Dalgaların Sesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dalgaların Sesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Kasım 2015 Salı

SA2083/SD330: Dalgaların Sesi - Son Gün/ Sessizlik

"Çok olana ne kadar açlardı oysa... ve yürekleri ne kadar da kanlıydı..."


Su, var olduğu günden bu yana hiç bu kadar güzel görünmemişti belki... Okyanus, derinliklerini apaçık seriveriyordu günün ışıklarıyla göklerin yankısını sunarken...

Ve dalgındı dalgalar… hayrandı kadın... suskundu erkek... Ve dar kalınan her kıyı gibi oluvermişti işte sonlu kıyısı okyanus'un...

17 Kasım 2015 Salı

SA2049/SD326: Dalgaların Sesi - 30. Gün/ İki Ses

"Bu kıyı olmamışları değil, olmuşların tekrarından başka bir şey vermiyordu ki..."


Dudakları, durulmuş su kadar sessizdi  genç kadının... Genç adam, ona söylemek istediklerini söylemeyecekti.

Saçlarındaki ışıklar güneşten alınmış gibiydi... göz bebekleri de solgundu...

Ve seslerin aksi okyanustan döndü ansızın:

10 Kasım 2015 Salı

SA2017/SD323: Dalgaların Sesi - 29. Gün/ İki Ses

"Okyanus kuşları derin çığlıklar atmıyorlardı bu kez."


Genç kadın, duru ve sevgi dolu bakışlarıyla aradı gözlerini genç adamın...

"Hiç sana benzeyen birine rastlamadım!" dedi. "Seni tanımak... bir düşte yaşamak gibi!"

Genç adam irkildi... gülümsedi:

"Seni de!" dedi.

3 Kasım 2015 Salı

SA1988/SD319: Dalgaların Sesi - 28. Gün/ İç Sesler

"Genç adamı görmek istedi... döndü baktı, az uzaktan... ona gülümsemek istedi..."


Saçlarının  rengine kanmamıştı genç kadının; gözlerinin de... düşüncelerinin ardsızlığına takılıvermişti yüreği... Elleri ellerindeyken kendi kıyısında değildi okyanusun... hayâllerin içinde de değildi...

Yaşlı Bilge'nin sesinde buluyordu ruhunu... genç kadınsa eşlik ediyordu içine... Özgürlüğün kınanılmayacak rengini bulmuştu esrarengiz ilişkilerin aydınlığında... hiç de yabancı-yalancı değildi okyanusa...

27 Ekim 2015 Salı

SA1951/SD316: Dalgaların Sesi - 27. Gün/ Sessizlik

"Ellerini ve yüreğini çektiğinde seslerin tümünün susmayacağını biliyordu... engelleyemeyecekti çekişlerini..."


Buruk çay tadında yükseldi, yüreklerindeki heyecan... özlememişlerdi hiç, özlemin ilk anlamıyla... Doydukları, duyduklarını anladıkları bu yerde  her şey aynıydı; kendilerinden başka...

Her zamanki gibi dalgaların öyküsünü anlatıyordu, sonsuz kadar sesle okyanus...

20 Ekim 2015 Salı

SA1918/SD312: Dalgaların Sesi - 26. Gün/ İç Ses

"Ve sonsuz gibi gelen renk cümbüşünde mükemmel su canlılarıyla üşümek, onların seslerini dinlemek..."


Hassastı... alınganlıktan çok daha önde, ötede... Anlam kattığı, anlamını kabullendiği kimliği doyasıya anlamak ve onunla anlaşmak isterdi...

Okyanus'un hayatla hemzemin oluşturduğu noktada yüklendiği koca yalnızlık, tükenmeyen uzun bir soluktu... Tükenmesini istediği zamanlar da vardı. Paylaşmanın bir hedef olduğu zamanlar artık eskisi kadar sıkça değildi...

13 Ekim 2015 Salı

SA1876/SD309: Dalgaların Sesi - 25. Gün/ İç Ses

"Gülümsedi telaşsız; evet onu biliyordu... tanıyordu... kıyısında büyüdüğü Okyanus'un dudaklarıyla aynıydı dudakları..."


Genç kadın gerideki zamanı düşündü... eskidikçe heyecanını arttıran zamanı... gülümsedi, uzun süredir ilk kez...

Güzelliğini düşündü. Güzelliğin göreli mesafelerinde hep güzel olduğuna inandığı güzelliklerini düşünürdü... Her insan güzel değildi elbet; güzelliğin, iç ile bir olmaklığın en özlem duyulası nitelik olduğunu biliyordu...

6 Ekim 2015 Salı

SA1846/SA306: Dalgaların Sesi - 24. Gün/ İç Ses

"Ruhuna akıveren her şeyi unutmaya hazırdı... ağırlaşan gözkapaklarını kaldırmaya yeltenmedi hiç... sessizce kaçtı ruhundan..."


Rüzgarın hızıydı yüreğinden geçip giderken üşüdüğünü hissettiren... Dalları kırık ağaçlar gibi, engelleyecek direnci de kalmamıştı sanki...

Yorgundu; neden yorulduğunu bile bilmeden... dalgaların duygulu çırpınışlarında bir yüz, karanlık göğü aydınlatmaya çalışıyor gibiydi...

29 Eylül 2015 Salı

SA1817/SA304: Dalgaların Sesi - 23. Gün/ Sessiz Ses

"Gelince de gidişini, gidiş serüvenini özleyecekti."


Sevgiyle baktı genç adam; özlemişti onu... Bu kıyı, uzun öykülerin sıcak yuvasıydı... Islak ve tutkulu tüm duygular buradaydı; çıplak ve davetkâr... bir o kadar da duru ve günahsız...

Ve buraya hep gelecekti...

22 Eylül 2015 Salı

SA1790/ SD300: Dalgaların Sesi - 22. Gün/ İç Sesler

"İyi bir öykünün iyi kahramanları kıskandılar, kızdılar, özlediler, beklediler, hayâl ettiler, dost oldular ve konuştular... seslerle paylaştılar..."



Tüm öykülerini düşündü genç adam... tuhaflaştı, irkildi ve yeniden düşündü... Aklı başında olmak, ne derin görelilikler sunuyordu insana... Sanatçı kimlikleri hatırladı; ne kadar zıt ve sıradışıydılar.. .insan göreliliklerine göre, normal değildiler...

Öyküler üretilirken de kendisi değildi zaten... ama onu sevmişti... okyanus kıyısındaki bu öyküyü gerçekten sevmişti.

15 Eylül 2015 Salı

SA1760/SD297: Dalgaların Sesi - 21. Gün/ İç Sesler

"Belki 'gereken' konusunda yanılıyordu..."


Genç adam her anki gibi düşünüyordu... onun hayatına gereğinden fazla yayıldığını... düşüncelerinde olması gerekenden daha uzun süre var kaldığını...

Huzursuz hissetmişti. Bu okyanus, bu kıyı, bu gök, bu kuşlar ve bu dalgalar... içlerindeki dalgalar... hayatın tüm dalgaları seslerden müteşekkil değildi sadece... ama sesler dikenleri de gülleri de anlatıyordu işte.

8 Eylül 2015 Salı

SA1729/SD295: Dalgaların Sesi - 20. Gün/ İki Ses

"En mükemmel dokunuşlar ve hissedilen doruk hâzlar da masumdur... ya da bir kol düğmesine dokunan parmak uçlarında yoğunlaşmış amaç asla masum olmayabilir..."


Ne sevinç ne de hüzün... Ilık bir rüzgar sarıyordu ufuklarını okyanusun... Gök ne mavi ne de griydi o akşam... sıradışı çok şey renk katıyordu göğe...

Rakseden heyecanlar saklı duran çatışık fikirlerle gergef örüyordu şüphesiz... heyecanlar, umulmadık trenlere umulmadık yolcular bindirmekten hoşlanırlardı...

1 Eylül 2015 Salı

SA1700/SD292: Dalgaların Sesi - 19. Gün/ İç Sesler

"Dizleri görünmeyene kadar yürüdü, okyanusun içinde... üşüdüğünü sanmıyordu... ısındığını da..."


Ilık yağmur damlaları, yumuşak akışlarını hiç değiştirmeden dokunuyorlardı yüzüne, gözlerine, ellerine...

Çıplak ayaklarıyla koşuyordu kıyısında okyanusun; kolları yanlara açık, yüzü göğe dönüktü... Hızlanıyordu giderek... daha sert çarpıyordu bedenine damlalar... bulanık gökyüzünde bir çift iri göz gülümseyerek bakıyordu ona... başka hiçbir zaman bakmadıkları gibi bakıyorlardı…

28 Ağustos 2015 Cuma

SA1682/SD291: Dalgaların Sesi - 18. Gün/ İç Sesler

"Gülümsedi yine genç adam tünediği kum tepesinin üzerinde; uzaklardan süzülen genç kadının silüetine bakarak..."


Ellerine bakıyordu... daha dün, yumuşacık ve kirsizdi çocuk elleri... hiçbir yara izi yoktu cildinde... Daha dün, yüreği çocukçaydı... yanar, soğur veya coşardı... daha dün, bir bilinmeyen kadar gizli ve garipti...

Genç adam, gülümsedi anlamsızca... ellerini sevdi, içi diye... geçmişi, hatırâları diye... Yaşattı, yok etmeden hatırâlarını... yaptıklarının genç kadına söyledikleriyle çelişmediğini düşündü...

18 Ağustos 2015 Salı

SA1659/SD289: Dalgaların Sesi - 17. Gün/ İç Sesler

"Bir gölge olmak, kâbusa dönüşmeye hazır bir rüya olmaktan daha kötü değildi..."


Sıkıca tutundu hayâllerine genç adam... sarıldı gerçeklerin alın yazısına...

Her şey beyninin içindeydi... anlamak değildi derdi... anlaşılmak da değil... Onu hiç tanımak istemiyordu... ya da sonunu bilmediği bir akıntıda bir dalga boyu yol olmak da değildi içindeki hayâl...

11 Ağustos 2015 Salı

SA1636/SD287: Dalgaların Sesi - 16. Gün/ İki Ses

"Kadın çıplak ayaklarıyla okşadı kum parçacıklarını... eğildi ve hatıralarını avuçlar gibi avuçladı kumu... parmaklarını açtı; kum avucuyla gök arasında duramadı bütün bütün... "


Suskunluklarını bozmak istemediler... sımsıkı kenetlenen birer çift göz, ruhlarının dokunuşlarında somut olan tek şeydi...

Yürüdüler yönsüz, zamansız... yürüdüler, iklimlerin en güzeline; yüreklerine.

Geçmişlerini unutmamışlardı... geriden gelen tüm anılar, adım adım yüreklerinde büyüyen kayalıklara dönüşüyordu... erkek serin sesiyle yakaladı gökte maziyi:

4 Ağustos 2015 Salı

SA1612/SD285: Dalgaların Sesi - 15. Gün/ Yaşlı Bilge'nin Sesi

"...yaşananlar yaşanılmamışçasına heyecan verici... ölü tüm duygular yitirilmemişçesine diri... sonrası bilinmez... tüm bilinmezliklerde olduğu gibi..."


Ayak bileklerine kadar sarıyordu okyanusun suyu. Yürüyor ve düşünüyordu genç adam...

Öykülerinin yaşandığı ülke hiç olmamıştı, olmayacaktı... öyle bir iklim de... başkaca çok şey olmayacaktı...

Gök ve okyanus, ikisinin iklimleriyle iklimlenecek, doğa onların ruh durumlarıyla şekillenecekti... mekân hiç değişmeyecekti... sıradan ruhların sıkıldığı her an, aynılıklar sürecekti...

28 Temmuz 2015 Salı

SA1580/SD281: Dalgaların Sesi - 14. Gün/ İki Ses

"...elleri yan yana bir çift adımla adımladılar, okyanusun kumlarını..."


Doğa'dan bıkılmazdı; bıkmayacaklardı... Genç kadın ve genç erkek gizemin büyüsüne doğada yakalanmışlardı... Yerküreye ait olup da doğanın içermediği nesne yoktu çünkü...

"Seni tanımak, bana mutluluk verdi." dedi genç kadın. "Mutluluklarıma katkını sanırım zamanla daha çok anlayacağım."

21 Temmuz 2015 Salı

SA1556/SD279: Dalgaların Sesi - 13. Gün/ İki Ses

"Derinlerden kımıldadı okyanus; neşesi huylanmıştı bu kez... "


Kum ne sıcaktı ne de soğuk... okyanusa bakıyorlardı yan yana... okyanustan öteye...

"Öykülerin ilkini hatırlamıyorum!" dedi genç adam."Sonuncusunu da tahmin etmem olanaksız."


Issız yüzeyi hafifçe sallanıyordu, okyanusun... 

14 Temmuz 2015 Salı

SA1531/SD276: Dalgaların Sesi - 12. Gün/ İki Ses

"Bıraktığı iz su yüzeyindeki tüm izler gibiydi... Yoktu ve gereksizdi."


Başını kaldırdı... uzunca baktı göz bebeklerine kadının...

Bu kadar zaman salınarak geçip gitmemişti mutlaka zaman... hatırâların arasında kalan sanal sarmal izleri, sesleri buluverdi karşısında... kısa hatıralar, saklı geçmişlerden uzak ve olabildikleri kadar azdı...

Geldiği zamanı hatırladı genç adam; gidişinden pek farklı olmadığını düşündü gelişinin... Anlıyordu artık; olmasını istedikleri olmamıştı ve olmayacaktı da... Bıraktığı iz su yüzeyindeki tüm izler gibiydi... Yoktu ve gereksizdi.

Seçkin Deniz Twitter Akışı