28 Ekim 2020 Çarşamba

SA8920/SD1850: 16. Yüzyıldan Kalma İki Korsan Erdoğan'ın Dış Politikasına Nasıl İlham Verdi?

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, son on yıldır Türkiye'yi takip eden (ajan olduğu intibaı veren) gazeteci David Lepeska'ya aittir ve Türkiye'nin 'Mavi Vatan' doktrinine odaklanarak Türkiye ve Erdoğan düşmanı bir yaklaşım sergilemektedir. Dikkatle okunması ve notlar alınması gereken bu tür analizler, birikmiş Türkiye ve Erdoğan nefretini yansıtması açısından önemlidir.
Seçkin Deniz, 28.10.2020


How two 16th-century pirates inspired Erdogan's foreign policy

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ağustos ayında "Türkiye Akdeniz, Ege ve Karadeniz'deki adil payını geri alacak" dedi. Deniz sınırlarıyla ilgili gittikçe kızışan tartışmada bu cesur bir ifadeydi.

Erdoğan neyi adil görüyor? Cevap, Türkiye'nin en son dış politika doktrini "Mavi Vatan" ya da neredeyse Osmanlı düzeyinde bir denizcilik etkisini yeniden canlandırmayı amaçlayan irredantist bir vizyon olan "Mavi Vatan" da yatıyor.

27 Ekim 2020 Salı

SA8919/TG312: Globalistler ve İslamcılar: Yeni Bir Dünya Düzeni İçin 'Medeniyetler Çatışması'nı Kışkırtmak-IX

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin, Red Moon Rising - The Rapture and the Timeline of the Apocalypse Paperback'in yazarı Peter D. Goodgame'ın 'The Globalists and the Islamists' adlı kitabına aittir. "Geçtiğimiz yarım yüzyıl boyunca dinin etkisi, dünyanın Batı kesiminde ve Doğu'nun çoğu kesiminde azaldı. Maneviyat, yaşam standartları yükseldikçe ve popüler kültür de neredeyse tamamen laik hale geldiğinden materyalizmle yer değiştirdi. Orta Doğu'da durum neden farklıydı? Yahudi-Hıristiyan etiği nasıl aşındı, buna karşılık İslam etiği bariz bir canlanma yaşadı mı? Bu çalışma, bu durumun tesadüfen meydana gelen bir şey olmadığını ve militan İslam'ın, uzun vadede bir dünya hükümeti kurulması hedefine ulaşmak için baskın Anglo-Amerikan kurumların küresel seçkinleri tarafından oynanan bir kart olduğunu açıklamaya çalışacaktır." şeklindeki sunumuyla geçmiş yüzyılların resmi tarih söylemlerinin arkasına sarkan ve günümüzdeki kaosun, yaygınlaşan dinsizliğin ve ahlaksızlığın temel nedenlerini, Globalistlerin  'Militan İslam' kavramını üreterek ve müslümanları satanist küresel bir devlet kurmak amacıyla kullanarak Yahudi-Hristiyan Etiğinin aleyhine İslam Etiği'nin lehine bir canlanma yaşayıp yaşamadığını sorgulamaktadır. Eylül 2013'te planladığım ve üzerinde çalıştığım ve 7 Ekim 2018 Pazar günü yayınladığım  'SA6940/SD1156: İslamcılık; Zehirli Maya (Aşı) ya da Masonik Kara Büyü' başlıklı çalışmamda 'İslamcılık' maskesi ve 'Masonluk' aracılığı ile Osmanlı İmparatorluğunun müslüman topluluklarının nasıl ayrıştırıldığını ve kurulan yapay ulus-devletlerin kukla yönetimler tarafından nasıl Satanizmin hizmetine sunulduğunu ve Satanist Masonların İslam'ın içini nasıl boşaltmaya çalıştığını incelemiş ve mason olduğu kesin olarak açığa çıkan câni Fetullah Gülen liderliğindeki dinî cemaat-nurculuk  maskeli FETÖ üyesi generallerce, 15 Temmuz 2016'da, ahlakı ve dinî değerleri önceleyen politikalara sahip Erdoğan liderliğindeki Türkiye'ye askerî darbe yapmaya çalışan ve halk tarafından durdurulan Masonik İslamcılığı şöyle tanımlamıştım: "İslamcılık, 1789'la Fransa'da egemen hâle gelen masonların, yer küredeki bütün imparatorlukları yıkma girişimlerini içeren bütüncül bir organizasyonun Osmanlı İmparatorluğuna yönelik olan hamlesinin adıdır ve Sultan III. Selim’den itibaren güçlenerek II. Mahmut, Abdülmecid, Abdülaziz ve II. Abdülhamid liderliğindeki Osmanlı İmparatorluğu'nu, İstanbul, İzmir, Selanik, Manastır, Mısır, Şam, Beyrut gibi merkezlerde kurulan gizli mason localarında olgunlaştırılarak parçalayan ve yıkan bir hançerdir. Günümüz tartışmalarının amacı da yeniden güçlenen, bölgesel ve küresel bütünleşik bir strateji izleyerek masonların hakimiyet alanlarını daraltan Türkiye Cumhuriyeti'nin Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki yönetimini hedef hâline getirerek yeniden parçalamak ve etkisiz hâle getirmekti", 06.09.2008 tarihli 'SA24/SD5: İslamcılık: Kara Büyü' başlıklı çalışmamda da Peter D. Goodgame'un "Yahudi-Hıristiyan etiği nasıl aşındı, buna karşılık İslam etiği bariz bir canlanma yaşadı mı?" şeklindeki sorusunu o sormadan (2014) 6 yıl önce (2008) cevap vermiştim: "İslamcılık anaforu, Müslüman zihinlerden sürekli yeni kurbanlar devşirmektedir. Geleneksel diye, dışlanan ve aşağılanan bozunmaya uğramış 17,18,19 ve 20. yüzyıl İslam algısına alternatif olarak ortaya konan ve  terakkîyi hedefler görünen İslamcılık kara büyüsü, daha fazla tahrif ve tahribe aracılık etmeden Müslümanların  düşüncelerinden uzaklaştırılmak zorundadır."  Satanistler, önce kendi topluluklarını, Yahudileri -Siyonist-Laik-Fanatik-Ortodoks diyerek parçaladılar ve Yahudi etiğini, tahrif edip etkisizleştirdiler, eş zamanlı olarak Katolik-Ortodoks-Protestan etiğini ve İslam Etiğini yetiştirdikleri profesyoneller aracılığı ile yok ettiler; bugün diktatör Arap liderleri, aynı satanist gücün birer piyonu olarak elde ettikleri dokunulmazlıkla hem İslam'a hem de Müslümanlara yönelik soykırım politikalarını acımasızca uygulamaktadırlar. Yayınladığımız bu çeviri seti, eksik bilinenlerle örtülmek istenen gerçeğin açığa çıkması için faydalı olacaktır diye düşünüyoruz.
Seçkin Deniz, 27.10.2020

The Globalists and the Islamists:
Fomenting the "Clash of Civilizations" for a New World Order

III. Müslüman Kardeşler Yayılıyor

Müslüman Kardeşler, II. Dünya Savaşı'nın başında Mısır'ın nüfuzlu Azzam ailesinin üyeleriyle birleşince büyük miktarda prestij kazandı. Abdurrahman, bu Azzam ailesinin en ünlüsüydü ve tüm hayatı İngiliz İmparatorluğu'na hizmetle geçmişti. I. Dünya Savaşı'ndan sonra Libya'daki Senusi Kardeşliğinin siyasi çalışmalarını organize etmeye yardımcı olmak için İngiliz İstihbaratı ile birlikte çalıştı. (1) Çalışmaları çok başarılıydı ve 1951'de Birleşmiş Milletler töreninde Senusi Kardeşliği'nin başkanı Libya kralı ilan edildi (İlk başta Britanya İmparatorluğu'nun sevgilisi Kral İdris I, 1969'da Muammer Kaddafi tarafından devrilene kadar Libya'ya liderlik etti. Kaddafi'nin kendi devrimci örgütü 1966'da Londra'da kurulmuştu (2) ancak rejimi hızla İngilizlerin gözünden düştü.)

SA8918/SD1849: Covid Tuzağı: Toplum Bir Daha Özgürleşecek mi?

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, neoliberal- küreselci bir arka plana sahip İsveçli tarihçi, yazar, öğretim görevlisi ve sosyal yorumcu Johan Norberg'e aittir ve Covid-19 salgını ile birlikte hükümetlerin aldığı yasaklama ve kısıtlama kararlarına odaklanmaktadır. Kendi içindeki 'sağ-sol' çelişkilerine ve düşüncelerini kavramlaştırmada taraflı bir tutum almasına rağmen "Covid krizi küreselleşmenin sonu anlamına gelmese bile, batı dünyasında daha büyük hükümet güçleri ve daha korumacı eğilimler görmemiz kaçınılmaz görünüyor." diyerek dikkat çekici bir tartışmaya temel kazandırmaya çalışan analistin itirazları gerçekçidir ve gündeme alınmaya değer niteliktedir.
Seçkin Deniz, 27.10.2020


The Covid trap: will society ever open up again?
"Devlet gücünün 'geçici' genişlemesini tersine çevirmek zordur."

2020'deki büyük salgın, hükümet gücünün olağanüstü genişlemesine yol açtı. Ülkeler sınırlarını kapatmak için acele ettiler ve dünya nüfusunun yarısı bir tür sokağa çıkma yasağına zorlandı. Mikropub'lardan mega şirketlere kadar milyonlarca şirketin iş yapması yasaklandı. Özgür ve liberal olduğu varsayılan toplumlarda, barışçıl bebek arabaları ve spor için koşan insanlar insansız hava araçlarıyla izleniyor ve polis memurları tarafından belge sorgusuna tabi tutuluyorlardı. Hepsi koronavirüsü yenmek adına; her şeyin geçici olduğu söylendi. Ama sorma zamanı, ne kadar geçici? Milton Friedman'ın eskiden uyardığı gibi: "Hiçbir şey geçici bir hükümet programı kadar kalıcı değildir."

26 Ekim 2020 Pazartesi

SA8917/SD1848: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 56

    Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Tıpkı karımla aramızda olanları ikimizin de farklı bir şekilde değerlendirmesi gibi, hangimizin düşündükleri normaldi ve neden farklı normaller ikimizi rahatsız ediyordu?"




Normalleşmek istiyordu insanlar, ama normalin ne olduğu konusunda anlaşamıyorlardı. Tıpkı karımla aramızda olanları ikimizin de farklı bir şekilde değerlendirmesi gibi, hangimizin düşündükleri normaldi ve neden farklı normaller ikimizi rahatsız ediyordu?

25 Ekim 2020 Pazar

SA8916/SD1847: "sen ağlarken"

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 

parıldar
gümüş suyu
buğday renkli yanaklarında

gözlerinin saldığı nehir
kalkıp gidemediğin ötedir

24 Ekim 2020 Cumartesi

SA8915/SD1846: 'Sonsuz Savaşlar'ın Sonu mu? İnanmayın!

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Stephen Kinzer'in ifadesiyle 2019'daki kuruluşunda '(Solcu) Soros ve (Sağcı) Koch Şaşırtıcı Bir Girişimle ABD'nin 'Sonsuz Savaş' Politikasını Sona Erdirmek Üzere Bir Araya Geldi' dediği Quincy Institute for Responsible Statecraft Enstitüsü'nün başkanı Andrew Bacevich'e aittir ve ABD'nin Suriye'den çekilmesine odaklanmaktadır. Analistin, ABD'nin 'ölümcül bir salgın, harap olmuş bir ekonomi, kentsel kargaşa, ırkçılık, kasırgalar ve orman yangınları ile hesaplanmış bir ulusal ve en üst düzeyde hükümetin epik işlev bozukluğu'  gibi temel sebeplerle ilişkilendirerek  ulaştığı sonuç açıktır: "Terörizme karşı daha büyük savaşta olduğu gibi, ABD'nin Suriye'deki askeri harekatı çoktan çıkmaza girdi. Amerika Birleşik Devletleri'nin eve çok daha yakın, ilgilenmesi gereken çok daha acil meseleler var. Bu yüzden tek başına sağduyu, ABD ordusunun Suriye'den derhal çekilmesini gerektiriyor." ABD kendi çöküşünü durduramayacağının farkındadır, ancak gücü kaybetmenin telaşıyla ciddi bir politik strateji belirlemekten uzaktır. Bu durum ABD'nin dünya için saatli bir bomba gibi tehdit oluşturmaktadır. Türkiye'yi Yunanistan, Suriye, Irak ve Ermenistan'da ürettiği istikrarsızlıklar, iç savaşlar ve gerilimlerle kuşatma altına alarak ekonomik saldırılara açık hale getirerek gücünü korumaya çalışan ABD'nin, temelde birlikte çalışsalar da Rusya ve Çin'e karşı kendi iyiliği için Türkiye ile eşgüdümlü bir stratejik perspektif belirlemesi şarttır. Türkiye'nin de ABD ve NATO ile ilişkilerini kaldıraç olarak kullanarak ABD'nin etki alanlarında, Avrupa, Çin ve Rusya'ya karşı söz ve güç sahibi olmaya devam etmelidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD'nin Kuzeydoğu Suriye'de son günlerde gittikçe artan hareketliliğini 24 Ekim 2020'de şöyle yorumlamıştır: "Suriye'nin Irak sınırı tarafında yeni bir terör oluşumu gayretlerini görüyoruz. Bakıyorsunuz orada bir terör devleti kurma gayreti var. Açıkça söylüyorum. Türkiye sınırlarının dibinde böyle bir terör devleti kurulmasına asla izin vermeyecektir."
Seçkin Deniz, 24.10.2020

Op-Ed: An end to ‘endless wars’? Don’t believe it

Amerikalıların bu günlerde akıllarında çok şey var; ölümcül bir salgın, harap olmuş bir ekonomi, kentsel kargaşa, ırkçılık, kasırgalar ve orman yangınları ile hesaplanmış bir ulusal ve en üst düzeyde hükümetin epik işlev bozukluğu. Oh, evet ve başkanlık seçimi. Fakat eskiden terörizme karşı küresel savaş olarak adlandırılan olaydaki son olay örgüsüne en azından birazcık dikkat etseler iyi olur.

23 Ekim 2020 Cuma

SA8914/KY1-CÇ742: Bir Toprak Testi Masalı

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Hırıltılar çıkarmaktan başka bir şey yapamadı. Sevinci kursağında kalmıştı Rasim’in. Gözleri açık sırt üstün kilerin tozlu zeminine düştü."

Büyük Anne protez dişlerini bardaktan çıkarıp özenle ağzına yerleştirdi. Torunu Rasim bu görüntüden midesi bulansa da belli etmezdi. Yine belli etmedi. Sahte bir tebessümle Büyük Anne'nin gözlerinin içine bakışını sürdürdü. Biraz daha dişini sıkacaktı. Büyük Annen'in, istediği parayı hemen vermeyeceğini biliyordu, rutine bağlanmıştı, Rasim utana sıkıla “Biraz borç verebilir misin?” diyecekti, Büyük Anne istenen miktarda parası olmadığını söyleyecek, istediğinin epey altında bir meblağı eninde sonunda verecekti. Verirken de, “Bak bu son artık! Hep borç istiyorsun.. gel gelelim geri ödediğin yok! Unuttum sanma!” diyecekti, Rasim boynunu bükecekti. Rol yapması gerekiyordu. Yapacaktı. Dişini sıkacaktı. Velhasıl kelam Büyük Anne elden geldiğince uzatacaktı her zamanki gibi, Rasim de hazırlıklıydı her zaman ki gibi.

SA8913/SD1845: "heybesiz zaman; eskiten ve öldüren teğet" /08.08.2004/ 224. patika

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk


...kaçıncı zamandı, kaçıncı denemeyecek zamanların içinde?...
...'sonsuzluk' dedikleri, zamanı alırdı içine...
...hüznü, sevinci cahillere terk eden de zaman değildi...
...zaman ne değildi ya da ne idi?...
...körpe dimağların ellerine verilmiş tehdit değil miydi zaman?...
...iyi kullanma talimatlarına uymayanın cezalandırılacağı zaman....
...ah, sonsuzluğun içindeki derinliksiz yüzey!...
...insanı yakalamayan, ona teğet geçip giden...
...ama onu kasırgalarına maruz bırakıp dağıtan, eskiten ve öldüren teğet...

22 Ekim 2020 Perşembe

SA8912/SD1844: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 586 (21-25 Eylül 2019)

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, her günün tweetlerini aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(21-25 Eylül 2019)  (Eylül  2019: 2.155.  Tweet+Önceki Toplam: 383.026+2.155= 385.181 Tweet)

21 Eylül 2019
RT @thehill: Two killed, 8 injured in South Carolina bar shooting https://t.co/WbPjsJV9hN https://t.co/MxqmNha7Ux

21 Eylül 2019
RT @ForumUSAnews: ABD'de yaşayan Türkler otelin önünde karşılama için toplanmaya devam ediyor https://t.co/7myMA26jyg

21 Ekim 2020 Çarşamba

SA8911/TG311: Ekonomik Güç, Ulusal Güvenlik ve Amerikan Devlet İdaresinin Geleceği-I

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Atlantic Council'in üç yazarı David H. McCormick, Charles E. Luftig, James M. Cunningham'ın ortak çalışmasıdır ve Amerikan rüyasının aşınmasına, Amerikan liderliği noktasında algılanan başarısızlıklara ve Amerika'nın görece güç kaybına odaklanmaktadır. Yazarların, "Şimdi, trajik bir uluslararası krizden muzdaripken, insanların geleceğin ne getireceğini merak etmesi doğaldır. Herhangi biri bu endişelere katılsın veya katılmasın, birçok Amerikalının ülkelerinin geleceği konusunda tedirgin olduğu inkar edilemez." şeklindeki tespitleri, ABD'nin Çöküşü'nün tescili anlamına gelmektedir.  Analizdeki şu itiraf Amerikalıların yaşadığı büyük kaygıyı yansıtması açısından önemlidir: "Yapay Zeka (AI) ile ilgili teknolojiler ve kuantum bilimleri gibi ABD'nin lider olmaya devam ettiği diğer teknolojik sektörlerde, bu liderlik garanti değil. Bu teknolojilerin büyük olasılıkla önemli ekonomik ve ulusal güvenlik sonuçları olacaktır." ABD'yi dikkatle izleyen yayınlarımızla Türkiye'nin ve Dünya'nın geleceğine yönelik projeksiyonların doğru tasarlanması ve uygun stratejilerin belirlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye ABD'yi ve NATO'yu bir kaldıraç olarak kullanarak küresel arenada kendisine benzersiz bir alan açma fırsatına 'şimdi' sahiptir ve bu fırsatı değerlendirmek zorundadır.
Seçkin Deniz, 21.10.2020

Economic might, national security, and the future of American statecraft

I. Giriş

Amerika'nın bugün karşı karşıya olduğu birçok önemli zorluk göz önüne alındığında - yüksek düzeyde borç, siyasi anlaşmazlık, Çin'in yükselişi ve Asya ekonomilerinin küresel büyümenin itici güçleri olarak ortaya çıkması dahil - ülkenin büyük güç önceliğini koruma planı nedir? Bu makalede yazarlar, ekonomi ile ulusal güvenliğin kesişme noktasında bulunan gücü inceliyor ve ülkenin ekonomik gücünün nasıl daha iyi sürdürüleceğini ve Amerikan önceliğinin hizmetinde bu güçten nasıl yararlanılacağını inceliyorlar.

SA8910/SD1843: (ABD için) Orta Doğu Artık O Kadar Önemli Değil

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Cumhuriyetçi ve Demokrat yönetimlerde Dışişleri Bakanlığı Orta Doğu analisti, danışmanı ve müzakerecisi olarak hizmet veren, 2005-2015 yılları arasında Dışişleri Bakanı’nın Politika Planlama Ofisi üyesi ve ABD'nin Ortadoğu'da yaşadığı başarısızlığın mimarlarından biri olan Aaron David Miller ve Carnegie Uluslararası Barış Vakfı'nın geçici kıdemli araştırmacısı, 2005-2015 yılları arasında Dışişleri Bakanı’nın Politika Planlama Ofisi üyesi olan ve Dışişleri Bakanlığı’nda altı yönetim boyunca görev yapan Richard Sokolsky'in ortak çalışmasıdır ve ABD'nin Ortadoğu'ya ilgisinin neden azalması gerektiğine odaklanmaktadır. Analistin, Ortadoğu'da yaşanan her türlü kötülükten sorumlu olan ABD'nin sorumluluğunu maskeleyerek, "Mezhepsel, etnik, bölgesel ve kabile rekabetleri; liderlik, hukukun üstünlüğü ve temel özgürlüklerin eksikliği; zayıf yönetişim ve zayıf kurumlar; şeffaflık eksikliği ve insan haklarına ve cinsiyet eşitliğine saygı; ve yaygın yolsuzluk, Amerika'nın kapasitesinin ötesinde, tamir etmek bir yana parçalanmış ve işlevsiz bir bölge üretti." şeklindeki ikiyüzlü ifadeleri az sonra gerçek bir itirafla ABD'nin şeytanî sorumluluğunu tescil edecektir: "ABD, Orta Doğu'da bir muammayla karşı karşıyadır: Orada çıkarları, müttefikleri ve düşmanları olduğu için dönüşemeyeceği ve ayrılamayacağı bir bölgede sıkışıp kalmıştır. Hayatta kalmanın ve başarının anahtarı, yalnızca Amerikan etkisinin sınırlarını anlamak değil, aynı zamanda hayati ve çevresel çıkarlar arasında ayrım yapmaktır. Hayati çıkarların güvenliğimizi, refahımızı ve yaşam biçimimizi doğrudan etkileyen ve bir başkanın adına güç konuşlandırmaya, savaş riskine, ciddi kaynakları harcamaya ve Amerika'nın prestijine ve güvenilirliğine yatırım yapmaya hazır olduğuna inanıyoruz." Aaaron David Miller, dilinin altındaki baklayı çıkarırken iğrenç yüzünü görmemizi de sağlamaktadır: "Orta Doğu, yıllarca karmakarışık kalacak. Elbette, Amerika'nın hiç beklemediği anlarda krizler çıkarabilecek öngörülemeyen bir bölge. Ancak gerçekçi olmayan tutkuların peşinden koşarak, tedbirsiz davranarak ve bölgeye gerçekte olduğu gibi değil, olmasını istediğimiz şekilde bakarak kendimizi başarısızlığa hazırlamamıza gerek yok." Türkiye'nin gelecek projeksiyonlarında ABD unsurunun çıkarlarını dikkate almayacak, ancak geleneksel hegemon yaklaşımlarını da asla ihmal etmeyecek bir strateji izleyerek 21. yüzyılı inşa etmeye devam etmelidir.
Seçkin Deniz, 21.10.2020

The Middle East Just Doesn’t Matter as Much Any Longer
"Amerika Birleşik Devletleri'nin endişelenmesi gereken çok daha büyük sorunları ve bunları düzeltmek için sınırlı kaynakları var."

Joe Biden, Amerika'nın "masanın başına dönmesini" istediğini açıkça belirtti. “Bugün dünyanın karşı karşıya olduğu zorlukların üstesinden gelmek için özgür dünyayı bir araya getirin... Başka hiçbir ulus bu kapasiteye sahip değildir. "

20 Ekim 2020 Salı

SA8909/SD1842: Ana Akım Medya, Amerikan İşlev Bozukluğunun Sağlayıcısıdır

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, The National Interest Konseyi icra direktörü Philip Giraldi'ye aittir ve ABD Ana Akım Medyası'ndaki Demokratlar yanlısı yalan haberlere, çarpıtmalara ve seçmen tercihlerine odaklanmaktadır. Analist'in şu cümlesi Demokrat Başkan Adayı Joe Biden'in desteklediğini ilan ettiği, Türkiye'deki CHP-HDP-İP-SP-DAP-GEP-FETÖ-PKK-DAEŞ destekçisi yerel (FOXTv, Cumhuriyet, Birgün, HalkTV, T24, Evrensel, Karar, Milli Gazete, vb) ve küresel medya organları (BBC, DW, Reuters, Euronews, VOA, AFP, Sputnik, RT, vb) için de geçerlidir: "Amerika’nın rekor düzeyde okunan gazetesi Washington Post, ürününü "Demokrasi karanlıkta ölüyor" cümlesiyle tanıtıyor. Gerçekte, karanlık medyanın kendisi tarafından üretiliyor ve medya artık neler olup bittiğini objektif bir şekilde haberleştirmiyor. Siyasi yönelim ne olursa olsun gazetelerde, internette, televizyonda ve radyoda görünen şey, belirli bir mesajı göndermek için tasarlanmış bir üründür. Bu mesajın kendisi dezenformasyondur ve sözde totaliter rejimler tarafından ortaya konan kontrollü medyada gerçekleşenlerden önemli ölçüde farklı değildir. Aslında, Russia Today gibi haber kaynaklarının birçok konuda CNN veya FOX'tan çok daha güvenilir olması muhtemeldir."
Seçkin Deniz, 20.10.2020

It’s Not Happening: The Mainstream Media Is the Enabler of American Dysfunction

Ana akım medyanın herhangi bir yerinde İsrail’in Beyrut bombalamasındaki olası rolü hakkında ciddi bir tartışma gören oldu mu? Bu, bana İsrail hakkında kanıtsız bir iddia gibi gelmiyor, daha ziyade İsrail'in olası nedeninin gözden geçirilmesi ve böyle bir saldırıyı doğrudan kendi bomba veya füzeleriyle yapmak zorunda kalmadan gerçekleştirme kapasitesinin değerlendirilmesi gerektiğini düşündürtüyor. Yahudi devletinin Hizbullah'a karşı amansız düşmanlığı ve Lübnan topraklarını ve hava sahasını defalarca ihlal ettiği düşünüldüğünde, bana New York Times veya Washington Post'ta en azından bir veya iki cümle hak edecekmiş gibi görünüyor.

19 Ekim 2020 Pazartesi

SA8908/SD1841: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 55

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Hazır olmadığımı anlıyordum, karım da hazır değildi, küçük dünyamız artık asla eskisi gibi dingin olmayacaktı. Burası kesindi, sınanmamış olanın gücünden bahsedilmesi anlamsızdı."



Su mavi görünüyordu ya da yeşil; serin serin salınıyordu Temmuz sıcağında. Çukurova Üniversitesi kampüsünü çevreleyen ağaçların, ormanın sudaki yansımaları göğün mavisi ile yeşili sürükleyip duruyordu. Direksiyonu, pedalları, vitesi alışkanlıklarımın güven veren akışına bırakmış olan zihnim dinginliğini yitirmişti. Karımın sağlıklı düşünmediğini düşünen ben sağlıklı düşünüyor muydum peki?

18 Ekim 2020 Pazar

SA8907/SD1840: "sorgu"

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk


geldiği gün dünün
sen yoktun ya gece

sesin çağrıldığı yerdeydin

neredeydin
nelerleydin

17 Ekim 2020 Cumartesi

SA8906/SD1839: Trump ve Başsavcı Barr, Katolik Sağın Güç Konsolidasyonundan Nasıl Fayda Sağlıyor?

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Georgetown Üniversitesi Berkley Din, Barış ve Dünya İşleri Merkezi kıdemli araştırmacısı Paul Elie'ye aittir ve Ulusal Katolik Dua Kahvaltısı'ndaki katılıcımlar temelinde Kasım 2020 Başkanlık seçimlerinde Katolik seçmenlerin oyunu almaya çalışan Laik israil destekçisi Cumhuriyetçi aday Donald Trump'a ve ona destek veren Başsavcı William Barr'a odaklanmaktadır. Trump karşıtı, neoliberal bir dinsizliğin ve laik Amerika'nın temsilcisi bir dile sahip olarak Katolik Joe Biden'i destekleyen analiz, Amerika Birleşik Devletlerindeki seçimlerin herhangi bir üçüncü dünya ülkesindeki seçimler seviyesine indiği, ABD Başkanı Trump'ın 2016'da Beyaz Evanjeliklerle, 2020'de Katoliklerle işbirliği gösterileri yaparak dini politikaya alet etme amacı ve çabası dikkate alınarak okunduğunda çok açık bir fotoğraf ortaya koymaktadır. ABD'de yaşanan bir seçim yarışı değildir, her ne kadar Trump dinî değerleri temsil etmese de, dinî değerleri önceleyenlerle laiklik temelinde dinsizliği savunanların açık bir çatışmasıdır. Türkiye'de de halen aldığı kararlarla çok sık tartışma konusu olan, geçmişte laikliğin en önemli kalesi durumundaki Anayasa Mahkemesi'nin muadili sayılabilecek ABD Yüksek Mahkemesi'ndeki laiklerin çoğunluğunu kaybetmesinin neden olduğu tartışmalar ışığında yaşanan politik kilitlenmeleri insanlığın geleceğine yönelik en önemli olgular olarak değerlendirmemiz zorunludur. Vatikan'da bulunan mason Trump'ın dışişleri bakanı Pompeo ile görüşmeyi reddeden Masonik Cizvit tarikatı kökenli Katolik Papa Francis'in de bir taraf olarak Trump karşıtı adayı desteklemesi ve ABD'deki diğer katoliklerden ayrışması da ilgi çekici bir ayrıntıdır. Artık 'alaycı' analizlerin bir nesnesi hâline gelen ABD'nin yüz yıla yakındır sürdürdüğü küresel hegemonya ile çok uzaktan bakıştıkları bir döneme girmiş olduğumuzu anlıyoruz. Türkiye bu serin aralıkta çok dikkatli ve geniş açılı yeni politikalar üretmek için büyük fırsatlar penceresine sahiptir, bunların hepsini tek tek değerlendirmelidir.
Seçkin Deniz, 17.10.2020


How Trump and Barr are Benefitting from the Catholic Right’s Consolidation of Power

Geçen Çarşamba sabahı (30 Eylül 2020) canlı olarak yayınlanan bu yılki Ulusal Katolik Dua Kahvaltısının (N.C.P.B) ortalarında, ekranı, etkinliğin başkanı Leonard Leo'nun görüntüsünden bu yıl ömür boyu başarı ödülünü alan William Barr'a geçti. Tabi Barr, ABD Başsavcısı ve Leo, siyasi muhafazakarlık ve "metinsel özgünlük" ilkelerine bağlı olan yargıçların kariyerlerini destekleyen bir avukatlar ve hukuk eğitmenleri örgütü olan Federalist Cemiyet'in eş başkanıdır. Hayatları boyunca hep Roma Katolikleri olarak bilinen her iki adam da şu anda, Birleşik Devletler'deki en etkili Katolik muhafazakarlardan ikisidir.

16 Ekim 2020 Cuma

SA8905/KY1-CÇ741: Ah, Şu Sosyal Medya!

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Talha, bir an önce buradan kurtulmak istiyordu. Bu denli ciddiye alınmayı hazmedememişti.. ayağa kalktı, memura teşekkür etti. Ağır adımlarla odayı terk etti."

Şaşkınım. Beklemekten de epey bir yoruldum. Yanımdan, önümden şöyle bir bakıp geçip gidenlerden de sıkıldım. Hem pek bir sıkıldım. Sıkıntıdan parmaklarımın tırnaklarını kemirecek haldeyim. Ya sonra? Utanmasam ayakkabılarımı, çoraplarımı çıkarıp ayak parmaklarımın tırnaklarını da kemirir miyim? Kemiririm. Bu haldeyim.

SA8904/SD1838: "sesindeki gürültü" 11.08.2004/ 225. patika

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk


...sinirlerin gergindi...
...gerginliğin derindi...
...derinliklerin ise korku doluydu....
...insan...
...herhangi bir takunya sesi kadar net değilken sesin, bozuk düzeneklerden çıkan gürültüne ne demem gerekti, söyler misin?...
...ses değildi; sese benzeyen aynı yükseltilerdeki patlak ve aynı zamanda sıradan sinir törpülerinin nefesiydi...
...bıkmıyordun; bağırıyordun...
...gelecek herhangi bir gün ile şimdi arasında neden kararsızsın ki ?...
...ya da gelecekte bir gün bağırmamak için mi bağırmaktasın şimdi?...
...sana kim vaadetti geleceğin ellerinde bağrılmayacağını?...

15 Ekim 2020 Perşembe

SA8903/SD1837: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 585 (16-20 Eylül 2019)

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, her günün tweetlerini aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(16-20 Eylül 2019)  ((Eylül  2019: 2.155.  Tweet+Önceki Toplam: 383.026+2.155= 385.181 Tweet)

16 Eylül 2019
Trumpolyon https://t.co/WXaNXXlAT8

16 Eylül 2019
@Jakarandaaa Cehennem yolu...

14 Ekim 2020 Çarşamba

SA8902/TG310: Globalistler ve İslamcılar: Yeni Bir Dünya Düzeni İçin 'Medeniyetler Çatışması'nı Kışkırtmak-VIII

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin, Red Moon Rising - The Rapture and the Timeline of the Apocalypse Paperback'in yazarı Peter D. Goodgame'ın 'The Globalists and the Islamists' adlı kitabına aittir. "Geçtiğimiz yarım yüzyıl boyunca dinin etkisi, dünyanın Batı kesiminde ve Doğu'nun çoğu kesiminde azaldı. Maneviyat, yaşam standartları yükseldikçe ve popüler kültür de neredeyse tamamen laik hale geldiğinden materyalizmle yer değiştirdi. Orta Doğu'da durum neden farklıydı? Yahudi-Hıristiyan etiği nasıl aşındı, buna karşılık İslam etiği bariz bir canlanma yaşadı mı? Bu çalışma, bu durumun tesadüfen meydana gelen bir şey olmadığını ve militan İslam'ın, uzun vadede bir dünya hükümeti kurulması hedefine ulaşmak için baskın Anglo-Amerikan kurumların küresel seçkinleri tarafından oynanan bir kart olduğunu açıklamaya çalışacaktır." şeklindeki sunumuyla geçmiş yüzyılların resmi tarih söylemlerinin arkasına sarkan ve günümüzdeki kaosun, yaygınlaşan dinsizliğin ve ahlaksızlığın temel nedenlerini, Globalistlerin  'Militan İslam' kavramını üreterek ve müslümanları satanist küresel bir devlet kurmak amacıyla kullanarak Yahudi-Hristiyan Etiğinin aleyhine İslam Etiği'nin lehine bir canlanma yaşayıp yaşamadığını sorgulamaktadır. Eylül 2013'te planladığım ve üzerinde çalıştığım ve 7 Ekim 2018 Pazar günü yayınladığım  'SA6940/SD1156: İslamcılık; Zehirli Maya (Aşı) ya da Masonik Kara Büyü' başlıklı çalışmamda 'İslamcılık' maskesi ve 'Masonluk' aracılığı ile Osmanlı İmparatorluğunun müslüman topluluklarının nasıl ayrıştırıldığını ve kurulan yapay ulus-devletlerin kukla yönetimler tarafından nasıl Satanizmin hizmetine sunulduğunu ve Satanist Masonların İslam'ın içini nasıl boşaltmaya çalıştığını incelemiş ve mason olduğu kesin olarak açığa çıkan câni Fetullah Gülen liderliğindeki dinî cemaat-nurculuk  maskeli FETÖ üyesi generallerce, 15 Temmuz 2016'da, ahlakı ve dinî değerleri önceleyen politikalara sahip Erdoğan liderliğindeki Türkiye'ye askerî darbe yapmaya çalışan ve halk tarafından durdurulan Masonik İslamcılığı şöyle tanımlamıştım: "İslamcılık, 1789'la Fransa'da egemen hâle gelen masonların, yer küredeki bütün imparatorlukları yıkma girişimlerini içeren bütüncül bir organizasyonun Osmanlı İmparatorluğuna yönelik olan hamlesinin adıdır ve Sultan III. Selim’den itibaren güçlenerek II. Mahmut, Abdülmecid, Abdülaziz ve II. Abdülhamid liderliğindeki Osmanlı İmparatorluğu'nu, İstanbul, İzmir, Selanik, Manastır, Mısır, Şam, Beyrut gibi merkezlerde kurulan gizli mason localarında olgunlaştırılarak parçalayan ve yıkan bir hançerdir. Günümüz tartışmalarının amacı da yeniden güçlenen, bölgesel ve küresel bütünleşik bir strateji izleyerek masonların hakimiyet alanlarını daraltan Türkiye Cumhuriyeti'nin Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki yönetimini hedef hâline getirerek yeniden parçalamak ve etkisiz hâle getirmekti", 06.09.2008 tarihli 'SA24/SD5: İslamcılık: Kara Büyü' başlıklı çalışmamda da Peter D. Goodgame'un "Yahudi-Hıristiyan etiği nasıl aşındı, buna karşılık İslam etiği bariz bir canlanma yaşadı mı?" şeklindeki sorusunu o sormadan (2014) 6 yıl önce (2008) cevap vermiştim: "İslamcılık anaforu, Müslüman zihinlerden sürekli yeni kurbanlar devşirmektedir. Geleneksel diye, dışlanan ve aşağılanan bozunmaya uğramış 17,18,19 ve 20. yüzyıl İslam algısına alternatif olarak ortaya konan ve  terakkîyi hedefler görünen İslamcılık kara büyüsü, daha fazla tahrif ve tahribe aracılık etmeden Müslümanların  düşüncelerinden uzaklaştırılmak zorundadır."  Satanistler, önce kendi topluluklarını, Yahudileri -Siyonist-Laik-Fanatik-Ortodoks diyerek parçaladılar ve Yahudi etiğini, tahrif edip etkisizleştirdiler, eş zamanlı olarak Katolik-Ortodoks-Protestan etiğini ve İslam Etiğini yetiştirdikleri profesyoneller aracılığı ile yok ettiler; bugün diktatör Arap liderleri, aynı satanist gücün birer piyonu olarak elde ettikleri dokunulmazlıkla hem İslam'a hem de Müslümanlara yönelik soykırım politikalarını acımasızca uygulamaktadırlar. Yayınladığımız bu çeviri seti, eksik bilinenlerle örtülmek istenen gerçeğin açığa çıkması için faydalı olacaktır diye düşünüyoruz.
Seçkin Deniz, 13.10.2020

The Globalists and the Islamists:
Fomenting the "Clash of Civilizations" for a New World Order

Bu çalışmanın Birinci Bölümünde anlattığımız gibi, Üçüncü Dünya'ya yapılan ilk saldırı, 1973 Yom Kippur savaşıyla bağlantılı olarak petrol fiyatlarında önceden planlanmış büyük bir artış şeklinde geldi. Ekonomiler enerji arzı olmadan gelişemez ve enerji fiyatlarının dört katına çıkmış olması Hindistan, Brezilya, Pakistan, Endonezya ve Meksika gibi ülkeler için büyük bir gerilemeydi. Daha sonra Pakistan Devlet Başkanı Butto, nükleer enerji geliştirerek durumu çözmeye çalıştığında Kissinger, "Sizi başkalarına ibret olsun diye cezalandıracağız!" diyerek onu tehdit etti. (9) İran Şahı da, ülkesinde bol miktarda petrol bulunmasına rağmen, nükleer enerji geliştirmek için bir program başlatmıştı. Her iki lider de hızla devre dışı bırakıldı.

13 Ekim 2020 Salı

SA8901/SD1836: 'Yüce Dolar' Kayıyor mu?

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Clinton Yönetimi sırasında Beyaz Saray Ekonomi Danışmanları Konseyi'nde Uluslararası İlişkiler Kıdemli Ekonomisti, Uluslararası Para Fonu, ABD Federal Rezervi ve Dünya Bankası eski çalışanı, New York Üniversitesi Stern İşletme Fakültesi Ekonomi Profesörü ve Roubini Macro Associates'in Başkanı olan Nouriel Roubini'ye aittir ve Dolar'ın küresel egemenliğine odaklanmaktadır. Analiz Dolar'ın ve Dolar'a bağlı olarak yaşayan ABD'nin net bir küresel fotoğrafını çekmektedir; Türkiye'nin ya da herhangi bir gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkenin nasıl bir 'Militarist Dolar' tarafından tehdit edildiğini görmenizi sağlayacaktır.
Seçkin Deniz, 13.10.2020

Is the Almighty Dollar Slipping?
"Doların ana küresel rezerv para birimi olarak yaklaşan çöküşünün sinyalini vermekten çok, mevcut makroekonomik bağlamda doların keskin değer kaybı beklenebilir. Doların hegemonyasını aşındırabilecek güçler daha yavaş hareket ediyor ve uzaklaşıyor."

ABD dolarının son dönemlerdeki keskin değer kaybı, ana küresel rezerv para birimi olma rolünü kaybedebileceği endişelerine yol açtı. Sonuçta, ABD Merkez Bankası’nın - dünyanın kilit para birimini daha da düşürmekle tehdit eden agresif parasal genişlemesine ek olarak - altın fiyatları ve enflasyon beklentileri de yükseliyor.

Seçkin Deniz Twitter Akışı