Blackstone etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blackstone etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Haziran 2026 Pazartesi

SA12020/EK140: Blackstone-VFS Global, Avrupa Vizelerini Nasıl 'Büyük Bir İş'e Dönüştürdü?

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analizLighthouse Reports'ta araştırmacı gazeteci olarak çalışan Margot Gibbs, Lighthouse Reports'ta araştırma editörü olarak görev yapan May Bulman ve Yeni Delhi merkezli, Lighthouse Reports ile çalışan bir araştırmacı gazeteci Sarasvati Thuppadolla'nın ortak çalışmasıdır ve Avrupa ülkelerine vize başvurularında tekel konumuna gelen Blackstone-VHS Global Şirketinin fahiş ücretli vize uygulamalarına ve şirketin yolculara karşı tavırlarına odaklanmaktadır. Avrupa Birliği'nin vize uyguladığı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları da bu vahşi soygun sisteminden mağdur olmaktadır.
Seçkin Deniz, 08.06.2026, Sonsuz Ark

How a company turned visas to Europe into big business

"VFS Global, Avrupa ülkelerinin çoğuna seyahat de dahil olmak üzere, dış kaynaklı vize işlemlerinde neredeyse tekel konumundadır."

Sırt çantasını 2,50 €'ya saklamak, 3,50 €'ya SMS bildirimi almak, 150 €'ya başvuru belgelerini taratmak, 220 €'ya "belge doğrulama" yaptırmak... Avrupa'ya ulaşmaya çalışan vize başvuru sahipleri için, sürecin neredeyse her aşamasında, kullanmaktan başka seçeneklerinin olmadığı özel bir şirket tarafından ek ücretler ortaya çıkabiliyor.

26 Ekim 2018 Cuma

SA7030/ÇY4-DB138: Mustafa Akyol'un Neocon Foreign Policy'deki Çarpıtması: "Kaşıkçı Bir Osmanlı-Suudi İslamcı Savaşın Kurbanı Oldu"

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin, Taha Akyol'un oğlu Mustafa Akyol'un neocon Foreign Policy'ye yazdığı, çarpıtmalarla dolu, Kaşıkçı cinayetinin asıl sorumlusu olan Neocon-satanist çetenin bu cinayeti neden işlediğini net bir şekilde anlamamızı sağlayan, alt yapısı hazırlanmış Türkiye-Suud çatışmasının ateşlenmesi için bu cinayetin bu amaçla Türkiye'de işlendiğini kesin olarak kanıtlayan 17 Ekim 2018 tarihli bir metindir. Foreign Policy sitesinde yayınlandığı ilk anda adresteki başlığı 'https://foreignpolicy.com/2018/10/17/khashoggi-was-the-victim-of-an-ottoman-saudi-islamist-war/' "khashoggi-was-the-victim-of-an-ottoman-saudi-islamist-war- Kaşıkçı bir Osmanlı-Suudi İslamist savaşının kurbanı oldu" olan metnin başlığının sonradan değiştirildiği kesin olarak bellidir. Yazının yeni başlığı "Khashoggi’s Death Is Highlighting the Ottoman-Saudi Islamic Rift- Kaşıkçı’nın Ölümü Osmanlı-Suudi İslam Çatlağını Vurguluyor" şeklinde yumuşatılmış 'Savaş' 'Çatlak'a dönüştürülmüştür, ancak içeriğin olduğu gibi bırakılıp bırakılmadığı belli değildir; metin bu içerikle bile yeterince fikir vericidir. Suudi veliahtı Muhammed Bin Selman (MbS), başkent Riyad'da 23 Ekim 2018'de başlayan "Çöldeki Davos" ismi verilen "Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı"nın ikinci günü, 24 Ekim 2018'de  katıldığı oturumda, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin açıklamalarında bu 'Çatlak'a vurgu yaptı. Kaşıkçı cinayetini çözme konusunda Türkiye ile iş birliği yaptıklarını ifade eden Bin Selman, "Bu acı olay üzerinden Suudi Arabistan ve Türkiye arasında çatlak oluşturmak isteyenler var. Onlara buradan şu mesajı göndermek istiyorum: Suudi Arabistan'da ismi Selman bin Abdulaziz olan bir kral, ismi Muhammed bin Selman olan bir veliaht prens ve ismi Erdoğan olan bir Türkiye Cumhurbaşkanı olduğu sürece bunu asla başaramayacaklar." diyerek aşağıdaki türden söylemlere cevap verdi. Muhammed Bin Selman, aynı gün 24 Ekim 2018'de Erdoğan'ı arayarak suçluların cezalandırılması konusunda işbirliği yapacağını da söyledi. Türkiye ve Dünya artık Kaşıkçı cinayetinin asıl sebebini biliyor, Türkiye-Suud Savaşının fitilini ateşlemek. Akyol'un, tarihi çarpıtmalar bir yana, Erdoğan ve hükümet etme şekline karşı haksız ve gerçek dışı iddialarla doldurduğu metni Batı'ya 'MbS'yi değil Türkiye'yi tutun' tavsiyesi de bu bağlamda masum bir algıya isnad edilerek yorumlanamaz. ABD Başkanı Trump'ın ve Batı'nın cinayetten doğrudan veliaht Muhammed Bin Selman'ı sorumlu tuttuğu, ABD medyasının 'CIA'in, yani Trump'ın parmağını' aradığı, Suudi Arabistan istihbaratının organize bir şekilde öldürdüğü Suudi vatandaşı Cemal Kaşıkçı hangi gerekçeyle 'Osmanlı-Suud İslamcı Savaşı' gibi hayali bir savaşın parçası ya da kurbanı olarak incelenebilir? Türkiye bu cinayeti şeffaf bir şekilde soruşturmakta ve dünyaya deliller netleştikçe bilgi vermekte iken ve cinayetin asıl sorumlularının izini bulmuş iken, Akyol Trump'ın her emrini yerine getiren MbS yerine Batı'ya neden Türkiye'nin tarafını tutmayı tavsiye etmektedir? İşler hesapladıkları gibi Türkiye aleyhine yürümedi, engelledik, şimdi çıkış yolu arıyorlar.... Kaşıkçı olayının sorumlusu Trump ve efendileridir...
Seçkin Deniz, 26.10.2018

Khashoggi’s Death Is Highlighting the Ottoman-Saudi Islamic Rift

"Gazetecinin şüpheli cinayeti ve onun ardından yaşananlar, Sünni İslam'a karşı 300 yıllık bir savaşın son çatışmasıydı." Mustafa Akyol

Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın 2 Ekim'de İstanbul'daki Suudi konsolosluğundan kaçırılması ve olası cinayet, krallığın veliaht prensi Muhammed bin Salman'ın reformist imajının ardındaki çirkin despotizmin maskesini kaldırdı. Bununla birlikte, daha az dikkat çeken şey, bu skandalın başından beri iki ülke arasında uzun süredir devam eden bir rekabeti ortaya koymasıdır: Türkiye ve Suudi Arabistan.

11 Ekim 2018 Perşembe

SA6958/ÇY4-DB137: Malezya Uçağı'nın Kaybolmasından Faydalananlar Blackstone ve Jacob Rothschild mi?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi (UNAM) Siyasi ve Sosyal Bilimler Profesörü Alfredo Jalife Rahme'a aittir ve Mart 2014'te ortadan kaybolan ve Mart 2018'de bulunan (Bakınız not) üzerindeki mermi izlerinden anlaşıldığı üzere vurularak düşürülen Malezya Uçağı'nda yolculuk yapan 4 Çinli'nin yok olmasıyla yarı iletken patentinin onlara ait 5'te 4 hissesinin de Jacob Rothschild'e geçtiğini iddia etmektedir: "Yarı iletken patentin dört Çinli sahibinin ortadan kaybolması veya öldürülmesiyle birlikte, patentin % 100 sahibi şimdi Texas merkezli Freescale Semiconductor Company'dir, bu şirket de kısmen New York'taki bir banka olan şüpheli Blackstone Group'a ait. Bu Yahudi-İngiliz bankacı Jacob Rothschild'in sahip olduğu yatırım ve özel sermaye şirketi.Freescale Semiconductor, radarlara uygulanan elektronik karşı önlem (ECM) stratejilerini kullanarak elektronik harp ve gizlilik teknolojisinde uzmanlaşmıştır: 1) Radar müdahalesi 2) Varış yeri değişikliği ve 3) Havanın elektrik enerjisi özelliklerinin değiştirilmesi."
Seçkin Deniz, 11.10.2018

Blackstone e Jacob Rothschild, beneficiários no desaparecimento do voo da Malaysia Airlines?

Uluslararası MH 370 uçağının kaybolması araştırması, Washington'un uçağı şimdiye kadar itiraf ettiğinin ötesine kadar kontrol edebildiğini ve bildikleri ortaya çıkmadan önce bir hafta beklediğini gösterdi. Araştırma ayrıca, Çin Deniz Kuvvetlerinin bu kadar geniş bir alan için yakıt ikmali limanlarına sahip olmadığını da gösterdi. Ancak haberlere ve ortaya çıkardığı stratejik olasılıklara ek olarak, bu esrarengiz ortadan kayboluştan en azından bazı mutlu insanlar oldu: Blackstone ve Jacob Rothschild.

Seçkin Deniz Twitter Akışı