Politik-Psikolojik Roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Politik-Psikolojik Roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Eylül 2026 Cumartesi

SA12167/SD3896: Sıkıntı (Roman); 16. Bölüm-Ateş 9

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 "Yüzleşme, evet; bir hesaplaşma ânı gerekiyordu tarihle. Müslümanlar için başka türlü arınmanın mümkün olmadığını gelişmiş tek Müslüman ülke olan Türkiye’de de görüyorduk."


İnsan aklının ya da insanın en büyük güvencesi olan vicdan ve doğru bilgiye duyduğu merak, açılacağı alanlarda doğru bilginin güvenlik alanına muhtaç durumdaydı. Tasarladığımız ‘İlk Hasat’ hakim gücün etkisinde kalmaksızın, soruşturulmuş ve emin olunmuş bilgi ile internet yayıncılığı yapacaktı. Güç savaşlarının ana alanı olan bilgi, bu anlamda içerdiği her şeyi yayanı da sorumlu tutuyordu çünkü.

20 Eylül 2026 Pazar

SA12159/SD3892: Sıkıntı (Roman); 16. Bölüm-Ateş 8

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 "İnsan çok karışık ve karmaşık bir şeydi; neyi zaman düşüneceği belli olmayan bir varlıktı. Zihni durmuyordu çünkü, aralıksız çalışıyordu. Aklı gittiği yere kadar gidiyor ve sonra gidemediğinde bocalıyor ve başka bir yön arıyordu."


Doğal olarak İslam dinine mensup olan Müslümanların bu bozunmayı fark etmesi için bilgi sahibi olmaları ve bilgilerini de Allah tarafından korunma garantisi verilen Kur'an'la denetlemeleri ve hayatlarına yansıtmaları şarttı.

19 Eylül 2026 Cumartesi

SA12158/SD3891: Sıkıntı (Roman); 16. Bölüm-Ateş 7

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 "Hayat sorgulanmayacak kadar çok karmaşık şeylerle dolu değildi; kötülüğe saplanmış olanları da bu anlamda da mazur göremiyordum. İyi olmak ve iyilik yapmak çok kolaydı, masrafsız ve zahmetsizdi."


Taziye yerine, yani eve vardığımızda yemek telaşına düşmüşlerdi ölünün ailesi ve yakınları; vakit öğleye yaklaşmıştı ve gelenlere yemek verilecekti. ‘Su alalım, Abi’ demişti Kardeşim, arabasını bir marketin önüne doğru sürerken. ‘Ne gerekiyorsa yap!’ demiştim ben ona. Kolilerle bardak su almıştı ikram için.

13 Eylül 2026 Pazar

SA12150/SD3887: Sıkıntı (Roman); 16. Bölüm-Ateş 6

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 "Hiç kimse yaşadığı herhangi bir ânın geçici olduğunu hatırlamak istemiyordu yaşarken... işte böyle, birkaç kürek toprakla kapanıyordu insan denen koskoca konu bir gün."


Karısı, çocukları, kardeşleri son kez onu görmek için girdiler Gasilhane’ye... Yıkama ve kefenleme işlemleri bitince haber vermişlerdi. Babam, ben ve kardeşim içeri girmedik; hatırladığımız son haliyle kalsın hafızamızda istedik.

12 Eylül 2026 Cumartesi

SA12149/SD3886: Sıkıntı (Roman); 16. Bölüm-Ateş 5

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

  "Bir ölü nasıl uğurlanırdı ki, nasıl düşünürdü insan?"


Doksanlı yıllar cehennemden gelen yıllardı; en alttakiler için sürünmekten başka çare yoktu. Yoksulluk ve benzersiz acı hikayeler kokan bu sokaklarda hiç kimsenin dikkatini çekmemiş olan ve asla çekmeyecek olan insanlar yaşıyordu; hemen hepsi hayatın diplerinde zorunlu ihtiyaçlarla sınırlanmış amaçların kurbanları olarak birer ayrıntıydılar sadece.

6 Eylül 2026 Pazar

SA12141/SD3882: Sıkıntı (Roman); 16. Bölüm-Ateş 4

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 "Geçirdiği kaza sonucu geride iki yetim bırakan abisi bu milletin bir özeti gibiydi aslında."


Klima açıktı; arabanın penceresini açamıyordum boğucu havadan dolayı. Geceleri gündüzlerden daha sıcaktı Adana’nın merkezinde... milyonlarca klimanın ürettiği gaz, geceleri gökyüzünde iğrenç bir şekilde kokan gri bulutlar oluşturuyordu. Güneş doğduktan sonra da o kimyasal bulutlar yavaş yavaş dağılıyor ve hava normale dönüyordu. Doğayı da bozuyordu insan ve yavaş yavaş öldürüyordu.

5 Eylül 2026 Cumartesi

SA12140/SD3881: Sıkıntı (Roman); 16. Bölüm-Ateş 3

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 "Babamda gizli bir şair ruhu olduğunu düşünürdüm kimi zaman, bunu söylediğimde de gülümser ve ‘O da insan değil midir ki?’ der geçerdi."


Doğuya doğru sürüyordum arabayı ve güneş henüz doğmamıştı. Sağ ön koltukta oturmuş olan babam güneşin az sonra doğacağı yarı karanlık gökyüzüne bakıyordu sessizce.

30 Ağustos 2026 Pazar

SA12132/SD3877: Sıkıntı (Roman); 16. Bölüm-Ateş 2

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Dedesinin yaktığı ateş düştüğü her yeri yakıyordu işte; hem de cayır cayır."


Maalesef her ebeveyn gibi onların da işleri çok zordu. Çünkü hiçbir şey tam olarak insanın planladığı gibi ilerlemiyordu.

Öyle derdi Babam: ‘Sen kırk hesap yaparsın, bazen kırkı da tutmaz!’

29 Ağustos 2026 Cumartesi

SA12131/SD3876: Sıkıntı (Roman); 16. Bölüm-Ateş 1

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

“Allah, münafık erkeklere, münafık kadınlara ve kâfirlere, içinde ebedî kalmak üzere cehennem ateşini vaat etti. O, onlara yeter. Ve Allah, onları lanetledi. Ve onlar için sürekli bir azap vardır.”
Kur'an, Tevbe Suresi, 68. Ayet


16. Bölüm/ Ateş

Bu sabah, alışılmadık ve tuhaf bir sabahtı; sakin geçmesini umduğum ve beklediğim, ancak aşırı hareketli geçen unutulmaz 5 Ağustos gününün ertesi günü, şimdi, arabamı sürerken dünü düşünüyordum. Yirmi üçüncü gün de yirmi ikinci gün gibi mi geçecekti, artık emin değildim.

23 Ağustos 2026 Pazar

SA12123/SD3872: Sıkıntı (Roman); 15. Bölüm-Hava 30

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 "Ve İblis'in çirkin elleri oluyordu insanın içini oyan ve çürüten duygular; insanın hayatı boyunca ördüğü bütün sağlam katmanları derinlerden başlayarak yıkmak için.."


Bir insanı -özgür iradesini elinden alarak- aptallaştırmanın ve robotlaştırmanın bir tek yolu vardı: onu anlamsız, saçma sapan ritüellere boğmak ve bu ritüelleri eksiksiz uygulayarak arınacağını ve cennetlik olacağını düşünmesini sağlamak.

22 Ağustos 2026 Cumartesi

SA12122/SD3871: Sıkıntı (Roman); 15. Bölüm-Hava 29

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"İnsan gerçekten çok ağır bir sorumluluğun altına girmişti; Allah’a verdiği sözü tutmak zorundaydı, Allah’a ulaşan yolların üstüne oturarak insanları saptıran şeytanlara karşı Kur’an’a odaklanarak zihnini arındırmalıydı."


Kabala’nın İslam’a Tasavvufla dahil edildiğini artık biliyorduk. Antik Mısır büyücülerinin, yani Samirîlerin kılık değiştirip Müslümanların arasına sızarak kanaat önderi olduklarına, sekizinci ve onuncu yüzyıllar arasında Müslümanlara tamamen hükmetmeye başladıklarına ve bu hakimiyetin günümüze kadar da sürdüğüne tanıktık.

16 Ağustos 2026 Pazar

SA12114/SD3867: Sıkıntı (Roman); 15. Bölüm-Hava 28

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 "Onun da Samirîlere işaret eden cümleleri artık şüphe götürmeyen gerçek fesadın kaynağından emin olmamız gerektiğini hatırlatıyordu bana."


Çok oynanmıştı insan zihniyle. Yahudi, Hristiyan, Müslüman, Budist, Hindu ya da Ateist bir aileye doğmuş olmasının pek bir anlamı yoktu; her yeni doğan çocuk onlar için tehdit olmaktan çıkarılacak bir düşmandı, onun doğasına müdahale etmeli ve onu köleleştirmeleri gerekiyordu. Eğitim sistemleri, kültürel kodlar önceden hazırlanıyordu hep... ta ki Allah, yarattığı çocukların özgürlüğünü korumak için onlara ait olan her şeyi yerle bir edene kadar.

15 Ağustos 2026 Cumartesi

SA12113/SD3866: Sıkıntı (Roman); 15. Bölüm-Hava 27

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 ‘Tanrı’ ve ‘özgürlük’ kavramlarını birbiriyle doğrudan ilişkili olarak analiz ediyordu ‘Bekçi’.


Bilgiye hâkim olmak isteyen Samirîlerin yöntemi amaçlarına uygun her süreci zorluyordu; tanım yapmak ve bu tanım üzerinden sistematik bir çerçeve oluşturarak insanlara tanrılık taslamaktan başka bir şey değildi amaçları. Özgürlük de bu süreçte çarpıtılan ve yeniden yapılan tanımlar üzerinden dayatılıyordu insanlara.

9 Ağustos 2026 Pazar

SA12104/SD3862: Sıkıntı (Roman); 15. Bölüm-Hava 26

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Kilise’yi yıkan materyalizm ya da ateizm, özgürlüğü nasıl pazarlıyordu?"


Yarattığı zamana bağlı olmayan bir yaratıcıdan bahsediyorduk ve zamana bağlı olarak yaratılan insanın kendisinin neden yaratıldığını sorguladığına -kendi içimizde de- tanıklık ediyorduk. Oysa geçmiş zaman, şimdiki ve gelecek zaman gibi, insan içindi; yaratıcı olan Tanrı için değil, Allah için değil.

8 Ağustos 2026 Cumartesi

SA12103/SD3861: Sıkıntı (Roman); 15. Bölüm-Hava 25

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 "Yaratılmış olmak aşağılanmak olarak algılandığına ve istenmediğine göre, insan, yaratılmasını ve Allah tarafından bütün varlıklara üstün kılınmasını istemeyen Şeytan’ın istediği gibi düşünüyor demekti. İşte en büyük tehlike buydu."


Toplantımız sona ermişti. Üçüne de teşekkür ettim. Kahvelerimizi bitirdik ve ikindi namazını eda etmek için mescide doğru sohbet ederek yürüdük. Kolağası birazdan havaalanına gidecek ve Fırtına’yı alacaktı.

2 Ağustos 2026 Pazar

SA12095/SD3857: Sıkıntı (Roman); 15. Bölüm-Hava 24

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

‘İnşallah, Arkadaşlar!’ dedim. ‘Bu zorlu bir yolculuk; engeller olacak insandan, cinlerden ve şeytandan!’


İkindi vakti girmişti. Birkaç saat süren bu çalışmamızın gelecekte nelere yol açacağını bilmiyorduk hiçbirimiz, ama iyi bir şey yaptığımızın farkındaydık; sonraki aşamalarda bildiğimiz ya da bilmediğimiz sayısız iyiliğe yol açacağından da emindik.

1 Ağustos 2026 Cumartesi

SA12094/SD3856: Sıkıntı (Roman); 15. Bölüm-Hava 23

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 "Şeytan gibi, insanlara fısıldamayı tasarlıyorlardı; bütün insanları, düşündüklerinin kendi doğal zihinsel süreçlerinin sonucu olduğuna inandırmaktı amaçları."


Amerikalı Albay Banach, sistemin tepesindeki bütün güçlerin birleştirilmesini istiyordu, oysa Türkiye gibi hedef ülkelerde ‘güçler ayrılığı’ gibi saçma sapan bir ilkeyi sistemin bütün güçlerinin ayrıştırılmasını sağlamak için dayatıyorlardı:

26 Temmuz 2026 Pazar

SA12086/SD3852: Sıkıntı (Roman); 15. Bölüm-Hava 22

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

‘Şeytan gibiler, Patron!’ dedi Sakallı, sağ eliyle kısa kızıl sakalını sıvazlarken. ‘Görünmez olmayı çok önemsiyorlar, görünmeden aldatma sanatını iyi öğrenmişler!’


Sakallı, ‘Merkezi tanımladığı gibi, harekat felsefesini ve işlevsel ayaklarını dikte ediyor!’ dedi düşünceli düşünceli. ‘Üst düzey bir düşünme biçimi!’

25 Temmuz 2026 Cumartesi

SA12085/SD3851: Sıkıntı (Roman); 15. Bölüm-Hava 21

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 "Amerikalı Albay’ın metni çok işlevseldi, mühendis arkadaşlarımın zihninde kasırgalar oluşturmuştu ve nihayetinde ortaya çıkan kaos yeni bir düzen ya da sistem kurulması için sürülmüş bir tarla vazifesi görecekti onlar için."


Sıra iş arkadaşlarımın bu yolda ne yapacaklarına dair karar verme süreçlerini netleştirmeye gelmişti. Samirîlerin, zamanı parçalara ayırarak yönetmekte ustalaştıklarını kabul etmek zorundaydık; bugün çocuklarımıza ve torunlarımıza nasıl bir dünya ve değerler sistemi bırakacağımızdan emin olamamamızın sebebi de zamanın toplumsal akışına müdahale etmelerindeki amansız becerileriydi.

19 Temmuz 2026 Pazar

SA12076/SD3846: Sıkıntı (Roman); 15. Bölüm-Hava 20

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 "Üçü de yorulmuştu. Zihinlerindeki kasırgaları görebiliyordum artık; gözlerindeki kaygıyı, bedenlerine sinen köşeleri belirsiz çaresizliği... tam kıvama gelmişlerdi."


Genç arkadaşlarımın, çıkacağımız o zorlu yolculukta kişisel birikimlerini nasıl kanalize etmeleri gerektiğini düşünmelerini ve karar vermelerini istiyordum. Hiçbir şey bir başkasının dayatmasıyla ya da beklentileriyle kusursuz bir şekilde ortaya çıkmazdı; başarıya ulaşmak için samimiyet, fedakarlık ve hedefe odaklanmak vazgeçilmez temel şartlardı.

Seçkin Deniz Twitter Akışı