"Tarihinde ruh kökünden koparılan bir nesil yaşayamaz. İmam
Hatip okulları bir direniş bir direnç olarak ortaya çıktı. Bir fikrin adeta
bir isyanıdır."
Recep Tayyip Erdoğan, İHL mezunu, Başbakan, 12. Cumhurbaşkanı Adayı, 04.07.2014
Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi İftarı
"Onlar her şeyden önce "İmam"dı. Derin sohbetlerde istihza
ile bahsedilen mesleğin erbâbıydı onlar; belki de bu yüzden bir türlü cemaat
olamadılar."
12 Eylül Darbesinden
önce "dinî hassâsiyetleri yüksek" insanların dilinde "Elinde
silah olan bir İmam-Hatipli gösteremezsiniz!" cümlesi vardı; övgü
içeren, onur pâyesi yoğunlaştırılmış hâlde hak edene yöneltilen ve mağrur bir
edâ ile söylenen bu cümle, bugün Türkiye'nin yönetim kademelerinin hemen her
aşamasında ve "devlet mekanizması"nın kılcal damarlarında çalışan,
"hak-adalet ve yüksek hizmet duygusu ve Allah korkusu" ölçeğiyle
gecesini gündüzüne katan "görev aşklı" bir karınca topluluğuna işâret
ediyordu.
İmam-hatipliler'in uzun yıllar boyunca devlet mekanizmasından uzakta tutulmaya
çalışıldığı bir dönemi hep beraber gördük. Onlar, her şeye rağmen, alın
terleriyle geldikleri "yerler" de sessizce işlerini yapmaya devam
ediyorlardı. Yaşadıkları psikolojik ve sosyolojik travmaları aşmaya
çalıştıklarını da kimseye anlatmadılar/anlatamadılar.