Event201 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Event201 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2021 Pazar

SA9012/TG322: 2025'in SPARS Salgını: Yankı Odaları (*) ve Aşı Karşıtlığı

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız metin,  90.1 Houston Free Thinker Radio'nun eş sunucusu ve The Conscious Resistance Network ve The Houston Free Thinkers'ın kurucusu, The Last American Vagabond'un kadrolu yazarı, gazeteci, konuşmacı ve aktivist Derrick Broze'ye aittir ve 2025-2028 yılları arasında gerçekleşmesi planlanan Johns Hopkins Sağlık Güvenliği Merkezi 2017'de SPARS olarak bilinen bir koronavirüs salgınının simülasyonuna odaklanmaktadır. Dünya Bankası'na göre COVID-19 (SARS-CoV-2), Mart 2025'in sonuna kadar devam etmesi planlanan bir “proje”. 'Amerikan dış politika oluşturma süreci ve Amerikan dış politikası ve iç siyaset etkileşimi konusunda önde gelen bir otorite' olarak tanımlanan, Dış İlişkiler Konseyi'nde (CFR) kıdemli başkan yardımcısı, James M. Lindsay'e göre, 2021'de de devam edecek. 2 Ocak 2021 tarihli Reuters haberine göre, Meksikalı Sağlık Bakanlığı, Pfizer-BioNTech COVID-19 aşısı aldıktan sonra hastaneye kaldırılan 32 yaşındaki bir kadın doktorun  nöbetler, nefes almada güçlük ve deri döküntüsü yaşadıktan sonra kuzeydeki Nuevo Leon eyaletindeki bir devlet hastanesinin yoğun bakım ünitesine kaldırıldığını, İlk tanının "ensefalomiyelit" olduğunu, doktorun alerjik reaksiyon geçmişine sahip olduğunu ve klinik deneylerde aşının uygulanmasından sonra kimsenin beyinde bir iltihap geliştirdiğine dair hiçbir kanıt olmadığını açıkladı. Ensefalomiyelit, beyin ve omuriliğin iltihaplanmasıdır. Bu haberi ilginç kılan şey ise, aşağıda incelenen simülasyon çalışmasında da şu ifadenin olmasıdır: "Aşı üreticisi GMI, aşının (salgının bitirilmesine) yardımcı olacağını iddia etmektedir ancak klinik deneyler, şişmiş bacaklar, şiddetli eklem ağrısı ve nöbetlere veya ölüme yol açan ensefalit (beyin iltihabı) gibi yan etkilerin varlığını ortaya koyar." Herkesi aşılamayı hedefleyen politikacıların temel gerekçesi salgını durdurmaktır; ancak 1 Ocak 2021 tarihi itibarı ile Türkiye'de Covid-19'dan ölüm oranı (21.093/2.220.855) %0.94, Dünya'da ise (1,808,041/81,947,503) %2.2'dir. Bu kadar düşük ölüm oranına rağmen Covid-19 salgını dolayısıyla Mart 2020'den Ocak 2021'e kadar 7.5 milyar insan evlerinde hapsedilmiştir; nefes alma, temas, aile-arkadaşlık bağlarını sürdürme, dinî ve milli bayramları kutlama, toplu ibadetler, sokağa çıkma, alışveriş yapma ve diğer sosyal faaliyetlerde bulunma özgürlükleri polis zoruyla ellerinden alınmış durumdadır; bu bir simülasyon değildir, içinde yaşadığımız bir gerçektir ve biz birkaç milyarderin simülasyonlarının oyuncağı, nesnesi, kobayı, deney faresi olmayacak kadar onurlu varlıklar olan insanlarız. Savaşın Yeni Silahları -The New Weapons of War- başlıklı analizinde CEPA (Avrupa Politika Analiz Merkezi)'dan Edward Lucas, Batı (ABD-Avrupa)-Rusya ilişkilerinde yaşanan gerginliklerde kullanılan '4 Yeni Silah' türünü irdelemekte ve Rusya'nın nükleer silahlarla ilgili parlak gösterilerinden etkilenmek yerine (Batı da bu tür silahları üretmeye devam etmektedir) bu yeni silahlar üzerine düşünülmesini önermektedir. Analist, bu dört silahı ya da taktiği şu şekilde değerlendirmektedir; Derin Sahtelik- Deepfake (gerçekte olmayan şeylerin olmuş gibi gösterilmesi), Yapay Zeka (A.I)-Makinelerin Öğrenmesi, Süper Doxxing (muhalifleri teşhir etme, yıldırma ve baskı altına alma) ve Yabancılaştırılmış Sosyal Gruplar.. Bu silahların Covid-19 salgını ile nasıl ilişkilendirildiğini, aşağıdaki analizde incelenen "Ekim 2017'de Johns Hopkins Sağlık Güvenliği Merkezi, SPARS Pandemisi, 2025-2028: Halk Sağlığı Risk İletişimcileri için Fütüristik Bir Senaryo adlı rapordan okuyabilirsiniz. "Rapor, 2025 ile 2028 yılları arasında dünyayı kasıp kavuran bir salgına, 2030 yılından dönüp bakan birinin bakış açısından yazılmıştır. Belgede, içerik oluşturucuların bu dönemde ortaya çıkması muhtemel olduğuna inandıkları büyük sosyoekonomik, demografik, teknolojik ve çevresel eğilimleri belirledikleri belirtiliyor. Halk sağlığıyla ilgili acil durumları etkilemesi muhtemel olduğunu söyledikleri iki eğilim; "bilgi teknolojisine değişen derecelerde erişim" ve "toplumlar arasında sosyal, politik, dini, ideolojik ve kültürel hatlarda artan bölünme"dir." ifadeleriyle gözlemleyebilirsiniz. John Hopkins Üniversitesi şeytanın bilimsel işlem noktalarından biridir. Türkiye Cumhuriyeti, 2002'de beri yaşadığı saldırıları, artık bir üst kademede, bütün insanlığa yönelik saldırıların alt kümesi olarak yaşadığının bilincinde olan idarecilere sahip olmak zorundadır. İnsan ırkı tehdit altındadır, insanlık bu saldırıya karşı bilinçli olmak zorundadır. Erdoğan'ın Covid-19 salgını kumpasından çıkması ve 'Covid-19 Yasakları ve Aşı Çılgınlığı'na dur demesi gerekmektedir.
Seçkin Deniz, 03.01.2021


The SPARS Pandemic Of 2025: Echo Chambers And Vaccine Opposition

"Johns Hopkins Sağlık Güvenliği Merkezi 2017'de SPARS olarak bilinen bir koronavirüs salgınının simülasyonunu yürüttü. Bu simülasyondan ne öğrenebiliriz?"

SARS-CoV-2'nin bir pandemi olarak ilan edilmesinden bu yana geçen aylarda, araştırmacılar ve gazeteciler COVID-19 olarak bilinen şeyin kökenine ışık tutabilecek ilgili bilgileri aramak için sayısız saat harcadılar. Bu araştırma, bazılarını, potansiyel bir viral salgına yönelik "savaş oyunu" gerçekleştiren ve dünyadaki insan ve kurumların bu salgına nasıl tepki vereceğini sorgulayan bir dizi simülasyon ve alıştırma yapmaya yöneltti.

22 Aralık 2020 Salı

SA8992/TG321: DARPA'ya Bağlı Teknoloji Şirketi Profusa'nın Cep Telefonuna Veri Aktaran Enjekte Edilebilir Askerî Hidrojel Vücut Sensörleri ve Covid-19

    Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız metinler, Pentagon'a bağlı resmî ABD kurumu DARPA(Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı) projelerinde çalışan Profusa şirketinin resmi basın açıklamalarını temel almaktadır ve Covid-19 salgını öncesinde başlanan enjekte edilebilir Hidrojel biyosensörlere (vücut sensörleri) odaklanmaktadır. Pentagon-DARPA(*) tarafından üretilen insanlık dışı ve vahşi silah-savaş-uzay teknolojilerine ve biyoteknolojik-biyolojik silahlara dair haberlerin ilk duyulduklarında 'Komplo Teorisi' sınıfına sokularak itibarsızlaştıklarına ve planlayıcılarının istediği zaman dilimlerinde gelecekte de ortaya çıktığına şahit olduk. Bunun en yakın örneği bilgisayar-dijital teknolojilerde ulaşılan düzey ve insanları izleme, dinleme, fişleme ve kişisel verileri başka şirketlere satma iddialarının önce 'Komplo Teorisi' denilerek inkar edilmesi, sonra Facebook örneğinde olduğu gibi itiraf edilmesidir. Acımasızlığı ile ünlü mason Jeremy Bentham'ın (15 Şubat 1748-6 Haziran 1832) kurduğu ilk gözetleme sistemi olan 'Panopticon' un en gelişmiş düzeyi sayılabilecek enjekte edilebilir hidrojel sensörler ya da kuantum noktalı biyoçiplerle insanları izleme ve 'yönetme' sistemi artık söylentiden öteye somut bir gerçeğe dönüşmek üzeredir. Türkiye Cumhuriyeti yöneticilerinin WEF ve WHO-DTÖ odaklı her türlü organizasyona, Bill Gates'in özellikle 'ruh hali, korku, kaygı ve hatta cinsel aktivite seviyesi dahil olmak üzere, bir kişinin hayatının her yönünü izleyip okuyarak insanları bir yapay zeka ağına bağlayan, tam bir kontrol platformunu temsil eden, kalıcı, cilt altına enjekte edilebilir biyoçip aşıları'na (Profusa resmi internet sitesi açıklaması: Profusa, vücut kimyalarının sürekli izlenmesi için doku entegre eden biyosensörlere öncülük etmektedir.) karşı dikkatli olması ve karşı strateji hazırlayacak kapasitede olması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye 2002'den beri bu Küresel Satanist Çete'nin açık ve kesintisiz saldırılarına maruz kalmaktadır, bu şeytanî çetenin Covid-19 sızıntısı ile yönetimde etkili olmasına engel olmamız gerekmektedir. Covid-19, Türkiye toplumunu da germektedir ve kısıtlamaların neden olduğu sorunlar yavaş yavaş açığa çıkarken, Covid-19'a karşı geleneksel aşılara ek olarak mRNA olarak tanımlanan yeni tür gen teknolojisi ile elde edilen aşılar dolayısıyla dünyanın bütün ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de insanlar haklı tedirginlikler yaşamaktadır. Her ne kadar farklı alanlardan söz etmiş olsa da, 1 Aralık 2020'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Hiçbir denetimin olmadığı, keyfiliklere açık, hukukun dışında bir alan olarak algılandığında dijitalleşmenin bizi götüreceği yer faşizmdir" açıklamasına ek olarak Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın 6 Aralık 2020 tarihinde, "En güvenilir olan geleneksel yöntemle geliştirilen inaktif aşı türü. Bu, üretimi kolay olmayan, maliyeti yüksek bir aşıdır. İnaktif aşılar, farklı hastalıklar için uzun yıllardır ülkemizde uygulanmakta olan ve uzun dönem güvenlilikleri bilinen aşılardır. Diğer aşı, yani mRNA aşısı genetik yoldan etki eden ve daha kısa sürede üretilebilen bir aşıdır. İnsanlarda yeni uygulanan bir teknolojiyle hazırlanmaktadır. Çalışmalarda kısa dönem sonuçları başarılı olmuştur, orta ve uzun vadede sonuçları bilinmemektedir. Yurtdışından inaktif aşıyı özellikle tercih ettik." şeklindeki açıklaması toplumsal duyarlılıkları ciddiye aldıklarını düşündürtmekte ise de, aşı zorunluluğunun insan hak ve hürriyetlerine aykırı olduğunu düşünüyor ve Erdoğan liderliğindeki hükümetin buna gereken saygıyı göstermesini umuyor ve her insanın bir hayvan ya da ticarî nesne gibi biyometrik çipe mahkum edilme olasılığına ve 'Komplo Teorisi' itibarsızlaştırmasına karşı herkesi araştırmaya ve duyarlı olmaya çağırıyoruz. Bilim adamları'nın 'küresel süper beyin' yaratmak için vücudumuza nanobotlar yerleştirmeyi tasarladığı bir çağda bilimsel gelişmelerden haberdar olmamak ya da bu gelişmelerin geldiği düzeyi inkar etmek insanları korumayacaktır. (Lütfen SA8868/TG306: DARPA'nın Hidrojel Biyoçipleri Covid-19 Piyasası'na Giriyor  ve SA8975/TG319: COVID Aşısı, Geçerli Kimlik Doğrulamasının Biyometrik Sertifikasyonudur çevirilerimizi okuyunuz.)
Seçkin Deniz, 22.12.2020

Profusa is pioneering tissue-integrating biosensors for continuous monitoring of body chemistries.
(Profusa, vücut kimyalarının sürekli izlenmesi için doku entegre eden biyosensörlere öncülük etmektedir.) Profusa internet sitesi tanıtım spotu

"Önümüzdeki yıl FDA onayını kazanırsa, iki parçalı sensör, semptomlar görülmeye başlamadan haftalar önce yeni enfeksiyonları tespit etmeye yardımcı olabilir."

1. Askeri Kaynaklı Bir Biyosensör Pandemi Tespitinin Geleceği Olabilir

A Military-Funded Biosensor Could Be the Future of Pandemic Detection

Pandemileri durdurmak neden bu kadar zor? Çoğunlukla bunun nedeni, hastalığın, insanları test etme sürecinden daha hızlı hareket etmesidir. Savunma Bakanlığı, cilt altı biyosensörün, grip benzeri enfeksiyonları semptomların ortaya çıkmaya başlamasından önce tespit ederek, takip prosedürüne yardımcı olup olamayacağını belirlemeye yönelik yeni bir çalışmanın finanse edilmesine yardımcı oluyor. Biyosensörün sahibi, Profusa şirketi, sensörün önümüzdeki yılın ilk aylarında FDA onayı için deneme aşamasında olduğunu söylüyor.

8 Aralık 2020 Salı

SA8975/TG319: COVID Aşısı, Geçerli Kimlik Doğrulamasının Biyometrik Sertifikasyonudur

    Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız metin ilaç endüstrisinin zararlarıyla ilgili bilgilerin paylaşıldığı Johnson and Toxin adlı platformun kurucusu, Penn State, Kaplan Üniversitesi ve Adelaide Üniversitesi mezunu, reklamcı ve eski gazeteci Emily Patterson'a aittir ve 2020 yılında dünyayı durduran ve insanların bütün özgürlüklerinin elinden alınmasına 'neden' olan Covid-19 salgınına karşı geliştirilen aşılara odaklanmaktadır. Yazarın, "COVID aşısı, yüzde 98,998 hayatta kalma oranıyla bazı garip ölümcül virüsleri önlemek için üretilmiş bir aşı değil, enjekte edilmiş bir tanımlama sistemidir." şeklindeki dikkat çekici girişiyle yaptığı analizin ana akım medya platformlarında rastlanılamayacak türden içeriğini önemli buluyoruz. Bugüne dek, Pentagon-DARPA tarafından üretilen insanlık dışı ve vahşi silah-savaş-uzay teknolojilerine ve biyoteknolojik-biyolojik silahlara dair haberlerin ilk duyulduklarında 'Komplo Teorisi' sınıfına sokularak itibarsızlaştıklarına ve planlayıcılarının istediği zaman dilimlerinde gelecekte de ortaya çıktığına şahit olduk. Bunun en yakın örneği bilgisayar-dijital teknolojilerde ulaşılan düzey ve insanları izleme, dinleme, fişleme ve kişisel verileri başka şirketlere satma iddialarının önce 'Komplo Teorisi' denilerek inkar edilmesi, sonra Facebook örneğinde olduğu gibi itiraf edilmesidir. Acımasızlığı ile ünlü mason Jeremy Bentham'ın (15 Şubat 1748-6 Haziran 1832) kurduğu ilk gözetleme sistemi olan 'Panopticon' un en gelişmiş düzeyi sayılabilecek enjekte edilebilir hidrojel sensörler ya da kuantum noktalı biyoçiplerle insanları izleme ve 'yönetme' sistemi artık söylentiden öteye somut bir gerçeğe dönüşmek üzeredir. Türkiye Cumhuriyeti yöneticilerinin WEF ve WHO-DTÖ odaklı her türlü organizasyona, Bill Gates'in özellikle 'ruh hali, korku, kaygı ve hatta cinsel aktivite seviyesi dahil olmak üzere, bir kişinin hayatının her yönünü izleyip okuyarak insanları bir yapay zeka ağına bağlayan, tam bir kontrol platformunu temsil eden, kalıcı, cilt altına enjekte edilebilir biyoçip aşıları'na (Profusa resmi internet sitesi açıklaması: Profusa, vücut kimyalarının sürekli izlenmesi için doku entegre eden biyosensörlere öncülük etmektedir.) karşı dikkatli olması ve karşı strateji hazırlayacak kapasitede olması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye 2002'den beri bu Küresel Satanist Çete'nin açık ve kesintisiz saldırılarına maruz kalmaktadır, bu şeytanî çetenin Covid-19 sızıntısı ile yönetimde etkili olmasına engel olmamız gerekmektedir. Covid-19, Türkiye toplumunu da germektedir ve kısıtlamaların neden olduğu sorunlar yavaş yavaş açığa çıkarken, Covid-19'a karşı geleneksel aşılara ek olarak mRNA olarak tanımlanan yeni tür gen teknolojisi ile elde edilen aşılar dolayısıyla dünyanın bütün ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de insanlar haklı tedirginlikler yaşamaktadır. Her ne kadar farklı alanlardan söz etmiş olsa da, 1 Aralık 2020'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Hiçbir denetimin olmadığı, keyfiliklere açık, hukukun dışında bir alan olarak algılandığında dijitalleşmenin bizi götüreceği yer faşizmdir" açıklamasına ek olarak Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın 6 Aralık 2020 tarihinde, "En güvenilir olan geleneksel yöntemle geliştirilen inaktif aşı türü. Bu, üretimi kolay olmayan, maliyeti yüksek bir aşıdır. İnaktif aşılar, farklı hastalıklar için uzun yıllardır ülkemizde uygulanmakta olan ve uzun dönem güvenlilikleri bilinen aşılardır. Diğer aşı, yani mRNA aşısı genetik yoldan etki eden ve daha kısa sürede üretilebilen bir aşıdır. İnsanlarda yeni uygulanan bir teknolojiyle hazırlanmaktadır. Çalışmalarda kısa dönem sonuçları başarılı olmuştur, orta ve uzun vadede sonuçları bilinmemektedir. Yurtdışından inaktif aşıyı özellikle tercih ettik." şeklindeki açıklaması toplumsal duyarlılıkları ciddiye aldıklarını düşündürtmekte ise de, aşı zorunluluğunun insan hak ve hürriyetlerine aykırı olduğunu düşünüyor ve Erdoğan liderliğindeki hükümetin buna gereken saygıyı göstermesini umuyor ve her insanın bir hayvan ya da ticarî nesne gibi biyometrik çipe mahkum edilme olasılığına ve 'Komplo Teorisi' itibarsızlaştırmasına karşı herkesi  araştırmaya ve duyarlı olmaya çağırıyoruz. Bilim adamları'nın 'küresel süper beyin' yaratmak için vücudumuza nanobotlar yerleştirmeyi tasarladığı bir çağda bilimsel gelişmelerden haberdar olmamak ya da bu gelişmelerin geldiği düzeyi inkar etmek insanları korumayacaktır. (Lütfen SA8868/TG306: DARPA'nın Hidrojel Biyoçipleri Covid-19 Piyasası'na Giriyor başlıklı çevirimizi okuyunuz.)
Seçkin Deniz, 08.12.2020

COVID Vaxx is Biometric Certification of Valid IDentification

COVID aşısı, yüzde 98,998 hayatta kalma oranıyla bazı garip ölümcül virüsleri önlemek için üretilmiş bir aşı değil, enjekte edilmiş bir tanımlama sistemidir.

COVID, medyayı 'vakaların' dehşetiyle dolduruyor. Hastane yoğun bakım birimlerinin hastalarla dolup taştığına dair sürekli raporlar akıyor. Ancak ülkenin her yerinde hastaneler kapanıyor. Dolayısıyla herhangi bir nedenle yoğun bakıma ihtiyaç duyan normal hasta akışı bile açık kalan hastanelerdeki yoğun bakım yataklarının kullanımını artıracaktır. Yoğun bakım ünitelerinin dolup taştığını iddia etmek, kesinlikle kitlesel, temelsiz bir histeri ve aşı talebi yaratıyor.

4 Aralık 2020 Cuma

SA8971/TG318: İşte Komplo Teorisi Olduğunu Düşünenler İçin Bill Gates'in Enjekte Edilebilir Biyoçipi

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Amerika Birleşik Devletleri'nde ikamet eden, büyük çevrimiçi dergiler ve haber-fikir siteleri için yazılar yazan politika yazarı Publius'a aittir ve milyarder Bill Gates'in 'Enjekte Edilebilir Biyoçipi'ne odaklanmaktadır. Analistin kanıtları ile birlikte sunduğu tezleri, zihni açık her okuyucu için somut bir anlam ifade edecek düzeydedir. Türkiye Cumhuriyeti yöneticilerinin WEF ve WHO-DTÖ odaklı her türlü organizasyona, Bill Gates'in özellikle 'ruh hali, korku, kaygı ve hatta cinsel aktivite seviyesi dahil olmak üzere, bir kişinin hayatının her yönünü izleyip okuyarak insanları bir yapay zeka ağına bağlayan, tam bir kontrol platformunu temsil eden, kalıcı, cilt altına enjekte edilebilir biyoçip aşıları'na karşı dikkatli olması ve karşı strateji hazırlayacak kapasitede olması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye 2002'den beri bu Küresel Satanist Çete'nin açık ve kesintisiz saldırılarına maruz kalmaktadır, bu şeytanî çetenin Covid-19 sızıntısı ile yönetimde etkili olmasına engel olmamız gerekmektedir. Covid-19, Türkiye toplumunu da germektedir ve kısıtlamaların neden olduğu sorunlar yavaş yavaş açığa çıkarken, Covid-19'a karşı geleneksel aşılara ek olarak mRNA olarak tanımlanan yeni tür gen teknolojisi ile elde edilen aşılar dolayısıyla dünyanın bütün ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de insanlar haklı tedirginlikler yaşamaktadır. Aşı zorunluluğunun insan hak ve hürriyetlerine aykırı olduğunu düşünüyor ve Erdoğan liderliğindeki hükümetin buna gereken saygıyı göstermesini umuyoruz.
Seçkin Deniz, 04.12.2020


HERE IS BILL GATES’ INJECTABLE BIOCHIP, FOR THOSE WHO THINK IT IS CONSPIRACY THEORY

Daha önce Bill ve Melinda Gates Vakfı'nın yanı sıra, ABD Savunma Bakanlığı'nın son derece gizli Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı'ndan (DARPA) fonlanan bir Silikon Vadisi şirketi, gelişmiş hidrojel malzemeden yapılmış enjekte edilebilir, kalıcı bir deri altı biyoçip sensörünün ilkbahar civarında onayını bekliyor.

4 Ekim 2020 Pazar

SA8889/TG308: Analiz: Küreselcilerin Dünya'yı Yeniden Başlatması ve Bize Yönelik Planları

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz,  "Rockefeller - Oyunu Kontrol Etmek", "Rahatsız bir yolculuk", "Ordo Ab Chao" ve "Kıyamet Saati" kitaplarının yazarı, özgür tartışma ve araştırmayı teşvik eden Pharos Vakfı'nın başkanı Jacob Nordangård'a aittir ve Covid-19 salgınını tetikleyici olarak tasarlayan Dünya Ekonomik Forumu'nun yeni tekno-totaliterr yol haritası "Büyük Sıfırlama" [The Great Reset]'ya odaklanmaktadır.  Jacob Nordangård'ın birkaç cümlesi ile analizin içeriğine dair ön bilgi edinmenizi sağlayabiliriz. Üç bölümde gerçekleşmesi planlanan Büyük Sıfırlama, yazara göre "(WEF çalışma gruplarının bir parçası olan) dünyadaki teknoloji devlerinin, dünyanın sorunlarını yapay zekâ, uydular, robotik, dronlar ve Nesnelerin İnterneti ve menüdeki sentetik gıdaları kullanarak çözeceği anlamına geliyordu."  Küreselciler tarafından adım adım gerçekleşmesi istenen "Makro Sıfırlama ekonomi, toplum, jeopolitik, çevre ve teknoloji üzerindeki etkiyi; Mikro Sıfırlama endüstriler ve işletmeler için sonuçları analiz eder; Bireysel Sıfırlama ise sonuçları bireysel düzeyde tartışır."  Analizin temel ayrıntılarında gezinen cümlelerden diğeri, "Böylelikle, biz boyun eğene ve tekno-ütopik bir dünya vizyonlarını kabul edene kadar bizi taciz etmekle tehdit etmektedirler." ve dördüncüsü: "Tüm bunlar, tiranların duygusal olarak ne kadar soğuk ve acımasız olduğunu gösteriyor. Neye sebep olduklarını çok iyi biliyorlar. Elde etmeyi istedikleri etki de budur ve bu durum, (onlara göre) "doğru" seçimi yapmamızı sağlayacaktır. Bir koyun sürüsü olarak, onların teknolojik diktatörlüğüne doğru sürüleceğiz." Türkiye Cumhuriyeti yöneticilerinin WEF ve WHO-DTÖ odaklı her türlü organizasyona karşı dikkatli ve karşı strateji hazırlayacak kapasitede olması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti 2002'den beri bu Küresel Satanist Çete'nin açık ve kesintisiz saldırılarına maruz kalmaktadır, bu şeytanî çetenin Covid-19 sızıntısı ile yönetimde etkili olmasına engel olmamız gerekmektedir. Covid-19, Türkiye toplumunu da germektedir ve kısıtlamaların neden olduğu sorunlar yavaş yavaş açığa çıkmaktadır.
Seçkin Deniz, 04.10.2020

ANALYSIS: GLOBALISTS' REBOOT OF THE WORLD AND THEIR PLANS FOR US

"Corona krizi, devasa boyutlarda küresel bir darbenin tetikleyicisidir. İnsan özgürlüklerini tamamen yok etme riski taşıyan yeni bir uluslararası ekonomik düzen ile yeni bir dönemin başlangıcıdır. Zorba yöneticiler, Dünya Ekonomik Forumu'nun yeni tekno-totaliter yol haritası - "Büyük Sıfırlama" [The Great Reset] aracılığıyla bizi zorla "iklim açısından akıllı" ve "sağlıklı" bir dünyaya yönlendirmek için hâkimiyeti ele aldılar."

Seçkin Deniz Twitter Akışı