23 Eylül 2017 Cumartesi

SA4907/KY38-SevDur84: SİHA Teröristi Vurur, Feryat CHP’den gelir

“Dağlıca’yı hatırlayın, ağır silahlarla geliyorlar. Hazırlık yapıyorlar, etrafı sarıyorlar, ateş ediyorlar, 8 askerimizi şehit ediyorlar, ellerini kollarını sallayarak gidiyorlar. E biz o zaman sormayacak mıyız, senin bu insansız hava araçlarına ne oldu?”


Takdim

Bu sözler, askerlerimizin şehit edildiği Dağlıca saldırısının ardından İHA’ların terörle mücadelede aktif kullanılmamasına tepki olarak 9 Haziran 2012 tarihinde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu tarafından söylendi. Aradan geçen 5 yıl zarfında İHA’lar silahlı ve aktif olarak kullanılmaya başlandı.
Milli Savunma Bakanlığı verilerine göre, yerli İHA ve SİHA’larla düzenlenen operasyonlarda 3 binin üzerinde terörist etkisiz hale getirildi. 

Muhalefet lideri de olsa asgari düzeyde ülkenin bu gelişmesinden gurur duyması gereken Kılıçdaroğlu, SİHA’larla vurulan teröristler için “Terör örgütüne destek olabilirler, terörist olabilirler ama orada silah olması lazım, o da yok” ifadelerini kullandı. Bu defa sufleyi kim verdi bilinmez ancak 2012’deki “Senin bu insansız hava araçlarına ne oldu?” diyen Kılıçdaroğlu’ndan, 2017 yılında SİHA’ların kullanılmasını eleştiren Kılıçdaroğlu’na savrulma işlemi böylece gerçekleşmiş oldu. 

CHP’nin olağanüstü üzgünlüğü

Yerli ve milli insansız hava araçları SİHA’nın başarılı operasyonlarından biri 31 Ağustos Perşembe günü Hakkâri’de Oğul Köyü kırsalında gerçekleştirildi. 4 teröristin etkisiz hale getirildiği operasyonda 1’i ölen 3’ü yaralanan 4 işbirlikçiyle ilgili “SİHA’lar sivilleri vuruyor” yalanına sarılarak bir oyun tezgâhlandı. 

CHP’li Sezgin Tanrıkulu, terörle mücadelede kullanılan silahlı insansız hava aracını “Böyle yöntem olmaz. Eskiden JİTEM vardı, şimdi aynı görevi SİHA’lar yapıyor. Böyle yöntem hukuk devletinde olmaz ancak savaşta olur; savaşın da kuralları var" ifadeleriyle eleştirdi. Akıllara durgunluk veren bu eleştiri partisi tarafından kınanacak yerde, CHP lideri tarafından sahip çıkıldı. Kılıçdaroğlu terörle mücadelede atılan başarılı adımları takdir etmek bir yana, tam da PKK’nın istediği söylemlerle Tanrıkulu’na ve dolayısıyla teröriste destek çıktı. 

JİTEM benzetmesi Can Dündar’dan 

Güneydoğu'da yoğunlaşan operasyonlarda PKK’lıların, silahlı İHA'lar nedeniyle ne kadar zor durumda kaldıkları telsiz konuşmalarına yansımıştı. PKK'lılar bu konuşmalarda "Mağaralardan kafamızı çıkaramıyoruz” derken, PKK liderlerinden Murat Karayılan’ın teröristlere "Asker sizi keklik gibi avlıyor" dediği tespit edilmişti. Eşzamanlı olarak PKK'nın yayın organlarında da SİHA'lara karşı kampanya başlatıldı. 

Bu kampanyaya ilk destek olanlardan biri de Cumhuriyet gazetesinin Almanya'ya sığınan eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar oldu. Dündar, Twitter adresinden "SİHA'lar idam cezasının olmadığı Türkiye'nin yeni idam mangaları, yeni Türkiye'nin JİTEM'idir" ifadelerini kullandı. 

Kimlerin karnı ağrıyor?

Can Dündar, Sezgin Tanrıkulu derken, PKK’nın sözcülüğüne yetişen parti tabii ki HDP oldu. HDP’li Osman Baydemir düzenlediği basın toplantısında, PKK’nın öldürdüğü insanları hesaba katmayarak, HDP olarak her zaman için yaşam hakkını savunduklarını söyledi. Son 20 günde en az 10 sivil yurttaşın hayatını kaybettiği yalanını söyleyen Baydemir, 31 Ağustos 2017 tarihinde, bayram arifesinde Hakkâri’nin Tale Köyü'nde ikinci bir "Roboski vakasına" tanıklık edildiğini savundu. 

Silahlı insansız hava aracının saldırısı sonucunda Mehmet Temel adlı kişinin yaşamını yitirdiğini, 3 kişinin de yaralandığını öne süren Baydemir, saldırıda ölen ve yaralanan kişilerin terörist değil, "ekmeğinin peşinde" olan masum insanlar olduğunu ve oraya da piknik yapmak amacıyla gittiklerini iddia etti.

Çok geçmeden, kampanyanın sözcülüğünü BBC devraldı. “Silahlı İHA tartışması: Hakkâri’de neler yaşandı” manşetiyle haber yapan BBC Türkçe, vurulan teröristleri ve işbirlikçilerini piknik alanında piknik yapmaya giden köylüler gibi göstermek için uzun bir habere imza attı.

Silahlı İHA’ların devreye girmesiyle zorda kalan PKK’nın imdadına ilk etapta ABD yetişerek, İHA'larda kullanılan kameraların Türkiye'ye satışını durdurmuştu. Türkiye’nin içeride yıpranmasını ve Suriye-Irak gibi sınırında yaşanan kaosta söz sahibi olmasını istemeyen ABD gibi ülkelerin taktikleri neyse de terörden şikâyet edip, teröriste kıyamayan içerideki işbirlikçileri anlamak zor. 

Oysa insansız hava araçları sadece Türkiye’de kullanılan bir şey değil. Bütün gelişmiş ülkeler teröristlerle mücadele etmek için insansız hava aracı kullanmayı yeğliyor. Türkiye, uzun yıllardır terörle mücadele ettiği için, insansız hava aracına olan ihtiyaç her zaman söz konusuydu.
Kötü komşu mal sahibi yaptı

Türkiye, terörle mücadelede kritik araçlardan biri olan insansız hava aracı (İHA) ve SİHA’lara sahip olmadığı için uzun yıllar İsrail’den Heron İHA ve ABD’den Predator isimli SİHA’ları almak için mücadele etti. Özellikle 2007 yılının başlarında Türkiye’nin İHA’lara olan ihtiyacından dolayı İsrail yapımı Heronlar kullanılmaya başlanmıştı. Fakat hem maliyetleri yüksekti hem de İsrail, Heronları kendi pilotlarının uçurmasına izin veriyordu. 

O dönemde İsrail’den alınan dört adet Heron’un Türkiye’ye maliyeti 200 milyon doları bulmuştu. Bu maliyete rağmen alınan Heron’lar çok çabuk bozuldu ve tamire gönderildiğinde de aylarca geri gelmedi. Mavi Marmara olayından sonra İsrailli askerler ülkelerine kaçınca Heron’ları uçuracak insan gücü de kalmadı. Kötü komşu insanı mal sahibi yapar kabilinden Türkiye İHA üretme sürecini bu şekilde hızlandırmış oldu. 

Kim kimden yana belli değil

İsrail yapımı Heron'lara rakip olarak Türk mühendisler tarafından imal edilen ve Türk Silahlı Kuvvetleri ile Emniyet Müdürlüğü tarafından terörle mücadelede yoğun bir şekilde kullanılan Bayraktar ile Türkiye, dünyada İHA ve akıllı mühimmatı bir arada kendi üretebilen 6 ülkeden biri oldu. ABD, İran, İsrail, Çin ve Güney Afrika diğer beş ülke. Sadece gözlem amaçlı değil, yüzde yüz yerli silahlarla da donatılabilen İHA’yı ülkemize kazandıran Bayraktar firmasının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünürü olması da muhalefeti rahatsız eden unsurlardan bir diğeri.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin devletten değil de teröristten yana olan bu içler acısı durumunu, “Ana muhalefet partisinin bir temsilcisi çıkıyor, SİHA'larla ilgili açıklama yapıyor. Neymiş sivilleri vurmuş. Nerede o siviller? SİHA'lar teröristleri vuruyor. Silahlı kuvvetlerimiz çok daha kuvvetli hale gelmek suretiyle, terörle, terör örgütleriyle mücadelesini sürdürecektir. Bunu CHP'nin temsilcileri durduramaz. 

Ben beklerdim ki CHP'nin Genel Başkanı çıksın, ‘Ey Tanrıkulu sen kimlerden yanasın teröristlerden mi yoksa bu ülkenin güvenlik güçlerinden mi’ desin. Bu kadar güvenlik güçlerimiz şehit oldu. Bu kadar sivilimiz şehit oldu. Bunların sesi çıktı mı? Çıkmadı. Biz silahlı İHA'larımızı yaptık. Terör örgütü kaçacak delik arıyor. Bu beyler ölen teröristleri savunur hale geldiler” diyerek eleştirdi. 

Hep teröristleri savundu 

İHA/SİHA'ların terörle mücadeleye katkısı ortadayken bazı kesimlerin bundan rahatsızlık duymasının ardında Türkiye’nin terörle mücadelede girdiği başarılı sürecin yarattığı endişe var. Dış kamuoyuna yansıyan bu endişenin iç kamuoyundaki izdüşümleri bunlar. Marjinal yapılar anlaşılabilir ancak ana muhalefetin de bu çizgide yer alması işin en akıl almaz yönü. 

Teröriste terörist diyemeyen, PKK’nın yaptığı hiçbir saldırıda PKK ismini telaffuz edemeyen bu ülkenin ana muhalefet partisi, adaleti nerede arayacağını şaşırmış durumda. “Bana görev verilse terörü 4 yılda bitiririm” diyen CHP lideri Kılıçdaroğlu, belli ki son teknolojilere değil de, başka kaynaklara güveniyor.

Türkiye’yi aşağılan sözlere soruşturma

Sezgin Tanrıkulu hakkında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin manevi şahsiyetini aşağıladığına dair somut deliller bulunduğu gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. İçişleri Bakanlığından 31 Ağustos'ta yapılan açıklamada  terörle  mücadele kapsamında Hakkâri’nin merkez Oğul Köyü kırsalında düzenlenen  operasyonda, "Piro Amed" kod adlı Abdullah Sönmez ile beraberindeki "Mordem", "Zagros" ve "Cemal" kod adlı teröristlerin etkisiz hale getirildiği ifade  edilmişti. 

Açıklamada, terörist Sönmez'in özel harekât polisi Muhammet Ali Mevlüt  Dündar'ın şehit edildiği saldırı ile Hakkari Çukurca yolunda askeri konvoya  yönelik 2 askerin şehit düştüğü terör eyleminin faili olduğu duyurulmuştu. Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada ise Türk Silahlı  Kuvvetlerinin (TSK) bugüne kadar hiçbir sivil ve masum vatandaşa zarar verecek  uygulama içinde olmadığı, Oğul Köyü kırsalında 31 Ağustos'ta silahlı insansız  hava aracıyla icra edilen operasyonda da aynı esas ve usullerin kullanıldığı vurgulanmıştı.



Sevda Dursun, 23.09.2017, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Röportaj, Eleştiri
Sevda Dursun Yazıları



Sonsuz Ark'ın Notu: Sevda Dursun Hanımefendi'den çalışmalarının yayınlanması için onayı alınmıştır. Seçkin Deniz, 12.09.2015


İlk yayınlandığı yer: Gerçek Hayat




Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanam

Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı