Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk
Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz,
Bologna (İtalya) Johns Hopkins Üniversitesi, İleri Uluslararası Çalışmalar Okulu Avrupa Kamu Politikası Yüksek Lisans programı Akademik Direktörü ve Oxford Üniversitesi'nden Felsefe, Politika ve Ekonomi alanında lisans ve MIT'den Siyaset Bilimi alanında doktora derecesine sahip olan yardımcı doçent Michael Leigh'e aittir ve Türk-Yunan anlaşmazlıklarına yönelik bir Avrupa Birliği tutumunun nasıl olması gerektiğine odaklanmaktadır. Analist, Macron'a rağmen, "Hem Yunanistan hem de Türkiye, farklı şartlarda da olsa müzakerelere girmeye istekli olduklarını söylüyorlar. Şansölye Merkel ve Yüksek Temsilci Borrell, arabuluculuk yoluyla bunu gerçekleştirmeyi başarırsa, ilgili herkes için kazançlar olacaktır." demesine rağmen Macron'un etkisi altındaki AB Konseyi Başkanı Charles Michel, 4 Eylül 2020 tarihinde, Doğu Akdeniz'de Türkiye ile Yunanistan arasında askeri çatışmaya neden olacağından korkulan gerilimi düşürmek için çok taraflı konferans düzenlenmesi önerisini açıkladı. Daha önce AB Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, birliğin Doğu Akdeniz krizine misilleme olarak Türkiye'ye karşı yeni yaptırımlar hazırladığını, bunların 24-25 Eylül'deki liderler zirvesinde ele alınabileceğini söylemişti. Borrell'i destekleyen Michel, AB liderlerinin 24-25 Eylül'de toplandıklarında Türkiye'ye yönelik havuç-sopa yaklaşımıyla ilgili karara varacaklarını söyledi. Zirveye evsahipliği yapacak olan Michel, AB'nin Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın egemenliğine desteğini teyit edeceğini söyleyerek Türkiye'yi karşı küstah ve diplomasi diline uymayan aşağılayıcı ve bir seviyesiz dille tehdit etti:
"Dış politika araçlarımızı, havuç-sopa yaklaşımımızı, ilişkiyi düzeltmek için hangi araçların kullanılacağını, saygı görmezsek hangi araçlarla tepki gösterileceğini belirleyeceğiz. Saygı görmek istiyoruz." Reuters'e konuşan bir üst düzey AB diplomatı,
"Ankara'nın ciddi şekilde diyaloğa girmesini sağlamak için sopa (yaptırım) kadar havuç da devrede olacak. Bu havuçlar yeni gümrük birliği konusunda ilerleme ve sığınmacı programı için daha fazla para olabilir" demişti. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne vereceği tarihi bir dersin zamanı gelmiş görünüyor. Havuç-Sopa terbiyesizliğinin artık Avrupa'nın karanlık geçmişine kesin bir şekilde ve zaferle gömülmesinin vakti gelmiş görünüyor. 3 Eylül 2020'de gerilimi azaltmak amacıyla görüşmeler gerçekleştiren NATO Genel Sekreteri'nin Türkiye ile Yunanistan arasında teknik düzeyde işbirliği yapılmasına yönelik anlaşmanın sağlandığını açıklamasından sonra Yunanistan'ın bu anlaşmayı yalanlaması üzerine Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu
4 Eylül 2020'de,
"Türkiye ve Yunanistan iki NATO üyesi ülke. Yani müttefik esasen sözde. NATO'nun da böyle bir girişimde bulunması gayet doğal. Brüksel'de NATO Genel Sekreteri bir girişimde bulundu. Bazı tekliflerde bulundu. Bir çatışmanın yaşanmaması için teknik düzeyde Yunanistan ve Türkiye'nin içinde olduğu görüşmelerin başlaması konusunda görüşümüzü sordu. 'Biz her zaman görüşmeden yanayız' dedik. NATO Genel Sekreteri Yunanistan'a görüşünü sordu. Yunanistan 'olur' dedi. Olur dedikten sonra NATO açıklama yaptı. Fakat biz şaşırmadık. Maalesef Yunanistan NATO Genel Sekreterini yalanladı. NATO Genel Sekreteri yalan söylemedi. Yalan söyleyen Yunanistan'ın kendisi." diyerek Yunanistan'ı asıl kışkırtan ülkenin Fransa/Macron olduğunu ifade etti ve
"Macron histerik bir hâle büründü" dedi.
Seçkin Deniz, 05.09.2020

An appropriate European Union response to tensions in the Eastern Mediterranean
"Avrupa Birliği, Doğu Akdeniz'deki enerji konusundaki mevcut Yunan-Türk gerilimlerini etkili bir şekilde çözebilirse, daha köklü sorunların üstesinden gelme fırsatı da elde edebilir."
Avrupa Birliği, Doğu Akdeniz’de, NATO ortakları Yunanistan ve Türkiye’nin yanı sıra AB üyesi Kıbrıs’ın da dahil olduğu, kapısının önündeki bir deniz çatışmasında arabuluculuk yapmaya çalışıyor.
AB dışişleri bakanları konuyu tartışıyorlar ve geri adım atmayan Türkiye'ye yaptırımlar uygulanabilir. Ancak şimdiye kadar, en güçlü iki AB ülkesi, farklı ve kafa karıştırıcı mesajlar veren ve tırmanışı engellemeyen "iyi polis, kötü polis" yaklaşımını benimsedi.