20 Ocak 2019 Pazar

SA7381/ME46: "Ama Artık Siz de Biliyorsunuz"

"Biliyorum, zihnim durmuyor ve durmayacak; insanın yaptığı her şeyin doğduğu yer olduğu için durmayacak."


Otistik, dâhi, çok zeki ya da deli dediğimiz insanların dünyalarının çok farklı olduğunu hepiniz biliyorsunuz, elbette en az sizin kadar sizi inceleyen ben de biliyorum. Fakat sizin de benim de bilgilerimiz sadece 'farklı' diyebilecek şekilde yaptığımız basit, sıradan bir analojiden öteye gitmiyor. 'Farklı' açıklayıcı değil, gerçekten bilgilendirici değil. "Biliyorum" dediğinizde kesinlikle yalan söylediğinizden emin olduğunuzu bildiğiniz bir bilinmezlik dünyası bu dünya.Yani bilmiyoruz.

Bu dünyayı bize anlatabilecek birini tanıdığımı düşünüyorum. Sizden biri o. Otistik, dâhi, çok zeki ya da deli değil. Normal standartlarda yaşıyor, sizin gibi bir işi var, ailesi var, yiyor, içiyor ve uyuyor, uyanıyor, ölecek.

SA7380/SD1252: Kritik Bir An; Avrupa'da Güvencesiz İşlerle Mücadele

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, 2015 yılında Paris Kongresi'nde ETUC Konfederasyon Sekreteri olarak seçilen, İrlanda Sendikalar Kongresi'nin (ICTU) yasama ve sosyal ilişkiler eski görevlisi Esther Lynch'e aittir ve Avrupa Sendikaları Konfederasyonu'nun işçilerin güvencesiz iş sorunlarının çözülmesine yönelik beklentilerini giderecek yasal düzenlemelerle ilgili taslağın Avrupa Birliğindeki yasama süreçlerini ifade eden 'üçlü' prosedür ile komisyon, konsey ve parlamento tarafından müzakere edilme aşamasında işçiler aleyhine değiştirilmesini önlemeye yönelik bir çalışmadır. Bu çalışma aynı zamanda, kuruluşunda kavramsal ve teorik olarak vatandaşlarına daha yüksek refah seviyesi ve hayat standardı vaat eden Avrupa Birliği'nde yaşanan ve gittikçe derinleşen 'güvencesiz iş-işçi krizi'ni, somut kanıtlardan biri olarak kabul eden 'Çöken Avrupa' gerçeğini doğrudan resmetmektedir... Türkiye, iş güvencesi ve işçi haklarında Avrupa Birliği'nin mevcut krizleri ile uzaktan veya yakından herhangi bir şekilde kıyaslanamaz üstünlüktedir. Bu önemli bir tarihi andır...
Seçkin Deniz, 20.01.2019

Tackling insecure work in Europe—a critical moment

"İyi haber şu; AB’de istihdam rekor bir seviyede. Kötü haber de şu; bunların çoğu güvencesiz bir iştir ve şu anda bu trende verilecek bir direktifin bu sorunu düzeltecek kadar sert olması gerekir."

Avrupa büyüyen 'güvencesiz bir iş krizi' içinde. Noel'den hemen önce, Avrupa Komisyonu, AB'de istihdam çalışmalarında 239 milyondan fazla kişi ile, 2018 ikinci yarısında rekor seviyelere ulaştığını muzaffer bir dille ilan etmişti. Gerçekten de bu iyi haber, ancak çalışılan saat sayısının 2008 krizinden önceye göre daha düşük olduğunu kabul etmeyi göze alamayan bir haber. Bu yüzden, belki de daha fazla istihdam var, ancak daha ince bir şekilde, çok fazla insanın iyi bir yaşamı garanti etmek için çok az saatli güvencesiz işlerde çalışması yaygınlaşıyor.

19 Ocak 2019 Cumartesi

SA7379 /KY13-AO224: Siyaset Her An Değişime Gebedir

"Aslında ülkede adı konmamış bir siyasal kriz var.."


Siyasi tercihlerde, başarıdan daha öne çıkan şey parti içi dengelerdir. Herhangi bir siyasi partiyi elinde tutanlar öncelikle parti içerisinde kendileriyle yarışanları veya onlara destek olanları elerler. O nedenle; siyaset duygusallığı barındırmaz, kişisel çıkarlar her zaman parti çıkarı gibi sunularak yol alınır.

Siyaseti yakından izleyenler iyi bilir ki; siyasetin dişlileri arasında nice kaliteli insan harcanıp gitti. Yerlerini çok daha düşük vasıfta olanlar aldı. 

SA7378/SD1251: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 440 (11-15 Eylül 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(11-15 Eylül 2017)  (Eylül 2017: 5.003  Tweet+Önceki Toplam: 277.383 +5.003 = 282.386 Tweet

Faruk 🇹🇷🇵🇸 @farukonalan

Zira Ankara canlı bombasının posteriyle Londra sokaklarında Pkk'lıların yürümesine izin vermiştiniz. @UKAmbRichard twitter.com/farukonalan/st…
@Seckin_Deniz retweetledi


Ömer AYDIN @aydinomer
Carrefour'a mektup yazıp yoğurt kaselerinin üstünden haçı niye kaldırdınız diye hesap soran Valerie Boyer, Fransa'da alay konusu oldu. twitter.com/parispasrose/s…
@Seckin_Deniz retweetledi

18 Ocak 2019 Cuma

SA7377/SD1250: Yaralanmalar, Şiddet, Klişeler; Dört Madde'de Fransa'da Cinsel Tâciz-Tecavüz'ün Boyutları

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız haber Franceinfo AFP'ya aittir ve Fransa Eşitlik Yüksek Kurulu (Le Haut Conseil à l'Egalité)'nun, Perşembe (17.01.2019) günü "Fransa'da ilk cinsiyetçilik envanteri" olarak yayınlanan raporunu temel alarak, İnsan Haklarının anavatanı ve medeniyetin beşiği olarak lanse edilen Fransa'da 2017 yılında, 1,2 milyon kadının yaşadığı cinsel tâciz-tecavüz ve hakaretlerin toplumsal algılama biçiminin ve yasal takibinin ortaçağdaki düzeyinde olduğunu şu cümlelerle ifade ediyor: "Cinsiyetçilik o kadar önemsiz ki, kadınlar çoğu zaman mağdur olduklarından habersizler ve hatta şikayet ettiklerinde birçoğu şikayetlerinin kaydedilmesinden sorumlu olan polis veya jandarmaların "suçlamalarından" ve "imalarından" korkuyorlar." İki yüz yıllık bütün Batıcı çabalara rağmen Türkiye bu cümlenin muhatabı olacak seviyeye inmemiştir.
Seçkin Deniz, 18.01.2019

Injures, violences, stéréotypes… Quatre chiffres qui montrent l'ampleur du sexisme en France

Fransa Eşitlik Yüksek Kurulu-Le Haut Conseil à l'Egalité- Perşembe (17.01.2019) günü "Fransa'da ilk cinsiyetçilik envanteri" olarak sunulan bir rapor yayınladı. Ve bu rapor hala 'sexizm'in büyük bir sosyal toleranstan faydalandığını gösteriyor.

SA7376/KY1-CÇ577: Ev Sahibi

"Kaçıncı haptan sonra uyudum.. ya da uyumadım, uyumama fırsat verilmeden apar topar ambulansa zorla konuldum.. zorla olduğunu anımsıyorum.. ihbar eden ev sahibimdir. Bu apaçıktı. Kıs kıs gülüyordu beni sedye üzerinde ambulansa sokarlarken."


Anımsayabildiğim; loş ışıklar, kumaş kaplı bir koltuk -üzerinde oturduğum o koltuktu- cam sehpa, bir şişe su –iki litrelik bir şişeydi- bir bardak. Ve bardağın hemen yanında uyku problemini çözdüğü söylenen bir ilaç. Mavi bir ilaçtı. 

Uyuyamıyordum. Neden uyuyamadığımı şu an anımsayamıyorum. Uykusuzluktan oldukça rahatsızdım. İlacı elime tutuşturan bir dostum olmalıydı. Bir tanıdık. Sağına, soluna bakınmış gülerek elindekini ceketimin cebine bırakmıştı. Sanki birileri görsün istemiyordu. Beyaz bir önlüğü vardı. Hani doktorların giydiği türden. 

17 Ocak 2019 Perşembe

SA7375/SD1249: CFR'den Görselleştirilen 2019: İzlenecek Trendler- Visualizing 2019: Trends to Watch-

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin Council on Foreign Relations- ABD Dış İlişkiler Konseyi-CFR editörleri'nin beş yazarına yazdırdığı 2019 tahminlerini içermektedir. Okuyacağınız gibi beş yazar beş ayrı konu ile 2019'u sınırlamışlardır, eğer satanist küresel mekanizmaların ne tür küresel olaylar ürettiğine dair bir fikriniz varsa, beş yazarın konu edindiği beş faktörün gerçekten değer verildiği kadar önemli ve etkili bir şekilde küresel gündemde yer alıp almayacağına kolayca karar verebilirsiniz... Bu faktörler, çok daha büyük sorunların üstünü örtmek için gündemde tutulacak olan olayları inşa etmek için tasarlanmıştır ve insanların dikkatlerini dağıtmak için öne çıkarılmıştır... Türkiye'nin bu sahne oyunlarını dikkatle izlemesi gerekmektedir...
Seçkin Deniz, 17.01.2019

Visualizing 2019: Trends to Watch

Geçtiğimiz yıl (2018) vergi tarife savaşları, benzeri görülmemiş siber saldırılar ve nükleer kılıç tıkırtıları yaşandı. CFR editörleri, beş kıdemli yazardan çizelgelerle ilgili çalışma yapmalarını istedi ve onlar da 2019'da siyasi, ekonomik, çevre ve güvenlik ile ilgili gelişmelerin nasıl ortaya çıkacağını anlattılar:

SA7374/SD1248: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 439 (06-10 Eylül 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(06-10 Eylül 2017)  (Eylül 2017: 5.003  Tweet+Önceki Toplam: 277.383 +5.003 = 282.386 Tweet

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
her hal ve durumda canın sağolsun yani:))) e olsun:) twitter.com/zddemir_/statu…

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
hah ha.... insan konuşamaz hale getiriyor insanı...demek konuşmak çözüm değil:))) twitter.com/GSunesGS/statu…

16 Ocak 2019 Çarşamba

SA7373/AŞ99: Cumhur İttifakı Adana'da Nasıl İntihar Ediyor?

"Uyarıyorum, sonra kimse oturup Adanalıları suçlamasın..."


Hafta sonu Adana dışından misafirlerim vardı. Arabayla Adana turu yaptırırken, baraj seti üstünden geçişimizde,"Şimdi Manhattan'ı izliyorsunuz, az sonra Kenya'da olacağız" dedim misafirlerime. Baraj setinden batıya baktığınızda Çukurova ilçesinde birikmiş gökdelenler ve baraj gölü Manhattan görüntüsü veriyor izleyenlere, ki bunu da başka bir misafirim söylemişti. 

Setten batıya oradan da güneye dönüp ilerlediğinizde, Seyhan ilçesine geçmiş oluyorsunuz, bir süre Kenya'da imişsiniz duygusu içinizi sarıyor ve sonra istasyon civarında eski lüks Adana'yı hissedip sonra güneye doğru indikçe şehir merkezinde ve çevresinde tekrar Kenya'dayız duygusu yeniden baskın hâle geliyor ve tabi şehri ortadan ikiye ayıran Seyhan Nehri'ni geçip doğuya, Yüreğir'e geçtiğinizde 'Her yer Kenya' diyorsunuz. Yakında ilçe olarak Yüreğir'den ayrılmış olan Sarıçam ilçesi ise herhangi bir 3. dünya köyü.

SA7372/KY1-CÇ576: CHP'nin Asr-ı Saadeti'nde Sabahattin Ali-Nazım Hikmet

"Kafasında odun parçala, öldür (Sabahattin Ali).. sonra örnek diye göster, yapıtlarından övgüyle söz et.."


'Dün öyle diyordun, bugün böyle diyorsun!' demem.. dün öyle görmüşsündür.. dün öyle algılamışsındır.. bugün başka şeylerin farkına varmışsındır.. değişmişsindir.. sanırım Gurvitch'ti 'Ben yaşıyorum.. ölmedim.. son sözümü söylemedim..' demişti, kendisinin düşüncelerini kaynak verene.. 


Yani ahretlik, dün başka türlü düşünüyor olabilirsin.. değişim.. gelişim.. doğaldır.. doğal olmayan geçmiş dönemi (CHP örneğinde olduğu gibi) Asr-ı Saadet bilip, o döneme dönülmesi gerektiği savında olmak.. hem o dönemi savunup hem de o dönemin mahkum ettiklerini rehber edindiğini (Sabahattin Ali, Nazım Hikmet örnekliğinde olduğu gibi) rehber edinilmesi gerektiğini söyleyemezsin.. sen yeni bir dünya inşa etmek için çırpınmıyorsun ki onları rehber edindiğini söyleyesin.. adamlara garezin ne?

SA7371/Sonsuz Ark-YD136: Bakteriyel Hücre Duvarı, Antibiyotikler ve Yaşamın Kökeni

"Araştırmada elde edilen çarpıcı ilk bulgulardan birisi, bu bakterilerin, bölünme için normalde gerekli olan mekanizmadan tamamen bağımsız olduklarıydı."


Hollandalı bilim insanı Antonie van Leeuwenhoek, 17.yüzyılda, bir mikroskop aracılığıyla tek hücreli organizmaları gözlemleyen ilk kişi olmuştur. Leeuwenhoek, gözlemlediği bu canlılara kendi ifadesiyle “mikroskobik hayvanlar” ismini vermişti. Leeuwenhoek’un bu gözleminden neredeyse üç yüzyıl sonra bizler, ölümcül hastalıkların kaynağı olabilen bakteriler, endüstriyel enzimler, muhteşem şarap ve biraların yaratıcısı mikroorganizmalar hakkında çok şey öğrendik.

15 Ocak 2019 Salı

SA7370/SD1247: Kader; Tanrı Düşmanı İnsan ya da Şeytan'ın Tanrılığını İlan Ettiği Krallık

"Türkiye, Şeytan'ın Krallığı'nın tamamen tesis edilmesinin önündeki en büyük beşerî engeldir ve 'Kaderinden kaçamazsın" diyen Şeytan'ın ve uşaklarının karşısına dikilerek özgür iradesini ve aklını kullanmaktadır; bu zayıflatılması gereken değil, güçlendirilmesi gereken doğru bir tutumdur."


Hollywood filmlerinde sık sık kullanılan ve yapımcıların ve senaristlerin başrol oyuncularına söylettiği, izleyicilerin bilinçaltına yerleştirilen tanıdık bir slogan vardır: "Kader'inden kaçamazsın!" Tanıdık, çünkü Tasavvuf merkezli din algısında hemen her tür faşizan uygulamayı meşrûlaştıran "Kaderin böyleymiş, kaderinde böyle yazılmış, elinden bir şey gelmez" sloganları 1200 yıldır müslüman halkların bilinçaltına, inanç sisteminin merkezine imanın şartı olarak yerleştirilmiştir. 

SA7369/SD1246: "sürü sıcaktır, başlangıçta" /21.02.2005/ 316. patika



...neydi o?...
...berhüdar olmaklığa râm olduğun ve peşinden koştuğun...
...birilerine bağlı kollarla, bir yerlerden üreyen nefeslerle yol almaya inatlandığın şey neydi?...
...yahut; geriye dönememekliğe giden her yolu neden seçtin?...
...birilerine bağlı kolların, bağlarından koparılırsa ya?...
...sen koparmaya meyledersen ya da?...
...hangi cesaretle ayakta duracak ruhun?...
...öyle ki; sürüden ayrılanı kapar kurtlar, demişlerdi sana...
...kandırıldın mı sahi?...
...sırf sürüye dâhil olmanı teşvik edenlere kandığın için sürüden ayrılırken de korkacak mısın, kurtlara kapılmamak adına?...

14 Ocak 2019 Pazartesi

SA7368/KY1-CÇ575: Tartışma

"İlginç olan karşıtlardan daha şiddetli tartışmaların da aynı ideolojiyi, aynı ütopyayı, aynı inancı paylaşanlar arasında ortaya çıkması."


Tartışmak neredeyse insanın –etten kemikten varlık olan insanın- doğası gibi bir durum. Bu etten kemikten canlı, yani biz, tartışmaktan büyük bir haz alıyoruz. Neredeyse günün her saatinde bir tartışma konusu içinde buluyoruz kendimizi. Kimbilir rüyasında kendisiyle tartışan insanlar bile vardır! 

Niye tartışırız? Tartışmanın temelinde ne var? Kuşkusuz tartışmanın temelinde neyin ne olduğuna duyulan merak var. Hatta bir itki bile diyebiliriz. İtki diyebiliriz zira insan doğuştan –bir kuş, bir arı, bir ot gibi- kendisi ve çevresi ile ilgili bilgilerle yeryüzüne adım atmıyor. Merak içinde çevresine, kendisine bakıyor. Neyin ne olduğu hakkında birtakım bilgiler bu bilgiler temelinde yargılar ediniyor. Tartışma da bu minval üzere meydana çıkıyor. Bilmek için çıkılan bir yol yahut bildirmek için çıkılan yolda edindiği yargılarla kişiliğini temellendiriyor. Kişi ya kendisinin doğru bildiği bir şeyi karşısındakine anlatma gayretine düşüyor ya muhatabının doğrusunun yanlışlığını gösterme gayretine. 

SA7367/KY59-MLÖZ62: Safsata

"Bu zamana kadar hiçbir canlı ölümden kaçamadığı için bu fikir bize çok uçuk ve fantastik gibi görünse de, “Ölümsüzlük satıcısı” sıfatını taşıyan birileri var bu dünyada. Nitekim talep varsa, arz da vardır. Ölümü erteleyecek buluşların ne kadar büyük talep gördükleri ise ortadadır."


İnsanlar hep ölümsüzlüğü arzulamışlardır. Çünkü bir insan için hayatının bir gün son bulacağı düşüncesi, hayatında var olan her şeyi de anlamsızlaştırır aynı zamanda. Ölüm ise hep insanları peşlerinden kovalamıştır. Sonsuzluğa inanmak insanın yaratılış kodlarında vardır. Bunun içindir ki İlahî kaynaktan gelen bilgilere iman edenler, sonsuz yaşama inanmak ve buna uyum sağlamakta hiç bir zaman zorluk çekmemişler, bilhassa ölümden sonra hesabın da olacağını göz önünde bulundurarak ölümden sonraki hayatları için hazırlık yapmaktan geri durmamışlardır.

Seçkin Deniz Twitter Akışı