15 Temmuz Darbesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Temmuz Darbesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2025 Salı

SA11784/SD3694: Monroe Doktrini'nden Maduro'ya Latin Amerika'da ABD Emperyalizmi

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, RootsAction Eğitim Fonu tarafından desteklenen ulusal Teach-In Ağı'nın koordinatörü, Massachusetts Amherst Üniversitesi Tarih Bölümü'nde organizatör, eğitimci, araştırmacı ve doktora adayı Eric Ross'a aittir ve Latin Amerika'daki ABD emperyalizmine odaklanmaktadır. Analistin, "Latin Amerika'daki bu emperyalist maceracılığın dersi tartışılmazdır. Washington diğer uluslara müdahale ettiğinde, sonuç asla istikrar veya demokrasi değil, bunların mutlak reddi olur" şeklindeki cümlesi, Türkiye'de 1960'ta başlayan (ve en son 15 Temmuz 2016'da durdurulan) darbe serileri Kanlı Amerikan Yüzyılının emperyalist ruhunu net bir şekilde tanımlıyor sayılabilir.
Seçkin Deniz, 30.12.2025, Sonsuz Ark 

Trump yönetimi, Venezuela hükümetine ve halkına karşı  onlarca yıldır sürdürdüğü kampanyayı son aylarda daha da yoğunlaştırdı. Devlet başkanı Nicolás Maduro'nun Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı uyuşturucu terörizmi yürüttüğü yönündeki asılsız veya abartılı iddialarla meşrulaştırılan, giderek yoğunlaşan rejim değişikliği tehditleri, daha derin ve daha doğrudan bir müdahale için uygun bir bahane işlevi görüyor.

1 Temmuz 2022 Cuma

Sonsuz Ark 10. Yaşında; Yayınlar, İstatistikler ve Analiz/ 2021-2022 Raporu

 Sonsuz Ark, yayınladığı manifestosuyla, yeni bir düşünme biçimi/biçemi, hayat ve gerçek algısı oluşturma iddiasında ON YIL'ı geride bıraktı.

Sonsuz Ark
"Küresel şirketler ve kurumlar eliyle dünyaya hükmeden Satanist Hegemonya'nın insana ve nesline, dinlere ve ahlaka yönelik her türlü saldırısına karşı duracağız."  
Seçkin Deniz, 29 Haziran 2020, Sonsuz Ark

Giriş:

Dünya'nın belki de tarihte ilk kez bu kadar kalabalık olduğu (7 milyar 924 milyon *) ve ABD, Rusya, İngiltere, Fransa-Almanya liderliğindeki Avrupa Birliği, Çin, Hindistan, İsrail, BAE, Suud, İran destekli savaşlar ve yine bu devletlerin baskın güç olarak tasarladığı ve organize ettiği terör, taciz-tecavüz, kürtaj, LGBTQ, bulaşıcı hastalıklar, ırkçılık, İslam düşmanlığı, her türlü din ve ahlak düşmanlığı ve artan dinsizlikle birlikte, insanın nesline, sağlığına, doğasına ve beslenme biçimlerine yönelik sistematik saldırıların ürettiği bu kadar büyük bir kaosla ilk kez karşılaştığı bir dönemde insanlığın yaşadığı şeyi, Şeytan'ın ve ona inanan insanların yürüttüğü savaşı 'İnsanlığa Karşı Savaş'; değerlerini ve inançlarını korumaya çalışan ve Allah'a inanan insanların da onlara karşı direnişini de 'Varoluş Savaşı' olarak tanımlamak gerçeğe en yakın bir tespit olacaktır.

15 Temmuz 2020 Çarşamba

SA8721/SD1749: Satanist Çağ’ın Kapandığı Adalet Çağı’nın Açıldığı Tarih; 15 Temmuz 2016

"15 Temmuz Zaferi’miz daha çok anlatılacak, analiz edilecek ve bütün dünyaya yayılarak bütün kurumları ve kuruluşlarıyla derinden sarstığımız Satanizmin kuşatmalarıyla inim inim inleyen her dinden ve her ırktan insanın zaferine dönüşecektir yavaş yavaş."


O geceyi nasıl hatırlamalıyız, nasıl yazmalıyız, nasıl yorumlamalıyız? Bu konuda insanı, toplumları, kurumları, devletleri, bilimi, dini, siyaseti, ekonomiyi kuşatan ve kendi içinde bütünleşik etkileşimlerle varlığını sürdüren her şey gibi etkisinden kaçamadığınız kanser gibi bir şeyi ya da bu şeye karşı bir mücadeleyi, bir savaşı yorumlamanız çok güç. Çünkü hatırladığınız her şey, diğer şeylerden daha az önemli değil, geçmişten bugüne sürüklenip gelen duyguların ve düşüncelerin bileşimi gibi.

7 Mart 2020 Cumartesi

SA8413/SD1633: ABD-Avrupa Ayrışmasına Karşı 'Eisenhower Operasyonu'

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız, Berlin Politika Dergisi, Mart-Nisan 2020 sayısında yer alacak olan analiz, ABD Dışişleri Bakanlığı'nda Politika Planlama Personeli olarak Rusya/Ukrayna portföyünü (2014-2016 yılları arasında) yöneten Amerika Katolik Üniversitesi tarih profesörü 'Michael Kimmage'a aittir ve Trump sonrası bozulan ABD-Avrupa ilişkilerine odaklanmaktadır. Atlantikçi bir perspektife sahip olan Analiz'in, Batı'nın toplu çöküşünden kaçınmak isteyen Trump liderliğindeki ABD'nin Avrupa'dan kopuşunun tarihsel altyapısına odaklanarak -Avrupa'ya belirsiz bir bağlılık ve Avrupa'nın ABD'nin ekonomik ve stratejik çıkarları karşısındaki yeri konusunda netlik eksikliği, Avrupa ile ilişkilerin kolayca kurban edilebileceği Amerikan siyasetindeki aşırı partizanlık ve Atlantik ötesi ilişkinin kültürel temelinin dönüştürülmesi- eski argümanların artık işe yaramadığını tespit etmesi, Avrupalılara Demokrat ya da Cumhuriyetçi olduklarına bakılmaksızın 'Muhafazakarlar'a ulaşmalarını ve ABD-Avrupa birlikteliğinin sürmesi için çaba sarf etmelerini önermesi Avrupa kibri için ciddi bir hakaret sayılabilir. Anlaşılacağı üzere, Batı bütünlüğünü kaybetmiştir ve 1945 sonrası NATO ve Marshall Fonu ile ABD'nin üstlendiği 'Satanist Hegamonik Rol' sona ermiştir. Türkiye, Erdoğan liderliğindeki halkın ve vatansever güvenlik güçlerinin durdurduğu 15 Temmuz 2016 ABD-AB-NATO askeri darbesi sonrası Batı karşısında elde ettiği psikolojik, sosyolojik, ekonomik, politik ve stratejik üstünlüğünü koruyarak ve Rusya ile Suriye ve Libya gibi sorun alanlarında (27-28 Şubat 2020'de başlayan Bahar Kalkanı Harekatı sonrası, 5 Mart 2020'de Moskova'da Erdoğan ve Putin tarafından imzalanan İdlib Ateşkesi mutabakatı gibi) herhangi bir somut çatışma/savaş üretilmesine fırsat vermeden Dünya'nın geleceğini kurgulamaya devam etmelidir. Bahar Kalkanı Harekâtı'nın başlamasına neden olan Esat Rejiminin saldırıları karşısında Türkiye tarafından test edilen ABD-AB-NATO ittifakı Türkiye'ye istediği desteği vermeyerek bu testten başarısızlıkla çıkmış ve küresel anlamda müttefiklik kavramının çürüdüğünü kanıtlamıştır.
Seçkin Deniz, 07.03.2020

Operation Eisenhower
"Avrupa hala Atlantik ötesi ilişkinin etrafında dönebilir; ancak Donald Trump'ın zihninin arka planındaki tarihsel kalıpları tanıması ve ABD'ye yaklaşımını yeniden düşünmesi gerekiyor."

Donald Trump'ın 2016 yılında seçilmesinden bu yana, transatlantik ilişki ciddi şekilde sarsıldı. 1945 yılına dayanan diplomatik ve güvenlik yapıları aniden çökme tehlikesi yaşıyor.

22 Ekim 2019 Salı

SA8072/SD1514: Federation of American Scientists (FAS); "Acil: ABD'nin Nükleer Silahlarını Türkiye'den Çıkarın!"

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz Amerikan Bilimadamları Federasyonu (Federation of American Scientists FAS) Nükleer Bilgi Projesi direktörü Hans M. Kristensen'e aittir ve Kuzeydoğu Suriye'deki ABD-AB-İsrail-BAE-Suud destekli terör örgütü PKK-YPG'ye karşı 9 Ekim 2019'da başlattığımız Barış Pınarı Harekâtı'ndan sonra ortaya çıkan Türkiye-ABD gerilimini baz alarak İncirlik'teki Nükleer Silahların geri çekilmesi gerektiğini iddia etmekte ve ABD'nin ürettiği ve dünyanın her yerine yayılan 'Sonsuz Savaşları' bitirmek istediğini söyleyen ABD Başkanı Trump'la Suriye'den çekilmek konusunda büyük bir fikir ayrılığı çatışma yaşayan ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'un bunu istediğini beyan etmektedir: "Türkiye artık kabul edilebilir bir yer değil. Erdoğan'ın çatışmacı ve otoriter liderliği Türkiye'nin güvenilir bir NATO müttefiki statüsünü hızla zayıflatıyor ve bölgedeki kötüleşen güvenlik durumu İncirlik'teki silahlar için gerçek bir fiziksel tehdit teşkil ediyor. Bu tehdit gerçektir ve ABD ordusu bunu gerçek olarak görüyor."  ABD'nin dünyadaki bütün terör örgütleriyle yaşadığı organik ilişkilerin, özellikle Türkiye'yi hedef alan ABD-FETÖ-DAEŞ-PKK-YPG ile ilişkilerinin herhangi onurlu bir ülkeyi rahatsız etmesi gerektiğini düşünmek bile istemeyen Pentagon'un gayr-i resmi sözcüsü gibi davranan Hans M. Kristensen, çarpık bir zihniyetle, ülkesinin onurunu koruyan ve ABD-AB-NATO'dan kaynaklanan güvenlik sorunlarını çözmek isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alırken, (ABD'den bağımsız bir Avrupa Ordusu'nun kuruluş aşamalarını gerçekleştiren) Avrupa Birliği üyesi ülkelerin de ABD'ye ait nükleer silahların geri çekilmesini isteyebileceğini ifade ederken, farkında olmadan Avrupa'daki nedenin 'Erdoğan' olmadığını atlamakta ve böylece bir parçası olduğu satanist-siyonist perspektife sahip Pentagon'un vahşi askerî diktatörlüğünün net bir şekilde görülmesini sağlamaktadır. Türkiye'nin, CIA-Pentagon'un planladığı ve ürettiği güvenlik sorunlarından (terör, askeri darbe, siyaset mühendisliği, vs) bıktığını ve karşı stratejiler geliştirdiğini açıkça gören dünyanın diğer ülkeleri ABD'yi kendi içine doğru çekilmeye zorlamaktadır; Barış Pınarı Harekâtı ile Türkiye tarafından Kuzey Doğu Suriye'den savaş zoruyla kovulan, terör örgütü PKK-YPG'nın koruyucusu Pentagon bunu hazmedememekte ve refleksif davranarak, özelde Türkiye'yi genelde kendisine tepki gösteren ülkeleri tehdit etmektedir. Türkiye Erdoğan liderliğinde geri dönüşü olmayan bir yolda ilerlemektedir. Pentagon'un bu tür çabaları ancak Türkiye'nin güçlenmesine hizmet eder. (Lütfen analizin sonunda "ABD İncirlik'teki Nükleer Silahları Nasıl geri Çekecek?" başlığı ile Seçkin Deniz'in Notu olarak paylaştığım, Bulletin of The Atomic Scientists'te, 17 Ekim 2019 tarihinde, yukarıdaki analizden bir gün sonra yayınlanan, yukarıdaki analizi de referans alan John Krzyzaniak imzalı "Türkiye'den Nükleer Silahları Almak: Bir Nasıl Yapılır Kılavuzu (Getting the nukes out of Turkey: A how-to guide)" başlıklı metni okuyunuz.) 
Seçkin Deniz, 22.10.2019

Urgent: Move US Nuclear Weapons Out Of Turkey

ABD Hava Kuvvetleri, Türkiye'deki İncirlik Hava Üssü'nde sakladığı yaklaşık 50 B61 nükleer bombasını geri çekmeli mi? Erdoğan’ın giderek artan otoriter liderliği ve NATO’yla olan derinleşen anlaşmazlığı, Trump’ın Avrupa ve Orta Doğu’daki ABD’nin güvenlik çıkarlarını yönetememesi ve Türkiye’nin, Avrupa'daki en büyük ABD nükleer silah deposundan sadece birkaç yüz mil uzakta savaşın yıktığı Suriye’yi işgalinden sonra mesele bir anda gündeme geldi.

13 Temmuz 2019 Cumartesi

SA7829/SD1425: Distopya'dan Çıkış; Anlatsanıza Riyâkârlar; Sizde mi Hainsiniz?

"Niye anlatmıyorsunuz, Masonik/Gladio örgütlenmesi bu gün daha güçlü bir şekilde Türkiye'yi yıkmak için çalışıyor, niye susuyorsunuz? Sizde mi hainsiniz?"


Kusura bakmayın dostlar. Bu memleketin doğru bir özgeçmiş sorgulamasına ihtiyacı var; hepinizin gerçekte suçlu olanları ölürken badem gözlü olarak tanımlama özgürlüğünüz olabilir, ancak geleceğin bizden hakikat gibi bir alacağı var; çocuklarımıza doğruyu miras bırakmak zorundayız.

Geçmişte karanlık odaklarla ilişkileri olanların, bize gerçeği anlatmadan bu dünyadan çekip gitmelerini affedemem; çünkü yaptıkları şeylerin sonuçlarını milyonlarca doğmuş doğmamış insan çekiyor.... ki onlar da basit birer insan, milyonlarca insanın vebalini yüklenmeleri suçtur.

20 Ağustos 2018 Pazartesi

SA6690/AŞ89: Batı Çukur'dan Tehdit Ediyor

"Hepsi sefaletin dibinde, yüzlerce yıldır öldürdükleri canların çaldıkları malların bedelini ödemeye başladılar. Şimdi de son bir hamleyle, can havliyle Türkiye'nin paçalarına yapışıp kendileri ile aynı çukura düşürmek istiyorlar."


Olayları ve kişileri izliyorum bu güzel memleketin her insanı gibi; hayatımı etkileyen, ekonomik durumumu dalgalandıran, düşüncelerimi rahatsız eden, çocuklarıma her açıdan gelişmiş bir ülke hazırlama çabama baltayla saldıran her kesi her şeyi dikkatle izliyorum. Yorulsak da bu güzel yoldan bizi çeviremeyecekler, onları her zaman yaptığımız gibi yeneceğiz, Allah'ın izniyle.

Bizim Cumhurbaşkanımızın kim olacağını belirleyemediler, biz seçtik; bizim hangi sistemle idare edileceğimizi de belirleyemediler, biz belirledik. Biz kazandıkça onlar öfkelerinden delirecek duruma geldiler. Devleti de bizim seçtiğimiz Erdoğan şekillendiriyor; maksadı da bize hizmet edebilecek bir devlet inşa etmek. Bunu hangi ülkenin hangi vatandaşı istemez? "Erdoğan'ı bir süreliğine bize verin" diyen lidersiz, başıboş ve gerilemekte olan ülkelerin derdi ne?

9 Ağustos 2018 Perşembe

SA6632/AŞ88: Biz Amerika'nın Ölümü'nü Konuşuyoruz; Amerika Bizi Tehdit Etmekle Meşgul

"Biz Allah'a güveniyoruz, Dolar'a değil."


Türkiye'de insanlar iktidar destekçisi olsunlar ya da olmasınlar 24 Haziran seçimlerinden sonra rahatladılar, işlerine güçlerine bakmaya başladılar; hatta CHP içi muhalefet Kılıçdaroğlu'nu devirmek için gerekli olan serinliği de buldu; fakat terörün kaynağı olan ABD tam aksine daha fazla gerildi ve seçim sonuçlarını Erdoğan'ı devirecek şekilde etkileyemediği için çıldırmışçasına saldırmaya başladı.

Satanist/Siyonist çetenin etkili elemanları Dünya'daki en dengeli makro ekonomik profile sahip olan Türkiye'de ekonomik kriz çıkarmaya çalıştılar, seçimlerden bir ay önce yükseltmeye başladıkları Dolar'a odaklandılar, insanları gerdiler, sinirlendirdiler; ama sindiremediler.

1 Ağustos 2018 Çarşamba

SA6587/ÇY11-HK33: OHAL’i Alnımızın Akıyla Bitirdik



15 Temmuz günü yaşanan hain FETÖ darbe girişimi sonrası Anayasanın 120. maddesi uyarınca 20 Temmuz günü ülkede 3 ay olağanüstü hal ilan edildi. 2016 yılında uygulanmaya başlayan olağanüstü hal, geçtiğimiz Nisan ayında 7. kez uzatıldı. 3 ay olarak uzatılan OHAL’in kaldırılması erken seçim döneminde gündeme geldi. Cumhurbaşkanı adayları seçmenlerine OHAL’i kaldıracağı yönünde vaatlerde bulundu. 15 Temmuz darbesi üzerinden geçen 2 yıldan sonra tekrar uzatılmayan OHAL, 19 Temmuz itibarıyla kalkmış oldu.

30 Temmuz 2018 Pazartesi

SA6572/KY60-ES71: Artık FETÖ’ye Değil NATO’ya Bakmalı



Uluslararası darbe ile mücadele ve 15 Temmuz Ssempozyumu’nun katılımcılarından Avukat Cüneyt Toraman, Amerika’nın farklı görünümlü örgütlerle çalıştığını ve artık FETÖ’yü kullanamayacağını ifade ediyor. Bunun yerine NATO ve AB’nin desteklediği örgütlere dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor. Avukat Hüsnü Tuna ise "FETÖ artık darbe yapamaz ama katliamlar, suikastlar, eylemler ve olaylara dikkat etmeli. Tehlike henüz geçmedi" diyor.

25 Temmuz 2018 Çarşamba

SA6543/KY69-EY163: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA6542/KY37-AZ301: Faşist Netanyahu, Yahudiler’in Geleceğini Çalıyor!..

"Yahudiler akıllı millettir, İsrail’de tırmanan faşizme güçlü tepki vermeye başladılar."


Milliyetçi düşüncenin faşizme savrulmasının bir ulusa getireceği büyük felaketin sembol örneği Adolf Hitler liderliğindeki Nazi Almanya’sıdır. Hitler’in 1932’de başlayan yükselişini demokrasi güçleri önleyebilseydi, Alman milleti, 1945’te o korkunç sonla karşılaşmamış olacaktı.

Ama yaşandı…

Kendi milletinizin geleceğini, başka milletlerin çocuklarını öldürmekte bulursanız, karşılaşacağınız sonuç, Almanlar’ın 2’nci Dünya Savaşı sonunda yaşadıkları o korkunç yıkımdır!..

22 Temmuz 2018 Pazar

SA6529/KY37-AZ300: Dikkat!. FETÖ 'Kararlı Hainlik' Peşinde…

"Karşımızda “kurumsal ihaneti” ayakta tutmaya çalışan bir örgüt var, hiç alışık olmadığımız bir kavramla karşılaşıyoruz: Kararlı hainlik…"


“PKK ile mücadele yılların içinde belli ki kurumsallaşmış, özellikle TSK’nın içindeki hainleri temizlemesinden sonra sonuçlarını çok net gördüğümüz bir kurumsallaşma bu… Muharrem beyin apoletlerini sökmeye çalıştığı Korgeneral İsmail Temel Metin, bu yıl, Afrin kahramanlarıyla iftarı Burseya’da yaptı, gelecek yıl da tahminim Kandil kahramanlarıyla Kuzey Irak’da yapacak, örnektir.

Ama, FETÖ ile mücadele farklı…FETÖ ile cephe mücadelesi vermiyoruz, emperyalizmin içimize sızmış ve ne pahasına olursa olsun bulunduğun yeri koru emri almış ajanlarıyla savaşıyoruz.Sinsi… Kaypak… Her kılığa girebilen… Yalancı… İnkarcı…Hile ve desiseci… 

21 Temmuz 2018 Cumartesi

SA6525/ÇY11-HK31: Her Bir Şehit İçin Bir Müebbet



Geçtiğimiz hafta, darbe girişimi gecesinde 15 temmuz Şehitler Köprüsü’nde yaşanan olaylara ilişkin davanın karar duruşması yapıldı. Yoğun bir katılımın olduğu duruşmada yargılanan 143 sanığa her bir şehit ve gazi adına ayrı ayrı cezalar verildi. Mahkeme başkanının, bazı davaların ayrıldığını ve 43 sanığın beraat ettiğini duyurması üzerine salonda gerginlik yaşandı. Silivri’de yaşanan köprü davası kararında yaşananları takip ettik.

15 Temmuz Şehitler Davası’nın karar duruşması geçtiğimiz hafta Perşembe günü Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde gerçekleşti. Kararın açıklanacak olması nedeniyle saat 09.30 gibi duruşma salonundaydım. Diğer davalara nazaran daha erken gelmeme rağmen ciddi bir yoğunluk vardı duruşma salonunun olduğu yerde. Daha önce serbest bir şekilde geçtiğimiz duruşma salonuna, bu kez jandarmanın gözetiminde ulaşabildik. 

18 Temmuz 2018 Çarşamba

SA6506/KY37-AZ299: Haine Merhamet, Vatana İhanettir!..

"Siyaset bu alçaklara yeniden kapı aralar mı, bilemem. Meclis’teki bir partinin mali kaynakları hakkında bilgimiz yok, diğerlerinde ne kadar kripto var, zamanla öğreneceğiz. Ama, millet alarmdadır ve aralanacak o kapıyı kırmaya hazırdır, bilin."


15 Temmuz, yalnız Türkiye Cumhuriyeti’ni değil, mazlum coğrafyaları hedef almış emperyalist/siyonist kanlı saldırıdır.

Millet tarafından püskürtülmüştür. Başarılı olsaydı, bugün üçte biri koparılıp alınmış, geri kalanında da kanlı bir iç savaşın yaşandığı ülkede yaşayacaktık…

Senaryoyu en erken gören bu toprakların bilge milletidir, direniş, Erdoğan’ın medya ile temas kurmasından yaklaşık 2 saat önce başlamıştır.

17 Temmuz 2018 Salı

SA6505/SD1065: Distopya'dan Çıkış; 15 Temmuz'un Stratejik Değeri ve Tehditlerle Mücadele Etme Bilinci

"Yeni Türkiye, yeni stratejilerle güçlenmedikçe herhangi bir tehdit geçmiş değildir ve gelecekteki tehditlere karşı hazırlanmış sayılmaz, bizim sorumluluğumuz da bu konuda herhangi bir gaflete karşı herkesi uyarmaktır. Tehditlerle mücadele bilincinin devlet eliyle eksiksiz bir şekilde tasarlanması ve hazırlanacak programların titizlikle uygulanması sağlanmalıdır."


Tarihin değiştiği anlar, o anların içinde bilfiil bulunanların çoğu tarafından anlaşılmaz. Bazen bir tek olayla bir tek kişi bile tarihi değiştirirken bunun farkında olmayabilir, çünkü tarih nitelikleri ve felsefeden bilime, astrolojiden botaniğe, ahlaktan ekonomiye, psikolojiden savaşlara kadar her şeyle doğrudan ilgisi gereği o kadar büyük, o kadar kapsamlı ve o kadar girifttir ki, ancak analitik düşünebilme becerisi gelişmiş olan bir akıl bunu fark edebilir ve doğru yorumlayabilir. 

15 Temmuz 2016 tarihin değiştiği bir tarihtir; Türkiye'de yaşayan halkın çoğunluğunun 2002 ve sonrasında Erdoğan liderliğinde satanist emperyalizme karşı verdiği 14 yıllık mücadelede, en kanlı, en kapsamlı, sonuçları her açıdan önemli bir NATO-ABD-AB-Suud-İsrail-BAE-FETÖ askerî darbesinin engellendiği gündür.

16 Temmuz 2018 Pazartesi

SA6501/AŞ87: Darbelerin Planlandığı Merkez Pentagon'dur, NATO'dur; Sorgulamayacak mıyız?

"Bu iş artık eski usûllerle yürümeyecek... Çocuklarımızı kendi ahmaklıklarımızdan da korumaya mecburuz.."



'Kimi kimden koruyacağız?', önce buna karar vermemiz lazım. 15 Temmuz NATO askeri darbesine giden yolu yapanlar, oralara kendi taşlarını döşeyenler kimler? Döşenen taşlar hangileri mesela, sadece FETÖ'den mi ibaret? Bizi 66 yıldır bataklığa sürükleyen o yolda ilerlemeye devam etmek mümkün mü? Bu yolda gidersek, yani NATO'da kalarak yürümeye devam edersek, tekrar tökezlemeyecek miyiz?

İşte Kürecik'e diktikleri Füze kalkanı, ne oldu hemen sonrasında Irak ve Suriye'yi parçaladılar, insanlarını öldürdüler, kanını içtiler, sürdüler; ne yapabildik? Ne işe yarıyor NATO? NATO'nun içimizdeki tetikçilerini ayırt edebildik mi? Çocuklarımızı kimden nasıl koruyacağız, kendi hayatımızı ve vatanımızı NATO'dan nasıl koruyacağız?

SA6498/KY58-GÖKA119: 15 Temmuz’da Seyirci Olanlar, Bu Yazı Size!

"Eğer bu darbe girişimi şehit ve gazilerimiz sayesinde önlenemeseydi, ülkemizde bir işgal girişiminin, gözün gözü görmediği bir kaos halinin vuku bulacağını aklı başında herkes kabul ediyor. O meşum günde kahramanlarımız canlarını hiçe sayarak hepimiz için mücadeleye koştular. Ama bir kısmımız öyle yapmadık, bilerek ya da çeşitli nedenlerle “seyirci” kalmayı tercih ettik.  Bugün daha çok seyircilerin sesi çıkıyor."


“Gerçek yaşamda, asla birbirlerinden uzun süre ayrı düşmeyen ve çoğu kez birbirinin sıcaklığıyla faydalı kucaklayışını arayan şeyler: İlki ‘kötülük yapmak’, ikincisiyse kötülüğe karşı gelmekten yahut yapılmasını engellemekten imtina etmek…

(Kötülüğün asıl faillerini seyircilerden ayırmak lazım geldiği, üzerinde çokça durulmuş bir konu. Bu fark, yasaların cezalandırabileceği eylemler ile yasalarda bahsedilmeyen sadece ahlaken utançla damgalanacakları ayırt etmek için gerekli ve hukuk tarafından uygulanıyor. Ancak) failin tartışmaya kapalı suçu ile ‘seyirci’nin utanç verici olsa da mazur görülüp affedilebilecek kabahati arasında geniş ve sert tartışmalara açık bir alan bulunuyor. 

15 Temmuz 2018 Pazar

SA6497/KY58-GÖKA118: 15 Temmuz: Travmadan Zafere

"15 Temmuz'da halkımız, travmanın altında ezilmedi, modern zamanlarda eşine benzerine rastlanmadık biçimde ayağa kalktı, büyük bir kahramanlık ve dayanışma sergiledi."


15 Temmuz'da ne olduğunu tam olarak değerlendirebilmek için yeteri kadar mesafe açıldı. Olayların sıcaklığından bir nebze olsun uzaklaştık. 15 Temmuz'da devlet-toplum ilişkilerini kökünden değiştirecek, kaderimizi ve bundan sonraki gidişatımızı derinden etkileyecek, yıllar yıllar boyu konuşacağımız bir halk ihtilali olduğu artık daha net görünüyor. İhtilali başlatan, özellikle Ankara ve İstanbul'da ciddi bir travmatik etki yapan paralel çetenin darbe girişimiydi. 

15 Temmuz ihtilalini daha iyi anlayabilmek için, travmatik boyutunu da konuşmalıyız. Önce “travma” hakkındaki genel bilgilere şöyle bir bakalım.

Seçkin Deniz Twitter Akışı