Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk
Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, (Neo-Con ve Satanist ideolojiye sahip) Brookings Enstitüsü'nün Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Merkezi Direktörü Thomas Wright'a aittir ve Pandemi sonrası Ulusötesi tehditler Büyük Güç Rekabetinin nasıl olması gerektiğine odaklanarak, II. Dünya Savaşı sonrası oluşturulan Yeni Dünya Düzeni'nin kontrollü olarak nasıl dönüştürüleceğini dikte etmektedir. Analist'in ait olduğu kliğin kibirli ve hükmedici dilini kullandığı analizde kurduğu cümleler ve ulaşmak istediği hedefler açıktır; Covid-19 salgını ve bu salgın çerçevesinde şekillenen yeni küresel düzenin bütün ayrıntılarını, uluslararası ilişkilerde ısrarla ve özenle geliştirilen İklim Değişikliği literatürünün ne tür bir yeni baskıcı sisteme evrileceğine dair soruları cevaplayacak niteliktedir. Thomas Wright'ın, "Biri büyük ölçüde demokratik olan ve ABD tarafından yönetilen ve diğeri otoriter olan ve Çin tarafından yönetilen iki ayrı güç grubu istikrarlı bir şekilde ortaya çıkıyor. Bu takımyıldızlar birbirine bağımlıdır, ancak güvensizlik ve rekabet tarafından parçalanmıştır." diyerek kabaca yeni düzenin nasıl olacağını açıklarken, gerekçelerini de bugüne dek hazırlanan 'İklim Krizi Literatürü'ne dayandırmaktadır: "İklim konusundaki bilimsel fikir birliğini temsil eden uluslararası uzmanlar organı olan Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli'ne göre, dünya, bilim adamlarının tahmin ettiği değişim hızına ve büyüklüğe göre yüzyılın sonuna kadar yaklaşık üç santigrat derece ısınma yolunda ilerliyor; felaket olabilir uyarısı yapılıyor. Ciddi, işbirliğine dayalı eylem yoksa, dünya daha sık kuraklık ve orman yangınları görecek; daha yoğun kasırgalar, fırtınalar ve seller yaşanacak; hastalıklar hayvanlardan insanlara daha fazla bulaşacak; yüz milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açan deniz seviyesinin yükselmesi birçok kıyı bölgesinin ve alçakta bulunan ulusların sular altında kalmasına neden olacak ve okyanus ve karasal ekosistemlerin tahribatı artacak." Yazar, Covid-19 salgını ile bütün insanlığı, nefes alma özgürlüğünden dahi mahrum bırakan ve insanların bedenlerinin dokunulmazlığını hiçe sayan ve sosyalleşme ihtiyaçlarını tarihte görülmemiş bir şekilde yasaklayan faşist devlet uygulamalarından elde edilen sonuçlara bağlı olarak yeni bir kuşatma stratejisi ortaya koymaktadır: "Agresif bir şekilde ekonomilerini karbondan arındıran ülkeler, bunu yapmayan ülkelere yaptırımlar ve diğer ticaret kısıtlamaları getirerek karşı tepkilere ve yeni ticaret savaşlarına yol açabilir." Analizdeki köşeli yaklaşımlardan görüleceği üzere, İklim Krizi Literatürü'ndeki zorlayıcı dilin uluslararası düzenin yeni bir kaldıracı olarak gündemde olduğu artık sabittir: "Amerika Birleşik Devletleri, Trump'ın yaptığı gibi karbon emisyonlarını azaltma çabalarını baltalamak isteyen başka bir başkan seçerse, iklim değişikliği transatlantik ittifakı bile zorlayabilir. ABD hükümeti iklim politikası konusunda Avrupa ile geniş çapta uyumlu kalsa bile, Kongre karbon emisyonlarını azaltma veya temiz teknolojiye yatırım yapma taahhütleri gibi anlamlı iklim eylemlerini engellerse Avrupalılar yine de hoşnutsuz hale gelebilir. Bu da Avrupa'nın ABD önderliğindeki uluslararası düzeni korumaya yardım etme isteğini azaltabilir." Yazarın kaygılı olduğu konu ABD sağının ya da solunun Çin ile rekabete ya da işbirliğine odaklı farklı yaklaşımları değil, eskiyen ve dağılan Dünya Düzeni'nin kontrollü bir şekilde nasıl değiştirileceğidir: "Ulusötesi tehditler konusunda işbirliği ihtiyacı, Amerika Birleşik Devletleri'nin Çin ile rekabet etme şeklini değiştirmelidir; rekabet edip etmemesini değil. ABD'li yetkililer Çin'den tamamen vazgeçmemeli; bunun yerine, Pekin ile hem ikili hem de çok taraflı ortamlarda çalışmak için iyi niyetli bir çaba göstermeliler. ABD-Çin işbirliğinde katı sınırlar olduğunu kabul etmek, hiçbir işbirliğinin mümkün olmadığını söylemekle aynı şey değildir. Çin'in pandemiler ve iklim değişikliğiyle mücadelede çıkarı var ve diplomasi kademeli olarak yardımcı olabilir. Ancak asıl zorluk, Çin ve diğer rakiplerle işbirliği gerekenden daha az olduğunda ne yapılacağına karar vermektir. Birleşik Devletler'in, istekli koalisyonlar yoluyla ortak zorlukların üstesinden gelmek için bir yedek plana ihtiyacı var." Analizin, 'Merkez Tutamıyor' şeklindeki başlığını "Küresel Düzen'de Kontrollü Evrim; "Merkez Tutamıyor" şeklinde değiştirmemizin temel sebebi de budur. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Eylül 2021'de Türkiye'nin henüz imzalamadığı, Kabine toplantısı sonrası TBMM'ye sevk etme kararı aldıklarını açıkladığı Paris İklim Anlaşması ile ilgili söyledikleri bu anlamda değerlendirilmelidir: "Kasım ayında Glasgow'da yapılacak İklim Değişikliği Zirvesi'ne kadar onay sürecini tamamlamış olacağız. Orta ve uzun vadeli tüm kalkınma programlarımızı yeşil kalkınma devriminin gerektirdiği yapısal dönüşümün rehberliğinde hazırlayacak ve yürüteceğiz. Paris İklim Anlaşması ile 2053’e kadar uzanan bir perspektifte orta ve uzun vadeli hedef haline getiriyoruz. Birileri sırf bunun altında bizim hükümetimizin, Cumhur İttifakı'nın imzası var diye yapılan işi değersiz hale getirme, önemsizleştirmeye, hatta tam tersini göstermeye çalışsa da gerçekten tarihi bir karar aldık" Sera gazı emisyonlarını 2050 yılına kadar net sıfıra indirmeyi amaçlayan ve İklim değişikliğiyle mücadelede sanayi ve ticaret politikalarını değiştiren Avrupa Birliği, ithalatta "sınırda karbon düzenlemesi" getiriyor. Türkiye'nin ihracatını sürdürebilmesi için bu düzenlemeyi TBMM'den geçirmesi zorunlu hale getirilmiş durumdadır. Dünya'yı çevre ve doğa katliamı, savaş ve terörle yaşanmaz hale getiren Satanizm'in (doğal ya da yapay) salgınları, İklim değişiklikleri, kasırgalar, yangınlar, seller gibi ilahî cezaları da insanların kontrol altında tutulması için kullandıkları bir dönemde olduğumuz tartışılmaz bir şekilde ortadadır; Türkiye bu dönemde de Erdoğan liderliğinde yol alma imkanına sahiptir.
Seçkin Deniz, 16.10.2021, Sonsuz Ark
COVID-19 salgını başlamadan önce Washington'da iki parti özellikle Çin ile büyük güç rekabetinin, ABD dış politikasının ana düzenleyici ilkesi olması konusunda yeni bir fikir birliğine varmıştı. Bazıları, salgının ve ulusötesi tehditlerin Amerikan halkı için yükselen rakip güçlerden daha büyük bir tehlike oluşturduğunu öne sürerek bu kavramı sorguladılar. Vermont'tan bağımsız Senatör Bernie Sanders gibi büyük güç rekabetine şüpheyle bakanlar, ABD'nin iki ülkenin pandemi ve iklim değişikliği gibi sınırsız riskleri yönetmek için birlikte çalışabilmesi için Çin ile gerilimi düşürmeye çalışması gerektiğini savundular.




