15 Kasım 2021 Pazartesi

SA9443/SD2236: Sıkıntı (Roman); 3. Bölüm-Cennet 1

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

'Yoksa, Allah’ın izin vermediği bir dini kendilerine tutulacak yol kılan ortakları mı var? Eğer (cezaların ertelenmesine dair) kesin hükmü olmasaydı, derhal aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz, zâlimler için elem dolu bir azap vardır. Sen, zalimlerin yaptıkları şeyler tepelerine inerken bu yüzden korku ile titrediklerini göreceksin. İnanıp yararlı işler yapanlar da cennet bahçelerindedirler. Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu büyük lütuftur.'
Şûrâ Suresi 21-22. Ayetler


3. Bölüm/Cennet

THY’nin Washington DC, Dulles Uluslararası Havaalanı’na gidecek olan uçağı tam vaktinde, 15:30’da İstanbul Havalimanı’ndan kalkış yaparken içimde derin bir karmaşa vardı. Karım sabah beni ilk defa kaygılı bakışlarla uğurlamıştı. Seyahâtlerime alışkındı, onu endişelendiren şeyin ne olduğunu bilmiyordum. Geceyi yazarak geçirdiğimi biliyordu; uykusuzluk ya da sağlığım değildi gözlerindeki kaygının nedeni. Başka bir şey onu derinden sarsmış görünüyordu; sormama rağmen ‘bir şey yok’ diyerek geçiştirmişti.

Cevval neredeyse bir teknik personel ordusuyla gelmişti ve şimdi yanı başımda oturuyordu. İkimiz de zorlu bir mücadeleye girdiğimizin farkındaydık; benim sorumluluğum sınırlıydı, bütün yük onun omuzlarındaydı. Çünkü Ankara, diplomatik kanalların tıkandığını biliyordu ve Türkiye’nin kulis-lobi faaliyetlerinin hemen her aşamada birileri tarafından engellendiğini ve Türkiye aleyhindeki lobi faaliyetlerinin ise hız kazandığının farkındaydı. Cevval’e bu işi ticarî dehasını kullanarak halletmesi söylenmişti.

Benim oyun planım hazırdı; kendi tasarımım olan ‘Kıskaç Teorisi’ni kullanacaktım. Hemen her zaman sonuç aldığım ve muhataplarımı ikna etmemi sağlayan bir teoriydi bu. ‘Yer Yazarı’nın anlattıklarından sonra hareket alanımın daraldığını hissetsem de deneyecektim. NATO ile ilişkiler bir labirentte yol almak gibiydi her zaman ve Türkiye halen NATO üyesiydi. Bugüne dek ABD’den Türkiye’ye doğru akan ittifak akıntılarının yönünü tersine çevirecektim ve ‘Kıskaç Teorisi’ ABD’nin ve NATO’nun yaşadığı travma döneminde etkili sonuçlar almamızı sağlayabilirdi.

Cevval’in sorularını yolculuğun ortalarına doğru saklama huyu vardı. Oyun planındaki kendi rolünü ezberlemeye alışkındı. 11 saat 15 dakika sürecek olan bu uçuşun altıncı saatinde Cevval yerinde duramaz hale gelecek ve sorularını yağmur gibi tek tek sıralayacaktı. Bu onun için bir prova niteliğindeydi; eksiksiz istiyordu her şeyi, gözden geçirilmemiş bir tutum, tavır, sözcük, mimik bırakmak istemiyordu. Amerikalıların üstenci bakışlarının ürettiği gerginlikle başa çıkabilmenin başka yolları yoktu ona göre.

Ben, Cevval kadar tedirgin değildim. İçimdeki karmaşa karımın bakışlarından kaynaklanıyordu. Onu öyle görmek beni çok üzmüştü. İşimin getirdiği hayat böyleydi; bir memurun ya da esnafın rutin hayat düzeni yoktu bizde. Alışmıştık, ancak yıllar geçince herkese sıkıcı gelen rutin hayatın bir nimet olduğunu fark etmeye başlamıştık. İkimiz de idealist birer tip olarak çok çalışıyorduk ve her şeye yetiştiğimizi sanıyorduk. İş, aile, çocuklar ve idealler.

Gözlerim bulutlu vadilere dalarken, ruhum yavaşça bedenimi askıya alarak kendini uykuya terk ediyordu. İçimdeki karmaşa gözlerimdeki yorgunluğu zamansızlığın kollarına bırakırken bir rüyanın içindeymişim gibi diyordum kendi kendime. Bir rüya. 



<< Önceki                      Sonraki>>


[(14.11.2021, (3/2 (226))]


Seçkin Deniz, 15.11.2021, Sonsuz Ark, Sıkıntı, Roman

Sıkıntı





Sonsuz Ark'tan

  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.

 

  

Seçkin Deniz Twitter Akışı