24 Mayıs 2022 Salı

SA9681/SD2418: Amaçsız İsyancılar: Afrika Savaşının Yeni Yüzü

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz,  Simon Fraser Üniversitesi Uluslararası Çalışmalar bölümü yardımcı Doçenti, New York Üniversitesi Uluslararası İşbirliği Merkezi Kongo Araştırma Grubu Direktörü ve 'Adını Söylemeyen Savaş: Kongo'da Bitmeyen Çatışma' kitabının yazarı Jason K. Stearns'a aittir ve Afrika'daki şiddete ve nedenlerine odaklanmaktadır. Şaşırtıcı bir şekilde ve nesnel bir bakış açısıyla telif edilen ve IMF-Dünya Bankası programları doğrultusunda demokrasi-liberalizm dayatmasıyla başlayan yeni tür amaçsız gibi görünen çatışmaların kökenlerine inen analizin sömürge dönemi sonrası Afrika'da neler olduğunu özetlediği cümlesi çok nettir: "Batılı hükümetlerin istikrar adına desteklediği aynı otokratik hükümetlerin çoğu, zayıflık ve güvensizlik yoluyla yönetiyor. Batılı bağışçılardan yardım almak ve yasadışı işlerini kolaylaştırmak için çatışmayı hoş görüyor ve hatta davet ediyorlar." Türkiye'nin kazan-kazan mantığı ve saygı ile yaklaştığı bütün Afrika ülkelerinin neden hemen Türkiye'ye ilgi duyduğu sorusunun cevabını da verdiğini düşündüğümüz analizden çıkarılacak en önemli ders, Türkiye'nin ilişki kurduğu her Afrika ülkesinde halkın alım gücünü ve refah seviyesini etkileyecek programların da müzakere edilmesini şart koşması gerçeğidir.
Seçkin Deniz, 24.05.2022, Sonsuz Ark 


Rebels Without a Cause: The New Face of African Warfare

1Ağustos 2018'de Demokratik Kongo Cumhuriyeti hükümeti, ülkenin savaşın parçaladığı kuzeydoğu bölgesinde Ebola salgını olduğunu ilan etti. Bu, Kongo'nun kaydedilen onuncu ölümcül kanamalı ateşiydi, ancak aktif bir çatışma bölgesinde ilk kez oluyordu. Dış yardımın çok az olduğu ve çok geç geldiği 2014 yılında yaşanan Batı Afrika Ebola salgınının tekrar etmesini önlemeye kararlı olan bağışçılar, sonraki 20 ay boyunca hastalıkla savaşmak için kuzeydoğu Kongo'ya 700 milyon dolardan fazla para pompaladılar. 

23 Mayıs 2022 Pazartesi

SA9680/SD2417: Sıkıntı (Roman); 3. Bölüm-Cennet 28

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"CIA ve Pentagon buradaydı. NATO merkezi burada, neredeyse Amerika Birleşik Devletleri’nin bütün demiryollarının ve denizyollarının birleştiği Norfolk’taydı. Savunma şirketlerinin bir kısmı da buradaydı, biz de Fairfax merkezli şirketle Richmond’da görüşecektik."



Arka koltukta oturuyorduk. Yaktığı tepe ışığında ellerindeki evraklarla boğuşan Cevval’e, ‘Amerika’yı fethe, tıpkı İngilizler gibi, Virginia’dan başlayacağız’ dedim. Cevval tuhaf tuhaf yüzüme baktı. ‘Dalga mı geçiyorsun, biz hayatta kalmaya çalışıyoruz, anlaşma olmazsa batacağız, sen fetihten bahsediyorsun?’ dedi moralsiz bir ruh haliyle.

22 Mayıs 2022 Pazar

SA9679/SD2416: Amerika'nın Rusya'ya Karşı Kapsamlı Bir Zorlama Stratejisine İhtiyacı Var

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, 30 yılı ABD Deniz Piyadelerinde analist ve konsept geliştirici olmak üzere 43 yılını Deniz Kuvvetleri ve Savunma Departmanında iki üst düzey siyasi görevde ve iki Kongre komisyonunda hizmet etmekle geçiren, Milli Savunma Stratejisi'nde Savunma Bakanı Özel Asistanı olarak görev yapan, Foreign Policy Research Institute (FPRI-Dış Politika Araştırma EnstitüsüDanışmanlar Kurulu üyesi, Washington DC Ulusal Savunma Üniversitesi'nde araştırma görevlisi, Strateji ve askeri yenilik konusundaki araştırma portföyüne ek olarak, ortak profesyonel askeri eğitim sistemi boyunca düzenli olarak ders veren, Marine Corps Gazette, Orbis, Joint Force Quarterly, PRISM ve Naval Institute Proceedings'de 100'den fazla makale ve inceleme yayınlayan emekli ABD Denizcisi Dr. Frank G. Hoffman'a aittir ve caydırıcılıkta başarısız olan ABD'nin Ukrayna'yı işgal eden Rusya'ya karşı kapsamlı bir zorlama stratejisine ihtiyacı olduğunu öne sürmekte ve bu stratejinin nasıl olması gerektiğine ayrıntılı bir şekilde odaklanmaktadır. Özgeçmişi ve halen çalıştığı kurumlar dikkate alındığında analistin aşağıda yer alan birçok önerisinin Joe Biden başkanlığındaki ABD yönetimi tarafından uygulanmakta olduğu görülecektir. NATO'nun Bilgi Savaşı için yeniden reforme edildiği günümüzde Amerikan liderliğindeki Batı'nın klasik propaganda savaşlarına en az Putin kadar önem verdiğini göstermektedir. ABD-NATO-AB tarafından 'düşman' olarak tanımlanan Erdoğan liderliğindeki Türkiye'ye karşı, halen Putin liderliğindeki Rusya'ya karşı önerilen zorlama stratejisinin bütün ayakları uygulanmaktadır. Türkiye'nin bundan gereken dersleri çıkarması gerekmektedir.
Seçkin Deniz, 22.05.2022, Sonsuz Ark 


America Needs a Comprehensive Compellence Strategy Against Russia

Rusya'nın Ukrayna'yı işgaline karşılık olarak, Biden yönetimi benzeri görülmemiş bir yanıt formüle etti. Rusya'nın Birleşmiş Milletler'de kınanması ve büyük bir yaptırım paketinin uygulanması da dahil olmak üzere transatlantik diplomasinin koordinasyonu gerçekten etkileyici. Başkanın son isteği Kongre'den Ukrayna'ya güvenlik, ekonomik ve insani yardım için ek 33 milyar dolar sağlanması, Amerika'nın Avrupa güvenliğine olan bağlılığının ciddiyetini gösteriyor.   

21 Mayıs 2022 Cumartesi

SA9678/MT56: Putin'in Ukrayna'daki Siyasi Savaşının Arkasındaki Uzun Kutsal Savaş

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Georgetown Üniversitesi kıdemli araştırmacısı Paul Elie'ya aittir ve 24 Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgal eden Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin'in destekçisi Moskova patriği ve Rus Ortodoks Kilisesi primatı Kirill'in 'Kutsal Savaş' misyonuna ve Katolik-Ortodoks kiliselerinin Rusya-Ukrayna savaşa bakışına ve Ortodoks kiliseleri arasındaki bölünmeye odaklanmaktadır. Katolik ve Ortodoks kiliseleri arasındaki derin ayrılıkları gidermek, Ortodoks dünyasının temsilcisi İstanbul Ortodoks Kilisesi Patriği I. Bartholomeos'u devreden çıkararak, Vatikan-Papa ile anlaşma yapmak üzere, Roma ve Moskova arasındaki yirmi yıllık müzakereleri tamamlayarak, Havana'da Papa Franciscus ile  bin yıldan beri bu türden yapılan ilk toplantıda bir araya gelen ve ortak deklarasyonlarının daha bağımsız bir Ukrayna kilisesine yönelik planlara “kanonik normları” ihlal eden bir “bölünme” olarak atıfta bulunmasını sağlayan savaş destekçisi Moskova patriği ve Rus Ortodoks Kilisesi primatı Kirill'e yönelik ağır eleştiriler dikkat çekicidir. Kirill ile 16 Mart’ta yaptıkları video konferansta Rus Ortodoks Kilisesi'nin liderinin kağıttan “savaşın haklı gerekçelerini” okuduğunu söyleyen Papa Franciscus, "Biz (Papa ve Kirill) Tanrı'nın aynı halkının papazlarıyız. Bu yüzden barış yollarını aramalıyız, silahları susturmalıyız. Patrik Putin'in sunak çocuğu olamaz." ifadelerini kullanmış, 3 Mayıs 2022'da, İtalya’nın “Corriere Della Sera” gazetesine Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’le Moskova’ya giderek görüşmek istediğini ancak bir yanıt alamadığını söylemiş, Ukrayna-Rusya savaşının başlamasından üç hafta sonra Rusya’nın Vatikan Büyükelçiliği'ne giderek Büyükelçi'den Putin’e bir mesaj iletmesini istediğini, ancak cevap alamadığını açıklamıştır: “Moskova’ya gitmek istedim. Elbette, Kremlin liderinin buna izin vermesi gerekiyordu. Henüz bir yanıt alamadık ve hala ısrarcıyız. Korkarım ki, Putin bu görüşmeyi şu anda yapmak istemiyor. Ama bu kadar vahşeti nasıl durduramazsınız?” Papa Franciscus'un öfkesi, kendisini ve kendisinin ortdodoks Kilisesini bölmeyi hedefleyen entrika temelli çabalarını kullanarak İstanbul Patriği I. Bartholomeos'un etkisizleştirilmesini sağlayan Moskova Patriği Kirill tarafından aldatılmasından kaynaklanmaktadır. Hristiyan Dünyasının liderlerini geren aslında Ukrayna'da ya da herhangi bir yerde Hristiyanların birbiriyle savaşıp savaşmaması değil -ki tarih boyunca yüzlerce bu türden savaş gerçekleşmiştir, bu savaşların çoğunu da kilise liderleri kışkırtmış ve motive etmiştir- dinin artık devreden çıkması, insanın bireysel ve toplumsal hayatından çıkıp gitmesi demek olan LGBT'yi yaygınlaştırmayı amaçlayan liberalleşme planlarının çökmesidir. Nitekim analiz, İstanbul Ortodoks Kilisesi Patriği I. Bartholomeos'un da Papa Franciscus liderliğindeki 'Liberalleşme' mücadelesine ikna edildiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır: "Kirill, Amerika Birleşik Devletleri'nden Hristiyan köktendincilerle uzun süredir devam eden ilişkilerini derinleştirdi ve özellikle cinsiyet ve cinsellik konularında onlarla ortak dava oluşturdu. R.O.C. ve diğer bir dizi ulusal kiliseler, Temmuz 2016'da Girit adasında Ortodoks Kilisesi'nin Kutsal ve Büyük Konseyi toplantısına katılmadılar. Konseyden toplantısından sonra, konseye katılan birkaç düzine Doğu Ortodoks lideri, Batı'nın terimleriyle, milliyetçiliği ve ırkçılığı kınayan ve liberal demokratik özgürlük ve eşitlik ideallerini onaylayan ortak bir “sosyal değerler sistemi”ni çerçeveleyen yüz on sayfalık bir belge hazırladılar." Rus Milliyetçisi bir Ortodoks kilisesinin lideri olarak dünyadaki dinî ve politik etkisini arttırmak isteyen Kirill'in, cinsiyet değişimini, koronavirüse çok benzeyen bir pandeminin “yeni türleri” şeklinde nitelendiren Putin'in, "Kadınla erkeğin aynı şey olduğunu düşünen varsa misafirim olsun. Ama ortak akıl var. Kadın kadındır, erkek erkektir, anne annedir ve baba babadır şeklindeki geleneksel yaklaşıma bağlı kalıyorum." şeklinde dile getirdiği insan doğasına saygı duyan bir yaklaşımı benimsemesi ve insan doğasına saldıran bütün şeytanî ideolojilere karşı çıkması önemlidir. Yargı cümleleri gittikçe netleşen 'Batılı analizlere' göre, Rusya-Ukrayna Savaşı, Liberal Demokrat ABD Başkanı Joe Biden'ın, Liberal Avrupa Birliği'nin de desteği ile LGBT'nin yaygınlaşması için verdiği savaşa karşı Putin'in Erkek ve Kadın formunda yaratılan insanlığın onurunu korumak olarak değerlendirdiği 'Savunma Savaşı' niteliğini taşımaktadır. Elbette, Suriye, Libya ve Afrika ülkelerinde çocuk, yaşlı, kadın, erkek, LGBT ayırmadan insan olgusunu emperyal emelleri için öldürmekte asla tereddüt etmeyen Vladimir Putin'in nihâî amacının insanlığın yararı olmadığı açıktır; ancak Putin, Biden ve hatta Vatikan lideri Papa Franciscus gibi Liberalizm-LGBT-Din değişkenleri üzerinden emperyalist işgaller ile yayılma hedefine gerekçeler bulmaktadır. İstanbul Ortodoks Kilisesi Patriği I. Bartholomeos'u dikkatle izleyen Türkiye'nin bu bağlamda yürüttüğü temel stratejik yaklaşımlarının neden 'denge' vasıflı olduğu somut ve net bir şekilde anlaşılmaktadır. Her şeye rağmen, eğer Putin kaybederse bu bir anlamda ABD ve (Polonya ve Macaristan hariç) Avrupa'dan oluşan Satanist Liberal Batı'nın devlet politikası olarak resmen yürüttüğü insanlığa karşı LGBT savaşında zaferini ilan edeceği ve karşısında direnmenin artık çok daha güç olacağı anlamına gelmektedir. Türkiye bu riski alma hakkına sahip değildir.
Seçkin Deniz, 21.05.2022, Sonsuz Ark


The Long Holy War Behind Putin’s Political War in Ukraine

"ABD'deki Doğu Ortodoks ve Katolik Liderler, Rus işgaline ve Rus Ortodoks Kilisesi'ne ağırlık veriyor."

Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana geçen sekiz hafta içinde, oradaki savaş önceki savaşlardan tanıdık terimlerle yorumlandı; bunlar çoğunlukla birbiriyle çelişen kavramlardır. Bu bir vekalet savaşıdır ve kendi ulusal kaderini tayin hakkı için verilen bir mücadeledir. Soğuk Savaş'ın tekrarı ve Yalta'nın sıfırlanmasıdır. Bu, NATO genişlemesinin kaçınılmaz bir sonucudur ve ve Batılı küreselleşme ve siyasi entegrasyon güçleri tarafından alındığını düşündüğü “daha büyük” bir Rus birliğini tekrar sağlamaya kararlı bir otokrat tarafından kışkırtılmamış bir saldırganlık eylemidir.

20 Mayıs 2022 Cuma

SA9677/SD2415: Putin'in Sonraki Adımı Ne? Suriye'ye Bakın

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz,  Ortadoğu Enstitüsü Suriye ve Terörizm ve Aşırıcılıkla Mücadele programlarının kıdemli üyesi ve yöneticisi Charles Lister'a aittir ve göreceli olarak ilk etapta durdurulan Putin'in Ukrayna'da sonraki adımlarına odaklanmaktadır. Analistin nesnel bir Batı özeleştirisi çerçevesinde telif ettiği metninde, ABD-Avrupa'nın Suriye'de ürettiği belirsizliğe benzer bir belirsizlik stratejisi ile Ukrayna'yı Rusya'ya teslim etme ihtimaline de işaret etmektedir: "Gelecekte herhangi bir gerilimi düşürme çağrısı ne kadar çekici görünse de, Rusya'nın niyetlerine karşı son derece dikkatli olmalı ve Suriye'de yapılan hataları tekrarlamamalıyız. Çatışmanın, yıllarca daha düşük seviyelerde olmasa da en azından aylarca devam edeceğini varsayarsak, Ukrayna'daki hedeflerimizin ne olduğunu şimdiden kamuoyuna açıklamış olmalıyız. Bizim tarafımızdaki belirsizlik, Rusya'ya Ukrayna'dan çok daha fazla fayda sağlıyor." Analist, Suriye-Libya gibi yerlerde ABD-Rusya ortaklığının iki ülkeyi yok ettiğini itiraf etmesi beklenemez, ancak Ukrayna'da bugüne dek olanların bundan sonra olacak olanların habercisi olduğunu net olarak itiraf etmektedir: "Kaçınılmaz bir şekilde çoğu Suriyelinin ve birçok analistin korktuğu gibi, gerilimi azaltma bölgesi planı, Suriye rejiminin ve Rus ve İranlı ortaklarının her seferinde bir bölgeyi yeniden ele geçirmesine izin vermek için zaman ve mekânı boşaltmak için sadece bir manevraydı. Dört bölgeden üçü daha sonra kuşatıldı, enkaz haline getirildi ve 2018'de toplu teslimlerle fethedildi. Washington'un gerilimi azaltma anlaşmasının "garantörü" olduğu güney Suriye'de, yıllardır ortaklarımızı engelledik ve onlara savaşmamalarını ve teslim olmayı kabul etmelerini söyledik. İdlib'deki dördüncü gerilimi azaltma bölgesi, yalnızca Türkiye'nin onu rejim saldırısına karşı savunmak için yaptığı önemli askeri yatırım nedeniyle bugün hala duruyor."
Seçkin Deniz, 20.05.2022, Sonsuz Ark 


What’s Putin’s Next Move? Look to Syria
"Rusya, Batı'nın geçmişteki hareketsizliğinden bazı tehlikeli dersler çıkardı. Ukrayna'da daha korkunç bir trajediden nasıl kaçınılacağı aşağıda açıklanmıştır."

Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ne kadar şok edici olsa da, kimse bunun uyarısız geldiğini söyleyemezdi.

Aylardır sınır boyunca askerler yığılmıştı. Ve bundan çok önce, Rusya yıllardır - sadece Doğu Ukrayna'da değil, Gürcistan, Kırım'da ve - özellikle de dünyanın izlediği Suriye'de, Rusya'nın eylemlerinin cezasız, hatta kayıtsız kaldığı Suriye'de sinyaller gönderiyordu.

19 Mayıs 2022 Perşembe

SA9676/SD2414: Mustafa Kemal Atatürk'e dair...

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Kendisine yazılan 'tanrısal formlu' şiirleri dinleyen, Batılı her geleneği, yeniliği, İslam dışı olguyu olduğu gibi ülkeye taşıyan ve yaşayan da aynı adamdır; ülkeyi ister Vahdettin'den aldığı emirle, isterse başka sâiklerin etkisi altında yetenekleri ile düşmandan temizleyen de..."

Gelecekte ne olur bilemem, zamanım elverir mi; ancak Atatürk olgusunun geniş kapsamlı ve objektif bir bakış açısıyla, özellikle kronolojik politik-sosyolojik-ideolojik-jeopolitik-dinî karşılaştırmalar yapılarak, hatıralar ve belgeler eşliğinde yeniden incelenmesi şarttır.

SA9675/SD2413: Türkiye ve Orta Asya: Ukrayna Savaşı İlişkileri Güçlendirecek

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, 1990 yazında Taşkent Devlet Üniversitesi'nde okuyan, 1992-1993 yılları arasında Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Özbekistan'ın köylerinde yaşayan ve 1995'ten beri Orta Asya'yı gazeteci olarak takip eden Bruce Pannier'e aittir ve Rusya-Ukrayna Savaşı ile birlikte Bayraktar TB2 etkisiyle hızla gelişen Türkiye-Orta Asya ilişkilerine odaklanmaktadır. Analistin, Erdoğan'ın kişisel etkisi doğrultusunda gelişen ilişkilerde orta Asyalı liderlere önerisi nettir: "Rusya, Çin veya Batı'dan gelen talepleri dengelemek için güçlü bir Türkiye ile kurulacak yakın bağların faydalarını görmeliler."
Seçkin Deniz, 19.05.2022, Sonsuz Ark 


Turkey and Central Asia: Ukraine war will strengthen ties
"Silah satışları ve Erdoğan'ın sert adam çekiciliği karışımın birer parçası oldu."

Türkiye, Orta Asya'daki ayak izini genişletiyor ve bölge liderlerine Rusya, Batı ve Çin ile bağları nasıl dengeleyeceklerini yeniden değerlendirirken hoş bir alternatif sunuyor.

SA9674/SD2412: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 668 (11-15 Kasım 2020)

     Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”

  
(Lütfen, Twitter alttan yukarıya doğru olan tweet akış grafiğinin tersine göre, tweetleri yukarıdan aşağıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.) 
(11-15 Kasım 2020)  (Kasım 2020: 4.282 Tweet+Önceki Toplam: 453.753+4.282 = 458.035 Tweet)

11 Kasım 2020
Anayasa Mahkemesi, 15 Temmuz darbe teşebbüsüne karşı koyan sivillerin bu eylemleri nedeniyle sorumluluklarının bulunmamasına ilişkin kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verdi. https://t.co/WleRDwgOCa

11 Kasım 2020
Bu türlerin ölüsünü bile kullanıyorlar https://t.co/WYYT6E7Lo2

18 Mayıs 2022 Çarşamba

SA9673/MT55: Bilim adamları, Herkesin Burnuna Sürüntü Sokmanın Amacını Sorguluyor: 'Bunu Abartmış Olabiliriz'

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Bristol Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde kıdemli öğretim görevlisi ve Birleşik Krallık Ulusal Tarama Komitesi ile birlikte çalışan Angela Raffle, “İddia, (kitlesel test) pandeminin yayılmasını durduracağı ve bulaşmayı %90 oranında azaltacağıydı. Ve öyle olmadı." diyor." (Güncel Not: GAVI aşı organizasyonunun ana bağışçısı ve Covid-19 Manipülatörü Bill Gates: "Kovid-19 sandığımız kadar öldürücü değilmiş. Arada fark olsa da grip gibiymiş. Virüsün daha çok yaşlıları etkilediğini ve grip gibi olduğunu yeni anladık. Korkutucu bir dönemdi." Seçkin Deniz, 17 Mayıs 2022)


Scientists question the point of swabs up everyone’s nose: ‘We might have overdone it’

"İddia, (kitlesel testin) pandeminin yayılmasını durduracağıydı... ve öyle olmadı"

Dünya çapında birçok insan için, COVID-19'u test etmek için pamuklu çubukların burnundan yukarıya veya boğazına sokması rutin ve tanıdık bir sıkıntı haline geldi. Ancak pandeminin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen, bazı ülkelerdeki sağlık yetkilileri, özellikle milyarlarca dolara mal olduğu düşünüldüğünde, enfeksiyonları kontrol altına almak söz konusu olduğunda tekrarlanan toplu testlerin yararlarını sorguluyor.

SA9672/SD2411: "bilgi dağarcığınızı çarmıha germeden önce..." /20.12.2002/ 142. patika

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk


...düşünemediğinizi farkettiğiniz anda, huzursuz olur musunuz?...
...'falan kişi'nin düşünebildiğini düşünememiş olmak sizi ne kadar rahatsız eder?...
...düşünememiş olmaklığı dağarcığınıza ya da aklınıza mı yorarsınız?...
...yaşanmışlıklarınızı mı sorgularsınız geriye dönüp?...
...gerektiği kadar genişlemediğinizden şikayetçi olur musunuz?...
...dağarcığınızı suçlamaya zaman ayırmadan önce, aşağıladığınız ve önemsemediğiniz tüm değerlerinizi hatırlayınız...

17 Mayıs 2022 Salı

SA9671/KY20-MEK102: İnsan İnsanın Cennetidir

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Denebilir ki; insan medeniyeti bir göçmen medeniyetidir. İnsanın içinde varlık kazandığı dil muhteşem bir göçmendir. Mutfak şahane bir göçmendir. Giyim kuşam, mimari, her boyutu ile ekonomi, tarım, özellikle müzik ve sanatın her dalı göçün ışıltılı evlatlardır. Yaşamın üzerinde varlık kazandığı şey göçtür. Kendi doğallığı ile ve toplumsal kapasite oranına denk kaldığı sürece gerçekten göç, toplumda hücresel bir yenilenme, bir tazelenme vesilesidir."

‘Sual eylen bizden evvel gelene
Kim var imiş, biz burada yoğ iken’
Karacaoğlan

Toprak kendi başına bir varlığa sahip değildir. Ona varlık bahşeden, insanın toprak üstünde, toprağın verdiği imkanlarla yapıp ettikleridir. İnsan toprakla da bütünleşik dilsel, duyusal, sınırları belli belirsiz, sık sık ama yavaş yavaş değişen, dönüşen bulutsu bir uzam içinde yaşar. Bu uzama keskin bariyerlerle bir sınır çizmek, bu naif ve kırılgan uzamı insan etti ve kemiği ile koşut bir ucube ‘varlık’ haline çevirmek yepyeni bir icattır. 

SA9670/SD2410: Soğuk Savaş Hiç Bitmedi

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Princeton Üniversitesi Tarih ve Uluslararası İlişkiler bölümü John P. Birkelund '52 profesörü ve Stanford Üniversitesi Hoover Enstitüsü kıdemli araştırmacısı Stephen Kotkin'e aittir ve Soğuk Savaş'ın ne zaman başladığına ve halen devam ettiğine dair tezlere odaklanmakta ve tarihçi Richard Overy'nin Asya'ya daha fazla dikkat çekerek savaşa ve savaş sonrası döneme bakış açılarını değiştirmeyi amaçlayan son kitabı Blood and Ruins (Kan ve Harabeler)'i baz alarak kitapta ele alınan birçok yaklaşımı eleştirmektedir. Analist çok ayrıntılı olarak incelediği Soğuk Savaş geçmişini şöyle değerlendirmektedir: "Soğuk Savaş'ın Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla sona erdiği şeklindeki yanlış inanç, Washington'da bazı önemli dış politika seçimlerini teşvik etti. İdeolojik rekabetin kesin olarak kendi lehlerine sonuçlandığına inanan Amerikalı politika yapıcıların ve düşünürlerin çoğu, ülkelerini Batı'nın temel taşı olarak görmekten uzaklaştı, Batı sadece Avrupa ve Kuzey Amerika'yı değil, aynı zamanda Avustralya, Japonya, Güney Kore, Tayvan ve diğer birçok yeri de kapsayan bir coğrafi konum değil, kurumların ve değerlerin -bireysel özgürlük, özel mülkiyet, hukukun üstünlüğü, açık pazarlar, siyasi muhalefet-  bir birleşimidir. Batı kavramının yerine, pek çok Amerikan seçkini, teorik olarak tüm dünyayı -Batı kurumlarını ve değerlerini paylaşmayan toplumlar dahil- tek, küreselleşmiş bir bütün halinde bütünleştirebilecek, ABD önderliğindeki bir “liberal uluslararası düzen” vizyonunu benimsedi." İran üzerinden Siyasal İslam, Çin ve SSCB üzerinden Leninizm ve Batı üzerinden liberalizm değerlendirmeleri yapan ve "Küresel olarak, Batı hem kıskanıyor hem de içerliyor. Son yıllarda, Avrupa ve özellikle ABD, Latin Amerika'dan Güneydoğu Asya'ya ve aradaki topraklara kadar kıskançlığı azaltmayı ve kızgınlığı büyütmeyi başardı. Bu dinamiğin tersine çevrilmesi gerekiyor, ancak şimdiye kadar yalnızca Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığına Batı'nın verdiği yanıtla pekiştirildi, kısa vadede, Batı'nın müdahaleci ikiyüzlülüğünü, uluslararası hukuka kendine hizmet eden yaklaşımını ve aşırı gücü ele geçiren kötü niyetli kişilerin yelkenlerini açtı." diyen analistin Batı'nın utanmaz ve arsız tutumlarını eleştirmesine rağmen sonuç cümlesi yine Batı bencilliğini yansıtmaktadır: "II. Dünya Savaşı tarafından oluşturulan modern dünyanın ana hatları, 1979'daki büyük dönemeç ve 1989-91'in daha küçük dönemeç boyunca varlığını sürdürdü. Dünyanın şimdi daha büyük veya daha küçük bir dönüm noktasına ulaşıp ulaşmadığı, büyük ölçüde Ukrayna'daki savaşın nasıl oynandığına ve Batı'nın kendisini yeniden keşfetmesini israf edip etmediğine veya yenilenme yoluyla pekiştirip pekiştirmediğine bağlıdır." Kendi kurdukları 'Siyasal İslam' safsatasının İran'da iflas ettiğini iddia eden ve 1952'de NATO'nun basit bir karakolu olarak tarihin en alt seviyesine indirgenen ve 2002'den sonra Dünya'nın merkezinde bir dev olmaya başlayan ve Rusya-Ukrayna arasında barış tesis etme çabası herkes tarafından övülen Erdoğan liderliğindeki Türkiye'den bahsetme gereği bile duymayan bu ve benzeri analizlerin kursaklarında biriktirdikleri Türkiye öfkesinin nasıl patlayacağına dikkat etmemiz gerekmektedir.
Seçkin Deniz, 17.05.2022, Sonsuz Ark 


The Cold War Never Ended
Ukrayna, Çin Mücadelesi ve Batı'nın Canlanması

Kimsenin şaşırmaya hakkı var mı? Kremlin'deki gangster rejimi, güvenliğinin çok daha küçük bir komşu tarafından tehdit edildiğini ilan etti; rejimin iddiasına göre, bu gerçekten egemen bir ülke değil, çok daha güçlü Batılı devletlerin bir oyuncağı. Kremlin, kendisini daha güvenli hale getirmek için komşusunun topraklarının bir kısmını ısırması gerektiğinde ısrar eder. İki taraf arasındaki müzakereler bozulur; Moskova (Ukrayna'yı) işgal eder.

16 Mayıs 2022 Pazartesi

SA9669/SD2409: Sıkıntı (Roman); 3. Bölüm-Cennet 27

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Sorumun cevabını çok sonra, şimdi bulabiliyordum. Çünkü sömürenler aynıydı, sömürülenlerin de aynı olması kaçınılmazdı. Sosyolojik dönüşümler hırsızlığa ve hırsızlığa karşı çarelerde aynı mutlak egemenliğe boyun eğiyorlardı. Washington’daki binalar öyle değildi oysa."



Fakirlerin evleri, tıpkı zenginlerin evlerinin birbirine çok benzemesi gibi ne kadar çok benziyordu birbirine. ‘Gök Yazarı’ Washington’daki binaların Masonik/Mistik tasarımına dair düşüncelerini aktarmıştı. Burası zenginlerin şehriydi ve her şey zenginlerin planladığı gibi bütün ayrıntılarıyla ‘seçkin’ görünüyordu. Burası ‘Sahte Cennet’in merkeziydi. Mükemmel olmalıydı. 

15 Mayıs 2022 Pazar

SA9668/SD2408: "Rus Dünyası" İçin Kim Ölüyor?

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, George Washington Üniversitesi'nde siyaset bilimi alanında doktora adayı ve Rusya'da etnik siyaset ve bölgesel kalkınma konusunda uzman olan Adam Charles Lenton'a aittir ve 24 Şubat 2022'de başlayan Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrası ölen Rus askerlerinin etnik yapısına odaklanmakta ve Rus Dünyası için zengin ya da fakir fark etmemekle birlikte, özellikle yoksul bölgelerden tedarik edilen, Müslümanlar da dahil olmak üzere, etnik azınlıkların öldüğünü, ölüm sayılarının da Moskova'nın baskısıyla gizlendiğine dair bulguları paylaşmaktadır. ""Rus Dünyası" için savaşmak üzere gönderilen askerlerin çoğunun ekonomik kaos yaşanan bölgelerden gelen etnik azınlık gruplarına ait olduğuna dair anekdotsal kanıtlar, kayıpların orantısız bir şekilde "uzak bölgelerden" gelen "Slav olmayan" birliklerden..." diyen ilk analist Cristo Grozev'dan alıntı yapan analistin, "Kayıplar özellikle azınlık topluluklarını etkiliyor gibi görünüyor: Kişi başına bildirilen en yüksek kayıpları veren 10 bölgeden 5'i etnik cumhuriyetlerdir. Bu 10 bölge için toplam azınlık nüfusu, Rusya genelindeki yaklaşık dörtte birinin aksine, %63'tür." şeklindeki cümlesi bu anlamda dikkate değerdir.
Seçkin Deniz, 15.05.2022, Sonsuz Ark 


Who is dying for the «Russian World»?
"Adam Charles Lenton, Rus askeri kayıpları arasında yoksul bölgelerden gelen etnik azınlıkların nasıl orantısız bir şekilde yer aldığını gösteriyor."

Orduların genellikle toplumun mikrokozmosu olduğu söylenir. Ukrayna'nın işgalinden kaynaklanan Rus askeri kayıpları arttıkça, Rus toplumunun genelindeki eşitsizliklerin savaş alanına nasıl yansıdığı daha da netleşiyor. Rusya'nın kayıpları hakkında bilgi yayınlama konusundaki isteksizliğine rağmen, mevcut veriler, bildirilen kayıplar arasında daha yoksul bölgelerden gelen etnik azınlıkların orantısız bir şekilde öne çıktığını gösteriyor.

14 Mayıs 2022 Cumartesi

SA9667/MT54: Bir Taliban Ailesinin Uzun Savaşı

     Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Afgan serbest gazeteci ve yazar Modaser Islami'ye aittir ve Sovyetlere karşı mücahit olarak savaşan, iki oğlunu Amerikan işgaline direnirken şehit veren Peştuca öğretmeni Hayatullah Haqdost'un şahsının ve ailesinin hikayesinde Afganistan'ın Sovyet işgalinden Amerikan işgaline kadar geçen sürede yaşadıklarına ve ABD'nin iktidarı Taliban'a devrettiği dönemden sonra yaşananlara odaklanmaktadır. Çıkarılacak dersleri Taliban mı yoksa Müslümanlar mı belirleyecek? Taliban'ın Türkiye dışında hemen her ülkeye başvurarak destek istediği, Moskova ve Tahran dahil birçok başkente heyetler gönderdiği, Pekin ile görüşmeler ve anlaşmalar yaptığı dönemde Türkiye ile mesafeli duruşunun arka planında Amerikan etkisinin olduğu bariz bir şekilde görülmektedir. Afganistan halklarının, Amerikan güdümündeki Taliban'ın kurduğunu iddia ettiği 'İslam Emirliği' sıfatını taşıyan belirsiz hükümetinin yönetim biçimi ile bir gün yüzleştiğinde ortaya çıkacak olan şey Afganistan'ın yükselişine işaret edemeyecek kadar karanlıkta kalacaktır. Taliban yönetiminin devraldığı Afganistan devleti, Soğuk Savaş'ta ve Amerika'nın icat ettiği 'terörizmle savaş'ta öldürülen Afganların geride bıraktıklarının hakkını koruyacak bir sistem olarak başarılı olabilecek bir temele sahip değildir.
Seçkin Deniz, 14.05.2022, Sonsuz Ark


The Long War of a Taliban Family
"Afgan bir baba, oğullarını kendi izinden gitmeye ve cihada teşvik etti. Şimdi trajik sonuçlarla yaşıyor."

Hayatullah Haqdost, hayatını şekillendiren onlarca yıllık kargaşayı düşünürken güneşte yanmış oturma odasının zemininde oturuyordu. Kırışıklarla buruşmuş yüzü ve orta uzunluktaki beyaz sakalıyla yaşından daha yaşlı görünüyordu. Ancak bu, kendisinin ve 11 çocuğunun yaşadıkları için ödenmesi gereken küçük bir bedeldi. Pakol şapkasını yanına koyarken gururu ve kederi görülmeye değerdi.

13 Mayıs 2022 Cuma

SA9666/TG369: Büyük Sıfırlama ve Dördüncü Sanayi Devrimi İçin Bir Oyun Alanı Olarak Metaverse-II

       Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, daha önce, Batı Afrika'daki Ganaian Chronicle'da muhabir ve Güney Amerika'daki Colombia Reports'ta editörü olan ve hükümetler, seçilmemiş küreselciler, düşünce kuruluşları, büyük teknoloji şirketleri, savunma departmanları ve istihbarat teşkilatları tarafından önerilen kamu ve özel politikalara ilişkin bakış açılarıyla teknoloji ve toplumla ilgili analizler yapan Sociable editörü Tim Hinchliffe'a aittir ve Metaverse olarak adlandırılan, arttırılmış gerçeklik, nesnelerin ve bedenlerin interneti, veri, dijital kimlikle kuşatılmış olan insanın hacklenebileceği ve özgürlüğünü tamamen yitireceği, tasarımını Satanist Dünya Ekonomi Forumu (WEF) patronlarının yaptığı 4. Sanayi devrimi ile ilgili gelişmelere odaklanmaktadır. "Onları düşünerek bir şeyleri gerçekleştirmenizi” sağlayan cihazlar, Bedenlerin İnterneti (IoB) olarak bilinen birbirine bağlı cihazlardan oluşan büyüyen bir ekosisteme aittir. İnsan vücudunu, kişisel verileri birlikte çalışabilir ağlar üzerinden aktarabilen çok sayıda sensörle birleştiren Bedenlerin İnterneti (IoB), yeni bir transhümanizm çağıdır." diyen analistin, "“Biz insanlar artık gizemli ruhlar olmadığımız fikrine alışmalıyız; artık hacklenebilir hayvanlarız," diye uyarıyordu Harari. Bir şey hacklenebiliyorsa, yeniden programlanabilir. Bu insan için de geçerlidir." ve "Sanal Gerçeklik (VR), bölmelerinde oturup programlanabilir dijital para biriminin bir sonraki Evrensel Temel Gelir maaşını bekleyen kullanıcıları, hiçbir şeye sahip olmamanın ve "vatandaş merkezli bir refah devleti" altında yaşamanın sert gerçeklerinden uzaklaştıracak olsa da, Arttırılmış Gerçeklik Metaverse anlamında bir veri toplama altın madenidir." cümleleri ile somutlaştırdığı gelecekteki transhümanist insan evreni şu şekildedir: "Gösterişli manzaraların ve seslerin bulunduğu ekmek ve sirk siyasetinin ötesinde, tatsız ve kokusuz bu ortamın birincil işlevi; hayatınızın en mahrem ayrıntılarını, toplumun ve küresel ekonominin büyük sıfırlanması fikrine kapılan seçilmemiş teknokratlara gönüllü olarak bırakırken sizi Metaverse'e bağlı tutmaktır. Metaverse olgunlaşarak kendi kendine büyüdükçe, teknolojik olarak geliştirilmiş ve genetik olarak düzenlenmiş transhümanizmin insan sonrası geleceğini yönlendirecek, Bedenlerin İnterneti (IoB) olarak bilinen giyilebilir, vücuda yerleştirilebilir ve/veya tüketilebilir cihazlardan oluşan birbirine bağlı ekosistem sayesinde dijital ve fiziksel dünya arasındaki çizgi bulanıklaşacaktır." "Türkiye'nin Metaverse ile ilgili ön alıcı ve korumacı ulusal kontrol çerçevesi oluşturacak çalışmalar yapmak amacıyla mı, WEF direktifleri doğrultusunda mı Metaverse ile ilgili çalıştaylar yaptığı" sorusu net bir şekilde cevaplanması gereken büyük ve çok önemli bir sorudur. 21 Mart 2022'de Ankara'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da katıldığı Metaverse Çalıştayının ana sloganı, "Gelecek, onu tasarlayana aittir" olsa da İnternet'in ve bahse konu ekosistem unsurlarının benzersiz ve küresel yapısı yeterli bir cevap alınmasının önündeki en büyük engeldir.
Seçkin Deniz, 13.05.2022, Sonsuz Ark


The metaverse as a playground for the great reset & the fourth industrial revolution

WEF Gündemi'ne göre, "Bugün internet, çoğu zaman milyonlarca insanın bilgi ve hizmetlere erişmesi, birbirimizle iletişim kurması ve sosyalleşmesi, mal satması ve eğlenmesi için ana giriş noktasıdır."

"Metaverse’in bu değer önermesini tekrarlayacağı tahmin ediliyor - temel fark şu ki çevrimdışı ve çevrimiçi olma arasındaki ayrımın tanımlanması çok daha zor olacak."

SA9665/SD2407: Putin'in Ukrayna'ya Karşı Savaşı ve Avrupa'daki Güç Dengesi

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, ABD Ulusal İstihbarat Konseyi'nde Rusya ve Avrasya alanında çalışan eski ulusal istihbarat subayı, Carnegie'nin Rusya ve Avrasya Programı'nın kıdemli üyesi ve direktörü Eugene Rumer ile Ukrayna krizinin ardından ABD'nin Rusya'ya yönelik politikasına yönelik araştırmalar yapan Carnegie'nin Rusya ve Avrasya Programında çalışan kıdemli araştırmacı Richard Sokolsky'nin ortak çalışmasıdır ve Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrası ABD ile Avrupa'nın tutumlarına ve NATO çerçevesinde Putin'in nükleer tehditlerine nasıl cevap verilebileceğine odaklanmaktadır. Avrupa'nın bütünüyle bağımsız, özgür ve liberal yapısını kaybederek NATO çerçevesinde ve 'Tampon Kıta' olarak yeniden ABD'nin güdümüne girdiğinin açık bir şekilde görüldüğü analizde, analistlerin Avrupa kıtasındaki bütün ülkeleri eşitleyen ve tek tip davranışa zorlayan kısa emir zincirlerinin nasıl netleştiğini gözlemleyebilirsiniz. Türkiye'nin bu anlamda Avrupa Kıtası'ndan farklı olarak takındığı barışçıl ve dengeli tutumla, ABD-NATO baskılarına karşı bağımsız bir stratejik yol haritası izlediği açıktır; ancak ABD'nin, Suriye-PKK-YPG ve Yunanistan-Rum Kesimi üzerinden yürüttüğü Türkiye'yi yıpratma politikalarının sonuçlarının gittikçe daha sık gözlemlendiği dikkate alınırsa, Türkiye'de CHP-HDP-İP-GEP-SP-DAP-DP gibi iç politik değişkenleri açıkça kullanmaktan vazgeçmeyen Joe Biden liderliğindeki ABD'nin, ABD-Rusya kıskaçlarının daha aktif çalışması için çıkarılan Ukrayna Savaşı'nın en büyük kaybedeninin Avrupa Kıtası'ndan sonra Erdoğan liderliğindeki Türkiye olması için çalıştığı da açık bir şekilde gözlemlenebilir.
Seçkin Deniz, 13.05.2022, Sonsuz Ark 


Putin’s War Against Ukraine and the Balance of Power in Europe
"Putin'in Avrupa'daki değişen güçler korelasyonu, NATO'nun da uyum sağlamak için seçeneklere ihtiyacı olduğu anlamına geliyor."

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Batı ile yüzleşmesi, dış politikasının belirleyici özelliğidir. Bu yüzleşme, büyük ölçüde, onun diğer büyük amacı olan Çin ile stratejik ortaklık sayesinde mümkün olmuştur.

12 Mayıs 2022 Perşembe

SA9664/SD2406: 20. Yüzyılın Nükleer Gölgesinin Geri Dönüşü

    Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Financial Times'ın Washington Bürosu şefi, Güney Asya büro şefi, Sermaye Piyasaları editörü ve Filipinler Muhabiri olarak çalıştıktan sonra, ABD ulusal editörü ve köşe yazarı olarak FT'de aktif iş hayatına devam eden, Clinton dönemi ABD Hazine Bakanı Lawrence H. Summers'ın metin yazarlığını yapan Edward Luce'a aittir ve Rusya-Ukrayna Savaşı'nda yaşadığı başarısızlıklar dolayısıyla ABD ve Avrupa'yı Nükleer Silah kullanmakla tehdit eden Putin'in zihnindeki stratejik planlara ve olası sonuçlara odaklanmaktadır. Analistin, özgeçmişi dolayısıyla birçok tecrübeye ve gizli bilgiye ulaşma potansiyeli olmasına rağmen yaptığı yorum dikkat çekicidir: "Geri kalanımız, Putin'in kafasında şöyle dursun, Beyaz Saray'da oynanan senaryolardan habersiziz."
Seçkin Deniz, 12.05.2022, Sonsuz Ark 


The return of the 20th century’s nuclear shadow
"Putin, Nükleer silah kullanmakla tehdit ederek bir tabuyu yıktı ve batının kendi tepkisini planlaması gerekiyor."

Vladimir Putin'in nükleer silah kullanmakla tehdit etme isteği bir bakıma iyiye işaret: Bu, Rusya'nın Ukrayna'da muhtemelen kaybedeceği anlamına geliyor. Aynı zamanda potansiyel olarak da bir felakettir. Putin'in amacı batıyı korkutmaksa başarısız oluyor. NATO, Ukrayna'ya silah tedarikini arttırmaya devam ediyor. Soru, Putin'in Rus yenilgisinin kaçınılmaz olduğunu düşündüğünde ne yapacağıdır. Putin, atacağı adımları tam olarak bildiğini ima edip duruyor. Blöf mü yapıyor? Cevabı o bile bilmiyor olabilir.

SA9663/SD2405: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 667 (06-10 Kasım 2020)

     Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”

  
(Lütfen, Twitter alttan yukarıya doğru olan tweet akış grafiğinin tersine göre, tweetleri yukarıdan aşağıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.) 
(06-10 Kasım 2020)  (Kasım 2020: 4.282 Tweet+Önceki Toplam: 453.753+4.282 = 458.035 Tweet)

06 Kasım 2020
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in sağlık durumunun kötüleştiği ve istifa edeceği yönündeki iddiaları yalanlayarak, "Hayır Putin'in sağlığı mükemmel ve istifa etmeyecek." https://t.co/sYBGvoBXMd

11 Mayıs 2022 Çarşamba

SA9662/MT53: Beyin Anıları Nasıl Hatırlıyor ve "Zaman Yolculuğu"nu Hatırlamak İçin Nasıl Kullanıyor?

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Cedars-Sinai araştırmacıları, deneyimi bölümlere ayıran nöronları keşfediyor, sonrasında beynin 'zaman yolculuğuna' ve hatırlamaya yardımcı oluyor."


How the Brain Makes Memories and Uses “Time Travel” To Remember

Cedars-Sinai liderliğindeki bir araştırmada, araştırmacılar, sürekli insan deneyimini daha sonra hatırlanacak farklı bölümlere ayırmada kilit rol oynayan iki tür beyin hücresi keşfettiler. Keşif, bunama ve Alzheimer hastalığı gibi hafıza bozuklukları için yeni tedavilerin geliştirilmesine yönelik bir yol olarak yeni umutlar sağlıyor.

Seçkin Deniz Twitter Akışı