26 Ocak 2021 Salı

SA9047/SD1944: Sudan-İsrail İlişkilerini Normalleştirmek Artık 'Tehlikeli Bir Oyun'

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız metin, Amerika Birleşik Devletleri Barış Enstitüsü kıdemli danışmanı Payton Knopf ve John C. Whitehead Uluslararası Diplomasi - Dış Politika, Güvenlik, Strateji ve Teknoloji Merkezi misafir araştırmacısı Jeffrey Feltman'ın ortak çalışmasıdır ve eski ABD Başkanı Donald Trump'ın başlattığı Abraham (İbrahim) Anlaşmaları kapsamında Arap ülkelerinin İsrail ile imzaladıkları normalleşme anlaşmasına Sudan'ın dahil edilmesine odaklanmaktadır. 24 Eylül 2020 tarihli bu analizin yazılmasına neden olan gelişme bir kırılma noktasının somut olarak ortaya çıktığı 23 Eylül 2020'de yaşanmıştı. Sudan, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki hükümet heyetinin orada bulunan ABD heyetiyle İsrail ile normalleşmeyi görüşmeye yetkili olmadığını açıklamış, Sudan Geçici Hükümeti Sözcüsü Faysal Muhammed Salih, düzenlediği basın toplantısında çok net bir tutum ortaya koymuştu: "Egemenlik Konseyi başkanına (Orgeneral Abdulfettah el-Burhan) eşlik eden hükümet heyetinin İsrail ile normalleşmeyi görüşmek için yetkisi bulunmuyor.Analistlerin, Sudan'ın İsrail ile normalleşme anlaşması imzalanması karşılığında teröre destek veren ülkeler listesinden(*) çıkarılacağı ve zor durumdaki Sudan ekonomisine BAE tarafından finansal destek sağlanacağı vaadi ile yaşanacak normalleşmenin, halk desteği olmayan bir yönetim tarafından sağlanması durumunda Sudan'daki geçiş sürecinin bozulacağını ve ABD-BAE-Suud-Avrupa ve İsrail'in desteklediği Başbakan Abdullah Hamdok'un zor durumda kalacağını ileri sürerek normalleşmenin ertelenmesini önermektedirler. (Brookins Enstitüsü'nün analistlerinin katkıda bulunduğu ABD politikalarının Sudan'ı nasıl karıştırdığını, halkı nasıl manipüle ederek askerî darbeye ortam sağlandığını anlamak için lütfen Zach Vertin imzalı, 10 Nisan 2019 tarihli "Sudan'ın Değişim Anını Yakalamak: Kongre Nasıl Yardımcı Olabilir?" başlıklı yayınını okuyunuz ve eğer Türkiye'de aynı şekilde 2012, 2013, 2014, 2015 ve 2016'da planladıkları terör, kaos ve askerî darbe gerçekleşse idi ne olacağını dikkatle irdeleyiniz)  ABD Başkanı Donald Trump, analizin yayınlanmasından bir ay sonra, 24 Ekim 2020'de Sudan'ı "teröre destek veren ülkeler" listesinden çıkarma kararını imzaladığını Kongre'ye bildirdi. "Sudan Kudüs'e ihanet etmeyecek", "Siyonist İsraille barışa hayır", "Lideri Hazreti Muhammed olan ümmet boyun eğmeyecek", "Aksa inancımızdır" yazılı pankartlar taşıyan, "Normalleşmeye karşı Sudanlılar Hareketi"nin çağrısıyla başkentteki Hartum Üniversitesi Tıp Fakültesi önünde toplanan çoğunluğu üniversite öğrencilerinden oluşan göstericiler, hükümetin İsrail ile diplomatik ve ticari ilişkileri yeniden başlatma kararını protesto ettiler. 26 Ekim 2020'de Sudan Dışişleri Bakanı Ömer Kameruddin, geçiş hükümetinin İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesini kabul ettiğini ancak anlaşmanın yürürlüğe girmesinin yasama meclisinin kurulması ile anayasal yapının tamamlanmasının ardından gerçekleşeceğini, konunun parlamentonun onayına bağlı olduğunu belirtti. 14 Aralık 2020'de ABD Hartum Büyükelçiliği, Sudan’ın teröre destek veren devletler listesinden çıkartılma kararının yürürlüğe girdiğini açıkladı. 6 Ocak 2021'de, İsrail ile Sudan arasında varılan normalleşme anlaşması için ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin, Sudan Maliye Bakanı Hibe Muhammed Ali ve Sudan Adalet Bakanı Nasruddin Abdulbari'nin katıldığı resmi imza töreni, başkent Hartum’da ABD Büyükelçiliğinin ev sahipliğinde yapıldı. Mnuchin ile Abdulbari, "Abraham Accords (İbrahim Anlaşması)" adı verilen metni imzaladı. Anlaşmaya imza atan Sudan, böylece Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’in ardından İsrail ile ilişkilerini resmen normalleştirdi. Sudan'daki protestolar, Sisi-Suud-BAE liderliğindeki Türkiye-Katar karşıtı cephenin Katar'a yönelik yaptırımlarda geri adım atması ile kısmen durmuş olsa da, Sudan her an patlamaya hazır bir bomba durumundadır. Türkiye'nin Sudan konusunda gerektiği zaman aktif ve açık diplomasi uygulamalarını sıklaştırması, önceki yönetim döneminde yapılan anlaşmalara binaen askerî opsiyonları masada tutacağını belli etmesi gerekmektedir.
Seçkin Deniz, 26.01.2021


Normalizing Sudan-Israel relations now is a dangerous game

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn, İsrail'le barış ilan ederek Mısır ve Ürdün'e katılırken, "sırada kim var?" sorusu genellikle coşkuyla batıya, Hartum'a doğru bakıyor. Abraham (İbrahim) Anlaşmalarına yeni bölümler eklemek ABD'nin çıkarına, ancak Sudan'da başarılı bir geçiş de öyle. Ve atılan bu adımların sırası kritiktir. Popüler (halktan gelen) bir yetkiye sahip birleşik bir Sudan hükümeti, İsrail ile daha iyi sıcak ve sürdürülebilir bir barış oluşturabilecek iken, aceleye getirilmiş bir İsrail-Sudan anlaşması Sudan'daki geçiş dönemini bozma ve Sudan'ın İslamcıları ve yabancı destekçileri için yenilenmiş bir destek oluşturma potansiyeline sahiptir.

SA9046/TG326: ZOOM İmtiyazı: Kilitlenmeler Zenginleri Nasıl Daha Zengin Yaptı?

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Washington, DC'de yaşayan bir araştırmacı gazeteci ve dış politika analisti Jordan Schachtel'e aittir ve Covid-19 salgını ile birlikte yaşanan kısıtlamalar sürerken yapılan ankette, zenginlerin daha da zengin , fakirlerin daha da fakir olduğuna yönelik ortaya çıkan verilere odaklanmaktadır. Küresel zenginlerin, çok düşük (Dünya'da %2.14, Türkiye'de %1) ölüm oranlarına sahip Covid-19 salgını ile kilitlenen ve kısıtlanan dünya için yeni bir ticarî tasarım ve bütün insanlık için bir sıfırlanma amaçladığına dair tezleri kanıtlayacak bir içeriğe sahip olan analizin tezlerinin, korku tüneline sokulan insanlığın bilinçlenmesi adına 'Salgın ve Aşı' ile ilgili gerçeklerin açığa çıkmasını sağlayan diğer tezler gibi farkındalığın artmasını sağlamasını umuyoruz.
Seçkin Deniz, 26.01.2021

Zoom Privilege: How Lockdowns Made the Rich Richer

Wall Street, Washington, DC ve Silikon Vadisi nakit ve refah içinde yüzüyor. 2020 ülkenin seçkinleri için daha iyi olamazdı. Öte yandan Amerikalıların büyük çoğunluğu mali, fiziksel ve duygusal yıkıma zorlandı. 2020, hükümetin, %99,8 iyileşme oranına sahip bir hastalıkla savaşmak amacıyla dikte ettiği emirlerin, eşi benzeri görülmemiş bir servet eşitsizliğinin ve COVID-19'dan çok daha tehlikeli sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına sebep olduğu bir yıl olarak tezahür etti. Hükümetin gücüyle “bir virüsle savaşmanın” istenmeyen sonuçları artık dünyanın görmesi için sergileniyor.

25 Ocak 2021 Pazartesi

SA9045/SD1943: Sıkıntı (Roman); 2. Bölüm-Yer 9

    Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Pentagon’un emrinde çalışan Norfolk’taki NATO’nun orduları CIA desteğiyle, Firavun’un, Nemrud’un, Roma’nın orduları gibi karşı çıkan herkesi, her ülkeyi terörle, kaosla, askerî darbelerle, iç savaşlarla ve ülkeler arası savaşlarla ezip geçiyordu, amaçları Dünya’ya ‘düzen’ getirmekti."



Bân’ın balkonunda, bilgisayarımın başında romana ara vermiş göle bakarken düşünüyordum. 15 Temmuz’u yapanların Allah’a, inançlarına, vatanlarına, kendilerine güvenen insanlara ihanet edebilmelerinin nasıl mümkün olduğunu anlatan psikolojik altyapı çözümleniyordu ‘Yer Yazarı’nın bana teslim ettiği notlarda. 

24 Ocak 2021 Pazar

SA9044/SD1942: Yunanistan'ın Megali İdea Hırsları; Dışişleri Bakanı Nikos Dendias: "Bu, 1947'den Beri Yaşanan İlk Bölgesel Genişlemedir"

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız metin, Yunan Kathimerini gazetesinden Vassilis Nedos'un, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias'la yaptığı röportajın içeriğini yansıtmaktadır ve Yunanistan'ın yayılmacı dış politika (Megali İdea) stratejisinin ne durumda olduğunu göstermeye ve nasıl gelişeceğine odaklanmaktadır. Rus Sputnik Türkçe'de, Yunanistan Dışişleri Bakanı: Türkiye, 2000 ya da 2016'daki Türkiye değil, İngiliz BBC Türkçe'de Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias: "Türkiye eski Türkiye değil"  gibi tam da Yunanistan'ın istediği türden bir başlıkla gündeme gelen ve gevşemeyi sağlamak amacıyla Türk gururunu okşayarak ve özetle verilen bu röportajın içeriğinin, Yunanistan'ın küstah, saldırgan ve yayılmacı politikalarını net bir şekilde yansıttığını, ama bunu yaparken de boyunu aşan bir arsızlıkla, Türkiye'yi yayılmacı ve saldırgan olarak nitelediğini ve böylece baskı altına almaya çalıştığını göreceksiniz. Aynı Dendias, Müslüman-Türk azınlıklarla ilgili Yunanistan'ın AİHM tarafından tescil edilmiş suçları olmasına rağmen, Türkiye'de neredeyse bulunmayan Rum Azınlıkla ilgili provokasyonlarına devam etmektedir. Dendias Yunan genişlemesinin sınırlarını değiştirme küstahlığını 19 Ocak 2021'de, şöyle ifade etmektedir: "Girit'in doğusunda da kara sularımızı genişletmeyi planlıyoruz. Başbakan’ın belirlediği politikanın dışında bir çizgi izlenmesi mümkün değil. Yunanistan'ın hiçbir başbakanı kara suları meselesini müzakere etmez çünkü egemenlik meselesidir ve müzakere konusu değildir." Dendias, Megali İdea (*) saplantısının etkisiyle azgınlaşan Yunan saldırganlığının sonucu olarak, 100 yıl önce binlerce yunan askerinin işgal ettikleri Anadolu topraklarında sivil Müslüman Türklere yönelik hırsızlık, tecavüz, katliam ve soykırım yaparken öldürüldüğünü ve Yunanistan'ın bütün hırslarıyla sefil bir yenilgi yaşadığını, 1974'te Kıbrıs'ta aldığı tarihi yenilgiyle bütün siyasi sisteminin çöktüğünü unutmuş görünmektedir. Fransız Cumhurbaşkanı Macron'un, Avrupa Birliği'nin ve ABD'nin etkisi ve körüklemesi ile Türkiye'ye karşı saldırgan ve küstah davranışlarının işe yaramayacağını anlaması gereken Yunanistan'ın borç yükü altında ezilen Yunan halkının geleceğini düşünmesi, açlıkla boğuşurken olmayan parasıyla silahlanmaya milyarlarca dolar harcaması ve maceralara atılmaması gerekmektedir. ABD'nin Türkiye'yi kuşatma stratejisi bugüne dek başarısızlığa uğramıştır, Türkiye bu stratejinin yerel piyonlarına ağır bedeller ödetmiştir, ödetmeye de devam edecektir. ABD ve Çin'in çıkarlarının çatıştığı topraklarını bu ülkelere peşkeş çekerken ulusal onurunu hatırlamayan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ve "Türkiye son zamanlarda oldukça agresif davranıyor. Yunanistan'ın genel anlamda saldırganlık eğilimi gösteren bu tür bir davranışla tek başa çıkma yönteminin, bir yandan kendi diplomatik silahını kullanmak, diğer yandan Silahlı Kuvvetleri'nin caydırıcı gücünü arttırmak olduğuna inanıyorum" diyen Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Panagiotopoulos gibi açıkça savaş çığlıkları atan Yunan siyasetçilerin hırsları Yunanistan'ın sonunu getirebilir.
Seçkin Deniz, 24.01.2021


Dendias: Turkey not the same as in 2000 or 2016

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Kathimerini ile yaptığı röportajda, Ankara ile samimi ve yapıcı bir diyaloğa katılacağını, ancak aynı zamanda Türkiye'nin artık 2000 yılında olduğu gibi, Avrupa Birliği'ne katılma arzusuyla ve istikşâfi görüşmelerin başladığı 2016'daki ülke ile aynı ülke olmadığının da tamamen farkında olacağını söylüyor.

SA9043/SD1941: "gördüm"

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk


...eğlendiler
alınlarında akan teri gördüm...

...gülüyorlardı
içlerinde akan kanı gördüm...

23 Ocak 2021 Cumartesi

SA9042/SD1940: Avrupa Birliği: Yeni Göç ve İltica Paktı

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız metin, Müslüman ve göçmen düşmanı, ırkçı bir felsefeye sahip olan fundamental Hristiyan Gatestone Enstitüsü'nün kıdemli araştırmacısı, köşe yazarı, avukat ve siyasi analist Judith Bergman'a aittir ve Avrupa Komisyonu'nun AB'de göç sorununun ürettiği derin siyasi krizi çözeceği umuduyla önerdiği yeni Göç ve İltica Paktı'na odaklanmaktadır. Analiz'in eleştirdiği hususlar bir yana, Rusya, ABD ve Avrupa Birliği ile birlikte, İran, Suud-BAE-Sisi ve İsrail'in Afrika, Asya ve Ortadoğu'da ürettiği terör, iç savaş ve askerî darbeler nedeniyle milyonlarca insan yeni göçmenler olarak ülkelerini terk etmektedir. Avrupa Birliği işgücü sorununu çözmek için savaşları, terörü, askerî darbeleri kullanmaktan vazgeçmediği sürece, Avrupa Birliği sınırlarını aşmaya çalışırken ölen çocuk, kadın, erkek göçmenler gelişmiş Batı'nın yüzkarası olacağı gibi, bir şekilde sınırları aşarak Avrupa topraklarına ulaşan göçmenler de aşağılanacaklar ve ruhlarının ve bedenlerinin son zerresine kadar sömürülmeye devam edeceklerdir. Avrupa Birliği'nin bütün ülkelerinde neredeyse yarım asırdır yerleşik halde bulunan göçmenlerin yaşadığı derin ayrımcılık ve düşmanlık bir utanç serisi gibi her gün gündeme gelirken, Avrupa Medeniyeti'nin insanî niteliklerini koruduğundan bahsetmek imkansızdır. Türkiye, göçmenlere uzattığı insanlık elinden ziyade göçmenlerin kendi ülkelerindeki terör, kaos, askerî darbe gibi temel sebepleri ortadan kaldıracak yeni politik çıkış stratejisi tasarlamalı ve uygulamalıdır... "Her insan kendi yurdunda mutlu olmalıdır" ilkesi dünyaya yayılmalıdır.
Seçkin Deniz, 23.01.2021


EU: New Pact on Migration and Asylum

  • Avrupa'daki göç konusunda AB'nin iç çatışmasının özündeki AB'nin herhangi bir göçmen alıp almayacağı ile ilgili soru pratik değil, politiktir. Bu konuda Avrupa Komisyonu ile Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri birbirinden daha fazla ayrı olamazdı.
  • Önerilen sistem, her zaman önerilen sistemin pratik uygulanabilirliği ile ilgili çok sayıda soruya yol açıyor. Ön saflardaki devletler göçmenlerin kontrolünde etkili olacak mı? Planlanan arttırılmış sınır kontrolü işe yarayacak mı? Bundan büyük kâr elde eden çetelerin yıllardır yaygınlaşan insan ticareti ve insan kaçakçılığı tam olarak nasıl durdurulacak?

22 Ocak 2021 Cuma

SA9041/TG325: DSÖ, PCR COVID Testlerinin Yanlış Pozitif Verme Olasılığının Daha Yüksek Olduğu Konusunda Uyarıyor

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Biden'in yemin etmesinden bir saat sonra, WHO, yüksek amplifikasyon oranlarında yapılan PCR testinin, testlerin tahmin değerini değiştirdiğini ve çok sayıda yanlış pozitifle sonuçlandığını kelimenin tam anlamıyla kabul ediyor."


WHO warns that PCR COVID tests are more likely to give false positives

Dünya Sağlık Örgütü Çarşamba günü, yanlış pozitif sonuçlar almaktan kaçınmak üzere koronavirüs PCR testlerine yönelik talimatları takip etmeleri konusunda tıp uzmanlarını uyaran bir bildirim yayınladı.

SA9040/KY1-CÇ756: Emanet

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Gayr-i ihtiyari arkama baktım benden başka biri arkada olmalıydı. Heyhat benden başka kimse yok."

'Bahtı yar olanın yar sararmış yarasını, bahtı yar olmayanın eşek kovalarmış anasını.' Ben bu öz deyişin bir çok kere muhatabı olmuş biri olarak sözün yerindeliğine dört elif miktarınca şehadet ederim. Daha yeni, birkaç saat önce yine tanık oldum. Ucuz atlatmasına ucuz atlattım ama az ter dökmedim, az dövünmedim. Sözü fazla uzatmadan, laf kalabalığına gark olmadan, söze künde attırıp vakaya ait detayları atlamadan, böyle bir şeyi kimselerin yaşamadığına, yaşamayacağına kasem üzerine kasem etmeden diyelim ki; mutat olarak bu Cuma da semt pazarına gittik. 

21 Ocak 2021 Perşembe

SA9039/SD1939: Küçük, Dağıtılmış ve Güvenli: Orta Doğu için Yeni Bir Temel Mimarisi

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, savunma programında görevli ve The Center for a New American Security, The Gaming Lab (Oyun Laboratuvarı)ın eş başkanı Becca Wasser ve The Foreign Policy Research Institute araştırma direktörü Aaron Stein'ın ortak çalışmasıdır ve ABD'nin Orta Doğu'daki askeri üslerine odaklanmaktadır. Analiz, Soğuk Savaş dönemi askerî üslerinin (BAE, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün), eski, işlevsiz ve İran'ın saldırıları için savunmasız olduğunu ifade ederek, askerî üslerin küçültülerek ya da dağıtılarak risklerin en aza indirilmesini ve Amerikan savaş gücünün Çin ile rekabete odaklanması için daha az kaynak ve askerî varlıkla daha fazla verim elde edilebileceğini ileri sürmektedir. Analizin, "Şu anda, ABD füze savunma yetenekleri, küresel rekabet ihtiyaçlar nedeniyle kısıtlanıyor. Amerika Birleşik Devletleri, basitçe, talebi karşılamak için yeterli Patriot füze sistemine sahip değil ve bu nedenle onları nereye göndereceği konusunda kararlar vermek zorunda." ve "ABD savunma planlaması, COVID-19'un bir sonucu olarak daha büyük kaynak kısıtlamalarıyla mücadele ederken yine büyük güçlerle savaş planlamaya odaklanırken, ABD üsleri de aynı şeyi yapmalıdır" şeklindeki cümleleri ABD'nin yaşadığı ekonomik çöküşün savunma alanındaki yetersizliklere yansımasını somut bir şekilde ifade etmektedir. Şimdi Covid-19, askerî üslerin savunma sistemlerinin yokluğu/yetersizliği, İran'ın füze kabiliyetlerinin gelişmesi ya da Asya-Pasifik rekabetine güç kaydırmak gibi gerekçeler ileri sürülerek küçültülüyor ya da boşaltılıyorsa, bu gerekçeler ABD'nin derin çöküşü için birer itiraf niteliği taşımaktadır, Soğuk Savaş'ın bitmiş olması politik bir söylem olarak ileri sürülmektedir, Soğuk Savaş 1989'da, yani 32 yıl önce bitmiştir, ancak Amerikan üslerindeki varlıkların azaltılması, bazı üslerin küçültülmesi şimdi tartışılmaktadır ve bu gerekçe inandırıcı değildir. Türkiye, 20 Ocak 2021'de yemin ederek göreve başlayan Joe Biden'ın hangi boyutta ya da sertlikte olursa olsun bütün politik ya da askerî saldırılarını/yaptırımlarını mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde aynı boyutta ve sertlikte karşılamaya devam etmelidir. ABD'nin tarih sahnesinden çekilmekte olduğuna dair en iyi kanıtlardan biri de bu tür analizlerin sayısının artmasıdır. 
Seçkin Deniz, 21.01.2021

SMALL, DISTRIBUTED, AND SECURE: A NEW BASING ARCHITECTURE FOR THE MIDDLE EAST

İranlı fizikçi Mohsen Fakhrizadeh'in yakın zamanda öldürülmesi Amerikan liderliğindeki bir operasyon olmayabilir, ancak yine de muhtemelen ABD üslerini hedef alan misilleme saldırılarının gerçekleşme riskini artırdı. Orta Doğu'daki Amerikan askeri üslerinin füze saldırılarına karşı savunmasızlığı yeni değil, ancak İran'ın artan yetenekleri bölgede konuşlandırılan ABD varlıklarını daha savunmasız hale getiriyor. Bu tehdidin tanınması için ABD temel mimarisinin yeniden düşünülmesi gerekiyor.

SA9038/SD1938: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 599 (26-30 Kasım 2019)

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”

  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, her günün tweetlerini aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(26-30 Kasım 2019)  (Kasım 2019: 5.363 Tweet+Önceki Toplam: 389.643+5.363= 395.006 Tweet)

26 Kasım 2019
RT @VOATurkish: İncirlik Üssü’nün Geleceği Ne Olacak? https://t.co/qRTX48BdoY https://t.co/9Z7JtHm9HT

26 Kasım 2019
Chatham House Konsey Başkanı Jim O'Neill, "Basite indirgenmiş, genel ekonomik gözlemlerin tersine Türkiye, geçen 2 yıl içerisinde gerçekleşseydi (etkileri) çok kötü olabilecek bir krizi şu ana kadar makul ve iyi bir şekilde geride bırakmış görünüyor, Bloomberght

20 Ocak 2021 Çarşamba

SA9037/SD1937: Armin Laschet; Merkel Dönemi Daha Yeni Başlıyor Olabilir

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız metin, Wall Street Journal'in eski muhabir ve editörü, 2015'ten beri de POLITICO'nun Berlin merkezli Avrupa baş muhabiri olan Matthew Karnitschnig'e aittir ve Merkel sonrası CDU'nun siyasî geleceğine odaklanmaktadır.  Almanya’da 16 Ocak 2021'de yapılan seçimde, Başbakan Angela Merkel’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik Partisi’nin (CDU) genel başkanlığına 2017'den bu yana Almanya'nın en kalabalık eyaleti olan ve Türklerinde yoğun şekilde yaşadığı Kuzey Ren Vestfalya'nın (KRV) başbakanlık koltuğunda oturan Armin Laschet seçildi. Bazı siyasilerin "Türklerin Armin'i" lakabını taktığı Laschet, Türkiye'nin AB üyelik sürecine son verilmesi fikrine karşı çıkmıştı. Analiste göre, 'Merkeliyen bir politikacı olarak Laschet'in seçilmesini sağlayan Angela Merkel CDU için kendi politikalarının sürmesini sağlayacak bir rota belirledi. "Tarih, siyasi liderleri yalnızca görevde başardıklarına göre değil, etkilerinin kalıcı gücüne göre yargılar. Cumartesi günü CDU, Helmut Kohl ve Margaret Thatcher gibi Merkel'i panteona dahil etme yolunda büyük bir adım attı." Merkel Almanyası'nın 15 Temmuz ABD-AB-NATO-FETÖ darbesindeki etkin rolü, PKK ve FETÖ'ye verdiği açık destek ve Merkel'in 16 yıllık iktidar döneminde artan Türk ve Müslüman düşmanlığı ortada iken Almanya'nın ABD-NATO'dan bağımsız politikalar üretmesini beklemek saflıktan öte bir ahmaklık olarak tanımlanabilir. Erdoğan'ın bir şahin gibi, bu saldırgan yılanı atardamarlarından yakalayarak terbiye etmesi ve Türkiye ile ilişkilerini normalleştirmeye zorlaması Merkel ve arkasındaki güçlerin yenilgisi anlamına gelmektedir. Analizde belirtildiği üzere, asıl mesele CDU'nun Almanlar nezdinde itibarını muhafaza etmesinin bir yolu olarak Merkel'in seçimlerinin bu tür politikaların sürmesini sağlamaya yönelik olduğudur... Türklerin Armin'i Türkiye ve Erdoğan'a karşı Merkel'den daha güvenilir ya da daha dürüst değildir, olmayacaktır.
Seçkin Deniz, 20.01.2021


Merkel era may only just be beginning
"Armin Laschet’in CDU başkanı olarak seçilmesi, şansölyenin mirasının kalıcı olmasını sağlıyor."

Angela Merkel'in adı Cumartesi günü (16 Ocak 2020) Hıristiyan Demokratlar'ın (CDU) kongresindeki oylamada yoktu. Sahnede bir kamera hücresi görüntüsü bile yansımadı. Yine de varlığı, kadife bir perde gibi olayın üzerinde asılıydı.

SA9036/SD1936: "kinâye" /20.04.2004/ 211. patika

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk



...sofranın baş kısmında oturanları seyredin...
...en önemli olmaklığın getirdiği her türlü ihtişamı görebilirsiniz...
...yakınlarına gelemez onların yakınları...
...herkesten uzaklar; herkes de onlardan uzak...
...birileri onları, diğer birilerinden uzak tutar...
...en çok yakınmış gibi durdukları halde uzak tutan o birileri daha da uzaktır, o sofrabaşı müdavimlerine...
...kem gözden korurlar, korudukları kadarınca...
...lâkin; her göz onların kendi gözlerinden daha iyi görmez değildir?...
...kem görse de, görmese de...
...sofrada oturuşları ile sofradan kalkışlarındaki azamete baktığınızda onların toprağa dönmeyeceklerini sanar mısınız cidden?...

19 Ocak 2021 Salı

SA9035/SD1935: ABD, Weimar Almanyası'nı ve Antik Roma'yı Takip Etmemelidir

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, daha önce Handelsblatt Global'de yazı işleri müdürlüğü ve The Economist yazarlığı yapan, Bloomberg Opinion köşe yazarı Andreas Kluth'a aittir ve 6 Ocak 2021'de Kongre Binası (Capitol Hill)'nın Başkan Trump yanlısı göstericiler tarafından işgal edilmesine ve Cumhuriyet değerlerinin erozyona uğramasına odaklanmakta ve ABD Cumhuriyeti'nin yıkılmaması için tarihten Weimar Almanya'sını ve Antik Roma'yı örnek vererek, o dönemlerde yapılan hataların tekrarlanmaması gerektiğini ifade etmektedir. Analistin, sosyalistlerin Trump taraftarları tarafından 'Amerika'yı katletmekle' suçlanmasını ve seçimin çalındığı iddiasını, 'Büyük Yalan' olarak tanımlaması ve yalan dediği, ancak gerçeğin en net resmi olan suçlamanın, tekrar nasıl manipüle edileceğini göstermesi dikkat çekicidir: "Büyük Yalan'ı tam da bu şekilde çağırmalı ve onu öldürmeliyiz. Cumhuriyetçi tabuları yeniden kutsallaştırmalı ve tabu yıkıcıları cezalandırmalıyız. Bütün bunlar bizim elimizde." Bloomberg gibi yahudi patrona sahip yayın organlarında manipüle edilmiş birçok şey yüzünden Cumhuriyete güvenini yitirmiş olan ve tam ortasından ikiye ayrılmış bulunan Amerikalıların yeni manipülasyonlara kanamayacakları bir günde yaşıyoruz. Bütün dünyanın ilgiyle ve dikkatle izlediği vandallıklara sahne olan Amerikan Başkenti Washington DC'de, seçilmiş Başkan Joed Biden'ın 20 Ocak 2021'deki yemin törenini korumak için 25.000 Ulusal Muhafız'ın konuşlandırılmasını ve Capitol Hill (Kongre)'e giden yolların asker tarafından kesilmesi'ni Washington Post 16 Ocak 2021'de şöyle değerlendiriyor: "DC'de National Mall, köprüler ve sokaklar kapandı, ulus çoğunlukla vatandaşlarından yoksun bir demokrasi kutlaması için hazırlanıyor" 16 Ocak 2021'de "Capitol saldırısı, yeni aşırılık yanlısı koalisyonlar korkusunu uyandırdı" başlıklı yayınında The Washington Times durumun vehametini anlatıyor: "Halihazırdaki ve eski federal kolluk kuvvetleri yetkilileri, geçen hafta ABD Kongre Binası'ndaki ölümcül ayaklanmanın, ilk kez, büyük bir saldırı için bir araya gelen çeşitli örgütler karışımının, aşırılık yanlısı grupların evriminde şok edici bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Capitol saldırısının fotoğrafları ve videoları, kendilerini komplo grubu QAnon'un üyeleri olarak tanımlayan giysiler, amblemler ve bayraklarla isyancıları, gevşek bir müttefik alt-sağ grubu America First ve Three Percenters, Proud Boys ve Oath Keepers gibi milisleri gösterdi. Black Lives Matter ile bağlantılı sol görüşlü bir aktivist de kuşatmaya katılmaktan suçlu bulundu." Amerika Birleşik Devletleri için artık geri dönüşten bahsetmek imkansız; ABD, sadece Antik Roma ve Weimar Almanyası gibi değil, Kutsal Roma (Germen) İmparatorluğu, Rus-SSCB İmparatorlukları, Osmanlı İmparatorluğu ve Büyük Britanya İmparatorluğu gibi kaçınılmaz olan çöküşü yaşıyor.
Seçkin Deniz, 19.01.2021


The U.S. Mustn't Follow Weimar Germany and Ancient Rome
"Amerikan cumhuriyeti, kriz anında uyarıların yanı sıra geçmişte ilham bulabilir."

6 Ocak'ta ABD Kongre Binası'nın yağmalanmasından bu yana, Amerika'nın kurumları, liderleri ve vatandaşları, cumhuriyet tarihindeki en sert sınavlardan birinin etkisinde inliyorlar. Geçmişten alınacak dersler var mı?

Ünlü aforizmaya göre tarih tekerrür etmeyebilir; ancak kafiyeli. İşte o halde, başarısız olan iki cumhuriyetle ilgili kendi kişisel düşüncelerim, tüm dünya için sonuçları ile birlikte: MÖ 133 ile MÖ 27 yılları arasındaki İmparatorluk öncesi Roma ve 1919 ile 1933 yılları arasındaki Weimar Almanyası.

SA9034/TG324: Covid 'Aşıları' İnsanlık Üzerine Tıbbî Deneylerdir-II

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız metin, araştırmacı Tricia Consaga'ya aittir ve mRNA Covid-19 aşılarına odaklanmaktadır. Araştırma bulgularını nesnel bir şekilde incelediğinizde, 16 Ocak 2021 tarihi itibarı ile Türkiye'de %1, Dünya'da %2.14 gibi düşük ölüm oranıyla bir yıldır insanlığı durduran Covid-19 salgınını durdurmak (!) amacıyla geliştirilen aşılara yönelik olumsuz yaklaşımların temellerinin neler olduğunu fark edeceksiniz. Sağlıklı bir bakış açısı oluşturmak amacıyla yayınladığımız bu metnin insanların farkındalığını arttırmasını umuyoruz.
Seçkin Deniz, 19.01.2021


COVID ‘VACCINES’ ARE MEDICAL EXPERIMENTS ON HUMANITY

Riskin azaltılması

Moderna, aşısı için yüzde 94,5'lik bir etkinlik oranını açıkladı. Şirket bu yüzdeyi nasıl belirledi?

Buna risk azaltma denir. Moderna'nın denemesi toplam 30.000 katılımcı içeriyordu, bu nedenle denemenin her bölümünde (aşı bölümü ve plasebo bölümü) yaklaşık 15.000 katılımcı vardı. Moderna, denemenin "aşı" kolunda, yalnızca beş kişinin (yüzde 0,03) 14. Günde semptomlar gösterdiğini bildirmektedir (Not: Deneme, yalnızca aşı veya plaseboyu aldıktan sonra 14. Günde semptomları değerlendirmek üzere tasarlandı; aşının, bulaşıcılığı veya iletimi engelleyip engellemediğini belirlemek için değil.)

18 Ocak 2021 Pazartesi

SA9033/SD1934: Sıkıntı (Roman); 2. Bölüm-Yer 8

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Şeyhini veya İmamını kendisinin varlık sebebi sayan cenderedeki kul, sürekli gergindir. Sürekli gözetim altında tutuluyor olmanın getirdiği şizofrenik tepkiler, bireyin kendisiyle, ailesiyle, toplumla ilişkilerini de olumsuz etkilemektedir. Her an hesap verebilir bir konumda olmak onaylanabilecek bir davranış kalıbını gerektirmektedir."



‘Bekçi’, tarih boyunca insan aklını ve duygularını yöneten akıntıdaki ‘psikolojik giz’e çok yakından dokunuyordu ve şüphe eden her inanan aklın elde edeceği sonuçlara ulaşıyordu:

“Özel hayatının her bir ayrıntısının dahi liderinin bilgisi dâhilinde cereyan ettiğine inanan grup üyesi, kendisi için yeni korkular üretildiğini fark etmeyecektir. Allah’tan korkmayı hedef edinen kul, herhangi bir yanlış düşünce ve davranışı dolayısıyla, önce bu davranışını bilen ve gözleyen liderinin öfkesinden korkmaktadır. O artık ‘liderinin kulu’dur. O’nun seçebileceği bir ferd olabilmesi için gerekli olan özellikleri taşıyor olması gerekmektedir. Zihinsel devinimlerinin tamamına yakını bu hedefe konsantre olmuş durumdadır. 

17 Ocak 2021 Pazar

SA9032/SD1933: AP-AIDA Komisyonu'nun Yapay Zeka Konusunda Daha Fazla Sesi Dinlemesi Gerekiyor

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız metin, Avrupa Ticaret Birliği Enstitüsü (ETUI) öngörü ve teknoloji eğilimleri araştırmacısı Aida Ponce Del Castillo'ya aittir ve yapay zekanın, 'özel beceriler, istihdam, mali teknoloji [noloji], eğitim, sağlık, ulaşım, turizm, tarım, çevre, savunma, sanayi, enerji ve e-devlet'in Avrupa ekonomisi üzerindeki etkisini araştırmakla görevlendirilen, ancak Big Tech'in (Google, Facebook, Amazon, Apple ve Microsoft, vb) lobi faaliyetlerinden etkilenen Avrupa Parlamentosu Dijital Çağda Yapay Zeka Özel Komisyonu'nun (AIDA) işçilerin, tüketicilerin ve vatandaşların taleplerini de dinlemesi gerekliliğine odaklanmaktadır. Analist'in, "AIDA komisyonunun 13 karmaşık konuyu analiz etmesini ve "dijital çağ için Avrupa" adına bir yol haritası oluşturmasını beklemek gerçekçi değildir. Bu nedenle, görev süresini uzatmaya ek olarak, komisyonun 13 konudan bazılarına, tercihen sosyal boyutu olanlara odaklanarak, çalışmalarının kapsamını daraltması gerekir." şeklindeki çıkarımı, Avrupa Birliği'nin vatandaşlarının haklarını Big Tech'e karşı korumak için gerekli çabayı göstermediğini ortaya koymaktadır. Eleştirilmesine rağmen, Big Tech'e karşı, devletin ve vatandaşlarının haklarını korumak amacıyla temsilci atama zorunluluğunu 1 Ekim 2020'de yürürlüğe giren sosyal medya yasası ile sağlayan Türkiye, bugün ABD Başkanı Trump'a yönelik Big Tech ambargosunu ve kuşatmasının geldiği noktayı göstererek haklılığını kanıtlamış durumdadır. Ancak her gün gelişen ve Dijital Diktatörlük oluşturan Big Tech şirketlerine karşı sürekli bir izleme zorunluluğu Türkiye gibi bütün devletlerin bekâsı için  vazgeçilmez hale gelmiş durumdadır.
Seçkin Deniz, 17.01.2020


MEPs need to listen to more voices on artificial intelligence
"Avrupa Parlamentosu’nun yapay zekayı araştıran komisyonunun sivil topluma (fikirlerini ifade etmesi için) zemin vermesi gerekiyor. Big Tech'in yeterince etkisi oldu."

Avrupa Parlamentosu Dijital Çağda Yapay Zeka Özel Komisyonu'nu (Artificial Intelligence in a Digital Age- AIDA) kurduğunda, işçi hareketinden birçok insan, nihayet işçilerin, tüketicilerin ve vatandaşların seslerinin duyulacağını düşünüyordu.

SA9031/SD1932: "sükût"

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk


...sükûtu sevdim
kürre-i arzın her zerresinde
sükût ki işitemediğimdi...

16 Ocak 2021 Cumartesi

SA9030/SD1931: Quad Neden Çin'i Frenleyen Bir Stratejiye Odaklanmalı

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, kitapları ABD Donanması, Deniz Piyadeleri ve Hint-Pasifik Komutanlığı profesyonel okuma listelerinde bulunan, Deniz Harp Koleji J. C. Wylie Denizcilik Stratejisi Başkanı James Holmes'e aittir ve ABD, Japonya, Hindistan ve Avustralya'dan oluşan Quad (Dörtlü) Ülkeleri arasındaki işbirliğinin türüne ve ABD'nin Quad ülkeleri ile gerçekleştirmeyi amaçladığı Çin'i kuşatma stratejisine odaklanmaktadır. (Seçkin Deniz'in Notu: Daha detaylı okumalar için, Quad ve Özgür ve Açık Hint-Pasifik ve 'Demir Dörtgen': 21. Yüzyıl İçin Yeni Bir Amerikan Dış Politikası başlıklı analizlere bakabilirsiniz.)  ABD'nin Türkiye'yi, Irak, Mısır, BAE-Suud-İsrail, Suriye, Kıbrıs, Yunanistan ve Ermenistan değişkenlerini kullanarak kuşatması da Çin'e benzer bir kuşatma stratejisinin sonucuydu... Türkiye'nin, dünyanın merkezinde bulunan konumu dolayısıyla ABD-Çin arasındaki rekabeti, kendi çıkarları için optimal bir değer aralığına taşıması ve orada sabit tutması gerekmektedir.
Seçkin Deniz, 16.01.2021


Why the Quad Should Focus on a Strategy to Contain China

"Askeri bir strateji olarak kuşatma, Quad ülkelerinin gevşek bir şekilde grup oluşturması ve Çin saldırganlığını püskürtmek için birkaç güçlü seçenek sunuyor." (Seçkin Deniz'in Notu: Quadrilateral Security Dialogue- Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (QSD olarak da biliniyor) 2017'de ABD, Japonya, Avustralya ve Hindistan'dan oluşan stratejik olmayan bir forumdur; yarı düzenli zirvelerde, bilgi alışverişi ve üye ülkeler arasında askeri tatbikatlar yapılır)

Çin, benzer fikirlere sahip Hint-Pasifik demokrasileri birliği Quad'ın, Çin'i "kuşatan-çevreleyen" bir "Asya NATO'su" veya "mini NATO" olmasına homurdanıyor.

15 Ocak 2021 Cuma

SA9029/KY1-CÇ755: Manipülasyon

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

- Zulayla ilgili bir şey söylemedik, dedi M.

- Şu kedi konusunda anlaşalım önce, dedi Z.

- Tamam, anlaşalım, karşılığını verdi M.

- İkimiz de o kara kedinin söz konusu edilen saatte orada olmadığında hemfikiriz değil mi? dedi Z.

- Doğru, hemfikiriz, dedi M.

- Madem öyledir bizi bir bir gırtlağımızı sıkmaya götüren ne? Diye sordu Z.

14 Ocak 2021 Perşembe

SA9028/SD1930: Facebook Bir Kıyamet Makinesi'dir

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, The Atlantic'in yönetici editörü Adrienne LaFrance'a aittir ve 'Soğuk Savaş' döneminin nükleer bombası olarak bilinen Kıyamet Makinesi'ne benzetilen sosyal medya şirketi Facebook'un ürettiği devasa sorunlara ve tehditlere odaklanmaktadır. Twitter, Google ve Facebook tarafından ABD Başkanı Donald Trump'a uygulanan sansür, analistin, "Facebook, neredeyse Çin ve Hindistan'ın toplamı kadar büyük bir kullanıcı nüfusuna sahip, sınırsız bir ulus devlettir ve büyük ölçüde gizli algoritmalarla yönetilir. Hillary Clinton, bu yılın başlarında bana Zuckerberg ile konuşmanın yabancı bir devletin otoriter başkanıyla müzakere etmek gibi hissettirdiğini söyledi. "Bu, daha yeni anlamaya başladığımız şekillerde muazzam etkiye sahip küresel bir şirket" dedi." anlatısı ve "Facebook bir devlet propagandası, hedefli taciz, teröristleri işe alma, duygusal manipülasyon ve soykırım ajanıdır; yeraltında değil, Kaliforniya Menlo Park'taki Disneyland'den ilham alan bir kampüste yaşayan dünya çapında bir silahtır." şeklindeki tespiti, tasarlanmış bir küresel tehditten bahsetmesine temel oluşturmuştur: "Bugünün sosyal ağları, aralarında en önemlisi Facebook, kendilerini bu kadar zararlı yapan şeyleri teşvik etmek için oluşturuldu. Bu onların mimarisinde var." The Atlantic gibi, Clinton-Demokratlar destekçisi, neocon ve satanist perspektife sahip ve kendi çıkarlarına hizmet eden sosyal medya mimarîsini tasarlayan, onu inşa eden bir yapının bu türden bir analizi yayınlayabilmesi mantık dışı gibi görünse de, son dönemlerde ABD'de özellikle sol-demokrat faşizm inşâcılarının Sosyal Medya devlerini kontrol altında tutma girişimlerinin bir parçası olarak değerlendirildiğinde, Adrienne LaFrance'in yaptığı şeyi anlamlandırmak mümkün olabilir. Bütünüyle savunma psikolojisi ile kurgulanmış olan bu analiz, Facebook ve Sosyal Medya gerçeğini ifşa etmeyi göze alırken, politik alanın kontrolünün elde tutulması kaygısını bariz bir şekilde yansıtmaktadır. İçeriğini çok detaylı olarak değerlendirebileceğimiz analizin gelecek zamanlar için önemli sonuçlar içerdiğini düşünüyoruz. Türkiye, bu süreçten gerekli olan dersleri çıkarmış olarak 21. yüzyılda milli ve yerli Sosyal Medya platformları inşâ etmeye kararlı görünmektedir. 13 Ocak 2021'de, "İnsanımızın hak ve hukukunu gözetmede kendilerini hukukun üzerinde gören sosyal medya şirketlerinin baskılarına boyun eğmeyeceğiz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine devam etmiş, "Bu yapılara karşı vatandaşımızı ve demokrasimizi savunduğumuz için başta muhalefet partileri olmak üzere acımasızca eleştirildik. Ancak geldiğimiz noktada dijital diktatörlüğe ve siber zorbalığa karşı verdiğimiz hukuk mücadelesinin önemini daha iyi anlıyoruz. 'İyi ki bu meseleyi çok erkenden gündemimize almışız' diyoruz." ve  "İnşallah önümüzdeki dönemde bu alanda yerli ve milli altyapımızın gücünü arzu ettiğimiz seviyeye çıkartacağımıza inanıyorum. İnşallah yerlisini, millisini biz de kuracağız, zaman yakın." cümleleriyle Türkiye'nin kararlılığını somutlaştırmıştır.
Seçkin Deniz, 14.01.2021


Facebook Is a Doomsday Machine

"Modern web'in mimarisi, insanlık için ciddi tehditler oluşturmaktadır. Kendimizi kurtarmak için çok geç değil."

Kıyamet makinesinin asla var olmaması gerekiyordu. Örnekteki gibi bir düşünce deneyi olması gerekiyordu: Tüm insan yaşamını yok etmek için yapılmış bir cihaz hayal edelim. Şimdi, makinenin yeraltının derinliklerine gömüldüğünü, ancak daha sonra Amerika Birleşik Devletleri'ndeki şehir ve kasabalardaki sensörlere bağlı olan bir bilgisayara bağlı olduğunu varsayalım.

Seçkin Deniz Twitter Akışı