16 Aralık 2018 Pazar

SA7274/KY73-PH9: Suçun Magazini

"Birisi çıkıp dünyanın genelinde bu haberler ilgi uyandırır ve bu şekilde verilir derse, ona söyleyeceğim kısa ve net cümle şu olur; aileyi, kadını, çocuğu ve aslında insani değerleri aşağılayan her türlü kurumu ve durumu reddediyorum."


Haber ve habercilik etiği konusunda uzun zamandır düşünüyorum. Sosyal medyada da yeri ve zamanı geldikçe kaygılarımı paylaştığım olmuştur. Bundan sonra da devam edeceğim. Aynı kaygıları taşıyan benden başka pek çok duyarlı insanın olduğunu da biliyorum. 

Paylaşımlarıma çoğu zaman yetkili kişileri de dâhil edip, etiketleyip haberdar olmalarını istedim, fakat bu alanda olumlu bir gelişme olmadı. Tabi onların başı kalabalık, beni mi takip edecekler ama belki danışmanları ve çevrelerindeki ilgililer ben ve benim gibi düşünenleri, hatta bundan canı yanan bizzat basın-medya mağduru olan vatandaşları dikkate alabilirlerdi. Lakin o da yok. 

SA7273/SD1220: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 426 (01-05 Temmuz 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(01-05 Temmuz 2017)  (Temmuz 2017: 5.332  Tweet+Önceki Toplam: 266.553 +5.332 = 271.885 Tweet

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Emeti Saruhan Hanımefendi her perşembe çalışmalarını @SonsuzArk'la paylaşacak teşekkür ederiz @emeti sonsuzark.com/search/label/E…

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Geçmiş olsun Martin...üzüldüm. twitter.com/Martin_Lejeune…

SA7272/KY49-İTIĞLI152: Batı Sahra Sorunu Çözülebilir mi?

"Batı Sahra sorunun çözülmesi, bölgede istikrar ve güvenliğin sağlanması anlamına geliyor. Daha güçlü bir Mağrip birliğinin ekonomik ve siyasi olarak güçlenmesi anlamına geliyor. Fas ve Cezayir’in Afrika’nın yeni parlayan yaldızları olacağı anlamına geliyor. Dahası yıllardır ötelenen barışın filiz bulması anlamına geliyor."


20. yüzyıldan 21 yüzyıla girerken İslam dünyası çözülemeyen birçok sorununla yüzleşmek zorunda kaldı. Filistin en önemli meselelerimizden biriydi ve İsrail’in neden olduğu sorun bir türlü çözülemedi. Keşmir, Arakan, Uygur, Ogedan, Batı Sahra’da bizden kaynaklanmayan nedenlerle karşılaştığımız sorunları çözmede yetersiz kaldık. 

Belki en umut verici Moro sorununun çözülmesine yönelik çabalardı son yıllarda. Türkiye’nin de arabulucusuyla Moro’da önemli aşamalar edinildi ve yüzyıla yakındır devam eden Müslümanların varlığı, kendi geleceklerini belirleme hakkı başta Filipinler olmak çevre ülkeler tarafından kabul edilir bir duruma geldi.

SA7271/KY69-EY286: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7270/KY37-AZ340: ABD-Alman Emperyalist Kıskacına Darbe: Doğu Fırat!

"En iyisi hesabı Erdoğan’ın dediği gibi “Fırat’ın doğusunda” görmektir. Emperyalist bu dilden anlar. Allah evlatlarımızın yar ve yardımcısı olsun."


Türk ekonomisinde bugüne kadar uzanan “tarihi değişimin” başlangıç metni olarak kabul edilen ve dönemin başbakanlık müsteşarı Özal’ın açıkladığı 24 Ocak 1980 ekonomik kararlarının ‘gerçek yazarı’: Dönemin Alman Maliye Bakanı Hans Matthöfer’dir.

Matthöfer’e bu görev 1979’da Guadoloupe’da bir araya gelen 4 batılı lider, Jimmy Carter (ABD), Helmut Schmidt (Almanya), James Callaghan (İngiltere) ve Valery Giscard d’Estaing (Fransa) tarafından verildi. 

15 Aralık 2018 Cumartesi

SA7269/KY26-CA219: Sekiz Bin Aile: Gerçek Ne Orada Ne Orada

"Kişisel ve toplumsal gelişme, farklı şartlarda yetişmiş insanların ideal bir hayat için hazırlanan kalıplara uysunlar diye kırılıp dökülmesiyle, sakatlanmasıyla gerçekleşmiyor."


Genellemeler yapmayı, torba yasalar çıkarmayı, böylece istisnai saydığımız zor sorunları ilişik konulara karıştırıp kendi önemli gündem maddemize yoğunlaşmayı seviyoruz. Son örneklerden biri, erken evlilikler. 

Erken evlilik mağduru Nagehan Der, sekiz bin aileyi temsil ettiğini söylüyor. Sekiz bin ailenin erkeği ve kadını tecavüzle ilişkilendirilen örnekleri de kapsayan, dolayısıyla yüz kızartıcı bir suç, bir zulüm içeren bir büyük genellemenin içine hangi haklı gerekçeyle sığdırılabilir? 

SA7268/KY38-SevDur183: "Siyasi Jestler Yakınlaşmayı Artırır"




Takdim

Yerel seçimler, aday faktörünün öne çıktığı, buna rağmen seçmenlerin parti ideolojisinden çok fazla sapma göstermeden oy kullandığı bir seçim olarak geçerdi. Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin ilk yerel seçimlerinde bu durumun değişeceği görülüyor. Her partinin kendi adayını çıkartması kimseye bir fayda sağlamayacağı için, genel seçimlerde olduğu gibi yerel seçimlerde de ittifaklar ve bunun yanı sıra siyasi jestler ön plana çıktı. 

SA7267/KY69-EY285: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7266/KY58-GÖKA162: Çocuklarla İletişim Nasıl Kurulmalı?

"İletişim konusundaki her kitabı kolayca tavsiye edemem. Zira hemen tamamı Batı mahreçlidir ve kültürümüze aktarılırken bir süzgeçten geçirilmesi, bize uygun şekilde tercüme edilmesi gerekir."


Bir ruhiyatçı, bir ebeveyn ve zaman zaman medyada görüşlerini dile getiren birisi olarak hem en çok karşılaştığım sorular hem de en çok görüş bildirmek istediğim konular, çocuklarla iletişim hakkındadır. Buna rağmen çocuklarla iletişim hakkında çok az söz alırız. Bunun bir nedeni, (her ne kadar ortak eğitim alanlarımız olsa da) çocuk psikolojisi ve psikiyatrisinin, pedagojinin ayrı bir uzmanlık olması diğer nedeni de yanlış anlaşılma, hata yapma korkusu. 

Ama baştan söylediğim gibi, bu alanda o kadar çok soru ve sorun var ki, çocuklarla iletişim konusundaki genel doğruları ve ilkeleri her ruhiyatçının becerebildiğince dile getirmesi lazım. Burada ve televizyon programlarında elimizden geldiğince biz de öyle yapmaya çalışıyoruz.

14 Aralık 2018 Cuma

SA7265/KY28-ATA395: Fırat’ın Doğusu'nun Gerçekleri

"ABD, kerhen Türkiye’nin Fırat’ın Doğu’suna Harekat başlatacağını “Kabul edilemez” şeklinde açıkladı ama gerçekte Orta Doğu’da kalmaya devam etmesi Türkiye’ye bağlı olduğu için sesini daha fazla çıkarmamayı tercih ediyor."


Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve Genel Kurmayı, Türkiye-Suriye sınırı boyunca güvenli bir koridor oluşturmak hedefinde. Baba Hafız Esad’ın 1982 yılında Suriye’de PKK’ya kucak açması sonrasında Türkiye’nin maruz kaldığı terör olayları ve sivil halkımıza yapılan saldırılar, gelecekte güven içinde yaşanabilmesi için böylesi bir güvenlik tedbirinin alınmasını şart koşuyor.

SA7264/AŞ97: Gül, Aktif Siyasetin Dışında; yani Düğünlere Gidemiyor

"Gül'ün Brüksel'de bahsettiği Popülist gelişmeleri anlamadım; sahi onlar nedir? Bize de anlatsa, biz de faydalansak? Hem Gül'ün orada görüştüğü cumhurbaşkanı ve eski siyasetçi arkadaşlarını da benim dışımda merak eden yoktur herhalde? 31 Mart 2019 yerel seçimlerini Brüksel'de birileri ile konuşmak eski bir Cumhurbaşkanına yakışır mı yani?"


Abdullah Gül, Erdoğan ve Ak Parti'nin hediye ettiği Cumhurbaşkanlığı makamındaki süresi sona ermeden bir çalışma ofisi kurma hazırlığı içinde olduğunu söylediği dönemden bu yana epeyce çalıştı. O ofis kimleri ağırlamadı ki... Ofise birazdan döneceğim... Önce kısa bir yakın tarih dersi çalışalım;

SA7263/KY1-CÇ565: Bahane

"Yaşlı kadın ellerindeki şişi bırakıp yaşlı adam baktı. Duyduklarına inanamıyordu. Sabahtan beri sızlanıp duran bu yaşlı adam, adını koyamadığı, koymaktan çekindiği bir kıskançlığın içinde bocalıyordu demek ki. Bu olabilir miydi?"


Yağmur üç gündür ara vermeden yağıyordu. Yaşlı adam küçük oturma odasının penceresinden dışarıya mahzun, mahzun bakıyor iç çekmeden kendini alamıyordu. Yürüyüşlerini özlemişti. Otobüs duraklarında otobüs bekleyen bir yolcu gibi yapıp yarenlik edişleri, yolda denk geldiği sokak köpekleriyle, kedileriyle kendince yaptığı konuşmaları, daha da önemlisi balkonda sallanır koltuğunda oturup çay kahve içmeyi özlemişti. 

SA7262/KY69-EY284: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7261/KY48-SY84: Yeşilçam Neden Öldü?

"Din, esasında geleneğin özüydü. Gelenekten ârî bir sanat nasıl yaşayacaktı? Yaşayabilir miydi? Kökleri olmayan bir ürün mümkün müydü? Noel çamına iliştirilmiş "altın portakal" nasıl beslenebilirdi?"


25 Kasım 1999, Perşembe

Muharref İncil''in ve dolayısıyla Kilise''nin "düşüş" inancı olmasaydı, yahudiliğin "vicdan azabı" olmasaydı, belki de Batı edebiyatı, bu şekilde vücuda gelmeyecekti. Özellikle Rönesans''tan sonraki sanat, bu denli karamsar ve "pişman" bir sanat olmayacaktı. Dostoyevski daha az telaşlı ve daha az geveze, Baudelaire daha az "aşınmış" olacaktı. Albert Camus için yaşam, Sisyphos''un yaşamı olmayacaktı ve F. Kafka "absürd"ün ayrıntılarını bir hayat boyu didikleyip yazmayacaktı...

Bütün bunlar oldu. Çünkü Batı''da yaşamış bir edebiyatçı için başka bir Batı yoktu. Batı''da yaşamış bir sanatçı için, daha "Batı"da yaşamış bir sanatçı daha yoktu. Ancak bizim -lânet olsun!- bir "Batı"mız vardı. Edebiyatımız ve sanatımız, modern zamanlarda vücut buldukça, köklerinden hep Batı''nın mürekkebini içti ve yapraklarını, melez bir bulanıklıkla gerçek renginden ayırdı. 

13 Aralık 2018 Perşembe

SA7260/SD1219: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 425 (26-30 Haziran 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(26-30 Haziran 2017)  (Haziran 2017: 5.537  Tweet+Önceki Toplam: 261.016 +5.537 = 266.553 Tweet

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
<Burada Türkiye haklı."

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
< Türk siyasetçilerin sahne almasını yasaklarken, aynı zamanda Öcalan resimlerinin gösterilmesini de ben kabul edilemez buluyorum. >

Seçkin Deniz Twitter Akışı