20 Kasım 2019 Çarşamba

SA8146/Sonsuz Ark-YD180: Akı Sığası Geliştirildi, Ama “Geleceğe Dönüş” Yapmayı Sağlamıyor

"Çoğumuzun “Geleceğe Dönüş” filmlerinde zaman makinesinin yapılmasını sağlayan kritik parça olarak bildiği “akı kapasitörü“ne benzeyen yeni bir cihaz geliştirildi. Geliştirilen cihaz, yeni bir tür elektronik sirkülatör (dolaştırıcı); mikrodalga sinyallerin hangi yönde ilerleyeceğini kontrol edebiliyor."


Çoğumuzun “Geleceğe Dönüş” filmlerinde zaman makinesinin yapılmasını sağlayan kritik parça olarak bildiği “akı kapasitörü“ne benzeyen yeni bir cihaz geliştirildi. Zamanda yolculuk yapmayı sağlayamayacak olsa da, ileride bu cihazın kuantum bilgisayarların geliştirilmesine katkıda bulunabileceği düşünülüyor.

SA8145/KY69-EY428: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


19 Kasım 2019 Salı

SA8144/SD1542: "öfkeye tutunma!" /29.10.2004/ 272. patika



...öfkelerin, ellerinde biriken her şeyi nasıl yediklerini bilir misin?...
...biriktirmediklerini yedikleri belliyken, biriktirdiklerini yemelerine ne diyeceksin?...
...izin verecek misin?...
...yapmak, uzun, ince, ipince bir yol iken, yıkmak neden düşmek kadar kolaydır?...
...ve sen öfkelerin içinde, en haklıyken, en kızgınken verdiğin kararların peşine adam takmamaya karar vermişsin...
...belli ki; pişman olmayacak kadar haklısın sen...
...öfken, ellerinde birikenlere musallat olmuş...
...yitireceklerini de önemsemezsin...
...önemseme!...
...ama ya sonra?...

SA8143/SD1541: Drone'lu Geleceğimizin Karanlık Yüzü

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Güney Danimarka Üniversitesi Savaş Araştırmaları Merkezi, Savaş Çalışmaları DIAS yardımcı doçenti ve Yale Üniversitesi Uluslararası Güvenlik Araştırmaları Bölümü misafir araştırmacısı James Rogers'a aittir ve Dronların neden olduğu güvenlik risklerine odaklanmaktadır. James Rogers'ın diğer benzerleri gibi CIA'in ürettiği DAEŞ-IŞİD gibi terör örgütlerinin insansız hava araçlarıyla yaptığı saldırıları merkeze alarak, diğer iç ve dış güvenlik tehditlerine dair uyarılarda bulunmakta ve şu soruları sormaktadır: "Geleceğin dronuna yaklaştıkça, politika yapıcılar, endüstri liderleri, güvenlik güçleri ve teknoloji yenilikçileri kilit sorulara öncelik vermeli: Ulusal hükümetler önümüzdeki birkaç yıl içinde katlanarak büyüyerek ortaya çıkan dron altyapılarını nasıl güvence altına alacaklar? Veriler nasıl güvende tutulacak? Dronların engellenebilir ve dezenformasyonun yayılması önlenebilir mi? Ve en gelişmiş dronların karşısında, karşı-dron sistemleri nasıl tepki verecek?" Türkiye'nin insansız hava araçları üretirken, aynı zamanda insansız hava araçlarına karşı kullanılacak silahlar ürettiği (Aselsan anti-drone -İhasavar, Koral vb) bu yüzyılda, ABD'nin paniğe kapılmasının temel nedenlerinden ikisi, Çin'den ithal edilmesi yasaklanan drone sistemlerinin yerlisini üretecek teknolojik altyapının tamamlanmasının zaman alacak olması ve gittikçe kötüleşen finansman sorunları yüzünden ABD ordusunun hızlı teknolojik değişime ayak uyduramamasıdır. Tarih kendi seyrinde ilerlemektedir ve Amerikan İmparatorluğu diğer öncülleri gibi çağdaş teknolojiye ayak uyduramayarak tarih sahnesinden çekilmeye başlamış durumdadır.
Seçkin Deniz, 19.11.2019


The dark side of our drone future

Yakın geleceğin resmini çizmeme izin verin. Bazıları birkaç kilo ağırlığında, bir kısmı birkaç ton ağırlığındaki Dronlar, kırsal dağıtım merkezlerinden şehir içi dağıtım merkezlerine kadar gökyüzünde ileri geri akacak. Gündüz ve gün dışında, haftalık alışverişlerimizi, son dakika hediyelerimizi ve önemli ilaçlarımızı evimize ya da işyerimize bırakacaklar. Dronlar otomatik olarak bizi işten (ya da bardan) alabilir ve havadan Ubers'a götürebilir. Hayatlarımızı değiştirecekler. Binlerce olmasa da, yüzlerce dron, şu anda yoğun trafikten etkilenen sıkışık otoyolları ve caddeleri geçerek kasabaların ve şehirlerin üstünden uçacaklar.

18 Kasım 2019 Pazartesi

SA8142/SD1540: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 7

"Her şeyleri planlıydı; sembollerden inançlara, paradan eğitime, sanattan düşünce akımlarına kadar her şey adım adım planlanıyor ve uygulanıyordu."


Sabah ezanı okunurken okumalarım sona erdi; yirmi iki flashdik’in de içeriğini okumuş, ilk flashdisk’teki özel nota binaen, yirmi üçüncü flashdisk’i tasarladığım her şey gerçekleştikten sonra okumak üzere bir kenara koymuştum. Zihnim aşırı yüklenmişti. Yorgundum ve sabah namazını kılıp uyumak istiyordum. Ezan sesi gecenin karanlığında yankılanan bir huzur çağrısıydı. Gözlerimi kapattım ve içimdeki bütün sesleri susturarak oturduğum bilgisayar koltuğunda ezanı dinlemeye devam ettim.

SA8141/KY1-CÇ685: Seni Yazmak-Sana Yazmak

"İnsan her şeyin hamallığına heveslenir soyunurken, seni unutarak, seni bilmezden gelerek neye ermiş olacaktır?"


Yazmak. 
Seni yazmak.
Sana yazmak. 
Yazmak seni yazmak değilse niye yazmak?
Yazmak bir yakarış. 
Sana değilse yakarış yakarmak niye? 

SA8140/KY69-EY427: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


17 Kasım 2019 Pazar

SA8139/YB43: Yorgun Öfkelerin Kanatları Kırıktır / Sınanmış Renkler 42

"Ama... yaş geçince, öfkenin hırpaladığı ömür faydasız öfke tezviratına fazlasıyla maruz kalınca, işler değişiyor. Öfke yoruluyor ve kanatları kırılıyor. İnsan o saatten sonra da hırslarını da gömüyor toprağa, heveslerini de. Anlıyorsunuz ki öfke hırslara ve heveslere sıkı sıkıya bağlı."


Yorgun öfkelerin kanatları kırıktır, bilir misiniz dostlarım? Doğru; öfkeler de yorulur ve insan o demde öfkelenecek bir sebep bulsa da takati yoktur artık. Bilmelisiniz; öfke bir benliğe sahiptir, doğar, yaşar ve ölür; ölmeden evvel de yorulur. İnsanın öfkeye kapılması da bundandır, öfkeden kopması da. Diyebilirim ki; insanın içindeki ikinci bir insan sayılabilir öfke ve bu ikinci insan her insanın içindeki öfke ile ikizdir.

SA8138/KY13-AO317: Liderler Satrancı; Trump, Erdoğan ve Dünya

"Duruma bakılırsa; Türkiye, kendi politikalarını uygulayabilecek dengeleri elinde tutacak güce eriştikçe ABD/Trump, Türkiye ile pazarlık kapılarını açık tutacak. Öyle görünüyor ki Türkiye şu anda o konuma doğru hızla ilerliyor ve birçok konuda ciddi mesafe almış durumda.."


Trump, ABD halkının kendisini neden tercih ettiğini iyi biliyor... ABD halkı, bir avuç sermayedarın çok kazandığı, ancak kendilerinin fakirleştiği, ABD askerlerinin başka ülkeleri işgal ederek ayakta durmaya çalışan bir ülke istemiyor.

Bir başka deyişle; ABD halkı güvenlik tehlikeleriyle karşı karşıya kalmadıkları, bütün gelirlerin zenginlere akmadığı bir ülkede, kendilerini düşünen iyi bir tüccar aradıkları için Trump'u seçtiler.

SA8137/KY69-EY426: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


16 Kasım 2019 Cumartesi

SA8136/SD1539: Yeni Bir Eurafrican Ortaklığı

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin, Nobel Barış Ödülü sahibi Liberya eski cumhurbaşkanı Ellen Johnson Sirleaf, Mo Ibrahim Vakfı'nın Kurucusu ve Başkanı Mo Ibrahim ve Avrupa Komisyonu eski başkan yardımcısı, Avrupa Dostları Başkanı ve Belçika devlet bakanı Etienne Davignon'un ortak çalışmasıdır ve  Avrupa-Afrika arasında eşit ilişkiyi temel alan yeni bir ortaklık kurulmasını önermektedir. Metnin şu cümlesi yeterince açıklayıcıdır: "AB-Afrika Yüksek Düzeyli Çalışma Grubu, temel politika alanlarında ilerleme kaydedilmesi için gerekli adımları belirlemeye çalışıyor. Bu çalışmalar sonucunda daha dinamik, adil ve sürdürülebilir bir paylaşılan gelecek yaratmak için dört aşamalı bir eylem planı hazırladı."  Metnin eşit ilişkiden anladığı şey, diğer adımlar bir yana, şu şekilde anlaşılabilir: "Avrupa vasıflı işçi sıkıntısı çekerken, Afrikalı gençler eğitimsiz ve vasıfsız olarak daha fazla işsizlik riski altındadır, Avrupa gençlerimizi alsın, eğitsin, kullansın ve bize geri göndersin" Türkiye'nin Afrika ile kurduğu katmanlı ve artan hızlı ilişkileri engellemek için Suriye, Irak, Yemen, Mısır, Libya, Somali, Sudan gibi geçiş yollarını askeri darbelerle, iç savaşla ve terörle yakıp yıkarak kapatan Avrupa'nın (ve ortağı ABD'nin) Afrika için işbirliği yapılabilecek bir ortak olarak tanımlanması da neocon-satanist kümelerin eşgüdümlü olarak çalışmaya devam ettiğini göstermektedir. ABD-Avrupa, yüzlerce yıldır sömürdükleri Afrika'yı yeni bir sömürü dönemi için adım adım Rusya-Çin ikilisine devrederken, Avrupa ve ABD ile sömürü ve cehennemden ibaret bir ilişki türüne bina edilecek olan her şeyin lafta kalacağına da işaret etmektedir. Metnin en önemli özelliği, (Türkiye'den de talep edildiği halde reddedildiği gibi) Afrika'nın sömürülmeye devam edebilmesi için gerekli olan talepleri içeriyor olmasıdır; yeni Afrikalı nesil kolay ve karşılıksız ikna edilmemektedir.
Seçkin Deniz, 16.11.2019

A New Eurafrican Partnership


"Huzurlu ve müreffeh bir gelecek inşa etmek için, Afrikalı ve Avrupalı ​​liderler yapısal dengesizlikleri ele alan, göçün faydalarından yararlanan ve vatandaşlarına somut faydalar sağlayan ileriye dönük bir strateji üzerinde anlaşmalıdır. Böyle bir strateji dört ayağa dayanmalıdır."

Avrupa ve Afrika, tarih, coğrafya ve ekonomik bağlarla ayrılmaz bir şekilde bağlantılı. Bugün, her iki kıtada da barışçıl ve müreffeh bir geleceğin güvence altına alınması, her ikisinin de işbirliğini gerektirmektedir; ancak geçmişte “işbirliğini” tanımlayan donöre özgü bir ilişki değildir. Bunun yerine, her iki taraftaki liderler, Avrupa kadar Afrika’ya ve Afrika kadar Avrupa’ya fayda sağlayan eşit bir stratejik ilişki kurmalıdır.

SA8135/KY69-EY425: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


15 Kasım 2019 Cuma

SA8134/KY1-CÇ684: Kanayan Yara

"Hâlinin bir adı, bir sıfatı yok. Kişiliksizlik bile açıklamaz. Yeni uçmaya çıkmış bir kuşun ürkekliğindeki soyluluktan nasibini almadın. Öyle bir nasibin olmadı. Bir ot bile, evet, bir ot tanesi bile direnir. Direnme bilgisinden yoksundun. Hala da öylesin. Atalarından miras."


Akşam oluyor, yatıyorsun. Sabah oluyor, kalkıyorsun. Ürperiyorsun. Hem yattığında hem kalktığında ürperiyorsun. Bir anlam veremesen de, bir neden bulamasan da bu böyle. Korkuyorsun. Geçmişin üzerine sinmiş korkusuyla yüklüsün. Günün her saatinde hem de. Ürpermenin altında bu yük olmalı, diyorsun kendi kendine. Sonra omuz silkiyorsun. 

SA8133/KY26-CA225: Şef Seattle'ın Mektubu; Gerçeğin Yerini Alan Kurgu

"Yöreyi gezerken ve ormanlarda dolaşırken kendi kendime, yerlilerin 165 sene önce yaşadığı yurt kaybının sebep ve sonuçlarını, Şef Seattle’ın vahşi kalkınmanın bedellerini zekice ifadelerle ortaya koyan uyarılarıyla birlikte yeni baştan düşünüyordum."


Kahramanların iki kez öldüğünü düşünürüm. İlk ölüm tabiidir, ikincisi ise hayat hikayelerine yakıştırılan efsanelerin süreç içinde çözülmesiyle oluşur. Bu ikinci ölüme yol açan çeşitli yüksek inançlar büyük ölçüde kahramanın iradesi dışında gelişen kurgulara dayanır. Seattle şehrinin ismini borçlu olduğu Şef Seattle veya Si’ahl da yaşamış vefatından çok sonra bir kurguyla kahramanlaştırılmayı, hem de iki kez. 

SA8132/KY69-EY424: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


14 Kasım 2019 Perşembe

SA8131/SD1538: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 537 (16-20 Ocak 2019)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(16-20 Ocak 2019)  (Ocak 2019: 3.534  Tweet+Önceki Toplam: 347.243+3.534 = 350.777 Tweet

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
Erdoğan Adana'daki kilitlenmeyi çözdüğünde bu ülkede 31 Mart 2019 milat olacak... Bay Gül ve sağcı-solcu-ortayolcu-hdpli-dinci-liberal-fetöcü ekürisi kurumuş yapraklar gibi savrulacaklar...

SA8130/KY69-EY423: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


13 Kasım 2019 Çarşamba

SA8129/ÇY4-DB148: Savaş Oyunları(*) Hikâyelerini Doğru Anlamak

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, 30 yıldan fazla bir süre boyunca CNA'da kimyasal ve biyolojik savunma ve savaş oyunları üzerine takımlar kurup yöneten, Çöl Fırtınası Operasyonu, Demokrasi Destek Operasyonu ve yasaklama operasyonlarında sivil bir analist olarak görev yapan bir savaş oyun tasarımcısı olan ED McGrady'e aittir ve ABD Savunma Bakanlığı-Pentagon'daki Savaş Oyunları'nın neden olduğu harcamalara dair tartışmalara yönelik bir tür 'aydınlatıcı' metin niteliğindedir. Yazar, Savaş Oyunları'ının, yani tatbikatların ABD Ordusu'nun mevcut eğitim süreçleri içerisinde yer almaya devam etmesi gerektiğini düşünmekte ve bu oyunların insan unsurunu eğitmeye odaklandığını şu cümlelerle ifade etmektedir: "Savaş oyunları bilgi ile değil, anlayışla ilgilidir. Fikirlerle ilgilidir, gerçeklerle değil. Teknoloji değil insanlarla ilgilidir. Sonuçları ile daha iyi kararlar almamıza yardımcı olmazlar. Aksine, kendimize anlattığımız hikayeleri keskinleştirip inceleyerek daha iyi kararlar vermemize yardımcı olurlar. Savunma liderleri bilgi üretmek, gerçekleri doğrulamak ve teknolojiyi değerlendirmek istiyorlarsa, parmaklarının ucunda birçok araç var, ancak savaş oyunları onların arasında olmak anlamına gelmiyor." ABD ordusu savaş motivasyonlarını kaybetmiş durumdadır; bu gerçekle yüzleşmesi gerekenler de ABD'lilerle sınırlı değildir.
Seçkin Deniz, 13.11.2019

Getting The Story Right About Wargaming

Pentagon’da savaş oyunları hakkında bir tartışma var ve bu Rocks'taki Sanal Savaş sayfalarına yayıldı. Bazıları savaş oyununun bozulduğunu söylüyor. Diğerleri araştırma döngüsünün sorunlarımızı çözeceğine inanıyor. Bütün bunların temelinde daha derin bir sorun var: Savaş oyununun ne olduğu konusunda yaygın bir yanlış anlaşılma ve savaşların hem gücünü hem de sınırlamalarını kabul etmek konusundaki isteksizlik var.

SA8128/Sonsuz Ark-YD179: Alzheimer Beyinde Nasıl Bir Değişime Neden Oluyor?

"Dünya üzerinde yaklaşık 50 milyon insanın Alzheimer hastası olduğu düşünülmektedir ve pek çok ülkedeki yaşlı nüfusun hızla artmasıyla birlikte bu sayının daha da artacağı tahmin ediliyor..."



Alzheimer’a beyindeki problemlerin neden olduğunu biliyoruz. Hücreler fonksiyonlarını yitirmeye başlar ve nihayetinde de hücre ölümleri görülür. Bu durum, hafıza kayıplarına, düşünme becerilerinde bir azalmaya ve hatta önemli kişilik değişikliklerine yol açar. Bununla birlikte spesifik beyin bölgelerinde; beyin hacminde önemli kayıpların yaşandığı atrofi dediğimiz büzülme meydana gelir. Peki beyinde bu duruma neden olan şey tam olarak nedir?

SA8127/KY69-EY422: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


12 Kasım 2019 Salı

SA8126/SD1537: "ıslanırken dışarısı" /01.11.2004/ 273. patika



...sundurmanın altına sığınmak...
...yağmura karşı, rahmete karşı...
...sakınmak...
...sakındıklarına sevinmek, ıslanırken dışarısı...
...kendinden dışarısı...
...insan düşünmekten kaçarken, acıları ne eder?...
...acıları düşünmek midir korkutan?...
...acılardan kaçınmış olduğunu sanmak mı?...
...acılar rahmet midir?...
...ve her zaman bir sundurma altı bulunur mu?...
...acılar hep dışarıları mı ıslatır?...

SA8125/SD1536: Sri Lanka Demokrasisinin Sonu mu?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Yeni Delhi merkezli Politika Araştırma Merkezi Stratejik Araştırmalar Profesörü ve Berlin Robert Bosch Akademisi üyesi Brahma Chellaney'e aittir ve bir parçası olduğu liberal sistemin bakış açısı ile Sri Lanka'yı değerlendirmektedir. Nisan 2019'da Sri Lanka'da patlayan bombaları, Hindu Tamil azınlıkla Budist Sinhalese çoğunluk arasındaki çeyrek asırlık iç savaşın sona ermesinden sonra, azınlık durumundaki müslümanlara yıkmaya çalışan bir yaklaşımın sakladığı şey gerçekte analizde açıkça beyan edilmiştir: "Sri Lanka, Çin ve Hint-Pasifik demokratik güçleri (Hindistan, Amerika Birleşik Devletleri, Japonya ve Avustralya) arasındaki denizcilik önceliği mücadelesinde önemli bir rol oynayabilir. Çin'in “inci dizisi” stratejisi, başlıca Hint Okyanusu nakliye şeritleri boyunca stratejik askeri ve ticari tesisleri güvence altına alarak Hindistan'ın etrafını sarmaktadır." Stratfor-CIA-ABD'nin, Çin yayılmacılığına karşı Hindistan yayılmacılığını kışkırtmaya ve muhtemel bir Çin-Hint savaşının coğrafi altyapısını hazırlamaya çalıştığı artık bir sır değil. Modi ve Xi'nin de dahil olduğu Küresel Satanist Çete, kışkırttığı Hindu Tamiller'e yönelik baskıcı tutumu yüzünden Hindistan'la sorunları olan Sri Lanka'yı 21. yüzyılda tek güç merkezi olması istenmeyen (Birinci ve ikinci dünya savaşları sonrası bahse konu satanist güç merkezi ABD, AB, Rusya merkezli olarak konumlandırılmış ve adına Yeni Dünya Düzeni denmişti) Çin yerine Japonya'ya entegre etmek istiyor; ancak bunun için bütün halkların savaş, terör ve istikrarsızlıklarla yoksullaştırılması, korku içinde bırakılarak etkisizleştirilmesi amaçlanıyor. Bütün oyuncular aynı şeytanî gücün birer piyonu olarak insanlıkla oynamaya devam ediyorlar. (Sri Lanka'da 16 Kasım 2019'da yapılacak seçimlerle ilgili bilgi için aşağıdaki iki habere bakınız.)
Seçkin Deniz, 12.11.2019


The End of Sri Lankan Democracy?
"Çin Kemer ve Yol Girişimi'ne yönelik uluslararası bir şüphecilik büyürken, Rajapaksa ailesinin iktidara gelme potansiyeli, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'e hoş geldiniz haberidir. Ama hemen hemen herkes için kötü bir haber."

Asya'nın en eski demokrasilerinden biri tehlikede olabilir. Sri Lanka'nın önümüzdeki ay yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, otoriterlik, şiddet ve yolsuzlukla ilgisi iyi bilinen Rajapaksa ailesinin bir üyesini iktidara getirmesi bekleniyor. Sri Lanka'nın demokrasisi son testte hayatta kalırken -bir yıl önce Cumhurbaşkanı Maithripala Sirisena'nın yaptığı anayasal darbe- bir Gotabaya Rajapaksa başkanlığında hayatta kalamayabilir.

11 Kasım 2019 Pazartesi

SA8124/SD1535: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 6

"Yolun ayrıntılarla ilgili mimarîsi, yolda ilerlerken gelişecekti kuşkusuz, ancak o yol nasıl bir yol olacaktı?"


İşim zordu; ama zor olanı başarmaktı bütün mesele. Peki zor neydi? Hangi kıstaslara göre bir şeyi zor ya da zor değil yahut kolay olarak tanımlıyorduk? Yol boyunca bunu düşündüm. Eve vardığımda saat 23:40’tı. Çocuklar uyumuştu, ancak karım beni beklemişti. Saatlerdir benden haber alamamış olmanın ruhuna yüklediği gerginliği yüzünden okuyabiliyordum. Ona olan biteni olduğu gibi anlattım. Endişeli bir ifadeyle yüzüme baktı. Bugüne dek ona anlattığım hemen her olayda onun bu bakışlarıyla karşılaşmıştım; bu nedenle şaşırmadım.

SA8123/KY1-CÇ683: Kapı Önünde

"Demek ki kapı önünde durmak bir takım olasılıkları hesaplayarak yapılması gereken, özen isteyen bir eylemdir. Ciddi bir eylemdir."



İnsan ciddiye alınmak ister. Olmakta olanı olan biteni olacak olanı ciddiye almak ister. Hoş, olan biteni olmakta olanı ve olacak olanı ciddiye alsak da bir, tiye alsak da. İkisi de bir olmuş oluyor. Öyle ise ciddiye almakla da tiye tiye almakla da ciddiye almış oluyoruz. Geriye ti'ye aldığımızı yoksayıp ciddi olunduğu ya da ciddiye aldığımız halde ti'ye alındığı kabulüyle baş başa bırakalım hem kendimizi hem başkalarını.

SA8122/KY69-EY421: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


10 Kasım 2019 Pazar

SA8121/SD1534: Çin'de Gıda İsyanları Başlayabilir; "Pekin Eve Domuz Pastırması Götüremiyor"

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Stanford Hoover Enstitüsü ve Foreign Policy Research Institute-Dış Politika Araştırma Enstitüsü çalışanı Michael Auslin'a aittir ve satanist WSJ'de yayınlanmıştır. Çin'de Afrika Domuz Ateşi salgını nedeniyle ortaya çıkan domuz eti kıtlığını temel alarak Çin'de muhtemel bir halk ayaklanmasının mümkün olabileceğini söylemektedir. ABD'nin etken ve amir neocon-satanist güçlerinin ürettiği biyolojik silahlar dikkate alındığında, ABD-Çin arasındaki dev rekabetin temel ticarî alanlardan insanların temel ihtiyaçlarına yönelik tehditlerin üretilmesine de taşındığının anlaşılmasını sağlamaktadır. 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve 31 Mart 2019 yerel seçimler döneminde özellikle halk tarafından sık ve çok tüketilen patates ve soğan fiyatlarının yükseltilmesi ve ekonomik kriz söylentilerine dayanak yapılması, aynı satanist güçlerin benzer operasyonları Türkiye'de de yaptığını kanıtlamaktadır. Burada temel olan sorun şudur; bir başka açıdan "Çin-Hindistan merkezli yeni bir küresel konumlamaya odaklanan satanist güç, Çin'i ne tür bir kaostan sonra ele geçirecektir?" sorusu ile "Çin zaten 1934'ten sonra satanist gücün elindedir, şimdi gıda fiyatları yüzünden sıkıştırılarak elde edilmek istenen şey nedir?" sorusu birleşik düşünülürse, birinci ve ikinci dünya savaşlarının neden çıktığı ve ne tür sonuçlar ürettiği soruları ile benzer sonuçlar elde edilmesini sağlayacaktır. Ki o dönemde de savaşan ülkelerin yöneticilerinin büyük çoğunluğu satanist-masonik gücün seçtiği kimselerdi. Yeni bir Dünya Düzeni kurmak isteyen satanizm'in çalışma biçimleri, kullandıkları araçlar ve teknikler değişmemiştir, değişmeyecektir... yazarın Çin halkının domuz kıtlığına bağlı bir isyanının mümkün olmadığını iddia eden ve "Pekin'in kontrolü çok sıkı, yeni “otoriter gözetleme” çok yaygın, ordu çok güçlü ve Çinliler de kitlesel bir hareket gibi bir şeyin patlamasını engelleyen bir merkezi dikta kabul etmeye alışkınlardır" diyenlere karşı satanist-masonik 1934 sonrası Çin devrimini atlayarak, 1789 Fransız Devrimi ile yine satanist-masonik 1917 Rus Devrimi'ni hatırlatması ilginçtir ve dikkatli Çinli ve diğer okurların dikkatini dağıtmaya yönelik bir polemik unsurudur.
Seçkin Deniz, 10.11.2019

Beijing Can’t Bring Home the Bacon
Yavaş büyüme ve yüksek teknoloji baskısıyla birlikte, domuz kıtlığı Çin kitlelerin isyan etmesine neden olabilir."

Komünist Parti Çin anakarasının kontrolünü tamamen elinde tutuyor gibi görünebilir, ancak sosyal istikrar için yeni bir tehdit var: Afrika domuz ateşi domuz popülasyonunu tahrip ediyor. Domuz eti fiyatlarının yükselmesi ve virüsün dünyaya yayılmasıyla birlikte, cılız bir domuz kıtlığı hayaleti ortaya çıkıyor. Bu konuda Pekin endişeli. Domuz eti, dünya domuz pazarının yaklaşık yarısını oluşturan Çin et tüketiminin yaklaşık % 60'ını oluşturuyor. Kıtlıklar ve fiyat artışları, ekonomik büyümenin yavaşlaması ve baskının artması konusundaki memnuniyetsizliğin bir araya gelmesiyle birlikte siyasi huzursuzluk yaratabilir. Pekin’in istediği son şey bu.

SA8120/KY73-PH20: Allah Erkeklere Zaten 4 Kadın Vermiş!

"Beğenip beğenmemekte veya inanıp inanmamakta özgürsünüz ama İslam hukukunun nikâha –akitleşmeye verdiği değer ve önemi hissediyor olmalıyız. Bu yapı kadın-erkek haklarından başka nikâh hukukunu önceleyen bir yapı. Ve toplumsal olarak bugün de bunu önceleyip, dikkat edebilsek eminim ki çok büyük sorunlar aşılabilirdi."


Dünya yine karışmaya meyletti, fakat bu seferki şimdiye kadar tecrübe ettiğimiz durumlardan biraz farklı görünüyor. Süper güç denilen ülke liderinin sözleri ve tavırları elle tutulur, ciddiye alınır gibi değil. ABD’nin Osmanlı'daki yönetim ve teşkilatlanma gibi bazı uygulamaları örnek aldığı söylenir. Keşke biraz da büyük devlet olma vakârını, devlet adamı terbiyesini örnek alabilselermiş. Sanki dünya gerilerde ve derinlerde hazırlanan bir plan dâhilinde genel bir delilik ve dengesizlik haline mahkûm edilmiş ve insan toplulukları da bu plana alıştırılıyor gibi. 

SA8119/KY69-EY420: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


9 Kasım 2019 Cumartesi

SA8118/SD1533: Alman-Amerikan İlişkilerinin Sonu

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirsini yayınladığımız analiz, 1997'den beri Politico adına çalışan Berlin Avrupa baş muhabiri Matthew Karnitschnig'a aittir ve Alman-Amerikan ilişkilerine odaklanarak, Başkan Trump'ın ilişkileri daha da kötüleştirmesine rağmen, konunun sadece Trump'la sınırlı olmadığını, bütün alman siyasî kümelerinde, hükümette ve halkta yaygın olarak 'Amerika gerçek bir arkadaş değil, sadece bir ortaktır' duygusunun hakim olduğunu ardışık örneklerle irdelemektedir. Batı Bloku'nun yaşadığı derin yarılma bugün Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un 'Nato'nun beyin ölümü gerçekleşti' söylemine karşı, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile görüşmesi sonrasında yaptığı açıklamada Merkel, Macron’un sözlerini “yersiz bir sözlü saldırı” olarak nitelendirerek, “bu bakış açısı kesinlikle benimkini yansıtmıyor” diye konuştu. Fransız Cumhurbaşkanının çok sert ifadeler kullandığına dikkat çeken Merkel, her zaman Avrupa’nın kendi güvenliği için daha çok sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunduğunu ancak müttefikler arasında görüş ayrılıkları olsa da NATO’nun kilit önem taşıdığını söyledi: "Transatlantik ortaklık bizim izin vazgeçilmez. NATO bizim güvenlik ittifakımız” Daha sonra Merkel, kendisini makamında ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı Pompeo ile yaptığı görüşme sonrası Afganistan, Ukrayna, Suriye ve Libya’daki ihtilaflarda"Almanya, bu sorunların çözümünde aktif rol almak istiyor" dedi. Pompeo ise ülkesinin Almanya ile işbirliğini sürdürmek istediğini söyledi. Almanya Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer’in savunma bütçesini artıracaklarını ifade ettiğini belirten Pompeo, "Bu gerçekten önemli" dedi. Anlaşıldığı üzere Almanya eski ABD edilgeni bir alt müttefik olmaktan çıkıp ekonomik ve askeri gücü ile orantılı olarak eşit ilişki istiyor. Merkel'in endişeleri olsa da, Türkiye'nin Barış Pınarı Harekâtı'nı "Suriyeli birçok mülteciyi kabul eden Türkiye'nin kendi meşru güvenlik gerekçeleri mevcut." diyerek zımnen onaylaması etkin rol alma çabasının bir ürünü olarak görülmelidir.
Seçkin Deniz, 09.11.2019

The end of the German-American affair 
"Bu kez sıkı arkadaşlar ve müttefikler, iki eski ortak birbirinden ayrılıyor; bu sadece Trump'a bağlı değil."

Esrarlı bir batı Berlin banliyösünde geniş bir bulvarın hemen dışında, ABD-Alman dostluğu canlı ve iyi durumda. Amerikalılar futbol oynar, yelken açar ve Alman arkadaşlarıyla dans ederler. İki ülke arasındaki onlarca yıllık bağ tam olarak sergilenmektedir..

Sorun şu ki, bu sadece bir ekran. 1998'de açılan eski bir ABD Ordusu tiyatrosunda yer alan ücretsiz bir sergi olan Allied Museum, bir zamanlar olanlara bir pencereden bakıyor ve olandan hoş bir kaçış sunuyor.

SA8117/KY13-AO316: Çoğulcu-Katılımcı Demokrasi Hikâyesi

"Eğer, demokrasiyi ideal bir model olarak görüyorsak, bu ideal yapıyı nasıl oluşturacağımız sorusuna da cevap bulmamız gerek.."


Demokrasi insanlığın Nirvanası mıdır, yoksa kitleleri uyutma aracı mıdır?

Bu soruların cevabı yüzyıllardır bulunmaya çalışılıyor olsa da, demokrasi, günümüzde ideal bir yönetim tarzı olma özelliğini sürdürüyor. Ancak, bu durum demokrasiyle yönetilen ülkelerin dört dörtlük bir yönetsel sisteme sahip olduğu anlamına gelmiyor. Zira demokrasinin çok farklı uygulamaları var. Bu farklı uygulamalar demokrasinin kendisine çeşitli eleştiriler yönetilmesine yol açmakta.

SA8116/KY69-EY419: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


8 Kasım 2019 Cuma

SA8115/SD1532: Yapay Zeka ile Daha Hızlı, Ama Daha Uzun Savaşlar Göreceğiz

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz/makale, ABD Ulusal Güvenlik İstihbarat Komisyonu Eş Başkanları Eric Schmidt ve Robert Work'ın çağrısıyla, yapay zekanın savaşın niteliğini ve/veya doğasını nasıl etkileyeceğini yorumlamak üzere Georgetown Üniversitesi Güvenlik ve Gelişen Teknoloji Merkezi araştırma görevlisi, Orta Doğu, Rusya ve Avrasya'daki yapay zeka, Rus askeri yenilik ve kentsel savaş uygulamaları uzmanı Margarita Konaev tarafından hazırlanmıştır. Analizin görüş isteyen yetkililerin 'Kentsel Savaşlar'da Yapay Zeka'nın kullanımını arttıran ve asker ölümlerini azaltan görüş beklentisini' karşıladığını söylemek mümkün ancak, Yapay Zeka uygulamalarından elde edilecek başarılı sonuçların hiç de askerî olarak kalmayabileceğine ve Yapay Zeka destekli savaşın politikacıların etkisiyle çok daha fazla uzayacağına dair uyarılar da var: "AI çağında savaş, diğer yollarla siyasetin devamı olarak kalacaktır. Fakat teknoloji, liderlerin savaş ve barış konusundaki kararlarının politik bedelini düşürürken ve savaş ucuza mal olur; o zaman liderler neden savaşmayı kessinler?" Türkiye, Sur, Cizre gibi ülke içi hendeklerde PKK terörüne karşı operasyonlarda ve Suriye'nin kuzeyinde konumlanan PKK-DAEŞ terör örgütlerine karşı operasyonlarında ABD tarafından 'Kentsel Savaş' konseptine göre yetiştirilen teröristlere karşı İHA-SİHA ve diğer yapay zeka temelli son teknoloji yerli ürünleri kullanarak başarılı oldu ve şu anda TSK ve diğer güvenlik birimlerimiz 9 Ekim 2019'da başlayan Barış Pınarı Harekâtı kapsamında yaptığımız operasyonlarda ABD'nin yetiştirdiği, geleneksel silah teknolojileri ve yapay zeka (drone, füzeler, bombalar, patlayıcılar) ile desteklediği teröristlerle mücadele etmektedir. Analizin, Türkiye tarafından, ABD'nin ürettiği terör tehditleriyle eş zamanlı olarak değerlendirilmesi ve alınan tedbirlerin geliştirilmesi ve atılmış ilgili adımların hızlandırılması şarttır.
Seçkin Deniz, 8.11.2019

WİTH AI, WE’LL SEE FASTER FİGHTS, BUT LONGER WARS

"Bu makale, Ulusal Güvenlik İstihbarat Komisyonu Eş Başkanları Eric Schmidt ve Robert Work tarafından yapılan fikir üretme çağrısına cevap olarak sunulmuştur; yapay zekanın savaşın niteliğini ve / veya doğasını nasıl etkileyeceğini soran birinci soruyu (bölüm a) ele almaktadır."

Üst seviyelerde olan bazı kişiler Yapay Zeka'yı önemsiyorlar. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Yapay Zeka(AI)'nın dünya hakimiyetinin anahtarı olduğuna inanıyor. SpaceX ve Tesla CEO'su Elon Musk Yapay Zeka'nın nükleer silahlardan daha tehlikeli olacağını düşünüyor. Diğerleri, distopyacı bir katil robot senaryosunun düşündüğümüzden daha yakın olduğu konusunda uyarılarda bulunuyorlar .

SA8114/KY1-CÇ682: Sözcükler

"Kadın yeni bir bağımlılığım olduğunu kesin anladı. Eh on yıllık bir beraberlikten sonra anlamaz mı? Tanımaz mı? Bu kadının da bu huyunu seviyorum. Belli etmiyor."


İşte itiraf ediyorum; tiksinti kesilmişim. Baştan ayağı tiksintiyim. En başta insanlardan –kendim ve eşim hariç elbet- tiksiniyorum. Tiksinsem de katlanmak zorundayım. Elimde herhangi bir olanak olsa.. söylemeyeceğim. Hayır! Söylemeyeceğim işte….

SA8113/KY69-EY418: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


7 Kasım 2019 Perşembe

SA8112/SD1531: 'Rusya Konusu; Macron Yanlış Yapıyor'

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin, Chatham House (Chatham House veya Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü, 1920'de kurulan, ünlü yahudi banker ailesi Rothschilds'in kurucusu olduğu Londra merkezli bir düşünce kuruluşudur.)  Rusya ve Avrasya Programı Başkanı James Nixey'e ve aynı programda çalışan araştırma görevlisi Mathieu Boulègue'e aittir ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un, Rusya Devlet Başkanı Putin ile yakın ilişkilerini mercek altına alarak bu ilişkiye karşı çıkmaktadır. Metnin bir analiz olma özelliği yoktur; aksine diğer bütün benzer metinler gibi, nasıl ve neden oldukları izah edilmemiş çelişkiler ve ithamlarla suçlanan 'hedef'in yapması gerekenlerle dolu bir 'talimat' niteliğindedir. Talimat niteliğindedir çünkü eski bir şirket çalışanı olarak Macron'un Cumhurbaşkanı olarak seçilmesi 'tamamen' Rotchilds ailesinin desteği ile mümkün olmuştur (24 Nisan 2017 tarihinde ilk turu yapılan, katılım oranının %80 olduğu seçimlerde Macron, oyların yüzde 23,90'ınını alarak ikinci tura kalmış,7 Mayıs 2017'de yapılan %75,9  katılımlı 2. turda oyların yüzde 65,5'ini alarak seçilmiştir) ve Macron, Putin-Rusya konusunda onların talimatları dışına çıkmış görünmektedir ya da çıkmış görünmesi istenerek yeni bir arka plan inşâ edilmektedir. Bu çalışmadan alınacak ders, Erdoğan'ın liderliğinde ve desteğinde Ak Parti'nin Başbakanı ve Cumhurbaşkanı olarak zirveye yükselen ve FETÖ dolayısıyla 2010'dan sonra lideri  Erdoğan'la açıktan da  çatışmaya başlayarak yollarını ayıran, 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de Erdoğan'ın karşısına CHP-HDP-İP-SP adayı olarak çıkmaya çalışan eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, 2007-2014 arasında olduğu gibi, Erdoğan etkisi ve sınırlamalarının olmadığı muhtemel bir Cumhurbaşkanlığı görevi esnasında bu şekilde azarlanıp azarlanmayacağı hususudur. Chatham House'un “2010 Devlet Adamı” ödülünü, cumhurbaşkanı iken düzenlenen törenle İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth'ten alan Abdullah Gül’e, uzun süredir kurduğu ofislerde yaptığı çeşitli alt yapı çalışmaları ile ortaklarıyla belirlemeye çalıştığı siyasi geleceğinde bu türden düşünce kuruluşları ile ne tür ilişkiler içerisinde olacağı sorusu sorulmak zorundadır. Cumhurbaşkanı Macron'un patronu, Chatham House aracılığı ile ona herhangi bir şekilde 'yanlış' yaptığını söyleyebiliyor, çünkü Fransa Cumhurbaşkanı olarak Fransa'nın değil Rothschild ailesinin çıkarlarını korumakla mükellef olarak seçilmiş birisi için kölelikten başka bir seçenek yoktur... Macron'dan anlaşılacağı üzere (ister maksatlı yönlendirme, isterse doğrudan yönlendirme yapılsın) Türkiye'nin Erdoğan liderliğindeki bağımsızlık mücadelesinin önüne dikilen herhangi biri, başka amirlerinin çıkarlarını korumaktan başka bir amaç için çalışma şansına sahip olamayacağı için Türkiye'nin çıkarlarını korumak için çalışamaz.
Seçkin Deniz, 07.11.2019

On Russia, Macron Is Mistaken

"Fransa cumhurbaşkanı, Avrupalı ​​mevkidaşları karşısında uzun süredir etkin görünüyor olabilir,  ancak Kremlin’e olan abartılı ilgisi ile geçmişte ve bugün olduğu gibi pek çok Batılı liderin hatalarını tekrarlıyor."

Rusya'ya karşı Emmanuel Macron'dan daha çelişkili bir tutumu olan bir dünya lideri yok.


Fransa cumhurbaşkanı, 2016 seçimlerinin ilk turunda yarışanların 'en özür dileyen' adayıydı. Spektrumun bir ucundaki Rus destekli Marine Le Pen ve diğerindeki radikal solcu Jean-Luc Mélenchon ile karşılaştırıldığında Macron ılımlı bir model gibiydi.

SA8111/SD1530: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 536 (11-15 Ocak 2019)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(11-15 Ocak 2019)  (Ocak 2019: 3.534  Tweet+Önceki Toplam: 347.243+3.534 = 350.777 Tweet

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
FETÖ'nün kuracağı rejim olsa olsa satanist teokrasi olurdu... twitter.com/trthaber/statu…

6 Kasım 2019 Çarşamba

SA8110/Sonsuz Ark-YD178: İnsan Sperminde 27 Farklı Virüs Yaşayabiliyor

"Araştırmacılar, meta-analizlerinin ardından, bu virüslerden bazılarının sperm DNA’sında mutasyonlara dahi sebep olabildiğini ve bu mutasyonların eğer mutant DNA’ya sahip sperm yumurtayı döllerse gelecek nesillere de dolayısıyla geçmiş olacağını belirtiyor."


Zika virüs enfeksiyonlarından sonra erkeklerde sperm içerisinde Zika RNA’sına sıklıkla rastlanmaktaydı. Diğer vücut sıvılarının yanı sıra genital vücut sıvılarında virüslerin varlığını ve kalıcılığını tespit edebilmek için, bir grup araştırmacı PubMed üzerinden ilişkili makaleleri tarayarak bir meta-analiz gerçekleştirdi.

SA8109/KY13-AO315: Vicdan Körelmesi

"Kapitalizmin insan ahlakını hızla yok ettiği günümüz dünyasında erdemli insan sayısı gitgide azalmakta, yerlerini her türden düşünceye, ideolojiye sahip, yaptığı yanlışı nakış gibi dokuyarak yanlışını topluma doğrulattıran kişiler almakta."

“Ahlak özel ve pahalı bir lükstür.”
Henry Adams

Bir toplumu yıkacak olan şeylerin başında ahlakî yozlaşma gelir. Zira ahlak yozlaşma kendine kolay zemin bulan, zayıf bulduğu yerden zaaf içindeki kişilerin kalbine rahatlıkla ulaşabilen akışkanlığa, saydamlığa sahiptir.

Hepimizin örneklerinden bildiği gibi; İnsanoğlu hangi düşünceye sahip olursa olsun karakteriyle, genetik kodlarıyla çeşitli zaaflarla yüklüdür. O nedenle; ahlakî yozlaşma içinde olanlar arasında her düşünceye, ideolojiye sahip insanların olması mümkündür.

SA8108/KY69-EY417: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


5 Kasım 2019 Salı

SA8107/SD1529: "zamanın boynuna ip geçirseler..." /01.11.2004/ 274. patika



...olur ki; geniş zaman...
...genişten daha dar...
...olmaz mı dardan daha geniş?...
...sevimli gölgeleri ışığa saran zamanın...
...göreli muhabbetin tam ortasında boynuna ip geçirseler...
...sürükleseler zamanı....
...geriye...
...bilmediklerinin içine...
...bilmezden önceki senin içine...
...zaman geniş olur, muhabbetin derinindeyken bedenin...
...hoşluğun mayhoş tadına ram olmuşken ruhun, elbette sen zamanın darlığını istemezsin...
...genişlemeli enine...
...ilerlememeli boyuna...
...biri hiç ip geçirmemeli boyuna zamanın...

SA8106/SD1528: Dünya Kıyamet Salgını'nın Geldiğini Biliyor

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Council on Foreign Relations (CFR-Dış İlişkiler Konseyi)da küresel sağlık konusunda çalışan ve Pulitzer Ödülü kazanan bilim yazarı Laurie Garrett'a aittir ve Havayolu ulaşımının arttığı günümüzde salgın hastalıkların yayılma hızına odaklanarak ülke yönetimlerinin salgınlara karşı duyarlılıklarının ve hazırlık düzeyinin yetersiz olduğunu vurgulayarak, yapılması gerekenlere odaklanmaktadır. Asıl ilginç olan, Council on Foreign Relations (CFR-Dış İlişkiler Konseyi) gibi, ABD devlet gücünün uygulayıcısı olduğu, dünyadaki hemen tüm terör organizasyonlarının ve eylemlerinin, savaşların, askerî darbelerin, ekonomik-siyasi istikrarsızlıkların ve insan üretimi salgın hastalıkların ortaya çıkmasını sağlayan politikalardan sorumlu olan bir satanist konseyin, aynı zamanda (her zaman yaptığı gibi) çözüm önerileri sunması, raporlar hazırlaması ve yayınlamasıdır. Mesela  Ebola virisünün n tüm tescil hakkı ABD hükümetine aittir (2007'de yapılan müracaata patent 2010'da verilmiştir) Daily Observer’a yazdığı makalede Liberya doğumlu ABD vatandaşı Delaware Üniversitesi’nden Profesör Cyril Broderick "EBOLA biyo-terörizmdir." derken virüsün, ABD’nin yürüttüğü biyo-terörizm deneylerinin bir sonucu olduğunu, “Afrika’nın kaynaklarını yasadışı şekilde kontrol etmek amacıyla, başta Afrika olmak üzere, dünya nüfusunu azaltmak için Ebola’yı kullandıklarını” yazdı ve ABD Savunma Bakanlığı’nın, Ebola salgını Gine ve Sierra Leone’de başlamadan haftalar önce, insanlar üzerinde Ebola deneyleri yapılması için fon sağladığına dair raporların olduğuna yer verdi. Analiz, ABD devletinin sorumlu olduğu bu tür biyolojik silah üretim laboratuvarlarından ve deneysel çalışmalarından bahsetmemekte, ancak buna karşılık ABD'nin rakibi olarak konumlanan Rusya'daki bir laboratuvarda yaşanan patlamayı konuya dahil etmektedir. 'Dünya Kıyamet Salgını'nın Geldiğini Biliyor' başlığının şöyle okunması gerektiğini düşünüyorum: "CFR'nin Bir Parçası Olduğu Satanist Güç, Dünya'ya İnsan Irkı'nı Soykırıma Uğratacak Salgın Hastalıklar Hazırlıyor" Laurie Garrett'in şu cümlesi Biyolojik Savaş'ın yahut 'İnsan Irkı'nı yok edecek salgın hastalıklar projesinin varlığını ve virüslerin üretildiği gerçeğini itiraf niteliğindedir: "1989'da, bilim adamlarının Washington'daki toplantısından bu yana havadaki ölümcül mikroplar daha da artmıştır, çünkü viral ve bakteriyel genleri değiştirme teknolojisi artık hızlı, kolay, ucuz ve kesindir." Türkiye ve Dünya'daki aşı tartışmaları insanların farkındalığının arttığını göstermektedir, ancak ithal aşılarla birlikte yerli üretim aşıların ne tür bir genetik dönüşüm hedeflediğine dair güven duygusu eksikliği her geçen gün artmaktadır. Türkiye, bahse konu satanist yapının ürettiği terörle, savaşlarla, askeri ve ekonomik darbelerle çok ağır saldırı altında iken insanlarımızın ve doğamızın aynı gücün ürettiği Biyolojik Terör'ün ya da Biyolojik Savaş'ın hedefinde olduğuna dair kanıtlar Karadeniz ve Marmara bölgelerinde bitki örtüsünü yok edici türden böceklerin ortaya çıkışında aranabilir. 9 Ekim 2018'de yayınladığımız 'Pentagon'un Böcek Ordusu' başlıklı analizinde Manlio Dinucci, Pentagon'un "böcekleri nakil aracı olarak yayarak, hassas tarımsal ürünlere kolaylıkla aktarılabilecek yeni bir biyolojik silah sınıfı yaratmak için basit değişiklikler yapmanın yeterli olabileceğini" iddia etmektedir. Türkiye'de görülen benzer vak'alar şunlardır: Türkiye coğrafyasına uygun olmayan Kenelerden geçen öldürücü Kanamalı Kırım-Kongo hastalığı, Rize'de hızla bütün bitkileri emerek yok eden Wampir Kelebekler, Bursa’nın İnegöl ilçesine bağlı Kulaca Mahallesi'nde iddiaya göre paraşütle tarlaya atılan çiftçiyi canından bezdiren haşere ilacıyla bir kısmı öldürülen cinsi belirlenemeyen binlerce böcek Türkiye'nin biyolojik silah saldırısı altında olduğuna işaret edebilir...
Seçkin Deniz, 05.11.2019

The World Knows an Apocalyptic Pandemic Is Coming
"Fakat kimse bu konuda hiçbir şey yapmak istemiyor."

Birleşmiş Milletler genel sekreteri'nin isteği üzerine derlenen yeni bir bağımsız rapor, gezegeni yok edecek ve 80 milyon insanı öldürecek olan bir salgının “çok gerçek bir tehdit” olduğu konusunda uyardı. Rapor, dünyanın her tarafında havaya yayılan ölümcül bir patojenin, küresel ekonominin neredeyse yüzde 5'ini yok edebileceğini söylüyor. Ve biz buna hazır değiliz.

4 Kasım 2019 Pazartesi

SA8105/SD1527: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 5

"Umutla, heyecanla ve sevinçle çıktım bulunduğum mekândan... Arabama binerken de serinlemişti gökyüzü; 'Bismillah' diyordu içimdeki tüm sesler; 'Bismillah'."


Kaostan çıkışın yolunu, huzur bulma iklimini inşâ etmenin başka bir yolu olmadığını düşünüyordum. Kaçarak, saklanarak, itilmiş bir halde karanlık kuyularda bekleyerek varacağımız hiçbir şey, yer, umut yoktu. Dünya ve ahireti nasıl ayırıyorlardı, ben anlamıyordum... Allah'ın insan için indirdiği ölçü Kur'an'daydı ve Kur'an tamamen dünya hayatını dizayn ediyor ve sonuç olarak da Ahiret'ten bahsediyordu.

SA8104/KY1-CÇ681: Gardiyan

"Din insan elinde değişmiş, insanal etkinlik halini almış ve yol kesen olup çıkmıştır. Zira insanal her etkinlik bir süre sonra yol kesendir. Gardiyandır."


İnsanal etkinlikler, insan dünyası için ilkin yol açan, insanı menzilden menzile ulaştıran bir manivela iken bir süre sonra yol kesen halini alır. Egemenliğini kurdukça, onay mercii oldukça, mütevaziliğinden soyutlandıkça bu hale bürünür. Hemen her etkinlik böyledir. İnsana bir mezar olur, bir mahpushane hücresi haline dönüşür. İnsana kımıldayacak bir alan bırakmayacak kadar azmanlaşır. Kurallar ihdas ettikçe yol kesenin en zebanisi, en eşkıyası, en kurnazı, en acımasızı olur çıkar. 

Seçkin Deniz Twitter Akışı