Macaristan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Macaristan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mayıs 2026 Perşembe

SA12007/AF122: Günah Keçisi Viktor Orbán Sonrası, Avrupa Nihayet Kendisiyle Dürüstçe Yüzleşmek Zorunda Kalıyor

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, POLITICO Europe AB Siyaseti muhabiri Sebastian Starcevic'e aittir ve Macaristan Başbakanı Viktor Orbán'ın Nisan 2026'da yapılan seçimleri kaybetmesi sonrası Güney Kıbrıs'da toplanan Avrupa liderlerinin artık bir günah keçisinden yoksun kaldıkları için dürüst olmak zorunda kalmalarının arka planına odaklanmaktadır.
Seçkin Deniz, 28.05.2026, Sonsuz Ark


With its scapegoat gone, Europe is forced to finally get honest with itself

"Günah keçisi ortadan kalkınca, Avrupa nihayet kendiyle dürüst olmak zorunda kaldı.

"Viktor Orbán sonrası dönemde, liderlerin gelecekte suçlayacak kimsesi kalmayacak, sadece kendilerini suçlayacaklardır."

AB liderleri iki günlük görüşmeler için Kıbrıs'a vardıklarında, Akdeniz adasının kendisi kadar güneşli bir hava hakimdi. Seçimi kaybettikten sonra zirveye katılmayan ve 16 yıldır mevkidaşlarına sorun çıkaran Macaristan Başbakanı Viktor Orbán'ın yokluğu da bunu garantiledi.

18 Aralık 2025 Perşembe

SA11766/AF99: Avrupalılar 'Zehirli NATO Hapı'nı Dayatıyorlar

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu: 
Çevirisini yayınladığımız analiz, Brüksel merkezli bir dış politika uzmanı ve Quincy Enstitüsü'nde yerleşik olmayan araştırmacı Eldar Mamedov'a aittir ve Rusya-Ukrayna Savaşı sürerken Avrupa'nın yaşadığı NATO çelişkisine odaklanmaktadır.
Seçkin Deniz, 18.12.2025, Sonsuz Ark 


The Europeans pushing the NATO poison pill

"Ukrayna üyeliğine kapıyı aralık bırakma çabaları, transatlantik dostlarımızın gayet iyi bildiği gibi, savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmayı öldürecektir."

Ukrayna etrafındaki son dönemdeki diplomatik hareketlilik, keskin bir transatlantik uçurumu gözler önüne serdi. Üst düzey Amerikalı ve Ukraynalı yetkililer Cenevre'de ABD barış planını müzakere ederken, Avrupalı ​​güçler, dışlanma riskiyle karşı karşıya oldukları bir süreci etkilemek için çabalıyor.

11 Aralık 2025 Perşembe

SA11754/AF98: AB Şüphecileri Orta Avrupa'da Yeniden Merkez Sahneye Çıkıyor

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu: 
Çevirisini yayınladığımız analiz, Macaristan Vakfı ve Mathias Corvinus Collegium tarafından desteklenen Budapeşte Burs Programı mezunu, Tuna Enstitüsü'nde misafir araştırmacı olan Michael O'Shea'e aittir ve Visegrád Grubu olarak bilinen Çekya, Macaristan, Polonya, Slovakya'dan oluşan AB üyesi ülkelerin Avrupa Birliği'ne karşı tutumlarına odaklanmaktadır. "Brüksel'den gelen şantaj ve tehditler, özellikle Washington'ın artık AB'nin Avrupa Birliği'ne şüpheyle bakan üye ülkelere karşı saf tutmamasıyla etkisini yitiriyor." diyen analistin tespitleri dikkat çekicidir.
Seçkin Deniz, 11.12.2025, Sonsuz Ark 


In Central Europe, EU Skeptics Retake Center Stage

"Visegrád Grubu bir kez daha güçlü bir bölgesel blok haline geldi."

Orta Avrupa halkları, büyük kıta imparatorluklarına karşı bir hazımsızlık alışkanlığına sahiptir. Gorbaçov yıllarına gelindiğinde, Sovyetler Birliği huzursuz Avrupalı ​​uyduları tarafından bitkin düşürülmüştü; Habsburg yöneticileri bu hissi on yıllar önce de yaşamıştı; üstelik bu daha yirminci yüzyıldı. Dolayısıyla, bu bölgenin Brüksel merkezli liberal süper devlet projesinin baş belası olması kaçınılmazdı.

5 Nisan 2022 Salı

SA9614/SD2370: Avrupa ve ABD Demokrasisinin Geleceği

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Göteborg Üniversitesi siyaset bilimi profesörü Bo Rothstein'a aittir ve ABD'de ve NATO üyesi Avrupa ülkelerinde demokrasinin tehlikede olduğu tartışmalarına odaklanmaktadır. Analistin Cumhuriyetçi karşıtı bakış açısına göre Demokratlar demokrasinin güvencesi, Cumhuriyetçiler seçim sistemini ele geçirmeye çalışan demokrasi karşıtları olarak değerlendirilmektedir. Analizdeki Robert Kagan'dan yapılan alıntıya göre: "ABD, birçok eyalette haftalarca süren kitlesel protestolarla birlikte tam bir siyasi kaosa sürüklenme riskiyle karşı karşıya. Her iki taraftan siyasiler seçimi kazandığını iddia edecek ve karşı tarafı anayasaya aykırı yöntemlerle iktidarı ele geçirmeye çalışmakla suçlayacak. Çeşitli kampların destekçileri ağır silahlı olacak ve şiddete başvurma olasılıkları 2020'de olduğundan daha fazla olacak. Eyalet valileri Ulusal Muhafızları şiddeti bastırmak için göreve çağıracaklar mı? Yoksa Başkan Joe Biden, Ulusal Muhafızları kontrol altına alıp, durumun tehlikeli olduğu eyaletlere askeri birlikler mi gönderecek?" Türkiye'nin, Ukrayna'ya saldıran Rusya'ya uygulanan Batı yaptırımlarına uymayan Pakistan Başbakanı İmran Han'ı iktidardan indirmek için (bizzat İmran Han tarafından "Büyükelçimize, Başbakan Han iktidarda olduğu sürece Pakistan'ın zorluklarla karşılaşacağı söylendi" denilerek açıklandığı üzere Pakistan'ın ABD büyükelçisine iletilen "resmi bir tehdit mektubuyla") demokrat ABD başkanı Joe Biden'ın verdiği emirle Pakistan'da hükümeti destekleyen küçük partilerde başlattığı girişimleri, CHP-HDP-İP-GEP-DAP-DP-SP ittifakı üzerinden açık bir şekilde değerlendirdiği bu dönemde Amerika'yı yöneten Küresel Satanist Çete'nin çıkarları için hem ülke içinde hem de dünyada demokrasiyi katletmenin çok olağan bir tutum olduğunu çok iyi analiz etmesi gerekmektedir. Nitekim ABD Başkanı Joe Biden emredince İmran Han'ın ittifak kurduğu ve mecliste 7 milletvekiline sahip Birleşik Halk Hareketi (MQM-P), 4 vekile sahip Belucistan Avami Partisi (BAP) ve bir parlamentere sahip Cumhuriyetçi Vatan Partisi (JWP) muhalefetin yanında yer almıştır. Başbakan İmran Han partilileriyle yaptığı toplantıda, hükümeti devirmek için oluşturulan komplonun arkasında ABD Dışişleri Bakanı'nın Güney ve Orta Asya İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Donald Lu'nun olduğunu, Pakistan'ın eski Washington Büyükelçisi Asad Macid'i Başbakan Han'a karşı "güvensizlik oylamasının" başarısız olmasının sonuçları konusunda uyardığını söylediği öne sürülmüştür. Sonuç olarak, İmran Han'ın talebiyle Cumhurbaşkanı Arif Alvi, Başbakan İmran Han'ı düşürmek için çabalayan meclisi feshetmiş ve 90 gün içerisinde seçime gidilmesi kararı almıştır. ABD'nin dış politika süreçlerindeki en büyük destekçi medya gruplarından The Wall Street Journal (WSJ), ABD Başkanı Biden'in darbe girişiminden bahsetmeden "Başbakan İmran Han, Pakistan Parlamentosu'nda kendisine karşı güvensizlik oyu verilmesini engelledi ve yeni seçim çağrısı yaparak muhalefetle olan savaşı anayasal bir krize dönüştürdü." şeklinde yayın yaparak demokrasinin nasıl algılandığını açık bir şekilde yansıtmıştır. Aynı şekilde ABD-AB destekli 6 muhalefet partisine karşı Macaristan'da %68 katılımlı büyük bir seçim zaferi elde eden ve "Galibiyetimiz o kadar büyük ki Brüksel'i bırakın Ay'dan da görebilirsiniz" diyen Viktor Orban'a karşı "Macaristan seçimleri: Viktor Orban'ın zaferi AB için neden kötü haber?" başlığı atan BBC'nin demokrasi algısı da tamamen demokrasi düşmanlığı temelinde işler görünmektedir.
Seçkin Deniz, 05.04.2022, Sonsuz Ark


Europe and the future of US democracy
"Avrupa'nın 2024'te yalnızca doğusunda değil batısında da demokratik olmayan bir süper güçle karşı karşıya kalma riskini ele alması gerekiyor."

Tehlikede olan bir demokratik gelenek: 1877'den beri kullanımda olan Başkanlık seçimlerinin seçim belgelerinin konulduğu maun kutular, 6 Ocak 2021'de personel tarafından Senato katından kaldırıldı.

20 Mart 2022 Pazar

SA9596/SD2356: Demokrasiye Demokratik Tehdit

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Kasım 2000 ve Şubat 2001'de yaşanan iki mali krizin ardından Türkiye'ye davet edilen, 22 yıldır sürdürdüğü Dünya Bankasındaki görevinden ayrılarak 13 Mart 2001 tarihinde Bülent Ecevit Hükümeti'nde Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı görevini üstlenen, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı yöneticisi ve Brookings Enstitüsü'nün kıdemli araştırmacısı Kemal Derviş'e aittir ve günümüzde 'Demokrasi'nin yaşadığı farklılaşmaya odaklanmaktadır. Başarısızlığı ABD'de ve Avrupa Birliği'nde tescil edilen 'Kapitalist ve Şeytanî' egemenliği, yani Liberal Demokrasi'yi çerçevesinde esas kabul eden 'hastalıklı' son moda yaklaşımlara uygun olarak yapılan bu analizin toplumların tercihlerini küstah bir şekilde sorgulaması ve dikte edici, tasnif edici ve tanımlayıcı bir kibirle sosyolojik-politik olgulara yaklaşması dikkat çekicidir. Bugün Türkiye'de, ideolojik olarak birbirine zıt görünen CHP-HDP-İP-SP-GEP-DAP-DP gibi muhalefet partilerini bir araya getirerek '"Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni' imzalatan gücün, LGBT gibi insanlık düşmanı hastalıkları devletlerin gücüyle bütün insanlığa dayatan 'Liberal Demokrasi' safsatasını kullandığı ve buna karşı çıkan, halklarının değerlerini, inançlarını önemseyen ve koruma taahhüdünde bulunan Erdoğan gibi liderleri 'otoriter' olarak tanımladığı açıktır. Halkların değil, Satanist ideolojinin isteklerini projelendiren bu yaklaşımın, insanlık için ne kadar büyük bir tehdit olduğu, ABD'de, İngiltere'de ve Avrupa Birliği'nde 'erkek, kadın' gibi doğal cinsiyetlere müdahale ettiği, insanları yasallaştırılan 'uyuşturucuya bağımlı' yaptığı, 'aile ve evlilik' kavramını yok ettiği, insanların 'üremelerini' durdurmaya çalıştığı, kürtaj gibi bir cinayetle doğacak olan insanları engellediği tartışılamayacak kadar net istatistiklerle sabittir. 'Demokrasiye Demokratik Tehdit' gerçekte 'Liberal Demokrasi' maskesi altında büyümektedir.
Seçkin Deniz, 20.03.2022, Sonsuz Ark


The Democratic Threat to Democracy
"Mevcut demokratik gerileme eğilimi, Batı tarzı demokrasi ile Çin tarzı otoriterlik arasındaki bir rekabet olarak çerçevelenmiş olsa da, gerçek daha karmaşıktır. Günümüzün liberal demokrasilerinin, seçimlerden vazgeçen devrimci bir öncüden çok, liberal olmayan çoğunlukçuluğa yenik düşmeleri daha olasıdır. "

ABD Başkanı Joe Biden'in son Demokrasi Zirvesi, demokrasinin geriliyor gibi göründüğü bir zamanda geerçekleşti. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping gibi otokratik liderler, sistemlerinin salgınları atlatabileceğini, ekonomik büyüme sağlayabileceğini ve güvenliği liberal demokrasilerden daha güvenilir şekilde sağlayabileceğini iddia ediyor. Çin'in otuz yılı aşkın mükemmel ekonomik performansı bu iddiayı desteklemek için kullanılıyor. Ancak demokrasiye yönelik mevcut meydan okumayı değerlendirirken, iki tür otokratik model arasında ayrım yapmak gerekir.

26 Kasım 2020 Perşembe

SA8960/SD1879: "İş, Aile, Anavatan": Orta ve Doğu Avrupa'da Popülist Sosyal Politikalar

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Pennsylvania Üniversitesi Rusya ve Doğu Avrupa çalışmaları profesörü Mitchell A Orenstein ve Sheffield Üniversitesi hukuk profesörü Bojan Bugaric'e aittir ve Macaristan ve Polonya'da hükümetler tarafından uygulanan, 'İş, Aile ve Anavatan' temelli politikalara ve bu politikaların giderek diğer Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine sirayet etmesine odaklanmaktadır. Satanist Avrupa Birliği'nin kurucu aklının bir temsilcisi ve koruyucusu rolündeki Siyonist-Yahudi asıllı George Soros, yine bu analizin yayınlandığı aynı satanist yayın organında (Social Europe) "Avrupa, Macaristan ve Polonya'ya karşı çıkmalı" başlığıyla yayınladığı 19 Kasım 2020 tarihli talimatnâmesinde, "Avrupa Birliği, üye devletlere tahsis ettiği fonlara uyguladığı hukukun üstünlüğü hükümlerinden ödün veremez." diyerek Merkel liderliğinde, hukukun üstlüğü adı altında 'İş, Aile ve Anavatan' düşmanı Avrupa Birliği'ne emirler yağdırmaktadır. İki profesörün de Soros'un emirleri doğrultusunda yayınladıkları bu analizde  satanistler Macaristan ve Polonya'yı 'İş, Aile ve Anavatan' temelli politikalar uygulamakla, bir insanı doğmadan öldürmek demek olan kürtaja karşı çıkmakla, doğurganlığı arttırmakla ve aileleri desteklemekle suçluyorlar, çünkü bu değerlere düşmanlar ve bu nedenle de demokratik yollarla seçilen Macaristan ve Polonya hükümet yetkililerini ve Türkiye'yi 'Otoriter' olmakla suçluyorlar. İnsan ve değerleri aleyhine tanzim ettikleri neoliberal maskeli otoriter-faşist satanist sistemi hukuk diyerek tanımlayarak başka herhangi bir fikrin, inancın ve politikanın yaşamasına izin vermeyerek, kurtarma fonlarından mahrum bırakmakla tehdit ediyorlar. İyi insanların insan ırklarını korumak için satanistlere karşı işbirliği yapmaları artık kaçınılmaz. Erdoğan liderliğindeki Türkiye, Viktor Orbán liderliğindeki Macaristan ve Andrzej Duda liderliğindeki Polonya ile ilişkilerini daha da geliştirmeli ve insanlığın hukukunu ve geleceğini kurtarmaya odaklanmalıdır.
Seçkin Deniz, 26.11.2020

‘Work, family, fatherland’: populist social policies in central and eastern Europe

"Avrupa'daki yeni doğu-batı ayrımı, sadece hukukun üstünlüğüne meydan okuyan otoriter rejimlerden ibaret değil. Aynı zamanda akıllıca hazırlanmış ekonomik itirazlara da bağlıdır."

Macaristan ve Polonya'da otoriter popülistlerin yükselişi Avrupa Birliği'ni şok etti ve onu hukukun üstünlüğüne uyumu sağlamak için yeni prosedürler düşünmeye zorladı. Ancak bu rejimlerin, doğal olarak sola eğilimli olanlar da dahil olmak üzere birçok seçmen için kalıcı bir seçim çağrıları var. Neden?

Seçkin Deniz Twitter Akışı