Brookings etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Brookings etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ekim 2021 Cumartesi

SA9402/MT16: Küresel Düzen'de Kontrollü Evrim; "Merkez Tutamıyor"

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, (Neo-Con ve Satanist ideolojiye sahip) Brookings Enstitüsü'nün Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Merkezi Direktörü Thomas Wright'a aittir ve Pandemi sonrası Ulusötesi tehditler Büyük Güç Rekabetinin nasıl olması gerektiğine odaklanarak, II. Dünya Savaşı sonrası oluşturulan Yeni Dünya Düzeni'nin kontrollü olarak nasıl dönüştürüleceğini dikte etmektedir. Analist'in ait olduğu kliğin kibirli ve hükmedici dilini kullandığı analizde kurduğu cümleler ve ulaşmak istediği hedefler açıktır; Covid-19 salgını ve bu salgın çerçevesinde şekillenen yeni küresel düzenin bütün ayrıntılarını, uluslararası ilişkilerde ısrarla ve özenle geliştirilen İklim Değişikliği literatürünün ne tür bir yeni baskıcı sisteme evrileceğine dair soruları cevaplayacak niteliktedir. Thomas Wright'ın, "Biri büyük ölçüde demokratik olan ve ABD tarafından yönetilen ve diğeri otoriter olan ve Çin tarafından yönetilen iki ayrı güç grubu istikrarlı bir şekilde ortaya çıkıyor. Bu takımyıldızlar birbirine bağımlıdır, ancak güvensizlik ve rekabet tarafından parçalanmıştır." diyerek kabaca yeni düzenin nasıl olacağını açıklarken, gerekçelerini de bugüne dek hazırlanan 'İklim Krizi Literatürü'ne dayandırmaktadır: "İklim konusundaki bilimsel fikir birliğini temsil eden uluslararası uzmanlar organı olan Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli'ne göre, dünya, bilim adamlarının tahmin ettiği değişim hızına ve büyüklüğe göre yüzyılın sonuna kadar yaklaşık üç santigrat derece ısınma yolunda ilerliyor; felaket olabilir uyarısı yapılıyor. Ciddi, işbirliğine dayalı eylem yoksa, dünya daha sık kuraklık ve orman yangınları görecek; daha yoğun kasırgalar, fırtınalar ve seller yaşanacak; hastalıklar hayvanlardan insanlara daha fazla bulaşacak; yüz milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açan deniz seviyesinin yükselmesi birçok kıyı bölgesinin ve alçakta bulunan ulusların sular altında kalmasına neden olacak ve okyanus ve karasal ekosistemlerin tahribatı artacak." Yazar, Covid-19 salgını ile bütün insanlığı, nefes alma özgürlüğünden dahi mahrum bırakan ve insanların bedenlerinin dokunulmazlığını hiçe sayan ve sosyalleşme ihtiyaçlarını tarihte görülmemiş bir şekilde yasaklayan faşist devlet uygulamalarından elde edilen sonuçlara bağlı olarak yeni bir kuşatma stratejisi ortaya koymaktadır: "Agresif bir şekilde ekonomilerini karbondan arındıran ülkeler, bunu yapmayan ülkelere yaptırımlar ve diğer ticaret kısıtlamaları getirerek karşı tepkilere ve yeni ticaret savaşlarına yol açabilir." Analizdeki köşeli yaklaşımlardan görüleceği üzere, İklim Krizi Literatürü'ndeki zorlayıcı dilin uluslararası düzenin yeni bir kaldıracı olarak gündemde olduğu artık sabittir: "Amerika Birleşik Devletleri, Trump'ın yaptığı gibi karbon emisyonlarını azaltma çabalarını baltalamak isteyen başka bir başkan seçerse, iklim değişikliği transatlantik ittifakı bile zorlayabilir. ABD hükümeti iklim politikası konusunda Avrupa ile geniş çapta uyumlu kalsa bile, Kongre karbon emisyonlarını azaltma veya temiz teknolojiye yatırım yapma taahhütleri gibi anlamlı iklim eylemlerini engellerse Avrupalılar yine de hoşnutsuz hale gelebilir. Bu da Avrupa'nın ABD önderliğindeki uluslararası düzeni korumaya yardım etme isteğini azaltabilir." Yazarın kaygılı olduğu konu ABD sağının ya da solunun Çin ile rekabete ya da işbirliğine odaklı farklı yaklaşımları değil, eskiyen ve dağılan Dünya Düzeni'nin kontrollü bir şekilde nasıl değiştirileceğidir: "Ulusötesi tehditler konusunda işbirliği ihtiyacı, Amerika Birleşik Devletleri'nin Çin ile rekabet etme şeklini değiştirmelidir; rekabet edip etmemesini değil. ABD'li yetkililer Çin'den tamamen vazgeçmemeli; bunun yerine, Pekin ile hem ikili hem de çok taraflı ortamlarda çalışmak için iyi niyetli bir çaba göstermeliler. ABD-Çin işbirliğinde katı sınırlar olduğunu kabul etmek, hiçbir işbirliğinin mümkün olmadığını söylemekle aynı şey değildir. Çin'in pandemiler ve iklim değişikliğiyle mücadelede çıkarı var ve diplomasi kademeli olarak yardımcı olabilir. Ancak asıl zorluk, Çin ve diğer rakiplerle işbirliği gerekenden daha az olduğunda ne yapılacağına karar vermektir. Birleşik Devletler'in, istekli koalisyonlar yoluyla ortak zorlukların üstesinden gelmek için bir yedek plana ihtiyacı var." Analizin, 'Merkez Tutamıyor' şeklindeki başlığını "Küresel Düzen'de Kontrollü Evrim; "Merkez Tutamıyor" şeklinde değiştirmemizin temel sebebi de budur. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Eylül 2021'de Türkiye'nin henüz imzalamadığı, Kabine toplantısı sonrası TBMM'ye sevk etme kararı aldıklarını açıkladığı Paris İklim Anlaşması ile ilgili söyledikleri bu anlamda değerlendirilmelidir: "Kasım ayında Glasgow'da yapılacak İklim Değişikliği Zirvesi'ne kadar onay sürecini tamamlamış olacağız. Orta ve uzun vadeli tüm kalkınma programlarımızı yeşil kalkınma devriminin gerektirdiği yapısal dönüşümün rehberliğinde hazırlayacak ve yürüteceğiz. Paris İklim Anlaşması ile 2053’e kadar uzanan bir perspektifte orta ve uzun vadeli hedef haline getiriyoruz. Birileri sırf bunun altında bizim hükümetimizin, Cumhur İttifakı'nın imzası var diye yapılan işi değersiz hale getirme, önemsizleştirmeye, hatta tam tersini göstermeye çalışsa da gerçekten tarihi bir karar aldık" Sera gazı emisyonlarını 2050 yılına kadar net sıfıra indirmeyi amaçlayan ve İklim değişikliğiyle mücadelede sanayi ve ticaret politikalarını değiştiren Avrupa Birliği, ithalatta "sınırda karbon düzenlemesi" getiriyor. Türkiye'nin ihracatını sürdürebilmesi için bu düzenlemeyi TBMM'den geçirmesi zorunlu hale getirilmiş durumdadır. Dünya'yı çevre ve doğa katliamı, savaş ve terörle yaşanmaz hale getiren Satanizm'in (doğal ya da yapay) salgınları, İklim değişiklikleri, kasırgalar, yangınlar, seller gibi ilahî cezaları da insanların kontrol altında tutulması için kullandıkları bir dönemde olduğumuz tartışılmaz bir şekilde ortadadır; Türkiye bu dönemde de Erdoğan liderliğinde yol alma imkanına sahiptir.
Seçkin Deniz, 16.10.2021, Sonsuz Ark


The Center Cannot Hold
"Bölünmüş Bir Dünya Ortak Tehditlerden Kurtulacak mı?"

COVID-19 salgını başlamadan önce Washington'da iki parti özellikle Çin ile büyük güç rekabetinin, ABD dış politikasının ana düzenleyici ilkesi olması konusunda yeni bir fikir birliğine varmıştı. Bazıları, salgının ve ulusötesi tehditlerin Amerikan halkı için yükselen rakip güçlerden daha büyük bir tehlike oluşturduğunu öne sürerek bu kavramı sorguladılar. Vermont'tan bağımsız Senatör Bernie Sanders gibi büyük güç rekabetine şüpheyle bakanlar, ABD'nin iki ülkenin pandemi ve iklim değişikliği gibi sınırsız riskleri yönetmek için birlikte çalışabilmesi için Çin ile gerilimi düşürmeye çalışması gerektiğini savundular.

22 Eylül 2018 Cumartesi

SA6860/SD1138: Afrika'da Hesap Verebilirlik ve Demokrasi Talebi Liderlik Değişimine Yön Veriyor

Sonsuz Ark'ın Notu:
Doğu ve Güney Afrika Ortak Pazarı (COMESA) Ticaret, Gümrük ve Para İşleri Direktörü Francis Mangeni'nin yazdığı ve Sonsuz Ark'ta "Bir Neocon Tasarım AfCFTA; Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi'ni İnşâ Etmek" şeklinde değiştirdiğimiz başlığıyla yayınladığımız analizde, "Afrika’nın belirli devlet başkanlarını belirli kıta programlarını savunmak için tayin etme yöntemi, geçmişte siyasi iradeyi ve teknik uzmanlığı harekete geçirmede oldukça etkili oldu" şeklindeki ifadesi eşliğinde aşağıda çevirisini yayınladığımız analizi okuduğunuzda Afrika'daki liderlik değişimlerinin başlıktaki "Afrika'da Hesap Verebilirlik ve Demokrasi Talebi Liderlik Değişimine Yön Veriyor" önermesi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını anlamanızı sağlayabilir. Analizi dikkatle okuduğunuzda kuracağınız doğru önerme şu olmalıdır: "Afrika'da kurulması planlanan 'AfCFTA; Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi'ne karşı olan bütün Afrika liderleri tasfiye edilecek ve bu neocon projeyi destekleyecek, hayata geçirecek liderler devlet başkanı olarak 'seçtirilecek'tir." Türkiye'nin Afrika politikalarının gecikmeksizin çok katmanlı ve çok zamanlı ve kısa dönemde eş zamanlı stratejik adımlarla güçlendirilmesi gerekmektedir. Çünkü; Türkiye Afrika'da itibarsızlaşan neoconlardan çok daha güçlü ve etkilidir, liderlik değişimlerindeki bu fırsatı kaçırmamalıdır.
Seçkin Deniz, 22.09.2018

Accountability and demand for democracy drive leadership changes in Africa

Afrika'daki son liderlik değişiklikleri, hesap verebilirliğin ve vatandaşların demokrasi taleplerinin oralarda daha da güçlendiğini gösteriyor. Liderlik geçişleri daha sık ve daha pürüzsüz hale geliyor ve geçtiğimiz onyılların aksine, çoğu anayasal araçlarla gerçekleşiyor; buna rağmen sorunlar yine de devam ediyor. Bazı seçimler özgür ve adil değil, favori liderler sistem dışı kalıyor ve bazıları üçüncü dönemde yükselişte görünüyor. 


Bununla birlikte, bazı sert olaylara rağmen, genel eğilim insanların çıkarlarını - yani, hesap verebilirliğin yükselişini - yansıtıyor ve bu güzel bir gelişmedir.

20 Mayıs 2017 Cumartesi

SA4353/Sonsuz Ark-YD41: ABD, Müttefik(!) Ülkeleri İstihbarat ve Operasyonlarda Nasıl Kullanıyor?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki Brookings Analizi, bize ABD'nin müttefik diye pazarladığı veya aldattığı ülkeleri kendi çıkarları için nasıl kullandığını anlatmakta ve bu durumun sürmesi için yerli taşeron veya tetikçi olarak kullanılan devletlerin neden kaotik ya da diktatöryal yönetimlere mahkum olduğunu anlamamızı sağlamaktadır.  Başlık bu yüzden değiştirilmiştir.
Seçkin Deniz, 20.05.2017



How foreign intelligence services help keep America safe
Dış istihbarat servisleri ABDnin güvenli kalmasına nasıl yardımcı oluyor?

Brookings Editörünün Notu: Daniel Byman, belki de herhangi bir diğer politika enstrümanından daha fazla etkili olduğunu yazıyor; yabancı irtibat ilişkileri, DAEŞ ve El-Kaide gibi küresel terörist gruplara karşı terörle mücadelede hayati bir rol oynamaktadır. Bu grupların operasyonlarının coğrafi mesafesi göz önüne alındığında, ABD'nin faaliyet gösterebileceği her ülkede güçlü tek taraflı yeteneklere sahip olması gerçekçi değildir ve öyle olsa bile, bu durum israf olacaktır. Yabancı devletler bu boşluğu dolduruyor ve Birleşik Devletler için bir güç artışı görevi görüyor.

26 Mart 2017 Pazar

SA4140/ÇY4-DB76: ABD'de Su Politikası ve Altyapısı Hakkındaki 10 Gerçek

Sonsuz Ark'ın Notu:
"Dünyanın en gelişmiş ülkesi ve daha doğrusu imparatorluğu olan Amerika Birleşik Devletleri'nde su sorunu çok ciddi boyutlarda. Ulusal Baraj Envanteri'ne göre, ABD federal hükümeti, ülkedeki 90 bin barajın yalnızca yaklaşık yüzde 3,7'sine sahiptir. Birçok içme suyu şirketi, artan su altyapı yatırımını takip etmek için yaygın finansal ve ekonomik zorluklarla yüz yüzedir."
Seçkin Deniz, 26.03.2017


10 facts about water policy and infrastructure in the US

Michigan, Flint'teki su güvenliği krizinden California'da Oroville Barajı'ndaki felakete kadar suyla ilgili birçok olay manşet oluyor ve ABD'nin kritik su sistemlerini güvenli ve işlevsel kılmaya odaklanması sorgulanıyor.

ABD odaklı Su Haftası ve Dünya Su Günü öncesinde, Brookings uzmanları su altyapısının birçok boyutunu araştırdı. Araştırmalarından elde edilen 10 gerçek aşağıda vurgulanmıştır.

6 Mart 2017 Pazartesi

SA4061/ÇY4-DB75: Brookings Perspektifi: NATO Genişlemesi Olmadan Doğu Avrupa'yı Korumak

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki analiz, Doğu Avrupa'da konumlanan yüzlerce Amerikan tankının, Karadeniz'de sürekli gerilim üreten Amerikan savaş uçakları ve gemilerinin karşısına dizilen Rus kuvvetlerinin ne tür bir sandviç teorisi ile dünyayı baskı altına aldığını; aynı zamanda ekonomik olarak güçlü İskandinav ülkelerini yalnızlaştırmanın, NATO'suz bırakarak gerilimi yaymanın yollarını anlatmaktadır.
Seçkin Deniz, 06.03.2017


Securing Eastern Europe without more NATO expansion

Wall Street Journal'ın bugünkü görüş bölümünde NATO'nun genişlemesinin -iyi niyetli ve gerçekten askeri anlamda Rusya'yı tehdit edici olmakla birlikte- ABD-Rusya ilişkilerindeki mevcut krize katkıda bulunduğunu iddia ediyorum.

Soğuk Savaşın bitiminden bu yana NATO'nun 12 üyesi (üç Baltık ülkesi dahil) 28 üyesi bulunuyor. Birçok açıdan olumlu sonuçlar elde etmiş olan- bu genişleme için ABD-Rusya ilişkileri üzerinde olası etkileri için her zaman tartışılabilir bir teklif olsa dahi, Rusya'ya hiçbir özür borçlu değiliz. 

25 Şubat 2017 Cumartesi

SA4021/Sonsuz Ark-YD40: Brookings Emirleri: Güç Mevzilerinin İnşâsı; ABD için Bir Ulusal Güvenlik Stratejisi

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki analizin başlığını 'Trump'a Uyması için Neocon Emirler' diyerek değiştirmemiz mümkündü, çünkü içerik, eski statükonun, eski dünya düzeninin devam etmesini isteyen ve bunun için varoluş savaşı veren neocon alışkanlıkla, birazdan göreceğiniz gibi 'emir kipi'nde cümlelerle dolu, girişte -meli, -malı olarak okuru karşılayan yapay nezaket dili, biraz sonra yerini yapılacaklar ve yapılmayacaklar listelerinin oluşturduğu tipik hastalıklı neocon zihniyetin ürünü dile bırakacaktır. Eric S. Edelman ve Robert Kagan gibi isimlerin üretebileceği en yumuşak dile sahip analiz ya da emirler katalogu da denebilir, çevirisini sunduğumuz aşağıdaki metne. Ve doğal olarak bu hastalıklı karakterlerin zihninde Türkiye diye bir yer yok, analizde özel başlık açma gereği bile duymadıklarını görüyoruz. Oysa aynı ekip Türkiye'de 15 Temmuz Darbesini düzenleyen neocon yapının üyesiydi. 15 Temmuz'da yaşadıkları yenilgi onları dünyayı yönetme küstahlığından vazgeçirmiş değil. Aşağıdaki emirler listesi paniklemiş bir psikoloji ile Trump'a her şeyi Obama, Bush öncesi döneme döndürmeyi önermektedir ve en önemlisi artık ABD'nin güçlendirmesi gereken yıkılmış bir imajı olduğunu da böylece tescil etmekte olduklarının da farkında değiller. Aşağıdaki metin dünyayı yönetecek bir akla sahip olmadıklarını net bir şekilde yansıtmayı başaran hastalıklı karakterlerin ürünü olarak görülmelidir.
24.02.2017'de, “Burası Amerika Birleşik Devletleri ve ben burayı temsil ediyorum. Ben dünyayı temsil etmiyorum." diyen ABD Başkanı Donald Trump, bu tür 'emirlere' nasıl tepki veriyor, açık bir şekilde görülmektedir.

Seçkin Deniz, 25.02.2017

REPORT
Building “situations of strength”
A national security strategy for the United States

Brookings Editörünün Notu: Chaos Görev Gücü'ndeki Brookings çalışması, 2015'in başından bu yana, bir ABD jeopolitik rekabet dönemi için ABD politikasını özetleyen "Güçlü durumlar oluşturmak- Building “situations of strength”" taslağı hazırlamak için Cumhuriyetçi ve Demokrat dış politika uzmanlarını bir araya getirdi. Brookings'in bu çok yıllı girişimine Martin Indyk, Bruce Jones, Robert Kagan ve Thomas Wright'a Derek Chollet, Eric Edelman, Michèle Flournoy, Stephen Hadley, Kristen Silverberg ve Jake Sullivan katıldı. Chaos projesinden Brookings'in bu Çalışması, 21. yüzyıl için uluslararası düzeni savunmak ve reform yapmak için analiz ve politika önerileri sunmak üzere tasarlandı.

Seçkin Deniz Twitter Akışı