21 Haziran 2018 Perşembe

SA6354/SD1032: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 350 (06-10 Haziran 2016)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”



 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(06-10 Haziran 2016)  (Haziran 2016: 3.059 Tweet+Önceki Toplam: 202.189 +3.059 = 205.248 Tweet)


 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz

Rusya'nın Ankara Büyükelçiliği'nde bu akşam verilen resepsiyona, Türkiye'den resmi düzeyde katılım var ama düşük seviyede; 'yarım adım'

Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Eğer Jimmy Carter Humeyni’nin önünü açacak şekilde ordu üzerindeki etkisini kullanabilirse kendisi de İran... sonsuzark.com/2016/06/sa3025…

SA6353/KY13-AO181: MHP'den Kopup İP'e Geçen Milliyetçileri Anlamak

Şimdi, Bahçeli MHP'sini eleştirip, Akşener'le birlikte hareket için yola çıkan bir çok milliyetçi ve ülkücü bir tercihin eşiğinde ve bir çokları kendine şu soruyu soruyor;
"Ben İP'e neden oy vereyim, bu partiyi desteklemenin ülkücülüğe ve milliyetçiliğe yararı ne olabilir?"


Meral Akşener ve onunla birlikte hareket eden bazı eski MHP milletvekilleri MHP'nin ülkücülük ilkelerinden ayrıldığını öne sürmüş, "gerçek ülkücülük" adına Bahçeli'yi devirip, yönetimi ele almak istemişti. Bunu gerçekleştirmenin yolu ise olağanüstü kongreden geçtiği için yurdun dört bir yanında harekete geçerek delegelerden imzalar alınmış, delegelerin bir çoğu bu nedenle Ankara'da toplanılmıştı..

Bu süreç içerisinde Akşener ve ekibiyle birlikte hareket edenlere destek verenlerin içerisinde ülkücü mücadeleden tanıdığımız, bu işin çilesini çekmiş olan önemli isimler de vardı. Bunların hemen hepsinin söylemi aynıydı; "MHP ülkücülükten sapmıştı , bu kutlu davaya, ülkücülük ideolojisine sahip çıkmak ve o nedenle de Bahçeli ve ekibini devirmek gerekiyordu.."

SA6352/KY49-İTIĞLI108: Amerikan Yüzyılı Sona mı Eriyor?

"Amerika yüzyılı efsanesi artık çökmeye başladı. Daha çok çökmeyi bazı analistler Trump dönemi ile başlatsa da Fukayama’nın “Tarihin sonu” dediği Amerika yüzyılının sonuydu. Batıyı temsil eden Amerikan yüzyılının sonu. Trump'ın bir rastlantı sonucu ABD başkanı olmadığı Batı’nın görünen yüzü olduğu artık ortada."


İbrahim Karagül geçen haftalarda Yeni Şafak’taki bir yazısında Batı ülkelerindeki “demokrasi krizi”nden bahsetti. Karagül’ün de ifade ettiği gibi aslında bu yeni bir kriz değil, son on yıldır Avrupa ve Amerika’da bir demokrasi krizi yaşanıyor. İşin tuhaf olan yönü bu krizler daha önce Türkiye, Hindistan, Latin Amerika gibi ülkelerde yaşanır, her defasında Avrupa ya da Amerika bir demokrasi ayarı vermeye çalışırdı. Artık bu kriz Avrupa ve Amerika gibi Batının merkezinde yaşanıyor ve geri dönülemez bir süreç içerisine giriliyor.

SA6351/KY1-CÇ514: 'Lafın Gelişi' Türünden Şeyler ve 'Gelbakayımince'

"Hani ben olsam böyle derdim.. adım fırıldağa çıkmaz, 'lafın gelişi' türünden bir söyleyişin milletin hafızasına mıh gibi çakılmasına izin vermezdim."


Sayın 'gelbakayımince' tüm samimiyetimle diyorum ki ben ölmemiş birinin son sözünü söylemediğine inanır ve bu yüzden "Dün böyle diyordun şimdi böyle diyorsun!" demem.. ta ki dün söylediklerinden rücu ettiğini ilan etmiş olsun..

Ben sizden "Dün başörtüsüyle ilgili meclisin aldığı karar için bu bir cumhuriyete meydan okumaktır! demiştim bu faşizm bu zorba demeç için sizlerden özür dilerim!" türünde bir tevbe duymadım.. işte bu tavrınızdan ötürü size itimat etmiyorum..

SA6350/KY69-EY132: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili




SA6349/KY60-ES64: Katar Ablukayı Fırsata Dönüştürdü



Geçtiğimiz bir yıl içinde Katar’ın, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Bahreyn’in uyguladığı ablukayı, direnerek boşa çıkardığını anlatan Dr. Ali Hüseyin Bakir, beklenenin tam tersine Katar’ın krizi fırsata çevirdiğini söylüyor. Bakir, Katar’ın savunmasız hissettiği için ordusunu geliştirdiğini, ablukadan önce hiç yapılması düşünülmeyen gıda yatırımlarının yapıldığını ve Katar’ın eskisinden çok daha özgüvenli ve bağımsız olduğunu ifade ediyor.

20 Haziran 2018 Çarşamba

SA6348/ÇY11-HK23: Son Anket de 'Erdoğan' Diyor



24 Haziran seçimlerine sayılı günler kala sandıktan çıkacak karar büyük bir merakla bekleniyor. Seçim beyannameleriyle verdikleri sözlerin yanı sıra yaptıkları mitinglerle de halkı ikna etmeye çalışan partiler, milletvekili ve cumhurbaşkanı adayları, 24 Haziran seçimlerinden galip çıkabilmek için birbirleriyle yarışıyor. 

Seçimde son düzlüğe girilirken hangi parti ve hangi adayın ismi daha çok öne çıkıyor, anketler ne diyor, bu seçimin önceki seçimlerden farkı neler olacak sorularını MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat’a sorduk. 

SA6347/Sonsuz Ark-YD106: Bakteriler de Torunlarına Anılarını Anlatıyor

Ramin Golestanian: “Sistemin moleküler düzeyden biyofilm düzeyine uzanan çok-ölçekli sağlam bir karakterizasyonu derlenerek, biyofilm oluşumunun başlangıç aşamalarında bakterilerin karar verme sürecine ilişkin ne çok şey öğrenilebileceğini keşfetmek, benim için hoş bir şaşkınlık oldu” 


UCLA bilimcileri liderliğinde yapılan uluslararası bir araştırmada, bakterilerin de “bellek” sahibi oldukları ve edindikleri duyusal bilgileri nesilden nesile aktarabildikleri ortaya kondu. Tabi tüm bunları merkezi sinir sistemleri ve nöronları olmadan başarıyorlar. Çalışmadan elde edilen bulguların, kistik fibroz hastalarında bakteriyel biyofilmlerin neden olduğu tedavisi zor enfeksiyonların anlaşılmasına da yardım edeceği düşünülüyor.

SA6346/KY71-ATANTİK17: Siyaset/Politika ve Yöntem

"Bütün bu gelişmeleri bir tarafa bırakarak mevcut durumun kendisinden hareketle bugünkü Müslümanların eksik ve yanlış uygulamalarını dikkate alarak bunu geriye doğru işletmek hangi akla hizmettir diye sormak elzem oldu."


Siyaset kavramını politika anlamında kullanıyorum…

Hayat, siyaset üzerine kuruludur. Siyaset ise hayatı belirli bir şekilde düzene koyarak ahlaki olanı devre dışı tutacak bir zemini inşa ediyor. Siyaset, verilecek tepkilerin nasıllığını ve zamansallığını belirleyen en önemli tutumu içeriyor. Bu kadar siyaset ile iç içe olunca her insan, bir ilişki ağında nasıl davranacağına dikkat ederek sahada varlık kazanıyor. İrili ufaklı her yapılanma bir siyaset icra etme biçimi olarak neşet ediyor. Bu da doğal olarak siyaseti hayatın her alanına taşıyarak ahlaki kaygıları dahi siyasi kaygılara bağlayarak varlığın hiçliğine kapı aralıyor.

SA6345/KY37-AZ290: Hasan Cemal ve 'Yandaşlığın' Düşünce Sefaleti

"Artık yeter, birinin söylemesi gerekiyordu, bu da ben olayım: Sen bir katil sevicisin."


Hasan Cemal’in, son yazısını okurken, içimde saklı o hergele, yine ortaya çıktı, kulağıma fısıldadı, “Bak, sosyal medyada sana kızanlar hemen yandaş diyorlar, örnek karşında, olacaksan, böyle bir yandaş ol, yalanın-dolanınla iyi yaşar gidersin, hiç değilse…”

Siyaseti ilkeler zemininde görüp, şahıslara değil millete bağlılıkla yürütülen mücadele ile “siyasi yandaşlık” arasındaki ince çizgi, herkesi zorlar, çünkü işin içine yalan girdi mi, aydın kimlik, çöpe gider!.. 

SA6344/KY69-EY131: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA6343/KY38-SevDur149: Bir Tuhaf Muhalefet Taktikleri




Muhalefet, 24 Haziran seçimleri için yüzde elli oy alma yarışında ilginç taktikler geliştirdi. Laik partiye muhafazakar aday, muhafazakar partiye laik adaylar bir yana, seçmen kitlesi de farklı tercih yarışına girdi. Eylemleriyle birlikte söylemleri de değişen muhalefette gelinen son nokta, Ordu-CHP kankalığından, apolet sökmeye.

Önce o yumruk havaya kalktı ve AK Parti’yi devirmek için verdiği mücadelede kendisine gaz veren solcu kesime devrimci selamıyla jestini yaptı. Saadet Partisi’nin, yani Erbakan’ın partisi olan Milli Nizam, Refah ve Fazilet Partilerinin yerine ikame edilen partinin lideri Temel Karamollaoğlu’nun, yılların Milli Görüş -başparmak havada- işareti dururken, komünist devrimci pozu vermesi başlangıçta herkesi şaşkınlığa uğratsa da, ilerleyen süreçte 24 Haziran seçiminin muhalefetin tuhaf taktiklerine gebe olduğu anlaşıldı. 

19 Haziran 2018 Salı

SA6342/SD1031: Sonsuz Ark Sohbetleri 7

 "Bütünüyle dünya, ihtiyaçlarının farkında olmayan bir ruh hali ile muzdariptir. Türkiye, alternatif üretme hakkını elde eden bir ülke olarak İhtiyaçlar Sorunu'nu da ele alırken önderlik etmekle mükelleftir."

 

Türkiye'nin ihtiyaçlarını nasıl belirliyoruz?  Bu henüz sorulmamış bir soru değil, ancak bu sorunun bütünü kapsayan bir soru olarak sorulmamış olduğu açık. Halen Maslow'un hiyerarşik ihtiyaçlar piramidini aşamamış bir algının etkisi altındayız, çünkü 'ihtiyaç' kavramını felsefî olarak tartışmayı akletmiyoruz, ihtiyaç listesini güncellemek gibi bir 'Temel İhtiyaç' açlığı çektiğimizin farkında değiliz. Oysa iletişim ve uzay çağı olarak adlandırdığımız yirmi birinci yüzyılda, ihtiyaçların birbirleri ile ilişkisi geçmiş insanlık tarihinde olduğundan çok daha karmaşık ve hassas karar noktalarını gerektiren bir öneme sahip.

SA6341/SD1030: Yeni Türkiye'nin Stratejik Gücü ve Gelecek Yüzyıllar için Yeni Yol Haritası

"İnsan unsuru Yeni Türkiye'nin en önemli stratejik gücüdür ve Batı bu gücü, uyuşturucuya, içkiye, sekse, şiddete kaybettiği için çökmektedir." 


Yaşadığımız 2001'den sonraki on yedi yıl, 1911-1912'de Balkan savaşları ile alevlenen 1914'te başlayıp 1918'de sona eren Birinci Dünya Savaşı, 1939'da başlayıp 1945'te biten İkinci Dünya Savaşı kadar tahrip edici olmasa bile, sonraki yüzyılı belirleyebilecek güçte stratejik sıcak ve soğuk savaşlarla geçmiştir, bir on yedi yıl daha sürme ihtimali olan bu uzun savaşın tam ortasındayız.

Neocon-siyonist ABD derin devletinin 2012'de tasarlamış olduğu 2030'daki Dünya, son altı yılda ortaya çıkan gelişmeler ve Türkiye faktörü dolayısıyla ABD'nin istediği gibi gitmiyor; ABD Obama döneminde hazırlanan bu tasarının gerçekleşmesi için dünyanın her yerinde darbeler, soykırımlar, terör, iç savaş tasarladı ve üretti, ancak başarılı olamadı.

SA6340/SD1029: 2018 Nükleer Durum İncelemesi (NPR); ABD Nükleer Politikasında Süreklilik ve Değişim

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, ellerin nükleer bombaların düğmelerine kadar uzandığı sanısı oluşturulan yüksek gerilimli bir yıllık tiyatrodan sonra 12 Haziran 2018 de Singapur'da, ABD Başkanı Trump ve Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jung-un arasındaki yapılan görüşme sonrası Trump'ın, "Artık Kuzey Kore bir nükleer tehdit değil. Şimdi herkes kendini daha güvende hissedebilir" şeklindeki açıklamasının temellerinin klasik ABD politikalarının ,yeni sekiz yıllık Nükleer Durum İncelemesi'nin bir sonucu olduğunu kanıtlamaktadır. Trump'ın, ABD'nin emperyal jandarma rolünün sürmesi için yeni bir boz-yap oyunu oynadığı, yerleşik düzenin-derin devletin emirlerini yerine getirdiği açıktır. Maalesef Dünya ABD-Rusya arasındaki nükleer gerilim presine mahkum olmaya devam edecektir.
Seçkin Deniz, 19.06.2018

Continuity and Change in U.S. Nuclear Policy

Son yıllarda, her yeni Başkan, ilk döneminin başında, ABD nükleer politikaları, durumu ve programlarının geniş kapsamlı bir incelemesini yaptı.

Her iki partiden (Cumhuriyet-Demokrat) de Başkanlara hizmet eden her birimiz, Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana tamamlanan dört gözden geçirmeden bir veya daha fazlasına yönelik politikanın geliştirilmesine ve uygulanmasına öncülük etmişlerdir (1994 yılında Clinton, 2001'de Bush, 2010'da Obama ve şimdi 2018'de Trump).

Seçkin Deniz Twitter Akışı