1 Ağustos 2018 Çarşamba

SA6587/ÇY11-HK33: OHAL’i Alnımızın Akıyla Bitirdik



15 Temmuz günü yaşanan hain FETÖ darbe girişimi sonrası Anayasanın 120. maddesi uyarınca 20 Temmuz günü ülkede 3 ay olağanüstü hal ilan edildi. 2016 yılında uygulanmaya başlayan olağanüstü hal, geçtiğimiz Nisan ayında 7. kez uzatıldı. 3 ay olarak uzatılan OHAL’in kaldırılması erken seçim döneminde gündeme geldi. Cumhurbaşkanı adayları seçmenlerine OHAL’i kaldıracağı yönünde vaatlerde bulundu. 15 Temmuz darbesi üzerinden geçen 2 yıldan sonra tekrar uzatılmayan OHAL, 19 Temmuz itibarıyla kalkmış oldu.

15 Temmuz ihanet girişimine karşı etkin ve hızlı mücadele için ilk defa ülke genelinde olağanüstü hal (OHAL) ilan edildi. OHAL kararının ardından 30’un üzerinde Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yayımlandı. Bu kararnamelerle eğitimden sağlığa, güvenlikten yargıya, ekonomiden bürokrasiye tarihi bir dönüşüm yaşandı. Sivil-asker ilişkisinde ve TSK’nın yapısında köklü değişikliklere gidildi.

OHAL’le ilgili konuşabilmek için niye ilan edildiğine ve neler yapıldığına bakılmasının çok önemli olduğunu söyleyen Hukukçular Derneği Genel Başkanı Avukat Cavit Tatlı şöyle diyor, “OHAL niye ilan edildi önce bunu anlamamız lazım. Bir darbe girişimi oldu, bundan dolayı ilan edildi. OHAL’in Avrupa’da da örneği var. Fransa’da silahlı bir saldırı olmuştu, o zaman ilan edilen OHAL şu an üçüncü yılında. Fransa’da hala OHAL var, ama Türkiye 19 Temmuz günü OHAL’i kaldırdı. 20 Temmuz 2016 günü başlayan süreç tam 2 yıl sonra sona erdi.”

VATANDAŞ ETKİLENMEDİ

Halkın, günlük yaşantısında OHAL’e ilişkin ciddi bir yaptırım ya da uygulama ile karşılaşmadığını ifade eden Tatlı, OHAL’in terör suçları için ilan edildiğini ifade etti. “Bilançoya baktığımız zaman halkın normal yaşantısıyla ilgili olarak OHAL’in olumlu ya da olumsuz sonuçları yok. Yüksek Askeri Şura’nın yapısı değişti, Harp okulları kapatıldı ama bunlar vatandaşı pek etkileyen konular değil.”
Ülkenin her yerinde OHAL’in aynı şartlarda geçtiğini söyleyen Avukat Tatlı, OHAL’in kaldırılması için belirli kesimlerin çok çaba harcadığını da belirtti. “AK Parti iktidara geldiğinde Güneydoğu Anadolu’da bulunan OHAL’i kaldırmıştı. Öyle ki OHAL döneminde güvenlik güçleri, ülkenin hiçbir yerinde vatandaşın hayat standardını etkileyen bir uygulamaya imza atmadı. Gece yarısı birçok yerde hem dükkânlar açıktı hem insanlar dışarıdaydı. OHAL dediğinizde daha korkutucu şeyler akıllara geliyor. Ama Avrupa’da işler farklı. Bir örnek vereyim, 5 ay kadar önce arkadaşlarım Fransa’ya gitmişti. Paris’te normal güzergâhta otobüsü durdurup çelik yelekli polisler gelip kimlik sorgulaması yapmışlar. İstanbul’da Taksim’e giden hiçbir otobüsü durdurup polis kimlik kontrolü ve arama yapmadı. Buna rağmen Fransa OHAL’i değil de Türkiye OHAL’i konuşuldu. Kalkması için çok çaba sarf edildi.”

ALGI HİÇ BİTMEDİ

OHAL ile ilgili tartışmaların sadece yurt içinde olmadığını yurt dışından da bir takım baskıların geldiğinin altını çizen Tatlı, olumsuz propagandaların kişilerin algısıyla ilgili olduğunu söylüyor. “OHAL’le ilgili olarak dışarıdan bir baskı vardı. Ekonomik yaptırımlardan dolayı yatırımcı gelmek istemiyor gibi bir algı oluşturuldu. FETÖ’cüler, OHAL üzerinden AİHM ve BM’ye Türkiye’yi karaladı. Türkiye’nin içerideki meselelerle uğraşmaktan, dışarıyla çok fazla mücadele ettiğini söyleyemeyiz. Kolay bir süreç değil. ‘Türkiye’yi ekonomik olarak yıpratmamız lazım. Nasıl yapalım? OHAL var diyelim. OHAL olan yerde kişi güvenliği özgürlüğü korunmaz, gitmeyin yatırım yapmayın haklarınız korunmayacak’ diyerek algı oluşturdular.”

TARTIŞMALARIN ODAĞI KHK

OHAL ilan edildikten sonra 30’dan fazla kanun hükmünde kararname (KHK) yayınladı. KHK’larla milli savunmadan, iç güvenliğe, ekonomiden, eğitim ve sağlığa kadar pek çok alanda yeni düzenlemelere gidildi. Yayınlanan bu KHK’lar ile yıllarca devlet kurumları içine sızmış FETÖ mensupları ihraç edildi. Olağanüstü halin ilk yılında 26 KHK yayınlandı. İlk KHK 23 Temmuz 2016 günü yayınlandı. 9 Temmuz 2018 tarihinde yayınlanan 2 KHK, OHAL sürecinde ilan edilen son KHK’lar oldu.

Kanun hükmünde kararnameler kapsamında yaklaşık 126 bin kişi görevden ihraç edildi. 2 bin 200 darbeci mahkûm edildi. Kamu kuruluşlarının yanı sıra ordudan da birçok asker ihraç edildi. İhraç edilenlerin her türlü lisansları iptal edildi. En fazla ihraç Adalet, Milli Eğitim, Sağlık Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nden oldu. İlk KHK ile bin 43 okul kapatıldı. Okulların yanı sıra FETÖ ile ilişkisi olan birçok kurum da kapatıldı. 61 ulusal ve yerel gazete, 29 yayınevi, 23 radyo istasyonu, 19 dergi, 19 TV kanalı ve 5 haber ajansı kapandı.

Kanun hükmünde kararnamelerin OHAL’in en büyük tartışma konusu haline getirildiğini ifade eden Avukat Cavit Tatlı, şu değerlendirmede bulundu: “Anayasayla kısıtlayan bir düzenleme yoksa kanunla her zaman yapılabilecek şeylerdi bunlar. Kaldı ki AK Parti o dönem tek başına istediği kanunu değiştirecek güce sahipti. Kanunla yapılabilecek bazı düzenlemeleri OHAL ile yaptılar. Biraz geniş kullandıklarını düşünüyorum. Taşeronlar meselesi örneğin, bu tür düzenlemeler kanunla yapabilirdi. Bu düzenlemeleri OHAL ile yaptılar ve bütün tartışma buradan sürdürüldü.”

KÖTÜ BİR UYGULAMA YOK

Kanun hükmünde kararnameleri gerekli değişiklikler olarak nitelendiren Tatlı, “KHK’ların birçoğu görevden alma ve göreve atama ile ilgiliydi. Yani yapılması gerekenlerdi. Bu kişilerle alakalı düzenlemeleri ayırırsak, diğer düzenlemeler içerisinde katıldığımız ve katılmadığımız düzenlemeler oldu. Ama genel olarak şunu söyleyebilirim bu darbe girişimi sonrası dönemi yüzümüzün akıyla atlattığımızı düşünenlerdenim. OHAL sürecinde Türkiye’ye yakışmayan, yaşadığımız çağa yakışmayan olaylar yaşadığımız söylenemez. Münferit olaylar olmuş olabilir onları kenara bırakıyoruz ama genel olarak baktığımız zaman Fransa’daki OHAL uygulamasından daha kötü bir OHAL uygulamamız yoktu.”

SAVUNMA ÜNİVERSİTESİ AÇILDI

OHAL ile Yüksek Askeri Şura’nın (YAŞ) yapısı değiştirildi. Eskiden 2 sivil 14 asker üyesi olan YAŞ, yapılan değişiklikle 4 asker, 10 sivil üyeyle toplanacak. Bunun yanı sıra Genelkurmay Başkanı’nın kuvvet komutanları arasından seçilmesi zorunluluğu da kaldırıldı. Hükümet Orgeneral ve Oramirallerden herhangi birini Genelkurmay Başkanı olarak görevlendirebilecek.

GATA gibi askeri hastaneler Sağlık Bakanlığı’na bağlandı, askeri liseler kapatıldı. Resmi Gazete’de yayımlanan KHK ile Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde Milli Savunma Üniversitesi kuruldu. Jandarma İçişleri Bakanlığı’na bağlandı. 23 Ocak 2017’de KHK’da yapılan ihlalleri incelemek üzere OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kuruldu. Terör bağlantısı olan belediyelere kayyum atanmasının yolu açıldı. Çıkarılan bir KHK ile de taşeron işçilerin kadroya alınması sağlandı.

ADAYLARA SÖZLÜ SINAV

FETÖ soruşturması kapsamında 22 bin öğretmenin açığa alınmasıyla kamuya alınacak öğretmenlere sözlü sınav yani mülakat şartı getirildi. Kamuda göreve başlayacaklar için de güvenlik soruşturması koşulu getirildi. OHAL döneminde 16 Nisan’da Anayasa değişikliği referandumu, 24 Haziran’da ise Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimi yapıldı. İki seçimin de OHAL altında yapılması, yurt içinde ve yurt dışında farklı kurum ve kuruluşlarca sürekli eleştirildi. Avrupa ülkelerinden gelen tepkiler de Türkiye’nin bu koşullarda AB’de bulunamayacağı yönündeydi.

Geçtiğimiz hafta 15 Temmuz hain darbe girişiminin 2. yılında, kamuoyu araştırma kuruluşu Areda (Araştırma- Eğitim- Danışmanlık) halkın 15 Temmuz algısıyla ilgili geniş kapsamlı bir araştırma yaptı. “15 Temmuz ve darbe” araştırmasına göre vatandaşın yüzde 65’i OHAL sürecinde insanların mağdur edilmediğini düşünüyor. Aynı ankette OHAL’in hayatlarında herhangi bir olumsuzluğa yol açmadığını söyleyenlerse yüzde 90,8 oranında bir kesim.

OHAL’in bitmesi, bu kapsamda çıkarılan KHK’lar ve yapılan düzenlemeleri geçersiz kılmayacak. 2 yıllık uygulama sona ererken AK Parti, OHAL sonrası terörle mücadelenin zaafa uğramaması için 30 maddelik bir kanun teklifi de hazırladı. OHAL’i bahane ederek yapıp edilenlere her fırsatta karşı çıkanlar, dayanağını 19 Temmuz itibariyle kaybetmiş oldu. Şu an en merak edilen konu ise “yatırım yapamayan” yatırımcıların bundan sonra nasıl bir adım atacağı, OHAL’de yapamadıkları şeyler için nasıl bir yol izleyecekleri…

***

“OHAL İKİNCİ HENDEĞİ ÖNLEDİ”

OHAL’in ilan edilmesiyle darbe girişimi sonrası ikinci bir hendek vakasının yaşanmasının önüne geçildiğini vurgulayan Avukat Cavit Tatlı, teröre karşı asker ve polise rahat hareket etme olanağının da sağlandığını dile getirdi. “Bence en ciddi değişiklik Taşeron Yasasıyla oldu. Çünkü toplumun büyük bir kesimini ilgilendiren bir düzenlemeydi. Onun dışında yapılan çalışmaların tamamı hızlı karar alma, güvenliği sağlama yönündeydi. Doğrusu OHAL, hendek terörünün devamını önledi. Eğer OHAL olmasaydı Güneydoğu’da bu kadar kolay hareket edilemezdi. Orada görev yapan asker ve polise OHAL’de çıkan kanun ve KHK’larla daha rahat hareket etme olanağı tanındı. Yapılan düzenlemelerle terör örgütleriyle çok rahat mücadele edildi. En önemli ve OHAL’in içeriğine uygun olarak yapılan düzenleme budur.”


Halime Kirazlı, 01.08.2018, Sonsuz Ark, Çırak Yazar, Özel Dosyalar

Özel Dosyalar


Halime Kirazlı Yazıları





İlk yayınlandığı yer: Gerçek Hayat



Sonsuz Ark'tan


  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı