22 Temmuz 2019 Pazartesi

SA7851/SD1433: Sıkıntı (Roman); Giriş 2

"Düzenli bir şekilde dizilen mezarların arasındaki parke taşlı yoldan birlikte yürümeye başladık. Hiç bir soru sormamaya kararlıydım, onlar bu olan biteni anlatana kadar."


Cami, ufuktaki beyaz çizgiyle hafifçe kararan havaya karşılık iyi ışıklandırılmıştı. Ezan bittiğinde büyük ve derin bir sessizlik bir an her yeri kapladı, ardından müezzinin kamet getiren sesini duydum. Birkaç basamaktan oluşan mermer merdiveni tırmandım, ayakkabılarımı çıkardım, rafa koydum ve içeri girdim. Hızlıca caminin içinde göz gezdirdim, müezzin, imam ve yirmi iki kişiden oluşan iki saf halindeki cemaat ayaktaydı;  ben de ikinci safta yerimi aldım. Akşam namazı için niyet ettim ve kametin bitmesini bekledim. Kametin bitiminde imam "Allah-u Ekber' diyerek tekbir getirdi ve namaza başladık.

SA7850/SD1432: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 508 (21-25 Ağustos 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(21-25  Ağustos 2018)  (Ağustos 2018: 4.644  Tweet+Önceki Toplam: 327.430 +4.644 = 332.074 Tweet

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
Karine yediriyorum senin gibilere twitter.com/SerhatEb/statu…

Timeturk
   
@timeturk
Refah Sınır Kapısı yarın açılıyor timeturk.com/refah-sinir-ka…
@Seckin_Deniz retweetledi

SA7849/KY1-CÇ655: Robotik Çağ

"Sanırım robotik çağda insanın payına düşen gevezelik olacak. İnsan en iyi yaptığı şeyi –boş boş konuştuğu, tıpkı bu yazı gibi- yapacak. Masal anlatacak. Öykü anlatacak. Korkular ekecek, umutlar vaaz edecek. Savaşlar bitecek mi?"


Yeni bir çağın ayak sesleri duyuluyor. Duyma yetisi, görme yetisi duyarlılığı diri olanlarca bu görülüyor. Adı bile hazır. Robotik Çağ. Duyarlılığı diri olan ve gelenin ayrımında olanların kiminde bir korku bir endişe hâkim. Kimi oldukça iyimser. Korkunun endişenin sahipleri Robotlarla İnsanların olası savaşı! Böyle bir olasılık var mı? 

21 Temmuz 2019 Pazar

SA7848/TG263: ABD Dış Politikasında Dönüm Noktası mı?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Türkiye ve Erdoğan düşmanı, 15 temmuz Darbesi'nin planlamacılarından, CIA eski ortadoğu şefi Graham E. Fuller'in  'ABD Dış Politikasında Dönüm Noktası mı?'  başlıklı sunumuyla, Brown Üniversitesi Watson Uluslararası ve Halkla İlişkiler Enstitüsü'nde kıdemli bir araştırmacısı olan Stephen Kinzer'e aittir ve başlığı analizin içeriğini olduğu gibi özetlemektedir: '(Solcu) Soros ve (Sağcı) Koch Şaşırtıcı Bir Girişimle ABD'nin 'Sonsuz Savaş' Politikasını Sona Erdirmek Üzere Bir Araya Geldi' Bu iki kan dökücü ismin finanse ettiği diğer tüm düşünce kuruluşlarına zıt bir felsefe ile  'Quincy Enstitüsü' adında yeni bir enstitü kurarak, şu ana dek özetle bu iki finansörün de desteğiyle çalışmalarını sürdüren ve dünyayı renkli devrimler ve ayaklanmalar ve terör dahil kana boğan diğer enstitülere karşılık 'yaşa ve yaşat' prensibine dayanan bir dış siyaset anlayışını savunmayı planlamaktadır.  Stephen Kinzer'e göre "'Quincy Enstitüsü'nün 2019’un sonuna kadar dört adet rapor yayınlanması hedefleniyor: Bunlardan ikisi Ortadoğu ve Doğu Asya’ya yönelik alternatif yaklaşımlar sunarken, bir tanesi  “sonsuz savaş konseptinin sonlandırılması” ve diğeri de “dış politikanın demokratikleştirilmesi” üzerine olacak." Açık Toplum ve demokrasi söylemi ve parası ile bütün dünyada terörün yayılmasına, normalleşmesine ve devlet otoritesinin çökmesine neden olan Solcu Soros ile hemen bütün dünyada  parası ile sağcı ideolojileri, ırkçılığı besleyen ve nefretin yayılmasına ve normalleşmesine neden olan Sağcı Koch'un böyle ortak bir hedefe odaklanması normal değildir; kendi ürettikleri savaşa ve kaosa karşı mücadele etmeleri anlaşılır ve inanılır değildir. Önceki politikalarının da bir tür itirafı olan yeni yaklaşımın sahnedeki şovu kremalı, soslu kek gibi iştah çekici görünse de kanla beslenen bu yaratıkların 'iyi' bir şeylere odaklanmasını beklemek saflık ve ahmaklık olarak değerlendirilebilir. Siyonist yahudi bu dörtlünün, Fuller-Soros-Koch üçlüsünün ve bu üçlüye ek olarak yorumcu Stephen Kinzer'in siyonist ve şeytanî olmayan herhangi bir yaklaşım içinde olabilmeleri imkansızdır. Dünyanın kurulan yeni tuzaklara karşı temkinli olması gerektiğini düşünüyoruz. 2010'da Türkiye ve İran'ı öne çıkardıklarını iddia etmelerinden sonra Türkiye ve İran kan gölüne döndü ve iki ülke 9 yıldır savaşlarla, kaoslarla, terör, darbe, ekonomik kriz ve kuşatmalarla mücadele ediyor. Kinzer'in 13 Haziran 2010 tarihli 'Bir Sonraki Güç Üçgeni'  başlıklı yazısının giriş cümlesi şöyleydi: "Amerika'nın Orta Doğu'daki gelecekteki ortakları neden Türkiye ve İran olmalı? Evet, İran"  Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ı görevden alan  ve Ruhani'yi göreve getiren İran ABD ile ortak çalıştı, Suriye ve Irak'ta milyonlarca müslümanı katletti ve şimdi Amerikan ambargolarıyla boğuşuyor. Erdoğan liderliğindeki Türkiye, İran'ın aksine 'Stratejik ortağı' ABD'nin talimatlarına uymadığı için 2010'dan bu yana artan terör, darbe, savaş tehditleriyle meşgul. Hatta Pentagon, 50 yıllık gizli projesi FETÖ'yü da Türkiye'yi yönetmeye devam edebilmek için önce masaya, sonra  15 Temmuz'da sahaya sürmek zorunda kalmıştı. Analizin 'büyüleyici' aldatmacalarına kapılmadan okumanızı tavsiye ediyoruz.
Seçkin Deniz, 21.07.2019


Turning Point in US Foreign Policy?

Uzun süreden beri çöküşe doğru sürüklenen ve pasifize olan Amerikan dış politikası kökten bir değişim mi geçirmek üzeredir?

Bugün usta gazeteci Stephen Kinzer tarafından Boston Globe’da yazılan bir makalede, ABD dış politikası, Amerika’nın dünyadaki yeri ve sınırsız savaştan yerli ulus inşasına kadar önceliklerde büyük bir değişime yönelik devrimci etkileri olacak heyecan verici haberler yer alıyor. Bu makale, sahip olduğu büyük önem nedeniyle, aşağıda tam metin olarak alıntılanmıştır.

20 Temmuz 2019 Cumartesi

SA7847/KY13-AO287: 'Ayşe Tatile Çıksın!'

"Geçmişte yaşananları öğrenmek ise geleceğe sahip çıkmak son derece önemli."


“Türkiye, Kıbrıs’a müdahale ederse, bir günde Konstantinapolis’deyiz.”
Atina Radyosu, 19 Temmuz 1974

Ecevit, Kıbrıs’ta yaşananlar karşısında adaya İngiltere ile birlikte müdahale etmek istiyordu. Bu nedenle Ecevit, İngiltere’de görüşmeler yaparken, yerine vekalet eden yardımcısı Erbakan, İngiltere’den olumlu bir cevap gelmeyeceğini düşünerek adaya müdahale kararı aldı..

Atina radyosunun Türkiye’ye meydan okuyan açıklamasının ardından, 20 Temmuz saat 05.00’de uçaklarımız havalandı ve İngiltere’den beklediği olumlu cevabı alamayan Başbakan Ecevit,yurda dönüşte, saat 06.10’da Kıbrıs’a çıkarmanın başladığını açıkladı. Saat 08.30 olduğunda ise Türk askeri Kıbrıs’a ayak basmıştı.

SA7846/SD1431: Bir Zamanlar Japonya, Şimdi Çin

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz Morgan Stanley Asia'nın eski Başkanı ve şirketin baş ekonomisti, Yale Üniversitesi Jackson Uluslararası İlişkiler Enstitüsü ve Yale Üniversitesi İşletme Fakültesi kıdemli öğretim görevlisi Stephen S. Roach'a aittir. Analiz ABD-Çin Ticaret Savaşlarında  her iki dönemde de vergi indirimleri ile bütçe açıklarını arttıran, makroekonomik bütçe dengelerini ve dış ticaret açıklarını yönetemeyen asıl suçlunun ABD olduğunu, 1980'lerde Başkanlık yapan eski Hollywood film yıldızı Reagan'ın başarısız yönetiminin cezasını 30 yıldır ekonomisi durgunlaşan Japonya'ya ödettiğini, bugün de bir televizyon yıldızı olan Trump'ın aynı senaryoyu Çin'e uyguladığını, ancak bu kez aynı sonucu elde edemeyebileceğini iddia etmektedir. Yazar, aynı zamanda Modern Para Teorisi olarak ileri sürülen ve uygulanmak istenen yeni yaklaşıma göre FED'in bütçe açıklarını ve yatırımları finanse etmesini saçma buluyor ve kendisi ve benzerleri için önemli olan sorunların klasik neocon- neoliberal teorilerin uygulanmasıyla çözüleceğine inanıyor: "Amerika, GSYİH'sının % 18'ini yutan bir sağlık sistemi, dünyanın en büyük yedi askeri bütçesinin toplamını aşan savunma harcaması ve GSYİH'nın % 16,5'i ile federal hükümet gelirini son 50 yılın ortalaması olan % 17,4'ünün oldukça altına düşüren vergi indirimleri ile kek yemek istiyor." Batı'daki bu tartışmaların dünyanın şimdiki zamanını ve geleceğini etkilediğini görüyoruz. Egemen güçler arasında teori savaşlarının yaşandığını ya da egemen güçlerin neoliberal politikalarının halklara yaşattığı yoksulluğa, eşitsizliğe ve dev tröstlerin sömürüsüne karşı çıktığını iddia edenlerin hızla arttığını ve güçlendiğini, bunun küresel sistem için büyük bir tehdit olarak algılandığını anlayabiliyoruz. Şu anda da her iki grubun da küresel sistemin bir parçası olarak çalıştığını ve bir grubun yine insanları ve beklentilerini manipüle ederek 'İlerici Kapitalizm' adı altında egemenliklerini sürdürmeye çalıştığını düşünüyoruz.
Seçkin Deniz, 20.07.2019

Japan Then, China Now
"1980'lerde Japonya, ABD'ye en büyük ekonomik tehdit olarak gösterildi ve fikri mülkiyet hırsızlığı iddiaları Amerikalıların suçlamalarının sadece bir parçasıydı. Otuz yıl sonra, Amerikalılar Çin'i kötü adam haline getirdi, tıpkı otuz yıl önce aynen aynaya bakmaları gerektiği gibi."

“Hükümetler Amerikan ürünlerinin taklit edilmesine veya kopyalanmasına izin verdiğinde, geleceğimizi çalıyorlar ve artık bu serbest ticaret olmuyor.” dedi. ABD Başkanı Ronald Reagan, Plaza Anlaşması’nın Eylül 1985’te sona ermesinden sonra Japonya’ya yönelik eleştirilerinde. Bugün, birçok açıdan, bu gün yaşananlar 1980'lerdeki filmin bir versiyonunu andırıyor, ancak başkanlık rolündeki bir Hollywood film yıldızı yerine bir televizyon yıldızı ve Japonya'nın yerine yeni bir kötü adamla oynanıyor.

19 Temmuz 2019 Cuma

SA7845/KY26-CA223: Yaptak Değil, Sözü Olan Sinema

"Bir film size içinde bulunduğunuz karmaşa içinde başka türlü bakma sebeplerini gösteriyorsa, bunun için sahip olduğunuz gücü ve umudu harekete geçirebilecek açılar sunuyorsa, “bu başkaymış” dersiniz. Başka türlü bir sinema kuşkusuz seyredilmekle kalmaz, seyirciyi içine dâhil eder ve bunu da bir illüzyonla yapmaz. Gerçeğin büyüsünün keşfi için de ne çok emek vermek gerekiyor!"


Filmi nerede izlenirse izlensin, önemli olan kandırılmaya izin vermeyen uyanık bir seyirci bilinci. Bu bilinci geliştiren ise elbette katlımı mümkün kılan bir sinema. Sadece vakit geçsin diye ekranda bir şeylerin akmasını isteyen bir seyirci değilseniz, bir süre sonra seçtiğiniz filmdeki lego düzenini ayırt etmeye başlıyorsunuz. Bu da sinemanın bir türü, beri taraftan, sinema sanatının hayalde başlayıp temsil ve tasvirle, resim ve fotoğraflarla oluşan uzun yolculuğu çok daha iyi hikâyelerle sürmeli, bunu beklersiniz. 

SA7844/KY1-CÇ654: Duvarlar

"Boğuluyorum. Duyulmaz çığlıkların sahibiyim. Çığlıklarım yankılanmıyor bile."


“Yazmak bir çağrı, bir umut olmuyorsa yolunu kaybeden yolcu için yazmak niye? Yazmak muhatabını götürmüyorsa bir düş ülkesinden öte yazmak niye? Yazı bir çağrıdır çağlar ötesine. Buraktır, refreftir. Vahaya ulaştıracak rehberdir değilse yazmak niye?” türünden sorular soruyorum ve yanıtlar veriyorum, sonra birden boğulduğumu hissediyorum, nefes almakta zorlanıyorum. Boğuluyorum. 

SA7843/KY69-EY358: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


18 Temmuz 2019 Perşembe

SA7842/SD1430: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 507 (16-20 Ağustos 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(16-20  Ağustos 2018)  (Ağustos 2018: 4.644  Tweet+Önceki Toplam: 327.430 +4.644 = 332.074 Tweet

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
Sizin de bayramınız mübarek olsun twitter.com/mustafaekici23…

Mehmet Kemal Firik @mekefe2
BAE #Etiyopya ve #Eritre ile birlikte Etiyopya'dan Kızıldeniz'e ulaşacak bir petrol boru hattı üzerinde anlaşma sağladı Güney Sudan ve Etiyopya petrolü Kızıldenize akacak bu şekilde #Cibuti #Somali ve #Sudan yalnızlaştırılacak BAE Somali ve Cibuti'ye karşı #Afrika pic.twitter.com/PUbq6ykmlw
@Seckin_Deniz retweetledi

17 Temmuz 2019 Çarşamba

SA7841/Sonsuz Ark-YD162: Kütleçekim Bir Yasa mıdır, Yoksa Bir Kuram mıdır?

"Bilim dilinde kuram, ele alınan konu hakkındaki tüm olguları, yasaları, çıkarımları ve sınanmış hipotezleri kapsayabilen, iyi doğrulanmış bir açıklamadır. Einstein’ın genel görelilik kuramı, nesnelerin neden düştüğünü doğru biçimde açıklar."


Neden Newton‘un evrensel kütleçekim yasası diyoruz da, Newton‘un evrensel kütleçekim kuramı demiyoruz? Acaba Einstein‘ın genel görelilik kuramı, Newton‘un kütleçekim yasasından daha mı değersiz? Ne de olsa günlük dilde “yasa” sözcüğü, “kuram” sözcüğünden daha güçlü bir anlama sahip.

SA7840/KY29-YA107: Kıbrıs'ta Türk Toprakları Nasıl El Değiştirdi?

"Ve yasal olmayan yollardan “yasal sahip” payesini kazanan Rumların, yıllarca kanunsuzca üzerinde oturdukları toprakları geri alabilmek için kapı kapı gezerek yaptıkları kara propagandaya alet olanlara sesleneyim; Kıbrıs Türk’ü borçlu değil 136 yıllık alacaklı."


Dünyanın ilk 5 yıldızlı otellerinin bulunduğu, dünyanın en ünlü aktör ve aktristlerinin müdavimi olduğu tatil beldesi Maraş.

Bundan 7 yıl kadar önce Amerikalı, AB’li yetkililerin gizlice bölgeyi gezmesinin ardından “verildi, veriliyor” söylentileriyle haberlerimize konu olan Maraş, bugünlerde yine gündemin başköşesine yerleşti.

SA7839/KY13-AO286: FETÖ'nün Siyasî Ayağı

"15 Temmuz’u bir kez daha hatırlayın!"


“15 Temmuz darbesi, bölgeyi şekillendirmeye çalışan aktörlerin, stratejik hedeflerinin önünde engel gördükleri bir hükümeti devirme ve ülkeyi Türkiye’yi teslim alma hamlesiydi.” 
Mustafa Güldağı (Kuşatma)

Darbeciler onlarca uçaklarla, tankla, tüfekle, köşe başlarına diktikleri keskin nişancılarıyla insanları katlederken, darbeciler ülkenin Cumhurbaşkanını ele geçirmek, öldürmek için hareket etmişken, Başbakan, Bakanlar, Parlamenterler büyük tehlike altındayken sen hava alanına iniyorsun, o havaalanını kuşatmış olan darbecilerin tanklarının arasından geçiriliyorsun ve belediye başkanının evine gidip bu manzaraları izliyor, olanları adeta zevkle izliyorsun.

16 Temmuz 2019 Salı

SA7838/SD1429: "kadın ruhu'nun varlığına dair spekülasyonlar" /27.11.2004/ 290. patika



...birileri, 'kadınların ruhu yoktur', tezi üreterek saçmalamayı denediler, diyelim...
...hakları bu ya, insan yaratıcıyı bile yok sayma cesaretinde bulunan tezler üretmiştir, kadının ruhu nedir ki?...
...kesin değil; ama iddia edildiği gibi kadının bedeni ademden türemiş olabilir, bizler de annelerimizin bedeninden türüyoruz...
...dilediğini yaratabilen Allah, erkeğin ruhundan kadının ruhunu yaratamaz mı?...
...erkeğe farklı bir ruh veren Allah, kadına neden vermesin ki?
...insandaki mükellefiyet, insanın insan olmasındaki temel yeterlilikleri gerektirir...
...insan ruh ve bedenden müteşekkil ise, bedeni var ise ruhu da olmak zorundadır, ya değilse o insan olamaz...
...ruh barındırdığı belli iken ve ölürken insan, ruhun alıp gittiği tüm özellikler bedenden ayrıldığı için açıkça ortada olan özellikler ne olacak peki?...

SA7837/SD1428: Neoliberalizm Sonrası

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Roosevelt Enstitüsü Baş Ekonomisti, Columbia Üniversitesi Profesörü Nobel ödüllü Joseph E. Stiglitz'e aittir. Stiglitz ikinci dünya savaşından sonra siyonist/satanist/masonluğun Yeni Dünya Düzeni olarak tanımladığı darbeci, terörist, ahlaksızlık, kan dökücü, soygun ve sömürü düzeni olan Neoliberalizm'i başarısız, ölü ve gömülü  olarak ilan etmektedir: "Neoliberal deney - zengin, işgücü ve ürün piyasalarının serbestleştirilmesi, finansallaşma ve küreselleşme üzerindeki vergileri düşürmek - olağanüstü bir başarısızlıktı. On yıllarca süren durgun ve hatta düşen gelirlerden sonra, neoliberalizm ölü ve gömülü olarak ilan edilmelidir." Stiglitz'in ölü Neoliberalizm'e alternatif olarak dört adımda sunduğu İlerici Kapitalizm, karşıt Kapitalist-Komünist ideolojiler gibi Neoliberalizm'in ürettiği bütün sorunlara karşı konumlanmaktadır: birincisi piyasalar, devlet ve sivil toplum arasındaki dengeyi yeniden sağlamak; ikincisi, ulusların servetinin” bilimsel araştırmanın ve büyük insan gruplarının ortak iyiliği için birlikte çalışmasına izin veren sosyal organizasyonun sonucu olduğunu kabul etmek; üçüncüsü, artan yoğunlaştırılmış pazar gücünü sorun olarak ele almak ve dördüncüsü, ekonomik iktidar ile politik etki arasındaki bağı koparmaktır." Bugün Türkiye, Erdoğan liderliğinde, batının bugün çözüm olarak gördüğü ve dört maddede  İlerici Kapitalizm olarak tanımlamaya çalıştığı şeyi ve daha fazlasını başarmış olmanın avantajlarıyla çaresizlik içinde kıvranan Batı'ya karşı insanlığa umut olmaktadır. Daha doğrusu Erdoğan'ın 2002'den beri karşısına çıkan  terör, yargı-emniyet darbesi ve 15 Temmuz 2016'da durdurduğumuz askeri darbe ve suikastler dahil bütün engellere rağmen Türkiye'de her alanda ürettiği sinerji Batı'nın küresel anlamda gizli ajandalarının deşifre olmasını sağlamış ve bütünüyle çöküşünü hızlandırmıştır. Analizin bu gerçeği netleştirdiğini düşünüyor ve istifadenize sunuyoruz.
Seçkin Deniz, 16.07.2019

After Neoliberalism
"Geçtiğimiz 40 yıl boyunca, ABD ve diğer gelişmiş ekonomiler, düşük vergiler, serbestleşme ve sosyal programları kesecek serbest piyasa gündeminin peşinde koştular. Artık bu yaklaşımın olağanüstü bir şekilde başarısız olduğuna dair hiçbir şüphe olamaz; sorulacak tek soru şudur; daha sonra onun yerine ne gelecek - ve ne - gelmeli?"

Ne tür bir ekonomik sistem insan refahı için en elverişli sistemdir? Bu soru şu anki dönemi tanımlamaya başladı, çünkü Amerika Birleşik Devletleri ve diğer gelişmiş ekonomilerdeki 40 yıllık neoliberalizmden sonra neyin işe yaramadığını biliyoruz.

15 Temmuz 2019 Pazartesi

SA7836/SD1427: Sıkıntı (Roman); Giriş


SA7835/SD1426: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 506 (11-15 Ağustos 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(11-15 Ağustos 2018)  (Ağustos 2018: 4.644  Tweet+Önceki Toplam: 327.430 +4.644 = 332.074 Tweet

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
gece gece başıma bir iş açtın ki yayını hazırladım, ama düzenlenmesi ve senkronize edilmesi gerek... onu da yarın halledeceğim... senin bahsettiğin problem de var ve aradaki bağı somutlaştıracağım, ama yarın... şimdi yayında:) sonsuzark.com/2018/08/sa6666… twitter.com/ertugrul_aydin…

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
Giriş notlarımdan bir analiz hazırlıyorum:) twitter.com/ertugrul_aydin…

SA7834/KY1-CÇ653: İdealizm Yanılsamasında Savrulan Kişilikler

"Sorunumuz reçetenin sağın olup olmaması değil, edimlerin reçeteye uygunluğunun belirlenimi."



Dünya görüşü bağlamında olduğu/bulunduğu yerin olması/bulunması gereken yer olduğu yargısının isabetli olduğunun söylenmesi –bir başka deyimle nesnelliği- için bulunulan yargının serimlenmesinin zorunluluğu bulunulan yargının kendisinde zorunlu olan gerekirlilikte içkindir. Bu bulunulan her yargıda böyledir. Serimlenmenin zorunluluğu tüm yargıların temel gerekçelerinde içkindir.

SA7833/KY13-AO285: Seçim Ortaklarının PKK'nın Yaktığı Ormanlar Karşısında Suskun Kalma Diyeti

"Değil ormanlarımız, ülke elden gitse HDP/PKK darılmasın diye seçim ortakları seslerini çıkaramazlar!‬"


Bu ülkeye elinden gelen her kötülüğü yapan taşeron terör örgütü şimdi de ülkenin ormanlarını yok ediyor. İstanbul ve Muğla yangınlarını üstlenen PKK olunca, İmamoğlu ve seçim ortaklarından tık yok!

‪İşin ucunda PKK varsa, yerel seçimde birçok yerde onların sayesinde seçim kazanıldığını dikkate almak durumundalar.!Yoksa “koltuklarınızda HDP sayesinde oturuyorsunuz”un ardından çok daha ağırı gelir, sus, pus olmayı sürdürürsünüz.

14 Temmuz 2019 Pazar

SA7832/KY59-MLÖZ70: Cinayet

"Hâkimin sesi birden onu kendine getirdi. Nasıl oldu anlamadı, ama mahkeme salonunda olduğunu bile unutmuştu." 



“Yaz kızım: Sanık bağsız olarak huzura alındı, kimlik bilgileri soruldu, hakları ve yükümlülükleri anlatıldı, ifadesinin alınmasına geçildi. Sanığa olay günü saat akşam on altı - on yedi sıralarında nerede olup ne yaptığı soruldu.”

Mahkeme heyeti giriş kapısının karşısındaki duvar boyunca uzanan kürsüde yerini almış, kürsünün önündeki kâtip masasında oturan genç kadın hızlıca parmaklarını klavyede gezdiriyordu. Ceviz rengi masaların, siyah deri döşemeli sandalyelerin bulunduğu duruşma salonunda ciddiyet hâkimdi.

SA7831/KY1-CÇ652: İsmet Özel ya Konuştuğu Dili Bilmiyor ya 'Dil Nedir?'i

"Araplık dildir!" (hadis olduğu söylenir.. hadis mi değil mi sahih mi mevzu mu bilmem ama) mükemmel bir kavim, ırk, etnik köken tanımlamasıdır..


Can sıkıntısı.. bellek yoklaması.. bugün iki yerde İsmet Özel'le karşılaştım (sanal mekânda) ve tezi düştü aklıma.. ne kadar süslü püslü sözcüklerle inşa edilmiş olursa olsun tezinin temeli çürük.. hem teolojik (Hucurat 13. ayet) açıdan hem linguistik açısından temelsiz..

SA7830/KY13-AO284: Züğürt Ağa Kim?

"Telefonlarımıza çıkmayan, günlerce randevu vermeyen, binbir güçlükle ulaşıp, ilettiğimiz haklı bir sorunu çözmek için kılını kıpırdatmayan bu milletvekilleri bakanlara hangi sorunları ileteceklerdi de iletememişler doğrusu merak ediyorum?"


Cumhurbaşkanı/Ak Parti genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Haziran İstanbul seçiminin ardından üçüncü kez Ak Parti milletvekilleriyle toplantı yaptı.


Basına yansıyan haberlere göre milletvekilleri toplantıda bakanlara ulaşamamaktan yakındı. Ak Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, içinde bulundukları durumu izah için, 'Züğürt Ağa' örneğini verince, Cumhurbaşkanı Erdoğan "Züğürt Ağa kim?" diye sordu.

13 Temmuz 2019 Cumartesi

SA7829/SD1425: Anlatsanıza Riyâkârlar; Sizde mi Hainsiniz?

"Niye anlatmıyorsunuz, Masonik/Gladio örgütlenmesi bu gün daha güçlü bir şekilde Türkiye'yi yıkmak için çalışıyor, niye susuyorsunuz? Sizde mi hainsiniz?"


Kusura bakmayın dostlar. Bu memleketin doğru bir özgeçmiş sorgulamasına ihtiyacı var; hepinizin gerçekte suçlu olanları ölürken badem gözlü olarak tanımlama özgürlüğünüz olabilir, ancak geleceğin bizden hakikat gibi bir alacağı var; çocuklarımıza doğruyu miras bırakmak zorundayız.

Geçmişte karanlık odaklarla ilişkileri olanların, bize gerçeği anlatmadan bu dünyadan çekip gitmelerini affedemem; çünkü yaptıkları şeylerin sonuçlarını milyonlarca doğmuş doğmamış insan çekiyor.... ki onlar da basit birer insan, milyonlarca insanın vebalini yüklenmeleri suçtur.

SA7828/SD1424: ABD'nin Ağır Borç Krizi; Modern Parasal Kaçınılmazlıklar

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, bir finans şirketinin ortağı olan Robert H. Dugger'a aittir ve ABD'nin yaşadığı Ağır Borç Krizi'nden çıkmak için üretilen Modern Para Teorisi-Modern Monetary Theory (MMT)'ye yönelik olumlayıcı değerlendirmeler içermektedir. "MMT, gerekli değişiklikleri yapmanın bir yolu olarak görülmektedir. Bir hükümetin kendi para birimiyle borç alırsa istediği kadar harcama yapabileceği ve merkez bankasının hükümetin borcunu, kabul edilemez ölçüde yüksek bir enflasyon üretmediği sürece gerektiği kadar satın alabildiği kanısındadır." diyen Dugger, FED'in Hükümet'in borçlarını satın alabilmesinin koşullarını izah etmeye çalışmaktadır. ABD devleti borçlarını ödemekten ziyade, kendi parası cinsinden borçlanma özgürlüğünü kullanmaya zorlanmakta, ABD ekonomisi de parasal olarak sonsuza dek genişleme riski altında her geçen gün daha da çökmektedir. Dünyanın en iyi ekonomistlerinin herhangi bir çözüm bulamadığı bu derin krizin savaşlarla atlatılmaya çalışılması dünya için gerçek bir tehdittir. Bugün Başkan Trump'ın dünyayı açık şantajlarla ve yaptırım tehditleriyle alt üst etmesinin açıkça Suud hanedanı gibi diktatör yapılardan para istemesi ABD'nin yaşadığı sefaletin en net örneklerinden biridir. Türkiye, S400'leri teslim aldığı bugünlerde ABD'nin tehditlerine karşı aldığı/alacağı tedbirleri dikkatle planlamalıdır.
Seçkin Deniz, 13.07.2019

Modern Monetary Inevitabilities

"Cesur ve yeni bir sınırı temsil eden Modern Para Teorisi ile ilgili tüm söylemler için, ABD Federal Rezerv Bankası (FED)'in 1940'larda savaş harcamalarını finanse ettiğini, ABD'nin daha önce bu yoldan geçtiğini unutmak kolaydır. O zaman, şimdi olduğu gibi, sorun devlet borcu ile ilgili değil, borcun amacı ve gerekçesiyle ilgiliydi."

Yakın tarihli bir Proje Syndicate yorumunda, Austin'deki Teksas Üniversitesi'nden James K. Galbraith, Modern Para Teorisi-Modern Monetary Theory (MMT)'ni savunuyor ve MMT, federal açıklar ve merkez bankası bağımsızlığı arasındaki ilişkiler hakkındaki yanlış anlamaları düzeltiyor. Ancak Galbraith, belki de en önemli olanı araştırmıyor: MMT'yi etkili bir şekilde uygulamak için gereken politik koşullar.

SA7827/KY13-AO283: Türkiye'de İki Kanat Netleşiyor; Batıcılar ve Bağımsızcılar

"Aradan 40 yıl geçti. Dava uğruna birbiriyle çatışmayı, ölmeyi, öldürmeyi, çile çekmeyi, işkence görmeyi, her tür mağduriyet yaşamayı göze alan bu gruplar doğu blokunun yıkılması ve modern ideoloji olarak başat hale gelen küreselleşme sonucunda artık yan yana, omuz omuza aynı safa yerleşir hale gelmiş durumdalar.."



 @Seckin_Deniz
 13 Temmuz 2016
"Gladio'nun yerleştirdiği adamlar halen çalışıyor; hepsi FETÖ maskesi altında değil tabi... kasetler, ünlüler, maskeler falan"

1980 öncesinde sağ-sol kutuplaşması bir iç savaşa dönüşme eğilimindeydi. Ülkeyi bu hale getirip, kardeşi kardeşe düşman edenler dileseydi iç savaş da çıkarırlardı. Amaçları iç savaş değildi. Amaç; askerlerin yönetime el koyması, ABD’nin gelecek projelerine uygun bir yol haritasına uyumdu. Nitekim amaç edilenler gerçekleşti.

ABD, o tarihlerden bugüne gelinceye dek adım adım bölge dizaynını oluşturmaya, planını yerleştirmeye çalışıyor.

12 Temmuz 2019 Cuma

SA7826/KY13-AO282: S400; Erdoğan Bir Gün Gider, ancak Tarih Bugünleri Hiç Unutmaz....

"Türkiye, S400 Savunma Sistemini alacaktır demiyorum, almıştır. Biz bu işi bitirdik. İnşallah önümüzdeki ay bu sistemin ülkemize teslimi yapılacaktır. Ben ülkemi savunmak için birilerine mi soracağım?” 
Recep Tayyip Erdoğan, 12.06.2019



Sonsuz Ark'ın Notu: 
12 Temmuz 2019; Milli Savunma Bakanlığı, S-400'lerin birinci grubunun Ankara'ya intikalinin başladığını duyurdu. Rusya'dan gelen ikinci ve üçüncü uçak da Ankara'ya indi. Ardından S-400 sevkiyatı ile ilgili ilk görüntüler de gelmeye başladı. 
Seçkin Deniz, 12.07.2019

S-400 savunma sistemi sadece Türkiye ile AB(D)/NATO arasını germedi, hala yarım asır önce ABD’ye karşı olmanın ekmeğini yiyen solcu kesimler ile onlarla milliyetçilik adı altında işbirliği yapanları da gerdi.

Bunların bir kısmı aylardır Erdoğan’ın S-400 savunma sistemini alamayacağını, bir bahane bulup vazgeçeceğini, ABD’ye boyun eğeceğini iddia ederken, 15 Temmuz sonrası Başbakan olacağını ima eden kimileri de S-400‘lerin Saray’ı korumak amaçlı alınmak istendiğini ileri sürmüştü.

SA7825/KY1-CÇ651: Ceza

"Çakmaklığın konsolunda duran telefona dokunup saate baktım. 21: 30’du. Otobüs saati."


Bir canavar hayatımı paramparça etti. Neredeyse üç ay oluyor. Sıkboğaz ettiğim cinayet şubesi komiseri bugün de hüzünlü –biraz da asabi- bir sesle her hangi bir gelişme olmadığını söyledi. Bir gelişme olur olmaz hiç vakit kaybetmeden bizi haberdar edeceğini ekledi telefonda son söz olarak. 

SA7824/KY26-CA222: Esenler Otogarı Taşınabilir mi?

"Sözün özü, bağlamından koparılan bu geniş ilişkiler alanı başka herhangi bir yere aynı şekilde aktarılamayacağından, apar topar bir taşınmada somut olanların yanı sıra öngörülemeyen problemlerle karşılaşılacağı geliyor akla."


Esenler Otogarı’nın sorunları hizmete açıldığı 1994’ten bu yana konuşuluyor. Ortadoğu ve Balkanların en hareketli ve kalabalık otogarının alt katlarını tasvir eden bir yazıda “kapkaranlık bir ortam”, “su birikintileri”, “etrafta gezinen kedi, köpek ve tavuklar”, “labirent”, “tam bir korku filmi gibi” şeklinde kelime ve ifadelere rastlayabilirsiniz. Proje hazırlığıyla birlikte yapım süreci on seneyi bulan bu devasa otogarın sorunlarının ne kadarı yapısal, ne kadarı işletmeyle ilgili?   

SA7823/KY69-EY357: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


11 Temmuz 2019 Perşembe

SA7822/SD1423: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 505 (06-10 Ağustos 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(06-10 Ağustos 2018)  (Ağustos 2018: 4.644  Tweet+Önceki Toplam: 327.430 +4.644 = 332.074 Tweet

TRT HABER
   
@trthaber
Günde 2 ton fındık toplayabiliyor. Düzce'de bulunan atölyesinde tarım makineleri yapımıyla uğraşan 60 yaşındaki Hasan Kum, kendi imkanlarıyla fındık toplama makinesi üretti. trthaber.com/haber/yasam/at… pic.twitter.com/HRa5o4ujPi
@Seckin_Deniz retweetledi

SA7821/KY13-AO281: İktidarı Eleştirme Hakkı

"Geldiğimiz noktada, eğer hatalar giderilmez, siyaset kirden, ehliyetsizlikten arındırılmazsa bundan sadece iktidar değil, ülke de zarar görecek."



Hayatı midesinden, çıkarından ibaret olanların Erdoğan’ı savunmamızı kişisel çıkar üzerinden görmeye çalışmasını anlamak mümkün! Bu tipler o derece çok ki; bunlara vereceğiniz hiçbir cevap yerini bulmayacağı için bugüne dek muhatap almak istemedim.

Ancak, sustukça bu tiplerin azgınlıkları gitgide artıyor. Bunlar yerel seçim sonrasında azgınlıklarını daha da arttırmışlar.

10 Temmuz 2019 Çarşamba

SA7820/KY1-CÇ650: Bir Okurun Serencamı

"Bitti mi? Ne gezer! Her kitap halen ‘Sen kim okumak kim?’ der durur."


Birçok insan teki gibi yaşama acemisi olarak başladı okuma serüvenim. Kitapların dünyasına ait hiçbir bilgim yoktu. Sanat deyince akla el işi işlerinin (zanaatkârlık, marangoz, kaynakçı, torna, nalbantlık, demircilik vb.) geldiği bir çevrede dünyaya gelmiştim. Birçoğunun –hemen hemen neredeyse tamamının- okuma-yazmayı askerde öğrendiği, kadınların ise hiç bilmediği. Yalnız aile bireyleri değil, neredeyse tüm mahalle. 

SA7819/Sonsuz Ark-YD161: Higgs Kuvveti Nerede?

"Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın şu anki çalışması sırasında, fizikçiler ilk çalışmada üretilenden 10 kat daha fazla Higgs üretmeyi bekliyor. Bu da bilimcilerin bu tuhaf parçacığın özelliklerini daha derinlemesine incelemelerini sağlayacak."


Yıldız Savaşları’ndaki Luke Skywalker olsaydınız ve sırtınızda minik yeşil bir Jedi ustası taşıyarak Dagobah ormanlarında yeterince uzun vakit geçirseydiniz, eninde sonunda bataklığın dibine gömülmüş X-kanatı sadece Güç kullanarak oradan çıkarabilirdiniz. Ama eğer parçacık fiziğinin Standart Model’inde bir bozon iseniz, eğitim evresini atlayabilirdiniz. Çünkü güç siz olurdunuz.

SA7818/KY13-AO280: Af Hazırlıkları ve Ak Parti'nin Seçmen Psikolojisini Okuma Yetersizliği

"Eğer Ak Parti, yeniden her kesimin ilgi odağı olacak bir parti haline gelmek istiyorsa, sonradan mecbur kalıp yapmak durumunda kaldığı şeyleri önceden yapmalı ve yapısını bunu gerçekleştirecek şekilde sağlam bir zemine oturtmalı.."


Ak Parti af için hazırlıklarını sürdürüyor. Açıklanan yargı paketinin ardından yapılacak düzenlemelerle binlerce kişi tahliye olacak, yargılaması devam eden binlerce kişi de yapılacak olan değişiklikler sonucu cezadan kurtulacak.

Toplumu etkileyecek olan ve Ak Parti'ye puan kazandırma ihtimali olabilecek bu ve benzeri önemli değişikliklerin yerel seçim öncesi yapılması halinde bunun Ak Parti'nin oylarına olumlu yansıyacağını savunmuştum.

9 Temmuz 2019 Salı

SA7817/SD1422: "kör kütük" /28.11.2004/ 291. patika



...'kör kütük' gördünüz mü hiç?...
...kütük kör değildir, esasında...
...lâkin, kör denmesindeki sebep, onun kütüklükten başkaca şeye dönüşmeyeceği, olsa olsa yanıp gideceği gerçeğidir herhal...
...tekrar soruyorum, hiç 'kör kütük' gördünüz mü?...
...değil değil, ayyaşlar için kullanılan kısmı değil cevapta aradığımız...
...üstelik orada 'körkütük sarhoş' tiplemesi var ve tamamen mecazî...
...bizimki de mecazî; lâkin asla en uygun deneyim bunda var...
...insanın 'kör kütük' olanını sorduğumu ve onlara çevrenizde sıkça rastladığınızı biliyorsunuz...

SA7816/SD1421: Avrupa Vatandaşları Daha Siyasi Bir AB İstiyor

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Hertie Yönetişim Okulu (Berlin) ve Sciences Po (Paris) ve Brüksel merkezli bir düşünce kuruluşu olan Bruegel'de çalışan profesör Jean Pisani-Ferry'ye aittir ve Mayıs 2019 Avrupa Parlamentosu seçimlerinin sonuçlarını değerlendirerek seçmen tutum ve davranışlarını incelemekte ve Avrupa Birliği'nin sonraki vizyonunun bu çerçevede belirlenmesi gerektiğini ifade etmektedir. Avrupa'daki seçmen tutum ve davranışlarının, aşırılığı, terörü, ırkçılığı, değersizleşmeyi, teknokrasiyi, yozlaşmayı ya da herhangi bir şekilde demokrasi dışı seçenekleri sorguladığını ve tartışma-birlikte yaşama kültürünün devam etmesi yönünde arayışların sürmesi için herhangi bir siyasi akımı güçlü kılmadığını görebiliyoruz, 7 Temmuz 2019'da Yunanistan'da bu türden problemlere karşı değerlere öncelik veren Miçotakis'in Yeni Demokrasi Partisi'nin Çipras'ın Syriza'sını iktidardan indirdiği bir dönemde, Avrupa Birliği ve Yunanistan'ın aksine, Türkiye 31 Mart-23 Haziran yerel seçimlerinde seçmen ılımlı, terör karşıtı, hoşgörüyü, değerleri, demokrasiyi, yozlaşma karşıtı reformasyonu, kalkınmayı ve askeri darbelere karşı duruşu önceleyen Ak Parti iktidarına karşı Avrupa'nın 5 yıl önce yaşadığı kafa karışıklığını tercih etmiştir. Türkiye seçmeninin 2014'teki Avrupa seçmeni gibi, hiçbir şey vaat etmedikleri halde büyükşehirlerin bir kısmında  İP-SP-HDP desteğiyle CHP adayını seçerek 5 yılı yerel yönetimlerde belirsizliğe sürüklemesi ilginç bir deneyim sürecine işaret etmektedir.
Seçkin Deniz, 09.07.2019

Europe’s Citizens Say They Want a More Political EU

"Son Avrupa Parlamentosu seçimleri, Avrupalı ​​seçmenlerin  seçime katılımlarındaki artış oranı bir şeyleri ulusal hükümetlerden farklı gördüğünü gösteriyor. Vatandaşlar politika tercihlerini ifade etmek için oylarını açıkça kullandıkları halde, çok az hükümet 'daha politik' bir AB liderliğine hazır."

Son Avrupa Parlamentosu seçiminin en önemli sonucu, ne muhafazakarların ve sosyal demokratların Liberallere ve Yeşillere koltuk kaybetmesi, ne de aşırı sağ milliyetçilerin beklenenden daha az kazanmasıdır; Vatandaşların, beklenenden çok daha fazla sayıda oy kullanmasıdır.

8 Temmuz 2019 Pazartesi

SA7815/SD1420: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 504 (01-05 Ağustos 2018)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(01-05 Ağustos 2018)  (Ağustos 2018: 4.644  Tweet+Önceki Toplam: 327.430 +4.644 = 332.074 Tweet

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
Bu Mustafa Ege'nin @mstfaege az sonra yayına girecek olan yazısından:) twitter.com/Seckin_Deniz/s…

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
Evet... twitter.com/aysebekoglu/st…

SA7814/KY1-CÇ649: Gönül Erleri

"Gönül erleri-erenleri bir adil toplumu inşa etmeden, bir gergef gibi adil kenti işleyip bitirmeden, adil bir kalenin surlarını bir minare gibi göğe yükseltmeden, aydınlığın, sabahların sonu gelmeyecektir."


Doğrudur gecedir. Hazırlıksız yakalananlar için şaşırtıcıdır gelişi gecenin. Oysa sahiciliğin kurban edildiği bir sağanağın ardından gelecek olanın kimliği belliydi ve o gelmiştir. Bu gelen şaşırmışlar için bir karmaşa, şaşırmışlar için beklenenden ötedir. Oysa gece gelecekti. Gelmiştir. Dövünme vakti değildir. Umutsuzluğa kapılma vakti değildir. Gönül erleri-erenleri için gece de bir gelecekti. Tüm uğursuzluğuyla, tüm ağırlığıyla, tüm gücüyle gelecek olan geceden haberliydi gönül erleri-erenleri. Diriliklerinin sınanacağı bilinciyleydi gönül erleri-erenleri. Gece de varoluşları için bir işaretti. Hep işaret olmuştu. Hep gelmişti. İşte yine geldi. Yeniden geldi. Yine gelecektir.

Seçkin Deniz Twitter Akışı