5 Aralık 2019 Perşembe

SA8183/SD1555: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 540 (01-05 Şubat 2019)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(01-05 Şubat 2019)  (Şubat 2019: 3.150  Tweet+Önceki Toplam: 350.777+3.150 = 353.297 Tweet

🇬🇷 News-GRTR 🇹🇷 @Newsfrom_Gr_Tr
Yunan uydusu HELLAS SAT4 şu an gerisayımda ve fırlatıldı..
@Seckin_Deniz retweetledi

SA8182/KY69-EY441: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


4 Aralık 2019 Çarşamba

SA8181/Sonsuz Ark-YD182: Uzay Bir Etkileşim Haritası Olabilir mi?

"Belki de uzaya yayılmış biçimde gördüğümüz evren, sadece yüzey katmanıdır; biz yüzeyde küçük sandallarla süzülürken, suyun altında kim bilir neler olmaktadır."


Zamanın varolmadığını, yani evrenin bir zaman boyutuna sahip olmadığını düşünen İngiliz fizikçi Julian Barbour, uzayın doğal dünyanın düzenleyici ilkesi olarak görev yaptığını söylemişti; tıpkı evreni bir arada tutan bir yapıştırıcı gibi. Fiziksel nesneler kendi isteklerine göre değil, belli bir anda uzayda bulundukları konumlara bağlı olan aralarındaki ilişki tarafından belirlenen davranışlar sergiliyorlardı. Bu yapılandırma rolü, mekanik hareketin klasik yasalarında kolayca görülür. Aynı zamanda alan kuramlarında da mevcuttur. Bir alanın farklı uzay noktalarındaki değeri ve değişim hızı, alanın ne yaptığını bütünüyle belirler ve alan noktaları sadece kapı komşuları ile etkileşir.

SA8180/KY69-EY440: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


3 Aralık 2019 Salı

SA8179/SD1554: "aykırı doğrular" /28.10.2004/ 270. patika



...siz hiç aykırı doğrular gördünüz mü?...
...hani birbirleriyle çakışmaları, paralel olmaları, kesişmeleri mümkün olmayan doğruları...
...onları gördünüz sanırım...
...hemen her gün görmektesiniz zaten...
...farkına varmasanız da bu böyle...
...onlar, doğruların kesinliği kadar varlar...
...tartışanların sıkça dokundukları, arkasına saklanıp güç depoladıkları özel bir koruma duvarı vardır...
..."bu benim fikrim", "bana göre", vs gibi tepkileri hatırlayın...
...hemen doğrularını korumaya kalkarlar, kendi aidiyetlikleri içerisinde...

SA8178/SD1553: Çin'in Kemer ve Yol Girişimi Daha Fazla Ekonomik ve Politik Güç Elde Etme Çabasıdır

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Arthur J. Gosnell Rochester Teknoloji Enstitüsü Ekonomi Profesörü Amitrajeet A. Batabyal'a aittir ve Çin'in küresel yatırım projesi olan Kemer ve Yol Girişimi'ne odaklanarak, Çin'in bu girişimle neyi amaçladığını çözümlemeye çalışmaktadır. Yazara göre, ticaret, enerji güvenliği ve Kobalt Çin'in temel stratejilerini belirleyen unsurlar; Çin açık bir hükümranlık peşinde. Sağ görüşlü iki eski siyasi lider, eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve eski İspanya Başbakanı Jose Maria Aznar, Madrid'de üniversite öğrencilerinin katılımıyla Kasım 2019'da düzenlenen bir forumda  Avrupa'nın çöküşe doğru gittiğini savunarak demokratik ve muhafazakar siyasi partilere "artık izlemeyi bırakarak hareket geçmeleri" çağrısında bulunmuşlardı. "Yüzyıllar boyunca, dünya ekseni Batı'dan geçse de bugün Doğu'ya kaydı." diyen Sarkozy, dünyada yaşayan 7 milyardan fazla insanının sadece 800 milyonunun Avrupa'da bulunduğuna, demografik sebeplerle Avrupa'nın artık dünyanın "merkezi" olmadığına vurgu yapmıştı; bu kaçınılmaz olanın gerçekleştiğine dair kaçınılmaz bir itiraftı. Ekonomi profesörü Amitrajeet A. Batabyal'ın 2000'li yılların başından beri bilinen bu açık gerçek karşısında, "Çin’in neyi hedeflediğini kimse kesin olarak bilmiyor." demesi trajediden ziyade komedidir ve bir dikkat dağıtma çabasından başka bir şey değildir. Analizinin başlığını "Çin'in Kemer ve Yol Girişimi Daha Fazla Ekonomik ve Politik Güç Elde Etme Çabasıdır" olarak anlamlandıran bizzat kendisidir ve yazarın yaşadığı bu çelişki, 1215'ten itibaren İngiltere'den başlayarak egemenlik sahasını bütün yerküreye genişleten ve değerleri, insana ve toplumlara ait inançları yok etme çabası ile birlikte dünyayı savaşlara, teröre, ayaklanmalara ve askerî darbelere mahkum ederek yöneten Masonik-Satanist merkezin Batı'dan Doğu'ya taşındığının saklanması anlamına gelmektedir. Çin diye bir şey yoktur; tıpkı Amerika Birleşik Devletleri ya da Rusya ya da Avrupa Birliği gibi bir şey olmadığı gibi; güçlendirdikleri ve kullanabileceklerine inandıkları ülkeleri daha da güçlü hale getirip insanlığa zulmeden Masonik-Satanist Çete vardır. İngiltere, Fransa'dan sonra ABD'ye konumlanan bu şeytani güç, dünyayı gelecek yüzyıllarda da yönetebilmenin alt yapısını mason doluğu kesin olan Mao'nun atiest-satanist Çin'i üzerinden yeniden inşâ etmektedir. Türkiye, Çin'in vahşi genişlemesine karşı çok uzak bir geleceği de çerçeveleyecek büyük bir strateji belirlemekte geç kalmamalıdır.
Seçkin Deniz, 03.12.2019

China’s worldwide investment project is a push for more economic and political power

Antik İpek Yolu'ndan ilham alan Çin, ülkenin dünyadaki güç alanını nasıl genişlettiği konusunda endişe artırıcı çok sayıda uluslararası kalkınma projesine yatırım yapıyor.

İlk olarak 2013 yılında Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ilan edilen “Kemer ve Yol Girişimi” ile Çin 130'dan fazla ülkede ve 30 uluslararası organizasyonda ekonomik kalkınma ve ulaştırmaya yatırım yapmayı planlıyor. Projeler Asya'da farklılaşmakla birlikte, Afrika, Karayipler, Avrupa ve Güney Amerika'daki alanları içermektedir.

2 Aralık 2019 Pazartesi

SA8177/SD1552: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 9

"Bu romanın kahramanı ben değildim, insanın bizzat kendisiydi. Adem’den başlayarak geçmişte, günümüzde ve günümüz sonrasında yaşamış olan, yaşayan ve yaşayacak olan herhangi bir erkek ya da kadındı kahraman."


Bu yolculuk bir romanın özgür atmosferinde ve yeryüzünün sınırları aşan genişliğinde gerçekleşecekti. Kullanılan dil yorgun insanlık tarihinin sırtındaki yüklerin tümüne temas edecekti. Zaman ve mekân problemini ortadan kaldıran bir mekaniğin, kişilere bağlı ancak kişilerin sosyal statülerinden bağımsız dokunuşlarında olgular, kişiler ve olaylar şeffaflaşacak, doğan her insanın görme imkânı bulamadığı, özenle saklanan ve nihayet ortaya çıkan düzenin ve dengenin apaçık anlattığı gerçeği herkes görecekti.

SA8176/KY1-CÇ689: Bireyler

"Kendi nefsi en sonradır. Öncelik toplumda olup bitendir. Bilir ki toplumsal birliktelik çözüldüğünde, o ip kırıldığında, o ağ yarıldığında, o bina yanıp yıkıldığında kendi nefsinden de eser kalmayacaktır."


Hep insan teki hastalanmaz ya! Toplumlar da zaman zaman bir takım ruhsal sayrılıklara düşer. Adına 'buhran' deriz. Toplumsal birliktelik sarsılır. İncelir. Neredeyse kopacak kadar olur. Gerginlik had safhaya çıkar. Bir yanda yokluk yoksulluk, bir yanda şiddet toplumu sarar. İçin için kaynamaya başlar. Habaset yer etmiştir toplumun yüreğine. Çıban gibi yer yer sökün etmeye başlamıştır toplumun tüm uzuvlarında, kurumlarında. Bireyler burnundan solur olmuştur. Kavgasız bir tek günleri geçmez olmuştur. Kavga edecek kimse bulamadıklarında kendi gölgeleriyle kavgaya tutuşacak kadar dengelerini kaybetmişlerdir. Umursamazlık, bencillik, narsisizm yaygınlaşmış, bedbinliğin enva-ı çeşidi tüm toplumsal katmanlarda sıradanlaşmıştır.

SA8175/KY69-EY439: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


1 Aralık 2019 Pazar

SA8174/SD1551: Senkronize Durgunluk Durdurulabilir mi?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, neocon Brookings Enstitüsü kıdemli uzmanı ve Dyson Uygulamalı Ekonomi ve Yönetim Okulu, Cornell Üniversitesi Ticaret Politikası Profesörü Eswar Prasad ve öğrencisi Ethan Wu'nun ortak çalışmasıdır ve Küresel Ekonomilerde yaşanan durgunluğa odaklanmaktadır. Satanist, vahşi neoliberal politikaların sonucu büyük ekonomilerde ortaya çıkan çöküşü yüzeysel ve genel ifadelerle değerlendiren  ve geleneksel neoliberal bakışlarla hükümetleri suçlayarak kendince çözüm arayan, ancak yaşanan derin neoliberal tıkanmanın sebeplerini irdelemekte yetersiz kalan analizin sonuç cümlesi şudur: "Çok düşük veya negatif politika faiz oranlarına sürekli bağlı kalmak, finansal sistemleri daha savunmasız bırakmakta ve büyüme üzerinde çok az olumlu etki sağlamaktadır. Ve bu elverişsiz değişimler, hükümetler yapısal reformlar ve ihtiyatlı mali teşvik için daha geniş bir taahhütte bulunmadıkça devam edecektir. Politika yapıcılar bunu başaramazsa, senkronize ekonomik durgunluk devam edecek ve daha kötü sonuçlara yol açabilecektir." Türkiye, neoliberal politikaları felsefi olarak sorgulamasa bile, uygulamada karma ekonomik adımlar atarak küresel durgunlukla mücadele edebilmektedir. Ancak mevcut durumun uzun süremeyeceği gerçeği ortadadır ve neoliberal ekonomi denen ve şirketlerin sömürüsüne dayalı ekonomik sistemin çöküşünün kaçınılmazlaştığı bugünlerde Türkiye, dolarizasyondan çıkış sürecini hızlandırmalı ve azalan yerel paralarla ticaret tartışmalarını yeniden canlandırmalıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 26 Kasım 2019'da yaptığı çağırı bu anlamda çok değerlidir: "Bırakın doları moları; paramıza, Türk Lirası'na dönelim. Türk Lirası artık kaybettirmiyor. Milliliğimizi, yerliliğimizi burada da gösterelim"
Seçkin Deniz, 01.12.2019


Can Synchronized Stagnation Be Stopped?
"Artan ekonomik durgunluk riski göz önüne alındığında, hükümetlerin yakında daha fazla yapısal reformlara paralel bir şekilde ideal olarak daha fazla teşvik sağlamaları gerekebilir. Ancak pek çok hükümetin bu tür bir yaklaşımı benimsemeye yönelik siyasi iradeden yoksun görünmesiyle para politikası, büyümeyi destekleme konusundaki ağır ve giderek sürdürülemez yükün üstünü örtmeye devam edecektir."

Küresel ekonomik yavaşlama senkronize bir durgunluğa dönüşüyor, bazı büyük ekonomiler yalnızca zayıf bir şekilde büyüyor ve diğerleri de neredeyse yok gibiler, hatta biraz daralıyorlar. En azından şimdilik yakın bir küresel durgunluktan korkmak için daha erken. Ancak politika yapıcılar temel reformlar için çok az iştahlı ve etkili makroekonomik teşvik için sınırlı alan var ve bu nedenle büyümeyi canlandırmanın yollarını kaybediyorlar.

SA8173/KY69-EY438: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


30 Kasım 2019 Cumartesi

SA8172/SD1550: Karşılıklı Garantili İmhâ'nın Büyüsü

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, ABD ve denizaşırı ülkelerde askeri ve devlet kuruluşlarına brifing veren, uluslararası ilişkiler, dış politika ve büyük medyada istihbarat konusunda uzman olan, Mayıs 2015'te istifa etmeden önce yaklaşık 20 yıl boyunca Stratfor'un CEO'luğunu ve başkanlığını yapan George Friedman'a aittir ve Soğuk Savaş sırasında ABD ve Rusya arasında bir Nükleer Savaş çıkmamasının nedenlerine yoğunlaşmaktadır. George Friedman nükleer savaşın çıkmamasının liderlerin erdemi ve sağduyusu ile ilgisi olmadığını, füze programlarının bir parçası olarak gönderilen uydularla Uzay'ın keşfinin her iki tarafın da neler yapabileceklerini görmelerini sağladığını ve yapacaklarının sonuçlarını tahmin edemeyecekleri için de nükleer savaşın çıkmadığını vurgulamaktadır. Muhtemel bir nükleer savaşta karşılıklı olarak imhâ edilme ihtimali insanları durdurmuştur, ancak diğer küçük savaşlarda milyonlarca insan ölmeye devam etmiştir. George Friedman'ın bu mevsimde Nükleer Savaş'tan bahsetmesinin nedenleri var; Ağustos 2019'da ABD Başkanı Donald Trump, Dünya'nın yörüngesinde ABD'nin çıkarlarını hedef alan saldırıları önlemek amacıyla orduya bağlı Uzay Kuvvet Komutanlığı'nın kurulduğunu açıkladı: "Ülkemize yönelik tehditler sürekli olarak evriliyor. Biz de buna ayak uydurmalıyız" diyen Trump'a göre amaç Çin ve Rusya ile uzayda etkin mücadeleydi. ABD Uzay Kuvvet Komutanlığı'nı ilk olarak 1985 yılında kurmuştu. O dönemde amaç, Sovyetler Birliği ile devam eden uzay yarışı kapsamında ABD ordusunun farklı birimlerinin çabalarını koordine etmekti; ancak bu komutanlık 2002'de lağvedilmişti. Temmuz 2019'da Fransa da benzer bir adım atarak Uzay Kuvvet Komutanlığı oluşturduğunu açıklamıştı. ABD'nin ve Fransa'nın yaşadığı derin ekonomik krizler, her iki ülke bütçelerinin Uzay Kuvvet Komutanlıklarını finanse edebilecek durumda olmadığını ve bu türden açıklamaların ciddiye alınmasının zor olduğunu gösteriyor, ancak 'korkutma' çok eski bir diplomatik teknik olduğu için halen kullanılabiliyor. Türkiye Uzay Ajansı'nı 13 Aralık 2018'de kurabilmiş bir ülke olarak henüz alacağımız çok yol olsa da, eski uzay teknolojilerinin kullanılamaz oluşu ve ABD, Fransa gibi ülkelerin yeni teknolojileri üretmek için gerekli olan psikolojik, sosyolojik ve ekonomik gerileme, finansman ve yeni nesil gibi unsurlarda yaşadığı sıkıntılara karşı avantajlı olduğumuz gerçeği ile daha hızlı düşünebiliriz.
Seçkin Deniz, 30.11.2019

The Enchantment of Mutually Assured Destruction

Tarihin en olağanüstü gerçeklerinden biri, Soğuk Savaş sırasında ABD ve Sovyetler Birliği'nin birbirlerine karşı hiçbir zaman savaş başlatmamış olmalarıdır. Nükleer Savaşın kenarlarında dolaştılar ve sondalar yaptılar, ancak Nükleer Savaş hiçbir zaman mantıklı bir sonuca ulaşmadı. Avrupa’yı felakete sürükleyen 1914 ve 1939 savaşlarında sofistike devlet adamlarını göz önüne aldığımızda, Soğuk Savaş’ı yönetenlerin olmayışı dünya için iyi bir şans. Aksine bu süreç, savaştan kaçınmak için titizlikle ve takıntılı bir şekilde dikkatli olan ABD ve Sovyetler Birliği tarafından yönetiliyordu. 

SA8171/KY69-EY437: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


29 Kasım 2019 Cuma

SA8170/KY1-CÇ688: Mezarlık

"Şimdi, köpekler de dört ayaklı. Ama o bunu atlıyordu. Böylesi bir anlatımla onlara özgü bir şeyleri göstermeye çalışıyor olmalıydı."


“Oğul!” derdi dedem. Söze hep öyle başlardı. Bir baba-oğul gibi konuşurdu benimle. Altı kardeştik ben ortancaydım. Babama “Bak Şakir, bunlar –kardeşlerimi göstererek- senin, bu gara benim.. rahmetli babama rengiyle, gözü pekliğiyle, duruşu bakışıyla en fazla benzeyen o..” Ben dedemin babası Battal Çavuş'a benziyormuşum. Rahmetli kelimenin tam anlamıyla yedi cephede savaşmış biri. En son savaştığı cephe doğduğu bu kasaba olmuş. Yatakta öleceğini anlayınca öylesine içerlemiş ki.. çocuk gibi ağlamış. 

SA8169/KY69-EY436: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


28 Kasım 2019 Perşembe

SA8168/AŞ105: Karanlık Tünel Öyle mi?

"İhanet’e de normal diyecek misiniz?


ABD Başkanı Trump’ın 10 Ağustos 2018’de yaptığı Dolar saldırısından sonra sarsıldık. Bunu ‘ekonominin kötü yönetildiği’ ya da ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişin sonuçları’ olarak pazarlamaya kalkan ve Trump’ın yerel kolcuları olarak çalışan Türkiye düşmanlarının yalanları, 9 Ekim 2019’da başlattığımız Barış Pınarı Harekâtı’nı durdurmak için Türkiye’yi tehdit eden Trump’ın, 7 Ekim 2019’da "Türkiye, benim derin ve eşsiz anlayışıma göre, sınırların dışında olduğunu düşündüğüm bir şey yaparsa, Türkiye'nin ekonomisini mahvederim ve yok ederim (Bunu daha önce yaptım)" şeklindeki tweeti ile açığa çıktı. 

SA8167/SD1549: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 539 (26-31 Ocak 2019)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(26-31 Ocak 2019)  (Ocak 2019: 3.534  Tweet+Önceki Toplam: 347.243+3.534 = 350.777 Tweet

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
son mason... twitter.com/TheEconomist/s…

İlker Sezer / إيلكر سيزار @Ilkersezerrr
Temsilciler Meclisi'ndeki oylamanın ardından tasarı imza için Trump'a gidecek. Trump'ın veto ihtimali var ancak tasarının Suriye'den sadece 'hızlı çekilmenin' önüne geçmeyi hedeflediğini hatırlatmakta fayda var. Trump daha önce yaptığı gibi bir geri adım daha atarak imza atabilir
@Seckin_Deniz retweetledi

SA8166/KY13-AO319: Münferit Sandığımız Manzara...

"Soldan sağa adeta genetik kodlarımıza sinmiş olan ceberrut yaklaşımlar atmosferinde demokrasiyi kendimize uydurmaktan vazgeçmeyeceğiz.."


Tek parti döneminde valiler aynı zamanda parti il başkanıydı. O nedenle vali yerelde hem iktidar, hem devletti. Bu durum onun emrinde olan memurlara da bu gücü yansıtıyordu. Böylece halk bürokrasinin merhametine teslim edilmişti.

Çok partili döneme geçildiğinde de durum pek değişmedi. Devleti siyaset ve bürokratlar eliyle şekillendiren iktidarlar toplumu da onların eliyle hizaya sokmaya çalıştı.

SA8165/KY69-EY435: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


27 Kasım 2019 Çarşamba

SA8164/Sonsuz Ark-YD181: Lisansüstü Öğrencilerde Psikolojik Sorunlar Neden Çok Yaygın?

"Psikolojik sorun yaşayan lisansüstü öğrencilerin oranı, toplumda aynı sorunu yaşayanların oranından 6 kat fazla!"


Akademik hayat, birçok öğrenci için hayallerini gerçekleştirebileceği bir yerdir. Bu yolculukta çıkmanız gereken uzun bir merdiven, bu merdivende sürekli sizi gözetleyen birileri ve önünüze sürekli engel çıkartan insanlar vardır. Yolculuğa büyük bir heyecanla başlanır ama bu heyecan bir süre sonra yerini umutsuzluğa bırakır.

SA8163/KY69-EY434: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


26 Kasım 2019 Salı

SA8162/SD1548: "duruşma" /28.10.2004/ 271. patika



...hayatın içi ve dışı size ne anlatır?...
...ne yaşarsınız anladıklarınızla?...
...kalıcı olmadığınızı anladığınız vakit, artık her şey için geç mi kalmıştır zamanınız?...
...ilerleyen beden yaşınızın az altında kalan cüssesiyle benliğiniz, ne anlamıştır yerkürede anlatılanlardan?...
...ölümün alıp götürdüklerine baktınız mı?...
...size en yakın olanlardan ölenlere baktınız mı?...
...toprağa gömüldükleri zaman, ondan sonraki zaman...
...ölüler nerdeler?...
...siz de ölmeyecek misiniz?...
...ölünce ne anlatacak size zaman?...

SA8161/SD1547: Batı Afrika Para Birliği Çalışabilir mi?

Sonsuz Ark'ın Notu:
 Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Afrika Yönetişim ve Kalkınma Enstitüsü Direktörü ve Baş Ekonomisti Basit A. Asongu'ya aittir ve Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS)'na üye 15 ülkenin, 1 Ocak 2020 itibariyle, yeni bir ortak para birimi olarak kabul ettiği “ECO”ya odaklanmakta, risklere ve fırsatlara yönelik değerlendirmeler içermektedir. Basit A. Asongu Dünya kamuoyunun pek haberdar olmadığı bir gerçeğe işaret etmektedir: ECOWAS, Fransız sömürge yönetiminden bu yana, tek bir para birimi olan Batı Afrika CFA Frangı olan sekiz Frankofon ülkeyi (Benin, Burkina Faso, Fildişi Sahili, Gine-Bissau, Mali, Nijer, Senegal ve Togo) de içermektedir.  Ve Fransa CFA frangı ülkelerinin ECO’yu reddetmesini istiyor, çünkü bu ülkeler yabancı para rezervlerinin yarısını Fransız hazinesine yatırıyorlar. Frankofon olarak tanınmak istemeyen Sekiz Batı Afrika ülkesi para rezervlerini Fransız merkez bankasından çekme isteği Fransa'yı rahatsız etti. Fransa 1961’den beri 14 Afrika ülkesinin ulusal rezervlerini elinde tutmaktadır, bu ülkeler: Benin, Burkina Faso, Gine-Bissau, Fildişi Sahili, Mali, Nijer, Senegal, Togo, Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad, Kongo Cumhuriyeti, Ekvator Ginesi ve Gabon’dur. Bu ülkeler Fransa’ya sömürge vergisi ödemek zorunda bırakılmıştır. Bunu reddeden Afrika liderleri ya öldürülmüş ya da darbe kurbanı olmuşlardır. Kendilerine itaat eden liderler, halkları aşırı yoksulluk ve çaresizlikle karşı karşıya kalırken, Fransa tarafından müsrif bir hayat tarzıyla ödüllendirilmişlerdir. Türkiye, Afrika ile ilişkilerini geliştiriyor, özellikle Fransa'nın halen sömürge prosedürleri uyguladığı Frankofon sekiz ülke ile yakından ilgileniyor. Eylül 2018'de Türkiye'yi ziyaret eden ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ağırlanan Benin Cumhurbaşkanı Patrice Talon, Türkiye'yi ülkesine davet etmişti: "Türkiye'nin kalkınmaya devam etmesi bizim arzumuz. Türkiye'nin kalkınmasının da Afrika'ya bir etkisi olmasını bekliyoruz." Nisan 2019'da Dış Ekonomik İlişkiler Kurulunun (DEİK) düzenlediği Türkiye-Burkina Faso İş Forumu'nda konuşan Burkina Faso Cumhurbaşkanı Roch Marc Christian Kabore, Burkina Faso'da özellikle pamuk alanında büyük atılımlar olduğunu, kendilerinin de Türkiye ve Türk iş adamları seviyesine ulaşmak istediğini söyledi. Haziran 2019'da Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ile Nijer Halk Sağlığı Bakanlığınca ortak işletme modeliyle 3 yıl süreyle hizmet verecek hastanenin açılışı yapıldı. Temmuz 2019'da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Fildişi Sahili Cumhuriyeti İnşaat, Konut ve Şehircilik Bakanlığı arasında "Konut Alanında İşbirliği Yapılmasına Dair Mutabakat Zaptı" imzalandı. Ağustos 2019'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Diyanet Vakfı’na (TDV) vekalet verdiği hissenin de yer aldığı kurbanlar, Batı Afrika’daki Togo’da kesildi. Eylül 2019'da Türkiye'yi ziyaret eden Mali Cumhurbaşkanı İbrahim Boubacar Keita ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Vahdettin Köşkü'nde kahvaltı yaptı. Ekim 2019'da Türkiye'yi ziyaret eden Gine-Bissau Dışişleri Bakanı Suzi Carla Barbosa, ülkesinin siyasi anlamda Türkiye'yi desteklediğini açıklamıştı: "Dost ülkelerle ilgili olarak ve özellikle Türkiye ile ilgili konularda uluslararası alanda sesimizi yükseltiyoruz ve buna devam edeceğiz." 19 Kasım 2019'da Burkina Faso, ülkedeki terör faaliyetlerini desteklediğinden şüphelenilen Fransa'yı "savaş uçaklarını düşürmekle" tehdit etti. Burkina Faso Genelkurmay Başkanlığı, Fransa'ya, "hükümete bilgi verilmeden yaptığı uçuşların düşman saldırısı olarak nitelendirileceği ve uçakların vurulacağı uyarısında bulundu. 20 Kasım 2019'da Türkiye'yi ziyaret eden Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile akşam yemeğinde bir araya geldi. 23 Kasım 2019'da Nijer, Fransız sömürgesi olduğu yıllara yüceltici atıflarda bulunan Fransa referanslı ulusal marşını değiştireceğini açıkladı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Barış Pınarı Harekatı'na karşı duyduğu öfkeyi, "NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti" diyerek dışa vurmasının ve PKK-YPG'nin temsilcilerinin Macron tarafından ağırlanmasının, Fransa Meclisi'nde Türkiye'nin hedef alınarak 'NATO kesinlikle hasta', 'Müttefikimiz Kürtleri bombalıyor' gibi kontrolsüz tepkilerin arka planında Çözülen, çöken ve iki yıldır süren ayaklanmalarla istikrarsızlaşan, sömürgeci, terör destekçisi bir Fransa'ya karşı atağa kalkan Türkiye gerçeği yatmaktadır... Batı Afrika Para Birliği aynı zamanda Fransız sömürge zincirlerinin de kırılması anlamına gelmektedir. Mart 2008'de  eski Fransız Cumhurbaşkanı Jacques Chirac şöyle demiştir: “Afrika olmadığı takdirde Fransa üçüncü dünya sıralamasına düşecektir.”
Seçkin Deniz, 26.11.2019

Can a West African Currency Union Work?
"Euro Bölgesi'nin tecrübesi, idare edilmesi zor para birimlerinin nasıl olabileceğini ve denemeye ve uyarlamaya devam etmenin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğunun 15 üyesini içeren bir para birliği farklı olmayacak; ancak bu işe yaramayacağı anlamına gelmiyor."

Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğunun 15 ülkesi, gelecek yıl itibariyle, yeni bir ortak para birimi olan “ECO” yu kabul etti. Ancak, Euro bölgesi tecrübesinin gösterdiği gibi, para birlikleri hantal olabilir. Başarılı bir para birliği oluşturmak, ECOWAS ülkelerinin ciddi zorlukların üstesinden gelmesini gerektirecektir.

25 Kasım 2019 Pazartesi

SA8160/SD1546: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 8

"Bir süre sonra ben sesimi onların seslerinin arasından onlara hissettirmeden sıyırıp aldım. Çocuklar çiftlikle meşgul iken beni unuttular, yavaşça yanlarından ayrıldım ve karıma çalışacağımı söyleyerek bilgisayarımın başına geçtim. Büyük an gelmişti."


İki saatlik uyku, bedenimin ya da ruhumun ihtiyaç duyduğu enerjiyi temin etmeme yetmişti. Allah ruhumu ‘belli bir süreye kadar bırakmıştı.’ Dinlenmiştim. Ailece kahvaltı yaptık, çocuklarla şakalaştım. Büyük oğlum dün gece nereye gittiğimi sordu. Ona bir toplantım olduğunu ve toplantının geç saatlere kadar sürdüğünü anlattım, alışkındı bu tür toplantılara. Telefonumu evde unuttuğumu söyledi. Unutmadığımı, toplantıya hiçbir iletişim aracı götürmemem gerektiğini belirttim. Sonra dört yaşımdaki oğlumun şirinlikleri ile ilgilendim ve beraberce çiftlik yapmaya gittik odalarına…

SA8159/KY1-CÇ687: Nefret Ekiciler

"Heyhat, bizden birileri, evet evet bizden. Bizim mahalleden. Bizim köyden. Bizim sokaktan. Bizim evden! Nasıl kapıldık büyüsüne, albenisine nefret ekicilerin?"


Nefret ekicilerin sesleri gür. Gür, çünkü o ifritlerin ağızlarına kulak olmaya heveslisin. Kimsenin ağzına kulak olmaman gerekirken o ifritlerin ağızlarına kulak olma hevesin anlaşılır değil. Sevgiden mi bizarsın? Sevgiden ne zarar gördün ki nefret ekenlerin sofralarına koşmaktasın?

SA8158/KY69-EY433: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


24 Kasım 2019 Pazar

SA8157/ME48: Zihninizin Hikâyesi

“Hangi zincirde hangi halka, hangi zamanda, hangi olaylarla, hangi kişiye ya da kişilere bağlanıyor söyler misiniz?”


Huzursuz insanlar dolduruyor Evren’i. Tabi Evren, Dünya’dan ibaret değil, ama Evren’den başka bir yerde insan olmadığını düşündüğümüzde, bu, huzursuz insanlar dünyayı doldurduğunda Evren’in de dolmuş olduğunu düşünmemize engel değil. Evren’i ya da Dünya’yı dolduran insanlar niçin huzursuz? Cevap basit ve açık; huzursuz olmak istedikleri için. Siz huzursuz olmayı seviyorsunuz, sevdiğiniz işi yapmayı çok istediğiniz için de, bir ‘iş’miş gibi sevdiğiniz huzursuzluğu ‘yapıyorsunuz’.

SA8156/SD1545: Sri Lanka'da Huzursuzluk; Müslümanlar Korku İçinde Yaşıyorlar

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz 19 Ağustos 2019 tarihinde Washington Times'ta yayınlanmıştırPasifik Forumu üyesi Taylor Dibbert'e aittir ve Sri Lanka'da nüfusun %70'ini oluşturan Budist çoğunluk Sinhala'ların yok etme tehditleriyle karşı karşıya kalan Müslüman azınlığın yaşadığı huzursuzluğa odaklanmaktadır. 16 Kasım 2019'da yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini Budist Sinhala ırkçısı Rajapaksa ailesinin fertlerinden biri olan Gotabaya Rajapaksa  %52.5 gibi bir oyla kazanmıştır ve "Görünüşe göre Sri Lankalı seçmenler Rajapaksalar'ın millet için ne kadar kötü olduğunu göz ardı etmeye hazırlanıyorlar. Ve eğer bu olursa, Müslüman karşıtı şiddetin yavaşlamasını beklemeyin. Aksine, Tamiller ve Hıristiyanlar da acı çekecek. Büyük bir terörist saldırının etkileri devam ediyor. Müslümanlar korku içinde yaşıyorlar. Cezasızlık çok yaygın. Hükümet tamamen başsız ve uzun zamandır ırkçılar iktidara geri dönmeye hazırlanıyor. Eğer şimdi Sri Lanka için endişelenmiyorsanız, ne zaman endişeleneceksiniz?" diyen Taylor Dibbert' ın korkusu gerçekleşmiştir. Sri Lanka Müslüman Konseyi başkan yardımcısı Hilmy Ahmed, “En büyük korkularımız gerçekleşti” diyor. “Sri Lanka bu sonuçla beraber tamamen kutuplaşmış durumda ve oylarla görüyoruz ki, şimdi Sinhala Budist çoğunluğu ve azınlıklar arasında net bir ayrım var. Ülkenin nasıl birleştirilebileceğini görmek çok zor.” Cumhurbaşkanı olarak seçilen Gotabaya Rajapaksa seçim sonrasıSadece bana oy verenlerin değil, aynı zamanda tüm Sri Lankaların da başkanı olarak Başkan olma fırsatı için müteşekkirim. Bana duyduğunuz güven beni derinden etkiledi ve başkanınız olmak hayatımın en büyük onuru olacak." şeklinde tweet atsa da Hindu Tamillere yönelik acımasız özgeçmişi Tamilleri, Hristiyanları ve Müslümanları korkutmaya devam ediyor. Sri Lanka, Hint-Çin rekabeti bir yana ABD-Çin rekabetinde Çin'in daha etkili olduğu küçük bir ada. ABD Çin'in hareket alanını kısıtlamak için uzun yıllar boyunca adada kaos-terör ve istikrarsızlık üretmeye devam etti. Son dönemde Hindistan'ın da dahil olduğu terör olayları sonucu Müslüman azınlık yok edilme tehlikesi ile karşı karşıya... Türkiye bu uzak adadaki müslümanların haklarını koruyabilecek tek ülkedir ve gerekli olan bütün adımları cesaretle ve eksiksiz bir şekilde atmalıdır...
Seçkin Deniz, 24.11.2019

Trouble in Sri Lanka
"Aşırılıkçılığın engellenmesi dini gerilimlerin azaltılmasına bağlıdır."

Paskalya bombalamalarının ardından, Sri Lanka'nın Müslüman topluluğuna yönelik misilleme ve şiddet önemli bir endişe olmaya devam ediyor. Bu Müslümanlık karşıtı eylem dalgasının sadece Paskalya saldırılarıyla ilgili olmadığını akılda tutmak önemlidir; Uzun süredir devam eden şikayetler ve geçmiş nefretler de bu ayrımcı davranışa katkıda bulunuyor.

SA8155/KY13-AO318: Lüks Yaşam Üzerine

"Öyle ki; artık hiçbir ideoloji mensubu bu tek tipleşen insan modelinin tüketim alışkanlıklarına karşı itirazcı değil. Aksine bu durum öylesine kanıksanmış ki, daha üst tüketim ortak savunu haline gelmiş durumda.. "


Kapitalizm, ideolojisini tüketim üzerine inşa eder. İnsanlar daha lüks yaşama arzusuyla, kazandıklarını bu yolda harcarlar. Bu tüketim çarkını var edenler de her geçen gün daha lüks tüketim ürünleri üreterek lüksü arzulayan kitleler üzerinden para kazanırlar. Bu döngünün süreklilik arz etmesi için çeşitli araçlarla, reklamlarla tüketim kamçılanır.

Oluşturulan algılarla insanların bir üst tüketim sınıfına öykündürülmesi esas alındığı için üretim her katmanın bir üst modele adaptasyonuna uygun olarak yapılır. Böylece her katmanda ortaya çıkan bir üstü model alma, ona yöneliş nedeniyle her kitleye yönelik sınırsız üretim ve sürekli tüketim mekanizması oluşturulur.

SA8154/KY69-EY432: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


23 Kasım 2019 Cumartesi

SA8153/ÇY4-DB149: İran'da Karşı Fetva-Rumî ve Şems Tebrizî 'Aşk Sarhoşu'; 'Film Türkiye'de Çekilecek'

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız yorum İranlı gazeteci Kourosh Ziabari'ye aittir ve İranlı film yapımcısı ve yönetmen Hassan Fethi'nin çekeceğini ilan ettiği Rumî ve Şems Tebrizî'nin aşkını anlatan 'Aşk Sarhoşu' filmine karşı İran dinî liderlerinin yayınladığı fetvaları eleştirmektedir. İranlı gazetecinin 1979 devrimi ile İslamcı bir bakış açısının İran'ın Milli Kültürünü ve Pers Medeniyeti'ni baskı altına alarak dönüştürmeye çalıştığını ileri sürerek, Sufizm'in temsilcileri olarak görüldükleri için Rumi-Şems ikilisinin aşkını anlatacak olan filmin çekimine karşı fetva verdiğini iddia etmesi ve bu filmin de İran'ın ulusal kimliğine ait unsurlar içerdiği için çekileceğini söylemesi tuhaftır. Kourosh Ziabari, 'Geçmişte de, İslami mistisizm ilkelerine bağlılıklarından dolayı Rumi ve Şems'i reddetmişlerdi.' diyerek İran velayetinde hakim olduğunu iddia ettiği İslamcı perspektifi dışlamakta ve "Günümüzdeki destekçileri, dini aşırılık yanlılarının rahatsızlığına karşı hoşgörü ve çoğulculuk yanlısıdır." diyerek Sufizmi-Tasavvufu aklamaktadır. Daha da ilginç olan gazetecinin, "İran'da Mowlana olarak bilinen Rumi, kuşkusuz, tüm zamanların en ünlü ve evrensel olarak sevilen şairlerinden biridir. 1997'de, Christian Science Monitor onu ABD'de en çok satan şair ilan etmiştir." cümlesi ile Hristiyanların Rumi'ye olan ilgisinin 'şâir' niteliğine yönelik olduğunu vurgulamakta, ancak birkaç paragraf önce şöyle söylediğini unutmaktadır: "Müslüman dünyasında mistik düşünce ve edebiyat etkileyen ve genellikle “Farsça Kuran” olarak adlandırılan didaktik epik Mesnevi-yi Maʿnevi (Spiritual Couplets) yazarı Celal-Eddin Muhammed Rumi adlı ünlü bir Fars şairi, ilahiyatçısı ve İslam alimidir." Rumi bir şair midir, yoksa 'Farsça Kur'an Mesnevi-yi Maʿnevi (Spiritual Couplets)' yazarı olarak dinin ana kaynağı olan Kur'an'a yönelik açık bir saldırı düzenleyerek Kur'an'ın ana mesajlarını tahrif eden bir Kur'an karşıtı mıdır? Yoksa her ikisi olarak politik, ideolojik, stratejik bir hedefe doğru ilerleyen şeytanî bir yapının aktörü müdür? Gazetecinin diğer benzerleri gibi konuyu İslamcılık-Sufizm karşıtlığına indirgemesi, açık bir manipülasyon olduğu gibi, iki erkek ya da iki kadın arasındaki aşkların ve resmen kıyılan eşcinsel nikahların yaygınlaştığı günümüzde Müslüman dünyasında başından beri sapkın olarak görülen iki erkek arasındaki aşk ilişkisinin normalleştirilmesine hizmet etmekte ve eşcinsel ilişkilerin yaygınlaşmasına karşı dinî engelleri ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Kaldı ki gazetecinin karşı olduğu İslamcılık da, taraftarı olduğu Sufizm gibi masonik kökleri olan ve Kur'an'ı ve İslam'ı tahrif etmek üzere tasarlanan iki ideolojik yaklaşımdır. Bu filme karşı fetva veren  dini otoriteleri inşa eden İran Velayet Sistemi'nin de kurucuları masonlardır. Şiddete meyyâl bir İslamcılık ile iki erkek arasındaki aşkı normlaştıran Sufizm arasında sıkıştırılmış bir İslam ve Müslüman olgusuna karşı durmalıyız. Film'in eleştirilere karşı İran yerine Türkiye'de çekilecek olması da ilginçtir; Türkiye'nin, 'sanat-aşk-sufizm' cenderesinde üretilen kültürel çöplüklerinde, özenle, benzerleri ile birlikte, (özellikle Pers kültürüne ait bir unsur olarak iki erkek arasındaki aşkın) yer alacak olan bir filmi bu kadar ciddiye alması beklenmemekle birlikte, filmin ana mesajı olan 'iki erkek arasındaki aşk' pedagojik riskler ve değersizleşmeye yönelik tehditler taşımaktadır. Türkiye'nin yeni nesilleri susmamakta ve iki hemcins arasındaki ilişkilerin 'ilahî aşk' diye pazarlanmasını sorgulamaktadır. Otoritelerin bu sorumluluğu ciddiyetle tartışması gerekmektedir. Her biri birer masonik amaç olan liberal sapkınlıklara yönelik hoşgörünün sınırsızlaşması politikacıların bulundukları zemini kayganlaştırmaktadır.
Seçkin Deniz, 23.11.2019

Iran’s most famous Sufi faces fatwa at home
 "İran’ın En Ünlü Sufisi Anavatanında Fetvaya Maruz Kaldı"

"Yazıları ABD’de en çok satanlar arasında olan 13. yüzyıl şairi, İran’daki muhaliflerin taze kınamalarıyla karşı karşıya."

İran’daki iki yüksek rütbeli din adamı, 13. yüzyıldan kalma İranlı şair ve mistik Rumi ve onun akıl hocası Şems Tebrizi’nin hayatını anlatan bir filmin prodüksiyonuna karşı bir fetva vererek İran kamuoyunda dinsel otoritelerin rolüyle ilgili uzun süredir gündeme gelmeyen, bölücü bir tartışmayı yeniden alevlendirdi.

SA8152/KY69-EY431: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


22 Kasım 2019 Cuma

SA8151/SD1544: İsrail Korkuyor: 'Yaklaşan Orta Doğu Yangını'

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, İsrail’in 2009’dan 2013’e kadar ABD Büyükelçisi olan ve 2015’ten 2019’a kadar İsrail parlamentosu-Knesset üyeliği ve Başbakanlık Ofisi'nde bakan yardımcılığı yapan Michael Oren'e aittir ve yenilenen seçimler sonrası henüz bir hükümet kurulamayan İsrail'de Başbakan Netanyahu Hükümeti'nin İran'la açık savaş olasılığını tartıştığını ifade ederek muhtemel bir savaşın sonuçlarına odaklanmaktadır. Başlığı İsrail Korkuyor: 'Yaklaşan Orta Doğu Yangını' şeklinde değiştirmemizin nedeni analizin içeriğinde net bir şekilde görülecektir. İsrail'in gerçek bir fotoğrafını içeriden çeken bu analiz, Türkiye için de ne tür politik ve stratejik fırsatlar barındırdığını görmemizi sağlamaktadır. (1967 ve 1973 İsrail-Arap savaşları için geniş bir özete Seçkin Deniz'in Notu'nda bakabilirsiniz.)
Seçkin Deniz, 22.11.2019

The Coming Middle East Conflagration
"Tahran provokasyonlarını arttırırken İsrail, İran proxileriyle (vekil savaşçılar) savaşa hazırlanıyor. Fakat çatışma çıkarsa ABD ne yapacak?"

İsrail hükümetinin üst düzey bakanları, İran'la açık savaş olasılığını tartışmak için geçen hafta iki kez bir araya geldi. Son dakikada İsrail’in hava saldırısı ile engellenen İran’ın Ağustos’ta Suriye’den yapılacak bir insansız hava aracı saldırı planına ve 
İran’ın dikkatini dağıtması gereken Hizbullah’ın Lübnan’daki egemenliğine karşı yapılan protesto gösterilere dikkat çektiler. Bakanlar ayrıca son olarak İran dronlarının saldırılarını ve iki Suudi petrol tesisine atılan seyir füzelerini inceleyerek, İsrail’e karşı Irak’tan benzer bir saldırı yapılabileceği sonucuna vardı.

SA8150/KY1-CÇ686: Rahatlık

"Yok, hep aynı ikircikli halin başka başka görünüşleri, ete kemiğe bürünüşü. Emin değil. Söyleyeceği şeyin öyle olup olmadığına ilişkin sahih bilgiye, belgeye sahip değil. Öyle ise niye dile getirsin ki?"


‘Söylesem mi?’ diyor kendi kendine adam. Tam söylemeye karar verecek, söyleyecek. Duruyor. ‘Böyle langadanak da söylenmez ki?’ diyor kendi kendine. Ölçmeli, biçmeli. Attığın taş ürküteceğin kurbağaya değer mi? Hem bakalım gerçekten öyle mi? Bir dedikodu artığı mı? İftira mı? Ya müfteri birinin kusmuğu ise? Bir yalana, bir iftiraya niye ortak olacaksın? Bir kundakçının çıkarmayı umduğu yangına benzin taşımak niye? Ya değilse? Ya bir kumpas ise? Bir hile, bir tuzak ise? Ya hemen söylenmesi umulmadık bir tehlikenin önünü alacaksa? Susarak bir oyunun, bir yangının başarılmasında payın olmuş olmayacak mı? 

SA8149/KY69-EY430: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili

21 Kasım 2019 Perşembe

SA8148/SD1543: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 538 (21-25 Ocak 2019)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(21-25 Ocak 2019)  (Ocak 2019: 3.534  Tweet+Önceki Toplam: 347.243+3.534 = 350.777 Tweet

Seçkin Deniz 🇹🇷 @Seckin_Deniz
. Sözlü, eğer MHP seçmeninden 24 Haziran 2018'deki kadar (%11.64) oy alırsa bu bile herkes tarafından şaşkınlıkla karşılanacak, çünkü aklı başında hiç kimse ondan bahsedilmesine tahammül edemiyor. sonsuzark.com/2019/01/sa7373…

SA8147/KY69-EY429: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


20 Kasım 2019 Çarşamba

SA8146/Sonsuz Ark-YD180: Akı Sığası Geliştirildi, Ama “Geleceğe Dönüş” Yapmayı Sağlamıyor

"Çoğumuzun “Geleceğe Dönüş” filmlerinde zaman makinesinin yapılmasını sağlayan kritik parça olarak bildiği “akı kapasitörü“ne benzeyen yeni bir cihaz geliştirildi. Geliştirilen cihaz, yeni bir tür elektronik sirkülatör (dolaştırıcı); mikrodalga sinyallerin hangi yönde ilerleyeceğini kontrol edebiliyor."


Çoğumuzun “Geleceğe Dönüş” filmlerinde zaman makinesinin yapılmasını sağlayan kritik parça olarak bildiği “akı kapasitörü“ne benzeyen yeni bir cihaz geliştirildi. Zamanda yolculuk yapmayı sağlayamayacak olsa da, ileride bu cihazın kuantum bilgisayarların geliştirilmesine katkıda bulunabileceği düşünülüyor.

SA8145/KY69-EY428: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


19 Kasım 2019 Salı

SA8144/SD1542: "öfkeye tutunma!" /29.10.2004/ 272. patika



...öfkelerin, ellerinde biriken her şeyi nasıl yediklerini bilir misin?...
...biriktirmediklerini yedikleri belliyken, biriktirdiklerini yemelerine ne diyeceksin?...
...izin verecek misin?...
...yapmak, uzun, ince, ipince bir yol iken, yıkmak neden düşmek kadar kolaydır?...
...ve sen öfkelerin içinde, en haklıyken, en kızgınken verdiğin kararların peşine adam takmamaya karar vermişsin...
...belli ki; pişman olmayacak kadar haklısın sen...
...öfken, ellerinde birikenlere musallat olmuş...
...yitireceklerini de önemsemezsin...
...önemseme!...
...ama ya sonra?...

SA8143/SD1541: Drone'lu Geleceğimizin Karanlık Yüzü

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Güney Danimarka Üniversitesi Savaş Araştırmaları Merkezi, Savaş Çalışmaları DIAS yardımcı doçenti ve Yale Üniversitesi Uluslararası Güvenlik Araştırmaları Bölümü misafir araştırmacısı James Rogers'a aittir ve Dronların neden olduğu güvenlik risklerine odaklanmaktadır. James Rogers'ın diğer benzerleri gibi CIA'in ürettiği DAEŞ-IŞİD gibi terör örgütlerinin insansız hava araçlarıyla yaptığı saldırıları merkeze alarak, diğer iç ve dış güvenlik tehditlerine dair uyarılarda bulunmakta ve şu soruları sormaktadır: "Geleceğin dronuna yaklaştıkça, politika yapıcılar, endüstri liderleri, güvenlik güçleri ve teknoloji yenilikçileri kilit sorulara öncelik vermeli: Ulusal hükümetler önümüzdeki birkaç yıl içinde katlanarak büyüyerek ortaya çıkan dron altyapılarını nasıl güvence altına alacaklar? Veriler nasıl güvende tutulacak? Dronların engellenebilir ve dezenformasyonun yayılması önlenebilir mi? Ve en gelişmiş dronların karşısında, karşı-dron sistemleri nasıl tepki verecek?" Türkiye'nin insansız hava araçları üretirken, aynı zamanda insansız hava araçlarına karşı kullanılacak silahlar ürettiği (Aselsan anti-drone -İhasavar, Koral vb) bu yüzyılda, ABD'nin paniğe kapılmasının temel nedenlerinden ikisi, Çin'den ithal edilmesi yasaklanan drone sistemlerinin yerlisini üretecek teknolojik altyapının tamamlanmasının zaman alacak olması ve gittikçe kötüleşen finansman sorunları yüzünden ABD ordusunun hızlı teknolojik değişime ayak uyduramamasıdır. Tarih kendi seyrinde ilerlemektedir ve Amerikan İmparatorluğu diğer öncülleri gibi çağdaş teknolojiye ayak uyduramayarak tarih sahnesinden çekilmeye başlamış durumdadır.
Seçkin Deniz, 19.11.2019


The dark side of our drone future

Yakın geleceğin resmini çizmeme izin verin. Bazıları birkaç kilo ağırlığında, bir kısmı birkaç ton ağırlığındaki Dronlar, kırsal dağıtım merkezlerinden şehir içi dağıtım merkezlerine kadar gökyüzünde ileri geri akacak. Gündüz ve gün dışında, haftalık alışverişlerimizi, son dakika hediyelerimizi ve önemli ilaçlarımızı evimize ya da işyerimize bırakacaklar. Dronlar otomatik olarak bizi işten (ya da bardan) alabilir ve havadan Ubers'a götürebilir. Hayatlarımızı değiştirecekler. Binlerce olmasa da, yüzlerce dron, şu anda yoğun trafikten etkilenen sıkışık otoyolları ve caddeleri geçerek kasabaların ve şehirlerin üstünden uçacaklar.

Seçkin Deniz Twitter Akışı