Televizyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Televizyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2021 Pazar

SA9282/SD2132: Türk Dizileri Küresel Eğlence Senaryosunu Yeniden Yazıyor

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız metin, şu anda BBC World Service, The HuffPost, VICE ve diğer basılı ve dijital medya kuruluşlarında serbest olarak çalışan, Tokyo, Londra, New York ve İstanbul'da haber muhabirliği, dijital prodüksiyon, inovasyon araştırması ve danışmanlığı da dahil olmak üzere 20 yılı aşkın deneyime sahip olan bağımsız gazeteci ve medya uzmanı Ilgın Yorulmaz'a aittir ve Japon yayın organı Nikkei Asia için Dünya'nın her yerine yayılan ve sevilerek izlenen Türk dizilerine odaklanmaktadır. Sonsuz Ark, bu yayının, filmleri ve dizileri ile Dünya'ya yayılan Türkiye'nin yükselişindeki temel insanî değerlere yaptığı yatırımın sonuçlarını aldığını gösterdiğini düşünmektedir. Keyifle okuyacağınızı umuyoruz.
Seçkin Deniz, 04.07.2021


Turkish dramas are rewriting the global entertainment script
"Farklı yaşam tarzları ve alışkanlıklar, dünya izleyicileri arasında büyük bir 'hit' oldu."

Yapımcı Timur Savcı iyi bir hikaye gördüğünde anlar.

2009 yılında, Savcı'ya, akıl hocası ve iş arkadaşı, saygın senarist Meral Okay tarafından efsanevi bir Osmanlı padişahı ile ilgili senaryo taslak olarak gönderildi. Savcı, Nikkei Asia'ya verdiği demeçte, saat 2'de okumayı bitirdiğinde, "Kağıt üzerinde bile büyük uluslararası potansiyele sahip bir projemiz olduğunu biliyordum," dedi.

23 Kasım 2020 Pazartesi

SA8956/FT43: Kötü Sanat, Amerikalı Netflix ve ‘Bir Başkadır’ Dizisi

“'Bir Başkadır'; tipik Netflix dizisi, basit, sinsi, kışkırtıcı ve izledikten sonra da iğrenç etkisini sürdüren bir wamp dizi.”
Seçkin Deniz, 19.11.2020, Twitter 

Kötü Sanat

Sanat faaliyetlerinin temelinde hastalıklı ve hiçbir zaman genelleştirilemeyen, tanımsızlığa mahkûm bir veya birkaç neden vardır. Bunu ‘sanat’ sözcüğünün Arapça’daki aslına bakarak yorumlayabiliriz; suni, yapay. Sözcük anlamından yola çıkarak varacağımız tanım şu olabilir: Gerçekte var olmayan, ancak ve yalnız sanatçının kendine özgü tasarımıyla var olan herhangi bir üründür sanat. Bütünüyle bir dışavurum amaçlı olması dolayısıyla sanatın derinliklerinde yer alan her bir varoluşsal parçacık, sanatçının ruhsal döngüleriyle inşâ ettiği tasarım(lar)ın kişiye özel çıktısıdır. Kişiye özel çıktıların tümü, kişinin ruhundaki hastalıkları da kaynak telakki ettiği için sanat faaliyetlerinin temelinde ‘hastalık’ vardır. Tarih boyunca bu değişmemiştir, günümüz görsel ve işitsel sanat faaliyetlerinin en temel özelliği hastalıklı olmasıdır; hastalıklı olana odaklanmasıdır.

17 Haziran 2020 Çarşamba

SA8660/KY73-PH22: Tornavidayla Trafoya Saldıran Don Kişotlar'dan Bugüne

"Bu çağda 'ileri toplum' ve 'gelişmiş medeniyet' derken kastettiğimiz ölçü, geldiğimiz en üst nokta; insanların barış ve huzur içinde yaşayabildiği, can güvenliklerinden endişe etmedikleri toplumlar ve ülkeler tasarlamak konusundaki başarımızdır, diye düşünüyorum. Bugün eğer kötü niyet yoksa ölümden gayrı her derde çare bulunan bir çağı yaşıyoruz. "


Bugün size anlatacağım hikâyede belirli yaşın üstündekiler için şaşılacak bir şey bulunmuyor. Onlar anılarını tazeleyecekler ama 30 yaş altındakilere ‘vay be!’ dedirtecektir. Hikâyenin kahramanı bir yakınım ancak izni olmadığından gerçek ismini (Mehmet, diyelim) yazmayacağım.

30 Mayıs 2018 Çarşamba

SA6223/ÇY11-HK17: Zorluklarla Mücadele Kaderiniz




Venezuela Devlet başkanı Nicolás Maduro’nun önceki hafta börk, Kayı bayrağı ve yüzüğüyle çektirdiği fotoğraf liderin yakın bir Diriliş Ertuğrul takipçisi olduğunu ortaya koydu. Dizinin yapımcısı ve senaristi Mehmet Bozdağ tarafından sosyal medyada paylaşılan fotoğraf, dizinin ününün sınırlar aştığını bizlere bir kez daha hatırlattı.

Dizinin takipçileri Facebook’ta bir hayran grubu kurmuş durumda. Grup üyelerinden Ray Hernandez dizide Türklere içeriden ve dışarıdan zorluk çıkaranlar olduğunu söyleyerek şöyle diyor: “Sanırım siz Türklerin tarihinden gelen bir şey bu. Sürekli zorluklarla mücadele etmek…”

1 Aralık 2014 Pazartesi

SA1017/DT27: Kovboy Filmleri, 7-77 Yolculuğu ve TRT'ye Çağrı

"Çocuklarımızı geçtik, hiç değilse torunlarımız Amerikan dizaynlarıyla yetişmesinler, olmaz mı TRT?"


Mırıldanıyordum yazıya başlarken: "Yedisinde neyse, yetmişinde de o!" Bu, niye böyle ya da bu doğru mu hakikaten; yoksa bir itip kakma bahanesi ya da insanlık tarihi kadar eski bir efsane mi? Psikoterapistler, çoğunlukla psikiyatristler çocukluğa inmeyi sevdiklerine göre buldukları bir iz var bu 7-77 yolculuğunda (77'yi izah edeceğim). Muhtemelen onlar da bu  deyimden/atalar sözünden çok da haberli değiller; bu bizim atalarımızdan gelen bir söz çünkü... psikiyatriyi üretenlerin atalarının bunu bildiğini sanmıyorum. Fakat tuhaf bir şekilde gelip bize insanı anlatmaları hâla gücüme gidiyor; bizi etkilemeye devam etmeleri sinirlerimi yerinden oynatıyor.

Bizi etkilemeye devam ediyorlar. Mesela hâlâ pazar günleri TRT1'de kovboy filmleri izliyorum. Yedi yaşımda başladığım Teksas-Tommiks okurluğu serüvenim kovboy filmleriyle sürmüştü çünkü...

4 Eylül 2014 Perşembe

SA869/FT27: Köklere Tutunmak; Benim Adım Gültepe

“Bugün Prime Time’da televizyon ekranlarında başlayan bir dizi, muhafazakar medyanın, sinema, tiyatro, televizyon, edebiyat gibi alanlardaki seçeneksizliğini, yetersizliğini, acizliğini daha net bir şekilde görmemizi sağladı.”


Sanat’ın incelik ve derinlik yüklü ruhunun, büyük bir sabır ve emek gerektirdiğini yeniden hatırlamak zorundayız. Zihinlerimize çakılan batı kökenli görsel ve işitsel implantlardan kurtulabilmemiz için, günlük, gündelik hazırkonuşluluğun yakıp kavurduğu hayatımızı daha anlamlı kılacak akışlar edinebilmemiz için, ülkemizin ve dünyamızın hızlıca çalkalandığı ve çatıştırıldığı bugünlerde sektörel kaygılardan kurtulup düşünmek zorundayız.

Bunu bu toprakların iki yüzyıllık zavallılığına başkaldırdığı bugün yapmak zorundayız; bizden daha fazlasını yapmamızı bekleyen masumlar adına, alın teri ile günü akşama döndüren işçiler, pazarcılar, esnaflar, memurlar, hatta sanayiciler, akademisyenler, siyasetçiler ve devlet adamları adına yapmak zorundayız.

21 Haziran 2014 Cumartesi

SA727/FT18: Hanımın Çiftliği ve Nazım Hikmet - Necip Fazıl Polemiği

"Fakat, ekranda romanın ve dizinin doğallığını bozan bir kılçık dolaşıyor birdenbire. Ölüler mezarlarında dürtülüyorlar ve gereksiz bir polemik bilhassa taraf tutularak bugüne taşınıyordu. Necip Fazıl, en büyük zaafından yakalanıyor ve bel altından bir vuruş yiyordu."


Türkiye televizyonlarında yayınlanan dizilerin senaryo ve kurgu kalitesi artıyor. Bazı karakteristik züppeliklerin seyr-ü seferi devam etse de, diziler edebiyat dünyasının özenle işlenmiş eserlerine sırtlarını dayarken, dizi deneyimleri artan üreticilerin ve karakter oyuncusu olma özellikleri şaşılacak derecede nitelik değiştiren oyuncuların ortaya koydukları performans takdir edilecek düzeyde.

Bu dizilerden biri de Orhan Kemal’in ünlü eserinden uyarlanan “Hanımın Çiftliği”. Mehmet Aslantuğ, Özgü Namal ve Caner Cindoruk’un oynadığı Hanımın Çiftliği dizisi ilerleyen bölümleriyle ciddî bir izleyici kitlesini ardına takmış durumda.

17 Mayıs 2014 Cumartesi

SA682/FT13: Ruh’un Karanlık Deliklerinde Gezinen Dizi: Ezel

Çünkü herkes öldürür sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez
(Oscar Wilde, Reading Hapishanesi Baladı)

Kenan İmirzalıoğlu’nun Kabadayı filmindeki Devran karakterinin az daha gelişmiş, cin fikirli tamamlanmış tablosu Ezel. İyi ile kötü arasında her an gidip gelen başrol oyuncusunun çevresindeki iyilerle kurduğu, sürekli sarsılan ama kopmayan ilişki, karşısındaki kötülerden yayılan libido yangınından nasibini alıyor. 

Yardımcı oyuncuların ustalıkla canlandırdıkları karakter çizgilerini psikanalitik bir incelik ve didaktik bir söylevle işliyor, yönetmen Uluç Bayraktar. Biraz egosantrik kaygıyla Ezel’e soyadını taşıtsa da yönetmenin işindeki ustalığa şapka çıkarmamak neredeyse imkânsız; fonda çınlayan Tuncel Kurtiz’in, her yerde gözü-kulağı-eli olan tek başına yaşlı bir adamın, Ramiz’in sesine, eski kulağı kesiklerin acımasızlığı ile Dostoyevski’nin Kumarbaz’ına tırmanan bir yarı aydınlık yarı karanlık bilgelik sıkıştırıyor, yönetmen.

9 Mayıs 2014 Cuma

SA670/FT12: Kirli Sinematografik Profiller ve Kurtlar Vadisi Pusu'da Olumsuz Zaza İmajı

"Dizide Zaza olarak tanınan karakter, hırsız, uyuşturucu kaçakçısı ve emlak rantçısı bir zorba olarak, kendisini sevmeyenlerin öldürülmesini emretmekte tereddüt etmiyor."


Hollywod kirli proje versiyonları merkezidir. Hollywod’un projelerindeki tüm profil versiyonları yüksek oranda kirlidir, biliriz; Beyaz Saray’ın CIA orijinli spesifik senaryoları, ıssız senaristler ve yönetmenlerce ortak menfaat paydasında pişirilir ve sunuma hazır hâle getirilir. Pazarlama ve diğer organizasyonlar da Langley merkezlidir. Finansman konusunda hiç sıkıntı çekilmez. 'Hedef kitle' ya da 'hedef kişi' aşağılanır, yargısal topiklerle sarsılır; olgunlaştırılmış projeler böylelikle başarılır ve istendik bilinçaltı satıhları işgal edilir. Artık, seyirci formatındaki 'Sessiz Kuzular' kurban olduklarını fark etmeden birer düşman edinmişlerdir.

Hollywod izleyicisinin kafasındaki profiller planlandığı gibidir. Uyuşturucu tâciri, pazarlamacısı Kolombiyalı’dır; uyuşturucu ayakçısı ve kullanıcısı zencidir. Terörist Arap; Iraklıdır, El Kaide’dir. Müslüman doğal bir mücahit olarak potansiyel bir teröristtir; kendisini her an yüzlerce masumla birlikte patlatabilir. Müslümanlar ise genellikle ilkel çağlardaki yaşam koşullarıyla yaşayan zavallılardır, gelişmeleri ancak yüceltilen Batılı adamlar tarafından sağlanabilir. 

24 Haziran 2013 Pazartesi

SA264/AS26: Darbe Mızraklarının Suskun Çocukları ve Lanetli Miras

“Çıkrık ne kadar sağlam olursa olsun, kolları güçlü olmayan adam kuyunun derinliklerindeki suyu yukarı çekemez.”
 Mustapha Méditerrané


Zamanın aynalara yansımayan köşklerinde oturtup durduğumuz, bize sezdirmeden büyüyüp giden içimizdeki biz, doğmamış olanların doğup büyüdükleri ve bizim eskiden durduğumuz yerlerde durmaya başladıkları zamanlarda ve onların diri, heyecanlı seslerini duyar olduğumuz anlarda uyanır. Bu uyanma öyle sıradan bir uyanma değildir tabi. Tıpkı bu uyumanın sıradan bir uyuma olmaması gibi.
***
Galiba, bir yaştan sonrası ciddi bir uyanma dönemi her açıdan. Kapı kulplarını tutup sarsmak için sahici bir uyanma dönemi. Bu uyanışta içimizdeki biz, genç insanları görüverir birdenbire ve şaşkınlıkla içimizdeki bize, karşımızda onlar varmış gibi seslenir: ”Siz ne zaman büyüdünüz? Biz ne zaman eskidik? Ne haldesiniz? İyi yetiştiniz mi? Sahiden biz sizi yetiştirebildik mi? Yoksa siz de bizim gibi tırnaklarınızla kazıya kazıya mı geldiniz bizim eski yerimize?. Yoksa, evet yoksa bizden bazıları gibi kuyruğuna mı yapıştınız heveslerin, kuklaların?” dersiniz.

14 Ekim 2012 Pazar

SA79/FT4: Karanlık Enformasyon Kanalı; Medya


Sinema ve Televizyon ya da daha geniş kategorik anlamıyla Medya, ideolojilerin çatıştığı, güç savaşlarının yaşandığı bir kurtlar sofrası. Piramidal klik üyeleri için var oluş, tek yönlü enformasyonla mümkün. Tek yönlü enformasyonun da mümkün olduğu tek alan  ya da kategori Medya.

Görsel ve işitsel implantların tasarımlarını yapanların, implantlara yüklenecek bireysel ve toplumsal formlar için birbiriyle ilişkili, birbirine bağımlı, bağlaşık halkalara ihtiyacı olduğu için, en dıştan  merkeze doğru çıkar paylaşım grafiği oluşturmuş olmaları şaşırtıcı değildir. En dıştaki halka, sektörün piyonları olarak tanımlanan oyuncu halkasıdır.

31 Ağustos 2012 Cuma

SA48/FT3: Zihne Paradoksal/Siyonistik Müdahaleler; Sinema-Televizyon, Ahlâkî Çöküntü Eğrisi ve Kur'an


"Hollywood etkisi Batı'dan Doğu'ya doğru ilerlerken, Ahlakî Çöküntü Eğrisi yukarıdan aşağıya doğru bir seyir izlemektedir." Faruk Tamer

“Siz kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şâhitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Lâkin, yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmediğini sanıyordunuz.” Fussilet 22

İnsan, göz, kulak, deri, burun ve dil gibi beş temel duyu organıyla/doğal implantla zihnine iletilen verileri kullanarak düşünür, biriktirir ve hayâl kurar. Zihne iletilen her türlü değişken zihnin sistematik işleyişinde iradenin kullanımına sunulur; ancak zihin her zaman iradenin başlangıç nedenleriyle işlemez.

Seçkin Deniz Twitter Akışı