22 Ekim 2018 Pazartesi

SA7012/KY59-MLÖZ50: Madde Bağımlılığı Hayat Sevincini Yok Eder

"İnsanlar vücutlarının doğal yollarla ürettikleri hormonlarla sevinci yakalayabiliyorken, dışarıdan alınan alkol, sigara ve uyuşturucu ile mutluluğu aramanın bir anlamı yok."


Birçok insanın hayattaki zorluklarını aşmak için sigara, alkol veya uyuşturucu kullandıkları bir gerçek. Başlangıçta bu maddeleri kullanarak zevk almayı amaçlasalar da bağımlılık oluştuktan sonra eski hayat kalitesini ve sevinci tekrar yakalamaları zor olur. İnsanın küçük şeylerden dolayı sevinç, mutluluk duyması için dışarıdan alınan uyarıcılara gerek yok. Bağımlılık oluşturan maddeler insanın doğal sevincine mani oluyor.

SA7011/KY13-AO208: Solcular ve Sığlık

"Ülkenin aynı çizgiye doğru kayarak düşünce sığlığının içine yuvarlanması kabul edilebilir bir şey değil!"


Eskiden sosyalist solcular enternasyonal düşüncelere sahipti. Bu düşünceleri nedeniyle Kemalistlerden ayrılırlardı. Kemalizm'i, günün şartlarında ortaya çıkmış bir ideoloji olarak görür, resmî yapının zamanla bu ideolojiye sığınarak oligarşik bir düzene dönüştüğünü öne sürerlerdi. 

Bunların kimileri sosyal demokrasiyle uzlaşan çağdaş, evrensel değerlerle iç içe gördükleri İskandinav soluna yakın bir sistemi arzularken, kimileri sınıfların kavgasına dayalı bir halk hareketi sonrası oligarşik yapının yıkılıp yerine halkların eşitliğine, özgürlüğe, emeğe dayalı bir düzenin kurulmasını hayal ederlerdi..

SA7010/KY69-EY239: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7009/KY58-GÖKA147: Taveo ya da İyilik Kazanacak

"Cengiz Madenci’nin kaleme aldığı, dört yaşında Ugandalı bir çocuğu kurtarmak için “Yeryüzü Doktorları” gönüllülerinin insan-üstü gayretlerini anlatan “Taveo” (Motto Yayınları) kitabını okurken çağrıştı tüm bunlar. "


Kadim dünyada, âlimler, hâkimler, arifler vardı; bilgi ve marifet sahibi insanlar, günümüzün entelektüellerinden hayli farklıydılar. İnsanlar hayatlarını ortak bir yaşam kültürünün içinde sürdürürlerdi. Sanat ve zanaat ayrımı pek keskin değildi; anlatı ustaları daha çok sözlü kültür dairesinde hareket ederlerdi. Şiir ve musiki hep vardı ama geleneksel zamanlarda işlevleri bugünkünden hayli değişikti.

21 Ekim 2018 Pazar

SA7008/KY49-İTIĞLI136: Suud Yönetiminin Önlenemez Çöküşü

"Gerek ABD gerek Suud karşısında, Türkiye çok önemli bir sorumluğu yerine getiriyor. Oyun kurucuların oyunlarına boşa çıkaracak bir misyonu üstleniyor. Küresel hegemonyanın İslam dünyası üzerindeki baskısını, kurduğu oyunların etkisini ortadan kaldırmaya çalışıyor."


Suudi Arabistan neredeyse 20 gündür gündemimize oturmuş durumda. Aslında her zaman Türkiye için Suud vak'alarının bir çekiciliği olmuştur. Bu seferki, muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı olayı diğer Suud vak'alarından farklı bir boyutu barındırıyor. 

Bir süredir Amerika ve İsrail’e benzemeye çalışan yönetim, CIA ve MOSSAD operasyonlarını andırır bir olaya imza attı. Fakat bu acemice operasyon, başını ağrıtacak görünüyor ve Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn yönetimlerinin verdiği destek, petrodolara bağımlılığı onu, kurtaramayacak gibi görünüyor.

SA7007/SD1171: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 402 (01-05 Mart 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(
01-05 Mart 2017)  (Mart 2017: 3.708  Tweet+Önceki Toplam: 248.755 +3.708 = 252.463 Tweet)

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
15 Temmuz'dan bu yana 8 ay'dan fazla zaman geçti; sorunları neden bugüne taşıdınız, neden çözmediniz?

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
KamuoyuAk Parti'nin Topbaş kararlarını her açıdan doğru algılayacak bir olgunlukta;o halde varsa sorun bunu medya ile değil,yönetimle çözün twitter.com/Seckin_Deniz/s…

SA7006/KY69-EY238: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7005/KY37-AZ325: Kanalizasyon Arıtma Tesisi: BEYAZSARAY!..

"Suudi Arabistan’ın Amerika için denklemi çok basittir: Petrol pompalarının çalışmasını sağla, petrol fiyatlarını düşük tut, İsrail’e zorluk çıkarma, İran’la dalaşmaya devam et."


200 yılı aşan ömrüyle Beyazsaray, bugün de güzel kokuyordur kuşkusuz, ne de olsa, anlı-şanlı Amerikan Başkanı Trump ve ailesini konuk ediyor. Ama işin siyasi yönünde ortalığı “b.k götürüyor…” Amerikan Başkanı, Suudi Arabistan Veliaht Prensi denilen bir katili, tek bir açıklamayla aklamaya çalıştı! 

Kanalizasyon esas olarak yer altından akar ama iş, diplomasi ve siyasete gelince emperyalizmin ana karargahı Beyazsaray’dan geçiyor. İsrail’in güvenliği ve İran’la sürdürülen mücadele zemininde belli ki Beyazsaray, Cemal Kaşıkçı’nın katilini gözümüzün içine bakarak kurtarmaya çalışıyor. 

20 Ekim 2018 Cumartesi

SA7004/SD1170: Trump'ın Wall Street, Soros, Blackwater, CFR ve Rothschild Bağlantıları

Sonsuz Ark'ın Notu:
SA6666/SD1098: Başkan Olarak Donald Trump ve Amerika Birleşik Devletleri Gerçeği başlıklı 16.08.2018 tarihli analizime yaptığım giriş şu şekildedir: Bu analizin ana tezi şudur: "Eski 'Yeni Dünya Düzeni'nin kurucuları olan Siyonist-Satanist Küreselciler ile onlara karşı görünen Ulusalcılar arasındaki kavganın iki tarafı olarak görünen Amerikan Derin Devleti'nin temsilcileri ile ABD Başkanı Donald Trump birlikte çalışmaktadır. Trump sıradan bir ABD başkanı olarak kan dökücü satanizmin hizmetindedir." Aşağıdaki çeviri-analiz de bu teze bir kanıt olarak yayınlanmıştır.
Seçkin Deniz, 20.10.2018

Trump’s Connections to Wall Street, Soros, Blackwater and the CFR

Bugün siyasal alandaki bireylerin hiçbiri tartışmalara girmiyor ve Donald Trump'tan daha farklı düşünmüyor. Aylar boyunca, Trump'ın gösterişli kişiliği ve demagojik söylemi, medyaya hakim oldu ve Trump başkanlık yarışını yılın en büyük eğlence etkinliğine dönüştürdü. Bazıları tarafından Amerika'nın kurtarıcısı olarak ve başkaları tarafından bir tren kazası olarak selamlanmasına rağmen Trump hala bir bilmece olarak duruyor.

SA7003/KY26-CA211: Yeni Türk Sinemasının Başkahramanı

"Bütün olarak Akad sineması, sahih ve yapıcı bir toplumsal eleştirinin arayışında bir sinema olarak tarif edilebilir."


Türk Sineması’nda yapısal değişim 1950’lerde başlar. Bu değişimde payı olan sinemacılar arasında Lütfi Akad’ın ismi ilk sırada yer alıyor. Sinema tarihçileri, gerçek anlamda bir sinemanın kurulduğu “sinemacılar dönemi”nin başlangıcı olarak Akad’ın “Vurun Kahpeye” (1949) isimli filmini gösterirler. Kanun Namına (1952), daha somut bir başlangıç ortaya koyuyor. 

Sinemacılar Dönemi, devlet güdümlü memur sinemacıların yerine bağımsız çalışan ve seyircinin talepleri gibi kendi temsil kodlarımızı da hesaba katan bir faaliyette belirginlik kazanıyor. Daha önceki sinemanın kalıpları halkla iletişim kurmayı bir türlü başaramamış, doğrusu bunun kaygısını da taşımamıştır.

SA7002/KY13-AO207: Danıştay'ın 'Andımız' Kararı; Yaygın Yorum ve Endişelere Bakılırsa....

"Sahi durup dururken, bu konu neden yeniden gündeme sokuldu ve ülke neden yeniden eski tartışma ortamına dönüştürüldü?"


Türk Eğitim-Sen’in başvurusu üzerine Danıştay 8. Dairesi 85 yıl önce Reşit Galip tarafından yazılmış olan ve 2013 yılında Ak parti iktidarınca kaldırılmış olan ‘Öğrenci Andı’nı kaldıran işlemi hukuka aykırı buldu. 


Ak parti iktidarının onca eleştiriye uğradığı, yara aldığı ve süreç içerisinde genel kabul gördüğü bir uygulamanın yargı eliyle iptal edilmesi yargının içinde bulunduğu durumun göstergesi sayılabildiği gibi, devletin git gide hangi yöne akmakta olduğunun da bir göstergesi.

SA7001/KY69-EY237: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7000/KY58-GÖKA146: Ruh Sağlığı

"Ruhsal bakımdan sağlıklı olan insan’, yaşama sorumluluğunu üstlenebilen kimsedir. Hepimizin yaşama sorumluluğunu üstlenme biçimimiz var; önemli olan bu biçimi keşfetmemiz ve geliştirmemiz. ‘Ruhsal bakımdan sağlıklı olan insan’, yaşama korkusunu yenmiştir, hayatla baş edebilmektedir. "


Dün (10 Ekim) “Dünya Ruh Sağlığı Günü” idi. Bugün, bu vesilesiyle, 25 yıl önce genç bir hekimken, “Dünya Ruh Sağlığı Günü”nde, meslektaşlar topluluğuna yaptığım konuşmayı aktaracağım:

“Ruha sahip olan yalnızca biz insanlar değiliz; zamanın da bir ruhu var. Zamanın ruhundan bahsetmek, bireyin tarih ve toplum tarafından kuşatılmış olduğunu, bu cendereden kolayca çıkamayacağını söylemek demektir... Her tarihsel dönemin ve her toplumun kendine göre bir ‘ruh’, ‘sağlık’ ve ‘ruh sağlığı’ anlayışı var; bunu biliyoruz. Bugün de bir ruh sağlığı anlayışına sahibiz ama bu konuda konuşmak o kadar kolay değil. Zorluk, günümüzün durumundan kaynaklanıyor. Çinli bilgeler, eskiden birine beddua ederken ‘ilginç bir çağda yaşayasın’ derlermiş. Şimdi ilginç bir çağda yaşıyoruz.

19 Ekim 2018 Cuma

SA6999/KY28-ATA387: Diplomaside Almadan Verilmez

"Zaman bize, Rahip Brunson’un başrolünü oynadığını sandığımız “Al-Ver”in ne olduğunu gösterecek..."


Uluslararası politikanın neredeyse binyıllık kuralıdır bu “Al-Ver” uygulaması.

Önemli bir konu hakkında uyuşmazlık içinde olan iki devlet söz konusu sorunlu konuyu çözmek için müzakereye başlamışsa, illaki sonuca ulaşmak için karşılıklı “Al-ver” süreci içine girmesi lazımdır. Al-ver olmazsa adilane ve sağlıklı bir sonuç alınamaz. Ki, dünya siyaset tarihi bu uygulamanın yüzlerce örneği ile doludur.

SA6998/KY73-PH5: Şeyh Bedrettin Kimden Akıl Aldı?

"Mahkûmiyetimiz bitmediği, yırtık düzenimiz de bir türlü dikiş tutmadığı için çözüm arama çalışmalarımız da hiç bitmedi haliyle. Düzeni nelerin ve kimlerin yırttığı ile ilgili çeşitli telakkilerimiz mevcut."


Geçtiğimiz Eylül ayında, dünyanın önde gelen danışmanlık firması McKinsey isimi etrafında mühim tartışmalar fırtınası yaşadık. Önce, yeni 'Ekonomik Program' kapsamında maliyetleri düşürmek ve gelirleri artırmak için kurulması öngörülen 'Kamu Maliyesi Dönüşüm ve Değişim Ofisi'nin çalışmaları için McKinsey firmasından danışmanlık alınacağı söylendi. Akabinde kısa süre sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan; ‘Danışmanlık da almayacağız’ diye başka bir açıklama yaptı. 

Seçkin Deniz Twitter Akışı