19 Haziran 2018 Salı

SA6342/SD1031: Sonsuz Ark Sohbetleri 7

 "Bütünüyle dünya ihtiyaçlarının farkında olmayan bir ruh hali ile muzdariptir. Türkiye, alternatif üretme hakkını elde eden bir ülke olarak İhtiyaçlar Sorunu'nu da ele alırken önderlik etmekle mükelleftir."

 

Türkiye'nin ihtiyaçlarını nasıl belirliyoruz?  Bu henüz sorulmamış bir soru değil, ancak bu sorunun bütünü kapsayan bir soru olarak sorulmamış olduğu açık. Halen Maslow'un hiyerarşik ihtiyaçlar piramidini aşamamış bir algının etkisi altındayız, çünkü 'ihtiyaç' kavramını felsefî olarak tartışmayı akletmiyoruz, ihtiyaç listesini güncellemek gibi bir 'Temel İhtiyaç' açlığı çektiğimizin farkında değiliz. Oysa iletişim ve uzay çağı olarak adlandırdığımız yirmi birinci yüzyılda, ihtiyaçların birbirleri ile ilişkisi geçmiş insanlık tarihinde olduğundan çok daha karmaşık ve hassas karar noktalarını gerektiren bir öneme sahip.

SA6341/SD1030: Yeni Türkiye'nin Stratejik Gücü ve Gelecek Yüzyıllar için Yeni Yol Haritası

"İnsan unsuru Yeni Türkiye'nin en önemli stratejik gücüdür ve Batı bu gücü, uyuşturucuya, içkiye, sekse, şiddete kaybettiği için çökmektedir." 


Yaşadığımız 2001'den sonraki on yedi yıl, 1911-1912'de Balkan savaşları ile alevlenen 1914'te başlayıp 1918'de sona eren Birinci Dünya Savaşı, 1939'da başlayıp 1945'te biten İkinci Dünya Savaşı kadar tahrip edici olmasa bile, sonraki yüzyılı belirleyebilecek güçte stratejik sıcak ve soğuk savaşlarla geçmiştir, bir on yedi yıl daha sürme ihtimali olan bu uzun savaşın tam ortasındayız.

Neocon-siyonist ABD derin devletinin 2012'de tasarlamış olduğu 2030'daki Dünya, son altı yılda ortaya çıkan gelişmeler ve Türkiye faktörü dolayısıyla ABD'nin istediği gibi gitmiyor; ABD Obama döneminde hazırlanan bu tasarının gerçekleşmesi için dünyanın her yerinde darbeler, soykırımlar, terör, iç savaş tasarladı ve üretti, ancak başarılı olamadı.

SA6340/SD1029: 2018 Nükleer Durum İncelemesi (NPR); ABD Nükleer Politikasında Süreklilik ve Değişim

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, ellerin nükleer bombaların düğmelerine kadar uzandığı sanısı oluşturulan yüksek gerilimli bir yıllık tiyatrodan sonra 12 Haziran 2018 de Singapur'da, ABD Başkanı Trump ve Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jung-un arasındaki yapılan görüşme sonrası Trump'ın, "Artık Kuzey Kore bir nükleer tehdit değil. Şimdi herkes kendini daha güvende hissedebilir" şeklindeki açıklamasının temellerinin klasik ABD politikalarının ,yeni sekiz yıllık Nükleer Durum İncelemesi'nin bir sonucu olduğunu kanıtlamaktadır. Trump'ın, ABD'nin emperyal jandarma rolünün sürmesi için yeni bir boz-yap oyunu oynadığı, yerleşik düzenin-derin devletin emirlerini yerine getirdiği açıktır. Maalesef Dünya ABD-Rusya arasındaki nükleer gerilim presine mahkum olmaya devam edecektir.
Seçkin Deniz, 19.06.2018

Continuity and Change in U.S. Nuclear Policy

Son yıllarda, her yeni Başkan, ilk döneminin başında, ABD nükleer politikaları, durumu ve programlarının geniş kapsamlı bir incelemesini yaptı.

Her iki partiden (Cumhuriyet-Demokrat) de Başkanlara hizmet eden her birimiz, Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana tamamlanan dört gözden geçirmeden bir veya daha fazlasına yönelik politikanın geliştirilmesine ve uygulanmasına öncülük etmişlerdir (1994 yılında Clinton, 2001'de Bush, 2010'da Obama ve şimdi 2018'de Trump).

SA6339/SD1028: "yapabilmezce'lik" /16.04.2005/ 346. patika



...işlerinin erbabı olanların keyfiyetlerine dair düşünceleriniz oluştu mu hiç?...
...onların artık sıradan sayılan her türlü davranış kırıntıları, diğer insanlar için ne kadar zor gelir değil mi?...
...hele bir de durup izlerseniz işleriyle olan aşklarının azar azar artışını...
...kendileri erirken erbab oldukları işin başında; işleri çoğalmaktadır saf saf...
...ve o safların içinden yükselen erişilebilirliği zor tecrübeyi görürsünüz...
...kokulardan, seslerden, durumlardan neler çıkarırlar, ah!...
...işte o vakit, her hayranlık vaziyetinde kendinize çektiğiniz imrenme kaftanlı sebepleri sıralarsınız erbabın üstüne...
...tüm sebeplerin içinden sıyrılır gidersiniz öylece; masumiyetin ve yapabilmezce'liğin derinliklerine...
...her çocuk bir yetişkinse gelecekte, her yetişkin çocuklara yetişkin olacakmış gibi davranmalı; çocuk kalacakmış gibi değil...

SA6338/SD1027: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 349 (01-05 Haziran 2016)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”



 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(01-05 Haziran 2016)  (Haziran 2016: 3.059 Tweet+Önceki Toplam: 202.189 +3.059 = 205.248 Tweet)


 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz

4 yıl önce tüm hazırlıklarını yaptım 40 wordlük kaynak... hatta giriş kısmını da yazdım...öyle kaldı twitter.com/umutelmas/stat…

FRANCE 24
@FRANCE24
In Louisville, Ali seen as face of 'real Islam' f24.my/22HjAA3 pic.twitter.com/rUDSIl7pmW
@Seckin_Deniz retweetledi

18 Haziran 2018 Pazartesi

SA6337/ÇY12-EÖRS8: Malum Dün Babalar Günü İdi...

"'Babalık Makamı'nın hakkını vermiş bir adam, evlatlarına en kıymetli mirası bırakmış demektir..."


Malum dün babalar günü idi... 

Her ne kadar bizden bir gelenek olmasa da ülkemizde önem verilen bir kutlama gününe dönüştüğünü kabul etmek gerekir...

Gerek Ramazan Bayramı'nın son günü gerekse 'Babalar Günü' olması hasebiyle birkaç cümle düşmek istedim kendimce...

SA6336/SD1026: Atlantic Council: "Bilgi Savaşı için NATO'ya İhtiyacımız Var"

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz Rus propagandasına ve dezenformasyonuna karşı ABD'nin ve Avrupa Birliği ülkelerinin yetersiz kaldığını kabul ederek, bununla mücadele etmek için yeterli Batılı kuruluşların bulunmadığını iddia etmekte, doğal olarak NATO'nun bilgi savaşında Rusya'ya karşı etkin bir birliktelik sağlayabileceğini ve bu savaşın sorumluluğunu taşıyabileceğini ileri sürmektedir. Kuşkusuz Rusya kendi çıkarlarını korumak için bilgi savaşında etkin bir şekilde yol alıyor, ancak bu Batılı haber ajanslarının ya da medya organlarının çok da dürüst  olduğu anlamına gelmiyor. BBC, VOA, DW,  AFN, AP, Reuters gibi resmi, CNN, Le Figaro, Le Point, The Times, The Economist, The Guardian, The Independent, WSJ, NYT, WAPO, Bloomberg gibi özel Batılı ajansların Türkiye'de 2012 yılından beri yaptıkları dezenformasyonun, yalan haberlerin, çarpıtmaların Rus RT, Sputnik gibi resmi ajanslarından çok da farklı olmadığını kanıtlıyor. Türkiye NATO üyesi bir ülke olarak NATO siber savaş simülasyonlarında düşman statüsüne konulurken, NATO'nun aktif olacağı bir Bilgi Savaşı'nda Türkiye'nin lehine bir sonuç çıkacağını beklemek saflık ve ahmaklıktır. Türkiye bu gerçeği gözönünde tutarak NATO'nun yeniden tanzim edilecek yapısındaki söz hakkını etkin bir şekilde kullanmalıdır.
Seçkin Deniz, 18.06.2018


We Need a NATO for Infowar


"Batılı ülkeler, her zamankinden daha güçlü dezenformasyon kampanyalarına karşı çok az savunmaya sahipler; biraraya gelmek yardımcı olabilir."


Mart ayında Salisbury'de Rus çifte ajan Sergey Skripal'ı neredeyse öldüren sinir gazını üreten İsveç'di ya da Çekler veya aslında İngiltere'nin kendisi. Rus medyası, ülkemiz hakkında baş döndürücü bir dizi abartı ve yanlışlık sunarken, genellikle sessizliğe yakın bir yol seçiyoruz. Ama gerçek kendi başına ortaya çıkmayacak. Sadece sınırlarımıza değil, özgür ve açık toplumlarımıza karşı sağlam bir savunmaya ihtiyacımız var: başka bir deyişle, bilgi harekâtı için bir NATO İletişimi'ne.

SA6335/KY58-GÖKA110: Özgüven Başkalarına Saygıya Mani Değil

"Özgüvenli insan ile narsist arasındaki en büyük ayrım noktalarından biri de alçakgönüllülük, mütevazılık ve affetme alanındadır. Narsist için alçakgönüllülük, mütevazılık aklının ucundan bile geçmeyen hususlardır, kibri ve gururu, başkalarını affetmesinin önüne geçer. Hele hele o insan, kendisini yeterince takdir etmemek gibi bir hata yapmışsa…"


Başarısızlık ve travmalar karşılaşıldığında ne yaptıkları narsist ile özgüvenli insanı ayırt etmede çok önemli bir ölçüt. Narsistik kişinin, adeta bedeninde cildi yoktur. Bünyesi yaralanmalara, zedelenmelere, enfeksiyonlara karşı savunmasızdır. Çok kolay incinir, alabildiğine kırılgandır ama onu kıran şeyler daha ziyade beğenilmemek, dikkate alınmamakla ilgilidir. Oysa özgüvenli kişi, hayat olayları karşısında psikolojik olarak sağlam, dayanıklı ve azimli kalmayı başarabilir.

Doğrudur, özgüvenli insanlar, benliklerini, toplumdaki saygınlıklarını güçlendirmek, başkalarının kendileri hakkında olumlu düşünmelerini ister ve buna göre davranırlar. 

SA6334/KY13-AO180: Eleştirel Toplum Yapısı'na Dair...

"Bu devran elbet böyle dönmemeli. Mutlaka bir şeyler yapmalı. Bunda hemfikir olabileceklerin sayısı belki de az değil.."


Neleri öğrenmişsek, onların doğru veya yanlışlığını tartışamadan, yeni red veya kabullere ihtiyaç duymadan yol alıyor, öğrendiğimiz yeni şeyleri de bu düşüncelerin üzerine inşa ediyor veya onlara katıyoruz. Bu ise eleştirel bir toplum yapısı oluşturmaya başlı başına engel bir durum. 

Oysa eleştiri olmadan toplumların ilerlemesi mümkün değil. Böylesi toplumların demokratik olgunluk içerisinde hak ve adalet çizgisinde olamayacağı da örnekleriyle ortada. Bu gibi toplumlar gücü kutsamayı ve gücün olduğu yerde bulunmayı önemserler sadece. Bu ise kaçınılmaz olarak bürokratik ve otokratik bir yönetime yol açar.

SA6333/KY69-EY130: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA6332/KY60-ES63: Rezzan en-Neccar; Tek Silahı Sargı Bezleriydi



Filistin’de düzenlenen Büyük Dönüş Yürüyüşü esnasında İsrail askerlerinin kurşunlarına hedef olan Filistinli göstericilerin imdadına yetişmeye çalışıyordu Rezzan en-Neccar. 2 ay boyunca İsrail-Gazze sınırında gönüllü olarak hemşirelik yapan Rezzan’a “Yardım meleği” adını takmışlardı. Henüz 21 yaşında olan Rezzan, kendisine mikrofon uzatan muhabire, “Bu görevin genç bir kadın için kolay olmadığını biliyorum ancak, yaralılara ve zor durumda olanlara yardım etmek için girdiğim bu yolu tamamlamaya kararlıyım. Formam temiz ve kıymetli insanların kanıyla boyandı. Ben bununla şeref duyuyorum” demişti. 

Maalesef Rezzan da tıpkı yardımına koştuğu insanlar gibi, Büyük Dönüş Yürüyüşü gösterilerinin 10. Haftasında, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinin İsrail sınırında düzenlenen gösterilerde elinde sargı bezleri, üstünde üniforması ile İsrail keskin nişancılarının hedefi oldu.

17 Haziran 2018 Pazar

SA6331/KY71-ATANTİK16: Siyasal Gelişmelerin Arka Planına Dair

"Aslında yeni bir ahlak çağına uyanıyoruz. Bu çağda ahlak tamamen kişisel bir konuma sahip olacaktır. Bu yüzden kişisel çıkarlar için her türlü kişi veya kurumla işbirliğinin zemini inşa edilmiştir. Bu kadar çok savrulmaların arka planında yatan temel gerçeklik bu yeni ahlaki tutumla ilişkilidir."


Uluslar arası siyasal sistemde ve ülkemizdeki siyasal gelişmelerin arka planına dair bir bakışımız yoksa olan biteni anlamlandırmada yetersiz kalır ve anlamsız tepkiler oluştururuz. Ayrıca siyasal mühendisliğin nesnesi haline gelerek başkalarının oyuncağı duruma düşmek de cabası…

Önce şunu tespit edelim: dünya yeni bir düzene doğru son hızla yürüyor. Amerikan Yeni Dünya Düzeni tezi tutmadı. Çünkü tek güçten çoklu güçlere bir geçiş yaşanıyor ve siyasal sancıların nedeni de bu çoklu güçlerin bir nizam üzerinde uzlaşamamalarıdır. Yani ortada ciddi bir pasta var. Ve bu pastanın paylaşımı konusunda sorunlar var. Hatta pastaya yeni talipler ortaya çıkıyor. Bölgesel güçler gibi…

SA6330/KY43-BRŞ30: Ağlamaklı Bir Gece Bu Gece

"Yağmur gözlediğim doğrudur bu gece."


Kalbini merhametle yumaya adamış bir nesildik biz. Adalet, öncelikle merhametle sağlanır diye inandık. Muhakemelerimiz hep, önce içte, dışa doğruydu. Bu yüzden ne zaman bir yanlış görsek, öne atıldık. Korkusuzca. Biz, yeryüzüne adaleti getirmeye and içmiş bir nesildik. 

Geçtikçe yıllar, bizlerden ben diyemeyenler, bir adım geri çekildik, ben diyenlerin aramızdan çıkmasından ar ederek. Biz, yaralandık. Bizim hesabımız kendimizle, başka hiç kimseyle değil, kavgamız da, kızgınlığımızda. 

SA6329/KY1-CÇ514: "Zalimler için Yaşasın Cehennem!"

"Size öyle böyle değil.. pek fena acıyorum.. Türkiye o eski Türkiye değil bunu göremiyorsunuz.. yazık!"


Hüngürdek mustafi vaizin müntesipleri kendilerine sadece şu soruyu sorsalar biraz biraz kuşkulanabilir de.. sanırım sormuyorlar.. soru çok basit;


"Ulan bu adam bize 2012'den bu tarafa bir sürü peygamberli rüya ile muştu verdi.. la bir teki de çıkmadı ya? Bundan öncekilere inanıyorduk.. test etme imkânımız yoktu.. iyi de altı yıldır bir tek rüya çıkmaz mı? Bu işte bir hile var.. bu adam kuvvetle muhtemel sahtekâr olmasın?"

SA6328/SD1025: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 348 (26-31 Mayıs 2016)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”



 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(26-31 Mayıs 2016)  (Mayıs 2016: 4.134 Tweet+Önceki Toplam: 198.055 +4.134 = 202.189 Tweet)


samet dogan@sametdgn1
PYD'ye katılmayan Kürtler Suriye'de teker teker tasfiye ediliyor. Halk ise artık sessizliğini bozdu.
@Seckin_Deniz retweetledi
 Furkan Azeri
@furkan_azeri
Rejimin üst düzey komutanlarından Adnan Ali #Şam kırsalında öldürüldü. twitter.com/shbabRevolutio…
@Seckin_Deniz retweetledi

Seçkin Deniz Twitter Akışı