Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin, Taha Akyol'un oğlu Mustafa Akyol'un neocon Foreign Policy'ye yazdığı, çarpıtmalarla dolu, Kaşıkçı cinayetinin asıl sorumlusu olan Neocon-satanist çetenin bu cinayeti neden işlediğini net bir şekilde anlamamızı sağlayan, alt yapısı hazırlanmış Türkiye-Suud çatışmasının ateşlenmesi için bu cinayetin bu amaçla Türkiye'de işlendiğini kesin olarak kanıtlayan 17 Ekim 2018 tarihli bir metindir. Foreign Policy sitesinde yayınlandığı ilk anda adresteki başlığı 'https://foreignpolicy.com/2018/10/17/khashoggi-was-the-victim-of-an-ottoman-saudi-islamist-war/' "khashoggi-was-the-victim-of-an-ottoman-saudi-islamist-war- Kaşıkçı bir Osmanlı-Suudi İslamist savaşının kurbanı oldu" olan metnin başlığının sonradan değiştirildiği kesin olarak bellidir. Yazının yeni başlığı "Khashoggi’s Death Is Highlighting the Ottoman-Saudi Islamic Rift- Kaşıkçı’nın Ölümü Osmanlı-Suudi İslam Çatlağını Vurguluyor" şeklinde yumuşatılmış 'Savaş' 'Çatlak'a dönüştürülmüştür, ancak içeriğin olduğu gibi bırakılıp bırakılmadığı belli değildir; metin bu içerikle bile yeterince fikir vericidir. Suudi veliahtı Muhammed Bin Selman (MbS), başkent Riyad'da 23 Ekim 2018'de başlayan "Çöldeki Davos" ismi verilen "Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı"nın ikinci günü, 24 Ekim 2018'de katıldığı oturumda, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin açıklamalarında bu 'Çatlak'a vurgu yaptı. Kaşıkçı cinayetini çözme konusunda Türkiye ile iş birliği yaptıklarını ifade eden Bin Selman, "Bu acı olay üzerinden Suudi Arabistan ve Türkiye arasında çatlak oluşturmak isteyenler var. Onlara buradan şu mesajı göndermek istiyorum: Suudi Arabistan'da ismi Selman bin Abdulaziz olan bir kral, ismi Muhammed bin Selman olan bir veliaht prens ve ismi Erdoğan olan bir Türkiye Cumhurbaşkanı olduğu sürece bunu asla başaramayacaklar." diyerek aşağıdaki türden söylemlere cevap verdi. Muhammed Bin Selman, aynı gün 24 Ekim 2018'de Erdoğan'ı arayarak suçluların cezalandırılması konusunda işbirliği yapacağını da söyledi. Türkiye ve Dünya artık Kaşıkçı cinayetinin asıl sebebini biliyor, Türkiye-Suud Savaşının fitilini ateşlemek. Akyol'un, tarihi çarpıtmalar bir yana, Erdoğan ve hükümet etme şekline karşı haksız ve gerçek dışı iddialarla doldurduğu metni Batı'ya 'MbS'yi değil Türkiye'yi tutun' tavsiyesi de bu bağlamda masum bir algıya isnad edilerek yorumlanamaz. ABD Başkanı Trump'ın ve Batı'nın cinayetten doğrudan veliaht Muhammed Bin Selman'ı sorumlu tuttuğu, ABD medyasının 'CIA'in, yani Trump'ın parmağını' aradığı, Suudi Arabistan istihbaratının organize bir şekilde öldürdüğü Suudi vatandaşı Cemal Kaşıkçı hangi gerekçeyle 'Osmanlı-Suud İslamcı Savaşı' gibi hayali bir savaşın parçası ya da kurbanı olarak incelenebilir? Türkiye bu cinayeti şeffaf bir şekilde soruşturmakta ve dünyaya deliller netleştikçe bilgi vermekte iken ve cinayetin asıl sorumlularının izini bulmuş iken, Akyol Trump'ın her emrini yerine getiren MbS yerine Batı'ya neden Türkiye'nin tarafını tutmayı tavsiye etmektedir? İşler hesapladıkları gibi Türkiye aleyhine yürümedi, engelledik, şimdi çıkış yolu arıyorlar.... Kaşıkçı olayının sorumlusu Trump ve efendileridir...
Seçkin Deniz, 26.10.2018

Khashoggi’s Death Is Highlighting the Ottoman-Saudi Islamic Rift
"Gazetecinin şüpheli cinayeti ve onun ardından yaşananlar, Sünni İslam'a karşı 300 yıllık bir savaşın son çatışmasıydı." Mustafa Akyol
Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın 2 Ekim'de İstanbul'daki Suudi konsolosluğundan kaçırılması ve olası cinayet, krallığın veliaht prensi Muhammed bin Salman'ın reformist imajının ardındaki çirkin despotizmin maskesini kaldırdı. Bununla birlikte, daha az dikkat çeken şey, bu skandalın başından beri iki ülke arasında uzun süredir devam eden bir rekabeti ortaya koymasıdır: Türkiye ve Suudi Arabistan.