Oruç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oruç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2026 Pazartesi

SA11882/KY20-MEK116: Oruç; Sarsıcı Bir Yüzleşme

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Bireyin ahlakî ve ruhî gelişim ve olgunluğu için değerli bir süreçtir din. Tanrı’ya akıl içinde kalarak, toplumsalı örselemeden varabilmenin makul bir yoludur ama Tanrı ile temas tamamen bireysel bir çaba, kişioğlunun içinde esip duran bazen serin bir bahar meltemi, bazen kırıp döken sert bir fırtına. Din buna makul bir çerçevedir ve hiç şüphesiz çok yanı ile kültürdür. Ama inanmak, cesaretle, cüretle insani kapasiteye dair ciddi bir zorlama işidir."


Fasting; A Shattering Confrontation

Kibirli modernler dine biraz tepeden bakmayı severler; insanlığın tarihini böler, sınıflar, ilkelden moderne doğru lineer bir çizgiye dizerler olan biteni. Kendi tezlerine dayanak diye de insanlık aleminin biraz periferisinde kalmış bir iki üryan kabile, birkaç kemik ve kalıntı üzerinden devasa anlatılar inşa ederler. Bu asık suratlı, mekanik, kalpsiz ve sıkıcı tezler, güçlünün, egemenin, sömürgenin haksızlığına meşruiyet getirdiği için de katlarında onanır, onların fonladığı hormonlu ve besleme bilim çevrelerinde çabucak taraftarlar bulur, medyanın ve iktidarın yarattığı zorunlu meşruiyet zemininde hızla kitlelere yedirilir ve insanlar biraz bıyık altından gülerek bu cilalı, kalpsiz tezlerin mutlak gerçekler olarak buyurulmasını izler.

12 Nisan 2024 Cuma

SA10689/MT254: Skandal Bir Bardak Portakal Suyu Tunus Siyasetinin Yeniden Şekillenmesine Nasıl Yardımcı Oldu?

    Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Tunus'taki İslami hareket üzerine üç kitap yazan Tunuslu gazeteci ve araştırmacı Ahmed Nadhif'e aittir ve Tunus'u Fransız sömürgeciliğinden kurtaran kişi olarak bilinen ve ülkeyi sıfırdan inşa etmek için ekonomik ve sosyal bir plan yapan Tunus Devlet Başkanı Habib Burgiba'nın Mart 1962'de Ramazan ayında canlı yayınlanan televizyon konuşmasında bir bardak portakal suyunu kaldırıp içerek orucunu bozmasına ve vatandaşlarını da aynı şeyi yapmaya çağırması sonrası Tunus siyasetinde yaşanan muhafazakâr ve laik- modernleşmeci merkezli ayrışmalara odaklanmaktadır. 1960'ta Tunus'la neredeyse eş zamanlı olarak Türkiye'de İslam-Müslüman karşıtı bir ABD-NATO darbesi gerçekleştirilmiştir. 20 yıl sonra 12 Eylül 1980'de darbeci Orgeneral Kenan Evren'in başörtüye karşı konuşmaları, Burgiba'nın Oruç karşıtı konuşmaları Müslümanlara ve İslam'a yönelik saldırıların tek merkezli bir  olduğunu kanıtlamaktadır.
Seçkin Deniz, 12.04.2024, Sonsuz Ark

How a Scandalous Glass of Orange Juice Helped To Reshape Tunisian Politics

"Devlet Başkanı Habib Burgiba 1962 yılında Ramazan orucunu alenen bozduğunda muhafazakârlar ve modernleşmeciler arasında onlarca yıl sürecek bir tartışmanın fitilini ateşlemişti."

Mart 1962'de bir gün, Tunus Devlet Başkanı Habib Burgiba Ramazan ayında televizyondan canlı yayında ulusa seslenirken, bir bardak portakal suyunu kaldırıp içerek kutsal orucu bozdu ve vatandaşlarını da aynı şeyi yapmaya çağırdı. 

27 Nisan 2022 Çarşamba

SA9644/MT49: 16/8 Aralıklı Oruç: Yeni Başlayanlar İçin Bir Rehber

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Kur'an-ı Kerim, Bakara Suresi 183-187. Ayetler: 

"Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir. Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O hâlde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler. Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikâfta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar."


16/8 Intermittent Fasting: A Beginner’s Guide

"Gümüş bir kurşun olmasa da, araştırmalar aralıklı oruç tutmanın kilo kaybı, azaltılmış iltihaplanma ve gelişmiş bağışıklık sistemi dahil olmak üzere sağlığa faydalarını göstermiştir."

16/8 aralıklı oruca başlamak mı istiyorsunuz? Bu başlangıç ​​kılavuzu, başlamak için ihtiyacınız olan tüm bilgileri size verecektir. Bu gönderi, 16/8 aralıklı orucun ne olduğunu, orucun faydalarını ve sizin için nasıl işe yarayacağını tartışacak. Ayrıca oruç tutmayı nasıl kolaylaştıracağınız ve sağlığınız için başarılı bir alışkanlık haline getirmeniz konusunda bazı ipuçları sağlayacaktır.

14 Nisan 2022 Perşembe

SA9627/KY20-MEK101: İnanmak Meziyeti

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Yaşama temel olmak, davranış ve duyuşlarımızı belirlemek bakımından inanmak kadar kesin, net ve sükûnet getiren başka bir haslet var değildir. "

Zor iştir inanmak. Hesap yapmadan, kurmadan atılmak işi... Her şeyi ince ince kurarak, hesaplayarak, tedbirler alarak atılan adıma karşılık gerçekten tehlikeli ve zor iştir. Çünkü inanmak eylemi insan kapasitesinin üstünde, biyolojinin imkanlarını muazzam zorlayan bir eylem. Yaratıcılığı da buradan geliyor. Küçük acılar üzerine çokça konuşulabilir, büyük kederler dilsizdir oysa. Oruç, küçücük acılardan yükselen abartılı feryada azıcık ara verip büyük ve dilsiz acıya bir kısa şehadet talebidir. Bir ceviz kabuğu kadar hükmü olmayan gündelik sorunlarımızın ötesine geçip bu yabanda gerçekten ne yapıp ettiğimizin sahici bir muhasebesidir oruç.

4 Mayıs 2020 Pazartesi

SA8563/KY20-MEK92: Oruç: Sarsıcı Bir Yüzleşme

"Oruç kibirle kirlenmiş kalbi birazcık acı, birazcık pişmanlık ve tövbe, birazcık gözyaşı ile incitmek imkanıdır."


Kibirli modernler dine biraz tepeden bakmayı severler; insanlığın tarihini böler, sınıflar, ilkelden moderne doğru lineer bir çizgiye dizerler olan biteni. Kendi tezlerine dayanak diye de insanlık aleminin biraz periferisinde kalmış bir iki üryan kabile, birkaç kemik ve kalıntı üzerinden devasa anlatılar inşa ederler.

6 Haziran 2019 Perşembe

SA7731/KY13-AO260: İnsan'ın Ömrü ve Oyuncakları

“İnsanlar, oyuncaklarıyla oynayan çocuklar gibi oyundalar.”


İnsan ömrü bir kapıdan girip, diğer kapıdan çıkacak kadar kısa. Ancak ‘an’ içinde yaşananlar onu uzun gösterir. Birbirine kenetlenmiş milyonlarca ‘an’ kişiye ‘ölümsüzlük’ hissi bile verebilir.

Vücudumuzdaki bu çoğulcu yapı aldığı çoklu sinyalleri aklımıza ulaştırdığında ömrün gerçek boyutunu anlamamız zorlaşır.

13 Mayıs 2019 Pazartesi

SA7666/KY74-SA2: İnançlara Saygı ve Tahammül

"Toplumsal olarak düzelme, siyasetçiden halka değil, halktan siyasetçiye giderse sağlanır."


Öğrencilik zamanlarımda bir Amerikan restoranında garsonluk yapıyordum. Ramazan ayı geldiğinde yorulmayayım ve yemeklerin içinde bulunmayayım diye beni ön resepsiyona gönderiyorlar, unutup yanımda ağızlarına bir şey atınca özür diliyorlardı.

Mesai sonunda domuzla en ufak temasta bulunmaması için bana ayrı yerde, ayrı ekipmanlarla yemek pişiyordu.Türklere karşı anlam veremediğim kadar nefret duyan Macar asıllı bir ahçı, bana yapılan yemeğe kasten domuz karıştırırken yakalanınca işten atılmıştı.

12 Mayıs 2019 Pazar

SA7662/KY68-EA9: Erdem'in Niçin Hiç Hatrı Yok?

"İnsan yönlerini eziyorlar. Kendi içlerindeki insanı da eziyorlar. Zaten kıyım da böyle başlar. Önce kendi içindeki insana kıyar kişi."


Kürsüde su içen(*), viski fotoğrafları yayınlayan ile oruç tutmayan normal birinin fiilleri aynı değildir. Tutmayan tutmaz. Ona tutmuyor, dersin olur biter. Kürsüden içenin amacı ise meydan okumak ve orucu protesto etmek, sosyal uyuma itiraz etmektir.

Açın yanında "hayvan gibi yeme, içme" diye kendi kalplerinden de mesaj geldiği halde kulak vermiyorlar. İnsan yönlerini eziyorlar. Kendi içlerindeki insanı da eziyorlar. Zaten kıyım da böyle başlar. Önce kendi içindeki insana kıyar kişi.

8 Mayıs 2019 Çarşamba

SA7647/KY1-CÇ624: Ramazan Reklamları için Bir Öneri

Düşünün bir..


Ramazan, reklamcılar için bir tüketim çılgınlığı için fırsat.. her reklam, sofralara konulması gereken ürünleri sergiliyor.. tamam; kapitalizm tüketimle ayakta kalır.. kapitalizmin dayanağı çokça tüketim ve gereksizin gereksinim haline getirilmesidir.. onu anladık.. 

Bir önerim var.. tüketimin engellenmesine yönelik değil.. böyle bir gücüm yok.. tersine belki tüketim çılgınlığına ivme kazandırır.. 

15 Haziran 2018 Cuma

SA6319/AŞ84: Oruç, Bayram ve Zihnimizin Düşmanı Belalarımız

"Oruç evet; biraz düşünmemiz için zaman sağlıyor bize."


Uzunca bir süredir orucu nasıl geçirdiğimizi anlayamıyoruz koskoca bir ay bittiğinde durup düşündüğümüz şimdiki gibi arife-bayram zamanlarında. Çok oldu; belki otuz belki kırk yıl, Ramazan bu kadar hızlı geçmiyordu. Ağır ağır sürükleniyordu gün, ağır ağır öğlen oluyordu ve ağır ağır ikindi, sonra ağır ağır geliyordu akşam, ağır ağır geçiyordu teravih; şimdi öyle değil... Bu kesin.

Bayramın ilk günü bugün, ikinci ve üçüncü gün de alıştığımız ve alıştırdığımız gibi hızla geçip gidiverecek ve biz yine her zamanki hızlı hayatımıza kaldığımız yerden devam edeceğiz. Ama aklıma takılan şey durmuyor, işliyor olduğu yerde... Niye bu kadar çabuk geçti oruç, geçen yıl olduğu gibi. Mevsim de yaz, günler uzuyor, kısa değil... ay da otuz gün, yirmi dokuz değil. Biz neleri kaybettik ki? Ya da biz neleri kazandık? Eskiden ağır geçmesi miydi kusurlu olan, şimdi hızlı geçmesi mi?

SA6318/KY13-AO179: Ramazan Bayramı'na Saygı

"Bayrama bu gözle baktığımızda her birimizin ayrı ayrı bayramını kutlamanın, birbirlerimize kalplerimizi açmanın son derece önemli olduğunu düşünüyorum.."


Bir Ramazan ayını daha tamamlayıp bayramı görmek nasip oldu.

Ülkemiz '% 99’u müslüman' diye tanımlanan bir İslam ülkesi. Ancak istastiki durum böyle olsa da, bu ülkedeki müslümanların tümü İslam'ın öngördüğü ibadetleri tümüyle yerine getirmiyor.

Ramazan ayını diğer aylardan daha farklı olarak çokça ibadetle geçirenlerimiz olduğu gibi, sadece Ramazan orucunu tutup başka ibadetleri yerine getirmeyenlerimiz de var.

2 Haziran 2018 Cumartesi

SA6243/KY13-AO177: Lüks Mekânlarda İftarlar ve Fiyatlar

 "Ancak o uçuk fiyatların olduğu mekanlarda iftar düzenlemek, iftar yapmak oruçla amaçlanan ibadet mantığına tamamen ters bir şey."


Allah rızası için oruç tutup, boğaza karşı lüks otellerde iftar yapmak övünülecek ve arzulanacak bir durum haline gelmişse ve bu gibi şeyler yadırganmıyor; din adına, Ramazan adına şurada, burada millete anlattıklarında bu garabete değinilmiyorsa, din bu topluma bir şey katmıyor demektir.

Lüks ve pahalı mekanlara karşı değilim, bunlar gelişmiş ülkelerin tümünde var. 

Kalite, manzara, mekan farklılığı elbette fiyata yansır. Ancak o uçuk fiyatların olduğu mekanlarda iftar düzenlemek, iftar yapmak oruçla amaçlanan ibadet mantığına tamamen ters bir şey.

14 Mayıs 2018 Pazartesi

SA6136/ÇY11-HK11: Hasretimizin Vakti Hiç Değişmiyor; Hep 11 Ay

Artık yavaş yavaş kışa dönüyor Ramazan ve hasretimizin vakti hiç değişmiyor. Hep 11 ay!

 

Yarın gece sahura kalkıp, çarşamba günü ilk orucumuzla Ramazan ayına başlamış olacağız. Sahuruyla, pidesiyle, iftarıyla, tahinli ekmeğiyle özlenen tatlarla buluşmak bir yana, Kuran-ı Kerim ayı olması vesilesiyle de kitabımızla daha çok ilgilenmek, teravihlerle yatsı namazının keyfine varmakta ayrı bir heyecan ve mutluluk... Bu saydığım güzellikler Ramazan-ı Şerif’i sevmeye sadece birkaç sebep.

İlk oruç tutmaya başladığımız zamanlar kış oruçlarına denk geliyordu. Sahurda, sobanın fırınında ısıtılan tahinli ekmekler, gün boyu bizi tok tutar ama yağlı olması nedeniyle de hemen susatırdı. 

4 Temmuz 2015 Cumartesi

SA1487/KY26-CA10: Arınma Fırsatı

"Dokunulmazlığı sürekli güncellenen başarı ve mutluluk mitleri tarafından yönlendiriliyor adımlarımız"


Aradan sadece bir yıl geçti, yine de sahur sofrası hazırlığı her seferinde şaşırtıcı geliyor. Ramazan, ezberlerimizin bozulduğu ay. Ömür boyu bildiğinizi sandığınız her şeyi başka türlü öğrenmek ve unuttuklarınızı hatırlamak üzere en başa dönüyorsunuz. Alışkanlıkların tersine dönmesiyle yaşanan karmaşaya ihtiyacı var insan benliğinin.

Ramazan geliyor ve hatırlatıyor: Hazırladığımız sofraların düzeninde bir yanlışlık, önemli işlerimizin sıralamasında bir karışma var.   Alıştığımız düzen alt üst olup yeniden kurulmalı.  İftar sofrasında Allah’ın misafiriyiz, elini elimizden hiç çekmesin bu sofrada, buna emin olmak isterken, o gelmesin, şu da yanıma oturmasın, demeye ne hakkımız olabilir?

19 Temmuz 2014 Cumartesi

SA785/ÇY2- HK5: Seküler Dünya’nın Çarkları Arasında Direkli Oruçlar ve Dualar

“Ramazan ayı kimileri için bir önem arz etmiyor artık, kimileri için de Ramazan'ı çocuklara anlatmak”


Her sene daha bir özençle, heyecanla başlarız Ramazan Ayı'na. Birçok plan yaparız liyakatine erişebilmek için. Son yıllarda hepimizin bildiği gibi acılı ve buruk geçiyor Ramazan-ı Şerif'imiz. Müslüman coğrafyanın maruz kaldığı zulüm, bütün gün aç ve susuz iftarı bekleyen bizlerin lokmasını boğazına diziyor. Bir gözümüz medyada fakat gelişmekte olan sadece küffarın zulüm çemberi; gitgide büyüyor ve uzuvlarından ayrılmış çocuk cesetleri, vahşette gelinen noktayı gösteriyor.

Annem  'Gavur bile gününü sayar' derdi, Ramazan'a hürmet gerek kabilinden... Bu zulmü reva görenlere ben ‘gavur’ demiyorum, nice gavur gördü bu coğrafya; iç içe yaşadık, hal hatır sorduk, yardım ettik birbirimize, dersem hakaret etmiş olurum onlara.

12 Temmuz 2014 Cumartesi

SA769/DT26: Çocuk Orucu Bir Direniş Eğitimidir

“Bedeninin ve nefsinin baskılarına karşı gelmeyi öğreniyor çocuk oruç tutarak.”


Bir arkadaşımın, çocuklarımızın oruç tuttuğunu söylediğimde, bana “Çocuklarına baskı yapmıyorsun değil mi?” diye sorması beni şaşırtmamıştı. 'Baskı' yeni çağın en sihirli sözcüğü, acil uyarılar tıpatıp aynı; “Baskı yapmak kötü bir şey, aman baskı yapmayalım!” Doğru baskı yapmayalım, ama baskının ne olduğunu tartışmamız lazım ve çocuklarımıza bunu öğretmemiz ve bu sorunu çözerek yürümemiz lazım. Annenin vücudu karnındaki bebeğe baskı yapmazsa çocuk doğamaz ve eğer bu baskı orantılı olmazsa çocuk doğarken ölür. Baskıyı zorbalıktan ayırmadan sağlıklı düşünmemiz mümkün olmaz.

Arkadaşıma, bizdeki çocuk alıştırma oruçlarından bahsettim. Çocukluğumdan, çocukluğumun o küçücük masum kaoslarından. "Yeme ve içme isteği başlı başına birer baskı örnekleridir, bundan kimse bahsetmiyor mesela. Oruç tutmak bu baskıya başkaldırmaktır", dedim. Şaşırdı. Çocukları oruç tutmaya alıştırmak, bedenin ve nefsin baskılarına karşı direnmeyi öğretmektir, diye de ekledim. “Doğru!”, dedi. “Hiç böyle düşünmemiştim”

29 Haziran 2014 Pazar

SA742/AS60: TRT’de Tasavvuf Kısırdöngüsü

"Muhakkak iyi bir şeydi Tasavvuf ve diğer şeyler. Kur’an dinlemesek ne olurdu ki?"


TRT’de Hayko Cepkin’in ‘Demedim mi’ adlı klibi sık sık/yerli yersiz dönüp duruyor. Ekranın sağ alt kenarında bir de ilahiler vurgusu var. Birer şarkı formatına dönüştürülen ilahilere karşı olumsuz bakışımı korurken, aslında ilahilerin tasavvufu beslediğinin ve yaygınlaştırdığının da farkındaydım. Tasavvuf’a karşı ironik bir konumlandırma yapıldığını da düşünüyorum.
***
TRT’de tasavvuf fırtınası estiğine dair zihnimde peydahlanan her şey sunuculuğunu Serdar Tuncer’in yaptığı TRT 1’deki Ramazan Sevinci (1)programını izlerken birdenbire gelen öfke dalgasıyla başladı. Öfke kıvılcımlarının kafamın içinde dönüp durmasının öyküsünden bahsetmek istiyorum size. Olayın öncesini de anlatmam gerekir. Ramazan’ın başından beri iftardan önce hep Kur’an okunmasını bekledim; tefsir yapılsın, mealler üzerinden açıklayıcı bilgiler verilsin, Hadislerin ışığında kişisel ve sosyal sorunlar irdelensin, Hz.Peygamber’in hayatından hadiseler aktarılsın, sahabilerle ilgili öyküler anlatılsın vesaire. Bugün 15. Gün de bitti ve ben beklediklerimin hiçbiri ile karşılaşmadım. İstanbul’da ikamet edenler için herhalde Kur’an tilavetini izlemek ve dinlemek nasip olmuştur.

Seçkin Deniz Twitter Akışı