21 Eylül 2018 Cuma

SA6856/KY28-ATA383: Dolara Bağımlılıktan Kurtulabilir miyiz?

"Özetle diyorum ki; Çok uluslu şirketlerin, kulağa hoş gelen “Küreselleşme” yutturmacası altında ülkemizi yeniden kolonileştirme adına açtıkları kapıları kapatmanın zamanı geldi."


Bu soruya çok farklı yanıtlar gelecektir ama bana göre, rahatımızdan biraz ödün verirsek kesinlikle dövizdeki artış durdurulabilir ve ekonomimiz canlanabilir.

Bunun en basit yöntemi bir hafta boyunca olanaklar elverdiğince özel araç kullanmamak olabilir zira bir haftalık araç kullanmama zincirinin yarattığı etkinin ucu ABD’nin Merkez Bankası olan FED’e kadar uzanıyor.  

SA6855/KY47-OE22: Tarih'in Nabzı: II. Bayezid Şifâhiyesi

"Bir Osman Ekiz yapımı"
Tarih'in Nabzı
Belgesel-Röportaj-Fotoğraf
Fotoğraflar: Osman Ekiz- Montaj: Cemal Çalık

SA6854/KY73-PH1: Biraz ‘Medenî' Ol!

"Söylemek istediğim şurada yemek, az ileride uyumak şeklindeki bir hayat; bilinçli bir gayret, fikir, organize olma, felsefe, mantık, matematik, coğrafya kullanmaya lüzum görmez."


Kültür; insanın kendi his ve ihtiyaçlarından hareketle, tabiattan da yardım alarak (Bir bakıma, güneşin altında ne varsa kullanarak) yapıp ettiği, ürettiği her şey. Medeniyet; bir toplumun başka kültürlerden de etki alarak, sanat, dil, bilim, siyaset, mimari gibi kısaca insanın sosyal hayatına dokunan, çoğunlukla konfor sunan ve dünya tarihinde varlık göstermesine yarayan tavırlar, yönelişler, kurallar. Bir bakıma toplumların markası.  

Medeniyet kavramı, bildiğimiz gibi ‘Medine/ şehir’ sözcüğünden türetilmiş. Şehirli, organize olmuş, sistemli bir yaşama işaret ediyor.

SA6853/KY1-CÇ542: Ot

"Yanlış diyorum. Bu bir pişmanlık da değil. Yanlışın bütün çağrışımlarını erekleyerek eylemimin yanlış olduğunu söylüyorum. Pişmanlık örtük olarak elde olmayan şeylerin etkisini kabul etmek olur ki ben bunu da kabul edemem."


Yaptığım şey yanlıştı. Onun bir yanlışlık olduğunu şimdi söylüyorum. Yapmayı kurduğumda, yapmaya kalkıştığımda ve yaptığımda bunun yanlış olacağına ilişkin en ufacık bir kuşku aklımın ucundan bile geçmemişti. Yanlış kavramı hiçbir an aklıma düşmemişti. 

Öfkelendim, gözüm karardı, sinirlendim.. vb.. duyguların itkisine kapılarak yaptım savında bulunacak değilim. O kavramların tanımladığı duygularla kendimi aklama kaygısı duymadım. Duymuyorum da. Bu bir kaçış olur. Böyle bir kaçış hevesi içimde yer etmiş değil. Devlet tarafından atanan avukatımın tüm ısrarlarına karşın o kaçışa sığınmadım. 

SA6852/KY69-EY212: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA6851/KY48-SY72: Tarkan -Afedersiniz- Nasıl Konvertibl Oldu?

"Asırlardır beynimizde habis bir iştahla büyüyen aşağılık kompleksi olmasaydı, Tarkan hiç bu kadar değerli olur muydu birden bire? Konvertibl Tarkan, yerli Tarkan''ı böylesine ezer miydi?"


20 Ocak 2000, Perşembe

 Asırlardır beynimizde habis bir iştahla büyüyen aşağılık kompleksi olmasaydı, Tarkan hiç bu kadar değerli olur muydu birden bire? Konvertibl Tarkan, yerli Tarkan''ı böylesine ezer miydi?

André Gide, Osmanlılar''ı çok çirkin giyinmekle suçlar. Ancak Gide bir 20. yüzyıl yazarı sayılır ve biz biliyoruz ki 17. yüzyılda bazı Alman derebeyleri, özel silahlı kuvvetlerine Osmanlı çuhası, Osmanlı şalvarı giydiriyorlardı. Güç, estetiği zorlayan bir kategoridir. Zevkler ve estetik gelenekler, bazen gücün etkisiyle oluşan, "yaratıcı" yanlış okumalarla gelişmiştir. Tıpkı zamanımızda olduğu gibi.

20 Eylül 2018 Perşembe

SA6850/SD1137: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 389 (26-31 Aralık 2016)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  

 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)


(26-31 Aralık  2016
)  (Aralık 2016: 4.790  Tweet+Önceki Toplam: 23.891 +4.790 = 237.681 Tweet)
Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
bence bu tipik bir psikolojik harp... Türkiye ile ilgisi var mı düşünülmesi gereken bir şey; ki kimse dost değil bilindiği gibi twitter.com/umutelmas/stat…

Hüseyin Bozan @huseyinbozan
TSK #Bab cephesindeki DAEŞ mevzilerini çok namlulu roketatarlarla vuruyor.
@Seckin_Deniz retweetledi

SA6849/KY49-İTIĞLI127: Çin’in Yeni İpek Yolu Afrika’dan Geçiyor

"Yeni bir ipek yolu inşa ediliyor. Yalnız bu yol zannedildiği gibi Çin’den Avrupa’ya uzanacak ve Türkiye’nin de içinden geçeceği bir yol değil. Yeni ipek yolu Çin’in Afrika ile Asya’yı buluşturacağı yeni bir yol ve bu yolda yalnız ticari kervanlar işlemeyecek aksine yeni dünya bu yol üzerinden kurulacak."


Biz İpek Yolu’nu yeniden canlandırmaya çalışa duralım, Çin yeni ipek yolunu inşa etmeye başladı bile. Yeni inşa edilecek İpek Yolu’nun rotası Çin’den başlayarak, Kuzey Asya, Orta Asya, Güneydoğu Asya, Güney Asya’dan deniz yolu ile Afrika’ya ulaşıyor.

Çin, Kırgızistan, Kazakistan, Pakistan, Hindistan gibi Asya ülkelerini de kapsayacak bu yeni ipek yolu, Hindistan limanlarından Cibuti, Eritre, Tanzanya limanları ile Afrika’ya ulaşacak. Afrika’da hemen hemen her ülkeyi içine alacak bu yeni yol haritasında Tanzanya ile Orta Afrika’ya ulaşacak.

SA6848/KY69-EY211: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA6847/KY60-ES81: Herkes Birbirini Sırat Köprüsü’nden Atmaya Çalışıyor



Diyanet İşleri eski başkanı Prof. Ali Bardakoğlu, farklı görüşlere tahammülümüzün olmadığını, herkesin birbirini tekfir ettiğini söylüyor. Bardakoğlu, “Herkes kendi şeyhini en büyük kutup, Allah’a ve Peygambere en yakın insan olarak göstermenin kavgasını veriyor. Herkes birbirinin yazdığını çizdiğini irdeliyor, niyet okuyor. Allah’ın cennetini, rahmetini birbirimizden kıskanmaya başladık. Bir insan farklı düşünmüşse hemen onu cehennemin ta dibine sallayan, Sırat’tan atan insan tipleri çıktı” diyor.

19 Eylül 2018 Çarşamba

SA6846/KY59-MLÖZ45: Kuyu

"Garip bir histi. Pessoa’nın dediği gibi, sanki hayatla aramda ince bir cam vardı. Açıkça görmeme ve anlamama rağmen dokunamıyordum hayata… İçine düştüğün kuyu kadar derin bir kimsesizlik hissi."


Nasıl olduysa oldu, günün birinde ıssız bir kuyunun dibinde uyandım. Yaşanabilecek hüzünlerin en büyüğü bu muydu, bilmiyorum fakat depresyondan çıkanların bir daha asla oraya tekrar dönmek istemediklerini biliyorum. Geçenlerde bir söz duydum, Müslüman depresyona girmez diye. Ancak ben insanların o ruh haline tekrar geri dönmek istemediklerini bildiğim gibi, hiç kimsenin depresyona kendi isteğiyle girmediğini de biliyorum. Her kuyuya düşeni ayıplamayın, belki de kardeşlerine fazla güvenmektendir tüm bu onların başına gelenler. 

SA6845/Sonsuz Ark-YD119: Lisansüstü Öğrencilerde Psikolojik Sorunlar Neden Çok Yaygın?

"Akademik hayatın içinde olan biri olarak söyleyebilirim ki, evet hayat zor ama akademik hayat daha da zor. Peki ben mi abartıyorum, yoksa cidden bu süreç bu kadar sıkıntılı mı?"


Akademik hayat, birçok öğrenci için hayallerini gerçekleştirebileceği bir yerdir. Bu yolculukta çıkmanız gereken uzun bir merdiven, bu merdivende sürekli sizi gözetleyen birileri ve önünüze sürekli engel çıkartan insanlar vardır. Yolculuğa büyük bir heyecanla başlanır ama bu heyecan bir süre sonra yerini umutsuzluğa bırakır.

Nobel ödüllü Aziz Sancar bile yurtdışında çalışmalarını yürüttüğü sırada bu tarz sıkıntılara maruz kaldığını belirtiyor. Çalışma arkadaşlarınından birinin ona “Sen bu işi yapamıyorsun Aziz ülkene dönmelisin,” dediğini söylüyor. Ama o, bu sözlere aldırış etmeden çalışmalarına devam edip Nobel’i almayı başardı.

SA6844/KY71-ATANTİK36: Doğa ve İnsan…

"Modern insan hem insana hem de doğaya tahakküm kurarak varlığın ifsadına neden olmaktadır. Bugün yaşanan sorunların ana kaynağında da bu yatmaktadır."


İnsanlık tarihi boyunca doğa ve insan ilişkisi gündemi belirleyen bir özelliğe sahip olmuştur. Doğa insanı da içinde tutan bir varlık katmanıdır. İnsan bir boyutu ile bu doğanın bir parçasıdır. Ama aynı zamanda insan, bu doğanın dışında olabilecek bir özelliği de taşımaktadır. Tarih boyunca insan, doğa karşısında hep bir arayış içinde olmuştur. Kimi zaman korkmuş, ona sığınmış, onu tanrısal bir konuma yükseltmiştir. İnsan, güçlü olduğunda ve tekniği kullanmaya başladığında ise doğayı biçimlendirmeye ve onunla savaşmaya başlamıştır. 

SA6843/KY38-SevDur166: Türkiye Yenilirse Almanya da Yenilmiş Sayılacak



Takdim

Türkiye’nin ekonomik bir krize girmesini istemeyen ülkelerin başında Almanya geliyor. Almanları ve Avrupa’nın birçok ülkesini korkutan şey, Türkiye’deki olası kriz sebebiyle mültecilerin Avrupa’ya göç yolunun açılması Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 27-29 Eylül’de yapacağı Almanya ziyaretinin ekonomik anlaşmaları içereceği tahmin edilirken, kopan ilişkilerin mümkün olduğunca onarılacağı mesajını da taşıyor. Çünkü bu sefer Türkiye yenilirse Almanya da yenilecek.

SA6842/ÇY11-HK44: Ekonomik Müdahalede Yeni Yöntem: Dolar Kurunu Düşük Göster




17 Aralık’ta Halkbank üzerinden Türkiye’ye yapılmak istenen darbe girişiminin sonrasında bankalar üzerinden sürdürülen ekonomik ve finansal saldırıların arkası kesilmedi. Uzmanlar, ABD’nin dolar kurunu Türkiye üzerinde bir operasyon aracı olarak kullanmasının ardından kamu bankalarına yapılan siber saldırıları, Türk piyasalarını güvensiz gösterme çabası olarak yorumluyor.

Geçtiğimiz ay dolar kurundaki dalgalanmayı fırsat bilenler, Türk ekonomisi üzerindeki manipülasyonlarına ara vermeden devam ediyor. Halkbank’ın dolar kurunun 1 Eylül günü piyasanın altında olması ve çok geçmeden Vakıfbank’ın yaşadığı siber saldırıyla kurların düşük gösterilmesi kamu bankaları üzerine sistemli bir saldırı mı var sorusunu akıllara getirdi. 

Seçkin Deniz Twitter Akışı