“Bir insana intisap gayreti
cehaletten başka ne ki?”
İnsanın mayasında iki
şey bulunur, bu iki şeyden hangisi galip gelirse insanın hayatı öyle geçer. Bunlardan
bir tanesi hükümdar olma isteğidir, bu isteğe ram olan kimseler ölene dek kimseyi
kaale almazlar. Onlar emrederler, başkaları yapar. İşlerin en doğrusunu onlar
bilir, başkası hep eksik bilir. Onlar hasbelkader yanlış da yapsalar işin
günahını yükleyecek birini hemen bulurlar. Öteki şey ise bir hükümdara kul olma
isteğidir. Bu isteklerine mağlup olanlar hiç mesuliyet almazlar, emredileni
yaparlar; başlarına gelene hiç itiraz etmezler. Hükümdarlarından başka hükümdar
da istemezler.
Hükümdarlarla kulları
bir ömür beraberce yaşamaya meyillidir. İnsanın atalarına bakın, hiç değişiklik
görmezsiniz. Şu kadar uzun ömrümde, hakkıma, etrafımdakilerin hakkına el
uzatanlarla hep mücadele ettim. Kimsenin aklına itibar etmedim. Etrafım
cahildi; okuma yazması yoktu koca köyün. İki tane molla vardı, bir de askerde
Ali Okulu’ndan yeni yazı öğrenenler. Ali Okulu’ndan okuma yazma öğrenenler de
bir mektubu yola düzecek kadar maharetli değillerdi.
