2 Ağustos 2026 Pazar

SA12095/SD3857: Sıkıntı (Roman); 15. Bölüm-Hava 24

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

‘İnşallah, Arkadaşlar!’ dedim. ‘Bu zorlu bir yolculuk; engeller olacak insandan, cinlerden ve şeytandan!’


İkindi vakti girmişti. Birkaç saat süren bu çalışmamızın gelecekte nelere yol açacağını bilmiyorduk hiçbirimiz, ama iyi bir şey yaptığımızın farkındaydık; sonraki aşamalarda bildiğimiz ya da bilmediğimiz sayısız iyiliğe yol açacağından da emindik.

‘Allah’ın dosdoğru yolunun üstüne oturarak insanları saptıran Şeytan’a karşı Allah’ın dosdoğru yolunu, çeşitli teknikleri kullanarak insanlara anlatacağız ve işimizi de ustalıkla yapacağız!’ dedim sakin bir sesle ve En’âm Suresinin 151-153. ayetlerini okudum:

“De ki: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyilik edin. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırıyoruz. (Zina ve benzeri) çirkinliklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Allah’ın (öldürülmesini) haram kıldığı canı haksız yere öldürmeyin. İşte (Allah) size bunları tavsiye etti; umulur ki akledersiniz. Ve yetim malına yaklaşmayın, ancak rüşdüne erinceye kadar en güzel suretle başka. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz kişiye gücünün yetmediğini teklif etmeyiz (yüklemeyiz). Konuştuğunuz zaman akrabanız bile olsa âdil olun. Allah’a verdiğiniz sözü tutun. İşte (Allah) size bunları tavsiye etti; umulur ki öğüt alırsınız. Ve işte benim dosdoğru yolum budur, ona uyun! Sizi onun yolundan ayıran başka yollara uymayın! İşte (Allah) size bunları tavsiye etti; umulur ki korunursunuz!”

‘Harika!’ diyerek ayağa fırladı Sakallı. ‘Patron, bu odaya girdiğimden beri, neyi nasıl yapacağımıza dair aklımda binlerce alternatif uçuşuyordu. Allah ayetleriyle zihnimi sadeleştirdi. Benim kafamda sistem hazır!’

‘Dinliyoruz!’ dedim kahvemden bir yudum aldıktan sonra.

Sakallı telefonundan En’âm Suresinin 151-153. ayetlerini buldu ve dikkatle ana maddeleri sıralamaya başladı:

‘Sadece Allah’a inanmak ve ona ortak koşmamak; Anne ve Baba’ya iyilik etmek; Fakirlik korkusuyla çocukları öldürmemek; Zina yapmamak ve zina ile ilgili herhangi bir faaliyete girmemek; Haksız yere insan öldürmemek; Yetimlerin haklarını gözetmek; Ölçüde ve tartıda adil olmak; Herkese karşı doğru sözlü olmak ve bu konuda akrabaya ayrımcılık yapmamak ve Allah’a verdiğimiz sözü tutmak!’ dedi. ‘Dokuz ana başlık var bu ayetlerde; araştırmalarımızı bu ana başlıklar altında yapabilir, çağdaş felsefî dili kullanarak analizlerimizi yazabiliriz!’

‘Allah’a verdiğimiz sözü hatırlayan var mı, Arkadaşlar?’ diye sordum.

‘Kâlû Belâ; A'râf Suresinin 172. ayeti, Abi!’ dedi Meraklı. ‘Ve hani Rabbin, Âdemoğullarının zuhurlarından (bellerinden/sırtlarından) zürriyetlerini çıkarıp onları kendilerine şahit tutmuş, 'Ben sizin Rabbiniz değil miyim?' demişti. Onlar da, 'Evet, şahidiz.' demişlerdi. Bu, kıyamet günü 'Biz bundan habersizdik' dememeniz içindir."

‘Ayetteki genetiğe vurgu çok çarpıcı, Patron!’ dedi Sakallı. ‘İnsanın üremesi için erkeklerin belinden gelen sıvı ve DNA, insanın yaratılışından gelen inanma ihtiyacını ve zihnindeki Allah'ı tanıma potansiyelinin genetik ve değiştirilemez olduğunu hatırlatıyor, Allah! Hepimiz, Allah'ı tek yaratıcı ve Rab olarak tanıyacağımıza, Onun koyduğu kurallar çerçevesinde dürüst, adil ve ahlaklı bir hayat süreceğimize dair verdiğimiz sözü tutmakla yükümlüyüz; verdiğimiz söz bütün olarak ruhumuzda ve bedenimizde var olan Allah’ın mührüne her an tanıklık ettiğimiz için kolaylıkla hatırlayacağımız ve anlayabileceğimiz bir söz. Kuantum teorisi değil yani!’

‘Spermatogenez tartışmaları var, bazı tanrı ve din karşıtları meninin üretildiği testislerin belde olmadığını, Kur’an’ın bilimle çeliştiğini iddia ediyor, siz ne dersiniz, bu konuyu araştırdınız mı?’ diye sordum.

Sakallı cevap verdi soruma:

‘Kuran, İnsan, Secde, Tarık ve Mü’minûn surelerinde insanın biyolojik oluşum evrelerine dair ayrıntılar verir. Günümüz biyoloji terimleri ile birebir eşleşmesi gerekli değil bu ayrıntıların. Kur’an’ın birçok temel olayı anlatırken kullandığı yöntem burada da işliyor. Bu bir sistem; farklı surelerde bu sistemin parçalarından bahsediliyor. Araştırmıştım bu konuyu!’

Sözlerine ara verdi ve sonra cep telefonundan aradığı web sayfasını bularak ilgili kısmı okudu:

“Spermatogenez (Sperm üretim mekanizması) olarak adlandırılan süreç, hipotalamik-hipofiz-gonadal (HPG) eksen olarak bilinen karmaşık bir hormonal geri bildirim döngüsü tarafından titizlikle yönetilir. Beyindeki hipotalamus, Gonadotropin Salgılatıcı Hormon (GnRH) salgılar. GnRH, hipofiz bezini uyararak Luteinleştirici Hormon (LH) ve Folikül Uyarıcı Hormon (FSH) adlı iki temel hormonu kan dolaşımına salgılanmasını tetikler. Testislerdeki üretim bu sürecin sonucunda kendine özgü bir şekilde gerçekleştir.”

‘Kur’an’ı doğru anlamak ve bilimsel bilgiyi ön yargısız değerlendirmek gerekiyor!’ dedim hafif bir ses tonuyla. ‘Allah’a verdikleri sözü unutarak, fıtratlarına aykırı davranan Tanrı ve din karşıtlarının fırsatçı manipülasyonuna karşı çocuklarımızı bilinçlendirmemiz gerekiyor, Arkadaşlar!’

‘Yani, beyinden testislere kadar işleyen bir sistem!’ dedi Sakallı, yaptığı araştırmaları derlerken. ‘Vücudumuzdaki ana sinirlerin çok büyük bir kısmı, içinden omurilik adı verilen ana sinir demetinin geçtiği kemikli bir koruyucu yapı olan omurgadan geçer... Damarlar ve sinir sistemi vücudun genelinde ve omuriliğin kendi yapısı içinde birlikte bulunur. Sonuç olarak ‘bel’ A'râf Suresinin 172. ayetinde belirtildiği gibi bir anlam taşıyor demektir!’

‘Ancak temek bir ayrıntı var, A'râf 172’de!’ dedim. ‘İnsanlar henüz yaratılmamış ve biyolojik beden yok; bence diğer surelerden daha farklı bir anlatım var bu ayette; insanın genetiğine işaret eden temel bir vurgu var. Yani verdiğimiz söz, ruhsal ve biyolojik bileşenlerimize işlenmiş olan yapısal bir özellik demek. Fıtrat dediğimiz de bu aslında. Allah’ın Rabbimiz olduğunu hep biliriz anlamına gelir bu. Bile bile de inkâr edenler için de bu imkân var edilmiş ve karşılığında hesap sorulacağı bildirilmiş!'

‘Benim biraz Kur’an çalışmam gerekiyor, Abi!’ dedi Kolağası. ‘Bence sistemi, Sakallı’nın saydığı dokuz ana başlığı, günümüz bilim dallarıyla ilişkilendirerek tasarlamalıyız. Mesajlarımızı doğrudan değil dolaylı olarak vermeliyiz; hangi yaşta olurlarsa olsunlar gerçeğe ihtiyaç duyan insanları muhatap almalıyız!’

‘Evet!’ dedim heyecanla...’Kendi kurgularımızın sonucu olacak bu; ‘Sisteme karşı Sistem’!

Meraklı’da da farklı bir hâl vardı:

‘Abi!’ dedi. ‘Sen bize birkaç gün süre ver, Fırtına da gelsin, sistemi dördümüz tasarlayalım; sonra beşimiz bir araya gelir son şeklini veririz ve sistemi çalıştırmaya başlarız bir hafta içinde. Ben analizlerimizi yayınlayacağımız internet sitesini tasarlarım ve şirketin internet sitesine entegre ederim Allah’ın izniyle!’

‘Patron, Allah’a verdiğimiz sözü tutacağız inşallah, sen sıkıntı yapma kendine!’ dedi Sakallı, o her şeyi yumuşatan sesiyle.

‘İnşallah, Arkadaşlar!’ dedim. ‘Bu zorlu bir yolculuk; engeller olacak insandan, cinlerden ve şeytandan!’

Ve Ahkâf Suresinin 114. ayetlerini okudum:

“Şüphesiz Rabbimiz Allah’tır” deyip sonra da dosdoğru olanlara hiçbir korku yoktur, onlar üzülmeyecekler de. Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada ebedi kalacaklardır.” 



<<Önceki                      Sonraki>>


[23.07.2026, 15/49 (1145))]


Seçkin Deniz, 02.08.2026, Sonsuz Ark, Sıkıntı, Roman

Sıkıntı




Takip et: Next Sosyal @seckin_deniz

Takip et: Next Sosyal @sonsuzark



Sonsuz Ark'tan

  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.

  

Seçkin Deniz Twitter Akışı