlarında etkili olmasının zorunlu olduğuna odaklanmakta ve Uluslararası Bilimsel Rezervler (International Scientific Reserves) gibi yeni birlikler ve organlar oluşturmak gerektiğini vurgulamaktadır. Analistlerin, Covid-19 salgını dolayısıyla oluşturulacak yeni küresel organların ya da birliklerin gerekçelerini, "Ekonomik refah arzusuyla birlikte savaşın dehşetini aşma ihtiyacı, daha önceki bölgesel ve küresel işbirliği örneklerini harekete geçirdi; Avrupa Birliği, Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Ticaret Örgütü'nün (WTO) ortaya çıkmasıyla birlikte Birleşmiş Milletler ve NATO ittifakının kurulmasına yol açtılar." şeklinde açıklamaları dikkat çekicidir ve bahse konu salgının Küresel Satanist Çete tarafından bütün insanları kontrol edecek, aşı, çip yerleştirme, izleme gibi amaçlarla kasten çıkarıldığını düşünen milyarlarca insanı tedirgin edici bir içeriğe sahiptir. Çünkü Avrupa Birliği, Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Ticaret Örgütü (WTO), Birleşmiş Milletler ve NATO, Küresel Satanist Hükümet tasarlayan bu çetenin kurduğu ve kuruldukları andan itibaren dünyayı kan gölüne çevirerek bütün insanlığın acı çekmesine, sömürülmesine, değersizleştirilmesine ve dinsizleştirilmesine aracılık etmiş olan kurumlardır. Analistlerin, aralarında Bill Gates'in sahip olduğu şirketlerin de bulunduğu bir Konsorsiyum'u bahse konu yeni birliğin patronları ve destekçileri arasında sayması ilginçtir... Eğitim, göç, suç, siyaset ve din ile ilgili araştırma yapan, "Sonunda, sadece İsa Mesih bizi kurtarabilir" diyen, İslamofobik, muhafazakar hıristiyan olarak "Başkanımız" dediği Trump'ı da sorgulayan Trump destekçisi Leo Hohmann'ın "Küreselciler COVID-19’u Kullanarak BM’nin Gündem 2030 “Cesur Yeni Dünya” Projesini Programlanandan 10 Yıl Önce Yürürlüğe Koyuyor" başlıklı analizi yaşananları yorumlamamıza yardımcı olabilir.  Analizin yayınlanmasından aylar önce Türkiye, Covid-19 ile mücadele sürecinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatı ile 10 Ocak 2020 tarihinde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında 'Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu' adında, Enfeksiyon, mikrobiyoloji, viroloji, iç hastalıkları, yoğun bakım ve göğüs hastalıkları alanında üniversitelerde akademisyen olarak çalışan tıp bilimcilerinin bulunduğu 38 kişiden oluşan bir danışma kurulu oluşturmuş ve politikalarını bu kurulun önerileri dikkate alınarak aldığı kararlar doğrultusunda başarıyla uygulamıştır.  Ayrıca, toplumun talepleri doğrultusunda, yine Sağlık bakanı Fahrettin Koca başkanlığında Koronavirüs salgınında sosyoloji, iletişim, psikoloji, din sosyolojisi, istatistik gibi alanlarda çalışacak 'Toplum Bilimleri Kurulu' oluşturulmuştur. Sağlık Bakanı'nın ilk toplantıdaki açıklaması analizin ulaşmak istediği nihaî hedefin somut bir özeti gibidir: “Pozitif bilimlerin sınırlayıcı yapısının ötesinde, yaratıcı dinamikleri hesaba katan toplum bilimleri mensuplarını salt bir bilim kurulu olarak değil, bir beyin fırtınası grubu olarak da görme eğilimindeyiz. Bilgiye ihtiyacımız olduğu kadar, fikre ve sezgiye de ihtiyacımız var. İnsanın ve toplumun davranışı ne olacak? Bunun öngörüsü son derece kıymetli. Bu yeni aşamada, salgına karşı kolektif davranış paydasının, ana motivasyon unsurunun irdelenmesine ihtiyaç duyuyoruz. Toplum Bilimleri Kurulu, tavsiye kararları alacak, gerektiğinde kamuoyu ile bu kararlar paylaşılacaktır.”
Seçkin Deniz, 25.08.2020

Why science should revolutionize the world of politics
"Bilimsel düşünme biçimi, geçmişte ekonomi ve hukuk alanlarında olduğu gibi, iktidar alanlarına da yükseltilmelidir. Koronavirüs pandemisinin ardından, bu gibi acil durumlarla başa çıkmak için harekete geçebilecek Uluslararası Bilimsel Rezervler (International Scientific Reserves) ile ilgili organları oluşturmak acil bir ihtiyaçtır."

Eğer sadece bilim adamlarının, doktorların, halk sağlığı uzmanlarının, epidemiyologların, sosyal bilimcilerin teknik bilgi birikimi artı matematiksel tahmin modellerinden elde edilen veriler zamanla uygulanmış olsaydı bu krizin önlenebileceğini veya en azından halk sağlığı ve ekonomi üzerindeki etkisinin azaltılacağını belirtmeye gerek yok. Bunun uygulandığı ülkelerde, uzman bilgisine dayalı hızlı karar verme süreçleri ile hem nüfus hem de ekonomi için elde edilen olumlu sonuçlar arasında açık bir ilişki var.

Temel düzeyde kesinlik ve doğruluktan yoksun olan kamuya açık alandaki büyük miktardaki bilgide Bilimsel-tıbbi bilgi eksikliği özellikle belirgindir. Sosyal ağların yaygın bir şekilde kullanımı, nüfusun aldığı bilgi ve veri kalitesindeki çıtayı sık sık düşürmüştür. Ayrıca, mevcut bilgiler kesin, titiz ve hatta doğru olmadığında vatandaşların -ve onların kamudaki temsilcilerinin- doğru kararlar alması zordur.


Urgencia de la Ciencia, FİKİRLER 07/06/2020.  Crédito: Álvaro Bernis
Urgencia de la Ciencia, FİKİRLER 07/06/2020. Crédito: Álvaro Bernis ÁLVARO BERNİS

Hayatımızı bilim ve teknolojinin iyimser bir şekilde ilerlemesine adamış olsak da, gelecekten endişe ediyoruz. Sadece küresel pandemiler veya ilaca dirençli bulaşıcı hastalıklar alanında değil, aynı zamanda iklim değişikliği ve yapay zeka, nöroteknoloji ve biyoteknolojinin topluma dahil edilmesi gibi konularda olduğu gibi koronavirüsle mücadelenin önünde (itiraz etme-reddetme gibi) zorluklar olacağına inanıyoruz.

Bilime olan acil ihtiyaç bu krizin ötesine geçiyor. Tıptan ve mühendisliği kapsayan geniş anlamda bilimden bahsediyoruz. Ne de olsa tıp, insan vücudunun bilimidir ve mühendislik, bilimsel keşifleri yaşadığımız dünyada uygular. Şimdi, son yıllarda modern politik ekonomimizin entelektüel temelini atmak için tıpkı hukukî ve ekonomik düşünceye dahil edildiği gibi, bilimi ve bilimsel düşünceyi iktidar koridorlarına taşımanın zamanı gelmiştir.

Henüz ne kadar ileri gitmemiz gerektiğinin bir ölçüsü olarak, ABD Kongresi'nin 535 üyesinin yarısından fazlasının avukat, 17'sinin doktor ve sadece üçünün bilim adamı olduğu gerçeğini düşünün.

Madrid'de bilimi destekleyen bir 2017 yürüyüşü.
Madrid'de bilimi destekleyen bir  yürüyüş, 2017. GETTY IMAGES, MARCOS DEL MAZO / LİGHTROCKET

Bilim adamlarını siyasi liderler olarak değerlendirmek yerine, hem yeni kurumlara hem de mevcut kurumlara bilimsel düşünce eklemeliyiz. İktisadi düşüncedeki temel kavramsal hatalar geçen yüzyılda tarif edilemez milyarlarca acıya neden oldu. İster salgın hastalıklarla, ister küresel iklim değişikliği ile mücadele ediyor olsun, bilimsel düşünme - ve bilim için gücün ve bilimsel kaynakların seferber olma hızı - dünyadaki milyarlarca insanın iyiliğini ve refahını belirleyecektir.

Ancak bilim adamlarını ve bilimsel düşünceyi toplumun yönetişimine ve karar alma sürecine nasıl dahil ederiz? Şimdi bilimin devlet organlarındaki rolünü kurumsallaştırmanın zamanının geldiğine inanıyoruz. Önerimiz, birkaç potansiyel eylem planı içermektedir. Birincisi, ülkelerin hükümetlerinde bilimin rolünü güçlendirme ihtiyacı var. Bu kriz sırasında açıkça görüldüğü gibi, ekonomi, öncelikle sağlık ve iklim değişikliği gibi toplumun en temel sorunlarıyla mücadele etmemize bağlıdır.

Bir hükümette ekonomiden sorumlu bir başbakan yardımcısının olması standart uygulama olduğu gibi, aynı ağırlığı taşıyan bilimden sorumlu bir başbakan yardımcısının da olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu roldeki kişi, profesyonel bir bilimsel ve tıbbi geçmişe sahip olacak ve hükümetin sağlık, teknoloji, gelişim ve eğitim yönlerini koordine edebilecektir.

Dünyanın hiçbir yerinde olmadığını bildiğimiz bilimden sorumlu bir başbakan yardımcısına ek olarak, bilimsel danışma konseylerinin herhangi bir hükümetin temel birimleri olarak daha titiz ve resmi olarak kurumsallaşması gerektiğini düşünüyoruz. Bu danışma konseyleri ulusal veya uluslararası olabilir. Küresel düzeyde faaliyet gösteren bilimsel bir danışma konseyi olan International Scientific Reserves'ın oluşturulması buna bir örnek olabilir.

Mevcut hükümetin yanı sıra, parlamenter demokrasilerde faaliyet gösteren siyasi partiler, iç söylemlerinde ve karar alma süreçlerinde bilimin rolünü güçlendirmeye çalışmalıdır. Muhalefet, bilimsel bir sözcü ile bir bilimsel danışma konseyine sahip olmalıdır. Hükümetler ve siyasi partiler, bu profesyonelleri saflarına dahil ederek, gerçek öneme sahip konulara yoğunlaşabilir ve maalesef pek çok ülkede siyasi söyleme hakim olan miyopluğu azaltabilirler.

Hükümetlere bilimsel rolleri dahil etmenin yanı sıra, yasama organları içinde bilimin rolünü güçlendirmenin gerekli olduğuna inanıyoruz. Tıpkı her parlamentonun bir hukuk müşaviri olması gibi, tüm parlamentoların da resmi bir bilimsel danışma organı olmalıdır. Temel bir bilimsel geçmişe sahip değilseniz, sizin için teknik olarak anlaşılması zor olan birçok konu vardır (ve daha pek çok konu olacaktır). Parlamenterler, toplumu temsil ettiklerinden ve onları bilinçli bir şekilde temsil etme yükümlülüğüne sahip olduklarından, önemli bir sosyal etkiye sahip tüm konularda ilk elden bilgiye sahip olmalıdırlar.

Teknik bilginin yargıya dahil edilmesi de eşit derecede uygun olacaktır. Gerçek hayattaki vakalarda karar vermek için yasaları yorumlayan yargıçların birinci elden bilimsel bilgiye sahip olmaları gerekir. Aslında, en yüksek yargı organlarının danışma konseylerinin olması uygun olacaktır.

Son olarak, medya, dağıttıkları bilgilerin güvenilir veri ve istatistiklere dayanmasını sağlamak için bilimsel bir altyapıya sahip profesyonellere sahip olmalıdır. Basın ortak bir alandır ve kamuoyunu etkilemek ve yaşadığımız kriz gibi krizlerde kamuoyunu uyarmak konusunda büyük bir sorumluluğa sahiptir. Ne yazık ki, bu salgın sırasında, dünyanın en popüler gazetelerinin bazılarının ön sayfalarında sık sık güvenilir verilere karşılık gelmeyen endişe verici tıbbi bilgiler gördük. Bu doğruluk eksikliği, toplumun geleceğe güvenle bakma beklentisini zedelediğinden zararlıdır. Pek çok gazetede, danışabilecekleri bilimsel geçmişe sahip profesyoneller vardır, ancak bilimsel danışma kurullarının varlığı yaygın veya kurumsallaşmış bir olay değildir.

Bu önerileri sonuçlandırmak için, diğerleri gibi bilim ve toplum arasındaki bağı eğitim yoluyla güçlendirmenin her zamankinden daha önemli olduğuna inanıyoruz. Bu, okullarda bilime daha fazla vurgu yapılarak ve yetişkinler için bilimi yaygınlaştırarak başarılabilir. Bilimsel kariyerleri teşvik etmeli ve potansiyel krizlerle başa çıkmak için güçlü bir kurumsal sistem oluşturmalıyız, böylece bilimsel faaliyet sürdürülür ve toplumun ihtiyaç duyduğu çözümleri üretir.

Bilimsel metodoloji ve düşünme, insanlığın en büyük başarıları arasındadır ve geleceğin zorluklarının üstesinden gelmemize yardımcı olabilecek araçlardır. Muhteşem profesyonellerimiz var; sağlık, bulaşıcı hastalıklar, iklim, yapay zeka, nörobiyoloji ve biyoteknoloji uzmanları gibi. Toplumu akıllıca geleceğe yönlendirmek için onların bilgi ve eğitimlerinden yararlanalım; onları her seviyede karar süreçlerine dahil etmemize izin verin. Bilim adamları insanlık ve hepimizin geleceği için çalıştıkları için çok sevineceklerdir. Onlardan yararlanalım. Bu acildir.

 International Scientific Reserves-Uluslararası Bilimsel Rezervler (Yedekler)

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en önemli kurumlardan bazılarına bir göz atalım: Sosyal Güvenlik İdaresi, Ulusal Laboratuvarlar, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH), Ulusal Bilim Vakfı (NSF), Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA), NASA ve Ulusal Güvenlik Departmanı, hepsinin kökenleri Büyük Buhran, İkinci Dünya Savaşı, Soğuk Savaş ve 11 Eylül'e dayanmaktadır.

Krizler her zaman kurumsal yenilenme ve yeniden icat için katalizör olmuştur ve koronavirüs salgını da bir istisna olmayacaktır. Şimdi de, görebildiğimiz tek şey trajedi ve acil durum olduğunda, oluşan koalisyonların ve ortaya çıkan çözümlerin geleceğin kurumlarının temelini atmasıdır.

ABD'de tarihteki en büyük kamu-özel süper bilişim ortaklığının oluşturulması bunun en iyi örneğidir. Covid-19 Süper Bilişim Konsorsiyumu, süper bilgisayarların yardımıyla koronavirüse karşı yeni tedaviler ve aşılar keşfetme sürecini hızlandırmak için hükümet, üniversiteler ve özel sektörden gönüllü unsurları bir araya getirdi. Enerji Bakanlığı, özel bir kurum olan IBM ile birlikte sorumluluk almıştır. Genellikle rakip olarak kabul edilen diğer teknoloji devleri, Amazon ve Microsoft'tan Google'a kadar birçok şirket kazanımlara katkıda bulunuyor. NASA ve NSF, tarihi Los Alamos, Oak Ridge ve Sandia da dahil olmak üzere yedi ulusal laboratuvarın yanı sıra, MIT'den Texas Üniversitesi ve California Üniversitesi'ne kadar 10'dan fazla üniversite ile işbirliği anlaşması imzaladı. Dünyanın dört bir yanından araştırmacılar süper bilgisayarlara ücretsiz olarak erişebilecektir ve İngiltere ve İsviçre'deki süper bilgisayar merkezleri kuruldukça uluslararası boyut da büyüyecektir.

Bu konsorsiyum, tek bir sözleşme olmaksızın sadece beş günde tasarlandı ve işe başladı ve benzeri görülmemiş bir krizin katalitik gücünün gerçek bir yansımasıdır. Küresel bir salgının (bir uzaylı istilasının mikroskobik eşdeğeri) birlik ve işbirliği gerektirdiği açıktır. Virüs, kurumlar, pasaportlar, kimlik veya siyasi ikna arasında ayrım yapmaz. Ulus devletler içinde çok sayıda seferberlik örneği görüyoruz, ancak uluslararası birlik ve küresel koordinasyonun resmin bir parçası olmadığı da açık.

Ekonomik refah arzusuyla birlikte savaşın dehşetini aşma ihtiyacı, daha önceki bölgesel ve küresel işbirliği örneklerini harekete geçirdi; Avrupa Birliği, Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Ticaret Örgütü'nün (WTO) ortaya çıkmasıyla birlikte Birleşmiş Milletler ve NATO ittifakının kurulmasına yol açtılar.

Harvard Üniversitesi Astronomi Bölümü başkanı Avi Loeb ile birlikte, şimdi bilim adamları ve gönüllü katılımlı kuruluşlardan oluşan Uluslararası Bilimsel Rezervler gibi yeni bir birlik oluşturma zamanının geldiğine inanıyoruz; Bu rezervler, herhangi bir üye devletin bilimsel kapasitesinin devlet kurumları, akademi, vakıflar ve özel sektör arasında dağıtıldığını kabul ederek, kamu ve özel sektörün en iyilerini bir araya getirecektir. Amaç, gelecekteki krizleri önlemek, insan kaynakları veya teknik kaynakları seferber etmek ve koordineli eylemi kolaylaştırmak için dünyadaki tüm kurumlara ücretsiz danışmanlık sağlamak olacaktır. Bilimsel, teknolojik ve tıbbi kurumlardan gönüllüler ordusu, her alanda uzman olan yedekler (rezervistler), zamanlarını ve becerilerini bağışlayacak ve gerektiğinde harekete geçmeye hazır olacaklardır.

Krizler ve acil durumlar, kurumlar arasında liderlik, finansman ve koordinasyon için alternatif mekanizmalar gerektirir. Bilimsel Yedekler önceden hazırlanarak, tıpkı askeri rezerv kuvvetlerinin barış zamanında hazırlandığı ve kriz zamanlarında harekete geçtiği gibi, acil durumlarda yeterli kaynakları seferber etmeye hazır olacaktır. Uluslararası boyut da çok önemlidir, çünkü çeşitli disiplinlerden araştırmacılar, kurumlar ve ülkeler tehditleri tespit edebilecek, hazırlayabilecek ve bunlara müdahale edebilecek, gerçek zamanlı bilgileri paylaşacak ve küresel bir koordinasyon mekanizması sunacaktır.

Doğal afetler için yeterli bilimsel hazırlığın küresel ekonomide milyonlarca canı ve milyarlarca Euro'yu kurtarmanın anahtarı olduğu artık açıktır. Dünyamızı güvende tutmak için bilimin gücünü kullanmanın daha iyi bir yolunu bulmalıyız. Bilim sadece ölümcül koronavirüsü yenmemize yardımcı olmakla kalmayacak, aynı zamanda iklim değişikliği ve antibiyotik direnci gibi diğer büyük tehditleri ele almada da kritik önemde olacaktır. Eğer insanlığın bilimsel hazırlığın ve işbirliğinin değerini anlamak için bir uyanma çağrısına ihtiyacı varsa, bu kesinlikle bu salgındır. Bilim gelecekteki refahımız ve sağlığımız için hayati öneme sahiptir; hep öyleydi ve hep öyle olacaktır.

Rafael Yuste, Darío Gil, 7 Haziran 2020,  El Pais

(Rafael Yuste, Columbia Üniversitesi'nde (ABD) bir sinirbilimci profesör ve San Sebastián'daki Donostia Uluslararası Fizik Merkezi'nde (DIPC) Ikerbasque araştırma profesörüdür. Darío Gil bilgisayar ve elektrik mühendisliği doktorudur. Halen IBM'in araştırma kolunu yönetmektedir.)


Seçkin Deniz, 25.
08.2020, Sonsuz Ark, Çeviri, Çeviri ve Yansımalar


Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı