30 Eylül 2017 Cumartesi

SA4943/KY26-CA156: 53 Yıl Sonra ‘Karanlıkta Uyananlar’

İşçilerin tabii öncüsü gibi görünen Nuri Baba’nın sözü gelişmeleri özetliyor: “Herkes yaşadığı yere göre insandır.”


Tutku, hayatın anlamı üzerine bir kaygıyla yol alıyorsa nasıl da değerli! Zaman onu eskitmiyor, sansür onu yok etmiyor.

Kurban Bayramı günlerinden birimde Gülcan Tezcan’la Aydos Ormanları’nın nefesi hissedilen Kartal Sanatçı Yaşam Evi’nde ziyaret ettik, yönetmen Ertem Göreç’i. İnsan bu kadar mı korur heyecanını sinemaya verdiği 68 yıldan sonra… Karanlıkta Uyananlar üzerine konuşacağız, gelgelelim çağrışımlarla dağılıyor sohbetimiz. O sözüne ara veriyor birden, bizi daha iyi ağırlamak veya bir kupür göstermek için odasına veya kafeteryaya gidip geliyor.

SA4942/KY64-ZTK15: Zorunlu Bir İmparatorluk; Avrupa Birliği

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki analiz, ABD'nin küresel anlamda ihtiyaç duyduğu düşmanları Rusya ve Türkiye olarak belirleyen ve Avrupa Birliği Ülkeleri'ne hedef olarak gösteren, "Rusya ve Türkiye, Balkanlar'ı elinizden alacak" diyerek onları korkutan; bu korkuyla da Avrupa Birliği'ni dağılmaktan kurtarmayı hedefleyen bir didaktik çalışmadır. Analizdeki emirler(!)in Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Balkanlar'da Türkiye'ye ilişkin açıklamaları ile yerine getirildiği görülmektedir. Fransa'nın İngiltere-Brexit'inin ardından Frexit ile Birlik'ten ayrılmasını engellemeyi amaçlamaktadır.
Seçkin Deniz, 30.09.2017

The Necessary Empire

Hollanda, Fransa ve Almanya’da bu yılki seçimler, Şarlman’ın 9. yüzyılda imparatorluğunu kurduğu eski Karolenj Hanedanı merkezine epeyce dram getirdi. Burası Avrupa’nın hep en zengin ve kurumsallaşması en güçlü kısmı olageldi. Ancak eğer ki AB zayıflamaya devam ederse bunun en derin yansımaları doğusunda ve güneyinde hissedilecek.

SA4941/KY58-GÖKA35: Küreselleşme Yoksulların Canına Okuyor!

 "Yoksullar artık kaderleriyle baş başa..."


Küreselleşmenin insani yüzünden, giderek berrak biçimde görülen insandaki, ailedeki ve toplumdaki değişimlerden söz ediyorduk. Bu amaçla geçen yazımızda 20 yıl önce bu konuda yazdığımız bir makaledeki tespitlerin bugün aynen geçerli olduğundan bahsetmiştik. Dilerseniz aynı yöntemi izleyerek devam edelim, ama bu kez sadece 20 yıl önceki tespitlerle yetinmeyelim, uygun yerlerde son yıllarda oluşan değişiklikleri de ilave ederek ilerleyelim.

Öncelikle bir kez daha hatırlatalım, küreselleşme hiç de tarafsız bir süreç değil. Her ne kadar Çin ve Hindistan gibi büyük nüfuslu ülkelerin askeri ve teknolojik güç artışından bahsedilse de sonuçları, şimdilik yalnızca zengin “Kuzey” insanlarına yarıyor ve Kuzey’in dışında yaşayan birçok insanı rahatsız ediyor.

SA4940/KY38-SevDur86: Etnik Davalarını İslamcılıkla Perdelediler



Takdim

İslamcılığın en önemli saiklerinden biri de ümmet bilincidir. Yani dünyanın diğer ucundaki Müslüman bir kardeşinin ayağına batan dikenin hepimizi ilgilendirmesi meselesi. Etnik kimlikler İslamcı literatürde öne çıkmaz. Hatta etnik kökenden kaynaklanan terörün panzehrinin ümmet bilinci olduğuna inanılır. 

Ülkemizdeki Kürt meselesi de bu bağlamda İslamcıların yumuşak karnıdır. Ancak kimi isimler etnik pragmatizmi ön plana çıkarmaya başladıkça “ümmet bilinci” ikinci plana atılır oldu. Bunun en bariz örneğini Barzani’nin son günlerdeki referandum ısrarında gördük. 

29 Eylül 2017 Cuma

SA4939/TG230: Stratfor Devrede: İspanya ve Katalonya’nın Bağımsızlık Sürüşü'nü Frenlemek

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki Stratfor analizinin asıl başlığı 'İspanya, Katalonya’nın Bağımsızlık Sürüşünde Frenlere Basıyor' şeklinde olduğu halde, CIA-Stratfor'un tüm taraflara yol göstererek gerilimi sürdürmek amacıyla yaptığı analize uygun olarak üstteki gibi değiştirdik, CIA-Stratfor uzunca bir süre Irak ve Kuzey Irak Kürt Bölgesel yönetimi ve çevre ülkelerle ilgili yaptığı analizlerde benzer bir yol izledi ve bu gün gelinen noktada Kuzey Irak'ta 25 Eylül'de yapılan anayasa dışı referandumla ortaya çıkan sonuçla neredeyse birebir örtüşen bir sonucun hazırlandığını görüyoruz, araya Bask bölgesinin de sıkıştırıldığı İspanya ve Katalonya geriliminde. ABD dünyanın küçük problemleri olan tüm bölgelerinde ayrılıkçı hareketleri destekleyerek, 2030'daki kaotik dünya tasarımına hızla ulaşmak niyetinde. ABD için bölgenin Avrupa, Asya, Amerika, Avustralya ya da Afrika kıtalarında olmasının bir önemi yoktur.
Seçkin Deniz, 29.09.2017


Spain Pumps the Brakes on Catalonia's Independence Drive

İspanya hükümeti ve Katalonya'daki bölgesel hükümet arasında gerginlik devam ediyor. Madrid, 1 Ekim 'de planlanan Katalan bağımsızlığına ilişkin referandumun yasadışı olduğu ve gerçekleşmeyeceği konusunda ısrarcı. Katalan hükümeti ise, oylamanın planlandığı gibi devam edeceği sözünü verdi.

Sıcaklık Yükseliyor

Şu ana kadar Madrid’in Katalonya’nın ayrılmasına yönelik izlediği strateji üç parçadan oluşuyor.

SA4938/KY57-AHCZD43: Sûre Sûre Kur'an'da Mü'minlerin Vasıfları 6: Bakara (201-222)

 "Müminler,  Allah’ın kurtuluş reçetemiz olarak gönderdiği Kur’an’a sımsıkı sarılırlar ve içindekileri düşünürler, anlamaya ve hayatlarına taşımaya çalışırlar. Allah’ın kitabından uzak ve gaflet içinde bulunamazlar. 


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Bizi yaratan ve bize doğru yolu gösteren, kendine imân etme şerefini nasip eden, yediren ve içiren, hastalandığımızda da bize şifa veren, bizim canımızı alacak ve sonra diriltecek olan, hesap gününde, hatalarımızı bağışlayacağını umduğumuz (Şuara, 26/78-82) Âlemlerin Rabbi olan Allah’a sonsuz hamd’ü senâlar olsun. “Üsve-i hasene” olan Resûlü Muhammed Mustafa (sav)’e  salât u selâm olsun.


BAKARA SURESİNDE MÜ’MİN/MÜSLÜMANLARIN VASIFLARI (201- 222. Ayetler)[1].


1-   Mü’minler, Allah’tan dünyada da ahirette de iyilik isterler, cehennem azabına maruz kalmamayı ve oraya girmeyi sağlayan kötü bir hayat sahibi olmamayı isterler. Yani imtihanda olduklarının bilincinde olmalarına rağmen, kendi elleri ile yaptıkları ortada iken bile  cehenneme girmemek için Allah’tan yardım isterler.

SA4937/KY1-CÇ424: Yanlışlık

"Var, bu işte bir tuhaflık var ya, anlayamadım henüz. Henüz çözeceğime ilişkin her hangi bir ipucu da göremiyorum. Bu yer hep böyle basık mıydı? Hep rutubetli miydi? Canımı yakıyor gibi. Bu duygular da alışkanlık eseriymiş gibime geliyor. Hali hazırda boşluktaymışım gibi geliyor."


-I-   
                                                
Bildik herkes gitmiş. Kim nere gitmiş bilmiyorum. Daha önce buralarda gördüklerim şimdilerde gözükmüyor. Epeyce çok kayıp var. Bu gidişin, görünmeyişin, kayboluşun ne zaman başladığını, ayrımsayış anım sorulsa karşılığım 'Bilmiyorum!' olacaktır. Kim bilir belki de daha yenidir. Şu andır. Belki de çok uzun zaman önce olmuş bitmiş, ben alışkanlıkla hep var görmüşümdür. Biraz sağımı-solumu yoklasam bir kaçına rastlayabilirim ve hatta rastlıyorumdur da onlardan hareketle herkesi eskisi gibi burda sanıyorumdur. Onlara ilişkin anıların yaşattığı sanrılardır belki de. Ve işte şimdi ayrımsıyorum ki kimseler yok. Her kes kayıp. Gitmiş. Haberim olmadan olmuş.

SA4936/KY63-ÖA9: Üç 'Ben'

"İdeolojik perspektiften uzak serinkanlı bir tarih felsefesi, birlikte yaşama isteğinin ve umudunun temeli olacaktır."


“Senin kalbinden sürgün oldum ilkin

Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği”

Aşktan siyasete bazen bütün fiiller ana bir nedene bağlı olarak şekillenir.

Yunus Nadi Abalıoğlu I. Dünya Savaşında, İngiliz İmparatorluğu’nun iki temel hedefi olduğunu söyler:

Boğazlar ve Musul petrolleri.

SA4935/KY48-SY21: Rahşan Ecevit'in Elleri

"Bir ele “buradayım” diyen ve suskunca dokunan öbür el bir başkasının olmadığında, yeryüzünde yapayalnız kalırız."


19 Kas 2006, Pazar
  
İstanbul'un göklerinin pusla ve yağmurla yeryüzüne biraz daha yakınlaştığı bu saatte, yüce kandilimizin fitilinin epeyi aşağı çekildiği bu saate, Eyüp''teki işyeri binasında, masamın önünde oturuyorum. Yemek yerken bir yandan da ekrandan haberlerin akışını izliyordum az önce. Tören sırasında, taziyelere karşı metanetle gülümsemeye çalışan Rahşan Ecevit'i gördüm bir an. 

Kameraman -onu alnından öpmeli ve tebrik etmeliyim- kamerasını bir an Rahşan Hanım'ın ellerine odaklıyor. Önünde bağladığı yaşlı ve suskun ellerine.

SA4934/KY28-ATA321: Kuzey Irak’taki Referandum ve KKTC

"Zaten Israil’in Suriye’yi, Irak’ı ve İran’ı denetim altında tutabilmesinin tek yolu olarak  görülen, Ortadoğu’nun kuzeyinde kendilerinin yönettiği bir egemen devletin, namı diğerle “Kürt Devleti”nin kurulmasının planı da tesadüfe bakın 1991 yılında yapılmıştı."


Kerkük’e ilk gidişim 1966 yılında olmuştu. Üniversitemizin bir başka Fakültesinde okuyan “Güler” adlı Türkmen bir arkadaşımız davet etmişti biz Türkçe konuşan çok az sayıdaki öğrencileri Kerkük’e. 

Güler ile ilk tanıştığımda bana adının “Gular” olduğunu söyleyince çok garibime gitmişti. Gençliğin verdiği bilgisizlik ve ukalalıkla adının “Gular” değil “Güler” olduğunu söylemiştim ona, yerel kültürlerini, yüzyılların geleneklerini hiç dikkate almadan ve “biz ne dersek o olur” havasıyla. Bu davranışımın ne kadar yanlış olduğunu yaz tatili gelip Kerkük’e gidince anlamıştım.

28 Eylül 2017 Perşembe

SA4933/KY51-HA12: Geleceğin Askerleri Serisi-1

"Şu kadar asker sayımız var bak biz güçlüyüz" yerine "Şu kadar çok teknolojimiz var bunu dünyada yapan ilk biziz" demeliyiz. Tıpkı Metehan gibi...


Dünya, kurulduğundan bu güne sürekli güncellenen çok büyük bir bilgisayar gibi... Değişen ekonomi sistemleri, yönetim biçimleri, insanlığın yaşam şartları, kullandığı küçük veya büyük aletler ve Savunma Sistemleri, teknikleri...

Bugün ele alacağımız konu tam olarak "Ülkelerin Savunma Teknolojisi". 

Son 200 yılı baz alarak yazacağım, ama ilk olarak biraz daha eskiye gideceğiz. Tam olarak Metehan dönemine döneceğiz. Hep tartışılır ya, "Savunma sistemlerinde asker sayısı mı önemlidir yoksa icat sayısı mı?" diye...

SA4932/SD777: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 236 (06-10 Kasım 2014)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”



 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(06-10 Kasım 2014)  (Kasım 2014: 2.975 Tweet+Önceki Toplam: 138.776+2.975=141.751 Tweet)


 Mehmet Emin İNAN@_Eminn_
Ustanın Ustalığı ; Geride Çırak Bırakmak'tır . @Seckin_Deniz
@Seckin_Deniz retweetledi

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
...ustalık, ustanın yaptığıdır...

SA4931/KY35-YTK221: Tarihte 26 Eylüller

"Acaba bizden sonraki kuşaklar tarihte 26 Eylüllerde ne olmuş diye bakınca Kuzey Irak, referandum ve sonuçları için ne okuyacak?"


Bugün 26 Eylül 2017 Salı.

Tarihteki 26 Eylüllere bakınca Sırpsındığı Savaşı, sonra 1907’de Yeni Zelanda’nın İngiltere’den bağımsızlığını kazanması, 1947’de İngiltere’nin Filistin’den, Yahudilerle Filistinliler kendi kararlarını versin diye çıkma kararını görüyoruz.

Devamında 1962’de Türkiye’de “Irkçı Türkler Derneği”nin kurulması, iki yıl sonra Türk ve Yunan alaylarının Ada’da kurulan Kıbrıs Barış Gücü emrine verilmesi var.

SA4930/KY49-İTIĞLI67: Müzik Bir Varolma Biçimidir

"Afrikalılar sömürgecilik ve sonrası dönemlerde Batı’dan çok şey aldılar. Din, teknoloji vs… Batıdan almadıkları, Avrupa’dan öğrenmedikleri tek şey ise müziktir. Hatta onlar Avrupa’ya kendi müziklerini öğrettiler."


Afrikalıların ortak yönü nedir diye bir soru sorulsa cevabım kesindir: Müziğe olan tutkuları. Bir çok Afrikalı tanıdım, müziğe ilgisi olmayan birine şu ana kadar rastlamadım.

Mandela öldüğünde Güney Afrika’daydım. Mandela’nın ölümünü duyan Afrikalılar sokaklar ve caddelerde şarkı söyleyip dans ediyorlardı. Bu bir bakıma bizleri şaşırtmıştı, bu bir sevinç gösterisi miydi? Hayır… Afrikalıların Mandela’ya  gösterdikleri saygının bir simgesiydi bu, onu müziklerle, danslarla uğurluyorlardı.

SA4929/KY60-ES22: Kapitalizmin Alternatifi Adalet ve Kanaat'tir

"Paradan para kazanmanın asıl iktisadi faaliyet haline gelmesiyle dünya bir kumarhaneye dönüştü."


Bilim ve Sanat Vakfı kurucularından, İstanbul Şehir Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi İşletme bölümü öğretim üyesi Dr. Mustafa Özel’le iktisat/siyaset/edebiyat bağlamında, kanaat ekonomisi üzerine bir söyleşi yaptık. Kanaat ekonomisi kavramını Don Kişot’ça bir ifade olarak değerlendiren Özel, kapitalizmin sınırlarını zorladığını, artık iyi sistemlere kafa yormanın vaktinin geldiğini söylüyor.

27 Eylül 2017 Çarşamba

SA4928/TG229: Stratfor'un Nokta Atışı: Rus Suikastçıların Kirli İşleri

 Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki çeviri, Rusya-FSB ile ABD-CIA arasındaki Suikast Savaşlarına dair 'İfşa Stratejisi' amacıyla yazılmış bir CIA-Stratfor metninin içeriğini anlatmaktadır. Dünya'nın birçok ülkesinde birdenbire ölen, ölü bulunan Rus Büyükelçilerin veya temsilcilerin neden öldüğünü ya da öldürüldüğünü, karşıt olarak Rusya'nın kimi, hangi amaçla suikastlerle öldürttüğünü araştırmak ilgili kurumların işidir, ancak burada Kamuoyunu ilgilendiren kısım ABD'li veya Rus suikastçilerin 'Kirli İşleri'nin tamamen stratejik planlara uygun olarak yürütülmesi, terör ve teröristler üzerinden yürüyen yürütülen küresel kirli işlerin giderek daha sık yaşanır olması ve bu durumun dünya için ciddi tehditler barındırıyor olmasıdır. Cumhuriyet Gazetesi'nin, aşağıda detayları verilen haberinde "Zona kod adlı Makhauri'nin İstanbul'da işlenen 7 Çeçen suikastında sıkça ismi geçen Rus Gizli Servisi (FSB) yetkilisi Bashir Kuştov ile Kumkapı'da yaptığı görüşme kamera ile tesbit edilmişti." iddiası vardır ve bu çeviride Makhauri'nin Ruslar tarafından suikastle öldürüldüğü iddia edilmektedir. Bu eğer doğru ise ortada çok daha büyük sorunlar/çelişkiler vardır ve yazıya konu olan şahıs Ruslar tarafından Çeçen liderlerin öldürülmesinde kullanılmıştır, öldürtülmesi hem Rusları hem de ABD'lileri şüpheli hâle getirmektedir.
Seçkin Deniz, 27.09.2017


The Dirty Work of Russian Assassins

Kiev’in Cuma akşamı karmaşası, 8 Eylül saat 18.08’da Şehrin merkezindeki Bessarabska Meydanı yakınlarındaki yoğun trafikte ilerleyen siyah bir Toyota Camry’nin altında gerçekleşen patlamayla kesildi. Gürcistan uyruklu bir Çeçen olan aracın sürücüsü Timur Mahauri (Temur Makhauri) patlamayla birlikte ölmüştü. Yanında bulunan karısı ve on yaşındaki çocuğu yaralanmış ancak hayatta kalmayı başarmışlardı. 

SA4927/KY64-ZTK14: Askeri Liderler Trump Yönetimi'nde Güçlerini Pekiştiriyor

"Trump yönetiminin üst düzeyinde hizmet eden askerler sadece Kelly, Mattis ve McMaster da değil. CIA Şefi Mike Pompeo, Adalet Bakanı Jeff Sessions, Enerji Bakanı Rick Perry ve İçişleri Bakanı Ryan Zinke de ordunun çeşitli birimlerinde görev yapmış kişiler. Ayrıca Trump son dönemde eski ordu komutanı Mark S. Inch’i Federal Hapishaneler Bürosunun başına getirdi."

Military leaders consolidate power in Trump administration

Üst düzey askeri yetkililer; Beyaz Saray koridorlarındaki tartışmaları ardı ardına kazanarak, kamuoyu önünde Başkan’la aykırı düşerek ve hatta onun en tartışmalı politikalarından birinin hayata geçirilmesine ayak direterek Donald Trump’ın başkanlığında Amerikan siyasi hayatının her köşesinde hazır ve nazır hale geldiler.

Düzene ve küresel normlara itimat eden bu askeri liderler, dengesiz bir başkana danışmanlık yaptıklarından yürütme erkinde güçlerini sürekli konsolide ediyorlar. Her iki siyasi partiden de müesses nizamın bazı adamları, askerleri çalkantı döneminde ulusun hamileri olarak görüyorlar.

SA4926/KY37-AZ214: ABD-İsrail Sınırlarımızı Zorluyor

"Biz burada kendi göbek bağımızı kendimiz keseceğiz, bu belli, gerisini Washington ile Tel Aviv’dekiler düşünsünler..."


Aşağıdaki fotoğraf, ABD’nin, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin başkenti olarak kabul edilen Erbil’de inşasına başladığı başkonsolosluk binasının projesini gösteriyor. 600 milyon Dolar’lık maliyetle 4 yıl içinde bitirilmesi planlanan bina, Erbil-Şaklava yolu üzerinde 200 bin metrekarelik bir alanda yer alacak. Bu yapısıyla, ABD’nin dünyadaki en büyük ikinci büyükelçiliği (birincisi Bağdat’ta) Ermenistan’ın başkenti Erivan’daki binadan daha büyük olacak. Bittiğinde ise aşağıdaki fotoğraftaki gibi bir “adeta büyükelçilik” binasıyla karşılaşacağız.

SA4925/KY38-SevDur85: Bürokrasiyi Tersten Yazan Adam: Recep Yazıcıoğlu

 "Geriye, sıra dışı bir hayat, gelecek nesillere örnek olacak bir görev anlayışı ve uzun yıllar dillerden düşmeyecek ismini bıraktı. Ölüm yıl dönümü dolayısıyla rahmetle anıyoruz."


Takdim

Süper Vali, Efsane Vali, Yasakçı Vali… Bunlar Recep Yazıcıoğlu için söylenen ve gittiği yerlere kendinden önce ulaşan sıfatlar. Onun en büyük farkı, yaptığı işlerden ziyade, halkın bürokrasiye bakışını değiştirerek açtığı ufuk oldu. “Bugün git yarın gel” mantığına meydan okuyan Yazıcıoğlu, hızlı karar verebilme, risk alabilme özellikleriyle gittiği her şehri hizmete boğdu. 

Erzincan’a yaptırdığı köprüyle kitaplara ve filmlere konu olan Yazıcıoğlu, bir araba kazası sonucu erken yaşta ebediyete uğurlandı. Geriye, sıra dışı bir hayat, gelecek nesillere örnek olacak bir görev anlayışı ve uzun yıllar dillerden düşmeyecek ismini bıraktı. Ölüm yıl dönümü dolayısıyla rahmetle anıyoruz.

26 Eylül 2017 Salı

SA4924/SD776: Telveler 67

"Gördükleri kadarınca ayrılır insanlar diğerlerinden..."


Günün değişim zamanlarında insanlar duygularını severler sessizce...

Geceleri başbaşa kalırlar akıllarıyla, kendileriyle... Tüm günahları tek tek, tüm güzellikleri sayfa sayfa işlerine geldiği kadarınca gözetlerler...

Ve en çok kaldıkları yer, en çok düşünmek istediklerinin fazla olduğu yerdir... Hoşluğun, boşluğa dönüşen tek yeridir o...

SA4923/SD775: "kalkanlar'ın ardında" /02.08.2005/ 384. patika



...kalkanlar...
...belki balık cinsidirler...
...bir de kalkanların eşleriyle tarihsel yansımaları vardır; kılıçlar-kalkanlar...
...akıl oyunları oynarız ve sonra hızlıca, katma değer eklenmiş tüm kalkanları bulup çıkarırız söz dağarcığımızdan...
...ve en son gelip de psişik kalkanlarda dururuz...
...adı üstünde 'kalkan'...
...korunma aracı...
...kalkanlar, korunma araçları...
...kimden korunuruz?...
...el-cevap; herkesten, her şeyden...
...başta kendimizden, yakın çevremizden...
...yaratıcımızdan...korkulardan...hayâllerden...

SA4922/SD774: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 235 (01-05 Kasım 2014)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(01-05 Kasım 2014)  (Kasım 2014: 2.975 Tweet+Önceki Toplam: 138.776+2.975=141.751 Tweet)

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Bu arada Joe Biden Türkiye'ye gelecekti, bırakmayın demiştim,gelemedi değil mi? Bu açıklama bana bunu ima etti de:)

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
TV'lere bir tavsiyem var... Birkaç ismi çıkarıp her konuda konuşturmasınlar artık, midem bulanıyor... Uzmanlarını çıkarın işin...

25 Eylül 2017 Pazartesi

SA4921/KY1-CÇ423: İstilâ-i Cihan-Kara Öfke/Roman I-7

Zenci halkının istilası, Avrupa'yı alkana boyayacak, bir eşi daha görülmemiş kıyımın öncüsü olan bu ilk darbe böyle gerçekleşmişti.

Birinci Bölüm
AFRİKALILARIN SAVAŞ HAZIRLIĞI

-7-
-Fransa Afrikası Komitesinin Bir Toplantısı- Mösyö Dörvil- Üçgen Biçimli Çar Balonu- Balonculuk Ve Hava Yolculuğu- Alüminyumdan Yapılmış Dış Cephe- Sahra-i Kebir-

Fransa Afrikası Komitesinin toplantı ve görüşme yaptığı Senjermen mahallesindeki geniş salon şiddetli bir alkış ile sarsılıyordu.


Yarım daire şeklinde oluşturulan üye sıralarının ortasında, yeşil örtülü bir masanın üzerine serilen bir Afrika haritasına iki eliyle dayanan bir adam duruyordu.

SA4920/KY57-AHCZD42: Sûre Sûre Kur'an'da Mü'minlerin Vasıfları 5: Bakara (175-200)

 "Müminler,  Allah’ın kurtuluş reçetemiz olarak gönderdiği Kur’an’a sımsıkı sarılırlar ve içindekileri düşünürler, anlamaya ve hayatlarına taşımaya çalışırlar. Allah’ın kitabından uzak ve gaflet içinde bulunamazlar. 


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Bizi yaratan ve bize doğru yolu gösteren, kendine imân etme şerefini nasip eden, yediren ve içiren, hastalandığımızda da bize şifa veren, bizim canımızı alacak ve sonra diriltecek olan, hesap gününde, hatalarımızı bağışlayacağını umduğumuz (Şuara, 26/78-82) Âlemlerin Rabbi olan Allah’a sonsuz hamd’ü senâlar olsun. “Üsve-i hasene” olan Resûlü Muhammed Mustafa (sav)’e  salât u selâm olsun.


BAKARA SURESİNDE MÜ’MİN/MÜSLÜMANLARIN VASIFLARI (175- 200. Ayetler)[1]


1- Mü’minler hidayet ehlidir, Allah’tan bağışlanmalarını isterler ve Allah’ın lütfu olan hidayeti hiçbir şeyle değiştirmezler. Hem insan olan, kendisine hakk ve hidayet nasip olduktan sonra niçin bâtıla meyletsin ya da hidayetle sapıklığı değiştirmek istesin ki?

SA4919/ÇY4-DB101: Yahudilerin Titus'tan İntikam Alma Biçimi: Titus Zafer Takı'nı Renklendirmek

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda 1947 yıl önce (M.S.70) Yahudileri yenen, Süleyman Tapınağı'nı yerle bir ettikten sonra Yahudi Hazinelerini ve Menora'yı yahudi esirlere taşıttırarak yahudileri aşağılayan Roma İmparatoru Titus'un anısına yaptırılan Titus Zafer Takı'nın renklendirilerek aşağılanmasına dair bir Yahudi intikam biçimine şahit olacaksınız. 'Takı Renklendirerek Aşağılama Tekniği'ni, bu tekniği uygulayan ekibin lideri Yeshiva Üniversitesi'nden Profesör Steven Fine şöyle anlatır: "Antik Roma'nın 'gerçek vizyonunu' yok etmekle suçlandığımızı bilmiyor musunuz?" Roma mermer sanatında boya kullanıldığı iddiası gibi temelsiz iddialarla gerekçe oluşturan ekibin anlattıklarını ve Sonsuz Ark'ın eklediği notları okuyacak, resimleri görecek ve videoyu izleyeceksiniz. Sembolleri ve bitmez tükenmez kinleri ile ünlü bir ırkın Dünya'ya ve Roma'ya neler yaptığını göreceksiniz. Çünkü, kendilerini aşağılayan ve 'asil' mermerle ölümsüzleştirilen Titus Zafer Takı'ndaki bu rölyefi renklendirmenin başka herhangi bir açıklaması yoktur.
Seçkin Deniz, 25.09.2017


Archaeologists Reconstruct How the Arch of Titus Looked – in Full Color
"Arkeologlar Titus'un Kemeri’ni, Renkli Hâlini Görmek İçin Yeniden Yaptılar"

Kemer, yapıldığı zamanlarda Yahudileri ezen Roma'nın görkemli bir beyaz taş anıtı değildi, Vespasian'ı ve hanedanını kuşatan parlak renkli bir anıttı. Antik Roma ve Yunanistan şehirleri taş heykellerle süslenmişti. Bu güne kadar hepsi beyaz mermerle oyulmuş mükemmel çizgilerine ve karmaşık oymalarına ve tuhaf küçük beyaz kısımlarına hayran olduk. Ancak binlerce yıl önce yapıldığında, bu parçalar tamamen farklı görünüyordu. Gösterişli boyanmışlardı ve modern zevklere göre Metropolitan Müzesi’ne kıyasla zevksiz bir bit pazarına aitmiş gibi görünüyorlardı. 

SA4918/KY28-ATA320: Propaganda Amaçlı Rum Yardımlarına Vergi

"Aramızdaki Rum çığırtkanlarına ve nesebi bozuklara tavsiye ederim, Güney Kıbrıs’a geçip Türk çocukların nerede okuduklarını ve ne okutulduklarını incelemelerini."


Kıbrıs Rum Yönetimi, KKTC’nin Karpaz bölgesinde yaşayan Rumları kalmaya teşvik etmek için her ay maaş olarak para gönderiyor, erzak gönderiyor, giyim kuşam, ayakkabı gönderiyor, bir de Tassos Papadopulos döneminde dönemin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ı politik oyuna getirerek açtıkları okula öğrenci sayısından fazla öğretmen gönderiyor. Amaç mazlum rolünü oynamak, kendilerini acındırmak ve KKTC’de oldu bittiler yaratarak kalıcı kazanımlar elde etmek. 

Yıllardır Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından hazırlanan yardım malzemeleri, her Çarşamba BM konvoyu ile başta Dipkarpaz olmak üzere KKTC'de yaşayan Kıbrıslı Rumlara gönderiliyor. Yardım malzemeleri arasında tüp gaz, yemeklik yağ, tahıl, baklagil, hububat ve çeşitli yiyecek malzemeleri bulunuyor. 

SA4917/KY58-GÖKA34: Küreselcilik Ruhlarımızı da Değiştiriyor?

...

Küreselleşme ile toplumda, aile yapısında ortaya çıkan, daha da çıkacak olan değişimleri tartışabilmek için şart olarak gördüğümüz nedenleri dostum Abdullah Çiftçi’nin tezleri sayesinde ele aldık. Şu ortaya çıktı: Küreselleşmeden bahsederken, mutlaka (kimilerinin uluslar arası finans kapital veya mali oligarşi olarak gördüğü) muharrik güçlerden, küreselleşmecilerden de bahsetmek zorundayız. 

Aksi halde sürecin ana parçası eksik kaldığı gibi, küreselleşme kendi halinde, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin doğal bir sonucu olarak görülür ki, bu büyük bir hata olur. Bu hayati belirlemenin ardından artık küreselleşmenin insani boyutunu ele almaya geçebiliriz. 

SA4916/KY60-ES21: “Tanrı Çağırınca” Afrika’ya Hacker Yetiştirmeye Gitti

“Bütün dünyada ses getirmek” maddesi bir hackerın ağzından çıktığında aklınıza ne geliyor.


Hikâye oldukça göz yaşartıcı! Dünyanın önde gelen bilişim güvenliği uzmanlarından, daha açık ifade etmek gerekirse “beyaz şapkalı” hackerlarından Johnny Long, 2007 yılında eşi Jane’le Afrika’ya tatile gider. Burada gördükleri fakirlik ve açlık onları çok etkiler. Geri döndüklerinde radikal bir karar alıp varları yoklarını satarak Uganda’ya yerleşirler. 

Kariyerini ve Amerika’yı geride bırakarak, Afrika’nın yoksul bir köşesine gelen Long, burada bir bilgisayar okulu açarak gençlere nasıl bilgisayar kullanıldığını öğretmeye başlar…

24 Eylül 2017 Pazar

SA4915/KY23-NN29: 101 Yahudi Filmi

"Hollywood film stüdyolarında önemli rol oynayan Yahudiler ve Yahudilik, film tarihinde farklı şekillerde ve derecelerde filmlerde yer aldılar, etkin rol oynadılar- oynamaya devam ediyorlar-"

Jewish Film 101

Yahudi Filmleri

Neredeyse sinema tarihinin başlangıcı ile beraber filmler, Hollywood sinema stüdyolarında önemli bir rolü olan Yahudi yönetmen, aktör ve özellikle yapımcılar ile birlikte Yahudi karakterlerden, temalardan ve hikayelerinden çok etkilenmiş, Yahudiler film tarihinde farklı şekil ve unvanlarla var olmuşlardır.

Amerikan Yahudi Filmleri

Yahudi karakter ve temalarının Amerikan filmlerindeki varlığı, Amerikan toplumunda Yahudilerin yerinin de aynası olmuştur.  

SA4914/KY59-MLÖZ16: Bu Böyle Olmuştu; Kırım Tatarları 1

"Tarihçiler, sürgünün ilk yıllarında yaklaşık 100.000 insanın, yani halkın neredeyse yarısının hastalıktan, açlıktan ve soğuktan öldüğünü söylüyorlar."


Kırım Tatarları 1

13 Mayıs 1944 yılında Kırım yarımadası Nazi askerlerinden kurtarıldı. 18 Mayıs, sabahının 3’ündeyse Kırım Tatarlarının sürgünü başladı. Her yerde olduğu gibi, Kırım’dan sürülen de çoğunlukla kadınlar, çocuklar ve yaşlılar oldu. Erkekler henüz cepheden dönememişlerdi. 

Üç gün içinde Kırım’dan yaklaşık 180.000 kişi sürüldü. Bir kısmını da 27 -28 Haziranda Ermeniler, Bulgarlar ve Yunanlarla birlikte sürdüler. Tehcir edilenlerin toplam sayısı 200.000’den fazlaydı. Milli hareketin aktivistleri tarafından 1960 yılında yapılan sayıma göre sürülen Kırım Tatarlarının sayısı 238.000’di. Çoğu Özbekistan’daki özel yerleşim yerlerine nakledildi.

SA4913/SD773: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 234 (26-31 Ekim 2014)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”



 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(26-31 Ekim 2014)  (Ekim 2014: 3.598 Tweet+Önceki Toplam: 135.178+3.598=138.776 Tweet)


 Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Lütfen şu İslamcı geçinen gazeteci-yazar arkadaşlar, bilmiyorsunuz; Kelam'dan bahsetmeyin ve yarım yamalak bilgiyle ahkam kesmeyin...

 Yusuf Özhan
@Yusuf_Ozhan
Almanya BB Angela Merkel: "Irak'ta sadece Kürtlere değil, Sünnilere de silah & eğitim vermeye hazırız." reuters.com/article/2014/1…
@Seckin_Deniz retweetledi

SA4912/KY35-YTK220: “Bir Varil Uğruna Yâ Rab…”

"Çanakkale değil şimdi mesele. Ama o büyük şiirin yazıldığı bölge işte. Bölgeyi kahreden petrolün, doğalgazın ta kendisi."


İsterdim ki 1945’ten sonra yani tam yetmiş iki yıldır Avrupa’da şöyle ağız tadıyla birbirine sınır meseleleri nedeniyle giren birkaç ülke olsun. Belçika’yı paylaşma isteseydi mesela Almanya ve Fransa.

Ya da Finlandiya’ya girmek üzere işaret bekliyor olsaydı Rus ordusu. İngiltere İrlanda’yı tekrar işgal, İtalya Ege’deki adalarını yeniden Yunanistan’dan almak için planlarını iyice olgunlaştırmış olaydı.

SA4911/KY37-AZ213: BM Kürsüsünde ‘Modern Zamanlar’ Hitler’i

"Belli ki, Trump, sırtını Amerikan Kongresi’ne değil, generallerine dayayarak yürümeyi tercih ediyor."


Amerikan Başkanı Donald Trump’ın BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma, dünyanın ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya bulunduğunu gösterdi. Bu tehlike, ABD’nin zaten çok iyi bilinen “yıkıcı gücünden” çok, o gücü elinde bulunduran kişi ve kadronun dünyaya bakış açısından kaynaklanıyor. 

Trump’ın özellikle seçtiği anlatım, Birleşmiş Milletler gibi “barış ve istikrar” için kurulduğu söylenen ve bu yıl Genel Kurul çalışmalarına “sürdürülebilir dünya” konusunu hakim kılan kurum açısından düşündürücü olmalı.

23 Eylül 2017 Cumartesi

SA4910/KY64-ZTK13: Ateşle Oynamak: Kürtlerin Bağımsızlık Referandumu Geri Tepebilir

Sonsuz Ark'ın Notu:
BMGK üyeleri, İran, AB-Almanya ve İsrail petrol ve doğalgaz yatağı Arap yarımadasını ve Anadolu topraklarını  Kuzey Irak kürtlerine bağımsızlık vaat ederek kesintisiz akan müslüman kanı üzerinden yeniden sömürmek üzere anlaşmış durumdalar. Bu kez hesaplar Türkiye'nin bütünlüğüne dair riskleri arttırarak savaşı bütün müslüman coğrafyaya yaymak üzerine kurulu. Türkiye, bu tehlikeli virajdan da hem kendisini hem de müslüman halkları koruyacak stratejik bir yol haritası çizmiş durumdadır, 22 Eylül 2017 tarihli MGK kararlarını destekliyoruz.
Seçkin Deniz, 23.09.2017


Playing with fire:
A Kurdish referendum on independence risks backfiring

Muazzam petrol rezervleri ve ihtilaflı statüsüyle Kerkük’ün “barut fıçısı” olarak adı çıktı. Irak’ın kuzeyindeki çok etnikli bu vilayet, Kürdistan özerk bölgesinin dışında olsa da Kürtler tarafından yönetiliyor ve Bağdat’taki Araplar üzerinde hak iddia ediyor. Yerel halk için bu belirsizliğin avantajları var. Nitekim Kürt peşmergeler güvenliği sağlıyor, Irak hükümeti faturayı ödüyor. 

Kerkük’ün heterojen nüfus yapısı, yıllardır Irak’ta yaşanan kimlik savaşlarını büyük ölçüde şehir kapılarında bıraktı ve çok dilliliğini sürdürdü. (…) Vilayet valisi bir Kürt. 2003’te Amerikalılarla Kerkük’e giren peşmergeler üstünlüğü ele geçirmiş olmakla birlikte vilayet yetkililerinin çoğu hala Arap.

SA4909/KY26-CA155: Hicap ya da Kibir Mesafeleri

Sistem tarafından “türban” ismiyle ayrıştırılan “siyasal/kamusal” iddiaları ve elbette “hicap” gibi bir temeli olan başörtüsü, alternatif kamulara mecbur kaldığından, korunmacı değil de saldırıya açık olunan kırk yıl içinde çeşitli merhalelerden geçerken yer yer yaşanılan geri çekilme, uzlaşma, küskünlük gibi hallerin yanı sıra kendi kamu ve mekânlarını oluşturmaya devam etti. 


Kadınların çoğunluğunun başını örttüğü bir topluma sahip Türkiye. 2013’de başörtüsünün kamusal serbesti kazanmasından önce bu konuda daha belirsiz konuşuyorduk. Kuşkusuz artık şartlar farklılaştı ve son iki yazımda dile getirdiğim gibi yeni okumalar yapmak gerekiyor. Yasaklı dönemler insanlar üzerinde bugüne de uzayan travmatik etkiler oluşturdu. 

Ne var ki bir tür yas hissiyatıyla kendimizi sonsuzca haklı ve mazur görme tutumu şimdiki zamanın sorunlarını görme konusunda bir perde oluşturabiliyor. Toplum değişiyor çünkü ve farklı boyutlarla yeni çözümler gerektiren mağduriyet halleri çıkıyor ortaya. KHK mağdurları, işçi cinayetleri, işyerlerinde sürdürülen gayri insani uygulamalar, çevrenin tahribiyle ortaya çıkan zehirlenmeler, arazi rantı, adam kayırıcılık, liyakati değil torpili esas alan istihdam gibi bir toplumu ifsat eden kötülükler karşısında sorumluluk hissetmeyen başörtüsü mağduru, yaşadıklarından nasıl bir ders çıkarmış olabilir ki?

SA4908/KY58-GÖKA33: Küreselciler Aileye Karşı

...


Günümüz toplumu ve aile yapısındaki hayli girift değişimlerin nedenlerini tartışabilmek için tezlerini anlatmaya çalıştığımız Abdullah Çiftçi, Küreselciliğin insana bakışında da çok radikal değişiklikler olduğunu öne sürüyor. Ona göre küreselciler, “Genetik çalışmalar, LGBT, DNS ile oynanmış insan ve yeni bir ‘zihin’ inşası” peşindeler ve “projenin görünen yüzlerinden biri Ray Kurzweil... Kurzweil, Google’nin üst düzey yöneticisi. ‘Tanrı malzemeden çalmış insanı çürük yaratmış. Biz üstün insan yaratıyoruz!’ diyor. 

Ray Kurzweil ve ekibi, hümanizmi takla aşırarak transhümanizme (yeni din) dönüştürüyor… Transhümanizmciler, M.Ö.4000’lere dayanan kabala öğretisi üzerinden Tanrıyız iddiasındalar… FETÖ gibi zombiler üzerinden dinler arası diyalog/hümanizm kurgusu, transhümanizme giden yolun kilometre taşları…”

SA4907/KY38-SevDur84: SİHA Teröristi Vurur, Feryat CHP’den gelir

“Dağlıca’yı hatırlayın, ağır silahlarla geliyorlar. Hazırlık yapıyorlar, etrafı sarıyorlar, ateş ediyorlar, 8 askerimizi şehit ediyorlar, ellerini kollarını sallayarak gidiyorlar. E biz o zaman sormayacak mıyız, senin bu insansız hava araçlarına ne oldu?”


Takdim

Bu sözler, askerlerimizin şehit edildiği Dağlıca saldırısının ardından İHA’ların terörle mücadelede aktif kullanılmamasına tepki olarak 9 Haziran 2012 tarihinde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu tarafından söylendi. Aradan geçen 5 yıl zarfında İHA’lar silahlı ve aktif olarak kullanılmaya başlandı.
Milli Savunma Bakanlığı verilerine göre, yerli İHA ve SİHA’larla düzenlenen operasyonlarda 3 binin üzerinde terörist etkisiz hale getirildi. 

Muhalefet lideri de olsa asgari düzeyde ülkenin bu gelişmesinden gurur duyması gereken Kılıçdaroğlu, SİHA’larla vurulan teröristler için “Terör örgütüne destek olabilirler, terörist olabilirler ama orada silah olması lazım, o da yok” ifadelerini kullandı. Bu defa sufleyi kim verdi bilinmez ancak 2012’deki “Senin bu insansız hava araçlarına ne oldu?” diyen Kılıçdaroğlu’ndan, 2017 yılında SİHA’ların kullanılmasını eleştiren Kılıçdaroğlu’na savrulma işlemi böylece gerçekleşmiş oldu. 

SA4906/KY65-MC2: Yokluğu Silan Olan Şeyler Hakkında

"Üstelik iletişim araçlarının en yoğun ve elverişli olduğu bir zaman dilimindeyken."


Geçmişte halklar varlıklarını devam ettirmek için bireysel çözümler üretmek zorunda kaldılar ve bunları bir sonraki nesle aktarmaya devam ettiler. Biz buna 'kültür' dedik, yani sonraki nesle eksik ya da fazla aktarılan yaşam çözümleri. Bunu aktarma şekline 'iletişim' dedik. 

Demek ki ayakta kalma yöntemleri 'çözüm' olunca, bunların aktarılması gerektiğine inanılıyor ve bunun için gerekli olan şey 'iletişim' oluyor.

22 Eylül 2017 Cuma

SA4905/KY1-CÇ422: Lâyetenâhi Yalnızlık

"Acaba belirttiği düşünce üzerine mi böyle demişti, Behçet başka bir şeyden mi söz ediyordu da kendisi başka türlü anlamıştı?"


- Yalnızım! dedi kederli bir sesle Behçet boğazını sıkan papyonunu gevşetmeye uğraşırken..

- Daha neler? diye karşılık verdi karşısında tahta sandalyede oturan ve Behçet’i her zamanki gibi pür dikkat dinleyen arkadaşı Faruk ve, 

- Senin tanıdıkların, ahbapların en ünlü takımın taraftarlarından bile kalabalıktır.. diye sürdürdü konuşmasını..

- Fiziksel bir yalnızlıktan söz etmiyorum.. zihinsel yalnızlık! diye yanıtladı arkadaşını Behçet içli bir sesle..

SA4904/KY57-AHCZD41: Sûre Sûre Kur'an'da Mü'minlerin Vasıfları 4: Bakara (151-174)

 "Müminler,  Allah’ın kurtuluş reçetemiz olarak gönderdiği Kur’an’a sımsıkı sarılırlar ve içindekileri düşünürler, anlamaya ve hayatlarına taşımaya çalışırlar. Allah’ın kitabından uzak ve gaflet içinde bulunamazlar. 


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Bizi yaratan ve bize doğru yolu gösteren, kendine imân etme şerefini nasip eden, yediren ve içiren, hastalandığımızda da bize şifa veren, bizim canımızı alacak ve sonra diriltecek olan, hesap gününde, hatalarımızı bağışlayacağını umduğumuz (Şuara, 26/78-82) Âlemlerin Rabbi olan Allah’a sonsuz hamd’ü senâlar olsun. “Üsve-i hasene” olan Resûlü Muhammed Mustafa (sav)’e  salât u selâm olsun.


BAKARA SURESİNDE MÜ’MİN/MÜSLÜMANLARIN VASIFLARI (151- 173. Ayetler)[1]


1- Mü’minler, Allah’ın elçisi Muhammed Mustafa (sav)’in yine Rabbimizin bir lütfu olarak getiridiği Kur’an ile zihinlerini yanlış düşünce ve kabullerden, kalblerini bâtıl inanç ve günahlardan, hayatlarını her türlü kirden temizleyebilmelidir.

SA4903/KY28-ATA319: Paralı Vatandaşlık

"Rumların vatandaşlık satmalarını Mısır’daki sağır sultan bile duyduktan sonra nihayet İngiltere’nin önde gelen ciddi gazetelerinden “The Guardian’ manşetine taşıdı."


Aramızda sesi çok çıkan ama sayıları fazla olmayan çığırtkanlar var. Bunlar, Kıbrıslı Rumlar ne yapsa alkışlar, yanlış yapsa ağzını kapar ve sesini çıkarmaz  ama iş KKTC’ye ve Türkiye’ye geldi mi eleştirilerin ve saldırıların en alasını yapar. 

Bir çoğu KKTC bütçesinden maaş almasına,  bir kısmı KKTC’nin ekonomisinden nemalanmasına, KKTC’de ikamet etmesine ve de her tür nimetinden faydalanmasına rağmen önce KKTC’yi sonra da her konuda yanımızda yer almış olan,  başımız sıkışsa da sıkışmasa da sevgisini ve desteğini esirgemeyen anavatanımız Türkiye’mizi sevmezler, istemezler ve dil uzatıp nefretle eleştirirler. Bunu da kendi aralarında “kahramanca” bir duruş sayarlar!

SA4902/KY63-ÖA8: Ayrılık Sevdaya Dahilse...

"Devletin yeni döngüye dair öngörüsü, kısa zaman sonra özgün bir siyasa, literatür, edebiyat ve sanat var edecek."


Batı’da çöküş yok, ağırlık merkezi değişiyor.

Uzak Asya’da inkişaf yok, temerküz sürüyor.

Türkiye’de mucize yok, devlet evriliyor.

Dönüşüm yine kök devlet eliyle oluyor.

Bu kez ne aydını ne de kadrosu var!

Başlangıç noktası devlet olan paradigma, başlangıç noktası toplum olan bir paradigmaya yöneliyor.

SA4901/KY48-SY20: Hatırlıyorum...

"O gülüş, terk ediliş anının bütün görkemini, bütün olağanüstü oylumlarını dehşet içindeki parıltılarıyla aydınlatabiliyordu."


26 Kasım 2006

Salah Birsel''in “Goethe''nin Hayatı” kitabını okuyordum. Hayatı bitmiş, ölümüne gelmiş sıra. Goethe ellerini çıkarıyor ve alnı kırışıklıklar içinde, zorlukla sağ elinin işaret parmağıyla battaniyenin üzerine şu harfi çiziyor: “W” Bunun anlamı nedir acaba. Goethe bunu hiçbir zaman açıklamayacaktır. Hiçbir zaman derken, yani ömründen geriye kalan iki gününün sonuna kadar ve son olarak da şunları mırıldanacaktır: “Biraz daha ışık lazım, pencereyi iyice açın.” Siz onun Werther''ini okudunuz mu?

21 Eylül 2017 Perşembe

SA4900/SD772: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 233 (21-25 Ekim 2014)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(21-25 Ekim 2014)  (Ekim 2014: 3.598 Tweet+Önceki Toplam: 135.178+3.598=138.776 Tweet)

 Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
İktidar, muhalif tüm vekillere söylüyorum...Orada başka bir tanrısal atmosfer icat etmiş olabilirsiniz, ama siz tanrı değilsiniz, unutmayın.

 Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Meclis'in 'para'nomasını çekmek lazım... hangi vekil nerede ne dedi, ruh sağlığı nasıldı? O zaman 'panorama' ortaya çıkar...

Seçkin Deniz Twitter Akışı