31 Ocak 2020 Cuma

SA8330/KY13-AO334: Duyarlılıkları Yüksek İnsanlar

"Bu tip insanlar, insanlık için bir zenginlik, bir meşâle gibidirler; ancak bu meşâle kendi içlerini yakıp, kavurur."


Her insanın farklı bir zihin yapısı vardır. Kendisiyle bütünleşen ve ‘kimlik’ haline dönüşen bu gerçeklik kişiye yön verir.

Kişiyi diğerlerinden ayıran özelliklerin başında zeka gelir. Zeki diye nitelendirdiğimiz ve birçok yönüyle toplumdaki kişilerden ayrılan insanlar, fiziken benzeşmiş olsalar da, iç dünyaları ile diğer insanlardan farklıdırlar.

SA8329/KY69-EY490: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


30 Ocak 2020 Perşembe

SA8328/SD1602: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 548 (11-15 Mart 2019)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, her günün tweetlerini aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(26-31 Mart 2019)  (Mart 2019: 4.514  Tweet+Önceki Toplam: 353.297+4.514 = 357.811 Tweet

11 Mart 2019
RT @AACanli: İngiliz Hükümetinden, Brexit Anlaşması'ndaki "tedbir maddesi"ne ilişkin, yasal bağlayıcılığı olan değişiklikler elde edildiği…

11 Mart 2019
RT @GkhnKhrman: Sanki Ezana ve İslami değerlere çok saygıları var... https://t.co/2FVELhsAjO

SA8327/KY69-EY489: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


29 Ocak 2020 Çarşamba

SA8326/Sonsuz Ark-YD190: Erkekler Genom Sağlığında Önemli Bir Role Sahip

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda istifadenize sunduğumuz metin, kafası evrimle ve ateizmle karışık olduğu halde bilimsel çalışma yapan insanların yirmi birinci yüzyılda erkeksiz-sadece kadından insan üretme çalışmalarının, yine kendi çalışmalarında tosladıkları 'yaratılıştaki bilimsel gerçek duvarı' dolayısıyla, ne kadar akıl dışı olduğunun anlaşılması adına yayınlanmıştır. İlginçtir ki; materyalist evrimciler var olan herhangi bir biyolojik varlığı incelerken, kafalarındaki tanrısız yaklaşımı temel alan varsayımlarının çökmesi karşısında direnişlerini sürdürmekten vazgeçmek gibi bir bilimsel tutum edinemiyorlar; buna rağmen bilimsellik iddiasında bulunmaya devam ediyorlar. Evrendeki İlâhî tasarım her seferinde kendisini dayattığı halde, evrimci yaklaşımın yaratılışı tescil eden deney karşısında ortaya çıkan sonuç cümlelerinden biri maalesef  'evrim' travmasını içermeye devam ediyor: "Yani erkekler ve seksin evrimsel süreçte varlığını sürdürmelerinin iki temel sebebi bulunuyor: Seks “kötü” genomları popülasyondan temizliyor ve/veya seks “iyi” genomların tür boyunca yayılmasına yardımcı oluyor." Evrimsel sürecin neden  başladığı, neden bu şekilde geliştiği ve neden durduğu ya da bu süreci belirleyen temel faktörün ne olduğu sorularından kaçan evrimci vandalizmin ürettiği sonuçları keyifle izlemeye devam edeceğiz. Erkeksiz üreme, eğer biyolojik varlığın yaratılışında başka türlü bir tasarım yoksa, mümkün olmuyor ve bu yerkürede hayat var oldukça böyle olmaya da devam edecek.
Seçkin Deniz, 29.01.2020


Evrimsel seçilim tamamen verimliliğe dayalıdır. Peki bu süreçte erkeklerin varlığını sürdürmelerinin sebebi nedir? Ya da seks; üreme için neden baskın mekanizma olmuştur?

SA8325/KY13-AO333: Tarih Eleştirisi Üzerinden Geçinmek

"Sahi sizler bulunduğunuz makamlarda, sözünüzün geçerli olduğu ortamlarda hangi yanlışa müdahale edip, hangi yararlı şeyleri yapmaya kalktınız da Tarih'in yükü bunu yapmanıza izin vermedi?"


Her devletin tarihi, geleceğine yön veren neyse ona göre yazılıdır. O nedenle; tarih, sürekli tartışmalar üretmeye en uygun bir ilim dalıdır.

Devletler, sadece sistemlerine uygun olan tarihi üretmezler, başka devletlerin tarihini de kendi tarihsel iddialarına uygun şekilde dizayn ederler.

SA8324/KY69-EY488: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


28 Ocak 2020 Salı

SA8323/SD1601: "zamanın parçacıkları" /09.10.2004/ 262. patika



...zaman akmaz...
...zaman ilerlemez..
...zaman değişken değildir, dostum...
...sizi hep aldatmışlar...
...değişen zamanın yerküredeki sacayaklarıdır...
...zamanın içinde olanlar değişir...
...siz de zamanın içindesiniz...
...sizler de değişiyorsunuz...
...zamanın parçacıklarını alıp dönüştürüyorsunuz...
...o parçacıkların geçişini izliyorsunuz...
...parçacıklarla düşünüyor ve yaşıyorsunuz....
...zaman geçseydi nereye gidecekti?...
...zaman aksaydı, başlangıcı ve sonu olacaktı...

SA8322/SD1600: 2020'de Dijital Ekonominin Haritalandırılması

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Luohan Akademisi Direktörü Chen Long ve Ekonomi alanında Nobel ödüllü, Luohan Akademisi akademik danışma kurulu üyesi, New York Üniversitesi Stern İşletme Fakültesi İktisat Profesörü, Hoover Enstitüsü Kıdemli Uzmanı Michael Spence'in ortak çalışmasıdır ve Dijital Teknoloji'deki hızlı değişime karşı alınacak tedbirlerin ve yapılacak düzenlemelerin genel çerçevesine dair bir bakış açısı ortaya koymaktadır. Analizin ilgilendiği temel sorular şunlardır: "Bir teknolojinin olumsuz sosyal sonuçlarını tanımlamaktan ve azaltmaktan kim sorumludur? Dijital teknolojilerin önyargıyı güçlendirdiği, adaletsizliği artırdığı veya sömürüyü kolaylaştırdığı tespit edilirse ne olur? Hükümetler ve işletmeler bilgi çağında halkın refahını nasıl teşvik etmelidir?" Türkiye de, olumlu ve olumsuz etkilerini yaşadığı, ama henüz doğrudan tartışmadığı teknolojik değişimin kendisine neler yaptığını veya yapacağını bir an önce değerlendirmek ve yol haritasını belirlemek zorundadır..
Seçkin Deniz, 28.01.2020

Mapping the Digital Economy in 2020
"Günümüzün küreselleşmiş dünyasında, teknolojik olarak geride kalmak büyük maliyetler barındırmaktadır. Bu nedenle dünyanın dijital devrimin bireysel ve sosyal refah üzerindeki etkilerini mümkün olan en kısa sürede kapsamlı bir şekilde anlaması gerekir."

Mobil İnternetten yapay zekaya, blok zincirden büyük verilere kadar gelişen dijital teknolojiler insan refahında çarpıcı gelişmelere neden olma potansiyeline sahiptir. Fakat aynı zamanda toplumlar ve bireyler için tüketici, işçi ve vatandaş olarak rolleri üzerinde ciddi riskler de oluşturur. Dijital devrimin faydalarından yararlanmak ve tuzaklarından kaçınmak, dünyanın acınılacak kadar hazırlıksız olduğu benzeri görülmemiş bir yapısal dönüşümü yönetmemizi gerektirecektir.

27 Ocak 2020 Pazartesi

SA8321/SD1599: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 17

"Geriye doğru tarıyordu zihnim olan bitenleri, yeniden haritalandırıyor, ilgili her şeyi yerli yerine oturtuyordu. İhanetin büyüklüğünü fark ettikçe öfkem artıyordu."



İstanbul Havaalanı’nda kısa bir süre bekledikten sonra 8:20’de aktarma için THY-Roma uçağına binmiştim. 2 saat 40 dakikalık yolculuktan sonra saat 10:00’da Roma Fiumicino-Leonardo da Vinci Havaalanı’nda olacaktık. Batı’ya uçarken meridyen farklılıklarından dolayı hayattan bir saat kazanacaktım, ama ertesi gün tekrar doğuya uçarak aynı zamanı yeniden kaybedecektim. 13:15’te kalkacak olan Alitalia-Torino (Turin) uçağına binene kadar havaalanında vakit geçirecektim. Saat 14:30’da da Torino’ya varmış olacaktık. Torino’daki toplantım akşam 16:00’daydı, Lydon’daki ise ertesi sabah 8:00’de.

SA8320/ TG277: Kasım Süleymanî Suikastı’nın Arkasındaki Daha Derin Hikâye

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Strategic Culture'den Federico Pieraccini'ye aittir ve Kasım Süleymanî Suikasti ile ilgili farklı bir arka plana odaklanmaktadır. Federico Pieraccini'ye göre, Irak-Çin anlaşması sonrası, Irak Başbakanı Abdulmehdi, ABD Başkanı Trump tarafından, anlaşma iptal edilmezse, ayaklanmaların başlayacağı ve ABD tarafından yüksek binalara yerleştirilecek olan keskin nişancıların hem protestocuları hem de güvenlik kuvvetlerini öldürüleceği söylenerek tehdit edilmiştir. Kasım Süleymanî de bu dönemde Suud-İran anlaşmazlıklarını gidermek üzere karşılıklı diyalog sürecindedir ve Bağdat'a Suud'a verilecek olan İran'ın mesajı için gelmiştir (Oysa haberlere göre Tahran'dan değil Şam'dan Bağdat'a gelmiştir). İran ve Suud arasındaki görüşmeler sonrası, Rusya-Venezüela-İran- Irak- Suudi Arabistan ve Katar'ın oluşturacağı ticaret alanı ABD'yı dışarıda bırakacaktır. Kaya petrolü öncesinde bir petrol ithalatçısı olan, şimdi ise bir petrol ihracatçısı haline gelen ABD hem petrol pazarına ihracatçı olarak hakim olmak hem de petrol ticaretinin dolarla yapılmasını sağlamak için Kasım Süleymanî'yi öldürmüştür: "Washington, bölgede kaos ve yıkım açığa çıkararak Avrasya entegrasyonunu engellemek istiyor ve Süleymanî’nin öldürülmesi bu amaca hizmet etmiştir. ABD’nin, doların küresel rezerv para birimi statüsünü kaybetmesini seyretmesi mümkün değil. Trump, felaketle sonuçlanabilecek umutsuz bir kumar oynamaktadır. En kötü senaryoda bölge, birden fazla ülkeyi kapsayan yıkıcı bir savaşın içinde kalabilir." Analiz'in temas ettiği medyada işlenmemiş ayrıntılar önemli ve değerli olsa da, Kasım Süleymanî'nin öldürülmesini tam olarak izah etmeye yeterli değildir. ABD bütün bunları, Afganistan, Irak ve Suriye'nin ABD tarafından işgalinde olduğu gibi, Kasım Süleymanî ile birlikte çalışarak da sağlayabilirdi. Ayrıca varlığını ABD'ye borçlu olan İran Velayeti'nin, Suud Hanedanı'nın ve Irak'taki herhangi bir siyasi aktörün (daha doğrusu piyonun) ABD'nin izni ve onayı olmadan herhangi bir bölgesel ve küresel politikada bağımsız adımlar atacağını düşünmek mantıklı değildir. Kasım Süleymanî'nin öldürülmesi ya da öldürüldü iddiasıyla sahneden çekilmesi, tıpkı El Kaide lideri Bin Ladin (defalarca öldürüldüğü iddia edildi, sonuncusunda cesedinin denize atıldığı açıklandı) ve IŞİD lideri Bağdadi (defalarca öldürüldüğü iddia edildi, sonuncusunda cesedi atılan yüksek tahrip gücü olan bombalarca parçalarına ayrıldı) gibi, ABD'nin yeni politikaları için gerekli görülmüş olabilir. Öldürüldüğü iddia edilen üç ismin de DNA testleri yapılamamıştır ya da yapıldığı iddia edilerek üç isim gündemden düşürülmüşlerdir...Bölgede Türkiye hariç herhangi bir ülkenin bağımsız politika yapma gücü yok iken herhangi bir çatışmanın ya da suikastin arkasındaki derin, daha derin, en derin hikâyeler zamanla açığa çıkacak kadar karmaşık bir yapıda inşa edilmişlerdir... Aşağıdaki analiz inanmamızın istendiği bir hikayeyi de anlatıyor olabilir, daha alt katmandaki ana hikayeyi daha derine itmek için de telif edilmiş olabilir... Mümkün olanların açığa çıkması için bu tür yayınların tartışma alanına sürüklenmesi gerekmektedir. Trump kendisinden önceki ABD başkanlarından farklı davranmamaktadır, farklı davranması da beklenmemelidir, ancak Trump'ın bu kadar hoyrat ve kaba yöntemler kullanmasının, ABD imparatorluğunun çöküşünün yaşattığı travmalardan kaynaklanıyor gibi göründüğünü söylemek mümkündür.
Seçkin Deniz, 27.01.2020

The Deeper Story Behind the Assassination of Soleimani

General Kasım Süleymanî’nin öldürülmesinden günler sonra, Irak başbakanının yaptığı bir konuşmada yeni ve önemli bilgiler ortaya çıkıyor. Süleymanî suikastının ardındaki hikâye, Suudi Arabistan ve Çin'in yanı sıra ABD dolarının küresel rezerv para birimi rolünü de kapsayacak şekilde bugüne kadar bildirilenlerden çok daha derine inmiş gibi görünüyor.

SA8319/KY69-EY487: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


26 Ocak 2020 Pazar

SA8318/SD1598: Distopya'dan Çıkış; ABD'nin Zihin Kontrolü Projeleri ve Yeni Dünya Düzeni

"Kuşkusuz kendisine, ailesine, inancına, vatanına ve bütün değerlerine ihanet eden ve bu ihaneti de sıradan gerekçelerle açıklayamayan ve yaşadıkları çelişkileri izah edemedikleri halde kendileri gibi olan kesimlerce hiç sorgulanmayan ve desteklenen binlerce insanın olduğu bir ülkede yaşadığımızın farkındayız. Bu konunun siyasi görüş ayrılıklarıyla ilgisi yoktur; bizatihi insanın onuru ve gelecek nesillerinin bireysel özgürlüğü ile ilgisi vardır."



Köklerini tarihin karanlık derinliklerinden alan ve ABD resmi kurumları aracılığı ile illegal bir şekilde insanlığa ve inançlara karşı açılan 'Satanist Savaş'ın aşamaları her geçen gün dünyanın her yerinden iyi insanların yaptıkları çalışmalarla gün yüzüne çıkmaktadır. Satanistlerin Dünya'yı 'Tanrısız ve Dinsiz' bir Distopya'ya dönüştürme çalışmalarının en somut ve en güncel fotoğrafını çekmek için yapılan bu analizin herhangi basit bir içeriği dahi şüpheye yer vermeyecek şekilde kanıtlıdır. 

SA8317/KY69-EY486: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


25 Ocak 2020 Cumartesi

SA8316/SD1597: Yapay Zeka'nın İş ve Eşitsizlik Üzerindeki Etkilerini Kontrol Etmek

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Das Institut für die Geschichte ve Zukunft der Arbeit (IGZA) İş (Çalışma) Tarihi ve Geleceği Enstitüsü direktörü Dr. Christian Kellermann ve IGZA araştırma görevlisi Mareike Winkler'in ortak çalışmasıdır ve Yapay Zeka (AI)'nın iş kayıplarının ve eşitsizliğin artmasına etkisi olup olmadığını incelemektedir. Analiz'in, "AI'nın işgücü piyasası üzerindeki farklı etkileri kontrol edilmezse, eşitsizlik artmaya devam edecek." şeklindeki uyarısı Endüstri 4.0'ın refahı arttırıp arttırmayacağına dair soruların da kısmen cevabı anlamına gelebilir.
Seçkin Deniz, 25.01.2020

Controlling the effects of AI on work and inequality
"Christian Kellermann ve Mareike Winkler, herkese refah sağlamak için yapay zeka ile ilgili bir düzenlemenin gerekli olduğunu savunuyorlar."

Dijital dönüşümün meslekler üzerindeki etkileri ne olacak? Sayısal iş yıkımından sayısız iş yaratma fikri, standart yapay zeka (AI) kehanetinin bir parçasıdır. Ancak, çalışma görevlerinin hangi dereceye kadar yükseltileceği (düşürülmek veya hatta değiştirilmek) en az iki boyutla belirlenir: teknik taraf ve çalışmanın yönü.

SA8315/KY69-EY485: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


24 Ocak 2020 Cuma

SA8314/ TG276: Amerikalılar Artık Demokrasiyi Uygulamıyor

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Atlantik Enstitüsü Fikirler bölümü kıdemli editörü Yoni Appelbaum'a aittir ve Amerika Birleşik Devletleri'nde son yıllarda, özellikle Cumhuriyetçi Başkan Trump'ın seçilmesi sonrasında demokrasi algısının nasıl kırıldığına odaklanmaktadır: "Bir zamanlar organizasyonlara meşruiyet kazandıran prosedürler birçok Amerikalıya yabancılaştıkça, demokratik kurumlara yönelik küçümseme de gittikçe arttı. 2016 yılında yerleşik normları hor gören, temel desteğini demokratik ritüellere nadiren katılım sağlayan Amerikalılardan alan bir başkan adayı bu tutumunu Cumhuriyetçi Parti’ye taşıdı." Yazarın, ABD'nin kuruluşundan itibaren yönetim-devlet uygulamalarını irdelemesi ve gerçekte ABD'de herhangi bir dönemde demokrasinin uygulanıp uygulanmadığını tesbit etmesi beklenirdi, ancak verdiği örnekler bile Amerikan toplumunda demokrasi yoksunluğunun kaynağının yönetim olduğunu kanıtlamaktadır. Bugün sayıları gittikçe artan 'ABD'nin Çöküşü' ile ilgili analizler, geri dönüşsüz olan bu sürecin asıl sorumlularının dünyaya acı çektiren ABD yönetsel erki olduğunun farkında olanlar tarafından yazılsa da, Trump üzerinden saklanan 'Vahşi Amerikan Emperyalizmi' insanlık hafızasında derin izler bırakarak somut bir şekilde yerini almıştır ve bu izlerin demokrasi ile ilgisi sadece demokrasi düşmanlığı olarak tanımlanınca anlam kazanmaktadır.
Seçkin Deniz, 24.01.2020

Americans Aren’t Practicing Democracy Anymore
"Sivil yaşama katılım azaldıkça, ülkenin hükümet sistemine olan inancı da azalmaktadır."

Demokrasi en doğal olmayan eylemdir. İnsanların doğuştan gelen demokratik içgüdüsü yoktur; çoğunluk lehine kendi arzularımızdan vazgeçecek şekilde dünyaya gelmeyiz. Demokrasi bunlardan ziyade kazanılmış bir alışkanlıktır.

SA8313/KY13-AO332: ABD Türkiye'deki Siyasal Düzeni Nasıl Şekillendirdi?

"1980 sonrasında PKK terörü gündeme sokulmuş, FETÖ’nün sistemin tümüne sirayet etmesi hızlandırılmış, FETÖ kısa bir süre içinde ABD’nin koordinatör gücü konumuna getirilmiştir.."


Türkiye sağcılığı oldum olası ABD ile sıcak ilişki içindedir. Sol ise ağırlıklı olarak, ABD’ye karşı görüntüsü altında ABD’nin kontrolündeki Avrupa ile sıcak ilişki içinde olmuştur. Sol, hem ideolojik desteğin hem de maddi desteğin çoğunu Avrupa’dan sağladı..

SA8312/KY69-EY484: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


23 Ocak 2020 Perşembe

SA8311/SD1596: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 547 (06-10 Mart 2019)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, her günün tweetlerini aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(26-31 Mart 2019)  (Mart 2019: 4.514  Tweet+Önceki Toplam: 353.297+4.514 = 357.811 Tweet

06 Mart 2019
RT @kasimileri_: Trump, selefi Obama'nın getirdiği, ABD hükümetinin "aktif çatışma alanları dışındaki bölgelerde" düzenlediği saldırılarda…

06 Mart 2019
ABD budur https://t.co/h8qTfSkrGA

SA8310/KY69-EY483: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


22 Ocak 2020 Çarşamba

SA8309/Sonsuz Ark-YD189: Mantıksal Safsatalar-4: Veri Analizi Safsataları ve Çok Yönlü Safsatalar

"Bu metinler, inkarcı insanların Allah'ın varlığına ve birliğine karşı çıkmalarına gerekçe sağlayabilmek için aklı ve mantığı nasıl çarpıtıp kullanarak direndiklerini görmeniz açısından yayınlanmıştır."
Seçkin Deniz, 22.01.2019


Mantıksal safsatalar yazı dizimizin üçüncü bölümünde, zırva uydurma safsatalarına değinmiş ve bu safsata biçimlerini; ad hoc safsatası, korkuluk (ya da saman adam) safsatası (İng. straw man), saçmaya indirgeme safsatası ve iddiayı ispatlanmış kabul ederek sonucu doğru sanma safsatası başlıklarında ele almıştık. Yazı dizimizin dördüncü bölümünde ise veri ve korelasyon analizi safsatalarına değinecek, bunun yanı sıra da biçimsel olarak belirli bir ana başlık altında ele alamayacağımız için çok yönlü safsatalar ya da karışık safsatalar diye bir araya getirdiğimiz safsata biçimlerini ele alacağız.

SA8308/KY69-EY482: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


21 Ocak 2020 Salı

SA8307/SD1595: "öykülere bezenmiş yalanlar" /11.10.2004/ 263. patika



...patırtı kopmuş mahallede...
...patırtı...
...gürültü...
...kopan bir parçadan bahsedilir gibi...
...evet; insanların içindeki parçalardan biri dışarı doğru meyillenmiş demek bu...
...meyiller, diğer meyilleri kışkırtmış utanmadan ve hep birlikte dışarı çıkmışlar öylece...
...üşümeden, terlemeden ...
...sonra, başkaları duymuş olur öykülere bezenmiş yalanları...
...ve insanlar peşin hükümlerle koşarak gelirler patırtının kapısına...

SA8306/SD1594: Yarının Enerji Dünyası Jeopolitiği Nasıl Yeniden Şekillendirir?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Jeopolitik Vadeli İşlemler Operasyon Direktörü, Romanya enerji bakanı Onursal Danışmanı ve Romanya Brasov Bölgesel Savunma Kaynakları Yönetim Çalışmaları Bölümü doçenti jeopolitik analist Antonia Colibasanu'ya aittir ve enerji haritasının değişmesiyle değişen küresel jeopolitik yaklaşımlara odaklanmaktadır. "Coğrafya daha akıcı hale geldi. Enerji haritası artık sadece hidrokarbon üreticilerini ve tüketicilerini içermiyor. Yenilikler, enerji tedarik zinciri ile ilgili, ekstraksiyon sürecinden altyapı ve tüketim inşasına kadar her şeyi değiştirdi. İnovasyon sayesinde insan kaynakları dünyanın doğal kaynaklarından daha değerli hale geldi; insan zekası ve yaratıcılığı enerji sektörü için yeni modellerin geliştirilmesini belirliyor." diyen yazar ABD'nin küresel liderliğini sürdüreceğini iddia ettiği çalışmasında günümüz gelişmelerinin (Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Suriye, Libya, Yemen, Mısır, Irak, İran, Suudi Arabistan, Körfez) arka planına ışık tutmaktadır: "Yeni bağlam, küresel jeopolitik ile ilgili bazı temel sorunları yeniden şekillendirmektedir. ABD’nin Basra Körfezi’nden  (muhtemelen tam olarak, çok yakın gelecekte) çekilmesiyle, Suudi Arabistan ve İran arasında çatışmalar tırmanabilir. Her iki devletin de ekonomik sorunları var ve her ikisi de toplumsal reformların karmaşık süreçleriyle karşı karşıya. Her ikisinde de petrol rezervleri ve ABD ile karmaşık ilişkileri var. Bölgesel düzeyde böyle bir çatışma, bölgesel güç rolünü yeniden kazanmaya çalışan bir devlet olarak, Avrupa ve Asya arasındaki bir köprü (düğüm) olan Türkiye'nin katılımını etkileyecektir. Orta Doğu'da gerilimler artarsa, bu sadece enerji piyasalarını değil aynı zamanda küresel istikrarı da etkileyecektir. Amerika Birleşik Devletleri, aldığı riskleri en aza indirmeye çalışırken, ilgilendiği yerlere müdahil olmaya devam edecektir. Orta Doğu’daki olası senaryolar göz önüne alındığında, Amerika mümkün olduğunca yavaş hareket edecek ve diğer güçler (özellikle Rusya’nın yanı sıra Türkiye de) ABD’nin tamamen çıkmasını engellemeye çalışacaktır.
Seçkin Deniz, 21.01.2020

How the Energy World of Tomorrow Reshapes Geopolitics

Jeopolitiği anlamak için, milli zenginlik algısından kaynaklanan gücü anlamamız gerekir. Ulus-devletlerin çıkarlarını savunmak için servetlerini kullanma şekilleri, dünyadaki yeri ve rolleri hakkındaki algılarımızı şekillendirmeye yardımcı olur. Toprak kaynakları servetin en önemli unsurları arasındadır. Ancak bu unsurları değerlendiren insandır; bu nedenle, insan kaynağı onlardan daha üstündür.

20 Ocak 2020 Pazartesi

SA8305/SD1593: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 16

"Bu vatana ihanetle sınırlanacak ya da tanımlanacak kadar basit bir motivasyon değildi. O gün gördüğüm açık bir savaştı; Kötülük, İyiliğe karşı savaşının başka bir versiyonunu ortaya koyuyordu. Terörle elde edecekleri bir iktidar onlar için her türlü kötülüğü yayabilecekleri bir imkân sunacaktı."



İstanbul ve Roma aktarmalı olarak Torino’ya gitmek için ertesi sabah erkenden bindiğim uçak yeni İstanbul Havaalanı’na inerken aklımdan geçenlerle yorulduğumu hissetmiştim. İki yüz milyonluk yolcu kapasitesine sahip olacak olan bu dev eserin nasıl yapıldığını, hangi zorluklar aşılarak bugüne gelindiğini biliyordum. 

SA8304/KY20-MEK87: Irak’taki Etnik Yapılar ve Yeni Siyasî Temâyülleri

"Irak tarihsel olarak etnik, dini ve mezhebi alanlarda bölünmüş, bu bölünmelerin sık sık çatışmaya döndüğü ve ABD işgali ile de bu bölünmelerin şimdilik üç ana aksta siyasi varlığa kavuştuğu bir dehşet dengesinde duruyor."


Bir tespihin taneleri gibi etrafa savrulan İslam Milleti yeni ve büyük bir toparlanma süreci yaşıyor. Gündelik gelişmelere takılmadan, Hafter, Süleymani, Dahlan gibi miadı dolmuş melodramlara aldırmadan, bu büyük gelişmelerin, İslam Milletinin bu devasa silkinişinin, bu ete kemiğe bürünmekte olan muhteşem siyasanın, atmakta olan bu harika şafağın hazırlığını yapalım. 

SA8303/KY69-EY481: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


19 Ocak 2020 Pazar

SA8302/KY23-NN37: The Hand of God and the Soleimani Miracle- Tanrı'nın Eli ve Süleymanî Mucizesi

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, İsrailli Haaretz gazetesi yazarı Rogel Alpher'e aittir ve (Suriye, Irak, Lübnan ve Yemen'de sadece sünnilerle savaşan ve onları öldüren, İsraillilere ya da Amerikalılara zarar vermeyen, çıkarları gerektirdiğinde onlarla işbirliği yapan) İranlı general Kasım Süleymanî'nin ABD Başkanı Donald Trump tarafından doğrudan verilen emirle 2-3 Ocak 2020 gecesi Bağdat havaalanında insansız bir hava aracından atılan bir füze ile öldürülmesinin, Mesih bekleyen fanatik Evanjelist Hıristiyanlarla, Mehdi bekleyen fanatik Siyonist Yahudiler tarafından nasıl algılandığına odaklanmakta, onların da tıpkı 13. İmamı (Kayıp İmam) bekleyen fanatik Şiiler gibi çılgın olduğunu vurgulamaktadır: "Bu köktendinciler laik vatandaşı kuşatıyorlar; birbirlerine, ona olduğundan çok daha yakındırlar. Hepsi bu laik insanın yaşadığı, çalıştığı, vergi ödediği ve çocuk yetiştirdiği kalabalık ve kirli ülkede ilahi kurtuluşları için can atıyorlar. Bunun gerçekleşmesi için çabalıyorlar. Onun hayatını ondan çok daha fazla etkiliyorlar. Onlar deli. Hepsi."
Seçkin Deniz, 19.01.2020

The Hand of God and the Soleimani Miracle

İran Kudüs Gücü komutanı Kasım Süleymanî dindar bir adamdı, ama Haham Yoel Bin-Nun'dan daha fazla dindar değildi. 

Toplumu diğer tüm hareketlerden daha çok şekillendiren Dinî-Siyonist hareketin lideri hahamın İsrail’in ciddi gazetelerinden Makor Rishon’da yayınlanan "Haman ve Yardımcıları; Mucizeyi Kutsayalım" isimli makalesinde Bin-Nun, Süleymanî'nin “Kutsal Olan tarafından” ortadan kaldırıldığını yazmıştır.

SA8301/KY13-AO331: Faiz Bir Sonuçtur

"Önemli olan para piyasalarının sorunlarından arınmış, üretime dayalı sağlam bir ekonomik yapı inşâ etmektir."


Faiz bir sonuçtur. Paranızın değeri düşüyor ve buna karşı bankalar veya benzerleri “paranızı çalıştırayım ve değerini de korusun” diyorsa bu bir tefecilik faaliyeti değildir. Bu kuruluşların kâr diye verdikleri de paranın değerini koruyacak yeterlilikte değildir.

Burada asıl tefeci paranızı alıp size az kâr veren banka ve benzerleridir. Devlet o nedenle kredi faizlerine müdahale etmektedir. Bunu yapmalıdır, ancak dinî söylemlerle oluşturulan hava bankalara mevduat akışını önlemeye yol açar.

SA8300/KY69-EY480: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


18 Ocak 2020 Cumartesi

SA8299/SD1592: Savaş Kitapları: Savaş ve Yönetim Sanatı

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin, Georgetown Üniversitesi öğrencisi ve çalışanı, bir Americorps mezunu ve Fletcher Okulu'nda doktora adayı olan Colin Steele'a aittir ve Savaş ve Yönetim Sanatı'na odaklanarak yaptığı çalışmalarda faydalandığı kitaplara dair kısa tanıtım notları içermektedir. Yazar, “Stratejinin herkesin (siviller ve askerler, uzmanlar ve amatörler) işi olduğuna derinden inanan" biri olarak herkesin neden stratejiye önem vermesi gerektiğini kendince izah ediyor. Tarihteki en uzun ömürlü imparatorluklardan biri olan Osmanlı İmparatorluğu'nun mirasçıları olarak, eksikliğini yaşadığımız bu türden bir yaklaşımı ve benzer tecrübeleri aktaran kitap-kaynak yetersizliğidir... Türkiye'nin bu alanda binlerce yıllık tecrübesi olmasına rağmen, genç nesilleri yönlendirebilecek eser yetersizliği çekmesi kabul edilebilir değildir.
Seçkin Deniz, 18.01.2020

WAR BOOKS: WAR AND THE ART OF MANAGEMENT

Samuel Huntington Asker ve Devlet adlı kitabında kurmay subaylık sanatını “şiddet yönetimi” olarak özetlemiştir. Her ne kadar kurmay bir subay olmamama ve Huntington anlamında şiddet uygulamalarını hiç yönetmemiş olmama rağmen, savaşla ilgili çok şeyler okudum, şiddet yönetimi ile çok ilgilendim.

SA8298/KY69-EY479: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


17 Ocak 2020 Cuma

SA8297/AŞ106: Erdoğan Karşıtı Yerli-Yabancı Kara Propaganda Faaliyetleri ve CHP

"Erdoğan’dan bunu bekliyoruz, çocuklarımızın saf zihinlerinin bulandırılmasını engellemesi onun Cumhurbaşkanı olarak başat görevlerinden biridir."


Şu anda, 17 Ocak 2020 Cuma günü saat 11:26’da, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ‘CHP Parti Meclisi Toplantısı’ öncesi konuşuyor TRTHaber, NTV, CNNTürk, Habertürk ekranlarından da izliyor ve dinliyor insanlar. (Bu yalanların iğrenç bir resmini Habertürk internet sitesinde görebilirsiniz.) Demokrasi, haber alma hakkı, düşünceleri ifade etme özgürlüğü falan filan geçelim bir kalem ve soralım; “Yalan söylemek de bir hak mıdır, milyonlarca insanı çarpıtılmış gerçeklerle aldatmak bir hak mıdır? Siyaset, yalan söyleme sanatı mıdır?” 

SA8296/KY69-EY478: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


16 Ocak 2020 Perşembe

SA8295/SD1591: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 546 (01-05 Mart 2019)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, her günün tweetlerini aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(26-31 Mart 2019)  (Mart 2019: 4.514  Tweet+Önceki Toplam: 353.297+4.514 = 357.811 Tweet

01 Mart 2019
RT @sputnik_TR: 'Kaşıkçı'yı konsolosluğa girdiği ilk 10 dakika içinde öldürdüler' https://t.co/Pj0cwdcwT9 https://t.co/Pne1EqoU08

01 Mart 2019
RT @Aksam: ABD askerleri Meksika kartellerine silah satarken yakalandığı ortaya çıktı https://t.co/89xjaOeLQL https://t.co/5Ac41QpwtH

SA8294/KY69-EY477: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


15 Ocak 2020 Çarşamba

SA8293/Sonsuz Ark-YD188: Mantıksal Safsatalar-3: Zırva Uydurma Safsataları

"Bu metinler, inkarcı insanların Allah'ın varlığına ve birliğine karşı çıkmalarına gerekçe sağlayabilmek için aklı ve mantığı nasıl çarpıtıp kullanarak direndiklerini görmeniz açısından yayınlanmıştır."
Seçkin Deniz, 15.01.2019


Mantıksal safsatalar yazı dizimizin ikinci bölümünde, ilişkilendirme safsatalarına değinmiş ve bu safsata biçimlerini; ad hominem safsataları, otoriteye başvurma safsataları, duygulara başvurma safsataları ve doğaya yönelim safsataları olmak üzere dört temel başlıkta incelemiştik. Dizinin üçüncü bölümünde ise; “zırva uydurma” safsataları olarak isimlendirebileceğimiz safsata biçimlerinin yaygın olanlarını ele alacak, örneklerle bu safsata biçimlerini nasıl saptayabileceğinizi göstereceğiz.

SA8292/KY13-AO330: Hayat Sarkacı

"Bizimkisi, oyuna kendini kaptıranlara ayak uydurma gayreti sadece.. "


Hayat, statik haliyle sadece bir zamana tekabül ediyor. O nedenle; her canlının hayatı kendi zaman dönemini içeren bir süreçtir. Bu süreç aslında hepimiz için bir tekrardır. 

Bizler, varlığa ayrılan süreci yeniden tekrarlar, ancak onu kendi kimliğimizle, kendi benliğimizle yoğurur, onu kendimizce şekillendiririz. Böylece zaman, kendimizce değerlendirdiğimiz farklı bir anlama dönüşür.

SA8291/KY69-EY476: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


14 Ocak 2020 Salı

SA8290/SD1590: "muhalif" /13.10.2004/ 264. patika



...bana düşünemediklerimi düşünenleri getirseler...
...onları saygıyla dinlerim...
...bir gün birileri, insana ve hayatla ilgili detaylara uzun yıllarını vermiş biri için 'münasebetsiz sıfatlar' kullanırlar...
...ona, mesela 'muhalif' derler...
...garip bir durum bu...
...konu kendisini tartışmayı seven insanlar için henüz taze ise...
...üzerinde akıl zamanları harcanmamış, akıl terleri dökülmemiş kadar yeniyse...
...yani açıkçası, beş dakika bile tefekkür yaşanmamışsa onunla ilgili...
...konu umarsızca tartışılmaya başlanır...

SA8289/SD1589: Avrupalı ​​Milliyetçiler Nasıl Enternasyonalist Oldular?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Avusturya Graz Üniversitesi Jean Monnet Güneydoğu Avrupa'nın Avrupalılaşması kürsüsü başkanlığını yürüten Güneydoğu Avrupa tarihi ve politikaları profesörü Florian Bieber'e aittir ve Avrupa Birliği'ndeki aşırı sağcı partilerin ideolojilerinin dar anlamlı ulusal sağın sınırlarını aşarak, Müslüman düşmanı 'Saf Beyaz Irk'tan Oluşan Hristiyan Bir Avrupa' ideolojisini savunan ve Avrupa Parlamentosunda 73 koltukla temsil edilen bir Pan-Avrupa söylemine dönüşümünü irdelemektedir. Yazarın ulaştığı sonuç Avrupa için korkutucudur: "Milliyetçiliğin Avrupalılaşması, liberal enternasyonalist Avrupa entegrasyon anlayışına ilginç bir zıtlık oluştursa da, medeniyet anlayışı, ırksal beyaz ve homojen bir Avrupa için sadece ince bir kaplamadır ve özünde ırkçılık ve milliyetçiliğin bir birleşimidir; işte bir ideoloji bir kez daha Avrupa'yı bir çıkmaza sürüklüyor." Türkiye, zayıflamış ve içten içe kaynayan, ulusalcı çıkarların yoğun bir şekilde çatıştığı zayıf bir Avrupa Birliği ile karşı karşıya olduğunun farkında olarak Avrupa Birliği ülkeleri ile tek tek iletişim halinde olmalıdır... Bu aslında, Müslümanlara karşı zaten var olan ve bin yıldır süregelen tehditler içeriyor olmasına rağmen güçlü bir Türkiye için mükemmel bir fırsattır da. Çin'in ekonomik olarak değerlendirdiği bu fırsatın Türkiye tarafından da çok kapsamlı bir strateji ile değerlendirileceğini umuyoruz.
Seçkin Deniz, 14.01.2020

How Europe’s Nationalists Became Internationalists
"Birçok Avrupalı aşırı sağ parti, AB'ye karşı korkutucu damgasını vurdu. Şimdi onlar ırksal olarak saf bir Beyaz Hıristiyan kıtasındaki hedeflerini daha da ilerletmek için pan-Avrupa kimliğine hitap ediyorlar."

Otoriterizm, popülizm ve milliyetçilik son yıllarda manşetlere hâkim oldu. Hindistan'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne ve Avrupa kıtasına kadar bu üçlü, hem yerel hem de uluslararası olarak baskın liberal demokratik düzeni tehdit ediyor. Üçü de iç içe geçmiş durumda. Hem milliyetçiler hem de popülistler, halkın otantik iradesi üzerinde sahiplik iddiasında bulunuyorlar ve bunu kampanyalarında, küreselleşmiş, dokunulmaz seçkinlere karşı “insanları” (genellikle etnik olarak tanımlanmış yerliler) toplayan aşırı basit anlatılar etrafında çerçevelemek için kullanıyorlar.

13 Ocak 2020 Pazartesi

SA8288/SD1588: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 15

"Her ikisi de hopluyor, zıplıyor, sallanan köprünün daha çok sallanması için çabalıyorlardı. Köprü çıkışı, uzun ve sık okaliptusların doldurduğu parkın yürüyüş yoluna bağlıydı. Onlar koştular ben onlara yetişmeye çalıştım, sonra oyun parkına daldılar, çeşmeye koşup birbirlerini ıslattılar. Sonra dondurma istediler."



Cuma gününü seyahatlerle geçirmeme alışkanlığım vardı, program dışı seyahat zorunluluklarımda da mümkün olduğu kadar Cuma namazımı kılabileceğim bir şekilde program yapıyordum. Öyle diyordu Allah Cuma Suresi 9 ve 10 ayetlerde: ‘Ey inananlar! Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman Allah'ı anmaya koşun; alım satımı bırakın; bilseniz, bu sizin için daha iyidir. Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.’

SA8287/KY1-CÇ701: Fesat Ehli

"Fesat ehlinin belki de tek gıdası bizim aceleciliğimiz. Aceleciliğimizin kurbanı olduk. Sabrı unuttuk."


Fesat ehli için tüm şartlar müsait. Bir mürekkep damlası gibi yayılıyor yapıp ettikleri fesat ehlinin. Heyhat kim anlar bu benzetiden? Ne mürekkep kaldı, ne okka ne dolma kalem ne onları tutan el ne de temiz bir sayfa. Hepsi sanal. Yazı dahi sanal alemin bir parçası oldu. Fesat ehli için bundan daha müsait zamanlar olabilir mi? 

SA8286/KY69-EY475: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


12 Ocak 2020 Pazar

SA8285/KY20-MEK86: TRT Kurdî'nin Dili

"TRT Kurdî, Kürtçenin politikleştirilmesinin önüne geçmiştir. Kürtçe'nin İslam hafızasının ve Müslüman dillerin arasında kalmasının yoludur kanalımız." 
 Mustafa Ekici, TRT Kurdî Koordinatörü, 10.01.2020


2009'da kurulan 11 yıllık kanal Türkiye'de, Suriye'de ve Kürtlerin yaşadığı her yerde 24 saat Kürtçe yayıncılık yapıyor. Kanalımız spordan müziğe, kadından çocuğa, dinden siyasete, kültürden ekonomiye kadar geniş bir yelpazede, haftada 45 yeni program yayınlıyor. 

TRT Kurdî, Irak, Suriye, İran'daki 100 tam zamanlı Kürtçe yayıncılık yapan kanallar arasında reyting sıralamasında birinci. Türkiye'de reyting sıralamasında ilk 30'dayız. Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da en çok izlenen ilk 5 kanal arasındayız. Suriye'de ve Irak'ta birtakım araştırma şirketlerinin yıllık araştırmalarında açık ara bir numarayız. 

SA8284/KY13-AO329: Yarım Âlimler, Yarım Hocalar, vesaire....

"Gerçek bilgiden uzaklaşmayı tercih eden ve bunu hayatın her alanına yerleştiren bir toplumun nereye varacağını kestirmek oldukça zor."


İnternet teknolojisiyle birlikte yaygınlaşan sosyal mecralar ve arama motorları üzerinden bilgiye kolay ulaşım cahille aydın arasındaki mesafeyi azalttı. Bu durum ise gerçek bilginin değer bulmasını engelledi, gerçek bilgiyi perdeledi.

Bugün artık ulu orta dolaşan sıradan bilgiler üzerinden kamuoyu tatmin ediliyor ve çoğunluk gerçek bilgiye ulaşmayı hedeflemediği için toplum bilgiçlik taslayan cahillerin tezleriyle karşı karşıya kalıyor, onlar üzerinden gerçeklik tartışması yapıyor..

SA8283/KY69-EY474: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


11 Ocak 2020 Cumartesi

SA8282/SD1587: Milyarder Sorunu- The Billionaire Problem-

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, IMF'nin eski baş ekonomisti ve Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü MIT Sloan'da profesör olan Simon Johnson'a aittir ve ABD tarihindeki Milyarderler sorununa odaklanmaktadır. Yazar, zenginliklerin temelindeki suç faktörünü  temel hatlarıyla irdelemekte ve siyaset alanının tarihsel süreç içerisinde zenginler tarafından ele geçirildiğini netleştirmektedir.  Endüstri 4.0 dönemi yaşanırken kontrolsüz bir şekilde ortaya çıkan Facebook, Amazon ve Uber gibi dev şirketlerin yapılacak düzenlemeleri engellemek için servetlerini kullandığını söyleyen Simon Johnson küresel milyarder sorununun büyüyerek devam ettiğini şu cümlesi ile vurgulamaktadır: "Ama şimdi bu yeni dev şirketlerin kontrol sahibi hissedarları Andrew Carnegie, John D. Rockefeller ve orijinal J.P. Morgan'ın yaptığı gibi, hemen hemen aynı şekilde çalışıyorlar. Paralarını, demokratik kurumlara zarar verse bile, nüfuz kazanmak ve rekabet karşıtı ve işçi karşıtı davranışlarında her türlü makul kısıtlamaya karşı koymak için kullanıyorlar." Yazarın Twitter ve Google'dan bahsetmemesi ilginçtir. 16 Aralık 2019'da yine bir Amerikan dijital teknoloji devi olan Google, Rus Yandex şirketinin açtığı rekabeti ihlal davası sonrası Ocak 2019’da, söz konusu davaya ilişkin soruşturma başlatıldığını duyuran Rekabet Kurumu'nun aleyhine verdiği karar sonrası Türkiye’deki iş ortaklarına, Türkiye’de satılacak yeni akıllı telefonlara işletim sistemi Android lisansı vermeyeceklerini bildirerek Türkiye'ye şantaj yapmış ve tehdit etmişti: "Türkiye’deki iş ortaklarımıza Türkiye’de piyasaya çıkacak yeni Android telefonlarda onlarla birlikte çalışamayacağımızı bildirdik. Mevcut piyasadaki telefonları alan ya da kullanan tüketiciler bundan etkilenmeyecek. Google’ın diğer hizmetleri de bu karar dışında kalacaktır.” Eylül 2018'de mobil telefonlarda gerekli rekabet kurallarına uymadığı gerekçesiyle 93 milyon TL ceza kesen Rekabet Kurumu Google'a istenen şartları yerine getirmediği gerekçesiyle günlük gelirinin binde 5'i oranında bir ceza kesme kararını 7 Kasım tarihinde açıklamış; Google'a tekrar düzenlemeler yapması için 60 gün süre tanındığını duyurmuştu. Yapılan açıklamada Google'ın daha önce yaptığı düzenlemelerin gerekli kriterleri sağlamadığı vurgulanmıştı. Oysa Avrupa Birliği 2018'de Google'a aynı gerekçeyle 5 milyar dolar ceza kesmiş ve Google herhangi bir şantaj yoluna gitmemişti. Milyarder bir dev Amerikan şirketinin dünyadaki herhangi güçsüz bir devleti tehdit edebilme alışkanlığı yıllardır sürmektedir ve bu durum artık sürdürülebilir değildir. Türkiye'nin tavizsiz bir şekilde kurallarını kabul ettirmesi ve insanlarını şirketlere karşı koruması gerekmektedir... Yerli yazılım sorunun acilen giderilmesi şarttır.
Seçkin Deniz, 11.01.2020

The Billionaire Problem
"Endüstri Devrimi hız kazanırken, 1830'larda yazan Honoré de Balzac, daha geniş bir sosyal kaygıyı öngörmüştü: “Görünen bir sebep olmadan elde edilen büyük servetlerin sırrı unutulmuş bir suçtur, çünkü işler düzgün bir şekilde yürütülmüştür.” Fakat bugünün milyarderleri unutmayı imkansız hale getiriyor."

Milyarder sorunumuz giderek kötüye gidiyor. Herhangi bir pazar odaklı ekonomi, inovasyon dahil olmak üzere yeni servetler inşa etmek için fırsatlar üretiyor. Girişimci yaratıcılığı daha az kuralla sınırlandıran yerlerde daha fazla yenilik yapılması muhtemeldir. Bu yaratıcılığın bir kısmı, aslında kamu yararına zarar veren süreçlere ve ürünlere yol açabilir. Ne yazık ki, mevzuata veya düzenlemelere duyulan ihtiyaç belirginleştiğinde, yenilikçiler milyarlarca dolarlık paraya sahiptir ve onlar bu parayı çıkarlarını korumak için kullanabilirler.

Seçkin Deniz Twitter Akışı