Katar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Katar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ekim 2025 Perşembe

SA11663/AF90: Siyonist The Jerusalem Post: 'Yılın kişisi Binyamin Netanyahu'

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu: 
Çevirisini yayınladığımız analiz, Theodor Herzl'in 'The Old New Land' (Eski Yeni Topraklar) adlı kitabının devamı niteliğindeki 'Ha'Sfar Ha'Yehudi Ha'Aharon' (Son Yahudi Sınırı, Yediot Sefarim 2025) adlı kitabın yazarı, Hartman Enstitüsü üyesi Amotz Asa-El'e aittir ve Yahudilerin 5785.yılının kişisi olarak, İsrail Başbakanı soykırımcı katil Netanyahu'nun seçilmesine odaklanmaktadır. Analiz Yahudi zihninin nasıl çalıştığını net bir şekilde yansıtması açısından önemlidir.
Seçkin Deniz, 16.10.2025, Sonsuz Ark 


Middle Israel: Person of the year is Benjamin Netanyahu

"Yahudi yılının en dramatik olayı Haziran ayındaki Yükselen Aslan Harekâtı'ydı. İyisiyle kötüsüyle Netanyahu, İsraillilerin bugüne kadar yaşadığı en yoğun yılı şekillendiren adamdır."

5785 yılının kişisi bir İsrailli olmalı. 

Çeşitli yabancı adaylara -her yerde hazır bulunan Donald Trump'tan öldürülen Charlie Kirk'e kadar- saygılarımla, pazartesi gecesi sona erecek olan yıl, İsrail'in 77 yılının en yoğun yılı oldu.

2 Ekim 2025 Perşembe

SA11641/AF88: Doha Suikast Komplosu, Acil Zirve ve Trump'ın İkiyüzlülüğü

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:

Çevirisini yayınladığımız analiz, çeşitli ulusal ve uluslararası yayınlar için Arap dünyasının sorunlarıyla ilgili yazılar yazan,  'Children of Catastrophe: Journey from a Palestinian Refugee Camp to America' (Felaketin Çocukları: Filistin Mülteci Kampından Amerika'ya Yolculuk) adlı kitabın yazarı Jamal Kanj'a aittir ve İsrail'in 9 Eylül 2025'te DOHA'daki Hamas bürolarına yönelik saldırılarında ABD Başkanı Donald Trump'ın ikiyüzlülüğüne odaklanmaktadır. Analistin şu sorusu çok aydınlatıcı bir niteliktedir: "Eğer Doha semaları IAMD ve Al Udeid Hava Üssü tarafından korunmuyorsa, o zaman gerçekten neyi koruyor? İsrail'i mi?" 
Seçkin Deniz, 02.10.2025, Sonsuz Ark 


The Doha Assassination Plot, Emergency Summit, and Trump’s Double-Cross

Geçtiğimiz hafta (9 Eylül 2025) Katar'ın başkenti Doha'da Filistin müzakere ekibine yönelik başarısız suikast girişimi, saldırının çok ötesine uzanan kritik soruları gündeme getirdi. Sorunun özü birbiriyle bağlantılı üç meselede yatıyor: bireyleri hedef almada artan  yapay zeka (YZ) kullanımı, ABD liderliğindeki hava savunma sisteminin başarısızlığı veya kasıtlı ihmali ve Katar'ın hem büyük bir ABD üssüne hem de ateşkes müzakerelerine ev sahipliği yapan savunmasız konumu.

21 Haziran 2018 Perşembe

SA6349/KY60-ES64: Katar Ablukayı Fırsata Dönüştürdü



Geçtiğimiz bir yıl içinde Katar’ın, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Bahreyn’in uyguladığı ablukayı, direnerek boşa çıkardığını anlatan Dr. Ali Hüseyin Bakir, beklenenin tam tersine Katar’ın krizi fırsata çevirdiğini söylüyor. Bakir, Katar’ın savunmasız hissettiği için ordusunu geliştirdiğini, ablukadan önce hiç yapılması düşünülmeyen gıda yatırımlarının yapıldığını ve Katar’ın eskisinden çok daha özgüvenli ve bağımsız olduğunu ifade ediyor.

14 Haziran 2018 Perşembe

SA6312/KY49-İTIĞLI107: Ürdün Sıcağında Bahar Havası

"Ürdün’deki protestolar bir özgürlük talebi ile ortaya çıkan gösteriler değil. Yine de Haşimi krallığı hegemonyasındaki Ürdün’ün başkenti Amman’da 200-300 bin kişinin caddeleri ve meydanları doldurarak “kral” aleyhine slogan atamasalar da tepkilerini hükümete çevirmeleri pek alışılageldik bir durum değil."


Ortadoğu ülkelerinden herhangi birinde bir kıpırdanma, hareketlilik olsa hemen “yeni bir Arap Baharı mı başlıyor” şeklinde bir söylem ortaya çıkıyor. Bir müddet sonra bu beklenti tekrar kendini Ortadoğu’nun sıcağına teslim ediyor ve bir başka bahara kalıyor her şey.

Ürdün’de on gündür sokak protestolarının devam etmesi benzer bir beklenti oluşturdu. Bazı Ortadoğu uzmanları erken davranarak Ürdün’de devam eden Haşimi rejiminin devrileceğini, demokrasinin inşa edilebileceğini öne sürdü. Fakat Ortadoğu’da demokrasi, halk iktidarı, çoğulculuk gibi kavramların silahlardan daha tehlikeli olduğu göz ardı edildi.

8 Haziran 2018 Cuma

SA6278/KY31-FG22: Öldürmeyen Güçlendirir: Katar Ablukadan Ne Öğrendi?

"Körfez’de devam eden kriz birinci yılını doldururken, ufukta çözüme yönelik hiçbir işaret görünmüyor. ‘Abluka’ ya da ‘ambargo’, artık ilk günlerdeki etkisini yitirmiş, hayat normale dönmüş durumda. Geçen yıl bu zamanlar ‘olağanüstü’ bir durum olarak görülen kriz, aradan geçen bir yılın ardından gerek Katar’da gerekse uluslararası arenada artık olağan hale geldi." 


Bundan tam bir yıl önce, 5 Haziran 2017 tarihinde Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır tarafından Katar’a tarihi bir abluka uygulanmaya başlandı. Suudi Arabistan’ın aradaki tek kara sınırını, söz konusu dört ülkenin hava sahalarını kapatmasıyla Katar havadan ve karadan abluka altına alındı. Bugün kısaca ‘anti-Katar Dörtlüsü’ olarak bilinen dört ülkenin amacı, ‘söz dinlemeyen’ Katar’ı cezalandırmaktı. 

Ancak aradan geçen bir yılın ardından bu cezanın, amacına ulaşıp ulaşmadığı büyük bir tartışma konusu, zira öldürmeyen güçlendirdi: Ablukayı kaldıramayacağı öngörülen Katar, krizi fırsata çevirerek birçok açıdan ‘kazançlı’ çıktı.

18 Mayıs 2018 Cuma

SA6156/KY31-FG21: ABD’nin Nükleer Anlaşmadan Çekilme Kararı ve Körfez Ülkelerinin Tutumu

"Trump’ın İran nükleer anlaşmasından ABD’yi çekme kararı bir bakıma, Katar ablukası nedeniyle zaten araları açık olan Körfez ülkelerinin aralarındaki anlaşmazlıklardan en önemlilerinden biri olan İran’ı yeniden gündeme getirerek var olan anlaşmazlıklara bir yenisini- aslında oldukça eski- daha eklemiş oldu."

 

Körfez ülkelerinden herhangi birinde bölgesel sorunların konuşulduğu bir konferansa katıldıysanız, muhtemelen en sık duyduğunuz cümlelerden birisi şu olmuştur: “İran, bölgenin güvenliği için İsrail’den daha büyük bir tehdit.”

Gerçekten de Körfez’de özellikle akademisyen ve entelektüellerin İran’a karşı algısı son derece negatiftir. Bu aslında Körfez Arap hükümetlerinin İran’a karşı tutumlarıyla paralellik arz eder. Öyle ki, Körfez Arap hükümetleri İran’a karşı daha sert tutum takınılması ve daha sert ekonomik yaptırımların hayata geçirilmesi söz konusu olduğunda İsrail kadar aktif bir propaganda yürütmüşlerdir. 

27 Ağustos 2017 Pazar

SA4789/Sonsuz Ark-YD44: Türkiye, Rusya ve İlginç Yeni Balkan Jeopolitiği

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki Analiz'in dar kapsamından yola çıkarak, ABD'nin pasifiklerden Hind-Çin-Japon Denizi'ne, Hürmüz Boğazından Kızıldeniz'e, Akdeniz'den Adriyatik Denizi'ne, Baltık'tan Karadeniz'e kadar tüm alanlarda 2030 ABD  Projeksiyonlarına uygun olarak kaos üretmek için nasıl çabaladığını göreceksiniz. Halen ABD merkezli düşünce kuruluşlarınca 'Dünyanın Tek Hakimi-İmparatorluğu' olarak görülen-gösterilen ABD'nin gittikçe itibarsızlaştığını etki alanlarındaki yerel-ulusal itirazların şiddetle yükselmesinden anlayabiliyoruz. Aşağıdaki analiz, miyoplaşan ABD ile birlikte AB'nin de değersizleştiğini ve saygın politikalar üretemediğini itiraf etmekle birlikte daha sık-yoğun ilişki içerisine giren ABD-AB ülkeleri arasındaki ilişkinin, İngiltere'nin Brexit'le ayrışmasından sonra, ABD-Almanya arasındaki ilişki demek olduğunu gizlemiş görünüyor. Bir ABD tasarımı olan İntermarium Planı, Rusya ve Türkiye'ye karşı Doğu Avrupa ve Balkanlar'da Almanya liderliğinde Avrupa-Macaristan İmparatorluğunu yeniden dirilmeyi amaçlamaktadır ve bu plan işlemeye devam etmektedir. Merkel ve el uşağı Avusturya Türkiye'yi açık hedef hâline getirmek için yeterince çabalamaktadır, ancak Bulgaristan, Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Sırbistan, ayrıca bugünlerde Fransa ile sorunlar yaşayan Polonya ABD-Almanya planlarına uymadıkları gibi farklı alternatiflerle ulusal çıkarlarını korumaya devam etmektedirler. ABD'nin ve Almanya'nın Türkiye, Bulgaristan, Sırbistan, Macaristan, Çekya ve Polonya'da terör ve darbe dahil her yöntemle hükümet değişikliklerini zorlaması bu anlamda dünya ve Avrupa istikrarı için yeterince açık tehdit oluşturmaktadır.
Seçkin Deniz, 27.08.2017



Avrupa Birliği'nin mevcut jeopolitik şablonu, Sovyetler Birliği'nin yirmi beş yıl önce çöküşünden bu yana yaşanan en derin değişikliklerden biridir. Türk-Macar İş Forumu'nun Ankara'da düzenlenen 30 Haziran 2017 tarihli toplantısında Macaristan Başbakanı Viktor Orbán, Macaristan'ın "dostlarının yanında" olduğunu ve mevcut Avrupa Birliği ile 'Söz Savaşı'nda Türkiye'nin tarafında olduğunu açıkladı


29 Temmuz 2017 Cumartesi

SA4655/Sonsuz Ark-YD43: Hamas Suudi Arabistan’dan Tamamen Koptu mu?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Türkiye-Katar Ekseni üzerinden sürdürülen diplomatik gerilim stratejilerinin ana hedefi 'kaotik müslüman coğrafya' olgusunun oluşması, yayılması, derinleşmesi ve kemikleşmesi; bunun sonuçlarından biri de Siyonist İsrail'in daha özgür bir alanda dilediği şekilde Filistin-Gazze'yi işgal ve yok etme planlarını gerçekleştirmesi, Mescid-i Aksa'yı Süleyman Mabedi'ne dönüştürmesi. Bu stratejinin uygulanmasında en kolay yerel uşaklar elbette Mısır'daki darbede ve Türkiye'de uygulamaya konan ve halk tarafından durdurulan 15 Temmuz 2016'daki FETÖ darbesinde büyük rolü olan BAE ve Suudi hanedanının yönettiği Arabistan. Mısır ve Libya'daki sefalet bu iki ülkenin ihanetinin en büyük sonuçlarındandı bugüne kadar; eğer Türkiye'de başarılı olsalardı Katar'la uğraşmak zorunda kalmayacaklardı. Katar-Türkiye işbirliğinin elde ettiği güç büyüdükçe bu iki vahşi ülke -BAE, Suudi Arabistan-  müslüman coğrafyada mason efendilerinin emirlerini yerine getirmekte zorlanacaklardı.. Katar'a abluka'nın kalkmasının en önemli şartlarından biri Katar'daki Türk askeri üssünün kapatılması talebi idi... diğer talep de Hamas'a verilen desteğin kesilmesi... Aşağıdaki analiz Türkiye kamuoyunun pek fazla vakıf olmadığı Hamas-Suudi Arabistan ilişkilerine dairdir.
Seçkin Deniz, 29.07.2017


Hamas’la Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler kimi Suudi dini çevrelerin beklentisinin aksine soğukluğunu koruyor. Kral Selman Bin Abdülaziz El Suud ocak 2015’te tahta çıktığında Suudi Arabistan’ın Hamas gibi siyasal İslamcı gruplara açılacağı beklentisi kamuoyunda heyecan yaratmıştı. Nitekim Hamas Siyasi Büro Şefi Halid Meşal temmuz 2015’te Suudi Arabistan’a gelerek Selman’la görüştü. Ancak Suudi Dışişleri Bakanı Adil El Cubeyr, Meşal’in aslında umre ziyareti için geldiğini ve siyasi konuların görüşülmediğini söyleyerek ziyaretten beklentileri aşağı çekti.

28 Temmuz 2017 Cuma

SA4647/KY31-FG20: Katar Bilmecesinde Türkiye’nin Yeri

"Bu kavga nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın Ankara’nın, egemenlik ve bağımsızlığı konusunda görülmemiş, varoluşsal bir tehditle karşı karşıya olan Katar’ın yanında durması ikili ilişkileri yeni bir boyuta taşıyor."


How Turkey fits into the Qatar puzzle

Haziran başında Katar’la ilişkilerini kesen Bahreyn, Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) radikal ve terörist grupları desteklemek, ayrıca İran’a yakın durmakla suçladıkları Katar’a 13 maddelik bir talep listesi sundular. İlişkilerin yeniden kurulması için öne sürülen koşullardan biri, Katar’daki Türk-Katar ortak üssünün kapatılması.

Türkiye, Körfez İşbirliği Konseyi’ndeki (KİK) en yakın müttefiki olan Katar’ın bu şekilde hedef alınmasının insani ve İslami değerlere aykırı olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a göre üssün kapatılması talebi de uluslararası hukuka aykırıydı.

21 Temmuz 2017 Cuma

SA4614/KY31-FG19: Katar Krizinin Arkasındaki Gerçek Hikaye

Sonsuz Ark'ın Notu:
Sonsuz Ark tarafsız gibi görünen Robert Fisk'in güvenilir bir kalem olmadığına dair görüşünü muhafaza etmektedir. Aşağıdaki çeviri Katar'da ABD ile çatışan İngiliz perspektifinden durumun nasıl göründüğünü anlatması bakımından önemlidir.
Seçkin deniz, 21.07.2017


This is the real story behind the economic crisis unfolding in Qatar

Katar krizi iki şeyi kanıtlıyor: Arap devletlerine bebek bakıcılığının devam ettiğini ve 2 hafta önce Donald Trump’ın Suudi zirvesine yaptığı abes katılımın yarattığı iddia edilen Sünni Müslüman birliğinin tamamen çöktüğünü.

Suudi Arabistan ve ahbapları, Şii İran “terörü”ne karşı ölümüne mücadele sözü vermelerinin ardından en zengin komşularından biri olan Katar’a karşı “Terörün kaynağı” olduğu iddiasıyla güçlerini birleştirdi. Böylesi bir ihaneti yalnızca Shakespeare’in oyunları tasvir edebilirdi. Shakespeare’in komedileri elbette.

7 Temmuz 2017 Cuma

SA4546/KY31-FG18: Katar Krizi, Birleşik Arap Emirlikleri İhvan’ı ve Kilit Bir İsim: Hasan Ahmed El Dıkkî

 "El Dıkkî bir aktivist, BAE’den reform talep eden bir muhalif, haksızlıklara karşı duruş sergileyen bir İslamcı mı yoksa bazı operasyonların yapılması için Suud ile BAE arasında kalmış bir figür müdür?"


Körfez ülkelerinin Katar’a yönelik ablukası sürüyor. Suudi Arabistan (SA), Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Mısır ve Bahreyn’in ablukaya gerekçe olarak öne sürdüğü temel suçlama Katar’ın terör örgütlerine yardım ettiği idi. Bu ülkeler, söz konusu suçlama öncesinde 59 kişi ve 12 kurumu içine alan ortak bir terör listesi yayınlayarak terör suçlamalarını somutlaştırmaya çalıştı. 

Öte yandan kriz gerçekte ablukacı devletler ve Katar arasında yaşanırken, aynı zamanda en başından beri Türkiye de hedef alınmakta. Nitekim dört devletin Katar’a dayattığı on üç maddenin en önemlisi ve belki de en dikkat çekici olanı Katar’daki Türk askeri varlığının sonlandırılması. Dört ülkeden biri olan BAE ile Türkiye arasında, aslında krizden çok daha önce başlamış olan ciddi bir soğuk savaş var.

23 Haziran 2017 Cuma

SA4494/KY31-FG17: Katar Kuşatması İşe Yaramıyor

Ekonomist:
"Suudi Arabistan ve BAE’yi en çok rahatsız eden şey Katar’ın yirmi yılı aşkın süredir kendinden daha büyük güçlerin belirlediği çizgiyi reddetmesi."


Katar’da kuşatma altında olmak nasıl bir şeydir? Bir nebze olsun hissedebilmek için, Twitter hesabı @dohaundersiege’in müstehzi paylaşımlarına bakmak yeterli: Başkent Doha’da bulunan Four Seasons otelindeki çikolata çeşmesinin eskisi kadar hızlı akmadığı, otelin misafirlerinin havyar istiflediği ve dışarıda ‘kaçış yatlarının’ hazırlandığı söyleniyor.

Gerçekte yaşanan mahrumiyet de en az bunun kadar önemsiz gibi. Kişi başına düşen gayri safi milli hasıla (GSMH) bakımından Katar dünyanın en zengin ülkelerinden biri. 5 Haziran’da komşuları tarafından bloke edildiğinde, kimi vatandaşların yiyecek stoklamasından ötürü süt ürünleri ve kümes hayvanlarında kısa bir kısıntı yaşandı. Ancak sonrasında süpermarket rafları yeniden dolup taştı. Müşteriler Türk ürünlerinin etiketlerine belki iki kez bakmak zorunda, ama vatansever bir işadamının getirtmeyi planladığı 4 bin ineğe acil bir ihtiyaç yok.

17 Haziran 2017 Cumartesi

SA4472/KY31-FG16: Katar Emiri Ne Kadar Güçlü? Katar’da İç Dengeler ve Saray Darbesi İhtimali

 "Bu noktada Türkiye gibi güçlü bir müttefikin destek açıklaması ve asker gönderme kararı alması, yalnızca dışarıdan değil içeriden gelebilecek tehditlere karşı da Şeyh Temim’in elini güçlendirecektir."

 

Körfez’de patlayan Katar krizi onuncu gününü geride bırakırken, krizin nasıl sona ereceğine dair soru işaretleri halen havada duruyor. Kuveyt ve Türkiye başta olmak üzere krize dahil olan çeşitli aktörlerin yoğun arabuluculuk çabaları, birbiri ardına gelen resmi ziyaretler, krizin diplomatik yollarla aşılabilmesi ihtimalini güçlendiriyor. 

Öte yandan diplomasi galip gelmediği takdirde Katar’ın neyle karşı karşıya kalacağı henüz bilinmiyor. İlk günden beri Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır üçlüsünün krizi askeri bir operasyona götürebileceğine yönelik değerlendirmeler yapılıyor; ancak bunun gerçekleşme ihtimali, Emir'in darbe ile devrilmesi tehlikesinin yanında çok düşük kalıyor. Nitekim dikkatler ‘dışarıdan’ bir an uzaklaştırılıp ‘içeri’ye çevrildiğinde, Katar Emiri’nin ülke içerisinde de hatrı sayılır bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu anlamak mümkün.

16 Haziran 2017 Cuma

SA4467/KY31-FG15: Katar Krizi Nasıl Bitecek?

Sonsuz Ark'ın Notu:
14 Haziran 2017'de medyaya düşen haberin içeriğine göre ABD Başkanı Trump'un Katar'a ablukayı başlattığı ve 12 Milyar dolarlık F-15 savaş uçağı satmak için şantaj yaptığı tescillenmiştir; Trump teröre destek verdiğini iddia ettiği Katar'a savaş uçağı satarak destek vermektedir: 
"Suudi Arabistan'ın başını çektiği ülkelerin yalnızlaştırdığı Katar, ABD ile yeni savaş uçakları almak için anlaştı. Washington'da imzalanan anlaşmaya ABD Savunma Bakanı James Mattis ile Katarlı mevkidaşı Halid bin Muhammed El Atiye imza koydu. ABD, Doha yönetimine 12 milyar dolar tutarında F-15 savaş uçağı satacak. Amerikan medyası, Katar'ın imza atılan son anlaşmayla 72 jet alacağını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump, Katar'ı tecrit hamlesinde düğmeye kendisinin bastığını itiraf etmiş ve Doha yönetimini 'terörizmin sponsoru' olmakla suçlamıştı. Söz konusu anlaşma, bu açıklamalara rağmen gerçekleşti. Amerikan tarafı, anlaşmayla 42 eyalette 60 bin kişiye yeni iş olanağı sağlamayı hedefliyor. ABD Kongresi, geçen yıl 21 milyar dolar değerinde uçak satışını onaylamıştı."
Seçkin Deniz, 16.06.2017


Hafta başında, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) bölgesinde ve hatta daha ötesinde koordineli bir biçimde Katar’ı tecrit etme süreci başladı. Kriz ilk olarak Bahreyn’in Katar ile bağlarını koparmasıyla başlasa da arkasındaki asıl güç, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) de güçlü desteğini arkasına alan Suudi Arabistan idi. Tecrit büyük ölçüde tamamlandı: Riyad, Manama ve Abu Dabi, Katar vatandaşlarından topraklarını terk etmesini istedi, Katar ve Suudi Arabistan arasındaki kara bağlantıları kapatıldı, uçuşlar iptal edildi ve hava sahası kapandı. 

Mısır gibi ülkeler de olaya dahil olarak Katar ile bağlarını kopardı, hava sahalarını ve limanlarını tüm Katar araçlarına kapattı -Katar vatandaşlarının sınırdışı edilip edilmediği ise netleşmedi. Bu daha önce benzeri hiç görülmemiş bir durum, ama sonuç büyük ölçüde kaçınılmaz görünüyor.

14 Haziran 2017 Çarşamba

SA4458/KY31-FG14: Katar’ın 15 Temmuz’u

"Katar krizine Körfez ve dışında birçok aktör dâhil olsa da bu krizde asıl karşı karşıya olan iki taraf var: Suud ve Katar. Çok basit olarak “Katar’ın bağımsızlık mücadelesi” olarak özetlenebilecek bu mücadele, aslında yakın tarihte kısa bir yolculuğa çıkıldığında daha net anlaşılabilir."


Çok değil, altı-yedi sene öncesine kadar adını pek duymadığımız, haber bültenlerine, gazete manşetlerine fazla konu olmayan Körfez’in küçük ülkesi Katar, bugün bölgesel hatta uluslararası bir krizle gündeme oturdu. ABD’nin çiçeği burnunda başkanı Trump’ın Riyad ziyaretinin hemen ardından patlak veren ve “Katar’ın İran ile yakın ilişki içinde olduğu ve teröre destek verdiği” gerekçesine dayanan kriz, çok geçmeden Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) başını çektiği bir grup Arap ülkesinin Katar’ı ablukaya almasına kadar ilerledi.

Körfez’de çıkan her kriz, “Körfez tarihindeki en ciddi kriz” olarak anılsa da durum bu sefer gerçekten kaygı verici boyutlara ulaştı. Benzer bir kriz son olarak 2014 yılında yine İran ile yakınlık, Müslüman Kardeşler’e destek, El Cezire’nin yayın politikası gibi klasik gerekçelerle çıkmış, o dönem Suud, BAE ve Bahreyn’in büyükelçilerini Katar’dan çekmesine kadar varmıştı. Bugün ise Katar çok daha ciddi yaptırımlarla karşı karşıya bırakıldı. Peki gerekçeler ve aktörler hemen hemen aynı olmasına karşın, krizi bugün çok daha ciddi hale getiren faktörler neydi?

10 Haziran 2017 Cumartesi

SA4442/KY31-FG13: Trump Etkisi: Katar’a Politik Saldırı Nasıl Başladı?



Karanlık günlerden geçiyoruz. Manchester’da katledilen çocuklar, Donald Trump’ın Riyad’da gördüğü yaltakçı muameleyle zaten kararan günlerimiz Trump etkisiyle iyice karardı ki etkisi Trump’un kendisinden bile daha tehlikeli olabilir.

Trump, cizyesini ödeyen Arap liderlere çok açık konuştu. “Buraya insan haklarından bahsetmeye gelmedim. Aslına bakarsanız onun hakkında tek bir kelime bile etmeyeceğim. Size demokrasi dersi vermeye de gelmedim. Halklarınızla canınız ne isterse onu yapın. Hatta buraya hayattan konuşmaya da gelmedim. Buraya ölümden bahsetmeye geldim. Cihatçıların tamamını yeryüzünden silmenizi istiyorum,” der gibiydi.

9 Haziran 2017 Cuma

SA4437/KY31-FG12: Trump’ın Suud’a Desteği Körfezli Müttefiklerin Arasını Açtı

Georgetown Üniversitesi Katar kampüsünden Mehran Kamrava’ya göre, Trump’ın ziyaretinin ardından Suudi Arabistan ve BAE nüfuzlarını gösterme fırsatı buldu.


ABD Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan’ı ziyareti sırasında gösterilen ‘Arap birliği’, ABD’nin enerji zengini müttefikleri arasında patlayan tartışma ile sona erdi.

Trump ve Kral Selman’ın, İran’ı terörün ana sponsoru olarak göstermesinden üç gün sonra Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Katar’ı, İran’ı izole etme çabalarını baltalamaya çalışmakla suçladı. Gazeteler, din adamları ve hatta ünlü isimler, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad el Sani’ye saldırırken, Riyad merkezli el Cezira, Emir’i, ”İran’ın hançeri ile komşularını bıçaklamakla” suçladı.

8 Haziran 2017 Perşembe

SA4431/KY57-AHCZD14: Mason-Siyonist Küresel Şebeke'nin Katar Hamlesi -II-

“Suudi Arabistan hava sahası Katar uçaklarına kapalı, İsrail uçaklarına açık..” 
(İsmail Yaşa)



لصلح واجب والحصار على ذوي القربى ظلمٌ وجريمة والقطيعة محرمة والفتنة أشد من القتل ندعو للصلح بين الأشقاء وقطع دابر الفتنة والعودة للحوار

"Müslümanlar arasında sulh vaciptir. Akrabaya/kardeşe ambargo zulüm ve suçtur. Müslümanla –hele de zulmen- İlişkiyi kesmek haramdır. Fitne ise adam öldürmekten beterdir[1]."

Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkan Yardımcısı Ahmed Er-Reysuni, yaptığı yazılı açıklamada, "Alimleri, kanaat önderlerini ve aydınları, Katar’a uygulanan ablukaya karşı durmaya ve ablukanın sona erdirilmesi için çaba sarf etmeye davet ediyorum." ifadelerini kullandı. Bu ablukanın ümmetin birliğine ve Katar halkına zarar verdiğini belirten Reysuni, İslam alimlerinin, uygulanan ablukaya karşı açık bir şekilde durduklarını beyan etmeleri gerektiğini kaydetti[2].

7 Haziran 2017 Çarşamba

SA4426/KY57-AHCZD13: Mason-Siyonist Küresel Şebeke'nin Katar Hamlesi -I-

“Her şey ABD çıkarları için… DAEŞ artık pentagonun küresel tetikçisi... her yere uzanıyor.” 
(Seçkin Deniz)

“Üç yerde ana server var; İngiltere, ABD ve Suudi Arabistan. Bu üçünün sahibi kimse o yapıyor saldırıları.” 
(Seçkin Deniz)

10 Ramazan/5 Mayıs 2017 de Suudi Arabistan, Bahreyn, BAE, Mısır ve Yemen, Katar ile diplomatik ilişkilerini kesti. Biz Ramazan deyince müşriklere karşı yapılan -17 Ramazan (14 Mart 624)-  Bedir Savaşını hatırlıyorduk oysa. Ramazan ayında Müslümanları Gazze'de bombalayan İsrail'i görmüştük de Müslümanları Müslüman toprağından kovan Suud ve Mısır’ı da ilk defa görmüş oluyoruz. Katar için iddia da komik bile değil beyinsizce: Katar, neredeyse terörün beşiği olmuş! Bunu söyletenler de terörün kuluçkaları, terörü küresel ölçekte dünyanın başına bela eden batı. “Katar gibi bir ülke nasıl olur da aynı anda Şii Husîleri, Hizbullahı, DAEŞ'i, Nusra ve İhvanı destekleyebilir ki...”

Meseleyi daha iyi anlamak için BAE Veliaht Prensi'nin başdanışmanı M. Dahlan'ın NATO toplantısındaki konuşmasını hatırlayalım: "SRY'deki teröristlerin hepsi TR'den geçiyor." Ne Katar’a ne de Türkiye’ye düşmanlıklarını gizlemiyorlar artık[1].

2 Haziran 2017 Cuma

SA4403/KY31-FG11: Katar Sermayesi Türkiye’ye Ne Katar?

"Ekonomi Bakanlığı verilerine göre, Katar’ın Türkiye’de 2017 ortalarına kadar yaptığı yatırımlar 1,5 milyar dolar dolayında."


Merkezi bütçeye ve Merkez Bankası’na paralel işlevler üstlendiği eleştirilerine muhatap olan Türkiye Varlık Fonu’nun, küresel varlık fonları ağı olan Uluslararası Varlık Fonları Forumu (IFSWF) üyeliğine kabul edildiği, 23 Mayıs’ta açıklandı. IFSWF, dünyada 30’dan fazla ülkeden üyesi ile birlikte 3 trilyon ABD doların üzerinde varlığın yönetimini temsil ediyor.

Yaklaşık 40 milyar ABD doları tutarında varlığı yöneten TVF, 32. üye ve varlığı itibariyle dikkate değer değil henüz. Ama oluşum halinde ve başka ülkelerle kurduğu yavru fonlarla bunu büyütmeye çalışıyor. Rusya ile kurulan ilk yavru fonu, Katar ile kurulması protokole bağlanan ikincisi izliyor. Türkiye’nin çay endüstrisinin baş aktörü Çaykur’un Katarlılara satıldığı ile ilgili haberler de bununla bağlantılı aslında. Türkiye-Katar Fonu, TVF’nin portföyündeki Çaykur’un hisselerini alarak yol alacak ve devamı gelecek.

Seçkin Deniz Twitter Akışı